YPG ABD’nin stratejik müttefiki * ABD: YPG’nin silahlandırılmasına çok yakında başlayacağız

cumhuriyet.com.tr
2017-05-20

ABD: YPG’nin silahlandırılmasına çok yakında başlayacağız

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, YPG’nin de dahil olduğu Suriye Demokratik Güçleri’ni silahlandırmaya ‘çok yakında’ başlayacaklarını açıkladı.

Washington’da ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve ABD’nin IŞİD’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett McGurk ile ortak basın toplantısı yapan ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, YPG’ye silahların dağıtımı konusunda Türkiye’ye karşı şeffaf olacaklarını da söyledi.

BBC Türkçe’nin haberine göre Dunford konu ile ilgili şunları kaydetti: “Rakka’yı ele geçirme konusunda biz tek olası yöntemin Suriye Demokratik Güçleri’yle olduğu görüşündeyiz. Sahada Türkiye’nin endişelerini ortadan kaldırmak için önlemler alıyoruz, örneğin silahların PKK’nın eline geçmemesi ya da Türkiye’ye gitmemesi gibi. Bu dağıtım konusunda şeffaf davranacağız. SDG’ye sağladığımız askeri teçhizatın sadece sadece Rakka’da kullanılmasının, başka yere gitmemesinin önlemini alıyoruz”

Aynı basın toplantısında konuşan ABD’nin IŞİD ile Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk, Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun kendisi için söylediği “PKK’ya destek veriyor” açıklamasına cevap verdi.
McGurk, Çavuşoğlu’na büyük saygısı olduğunu ve birçok kez aynı ortamda bulunduklarını kaydederek, “Türkiye ile aramızda tıpkı koalisyondaki diğer ülkeler gibi bazı taktiksel farklılıklar var” şeklinde konuştu.

© 2017 www.yaynet.com.tr

Posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, ORTADOĞU ÜLKELERİ, PKK TERÖRÜ | Leave a comment

HSYK’dan HSK’ya * HUKUKTAN GUGUK’a * Erdoğan atamalarını yaptı… Cumhuriyet’e soruşturmayı yürüten Savcı HSK üyesi oldu

cumhuriyet.com.tr
2017-05-19

Erdoğan atamalarını yaptı…
Cumhuriyet’e soruşturmayı yürüten Savcı HSK üyesi oldu


AKP-MH P ittifakıyla 7 üyesi seçilen HSK’ye Cumhurbaşkanı Erdoğan da 4 üye atadı. Bu isimler arasında gazetemizin 18 yazar ve yöneticisi hakkında iddianame hazırlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci’nin olması dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 16 Nisan referandumun kabul edilen anayasa değişikliği uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeliğine 4 isim atadı. Bunlar arasında, Cumhuriyet gazetesine dava açan İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci dikkat çekti.

16 Nisan’da yapısı değiştirilen ve üyesi sayısı 22’den 13’e indirilen HSK’nin 7 üyesi bu hafta başında Meclis’te AKP-MHP ittifakıyla seçilmişti. Bu kapsamda Devlet Bahçeli’nin avukatı ve MHP MYK üyesi Hamit Kocabey ve AKP Beyoğlu Meclis Üyesi Songül Yazar ile Yaşar Şimşek, Mehmet Ademoğlu, Alp Arslan, Cafer Ergen, Ali Cengiz Köseoğlu HSK üyesi olarak belirlenmişti. Erdoğan ise anayasa gereği ataması gereken 4 üyeyi dün akşam saatlerinde belirledi. Erdoğan, anayasa değişikliği ile görevleri sona erecek olan mevcut HSK üyeleri Mehmet Yılmaz ve Halil Koç’u yeniden üyeliğe atadı. Erdoğan ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hüseyin Şahin ve İstanbul Başsavcı Vekili Ekinci’yi HSK üyesi yaptı. Bu atamalarla HSK’de sosyal demokratların olmadığı bir yapı oluştu. HSK; tamamen iktidarın çoğunluğunda olduğu bir kurula dönüştü.

Ekinci, Cumhuriyet gazetesine yönelik yapılan susturma operasyonu ile gündeme geldi. Selam Tevhid Kumpas davasında sanık olan ve FETÖ üyeliği ile suçlanan Murat İnam’ın yürüttüğü soruşturmaya sonradan dahil edilen Ekinci, geçen nisan ayında 18 Cumhuriyet yazar ve yöneticisi hakkında iddianame hazırladı. Ekinci, hazırladığı iddianamede Cumhuriyet’in haber ve yazıları ile yayın politikasını “suç” olarak görmüştü.
Erdoğan, görevi sona eren HSK üyeleri Muharrem Özkaya, Rasim Aytin, Aysel Demirel ve Hayriye Şirin Ünsel’i de Danıştay üyeliğine seçti.

© 2017 www.yaynet.com.tr

Posted in ANAYASA, FAŞİZM, HUKUK-YARGI-ADALET, YANDAŞ - ÇIKARCI - YAĞCILAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK | Leave a comment

DURUM VAZİYETİ * BirGün 20.05.2017 * Şimdi sıra Sözcü gazetesinde

Posted in DURUM VAZİYETİ, FAŞİZM, MEDYA | Leave a comment

FAŞİZM * İktidara muhalif ise FETÖ’cüsün *** YABANCI BASIN * Dünya Sözcü’ye yönelik algı operasyonunu böyle görüyor

sozcu.com.tr
19 Mayıs 2017

Dünya Sözcü’ye yönelik algı operasyonunu böyle görüyor

Milli Kurtuluş Mücadelesi’nin başladığı 19 Mayıs günü Sözcü gazetesine yönelik başlatılan algı operasyonu dünyada da yankılanmaya başladı.

İngiltere’nin saygın gazetelerinden The Times, yaşanan gelişmeleri okuyucularıyla paylaşırken “Sözcü, bayilerde yer alan 6 muhalif gazeteden biriydi” yorumu yer aldı. Türkiye Basın Konseyi’nin görüşlerine de yer verildi. Hannah Lucinda Smith imzalı haberde gazetenin sahibi Burak Akbay’ın iddiaları yalanladığı vurgulandı. The Times, yaşananları, “Türk yetkililer ‘muhalif’ gazetecileri hedef aldı” başlığıyla okuyucularına sundu.

Fransız AFP haber ajansı Sözcü’ye yönelik algı operasyonunu ‘acil’ koduyla dünyaya duyurdu.

İngiliz yayın kuruluşu BBC‘nin Türkçe servisi, “Sözcü gazetesine operasyon” başlığıyla verdiği haberde, Anadolu Ajansı’nın servis ettiği bilgilere yer verdi.BBC Türkçe, sozcu.com.tr’de yer alan Sözcü avukatlarından Celal Ülgen’in şu ifadelerini de sayfalarına taşıdı: “Sözcü gazetesi sahibi Burak Akbay’ın şu anda Sarıyer’deki evindeyim. Sabah yedi buçuktan itibaren arama ve el koyma kararı var. Güvenlik şubeden polisler evde arama yaptı. Şu anda araç aramasına geçiyorlar.”

Alman Deutsche Welle yayın kuruluşunun Türkçe departmanı da gelişmeleri aktarırken, Sözcü avukatı Ülgen’in temas ettiği şu noktalara değindi:

“Sözcü’ye ‘yönelik algı soruşturmasına’ ilişkin altı kez savcı değişti. Hiçbir savcı suç unsuru görmediği için buna cesaret edemedi. Ama en sonunda Batman’dan gelmiş olan bir savcı arkadaş, eski Batman Savcısı, arama ve el koyma kararı veriyor.”

İngiliz The Economist dergisinin Türkiye muhabiri Piotr Zalewski, haberi ilk olarak sosyal medya hesabından duyurdu.Zalewski, İngilizce yazdığı mesajında, “Önce Cumhuriyet, şimdi Sözcü: Ultra-laik gazetenin, Türkiye’nin en çok satan üçüncü gazetesi, 4 yöneticisi hakkında (sahibi dahil) gözaltı kararı” ifadesine yer verdi.

Hindistan merkezli haber platformu Indian Express, gelişmeyi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’ın “Yaptığımız tek şey gazetecilik. Fakat bu ülkede gazetecilik yapmak zaten başlı başına suç” sözlerine de yer verdi.

Rus yayın organı Sputnik‘in Türkiye servisi de gelişmeleri aktaran medya organları arasında yer aldı. Sputnik, Sözcü yazarı Uğur Dündar’ın sosyal medya hesabından paylaştığı “Bayram sabahı Sözcü’de gözaltılar varmış! Doğruca gazetem Sözcü’ye gidiyorum. Eğer Sözcü de FETÖ’cü ise, Türkiye’de herkes FETÖ’cüdür” ifadelerini aktardı.

Almanya’nın etkili siyasi haber dergisi Der Spiegel, “Sözcü’de çalışan gazetecilere gözaltı kararı” başlığını kullandığı haberinde, İstanbul Savcısı’nın Sözcü’nün dört çalışanını bir haber yüzünden “FETÖ bağlantısı ile suçladığını” yazdı. Dergi, “Hükümet karşıtı medyaya, sert yargı darbesi” sözlerine yer verdi ve, “SÖZCÜ günlük 270.000 net satışıyla Türkiye’nin üçüncü büyük gazetesi. Gazetenin sloganı ise, ‘SÖZCÜ susarsa, Türkiye susar’ şeklinde. Sözcü operasyonu doğruladı ancak bunun gazetenin yayınını etkilemeyeceğini vurguladı. Türk yargısı, olağanüstü halin ilanından sonra, hükümeti eleştirel yayınlar yapan Türk basınına karşı çok sertleşti. Türkiye’de düzinelerce gazeteci hapiste bulunuyor. Bunların arasında Die Welt muhabiri Deniz Yücel de bulunuyor.” Dergi, Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında dünya listesinde 155. sıraya gerilediğini de vurguladı.
Deutsclandfunk isimli yayın organı da, “Hükümeti eleştirel yayınlar yapan SÖZCÜ’nün sahibi hakkında gözaltı kararı“ başlığı ile haberi duyurdu.

İngiliz Daily Mail gazetesi de yaşananları okuyucularıyla paylaşırken, kararın seküler muhalifler tarafından eleştirildiği vurgulandı. Daily Mail, okuyucularına, “Sözcü Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün laik mirasının sağlam bir destekçisi ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ve hükümetini sert bir dille eleştiriyor” yorumunu yaptı.
Die Zeit gazetesi de, benzer başılıkla bir haberi manşetine taşıdı ve eleştirel gazetecilik yapan Sözcü’nün, Fetullah Gülen örgütü üyesi olmamakla birlikte, onunla ilişkilendirilmeye çalışıldığını vurguladı. Gazete, savcılığın bu konudaki soruşturmasına yer verdi.

Alman haber kanalı NTV de haberinde, “Türkiye’den, yayıncı Burak Akbay hakkında gözaltı kararı. Erdoğan’ın tatil yaptığı yeri yayınladıkları için…” başlığını kullandı. NTV, Sözcü’nün Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden olduğunu ve hükümeti eleştirel yayınlar yaptığını belirtti.

İtalyan Rai televizyonu da internet sitesinde gelişmeye yer verdi.

#SözcüSusarsaTürkiyeSusar

Posted in FAŞİZM, MEDYA, YABANCI BASIN | Leave a comment

FAŞİZM * Muhalif basına baskı *** Dünya gazetecilerinden SÖZCÜ’ye destek * Almanya’nın Hamburg kentinde yapılan IPI Dünya Kongresi’ne dünyanın dört bir yanından gelerek katılan gazeteciler, “Sözcü’nün yanındayız” (We Stand With Sözcü) diyerek dayanışma pozu verdi.

sozcu.com.tr
19 Mayıs 2017

Dünya gazetecilerinden SÖZCÜ’ye destek

Uluslararası Basın Enstitüsü tarafından Hamburg’da düzenlenen uluslararası gazeteciler toplantısında, Sözcü gazetesine yapılan baskın ve gözaltılar protesto edildi.

Dünyanın en köklü ve yaygın basın meslek örgütlerinden olan Uluslararası Basın Enstitüsü’nden (IPI) Sözcü’ye destek geldi.  Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) tarafından Hamburg’da düzenlenen uluslararası gazeteciler toplantısında Sözcü gazetesine yapılan algı operasyonu protesto edildi. 18-20 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek etkinliğe 300’ü aşkın iletişim uzmanı, medya temsilcisi ve basın mensubu katıldı.

Almanya’nın Hamburg kentinde yapılan IPI Dünya Kongresi’ne dünyanın dört bir yanından gelerek katılan gazeteciler, “Sözcü’nün yanındayız” (We Stand With Sözcü) diyerek dayanışma pozu verdi.

Protestoda “Türkiye’deki gazetecileri serbest bırakın” sloganı atıldı.
IPI İletişim ve Savunu Direktörü Steven Ellis şunları söyledi: “Sözcü’ye yapılan, Türkiye’de gazeteciliğin suç haline getirilmesinin son örneğidir. Gazetecilik yaptığı için hapiste olan ve hapisle tehdit edilen tüm meslektaşlarımızın yanındayız.”

Birleşmiş Milletler, UNESCO, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi’ne danışmanlık yapan Viyana merkezli IPI, 68 yıllık geçmişi ve 100’ü aşkın ülkede binlerce üyesiyle dünyanın en köklü ve yaygın gazetecilik örgütlerinden. IPI, 1950’lerden beri Türkiye’den gazetecilerin de demokrasi ve basın özgürlüğünü geliştirmek için üye olduğu bir meslek örgütü.

Dünyanın önde gelen isimlerinin etkinlikte katıldığı panellerde gazetecilerin yaşadığı zorluklar masaya yatırılarak, fikir alışverişi yapılıyor.

Posted in FAŞİZM, MEDYA | Leave a comment

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN İKTİDARA VERDİĞİ GÜÇLE MUHALİF BASIN ÜZERİNDE FAŞİST BASKI ARTIYOR * Cumhuriyet’den sonra sıra Sözcü’ye geldi . AKP demokrasinin eleştiriye tahammülü yok * Sözcü gazetesinden 4 gazeteci tutuklandı * Sözcü yazarları algı operasyonu için ne dedi

Sözcü yazarları algı operasyonu için ne dedi

Tam da Sözcü gazetesinin doğum günü saydığı 19 Mayıs gününde gazetemize düzenlenen algı operasyonuna tepkiler çığ gibi büyüyor. Türkiye’nin en güvenilen yazarları gazetelerine yapılan bu saldırıya tepkilerini şu sözlerle gösterdi.

EMİN ÇÖLAŞAN: YILMAYACAĞIZ, SUSMAYACAĞIZ

Temmuz ayının başında yapılmış bir haberi sürekli ısıtıp ‘Siz darbeye neden oldunuz’ diye geliyorlar. Cumhurbaşkanı’nın nerede tatilde olduğu her yerde haberdir. Operasyonun tarihi 19 Mayıs Ulusal Bayramı’mıza denk getiriliyor. Kurulduğundan beri iktidarı rahatsız eden bir gazete Sözcü. İşte Türkiye’de muhaliflerin başına gelen bunlardır. Muhalif gazetelerin başına gelecek olan bunlardır. Ama biz yılmayacağız, susmayacağız.

BEKİR COŞKUN: SÖZCÜ SIRADAN BİR GAZETE DEĞİL

Sözcü sıradan bir gazete değil. Milyonlarca sahibi var. Biz hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Bizim hesabını veremeceğiz bir şey yok. Biz savcıya hesabını veririz. Sen tarihe nasıl hesap vereceksin.

NECATİ DOĞRU: YAPTIĞIMIZ HALKIN SÖZCÜLÜĞÜ

Sözcü gazetesine gözdağı vermek, korkutmak ve Sözcü’nün sesini kısmak için kurgulanmış bir oyun. Sözcü gazetesi adı üstünde Sözcülük yaptı. Ama sadece okurlarının sözcülüğünü yaptı.

ZEYNEP GÜRCANLI: EN BÜYÜK YANIT GAZETENİN BİRİNCİ SAYFASI

Bu operasyona en büyük yanıt; Sözcü gazetesinin bugünkü birinci sayfası… 19 Mayıs’ta Sözcü, manşeti Atatürk’e ayırmış bir gazete. Operasyon da Atatürk’ün ‘Doğum günüm’ diyebilecek kadar önemsediği 19 Mayıs’a denk getirildi. Son derece manidar… İkinci konu gündem değiştirmek olabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretinde yaşananlar unutulup, Sözcü konuşulsun isteniyor sanki… Tam bir algı operasyonu. Amaç ne olursa olsun biz yazmaya devam edeceğiz. Sözcü susmayacak!

SİNAN MEYDAN: YAPILAN ATATÜRK CUMHURİYETİ İLE HESAPLAŞMAK

Atatürk ve Cumhuriyetin kalesi durumdaki Sözcü gazetesinden FETÖ’cü yaratmak istiyorlar. Geçtiğimiz hafta Atatürk’e alçakça saldıran sözde tarihçileri yıllardır koruyup kollayanlar bugün 19 Mayıs’ta ‘Yüzyılın Lideri’ manşetiyle çıkan Sözcü gazetesine operasyon düzenliyorlar. Yapılan iş FETÖ ile mücadele değil Atatürk Cumhuriyetiyle hesaplaşmaktır.

Posted in FAŞİZM, MEDYA | Leave a comment

Atatürk’e düşmanlık yapanların çoğaldığı ve ülkeyi yönetenlerin ise olanlara sessiz kalarak destek verdikleri bu dönemde Atatürk’ün hangi şartlar altında bu ülkeyi kurtararak Yeni Türkiye’yi kurduğunu anlatan rahmetli İlhan Selçuk’un yazısını okuyunuz

İlhan SELÇUK

Şaşıp Kalıyorum,

Arap İngiliz’le birleşmiş Türk’ü arkadan vurmuş;
Ermeni Rus’la birleşmiş,
Doğu Anadolu’yu kana bulamış;
Rum Yunan’la, Yunan İngiliz’le birleşmiş,
Batı Anadolu’yu ele geçirmiş.
Ülkenin mahvolmadık, yıkılmadık, yanmadık,
kan dökülmedik, kül olmadık hiçbir yeri kalmamış,

Elde avuçta İstanbul ile İzmir bile yok!..
Anadolu’nun altı yedi milyon nüfuslu en yoksul bölümüyle,
yüzde doksan beşi okuma yazma bilmez,
yorgun, yoksul, bitkin, ezik bir halk..
Nasıl kurtulmuşuz?..
Şaşıp kalıyorum…

Yunan’ı nasıl denize döküp hizaya getirmişiz,
İngiliz’i İstanbul’da nasıl çıkarmışız,
dünyanın süper güçleriyle masaya nasıl eşit oturmuşuz?

Yıl 1923

Anadolu’da 10-11 milyon savaş artığı yaşıyor;
aç biilaç, parasız; yüzde 95’i elifi görse mertek sanacak kadar alfabesiz… Ne yapacaksın?..
Demokrasi yap!.. Nasıl yapacaksın?..

2000’li yıllarda Nurcu tarikatının ardına
Bu kadar adam takılmışken,
1923’ün yanmış yıkılmış Anadolu’sunda nasıl demokrasi yapacaksın?..

Kalan ne? Yıl 1923
Komşunun komşuyu boğazladığı iç savaşlardan,
Anadolu’yu mezbahaya döndüren dış savaşlardan yeni çıkmışsın.

Fabrikan yok,
İşçin yok,
İş adamın yok,
Mühendisin yok,
Doktorun yok,
Uzmanın yok,
Tüccarın yok,
Suyun yok,
Barajın yok,
Elektriğin yok,

Kadınların çarşafta çuvala giriyor,
Erkeğin dört karı alıyor,
Yurttaşlik yasası yok,
Üniversiten yok,
Banka yok,
Burjuva yok,
Proletarya yok,
İhracatçı yok,
İthalatçı yok,
Sermayen yok.

Kalkın bakalım..
Nasıl kalkınacaksın?…
Sermayesiz ekonomik kalkınmanın yumurtasız omletten ne farkı var?

Mustafa Kemal kuşağı ne yapmış?..
Yöneticiler devletçiliğe neden ve nasıl sarılmış?..
Türkler bankacılığı nasıl öğrenmiş?..
Merkez Bankası 1930’a değin neden açılamamış?..

Özel sektör nasıl oluşturulmuş?..
Yeni devlet nasıl kurulmuş?..
Çağdaş öğretime nasıl geçilmiş?
1920’de 10-11 milyon nüfusun yüzde 95’i
Alfabesizken savaş artığı bir toplumla,
Okuma yazma seferberliği nasıl açılmış?

Kitaplıklarda kitap yokken,
Ulusal kütüphane nasıl kurulmuş?..
Okullarda tarih kitabı bile yokken tarih nasıl yazılmış?..
Yok olmanın kuyusundan çıkıp var olmanın doruğuna nasıl tırmanılmış?..

Yunanlı ile dostluk nasıl kurulmuş?..
Avrupa’da saygınlık nasıl kazanılmış?..
Şaşıp kalıyorum…

2000’li yılları geçtiğimiz,
Yetmiş milyonluk Türkiye’nin haline bakıyorum…
Hiçbir şeyimiz yokken neler yapmışız?..
Herşeyimiz varken neler yapamıyoruz?..

Bir de bu ortamda,
Mustafa Kemal’e saldıranlara bakıyorum…

İlhan Selçuk

Posted in ATATURK, İLHAN SELÇUK YAZILARI, Tarih | Leave a comment

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRASİ NANAY !!! *** Çarpıcı rapor: Gazetecilik cezaevinde * Türkiye, hapisteki gazeteci sayısıyla dünya lideri olmaya devam etmiş ve bunun sonucunda da Freedom House’un yayımladığı 2016 raporunda dört sıra gerileyerek 76 puanla dünyada 163’üncü, Avrupa’da ise 42’nci ve son sırada yer aldı.

cumhuriyet.com.tr
2017-05-18

Çarpıcı rapor: Gazetecilik cezaevinde

Gazeteciler Cemiyeti’nin hazırladığı raporda, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin çarpıcı tespitlerde bulunuldu.

Ankara merkezli Gazeteciler Cemiyeti’nin , Avrupa Birliği destekli Press for Freedom (Özgürlük için Basın), ‘İfade ve Basın Özgürlüğü’ raporu, Türkiye’de gazeteciliğe ilişkin baskıları gözler önüne serdi. Raporun dikkat çeken bölümleri şöyle:

159 tutuklu gazeteci: Hapiste tutuklu olan gazeteci sayısının nisan ayı sonu itibarıyla 159’a tırmandığı ve yurtdışında “kaçak” durumunda 123 gazetecinin bulunduğu tespit edildi. Geride bıraktığımız dört ay boyunca Türkiye, hapisteki gazeteci sayısıyla dünya lideri olmaya devam etmiş ve bunun sonucunda da Freedom House’un yayımladığı 2016 raporunda dört sıra gerileyerek 76 puanla dünyada 163’üncü, Avrupa’da ise 42’nci ve son sırada yer aldı.

46 soruşturma 20 dava: 2017 yılı ilk dört ayında gazetecilere yönelik 46 yeni soruşturma ve 20 ilave dava açıldığı, bu arada gazetecilere yönelik hemen tüm davalardaki tutuksuz yargılanma taleplerinin reddedildiği de dikkate alındığında, basın özgürlüğü açısından uluslararası raporlarda ağır eleştirilerle karşılaşılması kaçınılmaz olduğu vurgulandı. Hapisteki tüm gazetecilerin bir an önce salıverilmeleri, tutuksuz yargılanmaları ve beraatları istendi.

En ciddi sorunlar : İfade ve basın özgürlüğünün kısıtlanması, gazetecilerin siyasi veya sermaye baskısıyla görevlerini özgürce yapabilme imkânından mahrum bırakılması, sayfaların, ekranların, haber portalları ile sair platformların eleştiri hakkını kullanan veya haberleri belli bir siyasi gözlükle kullanmayı reddeden gazetecilere kapatılması, günümüzün en ciddi sorunları olarak aktarıldı. Gazetecinin görevini layıkıyla yerine getirmesinin olanaksız kılındığı, dolayısıyla da halkın haber alma hakkının ihlal edildiği tespit edildi.

SANSÜR TIRMANIYOR
Demokrasilerde basının dördüncü kuvvet olarak tanımlandığı unutulmadan, muhalif gazete, televizyon ve internet medyasına, eleştiri hakkını kullanan entelektüellere ve köşe yazarlarına “tahammül” edilmesi gerektiği bildirildi. Sansür ve otosansür artarken elektronik sansür ile verilere ulaşmak artık mümkün olmadığından ortalama günde 30 erişim yasağı, DNS engelleme, site kapatma ve sair şekillerde yaşanan elektronik sansür uygulamaları raporda net şekilde verilemedi.

RTÜK ANTİDEMOKRATİK
Ceza ve sair yöntemlerle medya kurumlarının yayın politikalarını etkilemeye çalışan RTÜK’ün medya kurum yetkililerini toplayarak açıkça “sansür beyannamesi” ilan etmesi, RTÜK’ün kuruluş amacıyla da, demokratik toplumda fikir ve basın hürriyeti kavramlarıyla da çeliştiği belirlendi. Gazete, dergi, ajans, internet haber siteleri, matbaalar, yayınevleri, dernekler ve vakıfların kapatılması uluslararası insan hakları ve uluslararası hukuk kavramları açısından kabul edilebilir gelişmeler olmadı.

SENDİKASIZ, ÖRGÜTSÜZ
İş güvencesine sahip olamayan, mesleki dayanışmadan yoksun ve ev kirası, çocuğunun okul giderleri, diğer ödeme taksitleri sarmalında her türlü baskıya açık hale gelen gazeteciye sahip çıkmadan, özgür gazeteciliğe de sahip çıkılamayacağı aktarıldı. Gazeteciler, kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirirken, iş güvencesine ve örgütlerine sahip çıkması, siyasetin ve siyasetçilerin karalama ve suçlama kampanyalarına muhatap olmaması ve işverenin insafına terk edilmemesi görüşü öne çıktı.
© 2017 www.yaynet.com.tr

Posted in FAŞİZM, MEDYA | Leave a comment

BİR 19 MAYIS SORUSU : İçerisi mi, dışarısı mı? *** İstiklal Savaşı ile Türk devleti sınırlarını yeniden çizerek, rejimini, başkentini değiştirerek ve yüzünü batıya dönmüş, din ve devlet işlerini ayıran yeni bir bakışla yoluna devam edebildi.

Hürriyet
Murat Yetkin
19 Mayıs 2017

Bir 19 Mayıs sorusu: İçerisi mi, dışarısı mı?

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının işgale karşı başlattığı direniş kısa sürede ikili niteliği olan bir savaşa dönüştü: Yunanistan, İngiltere, Fransa, İtalya, Ermenistan ve Gürcistan işgalcileri ile onların yerli işbirlikçilerine karşı verilen savaş ve Padişah’ın işgalcilere direnen ordu ve sivilleri bastırmak için üzerlerine saldığı güçlere, çetelere karşı verilen savaş.

Neticede İstiklal Savaşı ile Türk devleti sınırlarını yeniden çizerek, rejimini, başkentini değiştirerek ve yüzünü batıya dönmüş, din ve devlet işlerini ayıran yeni bir bakışla yoluna devam edebildi.

Böyle bir günde, örneğin “İki Türk generali Almanya’dan iltica talebinde bulundu” gibi bir haberi yayınlıyor olmak bir haber yöneticisi olarak beni üzüyor.

Üstelik Almanya’dan iltica talep eden, diplomatik pasaport taşıyan Türk askerlerinin sayısı –aileleriyle birlikte- 414 olarak açıklanmışken. 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi gecesi Yunanistan’a kaçan 8 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu da oradan sığınma istedi malum, Atina iade etmiyor.

Böyle bir yurt dışına kaçış furyası 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası görülmüştü. Ama zaman kaçanlar, hükümeti silah zoruyla devirip hükümete, Meclis’e el koyan askeri yönetimin baskısından kaçıyorlardı.

Bu defa kaçanların tamamı 15 Temmuz’un arkasında görülen Fethullahçılarla bağlantılı olmakla suçlananlar değil, fırsat bu fırsat diyerek üzerlerine gelinen solcular, Kürtçüler de var. Öyle bir genelleme yapmak doğru olmaz. Ancak bu defa yurt dışına çıkanların çoğunluğun hareket noktası 12 Eylül’den farklı.

Doksan sekiz yıl önce her şeylerini feda ederek vatan için elini taşın altına koyan paşalarla, 15 Temmuz’da kendi halkı, Meclisi, askeri üzerine ateş emri veren, ona ortak olan, sonra da çareyi yurt dışına sığınmakta bulan paşalar arasında dağlar kadar fark bulunuyor.

Tabii böyle bir günde, örneğin “Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin tutukluluk altında 200’üncü günü nedeniyle protesto gösterileri yapıldı” türü haberler yayınlamak da üzüyor beni. Daha öncekilere, Kadri Gürsel’e, Ahmet Şık’a diğer meslektaşlara üzülürken Oğuz Güven de atıldı içeri; toplam sayı 150’yi aştı.

İdam cezası tartışmaları, toplu tutuklama ve işten çıkarmalar derken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın korumalarının ABD Başkentinde göstericilere sergilediği şiddet adeta tüy dikti. 15 Temmuz sonrası Olağanüstü Hal uygulaması altında gerilemekte olan temel hak ve özgürlükler dışarıdan da dikkatle izleniyor.

Birkaç gün önce İstanbul’a gelen Türkiye’yi yakından tanıyan Avrupalı, eski bir dostla Boğaz’a karşı kahve içiyorduk.

“Şu dünya güzeli manzaraya karşı daha önce nelerden söz ediyorduk, şimdi nelerden ediyoruz” diye söze girdi: “Sizin durumunuz ne?” Şahsi olarak da soruyordu. Tabii sorarken Türkiye’deki hak ve özgürlüklerin Altın Çağında olmadığını kendisi de görevi gereği biliyordu.

Sonra gözlerimin içine “Ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi?” dercesine bakarak devam etti: “Yurt dışına çıkan çok Türk tanıyorum. Sizin de bir alternatif planınız var mı?”

“Hayır” dedim duraksamadan, “Yok”.

“Peki, çıkmazsan hapse girecek olsan ne yaparsın?” diye üsteledi.

“Şu an için öyle bir durumum yok, ama olsa da çıkmam, girerim. Burası benim vatanım” diye konuyu değiştirdim.

Bir yandan da aklımda 12 Eylül darbesi öncesi yurtdışına çıkma imkânları olduğu halde, kendi durumundaki başkaları çıkıp siyasi mülteci olduğu halde çıkmayı reddetmiş, yakalanıp ağır işkenceler görüp hapis yatmış bir muhalife yıllar önce sormuş olduğum “Neden fırsat varken çıkmadınız?” sorusunun yanıtı yankılanıp duruyordu.

“Kendime yediremedim” demişti o muhalif, “Biz iktidarı almaya ayaklanmıştık, iktidarına talip olduğum vatanımı bırakıp gitmeyi kendime yediremedim.”

Bu ruh hali 19 Mayıs’ta Samsun’da istiklal mücadelesini başlatan ruhla aynı topun kumaşındandır.

Dünya ve Türkiye zor zamanlardan geçiyor. Ancak koşullar ne kadar zor olsa da 1919’la karşılaştırılamaz, bugünler geçecektir.

Türkiye’nin çıkarı laik, demokratik hukuk devleti gereklerine doğru yeniden yol almaya başlamak ve modern dünya ile bütünleşmesini hızlandırmaktır; 19 Mayıs ruhu bugün bunu gerektiriyor.

Posted in ATATURK, Tarih, TSK | Leave a comment

Sözcü 19 mayıs 2017 * ATATÜRK YÜZYILIN EN BÜYÜK LİDERİ

Posted in ATATURK | Leave a comment