PERDE ARKASI * OLAYLAR * YOLSUZLUKLAR *** Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) I – II

AYKUT ERDOĞDU
22 Aralık 2014
Birgün

DHMİ-I

Yazılarımda ve katıldığım televizyon programlarında devletin kurumlarının şaibeli ihale kararlarının ve sorumsuzca verdikleri garantilerin bu ülkenin vatandaşları olarak hepimize yüklediği maliyetleri anlatmaya gayret ediyorum.

Sırtımıza en büyük kamburu yükleyen kurumlardan birisi de Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ). DHMİ ülkemiz havalimanlarının işletilmesi ile Türkiye hava sahasındaki hava trafiğinin düzenlenmesi ve kontrolü görevini yerine getiren bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT).

DHMİ’yi inceleyen Sayıştay denetçileri, 2012 yılı raporlarında DHMİ’ye kârlılık konusunda önemli uyarılarda bulunuyor. Raporda, 2012 yılı sonu itibariyla 44 adet havalimanından sadece 6’sının kâr ettiği geri kalan 38 inin zarar ettiğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle ivedilikle giderleri azaltıcı tedbirlerin alınması isteniyor. DHMİ’ nin gelir fazlası 2011 yılında 1,071 milyon TL iken 2012 yılında % 28,6 oranında azalarak 306,4 milyon TL’ye düşüyor.

DHMİ havalimanları uçuş güvenliği açısından çok önemli projeler yürütüyor. Bunlardan birisi SMART adı verilen ve hava sahamızdaki uçuş güvenliğinin daha etkin olarak sağlanması ve sürekli olarak artan hava trafik talebinin karşılanması amacıyla hava trafiğiyle ilgili bütün altyapının yenilenmesini hedefleyen bir proje. Projenin bitmesi ile birlikte halen 2 ayrı merkez (Ankara ve İstanbul) tarafından yönlendirilen hava sahası, Ankara Esenboğa’da kurulan Ana Kontrol Merkezi’nden idare edilecek. 2004 yılında ilk kez ihaleye çıkılan bu proje için ilk gününden bu yana şaibeler sürüyor.

2004 yılında proje önce Fransız Thales firmasına ihale ediliyor. Thales bu alanda dünyadaki 5 uzman firmadan birisi. Ancak, ihale bir takım bahanelerle iptal ediliyor ve Selex-İçtaş konsorsiyumuna veriliyor. Bu konsorsiyumla da DHMİ’nin daha önceki projelerde büyük gecikmelere sebebiyet vermesi nedeniyle başı dertte, halihazırda mahkemelik. Mahkeme sürerken bu yeni proje için tekrar imzalar atılıyor. Thales firması bu ihaleye ilişkin itirazlarını Kamu İhale Kurumu’na (KİK) gönderiyor ama bu düzenin doğal bir uzantısı olan KİK tarafından itirazlar reddiliyor ve Selex-İçtaş ile anlaşma imzalanıyor.

SMART projesinin iki yıl içinde yani 2009 yılı üçüncü çeyreğinde bitirilmesi için 2007 yılında çalışmalara başlaniyor. 3 yıllık gecikmeyle başlayan proje bir türlü bitirilemiyor ve proje sürekli erteleniyor. Şartname gereği projenin geciktiği her gün için 26 bin 500 avro tazminat ödemesi gereken Selex-Si firması, cezai yasal üst sınırı aştığı için bu cezası donduruluyor. İnsanın inanası gelmiyor ama bu proje, tüm başarısızlıkları göz ardı edilerek 2011 yılında “yılın projesi” seçiliyor.

“Yılın projesi” maalesef ki halen bitirilememiş durumda. Günbegün artan hava trafiği dikkate alınacak olursa sistemin tamamlanamaması her an tehlikeli bir sonuç doğurabilme olasılığı taşıyor. 2012 Raporunda Sayıştay denetçileri 3 yıldan uzun süredir devam eden kabul işlemleri ile ilgili aksaklıkların giderilmesi sağlanarak sistemin bir an önce devreye alınması konusunda uyarıda bulunuyor.

Güvenlik açısından büyük tehlike yaratan gecikmelerin yanı sıra yaşanan aksaklıklar yüzünden havayolu şirketlerinin de yaklaşık 3 milyon dolarlık yakıt zararı var. Havada yaşanan zaman kaybı yakıt maliyetlerini artırıyor ve yerde beklemek zorunda kalınması da zararın büyümesine sebep oluyor.

Haftaya DHMİ’nin verdiği hazine garantileri ile ilgili yazmaya devam edeceğim.

AYKUT ERDOĞDU
29 Aralık 2014
Birgün

DHMİ II

Geçen hafta Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)’ nin zararlarından ve bir türlü bitirilemeyen SMART projesinden bahsetmiştim. Bu hafta DHMİ’nin havalimanı işletmecilerine verdiği milyarlarca lira hazine garantilerini yazacağım.

DHMİ’nin vatandaşa fatura çıkartan diğer bir uygulaması da yolcu garantileri. Bu garanti, havalimanı işletmesine belirli sayıda yıllık yolcu sayısının garanti edilmesidir. Eğer garanti edilen rakamın altında kalınırsa devlet tarafından fimaya yolcu başına belirli bir tutarın ödenmesi gerekir. Garanti edilen yolcu sayısı hesaplarının çok büyük titizlikle yapılması gerekir. Bu hesaplamada ekonomik büyüme en önemli gösterge olmakla birlikte havalimanına olacak talebin de dikkatlice belirlenmesi gerekir. Bu nedenle, DHMİ tarafından verilen havalanı yolcu garantileri bugün itibariyle büyük maliyet doğururken, ekonominin küçülme sürecine girdiği de göz önüne alınırsa önümüzdeki yıllarda gündeme oturacak bir konu olacağı aşikâr.

Garanti edilen yolcu sayısı rakamlarının abartılı alınması halinde, uzun yıllar itibariyle havalimanı işletmeci firmaya kaynak aktarılmasına neden olacak. Bu havalanlarından birisi, Kütahya, Afyon, Uşak bölgesi için yapılan ZAFER Bölgesel havalanı. Havalanlarının bölgenin ticaret ve turizmine katkısı elbetteki tartışılmaz. Havaalanı yapılmasına bu nedenle de karşı çıkılamaz ancak havalanı yapımının işletmeci yandaş firmaya kaynak artırımına dönüştürülmesi hepimizin karşı çıkması gereken bir uygulama. Bu havalanı yapım işinde de önceki satırlarda bahsetttiğim SMART projesinin uygulayıcı firmalarından birisi olan İçtaş firması karşımıza çıkıyor.

Zafer havalanı ihaleye tek olarak teklif veren IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.‘ ye 2010 yılında ihale ediliyor. 2012 yılında açılan havalanı 29 yıl, 11 ay bu firma tarafından işletilecek. Firma ile imzalanan sözleşmeye göre sadece ilk yıl yani hizmete girdiği yıl için, 500 bin iç, 350 bin de dış hat yolcu garantisi verilmiş.

İlk yıl garanti edilen 850 bin toplam yolcu sayısının Kütahya’nın 572 bin olan nüfusunu bile geçmesi dikkat çekiyor. Bu da doğal olarak devletin ilk yıldan cezalı konuma düşmesine yol açtı. Sayıştay denetçileri, firmaya taahhüt edilen yolcu sayısının her yıl artırıldığını tespit ediyor. Buna göre, 2. yılda 535 bin iç, 374 bin dış hat yolcusu, 3.yılda 569 bin iç 398 bin de dış hat yolcusu taahhüt edilmiş. Bu artış ilk 10 yılın sonunda duruyor. İlk on yılın sonunda ise taahhüt edilen yolcu sayısı iç hatlarda 775 bin 137’ye, dış hatlarda ise 542 bin 596’ya yükseliyor. Taahhüt edilen rakam işletme süresi sonuna kadar devam ediyor.

Devletin, ilk yıl için 850 bin yolcu garantisi verdiği Zafer Bölgesel Havalimanı’nın aynı yıl için hizmet verdiği yolcu sayısı taahhüdün çok altında kaldı. DHMİ verilerine göre, 2013’te havalimanından 63 bin 872 iç hat, 20 bin 902 de dış hat yolcusu yararlandı. Aynı yıl için devlet, yolcu garantisi nedeniyle firmaya 4.1 milyon euro ödemek zorunda kaldı.

Benzer şekilde, Çukurova bölgesel havalanı garanti edilen iç-dış yolcu sayılarına ilişkin sözleşme maddesinde, işletme süresince (9 yıl,10 ay,10 gün), iç hat giden yolcu servis ücreti “3 Avro”, dış hat giden yolcu servis ücreti “10 Avro” esas alınarak yolcu ücret servis geliri tahsis ve garanti edilmiştir. Şirkete verilen garanti yolcu sayısı , tesisin işletmeye açıldığı tarihten itibaren başlayacak olup 10 yıl süre ile garanti sürdürülecek ve tesisin işletmeye açılması gereken 2016 yılında 2.500.000 iç hatlar yolcusu için 3 Avro/yolcu ve 600.000 dış hatlar yolcusu için de 10 Avro/yolcu garanti edilen yolcu sayısı her yıl %5 oranında artırılarak 10 yıl süre ile devam edecektir.

Şirketin 10 yıllık garanti yolcu sayısı ortalaması ise iç hat yolcuda 3.189.161 yolcu/yıl, dış hat yolcuda ise 765.399 yolcu/yıl üzerinden yıllık ortalama toplam garanti ücretinin yaklaşık 17.221.473 avro olacağı görülür. Fizibilite raporlarında yolcu tahminlerinin çok yüksek tutulmuş olduğu ve buradan uzun yıllar boyunca hepimize bir fatura çıkacağı şimdiden görünüyor.

2012 Yılı Sayıtay raporunda Adana Havaalanının 2011 ve 2012 yılları uçak ve yolcu trafiği gerçekleşmeleri ile Fizibilite Raporu’nda yer alan orta tahmin beklentileri karşılaştırıldığında, gerçekleşme ile tahmin edilen uçak trafiğindeki sapmanın, 2011 yılında ,5, 2012 yılında yolcu trafiğindeki sapmanın ise 2011 yılında %21,5, 2012 yılında ise %20 gibi yüksek oranlarda gerçekleştiği belirtiliyor. Çukurova Havalanı yolcu sayıları için Adana Havalanı tahminleri baz alındığı dikkate alınırsa bu havalanı için garanti kapsamında firmaya ödemeler yapılacağı aşikâr.

3.Havalimanı kapsamında verilen yolcu garantileri ise başlı başına ele alınması gereken bir konu olduğu için başka bir yazımda detayıyla ele alacağım.

http://www.birgun.net/news/view/dhmi-i-/10762
http://www.birgun.net/news/view/dhmi-ii/11141

This entry was posted in Dizi Yazilari, Ekonomi, Gundem, Haber, YOLSUZLUKLAR. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *