KARŞI DEVRİM * HOLDİNGLEŞEN TARİKATLAR, CEMAATLER 9

KARŞI DEVRİM * HOLDİNGLEŞEN TARİKATLAR, CEMAATLER 9

Naci Kaptan – 16 Temmuz 2023

Tarikatlar ve cemaatler sözde ALLAH’ın yolundan giderek inançlı, mütedeyyin kullar olarak dini gerekleri yerine getirecek ve bir lokma, bir hırka felsefesi ile hırstan, paradan, çıkardan, kul hakkı yemekten uzak kalacaklardır!!! 

Durum öyle midir?
Var olan tarikat/ Cemaatlerin tümü “Dünya işlerine” girmişler ve ticarete başlayarak holdingleşmişlerdir. Bu yetmemiş  siyasete de girerek bu alandan da kendilerine rant devşirmektedirler. Aldıkları rant/ların karşılığını ise siyasal islamcı iktidara OY olarak ödemektedirler. Tarikat ve cemaat önderleri ise aynen hristiyanlıkta olduğu gibi TÖVBE seansları/ ayinleri yaparak müridlerini tövbe ettirerek sözde günahlarından arınmaları sağlanmaktadır. Tıpkı papazları günah çıkardıkları gibi. Bu kişiler Allah’a şirk koşmaktadır. Etrafında öbeklenen düşünme yetileri ellerinden alınmış, kul olmuş kişilerin mal varlıklarını da ellerinden alıyorlar. Mal varlığı olmayanlar ise cemaat, tarikat köylerinde  günde verilen 1 tas çorba ile işçi olarak çalışıyorlar. Binalar, yollar yapıyorlar, tarlalarda ekip biçiyorlar fakat tek kuruş almıyorlar. Bu kişiler koğuşlarda yatıyorlar. Dinin gücü ile insanlar modern köleler olarak çalıştırılıyor.
Atatürk’ün medreseleri, tekkeleri kapatmış olmasının ne kadar doğru haklı olduğunu günümüzdeki örneklerden görüyoruz.
Naci Kaptan

Geçmişte MHP’yi destekleyen Menzil, bugün AKP’nin izinden gidiyor. Cemaat, AKP’yi destekledikçe karşılığında devlet içinde ve sivil alanda kendisine açılan yolda ilerliyor, kadrolaşıyor, mürit devşiriyor.
Menzil cemaatı Adıyaman’ın Kahta İlçesi’ne bağlı Menzil Köyü, 1970’li yıllarda tanınmaya başlandı. Alkol bağımlıları, alışkanlıklarından kurtulmak için Menzil’e gidiyor “Şeyh” dedikleri Muhammed Raşit Erol’un okuyup-üflemesinden ve onun verdiği çorbayı içmelerinden sonra bu alışkanlıklarından kurtuldukları söyleniyordu. 12 Eylül 1980 harekatından sonra, Erol da önce Ankara, ardından Çanakkale’de zorunlu ikamete tabi tutuldu.
Muhammed Raşit Erol, Ankara-Çankaya’da Abdullah Cevdet Sokak’ta oturuyordu. Kendisinden “Mübarek” diye söz ediliyordu. Katarakt ameliyatını da Ankara’da yaptırdı. Gözü de o dönemde açıldı. O dönem köy statüsünde olan Esenboğa Havaalanı yolundaki Pursaklar’ı üs tutmaya başladı. Erol’un vefatından sonra yerini Fevzeddin Erol aldı. Erol’un özellikle Sağlık Bakanlığı bürokrasisi ve halelerinde etkili olduğu da belirtiliyordu. Hatta bugün de hastane sahibi olduğu biliniyor.
SORUMLUSU TSK’DAN ATILMIŞTI
Jandarma, “Menzil Dergahı”na baskın yaptı. Şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşıldı. Çünkü gözaltına alınanlardan 35’i kamu görevlisiydi. Aralarında polis, öğretmen, müdür düzeyinde kişiler vardı. 7 kişinin durumu ise daha bir başka özellik taşıyordu. Çünkü bunlar, irticai faaliyetleri nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden “ihraç” edilmiş askerlerdi. Üstelik bunlardan A.D., “erkekler dergahı”nın sorumluluğunu yapıyordu.
Menzil grubu açılımı önce Afyon’dan yürütüldü. Afyon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fevzeddin Erol hakkında 1999/679 esas sayılı iddianame hazırlandı. Afyon 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 16 Ocak 2001 tarih ve 2001/312 sayılı kararla dava ertelendi. Hakkında yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılan Fevzeddin Erol ve diğer sanıklar bu olaydan sonra Ankara’ya gelip Pursaklar’da “dergah” açıp faaliyetlerin burada yürüttü. 2003 yılından itibaren de Sivrihisar’ın çiftlik arazsi gündeme geldi. Ama Menzil’in asıl kanadı ise doğduğu yer olan Menzil Köyü’dür. Ama bugün oraya köy denilmez.
BÜYÜDÜKÇE BÜYÜYOR
Menzilciler, aslında ikiye bölünmüş durumda. Bürokrasi içinde hayli etkili olan Menzilcilerin, ana merkezi Menzil, lider ise Abdülbaki Erol. Ancak Fevzeddin Erol’un gücü de az değil. Dünün Fetullahçıları’nın da şimdi Menzil’in içinde yer almaya, başladığı konuşuluyor. Özel idarenin yatırımlarının önemli bir bölümü Menzil’e yapılıyor. Artık, Menzil’e o kadar gelen-giden oluyor ki, devlet olanaklarıyla büyük bir terminal yapıldı. Cumayı cumartesine bağlayan geceden başlamak üzere Menzil’e hafta sonu gelenlerin sayısı hiçbir zaman 15 binden aşağı düşmüyor. Gelenlerin kaldıkları, yemek yedikleri yerler de farklı. Sınıf sınıf yerler yapılmış. Şeyhin misafirlerine papyonlu garsonlar hizmet ediyor, özel odalarda ağırlanıyorlar. “Sof” dedikleri kişiler ise cami altında, dergahta, otobüslerde kalıyor. Sonuçta kimse aç ve açıkta değil. Onların da vakıfları, otobüs firması, televizyonu, hac-umre organizasyonları var. Hayvancılık, tarım işleri de yapılıyor. Bu işlerde çalışanlar hep gönüllülerden oluşuyor. Örneğin tarlada yapılacak bir iş varsa, “Gelsin 10 sof” denildiğinde koşarak gidiyor ve işleri yapıyorlar. Yani işçiliğe para yok. Aslında ilçe merkezine götürülmesi gereken su, 15 kilometre uzaklıktan Menzil’e getirildi. Köyün suya çok ihtiyacı var. İnanmayacaksınız ama şu anda kaba inşaatı tamamlanmış 1.400 devre-mülk yapılıyor. Bunlar şimdiden satıldı bile ve yeni inşaat planlamaları yapılıyor. Menzil’in mürit sayısı da milyonlarla ifade ediliyor. Türkiye’den en çok Karadeniz bölgesi ve İstanbul’dan geliyorlar. Afrika ve Ortadoğu’dan da bu tarikatın müritleri bulunuyor.
SİYASETÇİLER ÖN SAFTA
Devletin FETÖ ile kararlı mücadelesi devam ederken, Menzil birden siyasetçilerin de gözdesi oldu. Köyde daha çok Siverekliler çalışıyor. Hatta güvenliği de onlar sağlıyor. Gelen siyasetçilere, bürokratlara caminin ön safında yer açılması görevini de onlar üsleniyor.
Menzilcilerde şeyh adına işler Seyid Saki Erol yürütüyor. Fettah Erol tarikat işleriyle, Mübarek Erol ise siyaset ve bürokrasi ayağıyla meşgul. Menzil’de bulunan bütün apartmanlar, dükkanlar, lokantaların hemen hepsi şeyhe ait. Oradan hediyeler alıp memleketlerine götürülmesi adet haline gelmiş. Oraya gelen tahta kaşıkla arpa çorbası içiyor.
Anlaşılıyor ki bir cemaatin gücü kırılırken yerini başka cemaatler, dini vakıf ve dernekler almaya başladı. Nasıl bir dönem Fethullahçılar bürokrasiyi ele geçirdilerse, Menzilcilerin de giderek bürokraside güç kazandığını, yalnız Sağlık Bakanlığı’nda değil, diğer bakanlıklarda da söz sahibi oldukları da bir gerçek… (Saygı Öztürk – Odatv.com – 01 Nisan 2018)

Menzil Tarikatı Raşit Erol zamanında duyulmaya başlamış Nakşibendiliğin kollarından birisidir. Raşit Erol suikaste kurban gidince yerine kardeşi Abdulbaki Erol geçti. Raşit Erol zamanında derme çatma bir yerdi Menzil.
Bir müridin Menzil Tarikatı’na bağlanması için öncelikle şeyhten tövbe alması gerekir. Fotoğrafta şeyhin tuttuğu ipe tutunan müridler şeyhin söylediklerini tekrar ederek 1. aşamayı geçer, 2. aşama “Tövbe Adabı”nda yazan talimatları yerine getirmektir. Sadece Menzil Şeyhi tövbe vermez. Menzil şeyhinin seçtiği vekilleri il ve ilçelerdeki “Dergah”larda yeni gelen müridlere tövbe verme yetkisine sahiptir. Menzil Tarikatı’na bağlanan müridlere “Sofi” denir.
Menzil’de camide konaklarsınız, sabah-akşam çorbanız ücretsizdir. Menzil’deki alışveriş yerleri Şeyhe aittir, fiyatlar 2 katıdır. Menzilde bütün işleri sofiler yapar, buna “hizmet” denir; Şeyhin: bağını,bahçesini, tarlasını, inşaatını sofiler yapar ve sevap kazanırlar. (https://gazetelink.com/ – 27 Ağustos 2018)

Menzil tarikatına bağlı Beşir Derneği’nin mal varlığı 6 yılda 20 kat arttı
Menzil tarikatına bağlı olan ve 1100 depremzede çocuğun Adıyaman’daki kendilerine ait köyde olduğunu açıklayan Beşir Derneği’nin mali tablosu dikkat çekti. Derneğin 2015 mali tablo değerlendirmesinde ‘dönen ve duran mal varlıkları’ toplamı 5,5 milyon lirayken 2021’de bu tutarın 114,9 milyon liraya çıktığı görüldü. Böylece 6 yılda yüzde 1900 artış gerçekleşti.
Cumhuriyet’ten Rıfat Kırcı’nın haberine göre, derneğin açıkladığı tablolarda 2015’te 1,6 milyon lira gelir fazlası görülürken son açıklanan 2021 yılında bu tutar 44,5 milyon lira olarak gerçekleşti.
Kamu yararına çalışan dernek statüsüne alındı
Beşir Derneği 2018’de Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernek” statüsüne alındı. Bu kararla birlikte derneğe herhangi bir izne tabi tutulmaksızın serbestçe yardım toplama imtiyazı verildi. Derneğin mali tablolarında 2018’den itibaren bir sıçrama gerçekleşti.
2018’de varlıklarının toplamı 22 milyon lira olan dernek, yardım toplama imtiyazını aldıktan sonra yani 2019’da varlıklarını 37,5 milyon liraya çıkardı. Derneğin 2020 varlığı 77,1 milyon olarak gerçekleşti. Son olarak 2021’de gelindiğinde derneğin mal varlığı 114,9 milyon liraya çıktı. Böylece dernek yardım toplama imtiyazını aldıktan sonra mal varlığını 3 yılda 6 kat artırdı mal varlığı 6 yılda 20 kat arttı. (soL.org.tr – 10.03.2023)

Kızılay Menzil tarikatından yardım kolisi satın aldı’ iddiası
Maraş depremlerinin ardından deposunda beklettiği çadırları yardım derneği Ahbap ile bölgede ücretsiz ilaç dağıtmak isteyen Türk Eczacıları Birliği’ne sattığı ortaya çıkan Kızılay hakkında yeni bir iddia ortaya atıldı. Buna göre Kızılay, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra Menzil tarikatına bağlı Nakış Gıda isimli şirketten gıda malzemesi ve yardım kolisi satın aldı.
Depremzedeler için yapılan bu alımın ihalesiz olarak gerçekleştirildiği öne sürüldü. Ayrıca Menzil tarikatına mensup olduğu bilinen Kızılay Başkan Yardımcısı Fatma Meriç Yılmaz’ın bu alıma aracılık ettiği, Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın ise bilgisi olduğu belirtildi.
‘Ortalık yangın yeriyken ne ihalesi?’
Habere göre Menzil tarikatına bağlı Nakış Gıda’nın yöneticisi Kenan Kasap açıklama yapmadığını söyledi. Kasap, “Alımı ihalesiz mi yaptınız?” sorusuna “Ortalık yangın yeriyken ne ihalesi?” diye karşılık verdi. Öte yandan Menzil’den gıda alımına aracılık ettiği iddia edilen Kızılay Başkan Yardımcısı Fatma Meriç Yılmaz ile Kızılay Basın Müşavirliği ise soruları yanıtsız bıraktı.
Nakış Gıda firmasının ofisinin de Menzil tarikatına İstanbul’daki merkezi olan Tuzla’daki Semerkant Kültür Merkezi’nin içerisinde yer aldığı öğrenildi. Kızılay Menzil tarikatına mensup olan Ferhat Danışman’ın Techno Health isimli şirketine de 2019 yılında ihale vermişti.

Cumhur İttifakı’nı seçimlerde destekleme kararı alan Menzil Cemaati, son yıllarda Türkiye’de olağanüstü bir güce ulaştı. Devlet içerisinde Gülen yapılanmasından boşalan kadrolara Menzil üyelerinin doldurduğu iddia edildi. Özellikle Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra TSK ve Emniyet içerisinde de taraftarlarını artırdığı sıkça konuşulmaya başlandı. Cemaatin tarikat-siyaset-ticaret üçgeninde faaliyetleri göze çarpıyor.
Menzil Cemaati’nin kuruluşları olan Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD), Semerkand Vakfı, Beşir Derneği ile Gençlik Eğitim ve Kültür Konfederasyonu (GENÇKON), 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinde Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı aldı. Bu durum, faaliyetleri dini alandan siyasi alana yönelen Menzil Cemaati’ne gözleri çevirdi.
Menzil Cemaati: Tarikat-siyaset-ticaret
Tarikat-siyaset-ticaret üçgeninde faaliyet yürüttü, devlette de sivil alanda da gücünü artırdı. 14 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’nı destekleme kararı aldı.
Cemaat, dini alanın yanı sıra Semerkand Şirketler Grubu adı altında da ticari hayatta boy gösteriyor. Bu gruba bağlı 17 şirket var. Televizyonculuktan pazarlamaya, gıdadan, özel hastaneye, online alışverişten kariyer sitesine kadar çeşitli ticari faaliyetler yürütülüyor.
Cemaat, Semerşah Turizm ve Erşah Turizm adlı şirketleriyle hac ve umre organizasyonu da yapıyor. Vakfa bağlı onlarca öğrenci yurdu eğitim alanına el atmış durumda. İstanbul’un Pendik ilçesinde bulunun Emsey Hospital ise cemaatin en bilinen sağlık kuruluşu. Menzil şeyhi de zaman zaman sağlık kontrollerini bu hastanede kalarak yapıyor.
Menzil Cemaati’nin propaganda faaliyetleri ise Semerkand Yayın Grubu üzerinden sürdürülüyor. Semerkant TV, Radyo 15, Semerkand Yayınevi, Hacegâh Yayınevi, Semerkand Dergisi, Semerkand Çocuk Dergisi, Semerkand Aile Dergisi, Genç Okur Dergisi cemaate ait yayın organları.
Menzil Köyü, Türkiye ve Avrupa’dan binlerce müridi her yıl ağırlıyor. Cemaat mensupları, tarikat şeyhini ziyaret ederek bağlılıklarını bildiriyor ve “tövbe alıyor. “Menzil Dergâhı’nı ziyaret edenler arasında kamu görevlileri de var. Türkiye’deki tarikatlar arasında en fazla “müride” sahip cemaatlerin başında Menzil geliyor.
Cemaatin Buhara kolu, Eskişehir ve Ankara’da aktif
Ölen Menzil Şeyhi Raşit Erol’un diğer oğlu Fevzeddin Erol ise 2003 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde satın aldığı çiftliği bir cemaat merkezine dönüştürdü. Kısa süre içinde birçok kişinin bölgeye gelmesinin ardından bölgenin adı Buhara Köyü oldu.
“Bilvanis Çiftliği” adıyla bilinen cemaat merkezini takip ettirdiği iddiasıyla dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Bilgin Balanlı, Balyoz soruşturması kapsamında ifadeye çağrılmıştı. Erol’un aynı zamanda Ankara’nın Pursaklar ilçesinde bir külliyesi de bulunuyor. Fevzeddin Erol’un özellikle Ankara, Eskişehir ve Afyon illerinde örgütlendiğine dikkat çekiliyor.
Sağlık Bakanlığı’nda örgütlendiler
Cemaatin en güçlü yapılanması Sağlık Bakanlığı’nda kurulmuştu. Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın da cemaate mensup olduğu sık sık gündeme geldi. Hatta Akdağ’ın döneminde bakanlığa ait bir özel jetin adının Menzil şeyhine atıf yapılarak “Gvs” konulduğu gündeme gelmişti.
Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün “Menzil-Bir Tarikatın İki Yüzü” adlı kitabında Menzil tarikatının Buhara kolunun şeyhi Feyzeddin Erol ile yapılan bir söyleşiye de yer verilmişti. Erol, cemaatin Sağlık Bakanlığı’ndaki gücüne ilişkin soruya “Ne olacak… Enerji eski Bakanı Taner Yıldız da Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ da bizim evimizde büyüdüler. Her hafta yanımda olan insanlardı. Şimdi selam vermiyorlar. Biz, Menzil’den kopunca bizden koptular. Biz değil, Menzilciler Türkiye’nin her yerinde güçlüdür. Bilmiyorum, devlette her yerde adamları var” yanıtını vermişti.
Menzil üyesi olan eski GATA Başhekim yardımcısı olan Dr. Ali Edizer, paylaştığı bir videoda, “Neden aldatıyorsunuz? Bir başkasını seviyorsanız, onu da alın. İnsan yuvasını yıkar mı? Medeni kanunla zaten mücadele ediyoruz” demişti. Edizer, bunun ardından görevden alınmıştı. Nakşibendi tarikatının kolu olan İskenderpaşa cemaatine mensup olan Fahrettin Koca’nın bakanlığa atanmasının da Menzil’in gücünü kırmaya yönelik olduğu konuşulmuştu.
Menzil Cemaati’nin son yıllarda TSK, Emniyet, Milli Eğitim gibi kurumlarda da “mürit” sayısını artırdığı belirtiliyor. Ancak bugüne kadar bu iddialarla ilgili ciddi bir araştırma yapılabilmiş değil.
Menzil Cemaat’inin AKP’nin yanı sıra geçmişte MHP ile BBP ile de yakından ilişkisi vardı. 12 Eylül döneminde birçok MHP’linin Menzil Dergâhı’na girip çıktığı yazıldı. Cezaevinde tasavvufa yönelen MHP’lilerin çıktıktan sonra Menzil ile bağlarını sürdürdüğü bilinen bir durum. BBP’nin helikopter kazasında ölen lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun Menzil’e bağlı olduğu biliniyor.
Yargıda ise şu an Menzil üyelerinin MHP eliyle etkinlik alanı bulduğu belirtiliyor. Özellikle Yargıtay ve Danıştay üyesi olarak MHP kontenjanından atanan birçok hâkim ve savcının, Menzil Cemaati’ne yakın olduğu yargı kulislerinde sıkça konuşuluyordu. MHP Genel Merkezi yönetiminde şu an Menzil’e yakın isimlerin bulunmadığı belirtilirken yalnızca MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyyup Yıldız’ın ise bu cemaate bağlı olduğu öne sürülüyor.

MENZİL DEVLETİN KORUMASINDA ZENGİNLEŞİYOR
Aralarında bakanlıklar da var: Menzil’e ait şirket ‘müşterilerini’ açıkladı. Menzil Cemaati’ne ait Ser Organizasyon Şirketi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın kendilerinin “müşterisi” olduğunu açıkladı.
Menzil Cemaati’ne ilişkin tartışma yaratacak bir ayrıntı daha ortaya çıktı.
BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, milyarlarca lirayı yöneten cemaatin farklı alanlarda faaliyet gösteren birçok şirketi var. Bu şirketlerden biri de 2011’de kurulan Ser Organizasyon isimli şirket. Organizasyonun internet sitesinde yer alan bilgilere göre de kamu kurumlarının milyonlarca liralık organizasyon işleri bu şirket tarafından yapılıyor.
Şirket internet sitesinde “Milli ve manevi değerleri şiar haline getirdiği” etkinlikler düzenlediğini belirterek “müşterilerini” şöyle açıkladı:
“Gençlik ve Spor Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Kızılay, Van ve Kahramanmaraş Valiliği, Şarkışla Kaymakamlığı, AKP’li Bursa, Kayseri, Ordu ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile MHP’li Kütahya, AKP’li Uşak ve Keçiören Belediyesi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu ile birçok yandaşın yönetiminde yer aldığı TÜGVA.”
İstanbul Ticaret Odası kayıtlarında ise şirketin resmi sahibinin Yakup Öztürk isimli bir şahıs olduğu ve şirketin merkezinin de İstanbul Sancaktepe’deki Semerkand İş Merkezi’nde olduğu belirtiliyor.
AKP DÖNEMİNİN İBB’SİNE KALIP SABUN SATMIŞLARDI
Seçimlerde iktidara desteğini açıklayan Menzil Cemaati’nin AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) kalıp sabun ve ramazan erzağı sattığı ortaya çıkmıştı.
Menzil Cemaati’ne ait Nakış Toptan Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 9 Aralık 216 tarihinde İBB iştiraki İSPARK’a 84 bin 807 TL bedelle kalıp sabun sattı. Aynı şirket 19 Temmuz 2013 tarihinde de yine İSPARK’a 130 bin 542 TL bedelle Ramazan erzağı sattı.
6 Şubat’ta meydana gelen büyük deprem felaketinin ardından Kızılay’ın, Menzil Cemaati’ne bağlı Nakış Gıda isimli bir şirketten gıda malzemesi, yardım kolisi satın aldığı iddia edilmişti. Depremzedeler için yapılan bu alımın ihalesiz olarak gerçekleştirildiği öne sürüldü. Ayrıca Menzil Cemaati’ne mensup olduğu bilinen Kızılay Başkanı Yardımcısı Fatma Meriç Yılmaz’ın da bu alıma aracılık ettiği belirtildi. (cumhuriyet.com.tr – 23.07.2023)
This entry was posted in DİN-İNANÇ, İrtica, ŞERİAT - İRTİCA - KARANLIĞIN AYAK SESLERİ, TARİKAT VE CEMAATLAR, YOBAZLIK - GERİCİLİK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *