ANLAT BAKALIM SAĞIR PAŞA

ANLAT BAKALIM SAĞIR PAŞA

Rıfat Serdaroğlu: 07 Mayıs 2022

Gençtiler. Sessiz, sakin, çekingen yapıda, fazla konuşmayan, yüksek sesle kahkaha atmayan birer ergen idiler. Çünkü yüksek sesle kahkaha atmanın günah olduğu (!) söylenmişti onlara.
Üç arkadaştan “abi” pozisyonunda olan Hulusi Akar idi. Diğer ikisi ise, Tornacı Hamdi Ustanın oğlu Abdullah (lakabı Sakal Apo) ve Kokucu Muzaffer’in oğlu Fehmi (Kel Fehmi) idi!
Üçü, bir akşam 2,5 liraya en ucuzundan bir galon, halk dilinde adı “Köpek Öldüren” olan Dimitrokopulo şarabından alıp, Erciyes Dağı eteklerine gittiler ve demlenmeye başladılar.
Gençlik işte hem içtiler, hem de sohbete daldılar. Birden öyle bir patlama oldu ki, sanki yer yerinden oynadı!
Durum sonradan anlaşıldı. Oturdukları yer Ramazan Topu atılan tepenin tam altıydı! 30 Ağustos Fener Alayları geçerken, görevliler top atışı yapıyordu!
İşte o an Hulusi’nin sağ kulağı, Sakal Apo’nun da sol kulağı gitmişti. Kaput yani! O günden sonra üç arkadaş arasında Hulusi’nin adı “Sağır Paşa” olarak kaldı! Sakal Apo’nun tam da Milli Bayramlarımıza denk gelen zamanlarda kulak ağrısı tutar ve Anıt Kabir’e gidemez di ya, işte bu yüzden! Lütfen yanlış anlamayın, yoksa Sakal Apo, sıkı Atatürkçüdür! Hulusi ise, nefesi kuvvetli bir hocanın torpiliyle askeri okula girebildi!
Sınırlarımızı korumak Türk Ordusunun görevidir. Sınır nöbeti askerlikte “Namus” olarak kabul edilir. Namusunu nasıl koruyorsan, vatanın sınırlarını da aynı hassasiyetle koruyacaksın!
İnsanlarımız soruyor; Nasıl oldu da 10 milyona yakın insan sınırlarımızdan, pikniğe gider gibi ellerini kollarını sallayarak geçiyor? Bizim Kara Kuvvetlerimiz ne yapar? Sınırlarımız elek olmuş, gelen geçiyor!
İşte yukardaki olayı, insanlarımızı aydınlatmak için anlattım! Arkadaşlar; Hulusi Paşa, sığınmacılar sınırlarımızdan sürüler halinde geçerken duymadı mı diye ısrarla soruyorsunuz?! Elbette duymaz, duyamaz, çünkü sonradan olma sağır kendisi!
Duysa müdahale etmez mi? Eder, eder! Dünyada, emekli olduktan sonra kendisine özel üniforma diktiren tek sivil olan Hulusi Paşa cesur adamdır. Kafası bozuldu mu, kişiye özel helikopterine atlar, Sakal Apo’yu ziyaret eder! Esas acıklı olan, Hulusi Paşanın duymamasının yanında, görmemesidir!
10 milyon sığınmacı, askeri düzende uygun adım geldiler ve ülkemizin belli bölgelerine yerleştirildiler. Mısır’daki Sağır Sultan’ın duyduğunu duymayan, çalgıcı Kör Baro’nun gördüğünü görmeyen, gözleri tavukkarası hastalığına yakalanmış yetkililerden kime ne hayır gelir bilmem ama Türk Milletine hayır gelmez…
Aziz Türk Milleti;
AKP’nin Suriye-Irak politikası, Erdoğan-Davutoğlu-Babacan-Hulusi Akar- Hakan Fidan ekibi ile ABD tarafından oluşturulmuştur. Bu inkar edilemez bir gerçektir. Sorumluları, ABD’nin emperyalist heveslerine boyun eğen bu kişilerdir. Sığınmacılar olayı, sistemli bir istila eylemi ve ABD Başkanı Wilson’un “Türk’ün Anadolu’dan sürülmesinin” günümüzdeki planıdır.
Türkiye adım-adım bir kaosa, bir iç çatışmaya sürüklenmektedir. Süleyman Soylu adlı atanmış Bakan’ın sözlerine bakarsanız, AKP’nin niyeti çok açık olarak görülmektedir…
Bu konuda bildiklerimizi, yarın yazmaya çalışacağız!
Sağlık ve başarı dileklerimle
This entry was posted in Politika ve Gundem, Rifat SERDAROĞLU yazıları, TSK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *