MERMİ ve Domates, patates, sivri biber

Roni Margulies (Sosyalist İşçi)
ronmargulies@btinternet.com

Domates, patates ve sivri biber

Seçimler yaklaşırken, bir sosyalist için en kolay şey, elbette, çevresindeki herkese niye AKP’ye oy vermeyeceğini ve vermemek gerektiğini anlatmak.

Burada hiçbir zorluk yok. Ekonomik politikalarında zenginden ve işverenden yana, işçiye ve çalışana düşman bir parti. Sosyal politikalarında muhafazakâr, kadın düşmanı, özgürlük düşmanı bir parti. Memleketin temel sorununda barış perspektifinden tümüyle vazgeçmiş bir parti. Barıştan vazgeçtiği için silahlı “çözüm” peşinde bir parti. Devletin çıkarlarını vatandaşın çıkarlarının önüne koyan bir parti.

Bunlar kolay. Zaten partinin başkanı bunları o kadar güzel anlatıyor ki, bizim anlatmamıza gerek bile bırakmıyor. Fiyatlardan şikâyet eden seçmenlere şöyle diyor:

“Ne diyorlar, domates, ne diyorlar, patlıcan. Ne diyorlar, sivri biber. Yahu düşünün be, bir merminin fiyatı nedir, düşünün. Düşünün, benim Mehmed’imin giyinip kuşanıp bu teröristlere karşı verdiği mücadelenin bedeli nedir, bir düşünün. Siz hâlâ domates, patates, sivri biber konuşuyorsunuz.”

Yani kısacası, “Paralar mermilere gidiyor, siz de biraz aç kalın, ne olacak” diyor.

Böyle bir partinin seçimlerden büyük bir yenilgiyle çıkması domates, patates veya sivri biber yiyen herkes için çok önemli. Milliyetçilikten, ırkçılıktan, göçmen düşmanlığından, MHP’den hoşlanmayan herkes için çok önemli.

O zaman, önümüzdeki temel soru, bu yenilgiyi sağlamak için ne yapmalı?

Bu sorunun cevabı da zor değil. Yukarıda iki paragrafta anlattıklarımı anlatan, işçi haklarını, barışı, göçmen haklarını savunan bir parti olmalı. Böyle bir parti yoksa, böyle adaylar olmalı. Seçmenin önüne böyle bir alternatif koymanın yolları, şu veya bu şekilde, bulunmalı.

Bu parti veya adaylar kazanmasa bile, AKP-MHP’nin bir alternatifi olduğu kanıtlanmış olur. Milliyetçiliğin, ırkçılığın, göçmen düşmanlığının, savaşçılığın tek seçenek olmadığı gösterilmiş olur.

Milliyetçi, ırkçı, göçmen düşmanı, savaşçı olmayanlar yalnız olmadıklarını görmüş olur, yüreklenir, önümüzdeki mücadeleler için moral kazanır.

Denebilir ki (ve maalesef deniliyor), bütün bunlara gerek yok, CHP var, ona oy vermek gerek.

CHP’nin, üstelik de İYİ Parti ile ittifak hâlindeki CHP’nin, milliyetçiliğe, ırkçılığa, göçmen düşmanlığına, savaşçılığa karşı bir alternatif olduğunu düşünen varsa, buyursun CHP’ye oy versin. Hatta gitsin CHP’den aday olsun. Hatta oylar CHP’ye gitsin diye kendisi aday göstermesin.

İyi de, iki sorun var. Birincisi, CHP-İYİ Parti oyları AKP-MHP oylarını tutmuyor. İkincisi ve daha önemlisi, seçim sonrası mücadeleler için bir alternatif yaratma olanağı yine tepilmiş oluyor.

https://marksist.org/icerik/Yazar/11529/Domates,-patates-ve-sivri-biber
This entry was posted in Ekonomi, Politika ve Gundem, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *