YABLUNSKA CADDESİNDE NELER OLDU?

Tarihe geçecek bir katliam… Yablunska Caddesi’nde neler oldu?
‘Rus askerleri ilk başta çok kibardı’

Hürriyet – Derleyen: Selin Irmak Kaçmaz- Nisan 10, 2022

Rus askerlerinin Ukrayna’nın Buça kentinde gerçekleştirdiği ‘sivil katliamına’ dair detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Kremlin’in ‘kurgu’ olarak adlandırdığı, Ukraynalı yetkililerin ise şu ana kadar 410 sivilin cansız bedenine ulaşıldığını açıkladığı katliamın birinci derece şahitlerinin anlattıkları kan donduruyor. İşte yerel halkın gözünden korkunç katliamın detayları…

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sürerken her gün yeni bir ‘dehşet’ haberi alıyoruz. Sivillerin yaşadığı zorluklar ve maruz kaldığı şiddetin boyutu günden güne büyüyor. Rus askerlerinin, Ukraynalı kadınlara işlediği ‘tecavüz suçu’ tüm dünyada yankı bulurken, şimdi de Buça’da katledilen siviller gerçeği ile karşı karşıyayız.
Ukrayna’nın Buça şehrinde yaşanan sivil katliamı günlerdir dünyada bir numaralı manşet halinde. Ukraynalı yetkililer şu ana kadar 410 sivilin cansız bedeninin bulunduğunu açıklarken, gerçek sayısının ise bundan çok daha fazla olduğunun altını çiziyor.
Rusya’nın ısrarla ‘sivillerin toplu şekilde öldürüldüğünü yalanlayarak görüntülerin kurgu olduğunu, cesetlerin sokaklara sonradan yerleştirildiğini’ iddia ettiği Buça’da gerçekten neler oldu?
ŞEHRİN İŞGALİ 27 ŞUBAT’TA BAŞLADI
Rus kuvvetleri, Kremlin’in Ukrayna’yı işgal etme planının bir parçası olarak 27 Şubat’ta Buça’ya girdi. Ancak Rus ordusu şiddetli bir direnişle karşılaştı.
Tanklar ve diğer zırhlı araçlar Vokzalna Caddesi’nden Kiev ile aralarındaki son doğal engellerden biri olan Buça Nehri’ne doğru ilerledi. Diğer tarafta 50 Ukraynalı gönüllüden oluşan grup, köprüyü geçmeye çalışan birkaç aracı püskürttü ve onları Yablunska ile kesişme noktasından geri gönderdi.
Saldırı bölgesinin yakınında yaşayan Viktor Shatylo, “27’sinde, yok edilen teçhizata bakmak için dışarı çıktık. Her şeyin çoktan bittiğini düşündük, ama bu sadece başlangıçtı” diye anlatıyor.
Ukraynalı savunucuları hızla geri püskürten Rus kuvvetleri, Mart ayı başlarında Buça’yı işgal etti. Konumlarının Ukrayna ordusuna bildirilmesinden endişe duyan Rus askerleri, insanlara şehrin güney kenarındaki Buça Nehri’ne paralel uzanan sokaktan uzak durmalarını emretti.

‘RUSLAR İLK BAŞTA ÇOK KİBARDI’
Rus birlikleri, kaçan vatandaşların boşalttığı evleri işgal etti, şehrin her yerinde üsler ve karakollar kurdu. Bazı yerliler, işgalin ilk günlerinde Rus askerlerin kendilerine oldukça kibar davrandığını söylüyor. Bunun yanı sıra bazı birliklerin, Buça’ya gelme nedenini veya böyle bir savaşın neden başladığını anlamadıklarını itiraf ettiklerini de anlatıyorlar.
RUS ASKERİ: ‘DEDEM BURADA OLDUĞUMU ÖĞRENSE MEZARINDA TERS DÖNER’
Yüzlerce yerlinin sığındığı bir anaokulu bodrumunun sorumluluğunu üstlenen Lora Khvorostyna, jeneratör için yakıt aramaya gittiğinde iki Rus tankına çarptığından ve hiç beklemediği bir muamele ile karşılaştığından bahsediyor.
“Bir asker beni görünce ‘Deli misin? Burada bir keskin nişancı var” diye uyardı ve terk edilmiş bir arabadan yakıt alıp bana verdi. Benimle ayak üstü sohbet de etti ve ‘Dedem burada olduğumu öğrenseydi mezarında ters dönerdi. Kendisi Chernihiv’de doğmuştu’ dedi” diye anlatıyor.
Ancak işgalden bir hafta sonra işin rengi değişti, Buça’da atmosfer tam anlamıyla ‘karardı’. Rus birlikleri, yerel halka saat 16.00’dan sonra evde kalmalarını söyleyerek sokağa çıkma yasağı ilan etti ve şehrin en yüksek binalarına keskin nişancılar yerleştirdi.
Öte yandan yerel halk, kontrol noktalarındaki Rus askerlerinin nefesinde alkol kokusu aldıkları detayını da veriyor.  Yablunska Caddesi gerilimin odağı haline geldi. Yablunska’da yaşayan 56 yaşındaki Sergey Zubenko, askerlerin sokağa çıkan herkesi vurma emri aldıkları konusunda vatandaşları uyardığını söyledi.
İŞE GİTMEK İÇİN O YOLU KULLANMAK ZORUNDAYDI
Tüm bunlar olurken Volodymyr Borovchenko, Yablunska Caddesi’ndeki işine gitmek için yola çıktı ve yasaklı bölgeye girdi. Borovchenko için işe gitmenin için tek yolu Yablunska’ydı. Yani anlayacağınız ya işe gidemeyecekti ya da mecbur o yolu kullanacaktı.
O, özel ihtiyaçları olan çocukların bakımını sağlayan bir kurumda çalışıyordu ve işe gitmek zorundaydı. Olay yerinde yaşayan bir vatandaş, işe gitmek için Yablunska Caddesi’ni kullanan Borovchenko’nun bir keskin nişancı tarafından vurularak ‘delik deşik’ edildiğini söyledi.
Bu Buça’da öldür ne ilk ne de son sivil olacaktı.
Vasyl Mykolayovych isimli vatandaşın anlattığına göre, Rus kuvvetleri geçtiğimiz hafta bölgeden geri çekildiğinde Yablunska’da 17 ceset yerde yatıyordu. Yablunska’daki çatışmalar, Rusya’nın Buça kentinde bir aydır süren işgalin sadece bir parçasıydı. Ukraynalı yetkililer Buça’da bilinen 410 sivilin katledildiğini söylese de Rusya bu saldırıları kabul etmiyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Bucha kentinde ortaya çıkan görüntüleri provokasyon olarak yorumlayarak, “Bucha’daki durum bir sahte saldırı, kurgulanmış görüntüleri sosyal medyada Batı ve Ukrayna yaydı. Batı, Ukrayna’daki insani durum ile ilgili spekülasyon oluşturma girişiminde bulunuyor. Rusya Federasyonu bu girişimi barış ve güvenliğe tehdit oluşturan bir provokasyon olarak değerlendiriyor” demişti.
‘RESMEN CANAVARA DÖNÜŞTÜLER’
Ukrayna halkına ve yetkililere göre, Ukrayna güçlerinin sert direnişi nedeniyle artan kayıplarla karşı karşıya kalan Rus askerleri hayal kırıklığını yerel halka yöneltti. Vatandaşlar, askerlerin bazılarının insanları sadece ‘terör estirmek’ için öldürdüğünü söylüyor.
48 yaşındaki Maria Rusyn, evinin garajının önünde iki kişinin infaz edildiğine şahit olduğunu anlatıyor, “Askerler resmen canavara dönüştüler. Kan lekeleri hala garaj kapımda duruyor” diyor.
Maria Rusyn, kıdemli bir asker olan 31 yaşındaki komşusu Vladyslav Verhynskiy’nin iki hafta önce çöpü çıkarmak için dışarı çıktığını ve bir daha eve dönmediğini söylüyor. Verhynskiy’nin annesi Lyudmyla, evlerinin yakınındaki apartmana konuşlanmış olan Rus birliklerine oğlunun yerini söylemeleri için yalvarsa da bir cevap alamadı.
Lyudmyla, yakındaki bir evin bahçesinde odun ararken oğlunu kanlar içinde yatarken halde buldu. İki komşusu da oğlunun yanında cansız bir şekilde yatıyordu.
Rusyn, “Kabuslarınızda dahi göremeyeceğiniz şeyler burada oluyordu” diyor.
Yerel yetkililere göre, Bucha’da sivil ölümleri öyle hızlı arttı ki, morgda yer kalmadı. Sokaklarda onlarca ceset yatıyordu. Ölenlerin bir kısmı şehir merkezindeki St. Andrew Kilisesi’nin yanındaki toplu mezara ve ayrıca aceleyle kazılmış çukurlara gömüldü.

Geçtiğimiz perşembe günü belediye çalışanları son üç gün içinde topladıkları cesetleri bir minibüse yükledi, mezarlığa getirdi. Tam 33 siyah ceset poşeti vardı. Bir torbada 12 yaşındaki çocuğun cansız bedeni yatıyordu.
‘VURDULAR, ÜZERİNE BASIP GİTTİLER’
Yablunska Caddesi’nin arkasında, iki Rus askeri, Lenoid adlı bir adamın belgelerini kontrol ederken, Iryna Hryhorivna, apartman penceresinden sessizce olanı biteni izliyordu.
Lenoid, belgeleri aldıktan sonra arkasını döndüğünde askerlerden biri silahını çıkardı. Iryna Hryhorivna, “Onu tam başından vurdu. Penceremin önündeki arabanın hemen yanına düştü. Üzerine basıp çekip gittiler” diye anlatıyor.
Rusya’nın tüm inkarlarına rağmen, Alman istihbarat teşkilatı BND, Rus askerlerinin sivil cinayetleri tartıştığı ses kayıtlarına ulaştı. Almanya’nın iddiasına göre söz konusu ses kayıtları katliama Wagner Grubu’nun da dahil olduğunu ve Rus askerlerinin sivilleri kasıtlı olarak hedef aldığını kanıtlıyor. Bucha’dan gelen ses kayıtları katliamın bireysel olarak kontrolden çıkmış askerler tarafından değil sistematik olarak gerçekleştirildiğini ortaya koyuyor. BND sivillerin hedef alınmasını, Rusya’nın askeri stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Alman istihbarat uzmanları sivil cinayetlerinin merkezi bir emirle işlenmesinin muhtemel olduğunu açıkladı.
Buça civarında, Rus kuvvetleri çıkmaza girmişti. Ukrayna ordusu birlikleri, Buça ve diğer Rus işgali altındaki bölgelerde gizlice çalıştı. Özel kuvvetler, Rus karakollarına el bombaları yağdırdı, topçu saldırılarına rehberlik etti ve yüksek yerlerden kesin nişancılar ile ateş etti. Bu olanlardan sonra Rus askerleri, yerel nüfusu daha şiddetli bir şekilde incelemeye başladı.
ASKER AVINA ÇIKTILAR, ŞÜPHE ÇEKEN TÜM ERKEKLERİ TOPLADILAR
10 Mart’ta Rus birlikleri, Buça’nın yerleşim bölgelerini taradı, kapıları baltalarla kırdı, evlere baskın düzenledi ve devam eden yerel sorunların nedenini ortadan kaldırmaya çalıştı. Rus birliklerinin amacı, ‘gizli askerleri’, özellikle de 2014 yılında işgal ettikleri Donbas bölgesinde savaşanları bulmaktı. Bölgede savaşanlar listesindeki adamları ararken, şüphe uyandıran herkesi topladılar.
Şüphe uyandırdığı için toplanan erkekler çırılçıplak soyunmaya zorlandı ve vücutları tarandı; askeri dövmeler, silah kullanımına işaret eden izler ve ellerinde tetik çekmeye bağlı oluşan nasırlar var mı yok mu diye detaylıca bakıldı.
Igor Konovalov da Yablunska Caddesi’nde yaşıyordu ve kendini silah zoruyla çıplak buldu. Silahı tutan asker ona, “Sivil nüfusu öldürmeyeceğiz” diye güvence verse de yine de tehdidi ihmal etmedi: “Ama şu anda parmaklarımızın tetiğin üzerinde olduğunu unutmayın.”
Bucha civarında erkekler kaybolmaya başladı. Vücutları günler sonra, elleri arkadan bağlı bir şekilde sokakta bulundu.  Buça’da yaşayan Oleksandr Viktorovych, çok fazla insanın öldürüldüğünü anlatıyor, “İnsanları saklandıkları bodrumlardan çıkardılar, ellerini bağladılar, çömelttiler ve öldürdüler” diyor.
‘KAÇMAK İSTEYEN ADAM DİRİ DİRİ YANMAYA MAHKÛM EDİLDİ’
Rus birlikleri yerel halka evlerinden çıkmamalarını, sokakların yasak olduğunu, özellikle de Rus komutanların kasabanın güney sınırı olarak belirlediği Yablunska’nın yasak olduğunu söyledi.
Ukrayna kuvvetleri yaklaşıyor ve Rus mevzilerini bombalıyordu. Savaş şimdi tam anlamıyla Buça’ya gelmişti. Yerliler ise karar vermesi imkânsız bir ikilem arasında kaldı; Buça’daki mücadeleye dayanmak ya da bölgeden çıkmaya cesaret etmek.
Kaçmaya karar veren aileler, özel araçları ile Kiev’e doğru yola çıktı. Rus birlikleri ise arabalara ve tahliye otobüslerine ateş açtı. Iryna Hryhorivna, şahit olduğu o anları şöyle anlatıyor: “İki çocuğu ile bölgeden kaçmaya çalışan bir adamın arabası önümüzden geçiyordu. Arabayı vurdular, alev aldı. Çocuklar kaçmayı başardı ama adam diri diri yanmaya mahkûm edildi.”

57 yaşındaki Tanya Nedashkivs’ka, Buça’da öldürülen kocasının yasını tutuyor.
‘YOLA ADIM ATARSANIZ ÖLÜRSÜNÜZ!’
Öğleden sonraları sokağa çıkma yasağının başlamasıyla birlikte Rus keskin nişancılar, Yablunska ve Vokzalna Caddeleri’nin kesiştiği noktadaki yüksek binalara çıkıp, konuşlanıyorlardı. Iryna Hryhorivna, askerlerin onlara “Yoldan karşıya geçemezsiniz. Hiçbir yere gidemezsiniz. Kaldırıma ya da yola ayak basarsanız hemen ölürsünüz” dediğini anlatıyor.
ŞEHİR 29 MART’TA KURTARILDI AMA…
Ukrayna ordusu, batıdan ve güneyden Buça’ya doğru ilerledi. Rus kuvvetleri 29 Mart’ta şehri terk etmek zorunda kaldı.
Ukrayna birlikleri Buça’yı geri aldıktan bir gün sonra, Yablunska Caddesi’nde yaşayan Zubenko ailesi, 59 yaşındaki kuzenini ziyarete gitti. Bay Zubenko ve eşi, kuzenini evinden 200 metre uzakta sokakta yatarken buldu. Bacaklarda üç, göğsünde ise iki kurşun yarası vardı. Cesedini yoldan alıp eve getirdiler ve arka bahçeye gömdüler. Şehir geri alındı ama geride çok fazla katledilen sivil kaldı…
Ortaya yeni çıkan kanıtlar hem Almanya’da hem de dünya medyasında geniş yer aldı. İki eski Alman hükümet bakanı Putin de dahil olmak üzere Rus yetkililere karşı bir savaş suçları soruşturması açılmasını istedi.

The Wall Street Journal’ın ‘Horrors of Ukraine’s Bucha Laid Bare on Yablunska Street’ haberinden derlenmiştir.

https://www.hurriyet.com.tr/dunya/tarihe-gececek-bir-katliam-yablunska-caddesinde-neler-oldu-rus-askerleri-ilk-basta-cok-kibardi-42039586
This entry was posted in EMPERYALİZM, FAŞİZM, SAVAŞLAR-ÇATIŞMALAR. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *