Behzat Ç’apulcu

Yılmaz Özdil
09 Haziran 2013

Behzat Ç’apulcu

25 senelik polis. AKP’li başbakan yardımcısı dahil…
Yedi bakan’ın korumalığını yaptı.

Emniyet müdürlerini korudu.
Şu anda hâlâ aktif görevde.
Sicili tertemiz.
Oğlu var, 22 yaşında.
Gazi Üniversitesi’nde okuyor.
Kamu Yönetimi’nde.
Pırıl pırıl, aslan gibi delikanlı.
Üç gün önce gözaltına alındı.
Çapulcu.
Sırt çantasına bakıldı.
Türk bayrağı… Limon ve su çıktı.
İfadesi alındı, serbest bırakıldı.
Polis babasına teslim edildi.
Çanta, bayrak, limon iade edildi.
Polis baba tutanağa baktı.
Suç unsuru olarak Türk bayrağı, limon ve “taş” ele geçirildiği yazıyordu.
Türk bayrağının suç unsuru olması kepazeliğini bir kenara bırakalım…
Hayatını devlete adamış kanun adamının, bayrak taşıyan yurtsever oğluna “taş” monte edilmişti.

Oğluna “suç unsuru” sokuşturan meslektaşlarına isyan etti, “madem taş yakaladınız, Türk bayrağı ve limonu nasıl iade ettiyseniz taşı da iade edin” dedi.
Veremediler tabii…
Tutanakta vardı.
Ortada yoktu.
Çapulcunun babasının polis olduğunu bilmiyorlardı. İş işten geçmişti. Ayıklasın artık polis baba, pirincin taş’ını!

*

“Evlat” sahibi olan polislerin bu hazin örneği utanarak okuduğunu tahmin ediyorum… Evladı “polis” olanlar da, şu örneği okusun.

*

İzmir…
Eli sopalı tipler, çocuklara saldırdı.
Vali çıktı, hemen reddetti.
Onlar polis değil dedi.
Emniyet müdürü çıktı, hayret…
İtiraf etti, onlar polis dedi.
Peki siz hiç bugüne kadar, emri altındaki memurları örtbas etmektense,
basının önüne atan emniyet müdürü görmüş müydünüz?
İlk defa gördük.
Çünkü…
Bizzat vali “onlar polis değil” deyince, eli sopalı tiplerin “AKP’li” olduğu yazılmaya başlanmıştı.
İşte tam bu noktada, emniyet müdürü çıktı, AKP’yi ak’lamak için derhal itiraf etti.
Yani?
AKP için çocuklarımızı dövdüler.
AKP için kurban edildiler.
Başta İzmir Barosu, bütün İzmir peşlerinde, yanlarına bırakılmayacak…
AKP için polislikten atılacaklar.
En iyi ihtimal sürülecekler.

*

Demem o ki…
Devletin emir kulu olmanızı anlarız.
Padişahın kapıkulu olmayın kardeşim.

Hürriyet

This entry was posted in DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, EMPERYALİZM, Politika ve Gundem, Yılmaz Özdil. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *