COLİN POWELL GİZLİ ANLAŞMASINDAN GİZLİ OSLO MUTABAKATNAMESİNE

COLİN POWELL GİZLİ ANLAŞMASINDAN
GİZLİ OSLO MUTABAKATNAMESİNE

Naci KAPTAN

Değerli okur,

AKP’nin ortaya çıkmış olan iki GİZLİ ANLAŞMA / MUTABAKAT belgesi vardır.Her iki görüşme ve anlaşma Devlet’ten gizlidir.Devlet arşivlerinde de kayıtlarının varlığı şüphelidir.Devlet siyasallaştırılarak AKP’leşmiştir.

AKP’nin iktidara gelişiyle birlikte, yabancı Devletlerle yapılan görüşmelerde Devlet arşivi için kayıt tutulma kuralına son verildi.Görüşmelerde bulunması gereken Büyükelçiler,Dışişleri Bakanlığı görevlileri görüşmelerden dışarı çıkartıldı.Böylece görüşmeler kayda alınamadı,Devletin devamlılık ilkesi adına var olması gereken kayıtlar oluşturulmadı.Özetle görüşmeler gizli kaldı !!!

Gizli olan OSLO görüşmelerinin mutabakat belgesi
CHP tarafından açıklanmıştır.Üzücü olan şudur ki ;

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ,
bölücü terör örgütü PKK ile masaya oturmuştur.
Her türlü siyasi görüşmelerde EŞİTLİK ilkesi vardır.
Bu nedenle Devlet terör örgütüyle görüşürse,
Örgütle aynı düzeye inmiş olur.

AKP’nin demokrasi açılımı adıyla duyurduğu,Habur’da PKK’lı teröristlerle
davullu kucaklaşmasının ucu Oslo’da İngiltere gözetiminde PKK ile gizli anlaşmalara varmıştır.

AKP’nin imzaladığı söylenen ve toplumdan TBMM’den gizli tutulan 2 ayrı anlaşma vardır.Tesadüfe de bakınız ki her iki gizli anlaşma da 9 madde,iki sayfadır.

BİRİNCİ ANLAŞMA ;
Zamanın Dışişleri bakanı olan Abdullah Gül ile ABD Dışişleri Bakanı Colin Powel arasında 3 Nisan 2003 tarihinde imzalandığı bizzat Gül tarafından söylenmiş olan gizli anlaşmayla, Türkiye ABD ve Batı ülkelerine çok büyük tavizler vermiştir. * Anlaşma yazının ekindedir ”

İKİNCİ ANLAŞMA ;
CHP tarafında açıklanmış olan gizli OSLO mutabakatnamesidir.
CHP sözcüsü Haluk KOç’un açıklamasına göre bu da 2 sayfa 9 maddedir.
Metin, üç paragraflık giriş ve 9 maddeden oluşurken, taraflar arasında arabuluculuk yapan ‘Hakem Devlet Temsilcileri’ tarafından taraflar adına imza altına alındığı ve aslının Hakem Devlet arşivinde saklandığı kaydedildi.

* Bakınız gizli bir anlaşma imzalıyorsunuz ama belgenin aslı bu toplantıyı yöneten ve denetleyen İngiltere başta olmak üzere yabancı Devletlerin kasasında saklanıyor.AKP iktidarında Türkiye’nin bağımsızlığı işte böyledir.*

Başbakan Erdoğan başlangıçta PKK ile gizlice görüşüldüğünü reddetmişti.
Hatta çok ağır sözlerle bu iddianın ispatını yapamayanları da şerefsizlikle suçlamıştı.

Daha sonra Devleti yöneten siyasetçilerin MİT aracılığıyla PKK ile görüşme yaptıkları ortaya çıktığında Başbakanın “şerefsiz” sözcüğü bumerang gibi adresine geri dönmüştü !!!

Bilindiği gibi GİZLİ OSLO GÖRÜŞMELERİ’nin kanıtları Cumhuriyet savcılarının eline geçince var olan belgelerde Türkiye aleyhine çok önemli bilgilerin varlığı görülmüş ve MİT müsteşarı sanık olarak ifadeye davet edilmişti.Müsteşarın tutuklanma ihtimali de ortaya çıktığından MİT Müsteşarı Savcı’dan kaçırıldı.24 saat içinde çıkartılan kanunla MİT müsteşarı Başbakanın yasal koruması altına alındı,özetle başkanın adamı zırhlandı !!!

Değerli Okur,

PKK’lı teröristlerle yapılan gizli görüşmeler sonucu AKP’nin PKK teröristleriyle imzaladığı CHP tarafından açıklanmış olan OSLO MUTABAKATNAMESİ aşağıdadır .

PKK, şehit ettiği 40 bin askerimiz,güvenlik görevlimiz,korucumuz ve sade vatandaşımızın kanı üzerinden AKP’yi masaya oturtmuş ve anlaşma imzalamıştır.Söyleyin bakalım el mi yamandır bey mi !!!

Terörün neden azdığını şimdi daha iyi anlamak olasıdır !!!

Naci KAPTAN
19 Eylül 2012

AKP- PKK Mutabakat Metni”

CHP sözcüsü Haluk Koç, Oslo görüşmelerinde “AKP- PKK mutabakat metni” başlıklı bir metin açıkladı.

Chp sözcüsü ve Genel Başkan yardımcısı Haluk Koç, Oslo görüşmelerinde MİT ile Pkk’nın, hakem devlet İngiltere gözetiminde mutabakata vardığını öne sürdü. Koç, “AKP- Pkk mutabakat metni” başlıklı bir de metin açıkladı.

Koç, Oslo görüşmeleri iddialarına karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Eğer böyle bir şeyi gösteremiyorsa bu adamlar namerttir” sözlerine, dokuz maddeden oluşan bir metinle cevap verdi.

“BAŞBAKAN’IN ZİHNİ YENİ AÇILDI, İTİRAF ETTİ”

Koç, geçtiğimiz hafta Başbakan’a Oslo görüşmeleri konusunda sorduğu beş soruyu hatırlatarak “O günden bugüne yedi gün geçti, Başbakan’ın sonunda uçakta birden zihni açıldı. Olayları biraz hatırlamaya başladı” dedi.

Başbakan’ın Bosna-Hersek dönüşü gazetecilere bazı şeyleri ‘itiraf’ etmek zorunda kaldığını ifade eden Koç, “Ben de kendisine şunu soruyorum; senin Pkk ile yaptığın mutabakat protokolünü hakem devlet, iki taraf adına imzalayıp muhafazasına aldı mı, almadı mı?” dedi.

“İRADENİ İNGİLTERE’YE TESLİM ETMİŞSİN”

Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte metin burada. 2 sayfa, 3 paragraflık giriş ve 9 maddeden oluşan, sanki noter tasdikli. İş-bu mutabakat metni taraflar arasında arabuluculuk yapan hakem devlet temsilcileri tarafından yani İngiltere tarafından taraflar adına imza altına alınmış ve aslı hakem devlet merkezinde arşive alınmıştır.
Sen iradeni İngiltere’ye teslim etmişsin. Senin adına imza attığı, resmi protokolde belirlenmiş. ‘Benim altında imzam var mı, yok mu’ diye şimdi soruyorsun. Bu ne pişkinlik sayın Başbakan!

HAKAN FİDAN, ANA DİLDE EĞİTİM İÇİN PKK’YA SÖZ VERDİ Mİ?

Koç, MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın, ana dilde eğitimle ilgili Pkk’ya “Nasıl olsa orası özerk bölge olacak. Öğretmen tayini dahil, eğitim hizmetleri belediyelere, valilere devredilecek” diye söz verip vermediğini de sordu.

ÖNCE MECLİS’E, SONRA YARGIYA

Koç, gazetecilerin “Başbakan, ‘bu metin sahte, böyle bir metin yok’ derse bunu kanıtlayabilir misiniz?’ sorusu üzerine ise “Hangi tarihte, nerede ele geçtiğine dönük 2 bin 400 sayfalık KCK iddianamesi ve Hakan Fidan iddianameleri var ortada” dedi. Koç, diğer bir soru üzerine söz konusu metinle ilgili yargıya çağrı yapma zamanının geleceğini ifade ederek öncelikle bir Meclis denetimi sürecinin devreye sokulacağını ardından belgeleriyle suç durusunda bulunacaklarını söyledi.

İŞTE O METİN

Koç’un açıkladığı, “AKP- Pkk mutabakat metni” başlıklı metin şöyle:

Türkiye ve Pkk temsilcileri arasında yapılan görüşmelerde mutabakata varılan hususlar:

Yaşanan çatışmalı sürecin Türkiye’de şiddet, can ve mal kaybına neden olduğu gerçeğinden ve kalıcı barış, güvenlik, uzlaşı ihtiyacından hareketle; taraflar Oslo toplantıları sürecinin devamı konusunda hem fikirdirler.

Taraflar, demokrasi, insan hakları ve evrensel hukuk ilkeleri temelinde Kürt sorununun çözümünde diyalog ve müzakere yolunun esas alınması konusunda görüş birliğine ulaşmış ve bir an evvel müzakerelere başlamanın gerekliliğine inanmaktadırlar.

Oslo sürecinin başlangıcından bugüne dek yürütülen çalışmalar ve atılan olumlu adımlar, Kürt sorununun siyaset zemininde ve kamuoyu nezdinde tartışılabilir hale gelmesine ciddi katkı sağlamıştır.
Üzerinde mutabakata varılan hususlar:

1-Taraflar, süregelen Oslo ve İmralı süreci bağlamında Kürt sorununun çözümü konusundaki kararlılıklarını koruduklarını bir kez daha belirtmişlerdir.

2-Taraflar, bu güne kadar Oslo ve İmralı süreçlerinde vurgulanan Kürt sorununun kalıcı çözümüne yönelik temasların sürdürülmesi ve yürütülecek çalışmaların Anayasal ve yasal çerçevede sonuçlandırılmasının esas alınmasının gerekliliği konusunda varılan mutabakatları teyit ederler.

3-Taraflar, 10 Mayıs 2011 de İmralı’da yapılan görüşmede Sayın Öcalan tarafından sunulan, “Türkiye’de Temel Toplumsal Sorunların Demokratik Çözüm İlkeleri Taslağı’, “Türkiye’de Devlet ve Toplum İlişkilerinde Adil Barış İlkeleri Taslağı’ ve “Kürt Sorununun Demokratik Çözüm ve Adil Barışı İçin Eylem Planı Öneri Taslağı’ adı altındaki taslaklar konusunda, en geç Haziranın ilk haftasına kadar görüş ve önerilerini sunarlar. Kürt tarafı, sözü edilen taslakları memnuniyetle karşılar, prensip ve ilkesel olarak kabul eder.

4-Taraflar, ayni süre içinde yukarıda adı geçen taslaklarda zikredilen Anayasa Konseyi, Barış Konseyi, Hakikat ve Adalet Komisyonu için isim düzeyinde çalışma yaparlar ve netleştirdikleri isim önerilerini sunarlar.

5-Türk tarafı, seçimlerden sonra en kısa zamanda Örgütü temsilen iki kişinin Sayın Öcalan’ı ziyaret etmesi, yukarıda adı geçen konsey ve komisyonlar kurulduktan sonra, birer alt komisyonlarının da Sayın Öcalan’la ilişkilendirilmesini taahhüt eder.

6-Kürt halkının siyasi ve legal temsilcileri, basın yayın organları ve çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, tutuklama ve çalışmalarını engelleme vb. yönelimlere son verilmesi ve KCK adı altında gerçekleşen siyasi operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılması sürecin yumuşatılması ve çözüm yönünde ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Bu çerçevede Türk tarafı ilk adım olarak Newroz ve sonrasında tutuklanan Kürt siyasetçileri bırakmayı taahhüt eder.

7-Taraflar, seçimlerin güvenli bir ortamda geçmesi ve ortamın normalleşmesi için, en üst düzeyde kamuoyuna açık çağrı yapacaklardır.

8-Kürt sorununun nihai çözümünün, ancak çatışmasızlık zemininde gerçekleşebileceğinden hareketle tüm askeri, siyasi ve diplomatik operasyonların ve eylemlerin durdurulması ve uygun tedbirlerin karşılıklı geliştirilmesi esastır. Bu çerçevede taraflar, 15 Hazirana 2011’e kadar her türlü operasyon ve askeri eylemlerini durdururlar.

9-Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011-Haziran ayının ikinci yarısında bir araya gelmeyi kararlaştırmışlardır.

This entry was posted in Bölücü KÜRTÇÜLÜK, EMPERYALİZM, PKK TERÖRÜ, Politika ve Gundem. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *