“HAYIR” DE, PARAYI KAP!..

AKP’NIN HUKUKA AYKIRI SİYASİ
EYLEMLERİNDEN VE YOLSUZLUKLARINDAN
YARGILANMAKTAN VE CEZA ALMAKTAN KURTULMAK İÇİN YAPMAYA ÇALIŞTIĞI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE
HAYIR !!!
 
 
 
  
 
 
Saygıdeğer Atatürk Cumhuriyetçileri,
Halk Oylaması’da “HAYIR!” oylarının yengisi için
ne yapmamız gerektiğinin tüyosunu, rüyamda(!) bir cin verdi…
Ben de size anlatayım dedim.
Sağlıkla kalalım…
 

Datça’dan, Yalçın Uysal-İşçi
 
 
 
“HAYIR” DE, PARAYI KAP!..
 
 
 
Sol tarafımdan bir ses:
 
“Senin kafan hiç çalışmıyor” diye, azarlarcasına kulağıma çalındı.
 
Döndüm baktım: Benim gibi boydan fukara, ak sakalı göbeğinde, hiç tanımadığım biri… Ama, kafamın çalışmadığını bildiğine göre, beni biyerlerden tanıyor olsa gerek diye düşündüm:
 
“Afedersiniz, sizi çıkaramadım; kimsiniz?”
 
“Ben Çeto’nun ciniyim.”
 
Alla-allah?..
 
Kafam karıştığından, Çeto’yu çete anlamışım, sordum:
 
“Ne çetesi?.. Ne cini? Anlayamadım…”
 
Gülerek:
 
“Çetenin değil” dedi. “Çeto’nun.. Medyum Çeto var ya, işte ben onun ciniyim…”
 
Al başına belâyı!.. Ben ay sonunu nasıl getireceğimin düşüncesiyle bunalmışken; kısmetimize(!) üşütüğün biri çıkıyor diye düşünürken, o bana içimden geçeni okumuş gibi: bana:
 
“Sakin ol, kızma” demez mi!..
 
Şaşırıyorum. Sakınola ki, bu adam söylediği gibi sakallı bir cin olmaya!…. En iyisi, ters bir şey söyleyip kafasını kızdırmamak… Cin bu, belli mi olur?.. Bakarsın adamı çarpıp-yamultmuş:
 
“Kusura bakma, söylediklerini pek bişey çıkaramasam da, kafamın çalışmadığı konusunda koyduğun tanı doğru sayılır. Madem cinsin, kafam neye çalışmıyor, lütfen açıklar mısın?..
 
Bu sözüm üzerine Cin, sakalını sıvazlayarak beni şöyle bir süzdü:
 
“Bunu sorduğuna göre, kafan hepten çalışmıyor sayılmaz. Şimdi sen benim sorduğum soruları yanıtlamaya çalış da bir bakalım… İlk soru şu: Sizi, yani ‘garip-gureba; fakir fukara” tayfasını yönetenler, işsizliğin, açlığın ülkede kol gezdiği şu günlerde neyle uğraşıyorlar?”
 
Yanıtlıyorum:
 
“Anayasayla, referandumla…”
 
“Peki, referandumda sen ne yapacaksın?”
 
“Belki gidip oy vereceğim.”
 
“Söyle bakim: oy verme günü yaklaştıkça siyasiler ne yaparlar?”
 
“Muhalefet, bi çok şey vaad eder; iktidar ise yiyecek, para-pul, şunu bunu dağıtır.”
 
“Af’ferim sana, bildin!.. Söylediğin gibi, iktidar, genel seçimden önce kesenin ağzını gene açacak… Ama bir koşulla: Eğer sen Referandumda “Hayır” oyu kullanırsan… Eğer, kafanı gene çalıştırmaz, söylenenlere kanıp “Evet” oyu verirsen… Başbakanın dolar milyarderi kankaları ona diyecekler ki: “kafası çalışmayan bu millet, kendi eliyle düşeceği kuyuyu kazıp, referandumda “evet” demişse; genel seçimlerde de “çantada keklik!.” demektir… Seçimlerden sonra devletin bütün gücünü elinde topladığın zaman, “istediğini, asar, istediğini kesersin…” Bir Amerikalı Yahudinin dediği gibi, ‘Oltaya takılmış balığa’ yem vermenin gereği yok… Yani, referandumda “evet” oyu vererek zokayı yutan gariban tayfasına, kesenin ağzını açmanın anlamı yok.”
 
 
 
Başbakan, bugünlerde her zamankinden çok referandumda vereceğiniz “Evet” oylarına muhtaç!… Malatya’da yaptığı konuşmada, ölümden, kefenden, yüce divandan söz etti… Anlaşılan Referandum, Başbakan için, mecazi anlamda bir ölüm-kalım sorunu olmuş… Haksız da değil.hani.. Çünkü ve de özellikle, CHP lideri Kılıçtaroğlu ve MHP lideri Bahçeli, Başbakanı yüce divana gönderip yaptıklarının hesabını soracaklarını kürsülerde söyleyip duruyorlar. İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey, “Başbakan sıkışmıştır. İktidardan düşerse, hapise girecek… Hapise girmemek için elinden gelen her şeyi yapacaktır” diyor.
 
 
 
Başbakanın iktidardan düşmemesinin de tek bir yolu var: Milletten alacağı oy!..
 
 
 
Başımıza gelecekleri iyice kavrayabilmek için, bir de; Başbakanın sayesinde, sayıları hızla artan dolar milyarderlerine ve de millet gün be gün daha perişan yaşam koşullarına sürüklendiği 2009 yılında kârlarını yüzde 30 arttıran. “reel(!) sektör”ün “baba” temsilcilerine: “Popülizm yapmayacağız” diye verdiği tüyonun üzerindeki şalı kaldırmak gerekecek…
 
“Popülizm”in Türkçesi, “halkçılık” demektir. Başbakanın söylemini Türkçe’ye çevirirsek: “popülizm yapmayacağım” demek, “garip-gureba, fakir fukara” ya zırnık koklatmayacağım demektir!!!
 
Bu yüzden, Başbakanın, Mersin’de kendisine, “Anamız ağlıyor” diyen köylüye, “Artistlik yapma lan!.. Ananı da al git” dediğini unutup da, 30 yıl önce asılanlara ağladığını(!) görünce.. merhamete gelip ona, referandumda “Evet” oyu verirsen, bu günlerin rezilliğini mumla arayacağını.. sana cin yeminiyle altını çizerek söyleyebilirim…
 
Peki, kafanı çalıştırıp, gidip “Hayır” oyu verirsen Başbakan ne yapacak? Şafak söküyor.. ben onu da söyleyip, sözümü bağlayayım:
 
AKP’nin oylarının düşüşe geçtiği ve ufukta iktidardan düşeceğinin kırmızı ışıklarının göründüğü bugünlerde.. Hele hele, CHP’nin “Gandi” Kemal’i ile, Başbakanın “Yavru muhalefet” diye gırgıra aldığı MHP’nin Devlet’inin şehadet parmaklarını uzatarak gösterdikleri, “Yüce Divan sanık sandalyesi”… Başbakan’ın, başta emekliler olmak üzere tüm garibanlara kesenin ağzını sonuna kadar açmasına vesile olacağına… gene cin yeminiyle söyleyeyim ki: hem vallahi, hem billahi!..
 
Bilirsiniz. Ali Baba’ya “Kırk Haramiler”in hazinesinin kapısını, tılsımlı “Açıl susam açıl” sözü açmıştı… Başbakan’ın “Garip-gureba” ya kesenin ağzını bol kepçe açmasını sağlayacak tılsımsız eylem de, referandumda halkın söyleyeceği “Hayır!” sözü olacaktır…
 
 
 
İnsan, rüyada gördüklerinin gerçek olmadığını, uykudan uyandıktan sonra anlar ya… Ama bu kez, Cin’in bana rüyamda söyledikleri, uyandıktan sonra bile gerçek gibi geldi… sağa sola bakıp, ak sakallı cini aradım…
 
Soruyorum:
 
Benim çalışmayan kafama bile “dank” eden Cinin bu söyledikleri, onun beyaz sakalının üzerimde bıraktığı etkiden kaynaklanmış olabilir mi?
 
Ne dediniz?.. Duyamadım!..s
 
“Hayır” mı!..
 
Öyleyse… rüyama giren Cin’in söyledikleri “Hayır”lara vesile olur… İnşallah!..

 

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *