İTHAL ÇÖP MAFYASI * ADANA NEDEN AVRUPA’NIN PLASTİK ATIK ÇÖPLÜĞÜ OLDU?

Naci Kaptan * 07 Ocak 2023

İTHAL ÇÖP MAFYAMIZ DA VAR

Değerli Okur, Duyarlı Yurttaş,
Ülkemizin en değerli tarım alanlarına sahip olan Adana kentinin adı İTHAL ÇÖP ile anılır oldu. Çöplerin kaynağı ağırlıklı olarak İngiltere ve Almanya. Sözde geri dönüşüm amacıyla getirilen çöpler Adana çevresinde yol ve akarsuların yakınlarında öbek öbek bulunur oldu. Bu çöp balyalarının bir kısmı yakılmış, bir kısmı da gömülmüş olarak bulunuyor.  İşte tam burada soru işaretleri ortaya çıkıyor. İngiltere bu  çöplerini neden kendisi geri dönüşümde kullanmıyor? Bunun yanıtı,  bu çöplerin çok fazla kanserojen madde barındırıyor olması ve dönüşümün ekonomik olmamasıdır. İthal çöpleri geri dönüşümde kullanmayarak yasal olmayan atık sahalarına atanlar ve gömenlerin AB’den getirilen bu çöpler için bir ödeme yapmadıkları, tersine bu ihracatı yapanlardan  para aldıkları söyleniyor ve yazılıyor.  Bu durum da ülkemize yasal olmayan nedenlerle atık çöp girişini çoğaltıyor. Birileri ülkemiz çöplük haline gelirken bunun üzerinden para kazanıyor. Çevre ve Şehir Bakanlığımız ise derin bir uykuda…
Bu çöpler geri dönüşüm için ithal edildi ise neden kentin, ilçelerin, köylerin kenarlarında birikmiş olarak bulunuyor? Bu çöpler neden yakılıyor ve gömülüyor? Görülen odur ki birileri bu çöpleri ülkemize kabul ederek bunun üzerinden kirli kazanç sağlıyorlar. Getirilen çöpleri Adana’nın dört bir yanına savuruyorlar. Değerli tarım alanları, topraklarımızın yapısı içine karışan çöpler içinde barındırdığı  dioksin furan ile bulaşarak tehlikeli hale geliyor. İncelemede bulunan DİOKSİN FURAN miktarı, kirletilmemiş toprak numunesinin 400.000 katı fazla ve şimdiye kadar Türkiye’de toprakta rapor edilen en yüksek toksik düzey. Dioksin-furanların bilinen en önemli özelliği ise kanserojen olması. Bu kimyasal, anne karnındaki bebekler için toksik olabilir, tümörleri tetikleyebilir, hormon ve bağışıklık sistemlerini etkileyebilir.
Şeker üretimini kısarak kanserojen NBŞ/Fruktoz tüketimini körükleyen, GDO’lu ürünleri kullanıma sokan, özetle toplum sağlığını hiç önemsemeyen AKP iktidarının Çöp ithalatını serbest bırakıyor olması şaşırtıcı olmasa gerek!
Çöp üreten ülkeler, Türkiye gibi, halkının sağlığını gözetmeyenlerin görev başında olduğu ülkelere belki de gizli ödemeler yaparak çöplerini gönderiyor. Sadece %9’u dönüştürülebilen milyonlarca ton çöpü ülkelerin kabul etmeleri mantıklı değil. Eurostat verilerine göre Avrupa’nın plastik çöpünü en çok alan  Türkiye Avrupa’dan sadece 2020’de yaklaşık 660.000 ton plastik atık ithal etti. Bu çöplerin varış adresleri ise her nedense Adana oluyor. Özetle Adana’da dağ-taş İngiltere’nin çöpü ile doldu. Birkaç yandaş para kazanacak diye Ülkemize çok yazık ediyorlar.
Naci Kaptan – 07 Ocak 2023

ADANA, AB’NİN ÇÖPLÜĞÜ HALİNE GELDİ

İngilizler Adana’ya gelip haberini yaptı. Türk medyasında 1 yıldır ses yok
İngilizler’in geri dönüşüm için Türkiye’ye gönderdikleri ve Adana’da tarlalara dökülen 60 bin tondan fazla plastik çöplerin görüntüleri yeniden gündeme geldi. Avrupa’dan gelen çöplerin yasa dışı olarak ormanlık alanlara, dere kenarlarına döküldüğü ve çevreyi tehdit etmesi nedeniyle CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, çöpleri ithal eden bazı firmaların, işin kolayına kaçıp çöpleri gelişigüzel alanlara döktüğüne işaret etti. Konu, Meclis’e taşındı.
Adana’da yol, dere ve tarla kenarlarına dökülen ithal çöpler gerek tarım ürünlerini gerekse hayvanların beslenme alanlarını zehirlemektedir. Yurtdışı kaynaklı geri dönüşümü mümkün olmayan plastik atıkların ithalatının da önü alınamamaktadır. Geri dönüşüme uğramayan bu plastik atıklar ne yazık ki uluorta yakılmaktadır.” dedi.
Adana’nın çöp ithalatının merkezi haline geldiğini vurgulayan Şevkin, “2019’da Türkiye, Avrupa’dan 14 milyon ton çöp ithal etmiştir. Günde 213 kamyona tekabül eden bu çöplerin hepsi geri dönüşüme uğramamıştır. Türkiye, çöp ithalatında bayrağı Çin’den almıştır. Adana ise adeta Avrupa Birliği’nin çöplüğü haline gelmiştir. Endüstriyel ve tarım arazilerindeki yasadışı çöp dökümleri hem çevreye ve hayvanlara, hem tarım ürünlerine hem de insanlığa büyük zarar vermektedir” (Yeniçağ-4 Mayıs 2021)

BEREKET SAÇAN TOPRAKLARA ZEHİRLİ KİMYASALLAR ATILIYOR
CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, yurt dışından ithal edilen çöplerin Adana’da belirli noktalara dökülmesini ve zehirli atıkların çevreyle insan sağlığına olan zararlarını Meclis’in gündemine taşıdı. Araştırma kapsamında Adana il sınırları içindeki 5 farklı çöp döküm sahasından alınan numuneler, özellikle plastik ve plastiğin açıkta yakılmasıyla ilişkilendirilen çeşitli organik kirleticilerin yanı sıra yüksek kanserojenlik seviyesine sahip 69 zehirli kimyasal içerdiği tespit edildi.(Cumhuriyet-16 Şubat 2022)

Çöplerin arasında İngiltere’nin en büyük süpermarketlerinin logolarını taşıyan peynir, jambon ve hamburger köftesi paketleri vardı. Mart 2020’de Adana’da yaptığımız araştırma sonucunda İngiltere’deki hanelerin ayrıştırıp geri dönüşüm kutularına attığı pek çok plastiğin geri dönüşüm için Türkiye’ye gönderildiğini, Türkiye’de de bunların dönüştürülmek yerine yol kenarlarına atıldığı veya yakıldığını ortaya çıkarmıştık. (BBC 2 Temmuz 2021)

Adana Kent Konseyi Çevre ve Sağlık Çalışma Grubu Üyesi, biyolog ve aktivist Çiğdem Güvecin Dağdelen şöyle dedi;
“Adana’nın bereketli toprakları ile doğru yöntemlerle zenginlik verecek tarım gibi bir kaynağı var ancak kolay para odaklı ticari yöntemler, doğayı ve tarımsal ürünleri, hem özellik hem miktar olarak giderek fakirleştiriyor” Çöp dağları nedeniyle Çukurova’da hasatı yapılabilen tarım ürünlerinin artık tabaklarımıza mikroplastik ve kimyasal atıkları getirme riski olduğunu kaydederek, “Haliyle tabağımıza giderek daha az ürün gelmesini de bekleyelim. Bu atıkları yığmaktan para kazananlar da biliyor ki geri dönüşüm kazançlı bir iş olsaydı, dünyada atık ticareti olmaz, kaynağında geri dönüşüm olurdu.
“Çöpler, hava ve su kirliliği, türlerin yok olması ve iklim krizi, hepsi ‘daha çok para’ diyerek doğayı araç gibi kullanabileceğimiz, bunun bize bir etkisi olmayacağı yanılsamasına dayanıyor. Bu yanılsamayı da ‘Hadi ekonomik büyüyelim; söz bak, sonunda hepimiz zengin olacağız’ masalının göz bağlamasına borçluyuz. Oysa dünyada giderek acımasız boyutlara ilerleyen sosyal adaletsizliği yaratan, tam da bu masal. Dolayısı ile inanırlığının azalması ve tedavülden kalkması mantık gereği. ‘Yok, biz illa ki ekonomimizi daha da büyüteceğiz’ dersek, önce hem ithal hem kendi çöplerimizin içinde kaybolup, sonra insanlık olarak tarihin çöplüğüne gömülüp gideceğiz. (GazeteDuvar 28 Temmuz Salı 2020)

İngiltere’nin çöpleri Adana’da yakılıyor
Geri dönüşüm için İngiltere’den ithal edilen çöplerin Adana’da yakılarak yok edilmesinin BBC tarafından görüntülenmesi, çöp ticareti konusunu yeniden tartışmaya açtı. İthalatçı firmalar ülkeye döviz kazandırdıklarını söylerken Çukurova Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, çöplerin hammadde olduğu bilgisinin doğru olmadığını ve yalnızca yüzde 9’unun geri dönüştürülebildiğini belirtti. İngiliz yayıncı kuruluş BBC’nin İngiltere’den ihraç edilen atıkları takip etmesi ve Adana’da boş araziler ve yol kenarlarına saçılan plastik atıkları görüntülemesi sonrası yeni görüntüler ortaya çıktı. İngiltere’den ‘geri dönüşüm’ için ithal edilen plastik atıklar Adana’da tarım alanları ve kıyıları tehdit ediyor. Görüntülerde ithal edilen atıkların boş arazilere kamyonlarla taşındığı ve toprakla karışan atıkların küçük çapta bir tepe oluşturduğu görülüyor. Ayrıca atıkların arasından çıkan veya dönüşüm sonrası oluşan çöpler yakılarak yok ediliyor. Adana’nın Çukurova ilçesindeki Rüzgarlı Tepe mevkiinde oluşan atıklar defalarca CİMER’e şikayet edilmiş.
“Bize geri dönüşüm gibi bir aldatmaca üzerinden bu çöplerin aslında bir ham madde olduğu bilgisi pompalanmaktadır” diyen Doç. Dr. Gündoğdu, “Bu doğru değil. Çünkü öyle olsaydı bugüne kadar üretilen çöplerin sadece yüzde 9’u geri dönüştürülmüş olmazdı. İşte geri dönüştürülemeyen ve çoğunluğu ambalaj olan bu çöplerin yakılması aslında en son istenen bertaraf yöntemlerinden biridir. Bunu bilen gelişmiş Avrupa ülkeleri bu çöpleri gemilere yükleyerek bizim gibi, ülkelere göndermektedir. Bizim gibi ülkelerde de yeteri denetim olmadığı için sorumsuz firmalar bunları sağa sola terk edip çoğu zaman da yakmaktadırlar” dedi.
Gündoğdu, terk edilen ve yakılan çöplerin tüm canlılar için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade ederek, “Plastik, içerisinde çok çeşitli zehirli kanser yapıcı kimyasal barındırmaktadır. İthal çöp kalıntıları da zamanla sağa sola yayılmakta ve tüm doğayı zehirlemektedirler. Kuşlar balıklar ve hatta bölgede otlatılan hayvanlar bu plastikleri yemek zorunda kalıyor. Bu nedenle plastik atık ithalatının derhal yasaklanması ve geri dönüşüm firmalarının iç piyasadaki çöpleri almaya zorlanmaları gerekmektedir” şeklinde konuştu. (GazeteDuvar 28 Temmuz Salı 2020)
“Greenpeace Atık Oyunları Raporu”, yasa dışı plastik
bertarafının insan ve çevre sağlığı etkisini ortaya koyuyor.
Avrupa’nın plastik çöplüğüne dönen Türkiye’de, plastik atık ithalatı 2004’ten bu yana 16 yılda 196 kat arttı. Eurostat verilerine göre Avrupa’nın plastik çöpünü en çok alan ülke Türkiye. Türkiye yalnızca Avrupa’dan 2020’de yaklaşık 660.000 ton plastik atık ithal etti. Yeterli denetimi yapılmayan bu plastik atıklar Türkiye’nin denizlerini, toprağını kirletiyor. Plastik atık ithalatı yasağı yürürlüğe girmesinin ardından sadece bir hafta içinde Ticaret Bakanlığı tarafından geri çekildi. Çevresel etkilerin U dönüşü olmaz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “sıfır atık ithalatı” sözüne istinaden kararı gözden geçirmesini talep ediyoruz.(GREENPEACE)
Ocak-Kasım 2021 arasında İngiltere,Türkiye’ye 117.678 ton plastik atık ihraç etti [2] (Aralık verileri henüz mevcut değil). İngiltere’den Türkiye’ye ihraç edilen karışık plastik atık hacmi, Mayıs 2021’de Türkiye’nin getirdiği atık ithalatına ilişkin kısıtlamanın ardından dramatik şekilde düştü. Ancak Temmuz 2021’den bu yana rakamların her ay giderek arttığı gözleniyor. Kasım 2021 ihracat toplamı (4.126 ton), Temmuz toplamının (484 ton) neredeyse on katı olarak gerçekleşti.
Greenpeace 2021 Nisan ayındaki saha araştırmasında, çoğunluğu İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerinden ithal edilen plastik atıkların Adana’da yasa dışı olarak çevreye döküldüğünü ve açıkta yakıldığı tespit etmişti. Yasa dışı plastik döküm alanlarından toplanan toprak, kül, su ve tortu örnekleri, hem Greenpeace Araştırma Laboratuvarlarından hem de bağımsız bir laboratuvardan bilim insanları tarafından incelendi.
Yapılan analizler sonucu ortaya çıkan bulgular ise gerçekten sarsıcı. Adana’da tespit edilen dioksin furan miktarı, kirletilmemiş toprak numunesinin 400.000 katı ve şimdiye kadar Türkiye’de toprakta rapor edilen en yüksek toksik düzey. Dioksin-furanların bilinen en önemli özelliği ise kanserojen olması. Bu kimyasal, anne karnındaki bebekler için toksik olabilir, tümörleri tetikleyebilir, hormon ve bağışıklık sistemlerini etkileyebilir.
Tespit edilen diğer kirleticiler ve neden oldukları hastalıklar.
Analizi gerçekleştiren bilim insanlarından Dr Kevin Brigden şunları söyledi:
“Kül ve alttaki toprak örneklerinde bulunan kimyasal kirleticilerin çoğu, çevrede parçalanmaya karşı oldukça dirençlidir ve besin zinciri yoluyla hayvan ve insanlara geçebilir. İngiltere başta olmak üzere Avrupa’dan gelen plastik atıkların yoğun olarak tespit edildiği alanların bazılarında bu kirleticilerin seviyeleri çok yüksekti.
Geri Dönüşümsüz Hayatlar.
Greenpeace Akdeniz araştırmasında incelenen 5 farklı çöp döküm alanı, Adana’nın verimli tarım, hayvancılık ve sulama arazileri içinde yer alıyor. Plastik atıkların yasa dışı yakılması sonucu ortaya çıkan ağır metal, dioksin ve furan ve kalıcı organik kirleticilerin toprağa, suya, havaya ve besin zincirine karışarak kansere neden olabileceği gerçeği, insan sağlığı için de geri dönüşümü olmayan zararlar içeriyor. Adana’lı narenciye yetiştiricisi İzzeddin Akman’ın konuyla ilgili ifadesi ise oldukça çarpıcı: “Ben Avrupa’ya vitamin gönderiyorum, onlar bize zehir gönderiyor”
Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Proje Lideri Nihan Temiz Ataş şunları söyledi:
“Türkiye’nin toprağı, havası ve suyu, Avrupa’nın plastik atık ihracatının çevre ve insan sağlığı için yarattığı tehlikeye tanıklık ediyor. Plastik çöplerini denizaşırı ülkelere gönderen İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, Türkiye’nin verimli topraklarında zehirli bir iz bırakıyor. Bu hasar geri döndürülemez. Başta İngiltere olmak üzere ihracatçı ülkeler sorumluluk almalı ve Türkiye’ye plastik göndermeyi bırakmalı. Türkiye plastik çöplüğü değil ve bu zararlı atık oyunları sona ermeli.”
Greenpeace İngiltere Siyasi Kampanyacısı Megan Randles şunları söyledi:
“Bu, İngiltere’nin plastik atıkları gözden uzaklaştırma şeklindeki tehlikeli modelinin zehirli parmak izi. Plastiğimizin denizaşırı yerlere atıldığında ve yakıldığında neden olabileceği zarara dair kanıtımız, hükümeti doğru olanı yapmaya ve plastik atık ihracatını yasaklamaya teşvik etmelidir.”
Türkiye’nin plastik atık ithalatı, 2018 yılının başında Çin tarafından alınan yasak kararıyla beraber hızla artmış ve Türkiye, 2019 ve 2020 yılında Avrupa’dan gelen plastik atıkların en büyük alıcısı olmuştu. 1 milyonu aşkın plastik atığın üçte birinden fazlası İngiltere’ye aitti. [1] Adana’daki yasa dışı çöp yakma alanlarında bulunan plastik çöplerin büyük çoğunluğu yine İngiltere ve Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine ait hazır gıda ambalajlarıydı. Ağustos 2020’de yayınlanan INTERPOL raporu, 2018’den bu yana, yasa dışı plastik kirliliği ticaretinde endişe verici bir artış olduğunu tüm detaylarıyla ortaya koyuyordu.
Bugün başlattığı imza kampanyasıyla İngiltere’ye hesap soran Greenpeace Akdeniz, özellikle Adana’da tespit edilen yasa dışı plastik atık bertarafının yarattığı çevre sorunlarına karşı sorumlu bulduğu devletlerin, İngiltere başta olmak üzere, kirleten öder ve önleme ilkeleri gereğince çevre maliyetine dahil olmasını istiyor. https://bukimincopu.org/

Naci Kaptan / Güncellendi 07 Ocak 2023
https://nacikaptan.com/?p=98831 *
This entry was posted in DOĞA - ÇEVRE, Doga - Cevre - Ekoloji - Tarim, DOĞAL YAŞAM, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

1 Response to İTHAL ÇÖP MAFYASI * ADANA NEDEN AVRUPA’NIN PLASTİK ATIK ÇÖPLÜĞÜ OLDU?

  1. Pingback: DOĞA, ÇEVRE. EKOLOJİ * Deniz kirliliği ve atıklar balık sağlığını nasıl etkiler? * Gerçek Olan Çevre Tehlikesi mi, Tuzağı mı? | Cumhuriyetimiz İçin

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *