SÜLEYMANİYE VE MUAVENET OLAYLARININ DEVAMI * ORTA AKDENİZ’DE İRİNİ OPERASYONU

ORTA AKDENİZ’DE İRİNİ OPERASYONU

Naci Kaptan / 25.11.2020

GÖZLEM
Nato deniz gücünün orta Akdeniz’de Türk bayraklı gemimize düzenledikleri İRİNİ operasyonu, Avrupa’lı müttefiklerin, AB’nin, NATO üzerinden Türkiye’ye yapılmış onur kırmak amaçlı bir operasyondur. Süleymaniye çuval olayının, Saratoga tarafından vurulmuş olan Muavenet muhribimizin devamıdır.
Lozan’da Atatürk ve İsmet İnönü’ye verdiklerinin acısını çıkartma eylemidir.Lozan görüşmelerinde İngiliz Heyeti Başkanı Lord Curzon, İsmet İnönü’ye “Şimdi bu masada verdiklerimizi, yakında ekonomik zorluklar içine düştüğünüzde geri alacağız” diye o zaman için yapılan tehdit, gelecek olaylar  için sinyal vermişti. Şimdilerde Türkiye’miz ekonomik, sosyal ve güç olarak çökmeye başlamış ve Devlet zayıflamıştır. Zaman verdiklerini geri almak zamanıdır!!!
Türkiye’ye karşı yapılan bu eylem nedeniyle AB ve NATO’ya kızmak yerine, ülkemizi bu günlere liyakatsiz, çıkarcı, yandaş politikalarıyla taşımış olan iktidar hükümeti AKP’ye bakmak gerektir.
İstanbul, Libya/Misurata limanı arasındaki mesafe 3177 KM.dir. Bu eylemin ardında AKP’nin ihvancı politikaları vardır.  Bu kadar uzakta olan ve milli meselemiz olmayan bir savaşta Türkiye neden rol alıyor. Aslında sorgulanması gereken AKP’nin basiretsiz, maceracı politikalarıdır.

İrini Operasyonu – German Destroyer / DD; Hamburg (Type 101/101A) class
OPERASYON
Napoli’deki Deniz Komutanlığı Karargahı’nın görevi Akdeniz’deki günlük faaliyetler arasında terörizmle bağlantılı olabilecek faaliyetleri tespit etmektir. Active Endeavour Operasyonunun Görev Gücü Komutanı Napoli’deki Deniz Komutanlığı Karargahındadır.
Gemimizin taciz edildiği bu operasyona “İrini Harekatı” adı verilmiştir. Birleşmiş Milletlerin (BM) Libya’ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz’de başlatılan bir operasyon olma özelliği taşıyor.
Bu bölgede operesyon yapmak üzere Alman, İtalyan, Yunan savaş gemileri görevlendirilmiş olup tüm gemilerin komutası dönüşümlüdür ve bu dönemde filo komutanı bir Yunan amiralidir. Hamburg savaş gemisinde bulunan Alman deniz komandoları denizcilerin Mataban olarak tanımladıkları orta Akdeniz’de Mora yarım adasının güney batısında gemimize korsan operasyonu düzenlemişlerdir.
Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye askeri personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekmesine ve 2292 Nolu BM Güvenlik Konseyi kararında ilgili devletin izinin zorunlu zorunlu olmasına rağmen NATO gücü, başka bir Nato ülkesinin gemisini taciz etmiştir.
Napoli’de bulunan Nato Karargahından gelen emirle bu operasyon yapılmıştır. Türkiye’den böyle bir izin almadan Alman bayraklı Hamburg sınıfı bir Fırkateyni’nin personeli gemiye helikopterden iniş yaparak Türk bayraklı, İzmir Limanına kayıtlı olan ROSELINA-A gemisinde hukuksuz arama yaptı.

TEKNİK BİLGİLER
Roselina-A gemisi nasıl izlendi?
Deniz Harekat Merkezindeki görevliler kıyı, deniz ve hava sensörlerden gelen ham bilgileri işlerler.Bu bilgilerden bazıları Otomatik Tanımlama Sistemi (OTS) (ingilizce adı Automatic Identification System – AIS) cihazlarından gelir.
Bu cihazın 300 ton üzerideki tüm ticari gemilerde bulunması mecburidir Akdeniz ve Karadeniz’de 15 ülkeye yayılmış kıyı istasyonları bu sensörlerden gelen bilgilerle Karadeniz / Marmara / Ege / Akdeniz denizlerinde hareket halinde olan veya limanlarda demirli olan tüm gemileri izler ve takip edebilirler.Bu enformasyon sistemi günde ortalama 8,000 noktadan gelen verilerle gerçek zamanlı bilgi sağlar.
Sahil denetim veya trafik izleme istasyonları izledikleri gemilerin mevkii, adı, IMO kayıt numarası, gemi armatörünün kimliği, bayrağı,taşıdığı kargo, anlık rota ve süratini gerçek zamanlı olarak izler, kaydeder ve gerektiğinde gemi ile irtibat kurabilirler. Bu teknolojinin gerçek amacı gemilerin bulundukları yeri tesbit ederek seyir güvenliğini sağlamak ve gemi hareketlerini izlemek/takip amaçlıdır.

Naci Kaptan / 25.11.2020
This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, DENİZ VE DENİZCİLİK, DIŞ POLİTİKA. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *