BAĞIMSIZ TÜRKİYE * Egemen Güçlerin dünyayı değiştirme girişimleri; Ulus devletlerin terör yoluyla yıkılarak yerine etnik ve mezhepsel ayrılıklara dayalı devletçikler kurulması şeklinde yürütülmektedir.

Mustafa ACER / macer@ttmail.com / 12. 12. 2017

Türkiye’de siyaset Atatürk’ün ölümünden sonra, sürekli artarak Egemen dış Güçlerin etkisi altına alınmaya çalışılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada TBMM’de gurubu bulunan Partiler Egemen dış Güçlerin etkisi altında bulunmaktadır. Bunu sağlayabilmek için yoğun bir program yürütülmüş, bu tür çalışmalar Türkiye’de uygulama alanı bulmuştur.
Henry KISSINGER bir konuşmasında şöyle diyor: “Biz neden büyük devletiz biliyor musunuz? Biz içimizdeki hainleri öldürür, başka devletlerin hainlerini, o devletin başına getiririz.”
Erol Bilbilik “Amerikanperestler” kitabında, Henry Kissenger’ın dışişleri bakanlığı döneminde CIA bünyesinde kurulan, ABD adına başka ülkelerde girişilen gizli operasyonlara, darbe ve silâhlı müdahalelere karar veren birimin adının “Kırklar Komitesi” olduğunu belirtiyor. Bu şekilde 1970 ve 80’li yıllarda tohumu atılmış olan terör faaliyetleri, sürekli olarak Egemen Güçler tarafından organize edilmekte ve kollanmaktadır.
Egemen Güçlerin dünyayı değiştirme girişimleri; Ulus devletlerin terör yoluyla yıkılarak yerine etnik ve mezhepsel ayrılıklara dayalı devletçikler kurulması şeklinde yürütülmektedir. Bu tür terörü destekleyen devletler gerçek terör devletleridir. Egemen Güçler, Demokrasi getiriyoruz diye insanları aldatmaya çalışıyorlar. Buna da “Yeni Dünya Düzeni” diyorlar.
Egemen dış Güçlerin oluşturduğu “Atlantic Council”in 2009 yılında yayınladığı bir raporda çözüm önerileri arasında “Türkiye’nin yeni bir Anayasa hazırlaması ve bu Anayasa’da Türk kelimesinin yer almaması önerisi” ifade edilmektedir..

CIA eski Türkiye masası şefi, Paul Bernard Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye raporunda;
“Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız.  Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis’i ikna ettiğimizde ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.
Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarına yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.”

Buradan anlaşılıyor ki; Başkanlık sistemi ABD patentli bir projedir. Bu projenin amacı da Başkanı kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek ve Türkiye’yi Egemen dış Güçlere hizmet edecek şekilde yönetmektir. Bu nedenle en kısa zamanda, Paramenter Demokratik sisteme dönmek ve Türkiye’yi normalleştirmek zorundayız.
CIA’nın Türkiye masası şefi Paul Henze 12 Eylül darbesini Başkan Carter’a “bizim çocuklar başardı” diye haber vermişti.
12 Eylül 1980 darbesinden sonra; Graham Fuller’in deyişiyle “Ilımlı İslam” ideolojisinin ilk uygulamalarından olan Uluslararası İslam Kültür ve Sanat Tarihi Araştırma Merkezi (IRCICA) kurulmuş ve Başkanlığına Ekmelettin İhsanoğlu getirilmişti. Daha sonra da 2014 Yılında Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Ulusalcı bir adayın çıkması engellenerek, Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmişti. Böylece Toplam Seçmen sayısının (Seçime katılım oranı düşük olduğu için) % 37 oyunu alan R. T. ERDOĞAN Cumhurbaşkanı seçilmişti.
Fethullah Gülen 1999’da sağlık sorunları bahanesi ile ABD’ye gittiğinde, ABD İç Güvenlik Bakanlığı Gülen’e kalıcı oturma izni vermedi. Konu Amerikan bölge mahkemesine taşındı.
Mahkemede Fethullah Gülen’e eski CIA Türkiye masası şefi Graham Fuller ve ABD’nin Ankara eski Büyükelçisi Morton Abramowitz referans ve kefil oldukları için ABD’de oturma müsaadesi alındı.
Graham Fuller “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” adlı kitabında Türkiye’ye yön vermeye çalışıyor: “Atatürk İlkeleri Yeni Dünya Düzeni ile ölmüştür. İran ve Arap parasıyla desteklenen dincilik Türkiye için ciddi bir tehlike değildir. Nurcular ilericidir. Nakşibendiler gerici değildir. Türkiye’nin Yeni Dünya Düzeni içindeki yeri ILIMLI İSLAM’dır. Kemalizm terk edilmelidir.” gibi görüşlere yer veriyor.
Uydurma Tarih yaratarak Atatürk’e iftiralar atan ve itibarsızlaştırmaya çalışan Graham Fuller, Türkiye’deki derin tarihçilerin de ilham kaynağı oluyor. Türkiye’yi bölmeyi hedefine alan G. Fuller; “Türkiye Atatürk’ten koparılmadıkça, bölünemez” demektedir.
Egemen Dış Güçlerin Türkiye’yi nasıl yönlendirmek istedikleri açık olarak görülmektedir.
Bugüne kadar bu çabalar etkili olmuş ve Türkiye’nin faydasına olmayan birçok kararlar alınarak uygulanmış, Türkiye vesayet altına sokulmuştur. Türkiye’de vesayeti yok ettik diyenler, dış vesayet altında önemli tavizler vermişlerdir.
Türk Milleti kendi gücüne ve kararına güvenmek, Atatürk’ün gösterdiği yolda Bağımsızlık temelinde, Milli Birlik beraberlik içerisinde, Yurtta barış, Dünyada barış ilkesinde, Çağdaş Uygarlık seviyesine erişmek için yürüyecektir. Bu temel değerlerimizden ödün vermeden Atatürk’ün bize miras bıraktığı Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Devletçilik, Halkçılık (Demokrasi), Laiklik ve İnkılapçılık İlkelerinden sapmadan geleceğe Ümitle bakacağız.
Bugün AKP Yönetimi, Egemen dış Güçler tarafından vesayet altına alınmış ve açık verilen her konuda sıkıştırılmaktadır. Türkiye vesayet altındaki AKP’den kurtulmadan geleceğini güven altına alamaz.
Vesayet altındaki bir yönetimden kurtularak, vesayet isteyen bir başka yönetimle yani mevcut CHP Yönetimi ile güven ortamı yaratmak mümkün değildir. Egemen dış Güçler Türkiye’ye Atatürk’ün kurduğu parti ile ihanet yaşatmak istiyorlarsa, Türk Milleti buna müsaade etmeyecektir.
Atatürk’ün kurduğu CHP Atatürk İlke ve Hedeflerine bağlı kadrolarla değişmeden, Türkiye’nin Egemen dış Güçlerin baskısından ve bugünkü sarmaldan çıkması mümkün değildir. Dış baskılardan kurtulmadan, Türkiye’nin Bağımsızlığından söz edilemez.
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde vasiyet ettiği; “Türk istikbal ve Cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve yükseltmek” vazgeçilmez görevimizdir.
This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, BOP, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, YANDAŞ - ÇIKARCI - YAĞCILAR. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *