ÇANAKKALE ZAFERİ TÜRK ULUSU’NUN DİRİLİŞİDİR

ÇANAKKALE ZAFERİ TÜRK ULUSU’NUN DİRİLİŞİDİR

Süleyman Çelik (scelik44@gmail.com)

Balkan Savaşı’nda Rumeli’yi kaybettik. 5 milyon yurttaşımız ya katledildi
ya da Anadolu’ya kaçarken yollarda öldü. Kalan 5 milyon da Anadolu’ya sığındı…
Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı’nın paylaşım savaşıydı ve Haçlı emperyalistler, amaçlarını savaştan önce resmen açıklamışlardı: “amacımız, Avrupa uygarlığına yabancı olan Türkleri, Küçük Asya’dan da atarak geldikleri yere göndermektir…”
Yani Rumeli’den sonra, Anadolu’dan da atmaya karar vermişlerdi…
Osmanlı Anadolu’yu değil, Rumeli’yi asıl yurt kabul etmiş ve tüm yatırımlarını buraya yapmıştı. Zaten devleti yöneten bürokratlarla halkı yönlendiren gazeteciler, yazarlar vd.lerinin çoğunluğu Rumeliliydi. Bu nedenle Rumeli’yi kaybetmek ulusal şok yaşanmasına neden oldu…
Rumeli kaybedilince Anadolu’ya sığınmıştık…
Anadolu’yu kaybedince nereye sığınacaktık?..
Bu düşünce ile yenilgi, bir anlamda tıpta uygulanan şok tedavisi gibi, ulusal uyanışa neden oldu ve titreyip kendimize geldik!..
Balkan yenilgisinden dersler çıkarıldı, yenilginin nedenleri irdelendi…Başta gelen neden, askerlerin politikaya bulaşş olmaları ve politik sürtüşmelerin Ordu içinde de sürmesiydi.
Öncelikle Ordu’ya neşter vuruldu. Sürekli fesat çıkarmaya çalışan alaylı subayların büyük çoğunluğunu oluşturan, çağ dışı kalmış olanlar atıldı. Genç, bilgili ve vatanı kurtarmaktan başka bir şey düşünmedikleri için çoğunluğu evlenmeyi bile aklına getirmemiş ulusalcı bir komuta kadrosu oluşturuldu…
Uyanış daha çok okumuş kesimlerde olmakla birlikte halka da yansıdı…
Hey on beşli, on beşli…” türküsünün yakılmasına neden olacak kadar, on beş yaşındakiler cepheye koştu. Bitlis’ten, Muş’tan, Erzurum’dan vd. yerlerden lise öğrencileri, karda yürüyerek Sarıkamış cephesine gitmek isterken yollarda dondular…
Kayseri’den İstanbul’a kadar, lise öğrencileri Çanakkale’ye koştular…
Ve bunların çoğu geri dönmedi, zaten bunu bilerek gitmişlerdi…
15 yaşındaki çocuklar cepheye koşarken yan gelip yatmaktan utanmayan medrese mollaları gibi vatan sevgisinden yoksun olan günümüz yobazları, televizyonlarda Atatürk’ün “size ölmeyi emrediyorum” sözünü, eleştiriyorlar. Vatan sevgisi nedir bilmeyenler, o emri verenin askerlerden önce siperden çıkıp ölümün üzerine yürüdüğünü bilmedikleri gibi böyle bir şeyi akıllarına bile getirmezler!..
Çanakkale’deki gibi, Sarıkamış‘ta da ölümün üzerine seve seve giden Mehmetçikler vardı. Ancak kötü sevk ve idare edildikleri için facia yaşandı. Halk ozanları yaşananları türkü ve ağıtlarla dile getirmiş olsalar da facianın sorumlusu Enver Paşa, aynı zamanda ülkenin de mutlak egemeni olduğu için uyguladığı sıkı sansürle, kara haberin yayılmasını önledi. Belki ilk kez bir sansür hayırlı oldu. Aksi halde milletin morali bozulur, bu da Çanakkale’ye ve diğer cephelere yansırdı…
Çanakkale’de, Sarıkamış’taki Enver Paşa gibi hayalleriyle değil, aklıyla hareket eden, özellikle emperyalist Almanya’nın dolduruşuna gelmeyen ve usta bir satranç oyuncusu gibi, 10 hamle sonrasını görerek planını yapan, dahi bir komutan var olduğu için zafer kazanıldı…
Çanakkale Zaferi, Sarıkamış faciasını unutturdu. Ulusumuz, yüzyıllardır unuttuğu zaferlerle dolu tarihini anımsadı, dirildi, “gene yapabiliriz/ başarabiliriz” dedi ve Çanakkale destanının yaratıcısı Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında toplanarak ulusal bağımsızlığını kazandı…
Çanakkale destanını yaratan, başta ebedi başkomutanımız Atatürk olmak üzere, şehit ve gazilerimizi şükran ve minnetle anarken, bu destanı öğrenmek isteyenlerin, saygı ile andığımız Turgut Özakman’ın ‘DİRİLİŞ– Çanakkale 1915’ kitabını okumalarını öneririm…
This entry was posted in ATATURK, SAVAŞLAR-ÇATIŞMALAR, SÜLEYMAN ÇELİK, Tarih, TARİHE - AYDINLANMAYA - CUMHURİYETE NOT DÜŞENLER. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *