KUTSAL SAYILAN ZEYTİN AĞACINI KESENLER YARGILANACAK, SUÇLU İSE İDAM EDİLECEKTİR (Aristo – MÖ 384 – c. MÖ 322)

ZEYTİN AĞACI 

Naci Kaptan – 03 Mart 2022


Bağlantılı yazı http://nacikaptan.com/?p=1382ZEYTİNDEN KÜRESEL MADEN TALANINA

Türkiye, zeytin üretiminde en yüksek payı olan ilk beş ülkeden biri. Dünyadaki zeytinlik alanların %8.3’ü Türkiye’de. Türkiye’nin zeytinlikleri 3573 sayılı zeytin yasasıyla korunuyor. Fakat Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle, SÖZDE “ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere” zeytinliklerin madencilik faaliyeti için kullanılmasının önü açılmış oldu.

Böylece yasa ile koruma altına alınmış olan ZEYTİN AĞAÇLARI ve ZEYTİNCİLİK, Partili cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TEK BAŞINA çıkardığı yönetmelikle yok edilmenin başlangıcına geldiler. Erdoğan’a bu yetkiyi veren yandaşları, kurmayları ve AKP’yi oyları ile besleyenler şimdi  her bir zeytin ağacının yanında, ağaçlardan tek tek özür dileyerek GÜNAH ÇIKARTMALIDIR.

Başbakan/Cumhurbaşkanı Erdoğan Küresel şirketlerin isteği doğrultusunda planlı olarak Türkiye’nin ekonomisini çökertecek politikalar izlemiş ve Türkiye’yi; Tarımda, Hayvancılıkta, enerjide çökerterek dışa bağımlı duruma getirmiştir. 20 sene öncesinde kendi kendisine yeten ülkelerden birisi olan Türkiye sistemli olarak dışa bağımlı kılma operasyonları ile yoksullaşmış, tüm ihtiyaçlarını ithal yoluyla karşılamak zorunda kalmıştır. Köylü, çiftçi darıltılarak ülkemiz tarım yapılamaz hale getirilmiştir. Türkiye saman dahil tüm tarım ürünlerini ithal etmektedir. Kâğıt fabrikalarını özelleştirmiş kâğıt dışarıdan alınır olmuştur. Şeker fabrikalarını özelleştirmiş, şeker ithal edilir olmuştur. Hayvancılık da aynı durumdadır. Üretim ve istihdam alanlarının daraltılması sonucunda işsizlik ve enflasyon, yoksulluk tavan yapmıştır.

Şimdi ise  Erdoğan Türkiye’nin en büyük ekonomik zenginliklerinden olan ZEYTİNCİLİĞİN idam fermanını imzalayan bir yönerge çıkartmıştır. Hiç bir makama hesap vermek durumunda olmayan partili Cumhurbaşkanı, yandaşı olan Türk OLİGARKLARA/BEŞİ BİR YERDELERE daha çok zenginlik aktarmak ve Türkiye’yi dışarıya daha çok bağımlı kılmak  için Anadolu’nun zenginliği olan yaşları bin yılın ötesine varan zeytin ağaçları dahil ZEYTİNLİKLERDE MADENCİLİK yapılması yolunu bir sabah yönergesi ile açmıştır. İşte tek bir adama sonsuz yetki verilmesinin sonucu budur.

Bunların gözleri o kadar kara ki, örneğin; Turcas Kuyucak Jeotermal A.Ş adlı şirket, Aydın Kuyucak İlçesi Değirmendere köylülerine ait zeytinlik alandaki ağaçların dibine kimyasal madde dökerek kuruttuklarına dair şikayetleri İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemede kanıtlandı.

Aşağıda ZEYTİN AĞACI hakkında tarihçe ve zeytinlikleri korumak için açılmış olan bir kampanya bilgisini KATILMANIZ dileği ile okumanıza  sunuyorum.

Naci Kaptan – 03 mart 2022


İlk Yunan ve Roma yazıtlarında zeytinin barış ve birlikteliğin ebedi simgesi olduğuna değinilmiştir. Kuran, İncil ve Tevrat’taki sayısız bölümde zeytine yer verilmiştir. Tarihi gelişimi içinde birçok efsaneye kaynak olan zeytin, eski uygarlıkların yazıtları ve kutsal kitaplarda yer almıştır. Zeytin beyaz bir güvercinin Nuh’un gemisine tufan sonrası canlılık belirtisi olarak, ağzında zeytin dalı ile dönmesi nedeniyle, yüzyıllardır barışın simgesi kabul edilmektedir.

M.Ö. Atina Anayasasında yer alan ve Aristotle tarafından kaleme alınan “Devlet malı veya özel mülkiyet farkı olmaksızın, zeytin ağacını kesen veya deviren herkes mahkemede yargılanacaktır eğer suçlu bulunurlarsa idam edilmek suretiyle cezalandırılacaklardır” sözü zeytin ağacının tarihteki yeri ve önemi anlatmaktadır.

Bilim, zeytin ağacının tam olarak ne zaman ve nerede oluştuğuna dair bir açıklama getiremese de mitoloji buna kendince şöyle bir açıklık getirmiştir. Antik Yunan’da tanrıların başı Zeus, insanlığa en değerli armağanı veren tanrı ya da tanrıçanın yeni kurulan şehrin hükümdarı olacağını vaat etmiştir. Bu haberi duyan deniz tanrısı Poseidon ve bilgelik tanrıçası Athena büyük bir mücadeleye girerler.

Poseidon, insanları keşfedilmemiş, uzak diyarlara götürecek olan görkemli “Atı”; Athena ise insanlığa yüz yıllar boyunca bereket ve yaşam kaynağı olacak olan “Zeytin Ağacı”nı yaratır. İnsanların huzuruna sunulan bu armağanlardan ancak bir tanesi daha değerliydi ve şehir Zeytin’in gerçekten bir bereket kaynağı olduğunu kabul etmiştir.

Bunun üzerine Athena’nın onuruna yeni kurulan şehre “Atina” ismi verilmiştir. Yani aslında bizim bugün hayatımızın neredeyse her yerinde kullandığımız zeytin yeryüzüne bir armağan olarak gönderilmişti.

Zeytin tarımının yayılmasında büyük rol oynayan Romalıların, diyetlerinde zeytin yerine hayvansal yağları kullananları barbar olarak tanımlamaları, Hipokrat’ın zeytinyağının tedavi edici özelliğini kullanması bu önemi vurgulamaktadır. M.Ö. 4000’lerde kültür bitkisine dönüştürülen zeytinin yağının çıkarılması ve kullanımının yaygınlaşması ancak 1500-2000 yıl sonra gerçekleşmiştir. Tunç Çağı’nda ve daha sonrası dönemlerde Akdeniz’de zeytinciliğin yaygınlaştığını gösteren arkeolojik buluntular arasında yağ presleri, saklamada kullanılan kaplar, zeytin gösterimleri olan vazo ve duvar resimleri sayılabilir.

Oleacea familyası, Olea cinsinin bir türü olan zeytinin (Olea europaea L.) anavatanı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni de içine alan Yukarı Mezopotamya ve Güney Ön Asya’dır . Zeytinin dünyaya yayılışı üç yoldan olmuştur. Birincisi Mısır üzerinden Tunus ve Fas, ikincisi Anadolu boyunca Ege adaları, Yunanistan, İtalya ve İspanya ve üçüncüsü ise İran üzerinden Pakistan ve Çin’dir. İlk kültüre alınışı ve ıslahı Sâmiler tarafından olmuştur.

Zeytincilik, Cumhuriyet sonrası ülkemizde tarımının en önemli faaliyet alanlarından biri olmuştur. Atatürk’ün 1929 yılında Yalova bölgesine yaptığı bir gezide zeytinciliğe gereken önemin verilmesine yönelik direktifleri ile ülkemizde zeytincilik seferberliği başlatılmış ve zeytincilik konusunda araştırmalar yapmak üzere, 1937 yılında Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü kurulmuştur. Diğer yandan zeytin, bahçesine bakmayan ve bakım yaptırmayan üreticilere ceza verilmesine neden olan bir kanuna (26/01/1939 tarih ve 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”) sahip tek bitki olmuştur.

Zeytin yetiştiriciliği, ilk kez M.Ö. 4000 yıllarında Anadolu’da başlamış, buradan Akdeniz’in diğer ülkelerine yayılmıştır. Anadolu’dan getirtilen fideler Girit adasına dikildi. Bu ada 3000 yıl boyunca zeytin ağacı kültürünün tüm Akdeniz’e yayılması için büyük rol oynadı.

Tarihi, günümüzden 8000 yıl öncesine dayanan zeytin birçok efsanenin de kaynağı olmuştur. Nuh Peygamber’den, Antik Yunan’a, Mısırlılardan, Romalılara kadar tarihin her aşamasında zeytin ağacından ve zeytinyağının yararlarından söz edilmektedir.

Ege Denizi’nin Santorini Adası’nda yapılan arkeolojik kazılarda çıkan zeytin çekirdeği ve zeytin yaprağı fosillerinin M.Ö. 3700 yılına ait olduğu bilim adamları tarafından tespit edildi. Fakat ilk zeytin ağacının nerede ve kimler tarafından ehlileştirildiği bilinmemektedir. Zira günümüzdeki zeytin ağaçları yabani ağaçların aşılanarak ehlileştirilmiş, bol ürün veren şeklidir.

Zeytin yetiştiriciliği, ilk kez M.Ö. 4000 yıllarında Anadolu’da başlamış, buradan Akdeniz’in diğer ülkelerine yayılmıştır. Anadolu’dan getirtilen fideler Girit adasına dikildi. Bu ada 3000 yıl boyunca zeytin ağacı kültürünün tüm Akdeniz’e yayılması için büyük rol oynadı. Zeytinin ve yağının elde edilme teknolojisi, depolanması, ticareti hep burada oIgunlaştı. Yöre insanı, elde ettikleri zeytinyağını diğer ülkelere ihraç etti.

Bu adada yapılan kazılarda Knossos ve Faitos saraylarının yıkıntılarında zeytinyağının elde edilişi ile ilgili değerli belgeler geçti. Zeytinyağının üretimi, saklandığı küpler, zeytinlikte dans eden insanları gösteren duvar resimleri vs. Antik Yunan da mitolojik olarak bilim tanrıçası Athena aynı zamanda zeytin ağacının koruyucu tanrıçası idi.

Aristo bu ağaç hakkında eserlerinde geniş bilgilere yer vermişti. Eflatun eserlerinde üzüm asması yanında zeytin ve zeytin-yağının eşsiz bir gıda olduğunu yazmıştı. Atinalılar yıllık kişi başına 30 litre civarında zeytinyağı tüketiyorlardı.

Milattan Önce 1035 yılında tahta çıkan ilk İsrailoğullarının kralı Soul’un alnına zeytinyağı sürülerek kutsanmıştı. O kutsamadan sonra İbranicede günümüzde de kullanılan bir deyim vardır. Bu deyim bir insanın ne kadar sağlam karakterli olduğunu ifade etmek için kullanılır. İyi insanlar anlatılmak istenirken “halis zeytinyağı gibi” derler.

Zeytin ticaretinin yapılması için Akdeniz’de özel gemiler yaptırılmış, zeytincilik zamanla yayılmıştır. Amerika’nın zeytin ile tanışmasını sağlayanlar İspanyollardır. Zeytin, misyonerler tarafından 16. ve 17. yüzyıllarda, önce Meksika’ya götürülerek yetiştirilmiş, zamanla Kaliforniya’ya ve Güney Amerika’ya yayılmıştır. Zeytin ağacı akıl ve zaferin, zeytin dalı barışın, zeytinyağı da saflık ve sadeliğin sembolü olmuştur.

Zeytin o kadar marifetli bir meyve ki, bize aynı zamanda şifa kaynağı da oluyor. En baş sırada kalp ve damar sağlığını olumlu yönde etkilemesiyle bilinir. Hayvansal yağlar yerine zeytinyağı gibi doymamış yağları tüketmek kalp hastalıkları olanların yanı sıra normal bireylerin de daha sağlıklı olmasına katkı sağlar. aAynı zamanda kanser önleyicidir,

Zeytinyağı üretimi; Türkiye zeytinyağı üretiminde dünyada ilk beş ülke içinde yer almaktadır. 2020 yılında 867 bin ton yağlık zeytin çeşitli şekillerde işlenerek yaklaşık 173 bin ton zeytinyağı elde edilmiştir. En çok yağlık zeytin üreten üç il sırasıyla Aydın Balıkesir ve Muğla’dır.

Naci Kaptan


İMZA VER 

Merhaba ,

Senden bugün çok acil bir isteğim var. 1 Mart’ta Resmi Gazete’de yayınlanan bir yönetmelik değişikliğiyle zeytinliklerin madencilik faaliyetleri için kullanılmasının önü açıldı. Yönetmeliğin geri çekilmesi için sen de şimdi harekete geç, bu bağlantıyı tıkla ve imza ver.

İmza ver

Enerji Bakanlığı tarafından yapılan yasaya aykırı bu değişikliğe karşı sen de harekete geç, kampanyayı imzala.

İmza ver

Türkiye, zeytin üretiminde en yüksek payı olan ilk beş ülkeden biri. Dünyadaki zeytinlik alanların %8.3’ü Türkiye’de. Türkiye’nin zeytinlikleri 3573 sayılı zeytin yasasıyla korunuyor. Fakat Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle, “ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere” zeytinliklerin madencilik faaliyeti için kullanılmasının önü açılmış oldu.

Maden Yönetmeliği’nin 115. Maddesine bir fıkra eklenerek yapılan bu değişiklik, içinde bulunduğumuz iklim krizi ve ekolojik yıkım çağında, yapılabilecek en trajik hatalardan biri. Doğal alanları fosil yakıta açmayı değil, elektrik üretiminde kömürden çıkmayı planlamalıyız.

This entry was posted in Doga - Cevre - Ekoloji - Tarim, Ekonomi, ÖZELLEŞTİRMELER, TARIM - EKOLOJİ, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

2 Responses to KUTSAL SAYILAN ZEYTİN AĞACINI KESENLER YARGILANACAK, SUÇLU İSE İDAM EDİLECEKTİR (Aristo – MÖ 384 – c. MÖ 322)

  1. emin says:

    Önemli bir konuyu gündeme getiren yazınız için teşekkür eferim.MÖ.ce Eski Yunan,da müsabakalarda şampiyon olan yarışmacıya zeytinyağı verildiği yazılıdır.ABd.nin kurucu liderlerinden olan Fransa büyük elçisi olduğu dönemde ,İtalya nın dünyaca meşhur olan Torino zeytin fidelerinin yurt dışına çıkarılma yasasını gizlice delmiş,ülkesine dönüşünde zeytin fidelerini beraberinde götürmüştür.zeytin ağacı kutsaldır…sayğılarla

  2. emin says:

    Abd nin büyük elçisi Thomas Jefferson dur.

Leave a Reply to emin Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *