SAKINCALI PİYADE, GERÇEK KUVAYİ MİLLİYECİ UĞUR MUMCU’YU SAYGIYLA ANARAK

Naci Kaptan – 24 Ocak 2023

Uğur Mumcu, İMAM HATİP LİSELERİNİ bitirenlerin “ancak onda birinin” imamlik yaptığını, geri kalanlarin kendi meslekleri dışında DEVLET KADROLARINA yerleştirildiklerini eleştiren cok sayıda yazı yayınladı. Harp Okuluna girme hakkıyla sona gelindiğini, Türk ordusunun laikliği savunma gücünün kırılacağını belirterek girişimi sertce eleştiren köşe yazısını yazdı. Uğur Mumcu’nun “İMAM SUBAY” başlıklı yazısı 22 Ocak 1993’te yayınlandı. Bu yazı onun İslamcılığın devleti ele geçirmesiyle ilgili son direnişiydi.  (Mustafa Yildırım)

Naksibendi tarikatina bagli Turgut Ozal’in ANAP’i iktidardaydi. Ugur Mumcu, 4 Temmuz 1985’te, Cumhuriyet okurlarina, “nur ayini” yaptigi savi ile gozaltina alindiktan sonra yargilanip aklanan eski Izmir Milli Egitim Muduru Aysal Aytac’in Milli Egitim Bakanligi Ortaogretim Genel Mudurlugu’ne atandigini duyuruyordu… Ugur Mumcu, bircok konuda oldugu gibi, o gun Aysal Aytac’in adini yazmakla, ileride Turkiye’nin başıina örülecek coraplarin ilk ipucunu yakalamis oluyordu.
Aysal Aytac, Fethullahcilarin onemli adamlarindan biriydi. Oglu Onder Aytac da babasinin izini surdu. AKP doneminde Polis Akademisi Dekan Yardimligi’na yukseltildi. Yine AKP iktidarinda, CHP’den ayrilip AKP’ye gecen Ertugrul Gunay’in bakanligi sirasinda Kultur Bakanligi Mustesar Yardimciligi’na getirildi. Taraf gazetesinde yazilar yazdi. Emniyet Genel Mudurlugu Terorle Mucadele Daire Baskanligi’nda Emniyet amiri olan Emrullah Uslu’nun da yakin arkadasiydi.
Her ikisi de, TSK’nin yurtsever kadrolarinin tasfiyesine ve bircok laik Cumhuriyet yanlisi ismin yillarca cezaevlerinde tutulmasina neden olan uyduruk sorusturmalarin basrollerini ustlenen Fethullahci casusluk cemaatinin onde gelenlerindendi. Onder Aytac, yurtdisina kacti. Bugun kirmizi bultenle araniyor.
Yaptigi arastirmalarla, guzel ulkemizin ulusal cikarlarini gozeten ve korumaya calisan degerli Mumcu, MOSSAD ile Barzani arasinda 70’li yillardan beri suregelen iliskiyi aciklayan 7 Ocak 1993 tarihli yazisindan sonra oldurulmustur. Bircok arastirmacida, AB-D emperyalizminin gercek amacini ortaya koyan ve bugun de gecerligini koruyan bu yazi nedeniyle, onun hayatini kaybettigini ileri surmektedir. (Cumhuriyet Işık Kansu Işık 23 Ocak 2021 )

Uğur Mumcu’nun alçakça bir saldırı sonucu aramızdan koparılışının üzerinden 30 yıl geçti. 24 Ocak 1993 merkeze alındığında 1990’lı yıllar için şu tanımlamayı yapabiliriz:
90’lar karanlığı!
31 Ocak 1990’da Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy’un öldürülmesiyle başlayan süreç hâlâ aydınlatılamadı! Prof. Dr. Aksoy’un ardından 7 Mart 1990’da Çetin Emeç, 4 Eylül 1990’da Turan Dursun, 6 Ekim 1990’da Doç. Dr. Bahriye Üçok katledildi. Uğur Mumcu Cumhuriyet’teki köşesinden sürekli sordu: “Sıra kimde?”
Öyle bir araştırmacıydı ki akademisyenlik ötesinde. Papa Mafya Ağca kitabını dikkate alan Roma mahkemesi şu kararı aldı: “Uğur Mumcu’yu da dinlemeliyiz!” (Mustafa Balbay 24.01.2023)

Türkiye’yi denetim altinda tutan kuresel projenin asama asama uygulandigi bu duyarli donemde Ataturk’un “Yurtta baris dunyada baris” politikasinin yilmaz savunucusu, degerli yazar Ugur Mumcu’yu animsamamak olasi mi?
Bolgemizde hizla geliserek gunumuzde tehlikeli boyutlara ulasan olaylarin dupeduz emperyalizmin bir oyunu oldugunu Ugur Mumcu yillar once yazmadi mi?
Korfez Savasi’ndan sonra ABD’nin egemen guc olarak bolgenin siyasal haritasini yeniden cizmekte oldugunu bizlere hatirlatmadi mi?
Mayin tarlasi
Turkiye’nin dis politikada ABD markali mayin tarlasina dogru hizla suruklendigini, “Cekic Guc”un Guneydogu’da konuslandirilmasinin gizli bir planin parcasi oldugunu soylemedi mi?
1990’li yillarda televizyonlarda boy gosteren, ust duzeyde onemli sorumluluklar ustlenmis kimi yetkililerin “Irak’ta sorun cozulse bile ‘Cekic Guc’ sonuna kadar kalmalidir. Bu bizim itibarimizi artirir, Turkiye’yi Bati’ya daha da yaklastirir” (TRT-1 5 Eylul 1996 tarihli acikoturum) seklindeki sozleri o gun bugun bellegimden silinmedi. O donemdeki yetkililer, suresi alti ayda bir uzatilan “Cekic Guc”un bir aldatmaca oldugunu, Kuzey Irak’ta bugunku yapilanmanin olusmasina katkida bulundugunu neden fark etmediler?
Onemsenmedi
Ugur Mumcu’nun gercekleri yansitan, Turk ulusunun “Cekic Guc”le aldatildigini vurgulayan yazilarina ve uyarilarina ne acidir ki o yillarda kimse kulak asmadi. ABD ve Bati emperyalizminin Turkiye’yi Sevr’e kadar goturecek urkutucu projesini, belgelerle ortaya cikaran Ugur Mumcu’nun bu cabalari ne acidir ki o donemde onemsenmedi.
Ortadogu’da Kurdu Turke, Turku Araba ve Kurde dusman eden siyasetten soz ederken bu siyasetin yaratacagi tehlikeleri o donemin yetkililerine her firsatta anlatmadi mi?
Ugur Mumcu, kuresel egemenlere boyun egmenin Turkiye’nin bagimsizligini ve uniter devlet yapisini tehlikeye sokacagini anlatirken dis politikamizin Ataturk’un “Yurtta baris dunyada baris” ilkesi dogrultusunda izlenmesi gerektigini vurgulardi.
Yıllar önce Uğur Mumcu’nun yazdıklarının hepsi günümüzde doğrulanıyor. Hayatta olsaydı egemen güçlere karşı mücadelesini büyük bir azimle sürdürür, bugün çok daha tehlikeli bir durumla karşı karşıya olduğumuzu halkımıza anlatırdı. Kalpaksız Kuvayı Milliyeciyi saygı ve artan bir özlemle anıyorum. (13 Şubat 2020 Perşembe / Daver Darende)

Uğur Mumcu, araştırmacı yazar ve gazeteciliğiyle; cesur, yurtsever, laik-solcu kişiliğiyle; ses getiren araştırmalarıyla, dönemin siyasi ve hukuki alçaklıklarını hallaç pamuğu gibi attı. Mumcu, yaşarken ve yazarken geleceği haber veriyordu.
Niçin? Daha güzel bir ülke için… Demokrasi, saydamlık, hukuk, insan hakları, adalet ve daha mutlu bir halk ve toplum için. Uğur Mumcu’lar çoğaldığı sürece, Türkiye, hukuk, saydamlık, demokrasi, adalet, Cumhuriyet, ekonomi gelişecekti. Ama Uğur Mumcu’lar yok edildiği sürece de Türkiye karanlıklar çağını yaşamaya devam edecekti.
İKİ YOL VAR
Ya aydınlığa yürüyeceğiz: İnsan hak ve özgürlükleri, adalet, eşitlik, hukuk, doğa ve çevre, yasa, laiklik, demokrasi, gelişme, güzellik, estetik, çağdaşlık, bilim-teknoloji-sanat hepsini çoğaltacağız, üreteceğiz…
Ya da karanlıkta çakılı kalacağız: Toplumu bölen, dışlayan ne varsa daha çok devreye girecek, kadınların, çocukların, yoksulların giderek daha çok ezildikleri daha ağır bir din siyasetinin ve devletinin cenderesine gireceğiz..
Özgürlükler daha çok boğulacak. Daha keyfi ve yasasız ve anayasasız ülkede yaşayacağız. Uğur Mumcu’lar daha çok baskı altına alınacak. Eleştiriler boğulacak. Ama Uğur Mumcu’lar hiçbir zaman ölmeyecek… (Orhan Bursalı – 24.01.2023)
This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, FAŞİZM, İrtica, RADİKAL İSLAM, ŞERİAT - İRTİCA - KARANLIĞIN AYAK SESLERİ, SİYASAL İSLAM, TARİKAT VE CEMAATLAR, TERÖR, UĞUR MUMCU. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *