AKIL FİKİR YAZILARI * ENES (BAHTI) KARA

Kemal Rastgeldi – 18.01.2022
krastgeldi@hotmail.com

ENES (BAHTI) KARA


Başımızdaki Siyasal İslamcı parti ve onun başındaki laiklik karşıtı kibirli “tek adam” kendi menfaatleri doğrultusunda eğitim sistemini dinselleştirmek adına her çareye baş vurarak “kindar ve dindar” kuşaklar yetiştirmek tutkusuyla devletin tüm olanaklarını kullandılar.


Dinsizlikle suçlanmaktan korktuğu için başta “Atatürk’ün Partisi” CHP ve aydınlarımızın pek çoğu büyük tahribatı engellemekte yetersiz kaldılar. (Üyesi olmaktan onur duyduğum) Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi az sayıdaki Atatürkçü sivil toplum kuruluşları ise örgütlü cehalete, koyu ortaçağ karanlığına doğru sürüklenişi frenlemek için (bedel ödemek pahasına) direnç ve büyük özveri gösterse de yeterince etkili olamadılar.

Herkes inançlı olabilir, zira geri kalmış toplumlar din propagandasının baskısı (bombardımanı) altındadır; inançsız olmak ise hiç de kolay olmayıp insanın bir ölçüde önce “filozof” olmasını, yani çok okumasını, araştırmasını, düşünmesini, önyargılardan arınmasını gerektirir ve ayrıca cesaret, dürüstlük ister.

İslam ülkelerinde fikir ve ifade özgürlüğü bu yüzden çok sınırlı kalıp gelişememekte, insanlar kurnaz din simsarları, liyakatsiz, menfaatçı siyasetçiler tarafından kolayca kandırılıp sömürülebilmektedir. Dincilerin en başarılı oldukları alan örgütlenme konusundaki ustalıklarıdır. Atatürk’ten sonra laik kesim kendi içinde kutuplaşırken, dinciler birleşip Menderes ve Bayar öncülüğünde iktidara ortak olmaya başlamışlardı.

Tarikatlar ve cemaatlar zamanla daha da güçlenerek AKP yönetiminde önemli mevkilere tırmanmıştır. Siyasal İslamcıların elindeki en güçlü silah, muhalifleri dinsizlikle suçlamaktır, ki bunu etkisiz hale getirmenin yolu, yukarıda belirttiklerim çerçevesinde dinsizliğin bir erdem ve ayrıcalık olduğunu savunma cesaretini göstermektir. İskandinavya gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinde halkın büyük çoğunluğu inançsızdır, bilimi, akılcılığı benimsemiştir.

Afganistan gibi en geri kalmış islam ülkeleri ise ortaçağ karanlığında, en ilkel şartlarda varlığını sürdürmek için çırpınmaktadır. Aile planlaması günah sayıldığı için, yollarda ölmek, denizlerde boğulmak pahasına, müslüman nüfus fazlalığı hristiyan sayılan ülkelere sığınmak için her çareye baş vurmaktadır.

Tüm bu gibi olumsuzluklara karşı ülkemizi örgütlü cehaletten, irtica belasından kurtarmak için inançsızlığa tolerans ve saygı ile bakmalıyız. Tescilli bir inançsızı başbakanlık koltuğuna uygun gören (çoğunluğu ortodoks) Yunanistan halkı kadar olabilmeyi (dinsizlikle suçlanmaktan korkanlar yüzünden) daha nice uzun yıllar boşuna bekleyeceğiz galiba. Bakalım, daha kaç gencimiz din baskısına dayanamayıp intahar ederek yüreğimizi dağlayacak!..

18.01.2022 – Kemal Rastgeldi

This entry was posted in DİN-İNANÇ, İrtica, ŞERİAT - İRTİCA - KARANLIĞIN AYAK SESLERİ, TARİKAT VE CEMAATLAR, YOBAZLIK - GERİCİLİK. Bookmark the permalink.

1 Response to AKIL FİKİR YAZILARI * ENES (BAHTI) KARA

  1. Emin says:

    Teşekkürler…üzülerek belirtiyorum….1938 yılından beri Anamuhalefet (CHP) partisinin göz yummalarının sonucudur bunlar…anayasa maddeleri değiştirilerek iktidar koltuğuna (2002) vs…..(2017 dahildir) oturtanlar büyük bir günah işlemişlerdir.sistem çökertilmiştir..kayıplar devam edecektir…..Dini doktrinlere boyun eğen ulus hiç bir zaman çağ dışı olmaktan kurtulamaz…Devrim kanunları hayatla geçirilmelidir.bun yasaları uyğulamayan partilerle ittifak yapılmamalıdır.sayğılar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *