AKP MASKE DEĞİŞTİRMİŞ KÜRTÇÜ İSLAMCI TERÖR ÖRGÜTÜ HİZBULLAH İLE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR

AKP MASKE DEĞİŞTİRMİŞ KÜRTÇÜ İSLAMCI TERÖR
ÖRGÜTÜ HİZBULLAH İLE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR

Naci Kaptan – 13 mart 2023

Türkiye’de siyaset çok kirlendi. Özellikle AKP döneminde son çeyrek yüzyılda Erdoğan ve çevresinde kümelenmiş olan çıkar grubunun siyasi çıkarları için tüm ulusal konuları, toplum ve devlet/ülke yararlarını göz ardı ederek kişisel politikalar izlediğini defalarca gördük.  Devletin ve toplumun zarar görüyor olması bu çıkarcı siyasetçiler birliği için önemli değildi. Kazı kazan, kazan, kazan oynadılar ve devlet ile toplum bu yollarla yoksullaşırken onlar hep kazandılar, zenginleştiler. Ülkenin savaş ve olağanüstü durumlarda kullanılacak olan kefen parasını bile buharlaştırdılar. Tüm kamu kurumlarını kırdılar, döktüler. Hazine öylesine boşaldı ki içinde tilkiler ile çakallar  futbol maçına soyundular…
Zamanı geldi Habur’a PKK teröristlerinin ayaklarına yüce mahkemeleri çadırlaştırarak taşıdılar. Oslo’ya özel ulaklar göndererek İngiltere temsilcisinin gözetiminde PKK ile gizli ve kirli görüşmeler yaptılar. Dolmabahçe sarayında PKK ile mutabakatname imzaladılar. Diyarbakır’a giderek Erdoğan’ın ağzından “Kürdistan” dediler. Birlikte Megri megri şarkısını söylediler. PKK’ya sizi rahatsız eden komutan, vali, kaymakam varsa isimlerini verin görevden alalım da dediler. Askeri kışlaya kilitlediler, PKK teröristlerini yollara saldılar. Köyün taşları bağlandı, köpekleri de serbest bırakıldı.
Şimdi de koltuk sevdasına, AKP, TERÖR ÖRGÜTÜ olan kürtçü, radikal islamcı Hüda-Par ile koalisyona giderek işbirliğine soyundular. Hüda-Par’ın adının aslında Hür Dava Partisi olduğu söylense de aslında ALLAH (Hüda) PARTİSİDİR. Gördünüz mü cinliği? Allah’ın adına parti kurmuşlar…
Yıllarca koalisyonlara etmedik laf bırakmadılar. Ama şimdi paçaları tutuştu. HÜDA PAR’la koalisyon yapacaklar. Diyarbakır Emniyet Müdürümüz Ali Gaffar Okkan’ı kalleşçe katleden, İslamcı Feminist yazar Konca Kuriş’i domuz bağıyla öldüren; Zehra Vakfı Başkanı İzzettin Yıldırım’ı, gazeteci Halit Güngen’i infaz eden terör örgütünün siyasi uzantılarıyla kol kola girecek kadar durumları vahim”
AKP şimdilerde de 2023 seçimlerinde destek alabilmek için HİZBULLAH ve MUSTAZAF-DER’in sürgit devamı olan HÜDA-PAR ile işbirliğine gidiyor. Bu nedenle 90’lı yıllardan buyana ülkemizde işlenen bir çok siyasi ve inanç cinayetlerinin arkasında olan HÜDA-PAR’ın izini sürmek gerekti.
Naci Kaptan – 13 Mart 2023

1990’lı yıllarda özellikle Türkiye’nin -Kürtlerin yoğunlukta olduğu- Güneydoğu bölgesinde işlenen çok sayıda cinayetten sorumlu tutulan Hizbullah hareketi de “terör örgütü” kabul ediliyor.
Güneydoğu’da Kürtçe mevlitler ile binlerce kişiyi sokaklara döken Hizbullah’ın yasal derneği Mustazaf-Der’in kapatılmasının ardından başlatılan parti çalışması tamamlandı. Aralık ayında resmileşmesi beklenen partiye Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) adı verildi. Partide, İslami perspektifte ‘Başörtü ve Kürt sorunu’ ekseninde politika yürütülecek.
Mustazaf-Der’i kapatma kararı veren Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, dernek üyelerinin “şerri esaslara dayalı teokratik bir devlet kurmayı amaçlayan yasadışı Hizbullah terör örgütünün amacı doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğunu” gerekçe olarak göstermişti. Şiddetin dorukta olduğu 1990’lı yıllarda PKK ile Hizbullah arasında da çatışmalar yaşanıyordu. Hatta Hizbullah’ın kontragerilla örgütü olmakla suçlayanlar “Hizbul-kontra” benzetmesini yapıyordu.
MUSTAZAF-DER KAPATILDI, MUSTAZAFLAR HAREKETİ ADINI ALDI
Doğu ve Güneydoğu’da son yıllarda Kutlu Doğum Kürtçe mevlitleriyle binlerce kişiyi meydanlara döken Mustazaflar İle Dayanışma Derneği’nin (Mustazaf-Der), terör örgütü Hizbullah ile bağlantısı tespit edilmesi üzerine geçtiğimiz ay Yargıtay tarafından kapısına kilit vuruldu. Hizbullah’ın siyasi kolu olarak gösterilen Mustazaf-Der, kapatılması kararının ardından Diyarbakır’da 30 bin kişinin katılımı ile 28 Mayıs’ta yapılan ?Ahde vefa’ mitinginde Mustazaflar Hareketi ismini aldı.
Partileşmek için son hazırlıklarını yapan Mustazaflar Hareketi, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) adı üzerine uzlaştı. Siyasi partinin resmen kurulması için önümüzdeki günlerde İçişleri Bakanlığı’na başvuru yapılacak. ‘Başörtü ve Kürt sorunu’ çözüm politikası yürütecek olan HÜDA PAR, yerel seçimlere bağımsız adaylar ile girmeyi planlıyor.
Hizbullah neydi, nasıl HÜDA-PAR oldu ve siyasi çizgisi nedir?
Ne şekilde ve ne zaman ortaya çıktı?
Sanılanın aksine Hizbullah’ın ilk ortaya çıktığı yer Diyarbakır veya Batman değil, İstanbul oldu. Örgüt 1984 yılından itibaren İstanbul’da market ve kuyumculara yönelik soygun eylemleriyle varlığını gösterdi. Hizbullah’ın adı da ilk kez Ekim 1984’te Şişli’de gerçekleştirilen bir kuyumcu soygunundan sonra duyuldu. Bu soygundan sonra düzenlenen operasyonlarda Hizbullah militanları gözaltına alındı. Bu isimler arasında sonrasında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç ve diğer aydın cinayetlerini gerçekleştirmekten yargılanacak olan İrfan Çağrıcı da vardı.
Bu eylem ve davadan sonra örgütten uzun süre ses çıkmadı. Hizbullah’ın kurucuları ve militanlarının çoğu başta Diyarbakır ve Batman olmak üzere Kürt illerinden gelmelerine rağmen ilk dönemlerinde bölgede eylem gerçekleştirmedi. Silahlı mücadele yürütülmesi gerektiğini savunan Hüseyin Velioğlu’nun 1987’de örgütten koparak Batman’a yerleşmesiyle her şey değişti.
Hizbullah Güneydoğu’da nasıl örgütlendi, temel amacı neydi?
Kendine yakın isimlerle örgütten kopmasına rağmen Hizbullah ismini kullanmaya devam eden Hüseyin Velioğlu’na göre örgüt, silahlı mücadeleyi başta PKK olmak üzere Kürt siyasi hareketinin unsurlarına karşı vermeliydi. Gerekçeyi ise “PKK Marksist bir örgüt” olarak açıklıyordu. Örgütlenmeye de Batman’da İlim Kitabevi’ni kurmakla başladı. Zamanla lise öğrencileri ve belli aileler arasında örgütlü hale geldi. 1992’ye gelindiğinde örgüt Batman sokaklarında Halkın Emek Partisi (HEP) üyelerine yönelik taşlı ve sopalı saldırılarla kendini gösterdi. Batman’da güçlendikten sonra faaliyetlerini diğer illere de kaydırmaya başlayan Hüseyin Velioğlu daha önce terk ettiği Diyarbakır’da yeniden örgütlendi. Örgütün bu kentteki üssü Bağlar ve Silvan oldu. Ardından Mardin ve Şanlıurfa da örgütlenme merkezi haline geldi.
Hizbullah’ın adı hangi faili meçhul cinayetlere karıştı?
Hizbullah faili meçhul cinayetlere Batman’da “PKK destekçisi” olarak tanımladığı isimleri kaçırarak başladı. 1992’den itibaren her gün kentte, özellikle akşamları birileri kaçırılıyordu. 1992-1995 yılları arasında Batman’da kaçırılıp kaybedilenlerin önemli bir bölümünü din adamları oluşturuluyordu. Bir süre sonra PKK, bu eylemlere karşılık vermeye başladı. Hizbullah’ın örgütlendiği ve mensuplarının yoğun olarak yaşadığı köylere yönelik eylemler gerçekleştirdi.
Örgüt güçlendikten sonra doğrudan HEP yöneticilerini ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini hedef aldı. Bugüne kadar ortaya çıkan bilgilere göre HEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın 4 Eylül 1993’de Batman’da öldürülmesi de Hizbullah’la ilişkiliydi. Tanıkların anlatımına göre Sincar ve HEP yöneticileri kent merkezine girer girmez bazı iş hanlarından Hizbullah marşları yükselmeye başladı. Çıkışta da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Kutlu Savaş, Susurluk Raporu’nda cinayetin tetikçilerinin “JİTEM ekibi” olarak anılan “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, itirafçılar Alaattin Kanat, Mesut Mehmetoğlu ve İsmail Yeşilmen olduğunu öne sürdü.
Hizbullah çok sayıda gazeteciyi de öldürdü. Hizbullah’ın faaliyetleri hakkında detaylı araştırmalara yapan 2000’e Doğru dergisi Diyarbakır Temsilcisi Halit Güngen 18 Şubat 1992 günü kafasına ateş edilerek öldürüldü.
Örgütün, hedefinde ağırlıklı olarak Özgür Gündem ve devamı niteliğindeki gazete ve dergilerin çalışanları vardı. 1992 yılı içerisinde Yeni Ülke muhabiri Cengiz Altun, Özgür Gündem muhabirleri Hafız Akdemir, Yahya Orhan ve Çetin Ababay, Hizbullah tarafından öldürüldü.
Hüseyin Velioğlu liderliğindeki Hizbullah güçlendikten sonra bu kez hedefinde bir dönem içinde yer aldığı Menzil grubu vardı. İki grup arasında özellikle Diyarbakır’da yaşanan çatışmalarda yaşamını yitirenlerin sayısı, çoğunluğu Menzilcilerden olmak üzere yaklaşık 200 kişi olarak açıklanıyor. Bu çatışma ve hesaplaşmada Menzil grubunun lideri Fidan Güngör de 1994’te kaçırıldıktan sonra kaybedildi. Hizbullah ayrıca başta Konca Kuriş olmak üzere örgütün şiddet eylemlerini eleştiren İslamcı yazarları da öldürdü.
Hizbullah denilince neden akla işkence geliyor?
Hizbullah militanları, hedef seçtikleri kişilere silahlı saldırı düzenlemek yerine çoğunlukla önce kaçırma yöntemini seçiyordu. Batman ve diğer illerdeki köy ve kent merkezlerinde evlerin altında toprak sığınaklar oluşturulmuştu. Kaçırılan kişiler bu sığınaklara götürülüyordu. Sığınaklarda özel olarak hazırlanmış zincirli bölümler vardı. Kaçırılan kişiler bu zincirlere bağlanıyordu. Aylarca hiç dışarı çıkartılmıyordu. Yiyecek olarak günde bir kez sadece ekmek veriliyordu. Kaçırılan kişiler sorgulanıyordu. Sorgularken mutlaka anlattıkları kaydedilirdi. Bu ses bantları örgüt hiyerarşisine göre en tepeye kadar giderdi. Buna göre de bu kişiye ne yapılacağına karar verilirdi. Sorgulanan kişiler çoğunlukla ağır işkenceler sonucu yaşamını yitiriyordu. “Domuz bağı” yöntemi bunlardan biriydi. Ardından da evin bahçesine veya başka bir bölümüne mezarlar açılıyor ve işkence sonucu öldürülen kişiler buralara gömülüyordu.
Hizbullah nasıl bu kadar güçlendi?
PKK ile çatışması, Hizbullah’ın güçlenmesindeki en önemli unsur olarak görünüyor. Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı tarafından 2000 yılında Hizbullah militanlarıyla ilgili hazırlanan davanın iddianamesinde “Hizbullah, PKK terör örgütünün Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki hakim olduğu dönemlerde yaygın olan şiddet ve terör olaylarına bir tepki olarak ortaya çıkan fiildir” denildi. Eski Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman, Hizbullah’ın eylemlerinin en yoğun olduğu dönemde kendisine örgütü soran gazetecilere “Hangi Hizbullah? Bir İran’daki Hizbullah vardır. Bir de PKK’nın baskınlarına karşı kendini koruyan, dini inançları kuvvetli vatandaşlar vardır” dedi.
Hizbullah nasıl tasfiye edildi?
Hizbullah’ın tasfiyesi Susurluk skandalından sonra başladı. Hizbullah üzerine yapılan araştırmaların ve yazılan kitapların çoğunda örgütün tasfiyesi ile JİTEM’in lağvedilmesinin paralel olduğu bilgisi yer alıyor. Polis, Hizbullah’a yönelik ilk operasyonu da örgütün merkez üssü olarak kabul edilen Silvan’ın Yolaç Köyü’ne yaptı.
1996-1999 yılları arasında Diyarbakır, Batman ve Mardin’de düzenlenen operasyonlarda bine yakın kişi gözaltına alındı. Operasyonlar nedeniyle sıkışan Hizbullah da faaliyetlerini önce Mersin, Gaziantep ve Konya’ya ardından da İstanbul, Bursa, Düzce ve Kocaeli’ye kaydırdı. Bu beraberinde yeni cinayetleri de getirdi. Artık Hizbullah, Güneydoğu yerine bu kentlerde insanları kaçırıp ağır işkenceler sonucu öldürüyordu. Örgütün tamamen tasfiyesi için bu kentlerde de operasyonlara hız verildi. Bu operasyonlarda çeşit çeşit silahların bulunduğu cephanelikler, en önemlisi de öldürülen insanların gömüldüğü sığınak evler ortaya çıkarıldı.
2000 yılına gelindiğinde polis, yaklaşık iki bin kişi gözaltına almış ve bunların yarısı tutuklanmıştı. Bunların verdiği bilgiler ışığında 75 faili meçhul cinayet çözüldü. En önemli operasyon ise 17 Ocak 2000 günü İstanbul’da yapıldı. Beykoz’da üç katlı bir eve düzenlenen operasyonda çatışma çıktı. Çatışmada Hizbullah’ın lideri Hüseyin Velioğlu öldürüldü. Örgütün iki ve üç numaralı isimleri ise sağ yakalandı: Edip Gümüş ve Cemal Tutar. Bu iki ismin yakalanması ve Hüseyin Velioğlu’nuin öldürülmesi Hizbullah’ın tasfiyesini getirdi.
Gaffar Okkan’ı Hizbullah mı öldürdü?
Örgüt, tasfiye sürecinde bu kez de polis ve askerleri hedef aldı. Hizbullah’a yönelik operasyonların Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atanmasıyla hız kazanması nedeniyle Gaffar Okkan örgütün hedefi haline gelmişti. 24 Ocak 2001 günü Okkan’ın makam otomobiline önce el bombası atıldı ardından da 18-19 kişi tarafından çapraz ateşe tutuldu. Okkan’la beraber 5 polis de yaşamını yitirdi. Okkan’ın cenazesinde binlerce kişi “Kahrolsun Hizbullah” diye bağırırken, devlet yetkilileri de saldırının arkasında Hizbullah’ın olduğunu açıkladı. Suikasttan sonra Hizbullah militanı olduğu açıklanan 26 isim hakkında gözaltı kararı verildi. Bir kısmı gözaltına alınıp, tutuklanan bu isimlerin yargılanması yıllarca sürdü. Ceza alan isimlerin hepsi de zamanla tahliye oldu.
HÜDA PAR, Hizbullah’ın devamı mı?
Gaffar Okan suikastının ardından Hizbullah ismi artık kullanılmaz olurken, gözaltına alınıp bırakılanlar ve dışarıda kalanlar yeniden Diyarbakır ve Batman gibi Kürt illerine geri döndü. Üç yıl sonra kurulan Mustazaflar Derneği ise örgütün yoluna silahsız siyaset yaparak ve sivil toplum kuruluşu olarak devam edeceği şeklinde okundu. Dernekleşme kararı nedeniyle örgütten kopmalar yaşanırken, daha çok “Kutlu Doğum” etkinliklerindeki kitlesel kalabalıklarla dikkat çektiler. Ancak dernek, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından “Hizbullah terör örgütünün amacı doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu” gerekçesiyle kapatıldı. Bunun üzerine bu kez de, 2012’de, partileşme kararı alındı ve Hür Dava Partisi yani HÜDA PAR kuruldu.

HÜDA PAR’ın şu anda nasıl bir politik çizgiyi savunuyor?
Kürt sorunu üzerine araştırmalarıyla bilinen gazeteci-akademisyen Dr. Ecevit Kılıç’a göre HÜDA PAR’ın neyi savunduğundan çok neye karşı olduğu daha önemli ve açıklamalarına, etkinliklerine ve eylemlerine bakılınca HÜDA PAR’ın en belirgin özelliğinin anti-sekülerci olması.
HDP ile aralarındaki sorunun da buradan kaynaklandığını ve HDP’yi doğrudan seküler bir parti olarak gördüklerini söyleyen Kılıç “Bu nedenle HDP’ye asla oy vermezler, bir araya gelmezler. MHP’ye o verirler ama HDP’ye oy vermezler. Buradaki tek kriter de sekülerlik. Sadece HDP değil diğer bütün Kürt partilerin hepsinde az da olsa seküler bir damar var. HÜDA PAR hariç” görüşünde.
HÜDA PAR’ın belirgin önceliğinin Kürt sorunu ve bu sorunun getirdiği problemlerin çözümü değil din olduğuna vurgu yapan Kılıç, partinin mevcut durumuyla ilgili “Parti programlarında özerkliğin, federasyonun veya benzeri modellerinin tartışılabileceğinin yazılmasının önemi yok. Öyle bir öncelikleri yok. Sonuçta siyaset yapıyorlar ve bir Kürt partisi. Kürtlerin genel taleplerine veya önceliklerine ayak uydurmaya çalışıyorlar. Ama bütün siyasi faaliyetleri, eylemlerinin ve gündelik yaşamlarının dili Kürtçe. Bundan asla taviz vermezler. İbadetleri Kürtçe yaparlar. Kürtçe ilahi müzik yaparlar. Aile bazlı bir parti örgütlenmeleri vardır. Eylemlere ve etkinliklere bütün aile gider, dört yaşındaki çocuk dahil. O nedenle eylem ve etkinliklerde gördüğümüz aslında partinin bütün tabanıdır. Tabanını de en güçlü olduğu yer son yıllarda Bingöl oldu” diyor.
HÜDA PAR’ın oy oranı ne, Cumhur İttifakı’na katkısı ne olur?
Parti 2018’deki son genel seçimlerdeki oy aranı yüzde 0,31 ve aldığı oy ise 157 bin. MetroPOLL Araştırma’nın kurucusu Özer Sencar bu bir araya gelişin AK Parti’nin lehine olmayacağını ifade ediyor.
Özer Sencar, ”HÜDA-PAR’ın Cumhur İttifakı’na getirisi götürüsünden az olacak. HÜDA-PAR dediğimiz şey Hizbullah’tır, geçmişlerinde domuz bağı ile öldürdükleri insanlar var. Mevcut siyasi yönetimdeki kişileri kast etmiyorum. Ama geçmişi ortada. Muhalefet bunu kullanırsa getirisi götürüsünden az olur.” diyor.
”Ben Erdoğan’ın neden böyle bir hata yaptığını anlamıyorum. İttifakı genişletme hamlesi olsa da değil. Bu HDP’den çok farklı bir şey. Bir araştırmamız yok ama geçmişi belki de MHP’li seçmen üzerinde etkili olabilir. Ama tekrar ediyorum getirisi götürüsü kadar olmaz. Bu seçimde de oylarını arttıracaklarını düşünmüyorum zaten AK Parti listelerinden girecekler. Bir iki vekil kontenjanı olabilir.
11 Eylül 2004 tarihinde Mustazaflar ile Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der) kuruldu. Her ne kadar Mustazaflar Cemiyeti üyeleri yeni kurulan partinin Hizbullah’ın partisi olmadığını iddia etseler de bu herkesçe malumdur ki Hüda-Par (Kürtçe Allah’ın partisi demek) Hizbullah’ın yasal oluşumudur.
Mustazaf-Der’in, Hizbullah terör örgütü ile bağlantılı olduğunu ve Hizbullah’ın yayın organı olduğu belirtilen İnzar Dergisi’nin dağıtımını organize ettiğini tespit etti. Savcılık, derneğin genel merkezinin Diyarbakır olması nedeniyle soruşturma dosyasını Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndererek, iddiaların araştırılmasını ve Medeni Kanun ve Dernekler Kanunu hükümleri gereği Mustazaf-Der hakkında kapatma davası açılmasını istedi. Dernek ile ilgili yargılamayı tamamlayan Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2010 yılında Mustazaf-Der’in feshedilmesini kararlaştırdı.
Mahkemenin gerekçeli kararında, kapatma kararı şu gerekçelere dayandırıldı: “Davalı Mustazaflarla Dayanışma Derneği’nin, dernek tüzüklerince belirtilen amaç dışında, mevcut anayasal düzeni yıkarak şer’i esaslara dayalı teokratik bir devlet kurmayı amaçlayan yasadışı Hizbullah terör örgütünün amacı doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğu, davalı derneğin yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle hüküm altına alınan dernek kurma özgürlüğünü, insan haklarına dayanan demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullandığı, böylelikle amacın kanuna aykırı hale geldiği anlaşılmakla söz konusu derneğin Türk Medeni Kanunu’nun, 89. maddesi uyarınca feshine karar vermek gerekmiştir.”
Hizbullah cemaatinin avukatlığını yapmış Sıdkı Zilan bulunuyordu. Zilan, Mustazaf-Der’in kapatılmasından önce ‘Kürdistani İslami Parti’ isimli bir oluşumu başlatacaklarını duyurdu. Kimileri bunun Hizbullah’ın kurduğu bir parti olduğunu söylerken kimileri de bunun fitne amacıyla kurulduğunu belirtti. Zilan ise, kendi açıklamasında herhangi bir hareketin egemenliği altında kurulmadıklarını söyledi. Daha sonra Mustazaf-Der’in kapatılmasının ve derneğin siyasi oluşuma dönüşmesinin akabinde Zilan, kendilerinin de harekete dönüştüğünü açıkladı. Ocak 2011’de Milliyet’ten Aslı Aydıntaşbaş’a açıklamalarda bulunan Av. Sıdkı Zilan “Eğer açılım çerçevesinde büyük bir barış olacaksa bana göre PKK yanında Hizbullah’ın da bu kardeşlik projesine dahil edilmesi lazım” demişti.
Aydıntaşbaş’a yaptığı açıklamalarda Zilan, Hizbullah’ın siyasi parti olması gerektiğini de belirtmişti:
“İslami duyarlılığı olan ve PKK’de temsil edilmeyen ciddi bir kitle var. Örgütlülük açısından BDP’den hemen sonra gelir. Bugün geçici olarak Ak Parti’ye oy veriyorlar. Ama bizim evimiz orası değil. Kürtler ilahi nihayet Fethullah Hoca’ya, Ak Parti’ye bağlı kalmaz . AK Parti geçici bir duraktır. Kürt coğrafyasında BDP’ye İslami bir alternatif olması lazım. Bana göre Hizbullah hareketi bir siyasi parti olmalıdır. Bu konuda içeride de bir tartışma var.”
Terör Örgütü Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen HÜDA PAR’ın genel başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, 14 Mayıs’ta Erdoğan’ı destekleme kararı aldıklarını bildirdi.
HÜDA PAR’IN AÇILIMI NEDİR?
Hür Dava Partisi, Türkiye’de faaliyet gösteren siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması “HÜDA PAR” şeklindedir. Simgesi açık vaziyette bir kitap ve sayfaları arasından doğmakta olan güneştir.
HÜDA PAR NE ZAMAN KURULDU?
Hür Dava Partisi, 19 Aralık 2012 tarihinde kuruldu. HÜDA PAR, Türkiye’deki yasadışı Hizbullah örgütüyle ilişkili olduğu gerekçesiyle kapatılan Mustazaf-Der’in Genel Başkanı Mehmet Hüseyin Yılmaz tarafından kuruldu. 2014 yılında ilk seçimlere katıldı.
HÜDA PAR’IN OY ORANI NEDİR?
HÜDA PAR, 2014 yerel seçimlerinde oy oranı Ağrı’da %1.37, Batman’da %7.80, Bingöl’de %3.06, Bitlis’te %5.58, Diyarbakır’da %4.77, Mardin’de %2.00, Muş’ta %1.46, Siirt’te %1.16, Şırnak’ta %2.32 ve Van’da %0.65 oldu. HÜDA PAR, 7 Haziran 2015’te yapılan genel seçimlerde Adana, Bitlis, Şırnak, Van, Şanlıurfa, Bingöl, Batman ve Diyarbakır’dan bağımsız adayları destekledi ancak seçilen olmadı.1 Kasım 2015’te yapılan genel seçimlere ise katılmadı.
Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen HÜDA PAR 2018 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminde de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık destek vermişti. Erdoğan’ın ‘yeni anayasa’ tartışmalarına da anayasanın ilk dört maddesini hedef alarak dahil olan partinin önceki dönem genel başkanı İshak Sağlam, “5 darbeci general yazıyor biz de bunu ilah seviyesine çıkarıyoruz. ‘Bunu eleştiremezsiniz, değiştiremezsiniz, değiştirilmesini teklif dahi edemezsiniz’ düşüncesi akla ve mantığa uygun değil” demişti.

https://www.haberturk.com/gundem/haber/799485-hizbullah-huda-par-ile-siyasete-giriyor
https://tr.euronews.com/2023/03/13/huda-par-nasil-kuruldu-siyasi-cizgisi-ve-hizbullah-ile-baglantisi-ne
https://kokludegisimdergisi.com/index.php?p=makaleDetay&makale=899
https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/huda-parin-acilimi-nedir-huda-par-ne-zaman-kuruldu-huda-parin-genel-baskani-kimdir-2060080
This entry was posted in İrtica, Politika ve Gundem, RADİKAL İSLAM, ŞERİAT - İRTİCA - KARANLIĞIN AYAK SESLERİ, SİYASAL İSLAM, TARİKAT VE CEMAATLAR, TERÖR, YOBAZLIK - GERİCİLİK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *