SULTAN VAHDETTİN’İN ŞECERESİ

Naci Kaptan/ 14 Eylül 2022

Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Bu durumda kurusıkı “hilafet” silahı, tam da İngilizlerin istediği şekilde İngiltere’nin eline geçiyordu. Vahdettin nasıl olsa ümidini Allah’tan sonra İngiliz’lere bağladığını belirtmişti!!!

Aslında Osmanlı’ya ihanet Vahdettin ile sonlanmış ve payi-taht teslim edilmişti.
İngiliz oyununu Atatürk bozdu. Atatürk’ün işaretiyle hemen harekete geçen TBMM, 18 Eylül 1922’de, Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı. Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
İNGİLİZ MUHİPLERİ CEMİYETİ ( İngiliz sevenler cemiyeti) Osmanlı Devleti için İngiliz mandası isteyen bu cemiyetin üyeleri arasında, Osmanlı Padişahı ve Halîfe-i Rûy-i Zemîn (Yeryüzünün halifesi) unvanını taşıyan Sultan Vahdettin, Damat Ferit Paşa vardı.

Vahdettin’in İngilizlere sığınma talebinin belgesi:
İNGİLİZ BELGELERİNDE VAHDETTİN
“Kurtuluş Savaşı ile İlgili İngiliz Belgeleri” adlı kitabın yazarı Gotthard Jaeschke, VI. Sultan Mehmet Vahdettin’in İngiliz dostluğunu kazanmak için “İngilizlere yalvarıp yakardığını” belirtmiştir. Sina Aksin de, “İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele” adlı kitabında Vahdettin’in İngilizlerle ilişkilerini anlatırken, “Yalvaran Bir Padişah” başlığını kullanmıştır.
Belgeler, G. Jaeschke’nin ve S. Akşin’in bu değerlendirmelerini doğrulamaktadır.
Gotthard Jaeschke, “İngiliz belgelerine” dayanarak, Padişah Vahdettin’in, İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin kurucusu Sait Molla ile çok sıkı bir ilişki içinde olduğunu, “Sultanın İngiliz dostluğuna kur yapmak için kullandığı baş şahıs Sait Molla idi.” diyerek ifade etmiştir.
Vahdettin, kelimenin tam anlamıyla bir “İngilizsever”dir. Bu gerçeği birçok kere bizzat kendisi ifade etmiştir. Jaeschke’nin dediğine göre, “Padişahın İngiltere’ye karşı sevgi tezahürlerinin uzun serisi, The Daily Mail muhabiri G. Ward Price ile 24 Kasım 1918’de yaptığı mülakat ile başlar.” [Sinan Meydan]

Osmanlı severlerin bilmediği bir gerçeği daha yazalım;

Taksim Gezi’de cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tekrar yapmak istediği TAKSİM TOPÇU KIŞLASINI, içindeki MEHMETÇİK CAMİSİYLE birlikte Taksim’de bulunan Müslüman ve Ermeni mezarlıklarını Fransız’lara satan Sultan Vahdettin’dir.
1- Çanakkale Destanı ile işgali önlenen İstanbul’u İngilizlere elden teslim etmiştir.
2- İzmir’i işgal eden Yunan Ordusu için “Halife’nin Ordusu” dedirtmiş, işgale ve teslimiyete karşı çıkan Kuvayı Milliye ile savaşılması gerektiğine ilişkin bildirilerin Yunan uçakları ile havadan atılmasına izin vermiştir.
3- Ülkesini işgalden kurtarmaya çalışan Kuvayı Milliye’ye karşı savaş açmış, önderleri hakkında idam kararı çıkartmıştır.
4- İngiliz savaş gemisi Malaya ile İstanbul’u terk ederek ülkesinden kaçmıştır. Bazı cahiller Vahdettin’in ülkeden gönderildiğini zannediyorlar…Veya gerçekleri çarpıtıyorlar.
5- Batı’ya “Ben İslam halifesiyim, beni koruyun” diye mektup yazmıştır. (Günümüzde “Beni deliğe süpürmeyin, kullanın” denilmektedir.)
6- Halifeliği elinden alınınca İngilizler tarafından kullanılamayacağı için gözden çıkartılmış ve ülkesini arkadan hançerleyen Araplara sığınmak zorunda kalmıştır.
Vahdettin, 21 Kasım 1922’de Malta’ya ayak basarken artık “halife” değildi. Bu haliyle İngilizlerin hiçbir işine yaramazdı. İngilizler, “kullan at” politikası gereği devrik padişahtan kurtulmaya karar verdiler. Vahdettin’in İngiliz topraklarında oturmasını uygun bulmadılar.
İngiliz emperyalizminin merhametine sığınan Padişah Vahdettin, Prof. Dr.Sina Akşin’in ifadesiyle Milli Mücadele’ye karşı iç savaş başlattı. Milli Mücadele boyunca kardeşi kardeşe düşürdü. Bu nedenle Anadolu’da Milli Mücadele karşıtı 20’den fazla iç isyan çıktı. Vahdetin, Atatürk’ü görevden aldı. Atatürk’ün rütbelerini, nişanlarını, madalyalarını söktü. Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını gıyaben idama mahkûm eden Divan-ı Harbi Örfi kararını imzaladı. Atatürk ve silah arkadaşlarının “katli vaciptir” fetvasını onayladı.
Milli direnişi önlemek için nasihat heyetleri oluşturdu. Kuvayi Milliyecileri yok etmek için Kuvayı İnzibatiye (Halifelik Ordusu) kurdu. Ahmet Anzavur’a paşalık rütbesi verip milliyetçilere saldırttı. Türklerin idam fermanı Sevr Antlaşması’nı imzalattı. (10 Ağustos 1920).
Vahdettin, kaçtıktan sonra değil, kaçmadan önce bizzat TBMM tarafından “hain” ilan edildi. Atatürk, daha 25 Eylül 1920’de TBMM kürsüsünden Vahdettin’in “hain” olduğunu söyledi. Milletvekilleri, TBMM’de 8 Şubat 1921 tarihli gizli oturumda, 23 Nisan 1921 ve 9 Temmuz 1921 tarihli oturumlarda Vahdettin’e ağır hakaretler ettiler. 30 Ekim 1922 tarihli oturumda ise birçok milletvekili Vahdettin’e “hain” dedi. Aynı gün, saltanatı kaldırmak için TBMM’ye verilen 78 imzalı önergede de Vahdettin’in vatana, millete “ihanet ettiği” ifade edildi.
Bu sırada İstanbul’da tramvaylara tebeşirle “Kahrolsun Vahdettin!” diye yazılıyor, gazetelerde Vahdettin’in kaçacağı yönünde haberler çıkıyor, Vahdettin’in ihanetlerinden söz ediliyordu. İşte Vahdettin, bu ortamda hayatını tehlikede görmeye başladı. Milli Mücadele’de yaptıklarının hesabını veremeyeceği için de İngilizlere sığınıp kaçtı.
VAHDETTİN YANINA PARA ALMADAN GİTTİ DİYENLERE
Hazıra dağ dayanmadı!
Vahdettin, Hicaz Kralı Şerif Hüseyin’in daveti üzerine Malta’dan Mekke’ye gitti. (21 Ocak 1923). Oradan İsviçre’ye gönderildi. Oradan da İtalya’ya geçirildi. Vahdettin, 20 Mayıs 1923’te San Remo’da 40 odalı Manolya Kasrı’na (Villa Magnolia) yerleşti. Bu köşkte saray hayatını sürdürdü. Çünkü yanında yeterli miktarda parası vardı. 51 ay tahtta kalan Vahdettin toplam 1 milyon 20 bin altın ödenek almıştı. Bazı kaynaklara göre kaçarken Osmanlı Bankası’ndan 70 bin ile 35 bin İngiliz lirası arasında bir para çekmişti. Kalfasına söylediği; Yurt dışında bankalarda 50 bin altını olduğunu kendi ifadesidir.
Devleti, ülkeyi işgalcilere teslim ederek yurt dışına kaçan hain bir padişahtan, bir kahraman yaratmaya çalışmak ancak cehaletle mümkündür. Bu yanlışı ısrarla savunanlar ise ancak bir hainle aynı çizgide buluşanlardır.

https://nacikaptan.com/?p=81831 – Tarihçi Sinan Meydan/VAHDETTİN NASIL KAÇTI
https://nacikaptan.com/?p=71622 – Ali ihsan Hasircioglu/ULU HAKAN OLMADI, VAHDETTİN VERELİM!

Değerli Yurtsever aydın Rehan GÜNDOĞMUŞ’un yazıya katkısını teşekkür ederek sunuyorum;
Saygıdeğer Ağabeyim merhaba,
https://www.devletarsivleri.gov.tr/varliklar/dosyalar/eskisiteden/yayinlar/osmanli-arsivi-yayinlar/arsiv_belgelerine_gore_balkanlarda_ve_anadoluda_yunan_mezalimi_2_anadoluda_yunan_mezalimi-111.pdf
Anadolu topraklarında büyük bir vahşet ve tecavüzü sergileyen yunan ordularına „Halife’nin Ordusu“dur denilmesini isteyen VATAN HAİNİNİN arkasında saf tutanların tamamı VATAN HAİNİDİR…
Keşke Yunan kazansaydı diyenlerin tamamı VATAN HAİNİDİR… Bunlara müridlik yapanların tamamı VATAN HAİNİDİR…
Yunan ordularının tecavüz ve vahşetini bertaraf eden Bilge İnsan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e idam fermanını onaylayanlar VATAN HAİNİDİR… Arkasında saf tutanların tamamı VATAN HAİNİDİR… Kıstas budur!
Yunanın yaptığı zulmün hesabını, Yunan’a sahip çıkan ve ülkemizi yıkmaya çalışan alçak VATAN HAİNİ bölücülerden hesap sormak boynumuzun borcu olmalıdır… Bölücüler Anayasamıza saygılı olmayı öğrenmelidirler.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI[1]

Kanun No.: 2709 Kabul Tarihi: 7.11.1982
BAŞLANGIÇ (Değişik: 23/7/1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;
(Değişik: 3/10/2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
Kalın sağlıcakla
Kardeşiniz

İşgal İstanbul’undaki Sıkı Yönetim Mahkemesinin Atatürk Hakkında Verdiği İdam Kararını, onaylayan Padişah Fermanı…Ve aşağıda da bu fermanın bugünkü Türk Abecesi ile yazılmış hali..

Dosya Tasnifi
Harbiye-Divan- Harp
DOSYA No : 70
Harbiye Nezareti
Adliye-i Askeriye Dairesi Şubesi
Nüsha : 705
PADİŞAH BUYRUĞU
Mehmet Vahidüddin
“Kuva-yı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, asker almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek şehirleri yakıp yıkmaya kalkmak suretiyle iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dava açılan, Üçüncü Ordu Müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan Selanikli Mustafa Kemal Efendi, Eski yirmi yedinci fırka kumandan miralaylıktan emekli İstanbullu Kara Vasıf Bey, Eski yirminci kolordu kumandan Mirliva Salacaklı Fuat Paşa ile Eski Vashington (Washington)elçisi ve Ankara milletvekili Midillili Alfred Rüstem ve sıhhiye eski müdürü İstanbullu Doktor Adnan Bey ile Üniversite Batı Edebiyatı eski öğretmeni Halide Edip Hanımın, ayrıntıları 11 Mayıs 1336 (1920) tarihli ve 20 numaralı karar tutanağında yazılı olduğu üzere, Mülkiye Ceza Yasası’nın kırk beşinci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle elli beşinci maddesinin dördüncü fıkrası ve elli altıncı maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla, her türlü resmi unvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına, halen firarda bulunmaları dolayısıyla yasa hükümleri gereğince mallarının haczedilerek, usulüne göre yönetilmesine ilişkin İstanbul bir numaralı sıkıyönetim mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere onaylanmıştır.
Bu Padişah Buyruğu’nu yürütmeye Harbiye Nazırı görevlidir.
24 Mayıs 1336 (1920)
Sadrazam ve Harbiye Nazır Vekili
DAMAT FERİT
This entry was posted in İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, Tarih, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

1 Response to SULTAN VAHDETTİN’İN ŞECERESİ

  1. emin says:

    Buğünlerde gündem Abdülhamit değil Vahdettin..önemli yazınız için teşekkür ederim.600 yıl ülkeyi yönetmiş olan bir şahıs ve sülalesi nin kanları bozuk olan bir imparatorluktur.bunun aksini ispat etmek vakit kaybıdır.Şahıs imp.luğu olup ismini Osman,dan almıştır.hani şu Osman Gazi köprüsü…!!Niçin Selçuk imp.değilde Osmanlı imparatorluğu değilde ,çünkü devşirilen lerin imparatorluğudur.bu arada bir kaç onur lu Padişahlarımızda kardeşleri tarafından katledilmiştir.Cumhuriyet düşmanları bunları bilmektedir.yazınız için tekrar teşekkürler.saygılarla.NOT.Osmanlı şeceresini öğrenmek isteyenler için kaynak kitap. Padişah anaları..Ali Kemal meram.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *