UYUŞTURUCU TRAFİĞİ * BÜYÜK TEHLİKE * AFGAN GÖÇÜ SURİYELİ GÖÇÜNE BENZEMEZ * Afganistan Narko-Devlet’tir * ABD basını; “Afganistan’ı uyuşturucu tarlasına çevirdik “

AFGAN GÖÇÜ SURİYELİ GÖÇÜNE BENZEMEZ

Afganistan Narko-Devlet’tir.


– Dünya Eroin pazarının ihtiyacı olan eroinin yüzde 90’ı tek başına bu ülkede üretiliyor.
– Afganistan’dan çıkan eroinden her yıl 65 Milyar Dolar gelir elde ediliyor, her yıl 65 milyar dolar….
– Bu paranın sadece üç milyar doları Afganistan’da dağıtılıyor, geriye kalan 62 Milyar Dolar bu işi organize edenler arasında kırışıliyor…
– Afganistan’da fabrika yok, üretim yok, iş yok, güç yok, bir milyon kişi uyuşturucu üretimi ve satışıyla geçiniyor…
– Afyon hasadı Nisan ayında yapılıyor, bir milyon kişi haşhaş tarlalarına koşuyor, çalışıyor, yevmiye alıyor, geriye kalan 11 ay yine işsiz kalıyor, hasat zamanının gelmesini bekliyor…
– ABD’deki eroin pazarını Meksika besliyor, Avrupa ve Asya pazarının tedarikçisi ise Afganistan… “Balkan Rotası” denilen bir karayolu güzergahıyla, Afganistan’da üretilen Afyon, eroin olarak İran ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidiyor…
– Havayoluyla sevkiyat uzun süredir sadece Kabil havalimanı’ndan yapılıyor. Çünkü, Afganistan’da irili ufaklı 60 küsur havaalanı var ama, sadece dördünden uluslararası uçuş yapılabiliyor, ABD kontrolünde sadece Kabil havalimanı kaldı, diğerleri Taliban kontrolüne geçtiği için, başka uluslararası uçuş yok…
– Denizyoluyla sevkiyat Pakistan üzerinden yapılıyor. Afganistan’dan Pakistan’a geçiriliyor, Umman denizi’nde gemilere yükleniyor, sonra Somali limanlarına indiriliyor, karayoluyla Akdeniz kıyılarına çıkarılıyor, Libya, Tunus, Fas üzerinden, yine deniz yoluyla Avrupa’ya sokuluyor…
– Haşhaş Afganistan’da elbette hep vardı ama, bizzat ABD tarafından eroin üretimi , dağıtım, satış ve pazarlama üssü haline getirildi…
Nasıl derseniz?…
2000 yılında Taliban fetva çıkardı, haşhaş ekimini yasakladı…
Şak…2001 yılında ABD Afganistan ‘i hemen işgal etti…
Feodal savaş lordlarını uyuşturucu trafiğini yönetmeleri için şehirlere “vali” yaptılar, böylece, 2002 yılından itibaren haşhaş ekimi tam gaz yeniden başladı, Afganistan Eroin Devleti haline getirildi…
– 2001 yılında haşhaş ekilen arazi yedi bin hektarken, bugün 300 bin hektara çıktı…
Artış oranı % 4200 e yakın…
– 2001 yılında yılda 150 ton uyuşturucu üretilirken, bugün yedi bin ton uyuşturucu üretiliyor… Artış orani % 4.600 e yakın…
– Afganistan’da güya “Uyuşturucuyla Mücadele Bakanlığı” var ama, hükümetin, generallerin, polis şeflerinin uyuşturucuya bulaştığını, bu zehirli parayla servet kazandıklarını bütün dünya biliyor…
– Afganistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, Afganistan’da her on kişiden biri uyuşturucu bağımlısı haline geldi, yaklaşık dört milyon kişi uyuşturucu kullanıyor, bunların bir milyonu kadın… Nüfusuna oranla, dünyada en fazla uyuşturucu bağımlısı olan ülke, Afganistan…
– Kabil’de eroin satın almak, bakkaldan ekmek almak kadar kolay… Uyuşturucuya başlama yaşı altı’ya kadar düştü. Cehalet öylesine feci boyutlarda ki, emzirme sırasında öksürüğünü kessin diye bebeğine afyon verip, çocukları neredeyse doğuştan bağımlı yapanlar var…
– Kırk yıldır bitmeyen savaş, bitmeyen terör, şiddet, yoksulluk ve kolayca ulaşabilme imkanı, uyuşturucu kullanımını arttırıyor…
– Ülke savaşla-terörle “Taş Devri”ne döndükçe, uyuşturucu üretimi kolaylaşıyor, üretim kolaylaşınca kullanım ucuzluyor, yayılıyor…
– Afganistan, eroinin yanısıra Metamfetamin’in dünyadaki en önemli üreticisi konumuna geldi. Çünkü, doğada kendiliğinden yetişen Efedra isimli bitkiden Metamfetamin’in hammaddesini elde edebileceklerini keşfettiler, pahalı kimyasallara gerek kalmadı, bir anda yüzlerce Metamfetamin laboratuvarı kuruldu…
– “Kristal Meth” tabir edilen Metamfetamin’e “gariban kokaini” deniyor, eroinden ucuz, eroinden daha kuvvetli bağımlılık yapıyor. Kırılmış kristal, kırık cam/buz parçaları, limon tuzu gibi görünüyor. Avrupa’da, ergenlik çağındaki çocuklalar arasında hızla yayılıyor…
– Kristal Meth, Türkiye’de ilk kez 2009 yılında İstanbul’da ele geçirilmişti, bugün maalesef 81 şehrimizin 81’inde de yakalanıyor, ücra ilçelerimize kadar yayıldı. Torbacıların sokak jargonunda, meth’ten yola çıkarak “Metin amca” ismiyle satılıyor…
– Pakistan istihbarat teşkilatı, Sovyet işgali sırasında CIA tarafından maşa olarak kullanılmıştı, Afganistan’daki silahlı direniş, komşu Pakistan tarafından örgütlenmişti.
– Pakistan’dan Afganistan’a gizlice silah ve savaşçı götüren kamyonlar, dönüşte uyuşturucu balyalarını yükleyip getiriyordu. Örtülü askeri operasyon bu uyuşturucuyla finanse ediliyordu. Kaçınılmaz olarak Pakistan’a da sirayet etti…
– İşgalden önce Pakistan’da uyuşturucu kullanımı neredeyse sıfıra yakınken, bugün uluslararası raporlara göre 10 milyon civarında Pakistan vatandaşının uyuşturucu kullandığı biliniyor…
– Pakistan’da üç milyondan fazla Afgan mülteci yaşıyor. Bunlar resmi olarak bilinenler… Pakistan’da kimliği bile olmayan, herhangi bir kaydı olmayan en az bir milyon Afgan vatandaşı daha olduğu tahmin ediliyor…
– Sıkı durun lütfen… Sovyet işgalinden beri, 40 yıldır Pakistan’da yaşayan Afganlar var! Geçiçi olarak sığındılar, 40 yıldır oradalar!…
– Bir milyondan fazla Afgan vatandaşının Pakistan’da dünyaya geldiği, çeşitli vatandaşlık yollarıyla Pakistanlı haline geldikleri tahmin ediliyor…
– Taa en başında 340 mülteci kampı kurulmuştu, Afgan göçmenler buralara yerleştirilmişti, bugün sadece 54 mülteci kampi var, göçmenlerin gerisi şehirlere dağıldı, Pakistan şehirlerinde Afgan ilçeleri oluştu…
– Amerikan ve İngiliz televizyonları, Pakistan’daki Afgan mülteci kamplarında uyuşturucunun ne kadar yaygın olduğunu gösteren belgeseller yayınlıyor, sayın medyamız bunları asla göstermiyor…
Afgan göçü, Suriyeli göçüne benzemez!
Afgan göçüyle sadece kaçak göçmen gelmez…
Bu iş tıpkı orman yangını gibi, herkesin kapısına dayandı. Herkesin aklını başına toplaması, herkesin sesini yükseltmesi lazım. (Şimdilik iyi kötü idare ediyoruz ama, beş yıl sonra tıpkı Latin Amerika’da olduğu gibi, bunları yazacak gazeteci de bırakmazlar…)
Henüz hâlâ yazabiliyorken haykırırcasına yazalım…
Bu iş derhal durdurulmazsa, bu memleketin çocuklarını kimse kurtaramaz!… “

Afganistan’ı uyuşturucu tarlasına çevirdik

Tahsin Han – 2021-08-25
Afganistan’ı 20 yıl boyunca işgal altında tutan Amerika’nın, ülkedeki yer altı kaynaklarını sömürmesinin yanı sıra ülkeyi nasıl uyuşturucu üssü haline getirdiğini ABD basını yazdı.
Afganistan’ı 20 yıl boyunca işgal altında tutan Amerika’nın ülkedeki yer altı kaynaklarını sömürmesinin yanı sıra ülkeyi nasıl uyuşturucu üssü haline getirildiğini ABD basını yazdı. The American Conservative sitesinde Matt Purple imzasıyla yayınlanan analiz haberde çok çarpıcı itiraflar yer aldı: “Amerika nihayet Afganistan’dan çekiliyor ama savaş şahinleri bundan daha fazla rahatsız olamazlardı. Son günlerde dart tahtasına attıkları birçok argüman arasında şunlar var: Afganistan’ı ucuza korurken neden ayrılalım? Günde sadece 300 milyon dolarlık rakipsiz bir fiyat ve 2.500 asker için ABD’nin Taliban’ı uzak tutmaya ve Kabil’deki hükümetin düşmemesini garanti etmeye devam edebileceğini söylüyorlar.
Uyuşturucu ülkesi yaptık
Her şeyden önce, bu aslında doğru değil. Çizmelerimiz yerdeyken bile, Taliban hâlâ ilerliyor, yoksulluğun ve Amerikan destekli hükümetle hayal kırıklığının yüksek olduğu kırsal alanları elegeçiriyor, hatta büyük Kandahar şehrine yaklaşıyordu. Ancak bunun ötesinde, 20 yıllık bir işgalin maliyeti bu kadar kolay kontrol edilemez ve hesaplanamaz. Afganistan savaşının sonuçları o ülkeyle sınırlı değil; bölge ve hatta dünya çapında yankı buldular. Ve bu maliyetlerden biri, kökleri Afgan topraklarına kadar uzanan dünya çapında bir uyuşturucu bolluğu.
Taliban haşhaşı azaltmıştı
Afganistan’da bir demokrasi inşa etmek için yola çıktık. Ancak daha çok eroin toptancısı bir ülke bıraktık. Sovyet işgali döneminde 1980’lerde Haşhaşları fiilen yasaklayan ve ardından Irak ile acımasız bir savaş yürüten komşu İran’da afyonlara olan talebin artması, onların ekimini daha da körükledi. 2000 yılında, Afanistan’da yönetimde olan Taliban lideri Molla Ömer, büyüyen haşhaşların İslami olmadığına karar verdi ve tam bir yasak başlattı. Bu şaşırtıcı bir şekilde başarılı oldu. Afganistan Afyon Araştırmasına göre 2000 yılında Afgan topraklarında 82 bin hektarlık haşhaş ekildiğini, 2001’de yasaklar sonrası ise bu alanın sadece 8 bin hektara düştüğünü gösteriyor.
İşgal ile uyuşturucu patladı
Ardından Amerikan işgali, Taliban geri çekilmesi, yeni bir hükümetin yükselişi, 20 yıllık işgal geldi. Haşhaş büyümesi patladı. ABD ve Taliban afyonu yasaklarken tepki çekti bu daha fazla çiftçiyi Taliban’ın kollarına sürükledi. 2009’a gelindiğinde, Obama yönetimi Afganistan’daki uyuşturucuyla mücadele stratejisinin bir fiyasko olduğunu kabul etmişti. Böylece Washington, haşhaşları yok etmeye yönelik merkezi çabaları finanse etmeye başladı ve bunun yerine yerel yetkililere para dağıttı. Ne yazık ki bu da işe yaramadı ve Afganistan’da haşhaş ekimi tırmanmaya devam etti. 2014 yılına gelindiğinde, Afganistan’ın Yeniden İnşası’nın vazgeçilmez özel müfettişi John Sopko, Amerika’nın Afgan haşhaşıyla mücadeleye yönelik 7,6 milyar dolarlık kampanyasının işgalin en büyük başarısızlıklarından biri olduğu konusunda uyarıyordu.
Sopko, “Üretim ve ekim arttı, yasaklama ve yok etme azaldı” diye yazdı. ABD’nin yaptığı şey, bir ulusun ekonomik ve siyasi kaderini yasadışı bir uyuşturucu patlamasına zincirlemekti. Sadece Taliban isyanı afyona bağımlı değildi, aynı zamanda gelire umutsuzca ihtiyaç duyan ve yozlaşmış yetkilileri her zaman kâr elde etmeye istekli olan hükümet de öyleydi. Tarım sektörü, ülkenin temel mahsulü olan buğdaydan hem daha kazançlı hem de daha fazla emek yoğun (daha fazla istihdam yaratan) olan haşhaştan da gelişiyordu. Durum o kadar kötüye gitmişti ki, 2018 yılına kadar BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi, haşhaş üretiminin ve afyon kaçakçılığının Afganistan’ın tüm ekonomik üretiminin yüzde 20 ila 32’sini oluşturduğunu ifade etti. Bu arada, Afgan haşhaşının yetiştirildiği hektar sayısı da artmıştı. 2000’de 82 bin hektar olan haşhaş ekimi 320 bin hektarı geçti.
Uyuşturucu ABD’yi de vuruyor
Brookings Enstitüsü’nden Vanda Felbab-Brown, ‘Küresel eroin arzının yüzde 85 ile yüzde 90 arasında Afgan tarlalarından geldiğine dair tahminler var’ diyor. Bu eroin, afyon, ABD’de bütün kasabaları mahveden ve siyasetimizi alt üst eden tıbbi bir krizin de sebebi. 20 yıllık Amerikan kanının ve dolarının satın aldığı şey bu. Yurtdışına demokrasi ihraç etme seferi, dünyanın en bağımlılık yapan maddelerinden birini ihraç eden bir milleti (Afganistan’ı) ortaya çıkardı.”
This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, GÖÇLER-GÖÇMENLER, ORTADOĞU ÜLKELERİ, RADİKAL İSLAM, SİYASAL İSLAM, TERÖR. Bookmark the permalink.

1 Response to UYUŞTURUCU TRAFİĞİ * BÜYÜK TEHLİKE * AFGAN GÖÇÜ SURİYELİ GÖÇÜNE BENZEMEZ * Afganistan Narko-Devlet’tir * ABD basını; “Afganistan’ı uyuşturucu tarlasına çevirdik “

  1. Emin says:

    Doğru bir tespit….Vietnam savaşı göstergedir.Altın ülke Güney Doğu Asya’dır..bir zamanlar Air Amerika isimli havayolu şirket ile altın üçgen denilen bölgeden uyuşturucu lar,savaşta ölen ABD Li askerlerin ülkeye tabut ları içinde uyuşturucu sevkettikler basın ve araştırma kitapların da yer almıştı.Yeniuyuşturucu trafiğide yıllardan beri Afganistan üzerinden yapılmaktadır…ABD nin tüm ülkelerde gizli operasyonlarında bu kirli para dönmektedir..saygılarla

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *