MİLLET BAHÇESİ BAHANE, RANT ŞAHANE * AKLI BAŞINDA OLAN HİÇ BİR YÖNETİCİ DÜNYADA İLK BEŞ’e GİRMİŞ OLAN BİR HAVALİMANINI YIKARAK İŞLEVSİZ HALE GETİRMEZ!!!

Atatürk Havalimanı’nı yıkan şirket ‘tanıdık’ çıktı: Erdoğan’ın aile dostu
Atatürk Havalimanı’nın yıkılmasına tepkiler sürerken, havalimanın yıkım ihalesini alan şirketin kurucusu Nusret Yıldırım’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aile dostu olduğu ortaya çıktı. Erdoğan, 2019 yılında yaşamını yitiren Nusret Yıldırım’ın cenazesine katılırken, Cumhurbaşkanlığı sitesi, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, namazın ardından aile dostu Nusret Yıldırım’ın cenaze törenine katıldı” diyerek duyurmuştu.

Uzmanlardan Atatürk Havalimanı’nın yıkımına itiraz:
“Büyük yanlışlık, çok büyük bir ekonomik kayıp”

İsmail ARI
Atatürk Havalimanı’nın yıkımına itiraz eden Prof. Dr. Gerçek, “Atatürk Havalimanı’nın yıkımı çok büyük bir ekonomik kayıp. Uçuş uzmanları ve hava trafiği uzmanları da Avrupa Yakasında iki havalimanının birlikte kullanılabileceğini söylüyorlar” dedi. Prof. Dr. Evren ise “Aklın inadın önüne geçmesi, yanlıştan dönülmesi gerekiyor. Dünyada böyle hizmet sunan bir havalimanını ortadan kaldıran başka bir ülke yok” diye konuştu.
İstanbul’daki Atatürk Havalimanı, beşli çeteye yaptırılan ve işlettirilen İstanbul Havalimanı adı verilen Üçüncü Havalimanı’nın açılmasıyla 2019 yılında kapatıldı. Ardından 2020’yılın başında yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle havalimanın pistleri üzerine tüm tepkilere rağmen bir pandemi hastanesi inşa edildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun 9 Nisan’da yaptığı ve büyükm tepki çeken “Atatürk Havalimanı hikâyesi kapandı, gitti” açıklamasıyla milyarlarca dolar değerinde olduğu ifade edilen havalimanının yıkıma giden süreci hızlandı.
Geçtiğimiz ay havalimanına millet bahçesi yapımı için bir ihale düzenlendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı TOKİ tarafından 29 Nisan’da davet usulüyle yapılan ihaleyi 2 milyar 127 milyon 978 bin liraya Yapı ve Yapı Şirketi aldı. Dün ise havalimanına millet bahçesini inşa edecek Yapı ve Yapı Şirketi’ne ait iş makineleri pistleri kırmak için çalışmalara başladı.
‘AVRUPA YAKASINDA İKİ HAVALİMANI BİRLİKTE KULLANILABİLİR’
Ulaşım uzmanları da havalimanının kullanılması gerektiğini belirterek yıkım çalışmalarına tepki gösterdi. BirGün’e konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) emekli Prof. Dr. Haluk Gerçek, “Atatürk Havalimanı, 2017 yılında dünyanın en fazla yolcu taşıyan 17’nci havalimanıydı ve yılda 65 milyon yolcu taşıyordu. Raylı sistemle bağlantısı olan fonksiyonel bir havalimanıydı. Çok büyük yanlışlık yapılıyor. Atatürk Havalimanı’nın yıkımı çok büyük bir ekonomik kayıp. Dünyada 4-5 havalimanının birlikte işletildiği birçok kent var. Uçuş uzmanları ve hava trafiği uzmanları da Avrupa Yakasında iki havalimanının birlikte kullanılabileceğini söylüyorlar” dedi.
‘YIKIMI KABUL EDİLEMEZ’
“Millet bahçesi için her zaman yer bulunur ama İstanbul gibi bir kentte havalimanı için yer bulmak hiç kolay değil” sözleriyle Atatürk Havalimanı’ndaki yıkım çalışmalarına tepki gösteren İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) emekli Prof. Dr. Güngör Evren ise şunları söyledi:
“Atatürk Havalimanı’nın yıkılması akla ziyan bir iş. Yılda 65 milyon yolcuya hizmet verebiliyor. Bir düzen getirmek için bazen mevcut olan yıkılabilir ama bunun gerekliliğini de ortaya koyan bilimsel değerlendirmelerin olması gerekir. Fakat burada hiçbir bilimsel değerlendirme yok. Sadece, ‘en büyüğünü yaptık bu kalkacak’ deniyor ama böyle bir şey olamaz. Dünyanın birçok kentinde iki, üç, dört, beş havalimanı var. Atatürk Havalimanı’nın yıkımını kabul etmek mümkün değil.
‘AKIL İNADIN ÖNÜNE GEÇMELİ’
Dünyada böyle hizmet sunan bir havalimanını ortadan kaldıran başka bir ülke yok. Belirli hava durumlarında muhtaç olunan havalimanı ortadan kaldırılıyor. Hiçbir şey için geç değil. Aklın inadın önüne geçmesi ve yanlıştan vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gelecek yıllarda bu olay çok kötü değerlendirilecektir ve pişmanlığın da faydası olmayacaktır.” (1)

SOL Ekoloji’den Atatürk Havalimanı açıklaması: Kentsel krizi derinleştirir

Atatürk Havalimanı’nı yıkma girişiminin kentsel krizi derinleştireceğini söyleyen SOL Parti İstanbul İl Örgütü Kent-Ekoloji Çalışma Grubu, “Bu Millet Bahçesi de diğerleri gibi özel çıkarlara hizmet etme, yandaşı zengin etme projesinden başka bir şey değildir” dedi.
SOL Parti İstanbul İl Örgütü Kent-Ekoloji Çalışma Grubu, iktidarın Atatürk Havalimanı’nı yıkma girişimi hakkında açıklama yaptı. “Bu Millet Bahçesi de diğerleri gibi özel çıkarlara hizmet etme, yandaşı zengin etme projesinden başka bir şey değildir” denen açıklamada, Atatürk Havalimanı’nın yıkılmasının AKP iktidarı boyunca yaratılan kent krizini derinleştireceği belirtildi.
SOL Parti İstanbul İl Örgütü Kent-Ekoloji Çalışma Grubu’nun yaptığı, “Atatürk Havalimanı’n Millet Bahçesi Kentsel Krizi Derinleştirir!” başlıklı açıklama şöyle:
AKP iktidarı yangından mal kaçırır gibi hızla girdikleri Atatürk Havalimanı’na şimdi de Millet Bahçesi yapmak istiyor. İktidarın on yıllardır sürdürdüğü neoliberal kent politikalarıyla talan ettiği İstanbul yaşam alanı olmaktan çıkmıştır; kriz alanına dönüşmüştür! Bugün yapılması gereken yeni rant alanları yaratarak, bilimle ve doğayla inatlaşarak kentsel krizi derinleştirmek değil, kentin sorunlarına çözüm üretmektir!
BİLİME KULAK TIKAMAKTAN VAZGEÇİN!
İklim krizi kentleri bekleyen en büyük tehlikelerden biridir. Atatürk Havalimanı yerine yapılan İstanbul Havalimanı’nda geçtiğimiz aylarda yaşanan yoğun kar yağışı kaynaklı yıkım krizin olası sonuçlarını göstermiştir.
İnşaatı sırasında milyonlarca ağacın katledildiği, Kuzey Ormanlarının parçalandığı ve kente geri dönüşü olmayan bir yıkım yaşatan bu fiyasko Havalimanı’nda meydana gelen çökme esasen bilim insanlarının uyarılarına kulak tıkayan anlayışın bir sonucuydu. ÇED raporundaki verilerin proje alanındaki değerleri yansıtmadığını defalarca belirtmiş ancak kulak asılmamıştır.
Bu süreçte uçakların iniş yapabildiği tek havalimanı olan Atatürk Havalimanı’nın kullanıma açılması gerektiği gün gibi ortadayken bu alanı Millet Bahçesi’ne dönüştürmek, aşırı hava olaylarının artış gösterdiği böylesi bir zamanda iklim krizini toplumsal ve iktisadi boyutlarıyla derinleştirecek sonuçlar doğuracaktır.
SUÇLARINIZI AKLAYAMAZSINIZ!
İktidar Atatürk Havalimanı’na Millet Bahçesi projesiyle yeşil boyamanın en çiğ örneğini sergiliyor. İstanbul’u Kuzeye doğru gelişmeye açarak, tam bir megakent haline getirmek ve inşaat sektörüne rant sağlamak olan İstanbul Havalimanı, İstanbul’a yapılan büyük bir ihanettir. 6.500 hektarlık alan tahrip edilmiştir. Havalimanı inşaat sahası için 8 milyon, Kuzey Marmara Otoyolu için 3.7 milyon, havalimanı inşaatı için açılan taş ocakları için ise 1.2 milyon ağaç olmak üzere toplamda 13 milyon ağaç katledilmiştir.
RANTÇI POLİTİKALARI TERK EDİN!
Bütün bu risklere ve tehlikelere rağmen yapılmak istenen Millet Bahçesi iktidarın bilime ve toplumsal ihtiyaçlara verdiği değeri göstermektedir. Bu Millet Bahçesi de diğerleri gibi özel çıkarlara hizmet etme, yandaşı zengin etme projesinden başka bir şey değildir.
Neoliberal, rantçı kentleşme politikalarının iflası ortadadır. Kar odaklı politikaların ortadan kaldırıldığı, insan, doğa, yaşam merkezli bilimsel temellere dayanan politikaların hâkim kılınması bu ülkenin acil ihtiyacıdır.
Tüm İstanbulluları rantçı politikalara karsı durup kentimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyoruz!(2)

İBB’den 9 maddelik ‘Atatürk Havalimanı’ açıklaması

Yıkım başlayan Atatürk Havalimanı ile ilgili bir açıklama yapan İBB,
konu hakkındaki çalıştaylardan çıkan 9 maddeyi paylaştı.
AKP’nin yıkımına başladığı Atatürk Havalimanı ile ilgili tepkiler sürerken,
bir açıklama da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden (İBB) geldi.
“7 Nisan 2019 tarihinde verilen idari kararla sivil uçuşlara kapatılan Atatürk Havalimanı’nın, pist dahil bir bölümünün imar planı değişikliği yapılmadan, hukuksuz, ihalesiz ve keyfi bir uygulamayla yıkımına başlandığı haberleri medyada görülmüştür,” ifadeleri kullanılan açıklamada “Bilindiği gibi Atatürk Havalimanı ilk kez 1912 yılında inşa edilmiş, Osmanlı’dan miras, dünyanın ilk havalimanlarından biridir. Sivil uçuşlara kapatıldığı tarihte yaklaşık olarak 70 milyon yolcu kapasitesine ulaşmış bir milli servet olmanın yanı sıra, milyarlarca dolarlık alt yapı ve turizm yatırımlarının da merkezi olmuştur,” hatırlatması yapıldı.
İBB’nin açıklaması şöyle devam etti:
“Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Atatürk Havalimanı’nın şehrimizin gelecekteki ihtiyaçları ve 16 milyon İstanbullunun olası afetlere karşı güvenliği adına alternatif bir sigorta olarak mevcut yapısıyla korunması ve gelecekteki senaryolara göre katılımcı bir süreçle ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu tarihi ve milli değeri tahrip etmek yerine, üç havalimanının birlikte çalışacağı bir senaryonun kentin makroformu açısından daha sağlıklı olacağı aşikardır.
Bu konuda düzenlemiş olduğumuz çok sayıda çalıştay ve ortak akıl toplantılarımızdan çıkan stratejik sonuçları halkımızla paylaşmak isteriz:
ATATÜRK HAVALİMANI KORUNMALIDIR
1. Kentin gelişimini kuzeye yönlendiren ve Kanal İstanbul gibi İstanbul’un geleceğini tehdit eden projelere gerekçe ve destek oluşturan İstanbul Havalimanı mevcut haliyle dondurulmalı ve büyümesi engellenmelidir. Şehrimizin gelecekteki olası kapasite ihtiyaçlarının Atatürk Havalimanı ile karşılanması mümkündür.
2. Atatürk Havalimanı’na da yeşil alanlara da ihtiyacımız var. Atatürk Havalimanı İstanbul’un destekleyici havalimanı olarak korunmalı, hem merkezi idarenin ve hem de yerel idarelerin kaynakları ve işbirliğiyle kentin kuzeyi ve çeşitli vadileri insanlarımızın hizmetine kazandırılmalıdır.
3. Atatürk Havalimanı, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı ile İstanbul sivil havacılık altyapısının önemli ve güçlü bir parçasıdır. İstanbul’un gelecekte ihtiyaç duyacağı havayolu ulaşım kapasitesinin karşılanmasında yaklaşık %28’lik bir pay alabilecektir.
4. İstanbul Havalimanı mevcut 90 milyon/yıl yolcu kapasitesiyle 200 milyon yolcu/yıla göre planlanan alanının yalnızca %50’sini gerçekleştirmiş durumdadır. Diğer etapların gerçekleştirileceği alanda mevcutta doğal alanlar, orman alanları bulunmaktadır. Dolayısıyla ilk yapılması gereken İstanbul Havalimanı’nın genişleme etaplarının durdurulması ve iptal edilmesidir. Zaten projelendirilmiş olan Sabiha Gökçen Havalimanı genişleme etabı tamamlanmalı ve İstanbul’da toplamda 150 Milyon yolcu/yıl kapasiteye ulaşılmalıdır.
5. Atatürk Havalimanı, İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı doğru bir teknik planlamayla kurulacak uçuş koridorları ile beraber çalıştırılabilecektir. Birden fazla havalimanına sahip çok sayıdaki dünya kentleri bu konuda örnek alınmalıdır.
6. İstanbul Havalimanı’na yapılacak yatırımların kalan miktarı yaklaşık 5 milyar Euro, Atatürk Havalimanı’nın mevcut yaklaşık değerinin ise yaklaşık 4 milyar Euro olduğunu düşünürsek, Atatürk Havalimanı’nın sivil havacılık kullanıma açılmasıyla yaklaşık 9 milyar Euro’luk bir ekonomik değer israf edilmeyecek, bu bütçe ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız lehine kullanılabilecektir. Ayrıca Atatürk Havalimanı çevresinde yıllara sari olarak inşa edilmiş olan otel ve ticari işletmelerin yılda yaklaşık 580 milyon Euro’luk kaybının önlenmesi mümkün olacaktır.
7. Bu süreçte Atatürk Havalimanı’nın sahip olduğu erişilebilirlik kapasitesini daha da geliştirecek Atatürk Havalimanı – Halkalı bağlantısı gerçekleştirmek ve bu sayede 3 havalimanını birbirine bağlanmak mümkün olabilecektir.
ATATÜRK HAVALİMANI AFETLERE HAZIRLIKTA HAYATİDİR!
8. Atatürk Havalimanı kapatılmadığı takdirde, 3. Havalimanı’nın bir yedek meydanı olarak kullanabilecektir. Kışın bazı günlerinde 3. Havalimanının bulunduğu Karadeniz sahil şeridi görüş mesafesinin sıfıra indiği yoğun bir sis tabakasıyla kaplandığında; Florya, Yeşilköy bölgesi açık olabilmektedir. Meteoroloji kayıtları incelendiğinde kış aylarının hangi günlerinde İstanbul’un kuzeyinin sisli, güneyinin açık olduğu tespit edilebilir. Böyle durumlarda 3’ncü havalimanına iniş zorluğu çeken uçaklar, uzaktaki yedek meydanlara gitme ihtiyacı duymadan, şehrin merkezindeki Atatürk Havalimanı’na yönlendirilebilecektir.
9. Kapasite ihtiyacı doğana kadar geçecek süre içerisinde mevcut havalimanı yapıları esnek kullanımlarla kamunun kullanımına kolayca açılabilir niteliktedir. İhtiyaç oluştuğunda ise tekrardan terminal olarak dönüştürülmesi mümkün olacaktır. (3)
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
https://www.birgun.net/haber/uzmanlardan-ataturk-havalimani-nin-yikimina-itiraz-buyuk-yanlislik-cok-buyuk-bir-ekonomik-kayip-388214
https://www.birgun.net/haber/sol-ekoloji-den-ataturk-havalimani-aciklamasi-kentsel-krizi-derinlestirir-388190
https://www.birgun.net/haber/ibb-den-9-maddelik-ataturk-havalimani-aciklamasi-388244
This entry was posted in Ekonomi, FAŞİZM, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

1 Response to MİLLET BAHÇESİ BAHANE, RANT ŞAHANE * AKLI BAŞINDA OLAN HİÇ BİR YÖNETİCİ DÜNYADA İLK BEŞ’e GİRMİŞ OLAN BİR HAVALİMANINI YIKARAK İŞLEVSİZ HALE GETİRMEZ!!!

  1. emin says:

    Tarihte diktatörlerin sonunun ne olduğunu iktidar sahipleri bilmiyor olabilirler.tek adama oy verenler cumhuriyetin sonlanmasına katkıda bulunmuşlardır.bunun faturasını şimdi ödemek zorundadır.cehaletin son versiyonu acı ile bitebilir.Atatürk sevgisi olanca hızıyla sürecektir.sayğılar.Unutulmasın..

Leave a Reply to emin Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *