
‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’
ve siyasal tarih
CUMHURİYET – Alev Coşkun
20 Ocak 2025 Pazartesi
Günlük siyasetin dalgalanmaları içinde, kimi zaman öyle bir olay olur ki o olay tartışmasız siyasal tarihe geçer. Böylesi olaylar, yıllar boyunca hatta 100 yıl geçse de anılır ve örnek olarak gösterilir.
2024 yılında, harp okulunun mezuniyet töreninden sonra, Kara Harp Okulu dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu’nun liderliğinde yapılan Atatürk yemini böylesi bir önem taşıyor.
Konuyu bir kez daha anımsayarak tarihe not düşelim. 30 Ağustos 2024’te düzenlenen harp okulu mezuniyeti resmi töreninde 211 sayılı İç Hizmet Kanunu’nun 37. maddesinde yer alan yemin, tüm öğrenciler tarafından birlikte okundu. Yemin metni şöyledir: “Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde milletime ve Cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle hizmet, kanunlara ve nizamlara ve amirlerime itaat edeceğime ve askerliğin namusunu, Türk sancağının şanını canımdan aziz bilip icabında vatan, Cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyleyeceğime namusum üzerine ant içerim.”
Tören bitince protokol ve gelen konuklar dağıldı, tören alanı boşaldı. Kara Harp Okulu dönem birincisi Teğmen Ebru Eroğlu liderliğinde teğmenler alanda geleneksel andı tekrarladılar. Dedikleri şudur: “Ant içeriz ki laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, yüce Türk ulusunun namus ve şerefine, aziz vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında bizi bulacak ve kılıçlarımız daima keskin ve hazır olacaktır. Bizler Türk istikbalinin evlatlarıyız. Şerefimizle doğduk, şerefimizle yaşayacağız. Ne mutlu Türküm diyene. Mustafa Kemal’in askerleriyiz.”
Bu olayın ardından “Kime kılıç çekiyorsunuz” söylemiyle teğmenler hakkında “TSK’nin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda bulunmak, ağır suç ve disiplinsizlik fiilerini işlemekten dolayı” 6413 sayılı kanunun 20. maddesi uyarınca görevden alınmak ve ihraç edilmek amacıyla soruşturma açıldı.
Siyasal irade teğmenleri TSK’den ihraç etmek askeriyeden tardetmek (atmak) istiyordu. Siyasal irade, teğmenlere ağır bir ceza vermek istiyor; teğmenlere “Siz kimsiniz ki ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye bağırıyorsunuz” diyor.
YEMİN
Genç teğmenlerin bu yeminini objektif ilkelere dayalı olarak çözümleyelim.
1- Teğmenlerin ettiği yemin, yasada geçen ve yukarıda metni verilen subaylık andına aykırı değildir. Vatanın bağımsızlığı uğrunda savaşılacağını açıkça belirtmektedir.
2- Teğmenlerin disipline aykırı bir davranışları yoktur. Ordunun itibarının zedelenmesi söz konusu değildir. Teğmenlerin böylesi bir suçu işlemek kasıtları yoktur. Resmi törenden sonra teğmenler bir araya gelmiş, şehit olan devre arkadaşlarını anmış ve ardından geleneksel andı okumuşlardır.
3- Teğmenler her koşulda ülkenin bağımsızlığını savunacaklarını, vatanın bir karış toprağına uzanacak eller karşısında savaşa hazır olacaklarını belirtmişlerdir.
4- Her iki yemin metni arasında bir çelişki yoktur. Her ikisi de aynı anlamdadır.
5- Teğmenler kimseye hakaret etmemişlerdir. Siyasal iktidara bir söz söylememişledir. TSK’nin itibarını zedeleyecek bir davranışta bulunmamışlar ve disiplinsizlik yapmamışlardır.
6- Teğmenlerin suçu nedir? Onlar sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu babası Atatürk’e bağlılıklarını bildirdiler. Bu doğal tavır onların ordudan atılmalarını gerektirecek ağır bir suç olarak nitelenebilir mi?
Bu yemin olayından hemen sonra, teğmenler hakkında hukuki süreç başlatıldı. Sonunda Kara Harp Okulu birincisi Ebru Eroğlu ve arkadaşları geçen cuma günü Yüksek Disiplin Kurulu’nda (YDK) savunmalarını yaptılar. Sanki vatana ihanet etmişler gibi sorguya çekildiler.
Teğmen Eroğlu savunmasında “Harbiyeli ruhunu” daima taşıyacağını belirterek “Omzumdaki rütbeyi alabilirsiniz ancak göğsümdeki Kara Harp Okulu brövesini alamazsınız” dedi.
Teğmenler soruşturma kapsamında ifade vermeye giderken. (16 Ocak 2025)
DİSİPLİN KURULU SUÇ İŞLEMİŞTİR
Disiplin kurulunun kimi üyeleri tarafsızlıklarını yitiren davranışlarda bulundular. Soruşturmada konuyla ilgisi olmayan bir biçimde teğmenleri inanç ve ibadet sorgusuna çektiler. Örneğin “Deizm hakkında ne düşünüyorsunuz? Bayan Harbiyeliler nasıl ibadet ediyorlar” sorularının teğmenlere yöneltilmesi skandal olarak tarihe geçecektir.
HERHANGİ BİR KARAR DEĞİL