Bournemouth Üniversitesi İslam Topluluğu tarafından davet edilen Tzortzis’e Türk öğrencilerinden tepki

ÖĞRENCİLERİMİZE TEŞEKKÜR 


İngiltere’de Bournemouth Üniversitesi’nde tertiplenen toplantıya katılarak Atatürk düşmanı ajan / Misyoner Hamza Andreas Tzortzis’in ipliğini pazara çıkartan   sevgili öğrencilerimize ve öğrencilerimize yol gösterici olan Dr. Orhan Çekiç’e ve haberi duyuran İngiltere ADD’ye  içten teşekkür ederim .

Önce bir konuya dikkatinizi çekmek isterim ; Hem Boğaziçi hem de İngiltere’de bulunan her iki üniversitede de Hamza isimli kırma misyoneri davet eden grupların adı İSLAM TOPLULUĞU ! Bu da aralarında organik bir bağ olduğunu gösteriyor . her ikisi de Atatürk’ü karalayacak olan aynı ajanı davet ediyor. Planlı ve organize bir çalışma var …

Boğaziçi Üniversitesine ve Türgev’e davet edilerek konuşma yapması istenen , konuşmalarında Atatürk’e ve Laik Cumhuriyet’e , Ulus değerlerimize hakaret eden Yunan/İngiliz/Arap kırması ajan / misyoner  Hamza Andreas Tzortzis’i alkışlayan Boğaziçi İslam Topluluğu ve Türgev katılıcımlarının aşağıdaki konuşmayı izleyerek kendilerini sorgulamaları gereklidir.

Unutulmasın ki  Tüm dünyadaki İslami oluşumlar , Din adamı gibi görünenler  emperyalizmin maşalığına soyunan , işbirlikçi  ana unsurlardır. Yanıltılan , kandırılan genç öğrencilerimizin gerçek tarihimizi öğrenmelerini dilerim.

Naci Kaptan / 06.05.2019


From: İngiltere ADD <yonetim@ataturk.org.uk>
Date: 5 May 2019

Bournemouth Üniversitesi İslam Topluluğu tarafından
davet edilen Tzortzis’e Türk öğrencilerinden tepki


Değerli Üyelerimiz,
Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi İslam Topluluğu tarafından, kendisini Yunan asıllı İngiliz yazar olarak tanıtan Hamza Andreas Tzortzis’in 2014 yılında davet edildiğini, konuşmasında T.C Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e şeytan dediğini ,toplantıyı düzenleyen bir grup öğrenci tarafından bu konuşmaların alkışlandığının da basında yer alması gerek yurt içi gerekse yurt dışında çok büyük tepki çekti. Ayrıca bu kişinin 2017 yılında İBB sponsorluğunda tekrar getirildiğini de okuduk ki , bu haber henüz yalanlanmadı.

Bu haberler üzerine bağlantıya geçtiğimiz Gedik Üniversitesi Öğretim Üyesi
Tarihçi Dr. Orhan Çekiç ders niteliğinde bir bir yazı kaleme aldı.

Yazar Tzortzis’in ( 30 Nisan’da ) Bournemouth Üniversitesi’nde konuşma yapacağını duyunca Southampton Üniversitesi’nde okuyan Atatürkçü gençlerimize ulaşarak bu toplantıya katılmalarını ve yazara gereken yanıtı vermelerini rica ettik. Bournemouth Üniversitesi Deniz Biyolojisi öğrencisi Olkan Oraldağ ile yine aynı Üniversitede Biyokimya Mühendislik bölümü doktora öğrencisi Selman Gültekin toplantıya katıldılar. Ancak Tzortzis alacağı tepkilerden korkup konuşma yapmaya gelmeyince bu 2 genç arkadaşımız Orhan Çekiç hocamızın yazısını da referans alarak açıklama yapıp toplantıyı organize edenleri ve oradaki bulunan öğrencileri bilgilendirmişler ve tepkilerini göstermişlerdir.

Türk gencinin her yerde her an Ata’sına nasıl sahip çıktığını aşağıdaki videoda göreceksiniz.

GENE Mİ BOĞAZİÇİ?
Boğaziçi Üniversitesi’ne konuk konuşmacı olarak çağrılan Yunan asıllı İngiliz Hamza Andreas Tzortis, daha önce de bir çok kez buna benzer konuşmaları bir çok yerlerde yapmış olmalı ki, Atatürk’e olan bu nefretiyle ünlenmiş, o nedenle de Boğaziçi’nden böyle bir daveti almış ve hiçbir şekilde akademik olmayan, zira hiçbir bilimsel veri içermeyen bir konuşma yapmış.Bu kişi hem Yunan asıllı hem İngiliz olunca, yakın çağ tarihimiz henüz hafızalarda çok taze olduğundan, Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar ve benzeri sözcüklerin kimi belleklerde böylesi mental hasarlara yol açtığını yakından biliyoruz.

Zira böylesi bir hasarlı ve “püsküllü beyin” de ülkemizde mevcut olup, Tzortis ile aynı argümanlarla Atatürk’e saldırıyor ve o da belli bir kesimden alkış alıyor. Tıpkı Boğaziçi’nde olduğu gibi.

Bunu anlarım.
Ama Prof.Dr. Haluk Savaş’ın yaptığı savunmayı anlamam mümkün değil. Zira bu müptezelin yaptığı bu konuşmanın bilimsellikten tamamen uzak bir içerikte ve sadece Atatürk’e hakaret etmeyi amaçlayan, o nedenle de “düşünce özgürlüğü” kapsamında ele alınamayacak bir konuşma olduğunu Haluk Savaş’ın görmemesi olanak dışı.

Zira Haluk Savaş biliyor olmalıdır ki, Atatürk, iddia edildiği gibi, bu ülkeden islâmı kaldırmak istememiş, tam aksine, islâmın gerçekte ne olduğunun tam olarak anlaşılması için kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealini de hazırlatmıştır.

Ezanı kaldırmamış, Türkçeleştirerek, anlaşılmasını sağlamıştır.
Cumhuriyetimizin aydınlık yolunu açan 3 Mart 1924 Eğitim Birliği yasasının kabul edildiği gün, “ Müftülerimiz üniversite mezunu olmalıdırlar” diyerek İlahiyat Fakültelerinin ve İmam Hatip liselerinin yolunu açmıştır. “Arapçayı kaldırdılar, İslami eğitimi kaldırdılar” savının da ne kadar temelsiz olduğu böylece açıktır.

Çıkarttığı “kıyafet yasası” kadınları kapsamaz, sadece kamuda görevli erkeklere yöneliktir. Dolayısıyla, “örtünmeyi kaldırdılar” iddiası da bir safsatadan ibarettir. Bununla kastedilen “çarşaf” ise, çarşafı yasaklayan Sultan II. Abdülhamit’tir.

Dr. Orhan Çekiç

Gerçek böyle olunca, Atatürk’ün, şeytanın değil Allah’ın dostu olduğu, yüzlerce sömürge halklarına rehber ve ışık olduğu, tümüyle bilimsel ve belgesel bir gerçektir.

Unesco gibi uluslar arası bir kuruluşun 1981 yılını bütün dünyada “ATATÜRK YILI” olarak ilan ederken kullandıkları gerekçeler, yukarıda yaptığımız açıklamaların kanıtını teşkil etmektedir. O yıldan bu yana benzer bir onurlandırmanın hiçbir devlet başkanı için yapılmamış olması da, Atatürk’ün benzersiz kişiliğinin bir diğer kanıtıdır.

Hamza Andreas Tzortis’i ve onu alkışlayan zavallı yardakçılarını yarın kimse hatırlamayacak ama, A.B.D.’nde Brown Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Arnold Ludwig’in 18 yıl süren ve üniversite desteğinde gerçekleşen, 2002 yılında da “Dağın Aslanı: Siyasi Liderliğin Doğası” adıyla kitaplaştırdığı eserinde yer alan bilimsel araştırması sonucunda, “20. Yüzyılın en büyük devlet adamının Atatürk olduğu” sonucuna varmış olması, sanırım Hamza Andreas Tzortis şaklabanına verilmiş en bilimsel yanıttır.

Bu Yunan kökenliye, Yunan başbakanı Venizelos’un “Neden Nobel Barış Ödülü Mustafa Kemal’e Verilmelidir?” konusunda Nobel Komitesi’ne yaptığı başvuruyu hatırlatmayacağım.   İşgalci Yunan generali Trikopis’in, 1948 yılındaki vefatına kadar her 10 Kasım’da Selanik’te Atatürk’ün evine gidip, saygıyla eğilip, onur defterine neler yazdığını da sormayacağım.

Ama hem Yunanlı hem de İngiliz olduğu için, Yunan artıklarının Ege’de sulara gömüldüğü anlaşılınca İngiltere’de istifa etmek zorunda kalan Başbakan Lloyd George’un, bu istifasına yol açan gerekçeyi parlamentoda açıklarken söylediklerini elbette hatırlatacağım: “ Dünyada her yüzyılda bir dahi çıkar. Şu bahtsızlığımıza bakın ki, bizim dönemimizde bu dahi Türklerden çıktı. Mustafa Kemal’i yenemedik!”.

Bilmem anlatabildim mi Hamza Andreas Tzortis.

Dr. Orhan Çekiç.
Gedik Üniversitesi Öğretim Üyesi.

This entry was posted in ATATURK, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, İrtica, YOBAZLIK - GERİCİLİK, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *