TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMA VE ZAYIFLATARAK BÖLME OPERASYONLARI * 1

Naci Kaptan
23 Mart 2017

Değerli okur,

Ülkemiz AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte büyük bir değişim ve gerilemeyle birlikte , ekonomik ve siyasi bağımsızlığını ve ulusal kaynaklarını kaybederek emperyal düzenin 100 yıllık rüyası olan parçalanma sürecine girmiştir.

Yabancı baronlarla işbirliğine girenler akıl almaz derecede zenginleşirken toplum ise genelinde yoksullaşarak büyük oranda artan işsizlik ve enflasyonla birlikte , dış borçlar ve cari açık da akıl almaz derecede artmıştır.

Ulusal ordu ,bağımsız yargı ve erkler ayrılığı tasfiye edilmiş ve iktidarın baskı yönetimine alınmıştır. Parlamenter yönetim Cumhurbaşkanı tarafından rafa kaldırılmıştır.

Siyasi görüş,etnisite ve inanç olguları kullanarak Komşu komşuya , mahalle mahalleye , cami cemaati diğer cami cemaatine siyasetçiler eliyle düşman edilmiştir.Ülkemiz kendisine ait olmayan bir savaşa itilmiş , teröre yol verildiğinden sadece son iki yılda şehitlerin sayısı bine yaklaşmıştır.

Camiler ,din görevlilerinin büyük çoğunluğu ve Diyanet doğrudan siyasetin içine girmiş , camiler iktidarın propaganda alanı haline getirilmiş din ve inancın yüceliği zedelenmiştir. Kaderin garip cilvesidir ki İnançlı ve dini bütün olduklarını söyleyen bir iktidar hükümeti dine en çok zarar veren politikaların ve büyük yolsuzlukların uygulayıcısı olmuşlardır. Bu dönem en çok “kul hakkının ve devlet hazinesinin” yendiği zaman olmuştur.

Ulusalcı/Milliyetçi olmanın ülke için tehdit olarak algılandığını belirten açıklamalar yapılmış ve Ulus Devletin ,Ulusalcılığın , Laik Cumhuriyet’in iktidar eliyle törpülendiği ve Millet olmak yerine Ümmet olmanın yüceltildiği bir sürece girilmiştir. Türkiye derin bir uçuruma son hızla sürüklenmektedir. İktidar hükümeti nerede ise iki arap ülkesi hariç tüm Dünya devletleri ile kavgalı duruma gelmiş ve Yurt dışında ülkemizin ulusal onuru ayaklar altına düşürülmüştür.

Son dönemde ise sadece ve sadece AKP yöneticilerine ve hükümete bir işledikleri suçlar nedeniyle koruma zırhı sağlayarak Laik Demokratik ve Cumhuriyet Devletini yok ederek bir İslam Devletini getirecek olan yeni bir anayasa değişimi sadece iki parti tarafından tüm topluma dayatılmıştır. Olağan Üstü Hal sürecinde içinde tek bir demokratik öneri bulunmayan ve Türkiye’yi doğrudan TOTALİTER bir rejime dönüştürecek bir anayasa referandumuna toplum ayrıştırılarak kavgalaştırılarak götürülmektedir.

Türkiye’yi bu kadar büyük bir kaosa sadece emperyal baronlar sokamazlar. Bunları gerçekleştirmek için içeriden işbirlikçilere ihtiyaç vardır. Bu işbirlikçilerin tarifini 1918’de İstanbul’u işgal eden bir ingiliz görevli Londra’ya çektiği telgrafta şöyle vermiştir ;

“İş başına öyle kişileri getireceğiz ki , dindar gözüküp bize hizmet edecekler”

Bu günleri daha iyi yorumlayabilmek için arşiv sandığını açmak gerekti.
Bu yazıları sizlere günlük olarak sunacağım .

Naci Kaptan / 23 mart 2017

İP UÇLARI

Batılıların stratejisi, ulus-devlet yapımızı ve ulusal değerlerimizin erozyona uğratarak Türkiye’ye başka bir şeye dönüştürmek yolu ile güç politikası uygulayamaz hale getirmek ve ABD’nin işaret çubuğuna mahkûm etmektir. Eline programlar (reform, açılım, sivilleşme vb.), yol haritaları tutturulmuş sivil hükümetlere ne yapması gerektiği söylenirken, ülkenin iç dengelerinin, toprak bütünlüğünün ve nihayet egemenliğinin yeniden kurgulandığı yeni anayasa dayatmaları yapılmaktadır. Irak’ın kuzeyindeki yuvalanan PKK yuvalarına harekât yapmak bir yana, ülke içinde federasyona hazırlanma aşamasına gelindi.***Doç.Dr.Sait Yılmaz

***

“İslamcılar Washington hakkında bir hayli karışık duygulara sahiptirler. Bir yandan Washington’la işleri etkili biçimde yürütebiliyor olması, İslamcıların Türk siyasi sahnesindeki kabul edilebilirliğini sembolize etmektedir. Bundan dolayı AKP, siyasi düşmanlarını, özellikle de Kemalistleri ve orduyu kenarda tutabilmek için Washington’la iyi ilişkilere sahip olmak istemektedir. ABD ve AB’nin Türkiye’de demokratikleşme ve liberalleşmeye destek vermesi, Türk siyasetinde İslamcıların konumunu doğrudan sağlamlaştırmaktadır. *** Graham Fuller / Yeni Türkiye Cumhuriyeti kitabından


Birgün
12.12.2016

ABD’li yazar: Türkiye’nin sınırları yakında değişecek

ABD’li neo-con yazar Michael Rubin’e göre Türkiye’nin bölünme sürecinin psikolojik aşaması tamamlandı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarihe ‘kibiri uğruna Türkiye’yi yıkan kötü adam’ olarak geçecek.

Odatv’nin aktardığına göre, 15 Temmuz darbesini önceden yazan ABD’li neo-con yazar Michael Rubin, Türkiye’nin bölündüğünü, ancak henüz Kürtlerin ayrı bir devlet mi kuracakları yoksa Türkiye’nin içinde bir federasyon mu olacaklarının belli olmadığını öne sürdüğü bir yazı kaleme aldı. Rubin’e göre Türkiye’nin bölünme sürecinin psikolojik aşaması tamamlandı ve Erdoğan tarihe ‘kibiri uğruna Türkiye’yi yıkan kötü adam’ olarak geçecek.

TÜRKİYE PARÇALARA AYRILMIŞ DURUMDA’

Rubin yazısını şöyle bitirdi: “Türkiye parçalara ayrılmış durumdadır. Sınırları yakında değişecek; tek mesele bölünme iki ayrı devlet şeklinde mi olacak yoksa Türkiye’ye dahil bir federasyon mu henüz belli değil. Erdoğan kendisini büyük bir lider ve yeni Atatürk olarak görüyor olabilir. Fakat Atatürk modern Türkiye’yi inşa ederken, Erdoğan onu yıkmaktan başka bir şey yapmadı. Erdoğan tarihe bir kahraman olarak geçmeyecek, kibiri uğruna Türkiye’yi yıkan yozlaşmış bir kötü adam olarak geçecek.

‘ATATÜRK MODERN TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDERKEN, ERDOĞAN ONU YIKMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMADI’

Psikolojik bölünme etnik bir temizliği tersine çevirmeyi imkansız hale getirmektedir. Neredeyse imkansız hale gelmesi bir yana, Kürtler de silahlı ve savaş deneyimine sahipler. Türkler gerçeklerle yüzleşmeliler:

Türkiye parçalara ayrılmış durumdadır. Sınırları yakında değişecek; tek mesele bölünme iki ayrı devlet şeklinde mi olacak yoksa Türkiye’ye dahil bir federasyon mu henüz belli değil. Erdoğan kendisini büyük bir lider ve yeni Atatürk olarak görüyor olabilir. Fakat Atatürk modern Türkiye’yi inşa ederken, Erdoğan onu yıkmaktan başka bir şey yapmadı. Erdoğan tarihe bir kahraman olarak geçmeyecek, kibri uğruna Türkiye’yi yıkan yozlaşmış bir kötü adam olarak geçecek. (Oda tv/Sputnik) *1*

“AKP iktidarının ilk 10 yılındaki parlak başbakanlığının ardından Erdoğan, yolsuzluk suçlamalarına battı ve kendisinin giderek mantıksızlaşan, despotlaşan ve hayalperestleşen yönetimini eleştiren ya da karşı çıkan herkese paranoyakça saldırdı. Türkiye’nin köklü kurumlarına zarar veren Erdoğan, hem kendisinin hem de partisinin mirasını yok etme sürecinde. ***Graham Fuller / 2015

*1* http://www.birgun.net/haber-detay/abd-li-yazar-turkiye-nin-sinirlari-yakinda-degisecek-139209.html

Naci Kaptan / Devam edecek

This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, DIŞ POLİTİKA, Dizi Yazilari, FAŞİZM, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, İSTİHBARAT KURUMLARI, SİYASİ TARİH. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *