Huber

Facebook: yozdilsozcu
Twitter: yilmazsozcu
E-mail: yozdil@sozcu.com.tr

Yılmaz Özdil
24 Ekim 2014
Sözcü

Huber

“Kendilerine tanınan süre dolduğu için” elektrikleri-suları kesilen Van’daki depremzedelerin konteyner evleri, polis zoruyla boşaltıldı.

Saddam’ın hibe ettiği İzmit deprem konutlarında oturan vatandaşlar, “süreniz bitti” tebligatıyla, polis zoruyla evlerinden çıkarıldı.

Süryanilere ait olan Şırnak İdil’e bağlı Sarıköy’ü “işgal eden” ve “kendilerine ait olmadığı halde boşaltmayan” köy korucuları, jandarma baskınıyla köyden atıldı.

Dolmabahçe Sarayı’nın yanındaki çay bahçesi, “sözleşme süresi tamamlandığı için” Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından polis zoruyla boşaltıldı.

68 senedir aynı yerde hizmet veren tarihi İnci Pastanesi, mahkeme kararına istinaden, “tanınan süre” dolduğu için, zabıta ekipleri tarafından tahliye edildi.

Cumhuriyet döneminin en eski sinema salonu, Emek Sineması, mahkeme kararına istinaden, “süreniz doldu” denilerek, boşaltıldı.

Beylikdüzü’ndeki özel okul, “sözleşme dönemi sona erdiği” için, mahkeme kararıyla boşaltıldı, tüm eşyaları polis zoruyla kapının önüne konuldu.

Lüks konutların geçiş yolu üzerinde kalan Başakşehir Ayazma mezarlığı, imar planına uymadığı gerekçesiyle, “hukuken orada bulunmaması gerekiyor” denilerek, boşaltıldı, 49 kabir yerinden çıkarıldı, Hadımköy Gülbahçe mezarlığına taşındı.

Samsunlu müteahhit, inşaatın parasını alamadığı gerekçesiyle mahkemeye başvurdu, cami yaptırma derneği tarafından “kendilerine tanınan sürede” ödeme yapılmadığı için, Mescidi Aksa Camisi’ne haciz koydurdu, klima, televizyon, avize, seccade, camiyi komple boşalttırdı.

İster cami ol, ister kabristan, ister dükkan işlet, ister okul, istersen köyde otur, istersen konteynerde yaşa… Hukuken “süre bitince” boşaltacaksın.

E üç ay oldu.
“Süresi biten” Abdullah Gül, hala Huber Köşkü’nde oturuyor, boşaltmıyor.

Torbaya yasaya kaşla göz arasında madde ekleyip, Huber’in tapusunu Abdullah Gül’ün üstüne mi yaptınız birader?

Yoksa… Huber’i otel yaptınız da, bizim mi haberimiz yok?
Otel olduysa, oda-kahvaltı kaç para ödüyor dindar cumhurbaşkanımız?

This entry was posted in Yılmaz Özdil. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *