DEMOKRASİ İLLÜZYONU

DEMOKRASİ İLLÜZYONU

Halklar; Romalılar zamanındaki sirk oyunlarına benzer bir biçimde top-pop-film-dizi-çiçek-böcek-seks-uyuşturucu-alkol-nikotin-kokain-eroin-esrar-prozac ve bilimum psikiyatrik ilaçlar ile uyutulurken bir yandan da yöneticilerini seçiyormuş özgürlüğünü tadıp, beyinlerinde bir ‘demokrasi illüzyonu’ yaşarlar.

Gerçek demokrasi bugün ne Avrupa ülkelerinde, ne Amerika’da, ne de Asya’da mevcuttur.

Eski totaliter rejimlerin transformasyona uğramış, yumuşatılmış biçimleri tüm ülkelerde stratejileri ve politikaları şekiller.

Örneğin ABD’de Cumhuriyetçi Parti veya Demokrat Parti’den gelenlerin hepsi birbirinin aynıdır ve ABD Derin Devlet yapılarından birisi olan CFR üyesidirler. Ama Amerikan Derin Devletinin Ulusalcı olduğundan pek bahsedilemez, çünkü ABD’de bir ULUS-Devlet’ten ziyade Şirket-Devlet vardır ve ABD Derin Devleti tarafından Devletin ve halkın Ulusal Güvenliği değil, zengin küresel elitin ve ailelerin güvenliğinin korunması esastır.

1789 Fransız Devrimiyle kurulmuş olan Fransız Cumhuriyetine başbakan veya bakanlar kurulu krallığı getirmek isterse, gizli bir teşkilat tarafından yok edilirler veya tasviye edilirler.

İngiltere’de krallık olmasına rağmen, o da semboliktir, İngiltere Krallığı ve asilzadeleri de içine alıp kullanabilen bir Derin Devlet yapısını yüzyıllara dayanan felsefe, birikim, kanunlar, teoriler ile sağlamıştır.

Oxford Üniversitesinde çalışırken, 700 ve 800’lü yıllara ait üniversite binaları gördüm, türlü gizli örgüt işaretleri ile bezenmişlerdi; hayretle içlerinde dolaştım, o zamanlar yapılan dersleri, okutulan kitapları inceledim; Radclyffe (ki Gül Haç Gizli örgütünün Büyük Üstadıdır) kütüphanesinde el yazması o devirlere ait eski İngilizce ile kaleme alınmış türlü kitaplar gördüm. Herşey bir gizem, gizli geçmiş ve meçhul tarih kokuyordu. Ayrıca 13-15. yıllara ait binalarda ise sayısız masonik işaret ve sembol vardı.

Cecil Rhodes tarafından da zaten Round Table isimli gizli örgüt bu şehirde, bu birikime dayanarak kurulmuştur. Round Table İngiliz Derin Devletini ve İngiliz CFR’si olan Royal Institute for International Affairs isimli teşkilatı kuran yapıdır.

Çok zengin İngiliz yahudisi Cecil Rhodes ve Alfred Milner tarafından temeli atılmıştır. Cecil Rhodes Güney Afrika’da elmas ve maden ticareti ile zengin olmuş bir küresel elittir. Round Table’ın temel felsefesi Malthus doktirinine ve dünyadaki popülasyonun artış hızı ile tüketim maddelerinin artış hızının aynı olmaması sonucunda, bu dünyada fakir ulusların ortadan kaldırılması ve Eugenics ile üstün bir ırk yaratılması prensibine dayanmaktadır. Bu nedenle de tüm üretim malzemelerini ve tüm finans sektörünü ve de bilimi ele geçirmek gereklidir.

İdeoloji sosyal Darwinizm’den, John Ruskin’den, Jan Jack Roussoe’dan ve Plato’nun DEVLET’inden gelmektedir. Hedef polis devletiyle yönetilen bir yapı kurarak bu yapının üstün ırkı hakim kılması ve dünyadaki diğer ırkları yokederek, kalanları da köleleştirerek tek dünya devletini ve hükümetini elde etmesidir. Bu ideoloji aslında Yahudi gizli cemiyetlerinde, CFR’de, Bilderberg’de, Trilateral Komisyonda ve diğer yapılarda da vardır. Bu cemiyetlerin hepsi masoniktir ve masonlarla içiçedir.

Cecil Rhodes zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldikten sonra Oxford’da Apollo Universite 357 olu locasında 17 Nisan 1877’de tekris (inisiye) edildi. Aynı locada üstad mason oldu. Yine Oxford’da 4-33 arasındaki derecelere sahip Skoç Ritinde 30. derece Rose Croix (Gül Haç) Prensi derecesine erişti.

Cecil Rhodes 1877’de temel hedeflerini yazdığı bir kitapta ilk hedefinin çok gizli bir cemiyet kurmak olduğunu söyler. Temeli İngiliz masonluğuna ve İlluminati’nin o zamanki kalıntı bilgilerine dayanan bir cemiyet kurar. Bütün mal varlığını da Lord Nathan Rothschild isimli başka bir masona bırakır. Skulls and Bones nasıl WASP (beyaz, Anglosakson ve Protestan) ırkçılığına dayanıyorsa, Round Table da tamamen İngiliz ve Anglo Sakson ırkçılığına dayanır. Hedef tüm dünyayı Anglo Saksonların hakimiyetine almaktır.

Toynbee Salonu isimli özel bir inisiasyon yerinde Rudyard Kipling, Arthur Balfour, Lord Rothschild ve ‘Milner Kindergarten’ grubu adındaki Oxford mezunu bazı masonları da içine alan bir gizli cemiyet kurulur. Bu gizli cemiyet 1909 yılında ROUND TABLE adını alarak faaliyete başlar. Skulls and Bones Society’den 77 yıl, İlluminati’den 120 yıl sonra kurulan bu cemiyetten 3 yıl sonra da Almanya’da Hitler’in de üye olduğu Thule cemiyeti kurulacaktır. Round Table İngiliz istihbaratının temelini teşkil eden çatının ve Büyük Britanya İmparatorluğunun emperyalizminin başarılabilmesi için çok gizli ve dev bir istihbarat sistemi kurulması için çalışır.

Gerek Skulls and Bones Society’nin ve gerekse Round Table’ın çalışmaları üç önemli oluşumu yaratacaktır:

1) The Royal Institute for International Affairs-RIIA (Kraliyet Dış İlişkiler Enstitüsü). 1919. Bu CFR’nin İngiliz versiyonudur.

2) CFR (Council on Foreign Relations-Dış İlişkiler Konseyi) 1921’te Rockefeller ve J.P. Morgan ve diğer ailelerin eşliğinde New York’ta kurulur.

3) Institute of Pasific Relations (IPR). 1925’te kurulmuştur ve Pasifikle bağlantılı 25 ülkeyi içerir.

H. G. Wells isimli ünlü yazar da Round Table üyesi olacak ve dünyayı yönetecek olan dev bir masonik gizli örgüt stratejisinin temel ideolojisinin oluşturulmakta olduğundan bahsedecektir. H. G. Wells’e İngiliz Derin Devletinin ve İstihbarat çarkının oluşumunda ve felsefesinde yardımcı olacak çok fazla yazar vardır.

Aldous Huxley’den, Adam Smith ve George Orwell’a, Lewis Caroll’dan, Karl Popper, Bertrand Russel ve Hegel gibi felsefecilere kadar pek çok yazar gerek romanları, araştırmaları ve felsefeleri ile gerekse bu teşkilatların içinde yaptıkları faaliyetlerle dev bir birikim oluşturmuşlardır.

Yani İngiliz, Amerikan ve Fransız Derin Devletleri çok kolay kurulmamıştır. Batı’nın Derin Devletleri bilim adamlarından, felsefecilerine, kimyacısından, istihbaratçısına ve romancısına kadar kollektif bir çalışmanın ürünüdür. Sosyal sistemlerin sistematiği, insanın detaylı incelenmesi, sosyal yapıların ve insanların irdelenmesi, türlü sosyal deneyler ve bilimsel binlerce veri bu Derin Devletlerin oluşmasında rol oynamıştır.

Daha sonra Amerika’da da örgütlenen bu Round Table’a üye olanlar arasında

Morgan, Rockefeller ve Carnegie. Col. House, Paul Warburg and Benjamin Strong da kurucu üye olarak eklenecektir. Princeton Enstitüsündeki Institute for Advanced Study de Round Table’ın bir parçası haline gelecektir.

Diğer Amerikan üyeleri arasında Thomas W. Lamont (J.P. Morgan), George Louis Beer, Walter Lippmann, Frank Aydelotte, Whitney Shepardson and Jerome D. Greene gibi ünlü isimler bulunmaktadır. Ama bu cemiyet için önce masonik eğitimden geçmek ve mason olmak esastır.

Tabii bu cemiyetler içinde birbirleriyle kesişim içinde olanlar da mevcuttur. Yani hem CFR ve RIIA üyesi olup hem de Bilderberg veya Skulls and Bones üyesi olan vardır . Bu örgüterin en tepesinde ise Siyonist gizli yapılanmalar vardır, zaten bahsedilen kişilerin büyük çoğunluğu da Yahudidir. Bu gizli örgütlerde adı geçen herkes istihbarat örgütleri ile de piramitsel ağın içinde bağlıdır. Bu piramitsel ağ 1600’ler ile 2000 arasındaki 400 yıllık dönemde, eski uygarlık ve medeniyet üzerine oluşturulmuştur. Tabii ki bu medeniyet ve birikimin içinde Yahudi felsefesi ve katkısı korkunç fazladır.

İngiliz Derin Devleti:

İngiliz Derin Devleti uzun yüzyılların deneyimine, bilimine, yazılı kanunlarına, gizli talimnamelerine, gizli yöntemlerine dayanmaktadır . Örneğin bir zamanlar üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğunda istihbarat geleneği temelde iki alt kültüre dayanır, bunlardan birisi Fransa ve Vatikandan 13. yüzyılda kaçarak İngiltere’ye yerleşmiş Tapınak Şovalyelerinin kurmuş olduğu gizli masonik ritlere, bir diğeri ise Yahudilerin o dönemlerde Katolik zülmünden kaçarak Britanya’da oluşturdukları ve yer yer Skoç riti isimli masonik teşkilatlarla içiçe girmiş olan gizli yapılara.

İngiltere’de mason teşkilatları ve locaları sonra gizli polise, Scotland Yarda ve de MI5 (Military Intelligence 5-iç istihbarat) ve MI6 (Military Intelligence-6- dış istihbarat) isimli teşkilatlara dönüşeceklerdir. MI5 ve MI6 daha isimleri veya varlıkları yeni kabul edilen teşkilatlardır. Yıllarca varoldukları bile reddedilmiştir.

Şunu unutmayınız ki, Gizli Örgüt yapılanması olmadan, bir istihbarat örgütü teşekkül ettirilemez. Hemen hemen tüm Anglo Sakson ve Yahudi istihbarat örgütlerinin temel teorisinde, yöntemlerinde ve talimnamelerinde bir gizli örgüt yapılanması vardır. MI5, MI6’te veya adını bilmediğimiz istihbarat örgütlerinde yüksek noktalara gelenler gizliliği çok iyi kullanan kişilerdir ve çoğu Üst düzey masondurlar. Bu çark aşağıda ifade edildiği gibi çalışır. Bu figürde piramitsel yapıların hangi noktalarına hangi örgüt veya teşkilatlardan gelenlerin etki ettiğine farklı okları takip ederek bakınız.

İngiliz istihbaratı için geçerli olanlar Fransız istihbaratı ve tarihin en güçlü istihbarat teşkilatlarından Alman İstihbaratı için de geçerlidir. Alman İstihbaratı İlluminati’nin (kuruluş 1779) bir devamı olan Thule cemiyetinin (kuruluş 1912) SS’lere dönüşmüş halinin bir devamıdır ve CIA’in kuruluşunu çok etkilemiş ve şekillemiştir.

Amerikan istihbarat örgütleri ise kökeni 1600’lü yılllara dayanan Yahudilerin ve Anglosaksonların içiçe yer de aldıkları bazı gizli cemiyetlerden ve ailesele yapılanmlaradan kökenini alır ki, bunlardan en önemlileri Masonik Ritler, Skulls and Bones Society, Scroll and Key, Atlantic Council, Bohemian Grove (Bohem Klübü), Amerikan Round Table’ı, çeşitli Fraternity Klüpleri ve adı bilinmeyen başka gizli teşkilatlardır. Bunlar 1921’de CFR isimli Yahudilerin kurduğu bir teşkilat oluşturunca, CFR de önce OSS (Office of Strategic Services) ve daha sonra FBI, CIA ve NSA’i kuracak ve bununla kalmayacak bir 30 civarında adı bilinen veya bilinmeyen istihbarat örgütünü bunlara ekleyecektir.

Bu örgütlerin hepsinde derin bir gizli örgüt ve masonik ilke tarihi veya ideolojisi bulunur ve Round Table’daki ‘popülasyonu azaltma’ ve ‘dünyaya kayıtsız şartsız hakim olma’ fikri bunların hepsinde mevcuttur. O nedenle emperyalist ve vahşi kapitalist bir dünya görüşleri vardır. Dünyadaki ülkeler ve sömürdükleri ülkeler üzerine yaptıkları planların bir sistematiği vardır. Planlar uzun süreli (50-100 yıl için) yapılırlar. Ayrıca kendi içlerinde gizli Anayasalar, Kanun Hükmünde kararnameler (executive orders) ve tonlarca gizli talimnameleri vardır.

M.G.K nun ve KIRMIZI ÇİZGİLERİN ORTDAN KALDIRILMASI;

Türkiye’de bir zamanlar MGK’da var olan gizli anayasa KIRMIZI KITAP gibi pek çok talimnameye sahiptirler. 2003’ten sonra Türkiye’deki hükümet ve yabancı Derin Devletler bizim Kırmızı Kitabımızdaki tüm ilkeleri ve KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZİ yerle bir etmişlerdir, MGK istihbarat şemsiyesi olma etkisini yitirmiştir). Bilimi ve kara bilimi bu istihbarat örgütleri ve Derin Devletler çok mükemmel biçimde kullabilmişlerdir.

TÜRK KİMLİĞİNİN ALT KİMLİĞE İNDİRGENMESİ;

Eğer bizdeki yöneticiler gibi kişiler Almanya’da var olsalardı ve Alman kimliğini bir alt kimliğe indirgemeye çalışıp, yerine ALMANYALILIĞI getirmeye çalışsalardı, kaderleri Anayasayı her halikarda korumak için kurulmuş olan BND tarafından JFK’ye benzetilirdi. Ceza bu kadar olmasa da, en azından tasviye edilirlerdi. Türk devletinin ve rejiminin değiştirilmesine yönelik faaliyetler engellenemiyorsa, Cumhuriyet Devrimleri ve Atatürkçülük karşıtları, hep suç işleyenler, yolsuzluk yapanlar baş tacı edilip, hep hortumcular ve mafyayla uyum içinde yaşayanlar yükselip, varlıklarını sürdüryorlarsa Türkiye’de Ulusalcı bir Derin Devlet olmadığı sonucunu zaten çıkarıyoruz. Ama Almanya’da,İngiltere’de, Amerika’da, Fransa’da, İskandinav Ülkelerinde ve diğer pek çok gelişmiş ülkede nasyonalist bir Derin Devlet mevcuttur, hatta bu nasyonalist Derin Devlet Türkiye gibi Ülkelerin içine nüfuz eder ve onların da ‘sözde Derin Devletlerinin’ bir parçası haline gelir. Türkiye’de Derin Devlet olarak isimlendirilen mafyöz yapının içinde Amerikan, İngiliz, İsrail, Alman, Fransız Derin Devletlerinin, gizli örgütlerinin ve istihbarat yapılanmalarının mutlaka bir uzantısı mevcuttur. Masonik teşkilatların tümü böyle uzantıların bir farklı transformasyonu ve oluşumu olduğu için mutlaka yabancı Derin Devletlere hizmet ederler. Bu nedenle Mustafa Kemal Atatürk mason teşkilatını 10 Ekim 1935’te kapatmıştır.

Türkiye’de gizli örgütlere bağlı bir istihbarat yapısı Osmanlı zamanında vardı. Zaten Türkiye Cumhuriyetini bu yapı, 30 bin subay ve sivilden oluşan Teşkilat-ı Mahsusa kurmuştur. Osmanlıda gizli bir Devlet vardır ve İttihat ve Terakki hareketiyle birlikte gelişmiş, Türkçülük de bu dönemde ortaya çıkmıştır. İlginç olan şudur: CIA ve NATO gladyo ve gayri nizamı harp yapılanmasını araştırırken tamamen Teşkilatı Mahsusayı örnek almış ve bunu bize karşı kullanmıştır, üstelik Teşkilatı Mahsusa’dan Eşref Kuşçubaşı hakkında Princeton üniversitesinde tezler bile yaptırılmıştır.

SİYONİST-BÜYÜK İSRAİLCİ SABETAYCI MASONİK ÖRGÜTLENMENİN,
ULUSALCI TÜRKÇÜ DERİN DEVLET YAPILANMASINI ORTADAN KALDIRMAYA ÇALIŞMASI,

Bizim kurduğumuz istihbari, özel harp sistemi ( TEŞKİLATI MAHSUSA ) bizi yok etmek için ABD ve Batı ülkeleri tarafından iyice incelenmiş ve kullanılmıştır. Bunun nedeni Sabetaycı Masonik örgütlenmenin Atatürk’ün ölümünden sonra Ulusalcı olmaya çalışan Türkçü Derin Devleti yok etmeye çalışmasıdır. Çünkü Türkçü ve Milliyetçi bir Derin Devlet her zaman için bugünkü İsrail’in ve yakında kurulacak olan Büyük İsrail’in kurulmasına izin vermezdi.

Masonlar ve Sabetaycılar (bu kurumlar içiçe geçmişlerdir, aslınca Sabetaycı Masonik Örgütlenme demek daha doğru olur!) sadece Siyonizme hizmet ettikleri içindir ki, böyle bir ulusalcı yapılanmaya izin vermemişler, sinsi biçimde devletin içine sızmışlar ve istihbari yapılanmaların bu amaçlar için çalışmalarını engellemişlerdir. Bugün MİT’in içinde Galatasaray Liseli ve Mason pek çok istihbaratçı vardır! Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri bir önlem almazsa, bu gidişle 4-10 yıl içinde parçalanacaktır. Bizden sonraki kuşağa bırakmamız gereken ise masonlarınkinden daha güçlü bir Türkçü ve Ulusalcı Derin Devletin temel ilkeleri, hususları, talimnameleri ve temel anayasaları, aksiyomatik sistemi ve tüzükleri olmalıdır. Bunu Atatürk döneminde yapamadığımız için veya yapılan yok edildiği için bugün bu kadar kötü durumdayız.

Kısır döngü NATO’ya girmekle başlamış ve daha sonra güçlenerek artmıştır. NATO tüm üyeleri arasında STAY BEHIND (veya SuperNATO, Gladyo) isimi gölge ve gizli örgütlerle infiltre olmuş ve kara para ile korkunç operasyonlar yapmıştır [14]. Yapılan yüzlerce ikili gizli anlaşma TSK’yı ve Türk İstihbaratını NATO’ya ve NATO’nun gizli örgütlerine bağlamıştır.

M.İ.T’in DURUMU;

Milli İstihbarat Teşkilatından askerler ayrıldıktan sonra bu sistem eski etkinliğini yitirmiştir. Bu teşkilatın içine MOSSAD, BND ve CIA sızmıştır. Yani teşkilat enfektedir. Bilgiler yabancılar için toplanmakta ve dışarı gitmektedir. MIT’in ancak % 30-35 gibi bir kesiminin ulusalcı olduğunu kabul edersek, geri kalanlar zaten umutsuz ve mutsuzdur.

EMNİYETİN DURUMU;

Şu andaki emniyet istihbaratı ve polis teşkilatı siyasetin ve politikacıların baskısı ve emri altındadır. Emniyet İstihbaratının ise Fettullahçıların denetimi altında olduğu söylenmektedir. Şeriatçı Tarikatların ve Cemaatlerin üyelerinin polis teşkilatında olduğu iyi bilinmektedir.

GENEL DURUM;

Yani anatomik olarak Ulusalcı ve Oto Kontrolü Olan Türk Derin Devleti eksiktir veya yoktur. Ya da bir gulyabaniye benzemektedir. Olması gereken temel mekanizmaların % 65’i yoktur. Kolları, bacakları, gözleri, burnu, kulakları olmadan sadece gövde olarak doğmuş bir bebeğe benzemektedir.

Çünkü aynı AIDS virüsünde olduğu gibi yabancı organizmalar veya antijenler vücuda girmişler, vücudu çökertmeye çalışmaktadırlar. Ama bunlara karşı önlem alabilecek bir antikor sistemi veya oto savunma sistemi yoktur, her türlü ajan her yerde cirit attığı halde engellenememektedirler, PKK terörü sürekli azdığı halde bitirilememekte, Kürdistan kurulmaya doğru gitmektedir.

Soros’un finansını yaptığı bir üniversitenin bir yöneticisi Şöyle demektedir: “ Ne Türkçülüğü ve Türklerden bahsediyorsunuz? Bir yirmi beş yıl sonra bu İstanbul’da ne Türk, ne de Türkiye kalacaktır’ ….Bu üniversitede Ermeni yanlısı toplantılar yapılabilmekte ve bu ülkenin yöneticileri o toplantıların yapılabilmesi için her türlü hukuki desteği verebilmektedirler.

Kaynak bilinmiyor
alıntı

This entry was posted in DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, EMPERYALİZM, HAYATIN İÇİNDEN, Politika ve Gundem. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *