22 TEMMUZ SEÇİMLERİNİN SONUÇLARI BİLGİSAYARDA NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?

22 TEMMUZ SECİMLERİNIN SONUÇLARI
BİLGİSAYARDA NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?

Güner Sarıoğlu’ndan…

Profesyonel Satışçı olmadan önce 7 yıl bilgisayar programcılığı yaptım. Bu dönemde öğrendiğim en önemli kavram sudur; sanal ortam literatüründe imkânsız benzeri bir kavram asla yoktur.

Bir bilgisayar programcısının yaptığı engelleme, şifreleme benzeri olağan üstü olan bir güvenlik yazılımı, diğer bir programcı tarafından rahatça kırılabilir, kilitleri açılabilir, verileri değiştirilebilir. Bir atasözü vardır hani -el elden üstündür- der. Bu söz sanal ortam için çok uygundur. Bir programcı çözemez ise başka bir programcı mutlaka çözer istenen problemi.

Son genel secim sonuçlarının hiçbir zaman hilesiz, normal sonuçlar olduğuna inanmadım. Yıllardır tek parti hükümeti görmemiş ülkemizde, milyonlarca insanin meydanlarda toplanarak tepki gösterdiği bir partinin böylesine büyük bir oy farkı ile iktidara gelmiş olması mümkün olamazdı. Bu konuda, açıklayıcı olduğunu düşündüğüm bir alıntı gönderisi adlım ve sizlerle de paylaşmak istedim.

22 TEMMUZ SECİMLERİNIN SONUÇLARI BİLGİSAYARDA NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?…
22 Temmuz sonuçlarını AKP’nin ve Erdoğan’ın kendisi de beklemiyordu çünkü bu secim sonuçlarını değiştirme sahtekârlığı onlardan habersiz yapıldı, sadece halk ve AKP bu secim sonucuna Tarhan Erdem’in sözde anket sonuçlarıyla psikolojik olarak hazırlandı. Türkiye genelinde Türkiye toplamının %25 oyları secimin bitmesinin ilk bir saatinde merkez bilgisayarı üzerinden tamamen AKP’ye aktarıldı ve AKP secime %25 oyla baslarken diğerleri sıfır oyla başladı ve sonra normal dağılıma bırakıldı.

Bu yüzden AKP’nin gerçek oyları %47 değil % 22-%28′ arasındadır. Bunun en büyük kanıtı da benim ve birkaç arkadaşımın incelediği tüm YSK sonuçlarında hiçbir sandıkta AKP oyunun %25 altına düşmemesidir. Yani Türkiye’nin her sandık bölgesinde dört kişiden en az birinin AKP’ye oy vermesi mümkün müdür? Özellikle Çankaya’da, Alsancak’ta ve diğer tüm Atatürkçü ve milliyetçi sandık bölgelerinde ve şehirlerinde, kasabalarında, semtlerinde, köylerinde. HAYIR, mantık olarak kesinlikle mümkün değildir. Secimden emperyalist güçlerin istediği sonuçlar cıktı, Türkiye’nin verdiği oylar değil!

SEÇİM SONUÇLARI NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?
Secim sonuçlarının hızlı bir şekilde duyurulmuş olması 22 Temmuz seçimlerinin sonuçlarına gölge düşürmek için yeterli mi? Ya da YSK’nın bu secime kısmi bir bilgisayar sistemi ile girmiş olması?

Bizce yeterli. Özellikle gizli servislerin dünyada birçok secime müdahale ettiği gerçeğini göz önüne alırsak ve bazı güçlere göre bazı ülkelerin kaderini insanlarının demokrasi kandırmacası altında attıkları oylarının secim sonucunu hakli olarak değiştirebilmesinden haksiz olarak değiştirmek daha akıllıca ve daha önemli ise ve o ülke diğer büyük bir ülkenin planlarının bas aktörü olarak yaralıyorsa sadece ve sadece bu nedenden dolayı bile yeterlidir.

İste biz yukarıda saydığımız bu olasılıkları inceleyip şu sonuca vardık. Gizli servislerin seçimleri etkilemeleri 1948 İtalya seçimleriyle başladı, daha sonra Türkiye’de 1954 yılında Menderes’le devam etti ve birçok ülkede yapılan ve yapılmaya çalışılanlardan sonra bugünlere gelindi. Bugün seçimlerin sonuçları değiştirmek bilgisayar ortamında daha kolaydır.

Türkiye’deki secimde hilenin nasıl yapıldığını su anda son aşamasında inceledik ve secim gecesinde tahmin ettiğimiz gibi hile yapıldığı olasılığı çok yüksektir ve bazılarının dışında bu müdahale yapılırken kimsenin ruhu da ne yazık ki duymadı, hatta AKP’liler de hilenin nasıl olduğunu bilmedikleri için secimde başarılı olduklarını zannettiler.

Su anda seçim sandık sonuçlarının çoğunluğunu tek tek kontrol ettik ve yüzdelerini dikkatle inceledik, bulgular tam tahmin ettiğimiz gibi, sonuçlar bilgisayarda saat 5:30’da ilk secim sonuçlarının gelmeye başladığı zaman il il değiştirildi, AKP secime %25 fazla oyla başladı, elimizde tüm sandık sonuçlarının imzalı belgeleri olsa yapılan hile hemen görülebilir.

Su ana kadar gördüğümüz durum AKP’nin hiçbir sandıkta %25 altına düşmemesidir.Her sandıktan en az %25 AKP’ye oy çıkması mümkün müdür? Hayır, çünkü çok partili demokrasilerde her bölgeden ayni şekilde oy çıkması matematiksel olarak milyonda bir olasılıktır ve mantıksal olarak mümkün değildir.

Peki, bu %25’e tekabül eden yaklaşık 7- 8 milyon oy nereden ortaya çıkmıştır? Nüfus kütükleriyle seçmen kütükleri arasındaki 7 milyon farktan mı; yani muhalefet oylarının bir kısmının yok edilmesinden mi? Yoksa diğer partilerin oylarının secimin ilk bir saatinde sıfırlanıp AKP’ye aktarılması ve secimin diğer partiler %0 ile baslarken AKP’nin %25 ile başlaması mı? Her ikisi de mümkün. Fakat bir gerçek var ki kesinlikle göz ardı edilemez.

Secimin ilerleyen saatlerinde oyları düşen bir partinin(AKP) %25 ile başlayıp secimi kaybetmesi imkânsızdır. İşte hile de buradadır!

Hilenin sekli:
Bizim başından beri tahmin ettiğimiz bu sekil sandık secim sonuçlarıyla bu iddiamızı tamamen güçlendirdi.Secim sonuçları YSK merkez bilgisayarından, Cihan (Fetullah’ in) Haber ajansı aksam 6’dan sonra ilk secim sonuçlarını açıklamadan önce, ilk secim sonuçlarının gelmeye başladığı saat 5:30 civarında 15- 20 dakika bir görevli tarafından değiştirildi veya hack edildi ve AKP %25 oyla secim yarışına baslarken diğerleri de % 0 oyla başladı ve saat 6:00-6:30 arası o ana kadar alınan sonuçların Türkiye’nin %50 ‘si olduğu ilan edildi, bu ayarlamadan sonra AKP’nin oyları düşse de diğerlerinin yükselse de AKP’nin secimi kaybetme ihtimali yoktu ve plan AKP’nin en az 367 milletvekili çıkaracak kadar yani Türkiye’nin en az %50 oyunu alabilecek şekilde yapıldı.

Oysaki ileriki saatlerde sonuçlar açıklandığından müdahale yapılamadı ve bu yüzden AKP’nin oyları düşmeye ve CHP, MHP’nin oyları yükselmeye başladı, GP ve DP’nin oyları da sıfırdan başladığından oyları yükselse bile %10 barajını asma olanakları yoktu. Mantıki ve matematiksel olarak secim sonuçlarında ilk bir saatte Türkiye’nin %50 oyunu almayı basarmış bir parti diğer yüzde ellilik oylar da okunduktan sonra daha da yükselmesi gerekmektedir. Fakat öyle olmadı, merkez bilgisayarı sonuçlarına ilk bir saatte müdahale secimin sonucunu AKP lehine tamamen değiştirdi.

Dikkat ettiyseniz web sitesindeki seçim sonuçlarındaki pdf dosyalı dokumanlar Excel veya access programından çıkma, yani ana dokümanda yapacağınız bir değişiklik otomatikman diğer tüm il ve sandık sonuçlarını değiştirebilir, sandık secim sonuçları fotokopi (scan) yoluyla pdf dosya programı yapılmamış bu da şüphelerimizi tamamen doğruluyor.

Bakiniz İzmir’de AKP’nin CHP ile ayni sayıda oy alıp 5 er millettekileri çıkarmaları olanaksızdı fakat ilk bir saatte müdahaleden dolayı AKP’nin (%25 + gerçek değer) olarak değiştirilen oyları müdahale sonrası normal oyların gelmesiyle %30’a kadar geriledi. Yani tüm Türkiye sonuçlarına müdahale olmasa AKP’nin gerçek oyları gerçekte %22+%6 veya %8=%28 veya %30 civarında olacaktı.

CHP ve MHP ve diğer partilerin oyları gerçekte ortalamada bir bucuk katlarına yakindi. CHP özellikle İzmir’de 1 milyon seçmen üzerinden oyların %60’ini alıp 5 milletvekili yerine 8-9 milletvekili çıkaracaktı ve AKP’nin İzmir’deki toplam oy oranı %13 olarak çıkacaktı. Ayni oranı Türkiye’ye uygularsak AKP’nin gerçek milletvekili sayısı 190, CHP’nin 190 ve MHP’nin ise 150 olacaktı.

Artik eskisi gibi sandıklarda hile yapmaya gerek yok, basit bir bilgisayar müdahalesi bir ülkenin kaderini iste böyle çizebiliyor. Bu konuda tek izlenecek yol; Anayasa mahkemesinin huzurunda tüm imzaları kontrol edilmiş sandık seçmen kâğıtlarındaki seçmen sayılarının ve sandık secim sonuçlarının YSK elektronik kayıtlarıyla tek tek karsılaştırılması.

YSK bunu yapabilir fakat yapmıyor (hatta sandık dokümanlarının aralarından 100 adedini seçip foto kopya yoluyla ellerindeki elektronik dokümanlarla birlikte web sitesine koyabilir ve karşılaştırma bu şekilde yapılabilir fakat bunu yapmıyorlar ve sandık sonuçlarını elektronik dokuman halinde web sitesine koyuyorlar, koymaları gereken foto kopya dosyası(pdf) halinde imzalarla birlikte gerçek sandık dokümanlarıdır elektronik dokumanlar değil).

Endişelendiğimiz nokta yakında birileri bu isin üzerine gidebilir ve gerçek ortaya çıkar diye merkeze getirilen sandık resmi belgelerini elektronik kopyaları var mazeretiyle imha yoluna bile gidebilir…

Bu e-postayı lütfen ulaştırabileceğiniz en fazla kişiye iletin edin..

Bir şeyler yapılmalı ve bir yerden başlanmalı çok geç olmadan…LÜTFEN..

Güner Sarıoğlu

http://www.turkishnews.com/content/2015/11/04/22-temmuz-secimlerinin-sonuclari-bilgisayarda-nasil-degistirildi/

Posted in SEÇİM - SEÇSİS, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

HIRSIZ VAR

Posted in YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

AKP’nin CİCİ DEMOKRASİSİ *** HEPİNİZİ KUCAKLAYARAK TOPLUMA HUZUR GETİRECEĞİZ !!! – 1

Derlemeler / Naci Kaptan

cumhuriyet.com.tr
03 / 04 Kasım 2015 Çarşamba

AKP yeniden tek başına… İcraatlar başladı

AKP’nin tek başına iktidar çıktığı 1 Kasım seçimlerinin üzerinden 2 gün geçmesinin ardından iktidar icraatlarına başladı.Davutoğlu’nun Mevlana ruhu ve kardeşlik açıklamalarının aksine Türkiye iki günde eski haline döndü. ‘Yeni seçim ülkeye istikrar getirecek’ sözü havada kaldı. 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan gerilim ve çatışma ortamı Türkiye’ye yeniden hâkim oldu

1- 71 gazeteciyi kayyum işten attı

Polis tarafından kapıları kırılarak el konulan İpek Medya’ya atanan kayyum, Bugün ve Millet gazetelerinde çalışan 71 gazeteciyi ve 1 çaycıyı işten attı. Gazetecilere iş akitlerinin feshedildiğine dair üzerinde tarih olmayan belgelerle bilgi verildi.

2- Nokta’cılar tutuklandı

7 Haziran seçimlerinin ardından AKP Günlükleri haberine ihtiyati tedbir kararı getirilen Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven ile Sorumlu Yazıişleri Müdürü Murat Çapan “iç savaş” kapağından dolayı tutuklandı.

3-Muhtar, AKP’nin pankartını evine astırmayınca, belediye muhtarlık binasını yıktı!

Samsun’da Liman Mahallesi Muhtarı Ünzile Şahin, AKP pankartını evine asmadığı için AKP’li İlkadım Belediyesi tarafından prefabrik muhtarlık binası yıkıldı.Samsun ‘da Liman Mahallesi’nde 6 ay önce yapılan muhtarlık bürosu mahalle muhtarı Ünzile Şahin’in AKP’nin seçim pankartlarının evine asılmasına izin vermemesi nedeniyle yıkıldı. Sabah saatlerinde muhtarlık bürosuna gelen 20 civarı zabıta tarafından prefabrik bina boşaltıldı. Daha önce hiçbir tebligatta bulunulmayan Ünzile Şahin olayı öğrendikten sonra muhtarlık bürosunun bulunduğu Öğretmenler Parkı’na gitti. Şahin, burada 29 Ekim’de evine pankart asılmasına karşı çıktığı için büronun yıkıldığını öğrendi.

4-Erdoğan’ın 20 yıllık şoförü vekil oldu (SIRADA BERBER VE TERZİSİ DE VAR MI ?)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 yıldır ‘gönüllü şoförü’ olan Ahmet Hamdi Çamlı, 1 Kasım seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden İstanbul milletvekili seçildi.7 Haziran seçimlerinde İstanbul 2. bölgeden 16. sıra adayı gösterilen ancak seçilemeyen Erdoğan’ın ‘gönüllü şoförü’ Ahmet Hamdi Çamlı, 1 Kasım seçimlerinde Meclis’e girmeyi başardı. Çamlı, 1 Kasım seçimleri için İstanbul 2. Bölge 13. sıradan aday gösterilmişti.

Posted in FAŞİZM | Leave a comment

Kankadan kutlama * CİHATÇI VEFASI !

BirGün 03 kasım 2015

Posted in FAŞİZM, Gundem, Haber, MEDYA, RADİKAL İSLAM, SEÇİM - SEÇSİS | Leave a comment

Edelman * Stratejik ortaklık bitti

Posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, Gundem, Haber, MEDYA | Leave a comment

DEVLET BAHÇELİ ERDOĞAN’LA GİZLİCE NE PAZARLIĞI YAPTI ? * Doktor Devlet Bahçeli başarılıdır!..

Yeniçağ
Ahmet Takan
03.11.2015
Ahmet TAKAN
ahttakan@gmail.com

Doktor Devlet Bahçeli başarılıdır!..

Verilen görevleri, büyük bir istikrar içinde, büyük bir başarı ile dört dörtlük yerine getiren hangi yöneticinin istifası istenebilir?..

İster kamuda ister özelde olsun vazifelerini büyük başarı ile yapan bir yöneticiyi hangi akıllı görevden alır?..

Efendim; şöyleymiş böyleymiş, falanca yerlerden çok tepki geliyormuş, pek de sevilmiyormuş, falan, filan… Geçin bunları beyler geçin!..

Akıllı patron bakar; genel müdür kendisinin çıkarlarını tam manasıyla koruyor mu? Dediğinden bir milim dışarı çıkıyor mu çıkmıyor mu?.. Gerisini ne duyar ne de görür. Büyük ve profesyonel şirketlerin temel yönetim kuralları arasında genel müdürün sevilip sevilmemesi diye bir kıstas asla ve asla yoktur. Şirketin kapısının önüne sandık koysanız, genel müdüre sevdiklerine dair çalışanlarından hatta o şirketle ticari ilişkisi olanlardan tek oy çıkmayabilir. Fakat, patron öyle istediği için,  genel müdür, verilen vazifeleri hatasız yaptığı sürece koltuğunda oturur.

ADSIZ’ın sıkı takipçileri bilir. Söyleyeceklerini kenardan köşeden, oramı buramı sallamadan (başıma bu yüzden çok dertler açtım. Açmaya da devam edeceğimi biliyorum) ifade eden bir kardeşinizim. Lafın nereye geleceğini anladınız!..

En sonda söylenmesi gerekeni yine en başta söyleyelim;
Devlet Bahçeli çok başarılıdır. Evet efendim aynen öyle!..
Beğenseniz de beğenmeseniz de öyle!..

MHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulduğu günden bugüne kendisine verilen görevleri tam layıkıyla yapmış bir isimdir. O yüzden kimsenin ondan istifasını istemeye, hatta görevden alınmasını beklemeye hakkı yoktur!..

Tam manasıyla üstün bir vazife adamıdır Doktor Devlet Bahçeli!.. Kendisinin üstün görev anlayışı ve yerine getirebilme kabiliyetini anlatmak ve de hatırlatmak için öyle uzun bir kronolojiye gerek yok. Şöyle çok yakın zamana bir göz atalım;

Yanılmıyorsam, 30 Mart mahalli seçimlerine 5-6 aylık bir zaman dilimi kalmıştı. Daha ortada 17/25 Aralık operasyonlarının emaresi bile yoktu. AKP içinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı konusunda büyük bir kavga yaşanıyordu. O günlerde Doktor Devlet Bahçeli’nin, AKP içinde dahi durumu çok kritik olan Melih Gökçek ile gizli bir görüşme yaptığını MHP içinde bir MKYK üyesinden dinlemiş ve bunun çapraz doğrulatmalarını yaptıktan sonra kaleme almıştım. Büyük yankı uyandırmıştı o yazı. MHP yönetimi bir hafta açıklama yapamamıştı. Tabandan gelen tepkilerin artması üzerine seviyesiz bazı yöneticiler ile kiralık kalemler beni linç etmeye kalkmıştı. Hatta bazı fiili saldırıların da hedefi olmuştum. Dikkatli gözler ve sağlıklı beyinler, olup bitenleri ve gerçekleri zaman içinde gördü. Ankara’nın Melih Gökçek’e nasıl teslim edildiğinin analizi somut verilerle çok iyi yapıldı ama iş işten geçmişti. 30 Mart’ta Melih Gökçek’e Ankara kazandırılarak AKP’nin omurgası sağlam tutuldu. O gün Ankara’da Melih Gökçek kaybetse belki bugün siyaset alanında çok farklı şeyler konuşuyor ve tartışıyor olacaktık. MHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının -madem çok başarılı ise-  hem 7 Haziran’da hem de 1 Kasım’da neden Ankara’dan değil de Adana’dan (seçilmesi en garanti yerden) mebus yapıldığı sorusu da kabak gibi ortada duruyor.

Dedim ya; Doktor Devlet Bahçeli iyi bir görev adamıdır!.. Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu bile ters köşeye yatırarak, Ekmelledin İhsanoğlu ile herkesin aklını allak bullak etmedi mi?.. Cumhurbaşkanlığı seçimi, 17/25 Aralık operasyonun ortalığı toz duman ettiği süreçte  R. Erdoğan siyasi yaşamının en rahat seçim kampanyasını yapıp, elini kolunu sallaya sallaya, boş kaleye gol atarcasına Cumhurbaşkanı seçilmedi mi?..

7 Haziran sonrasına gelelim. Ortak kanı, algı, yaşananlar, adına ne derseniz deyin her şey gerçeğin tüm çıplaklığıyla sandığa yansıdı.

Şimdi 1 Kasım’da Balgat’ta iç ve dış sıvası dökülen görkemli binada yaşananlara geçmeden önce sizlere aynı Melih Gökçek görüşmesinde olduğu gibi sağlam kaynaklardan teyit ettiğim şok bir haber vereceğim;

Kurban Bayramı tatil rehavetindeydik. Uzun tatil bitti yine sıcak kulislere döndük. Ankara’da derin kulislere hâkim olan çok sağlam ve güvenilir bir kaynaktan şu haberi aldım; “Devlet Bahçeli, Bayramın ikinci günü özel bir evde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile baş başa bir görüşme yaptı.” Çok az sayıda kişinin bildiği bu sır görüşme iddiasını, bu tip bilgilerinden emin olduğum başka bir kaynağa sordum. Teyit aldım. Hadi bir sır daha vereyim; Bu son kaynak bana, hiç kimsenin aklından dahi geçmediği günlerde Ekmeleddin İhsanoğlu’nun CHP üzerinden Cumhurbaşkanlığı için ortak aday gösterileceği, daha sonra da MHP’den mebus olacağını söyleyen isimdi.

“Peki neden yazmadın” diye haklı olarak soracaksınız. Hatırlarsanız; YENİÇAĞ olarak “Seçmen Liderlere Soruyor” seçim araştırması yapmıştık. Doktor Devlet Bahçeli’den de soruları iletmek için randevu istemiştim. Diğer liderlere sorularınızı iletirken yaptığım gibi Devlet Bahçeli ile güncel söyleşi yapıp haberleştirmeyi planlıyordum. Eğer gerçekleşseydi o görüşmede kendisine duyduklarımı sorup haberleştirecektim. Ama olmadı. 1 Kasım’a 2-3 gün kalana kadar randevu talebimde ısrar ettim. Fakat özel kalemden gelen cevap hep, “Notunuz Devlet Bey’in önünde duruyor. Bir dönüş olursa sizi arayacağız” şeklinde oldu. Velhasıl, ne sizin sorulara ne de kendi sorularıma cevap aldım!..

1 Kasım gecesinde Balgat Dükalığında yaşananlara gelince. Genel merkezde 2002 seçimlerindeki istifa tiyatrosuna benzer bir senaryo yaşatıldı. Yönetim katlarında bazı özel görevliler tarafından “Bahçeli istifa etti” söylentileri dışarıya sızdırıldı. Bu sefer bazılarına “genel merkezin önünde kendimi yakarım” dedirtilmedi ama koro halinde Doktor Devlet Bahçeli lehinde slogan attırıldı. Tepkisini dile getirmek için genel merkezin önüne gelmek isteyenlere korku salındı. Başkanlık divanında bazı isimlerin özellikle birinin “istifa etmeyin sayın genel başkanım” diye hüngür hüngür ağladığı MHP kulislerine fısıldandı. Sonra malum ,her zamanki gibi o kutsal(!) yazılı açıklama geldi; “Topyekûn görev başındayız…”

Her sıkıştığı dönemde AKP’ye ve R. Erdoğan’a can kurtarma ipi atan Doktor Devlet Bahçeli görevini yine üstün başarı ile yerine getirdi.

İster bana kızın ister kızmayın!.. Yine tekrar ediyorum;

Doktor Devlet Bahçeli başarılı bir görev adamıdır.
Patron ne istifa ettirir ne de görevinden alır…
Başarının cezalandırıldığı nerede görülmüş!..

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/doktor-devlet-bahceli-basarilidir-36174yy.htm

Posted in AHMET TAKAN YAZILARI, FAŞİZM, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, Politika ve Gundem, YANDAŞ - ÇIKARCI - YAĞCILAR | Leave a comment

ONURLU,NAMUSLU,BAŞARILI İNSANLARIN YAŞAMLARINI, İTİBARLARINI , GELECEKLERİNİ ÇALDILAR **** MAHKEME SALONUNDA NEFES BİLE ALDIRMADILAR * ADALETİN SAATİ ÇALIŞMAYA BAŞLADI * Fetullahi savcılar , yargıçlar * Şimdi sıra hesap vermeye geldi

ASUMAN ARANCA/SÖZCÜ
Kasım 3, 2015

54 hakim ve savcı hakkında flaş karar

Açığa alınan 54 hakim ve cumhuriyet savcısına
yurtdışına çıkış yasağı kondu.

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Selam Tevhid Dosyasındaki dinleme kararlarını veren ve aralarında Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’u tutuklayan hakimin de olduğu 54 yargı mensubu hakkında, yurt dışına çıkış yasağı koydu. Mahkeme ayrıca bu isimlerin pasaportlarının iptali için Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazdı.

BAZI İSİMLER ÇIKARILDI

HSYK 3. Dairesi, Selam Tevhid Dosyasında usulsüz dinleme kararı verdikleri iddia edilen 63 hakim ve savcıdan 9′unu eleyerek 54′ü hakkında soruşturma izni vermiş ve dosyayı tedbir istemiyle 2. Daire’ye göndermişti. Bir eleme de kendisi yapan HSYK 2. Dairesi  49 yargı mensubunu “Yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceği” gerekçesiyle açığa alırken, 5′i hakkındaki talebi reddetmişti

HSYK 2. Dairesi’nin görevlendirdiği müfettişin 54 isim hakkında yürüttüğü soruşturmada dün flaş bir gelişme yaşandı. HSYK Başmüfettişinin talebi üzerine harekete geçen Bakırköy Cumhuriyet  Başsavcılığı, 54 hakim ve savcı hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulmasını talep etti. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi  de, müfettişin talebini yerinde gördü.

54 hakim ve savcı hakkındaki soruşturma “Siyasal ve askeri casusluk”, “Silahlı terör örgütü kurma ve üye olma” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasından yürütülüyor. 54 yargı mensubunun pasaportu da iptal edilecek.

Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz ve 17 Aralık soruşturmasına bakan Savcı Celal Kara, haklarında “örgüt ve darbeye teşebbüs” suçundan yakalama çıkarılmasından bir kaç saat önce mevcut pasaportları ile yurt dışına kaçmışlardı.

BAŞBUĞ’U TUTUKLAYAN HAKİM

Hakkında yurtdışına çıkış yasağa konulan isimlerden dikkat çekici olanlar ise şöyle:

Ergenekon savcısı Cihan Kansız, Balyoz savcıları Hüseyin Ayar, Hakan Karaali, Şike davası savcısı Mehmet Berk, Selam Tevhid savcısı Adnan Çimen, Oslo soruşturmasında Hakan Fidan’ı ifadeye çağıran Savcı Sadrettin Sarıkaya,

Balyoz davası hakimi Mehmet Üründü, Ergenekon hakimi Sedat Sami Haşıloğlu, İlker Başbuğ’u tutuklayan hakim Vedat Dalda, Hrant Dink davasında “örgüt yok” diyen mahkemenin başkanı Rüstem Eryılmaz,

17-25 Aralık savcıları Celal Kara ve Muammer Akkaş ile hakim Süleyman Karaçöl, İstanbul’daki cemaat operasyonunda tutuklanan polisler hakkında tahliye kararı verdikten sonra “darbeye teşebbüs ve örgüt” suçundan tutuklanan hakimler Metin Özçelik ve Mustafa Başer.

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/54-hakim-ve-savci-hakkinda-flas-karar-976404/  

Posted in ERGENEKON - BALYOZ, FAŞİZM, Fetullah Gülen, HUKUK-YARGI-ADALET, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR | Leave a comment

YABANCI BASIN ; New York Times “Erdoğan’ın korkutma taktikleri işe yaradı”

Cihan / Sözcü
Kasım 3, 2015

New York Times’tan 1 Kasım seçimleriyle ilgili yorum
“Erdoğan’ın korkutma taktikleri işe yaradı” dedi.

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times (NYT) seçimlerden sonra başyazı yayınlandı. Yayınladıkları yazıda 1 Kasım seçim sonuçlarıyla ilgili olarak yaptıkları yorumda, Erdoğan’ın korkutma taktiklerinin işe yaradığını belirttiler.

New York Times’ın editöryal ekibi tarafından kaleme alınan yazıda “Seçimin en kötü sonucu, Erdoğan’ın başkanlığı daha güçlü hale getirirmeye çalışırken, sonuçları (seçim), eleştirilere karşı tehditleri meşrulaştırmak için kullanması olur. O amacı başaramazsa bile Erdoğan, sahne arkasında yönlendirmeyi sürdürecek ve Kürt yanlısı koalisyon ve Erdoğan’a karşı kampanya yürütenlerin, intikam hedefi olacaklarına dair korkular var.” denildi.

“Erdoğan’ın korkutma taktikleri işe yaradı” başlıklı yazıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Haziran seçimlerden sonra pazar günkü seçimi dizayn ettiği belirtildi. “7 Haziran’dan sonra Erdoğan’ın koalisyon hükümeti kurulmasına destek olmak yerine, ülkeye yeni seçim çağrısı yaptığını” kaydeden NYT, “Bu süreçte Türkiye, Suriyeli Kürtleri bombalayarak ülkenin güneydoğusunda şiddeti artırdı. Muhalif politikacılar ağır ifadelerle suçlandı. Hükümetin medya üzerindeki baskısı yeni bir seviyeye geldi. Seçimlerin arefesinde polis, Erdoğan’ı eleştiren son televizyon kanallarını bastı.” ifadelerini kullandı.

“DAHA OTORİTER BİR HAKİMİYET”

“Seçimlerden sonra AKP, oyların yarısını almasına karşın, Meclis’te Erdoğan’ın geçen yıl göreve geldiğinden beri istediği güçlü bir başkanlığı yapmak için anayasayı değiştirebilecek sandalye sayısına ulaşamadı.” denilen yazıda, “Ancak AKP çoğunluğu, 12 yıllık tek parti iktidarının ve büyük ihtimalle Erdoğan’ın giderek artan bir şekilde Türk hükümeti üzerindeki otoriter hakimiyetinin devamı anlamı taşıyor.” ifadeleri kullanıldı.

Yazıda, “AKP yönetiminin ilk yıllarında Erdoğan Avrupa ve ABD’de ılımlı İslam’ın yüzü olarak biliniyordu. Türkiye AB üyeliği için çalışırken ve Erdoğan Kürt isyancılarla ateşkes sağlarken, ekonomi büyüyor, insan hakları gelişiyordu. Ama bunların çoğunun altı oyuldu ve Erdoğan, durmadan dostu Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yardımıyla otoriter bir yönetime doğru yönelirken Batı’da artan bir şekilde eleştirilere maruz kaldı.” değerlendirmesine yer verildi.

SEÇİMLERDEN SONRA DERGİ BASILDI

Seçimlerden bir gün sonra Türk polisinin “Cumhurbaşkanına suçlamada bulunduğu” iddia edilen haftalık dergiye (Nokta) baskı yaptığını hatırlatan Amerikan gazetesi “Derginin editörü gözaltına alındı ve dağıtımı durduruldu. Erdoğan, yabancı eleştirmenleri hedef almada hızlı davrandı. ‘Seçim sonuçlarına tüm dünyanın saygı duyması gerekir. Tüm dünyada da böyle bir olgunluğu ben pek görmedim’ dedi. Sonuçlara saygı duyulmalı. Seçmenler istikrarı yeniden sağlamak için ona güvendi. Şimdi soru, Erdoğan’ın yetkisini demokrasinin ayakta kalmasını sağlamak için kullanıp kullanmayacağı.” ifadelerini kullandı.

http://www.sozcu.com.tr/2015/dunya/new-york-timestan-1-kasim-secimleriyle-ilgili-yorum-976428/

Posted in Bölücü KÜRTÇÜLÜK, DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, FAŞİZM, PKK TERÖRÜ, Politika ve Gundem, SEÇİM - SEÇSİS | Leave a comment

MUHALEFETTE KAZAN KAYNIYOR

Sözcü 03 Kasım 2015

Posted in Gundem, Haber, MEDYA, Politika ve Gundem, SEÇİM - SEÇSİS | Leave a comment

1 KASIM 2015 GENEL SEÇİM SONUÇLARI

Posted in SEÇİM - SEÇSİS, SİYASİ TARİH | Leave a comment