Tutanakta şöyle yazıyordu : NOKSAN HUSUS TESBİT EDİLMEMİŞTİR *** Katliamın sorumlusu AKP: İşte kanıtı

cumhuriyet.com.tr
19 Mayıs 2014

Katliamın sorumlusu AKP: İşte kanıtı

Soma’daki işçi katliamının yaşandığı maden, faciadan kısa bir süre önce denetlenmiş. Ortaya çıkan belgede 301 canın yitirildiği madende kusur bulunmadığı yazıyor. Bu arada, Soma A.Ş’nin madenin sahibi olamdığı, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin ‘taşeronu’ olduğu anlaşıldı.

Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasında yeni bir belge ortaya çıktı. Sosyal medyada dolaşıma sokulan belgeye göre, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kazadan kısa bir süre önce, 13-14-17 ve 18 Mart 2014 tarihlerinde, ölüm madenini denetlemiş.

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu İzmir Grup Başkanlığı’nın 03.03.2014 tarih ve 388 – T2014002006 sayılı görev yazısı uyarınca” Soma’daki işçi katliamının yaşandığı madende yapılan teftişe işletmenin müdürü Akın Çelik ile görüşüldüğü belirtiliyor. Teftişin yapıldığı tarihte işyerinde 4 kadın ve 2944 erkek olmak üzere 2948 çalışanın istihdam edildiği belirtilen raporda, 2983 erkek çalışanın “çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde” çalıştığı belirtiliyor.

“NOKSAN HUSUS TESPİT EDİLMEMİŞTİR

Bakanlık adına teftişi gerçekleştiren maden mühendisleri Emin Gümüş ve Ersin Bulut ile işletme müdürü Akın Çelik’in imzasının yer aldığı tutanakta, “İş yerinde 13,14,17,18.03.2014 tarihlerinde yapılan programlı teftişte noksan husus tespit edilmemiştir” ifadelerine yer verilmiş.

İŞTE O TUTANAK…

GÜRKAN, AKP’NİN TAŞERONU ÇIKTI

301 işçinin ölümüne neden olan Soma A.Ş’nin madenin sahibi değil, Türkiye Kömür İşletmeleri’nin ‘taşeronu’ olduğu anlaşıldı. Ruhsat devlete ait olduğu için, cezai sorumluluk doğrudan iktidara uzandı.

Taraf gazetesinden Billur Özgül’ün haberine göre, ölüm madeninin sahibi denilen Alp Gürkan’ın kömür madenini aslında ‘taşeron sistemi’ olan ve AKP döneminde ‘Hizmet alımı’ ismiyle uygulanan sistemle işletildiği belirlendi.

GÜRKAN KADAR DEVLET DE SUÇLU

Özelleştirme sayılmayan bu yöntemle işyeri sahibi TKİ görünüyor. Taşeron Gürkan’ın çıkardığı tüm kömürleri de devlet satın alıyor. Bu yöntem, işletmeci olan Gürkan kadar işyeri sahibi olan TKİ ve Enerki Bakanlığı’na cezai yükümlülük doğuruyor.

Posted in Calisma Dunyasi - Is ve Emekciler, Gundem, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

Der Spiegel * “Cehenneme git Erdoğan”

15.05.2014
Odatv.com

“Cehenneme git Erdoğan”

Soma faciası ile ilgili Başbakan Erdoğan’ın 1800′lü yıllardan örnekler vermesi ve protesto edilmesi yurtdışında da büyük yankı uyandırdı.Erdoğan’a en sert tepkilerden biri de Der Spiegel’den geldi.Alman Der Spiegel dergisinin internet sitesinde “Cehenneme git Erdoğan” başlığı kullanıldı.

Maden ocağının önünde yakınlarından haber bekleyenlerin hikayesinin anlatıldığı haberde,”Bunlar kocası, kardeşi, oğlu veya amcasının haberini bekliyor: O hayatta mı?” ifadeleri kullanıldı ve Erdoğan’ı felaketi hafife almakla suçladı.

İşte o manşet:

DÜNYA BASINI NE DEDİ *** Soma faciası dünya basınında da geniş yer buldu.

İngiliz yayın kuruluşu BBC,
ana haber bülteninde ilk haber olarak verdiği Soma faciası ile ilgili AKP hükümetin protesto edildiğini söyledi.BBC, son olarak 274 olarak açıklanan ölü sayısının giderek artması ile ülke tarihinin en büyük maden faciasının yaşandığını ve Soma’daki maden kazasının ardından ilçeye gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın protesto edildiğini aktardı.Protestocuların AKP Soma İlçe Teşkilatı binasına saldırdığını ve İstanbul ve Ankara’da da hükümet karşıtı protestoların düzenlendiğini yazan BBC, Ankara’da 800′e yakın protestocunun üniversiteden Enerji Bakanlığı’na yürüdüğünü duyurdu..

İngiliz Sky haber televizyonu
Geniş yer verdiği Soma’daki maden faciası haberinde 274′e yükselen ölü sayısının yanı sıra 100′den fazla kişinin de kurtarılmayı beklediğini aktardı. Sky News, ölü sayısının artmasıyla hükümet aleyhine protestoların da düzenlendiğini kalabalıktaki birçok insanın hükümete kızgınlığını gösterdiğini ifade etti.

İngiliz Guardian gazetesi,
üç günlük ulusal yas ilan edilen Türkiye’de facianın ardından ölü sayısının giderek arttığını yazdı.

Independent gazetesi
Ölü sayısının 274′ yükselmesi ile Soma’daki facianın ülkenin en büyük maden kazası olduğuna vurgu yaptı.Gazete, halen siyasi tansiyonun yüksek olduğu Türkiye’de İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kentte hükümet aleyhine protestoların düzenlendiğini Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın madeni ziyareti sırasında da halk arasında gerginliğin yaşandığını yazdı.

Financial Times gazetesi
CHP’nin iki hafta önce Soma’daki maden kazaları ile ilgili TBMM’ye verdiği önergenin reddedildiği haberinin bu felaket ile birlikte siyasi bir kavgayı ateşlediğine dikkat çekti.

Amerika’da yayınlanan Wall Street Journal gazetesi
Kazaın, Türkiye’nin halk sağlığı ve güvenliği kayıtlarının korkunç yüzünü ortaya çıkarmasının yanında, ülkenin ilk başkanlık seçimlerine üç ay gibi kısa bir zaman kala hükümete karşı öfkeyi şiddetlendirdiğini ileri sürdü.

ABD’Lİ New York Times gazetesi
200′den fazla kişinin hayatını kaybettiği kazada yaşamını yitirenlerin yakınlarının ise facianın nedenini bilmek isterken ülke genelinde de protestoların düzenlendiğini yazdı.Amerikan Fox televizyonu madencilerin hayatını kaybettiği Soma’da protestoların düzenlendiğini duyurdu.

Fox News
Başbakan’ın Soma’yı ziyareti sırasında protesto edildiğini ve protestocu bir grubun madenin işletmeciliğini yapan Soma Holding’in İstanbul’daki merkez binası önünde toplandıklarını aktardı. *1*

Odatv.com

Süheyla Kaplan
18.05.2014
Odatv.com

Neden “Cehenneme git Erdoğan” dedik

Almanya’nın etkin siyasi dergilerinden der Spiegel’in önceki gün‚ ’Erdoğan Cehenneme Kadar Yolun Var’ şeklindeki haber başlığı ve Soma’daki maden ocağındaki iş güvenliği aksaklığının gözler önüne serilmesi Erdoğan yandaşlarını kızdırdı.

Türkçe çeviri ile eleştirilere yanıt veren der Spiegel dergisinin internet sayfasında yer alan haberde, Erdoğan yandaşlarının eleştiriLere öfke ile yanıt verdiği belirtildi.

Eleştirikere der Spiegel şu şekilde Türkçe haberle yanıt verdi:

Bir maden faciası Türkiye’yi sarsıyor, madeni işleten firma yetersiz açıklamalar yapıyor, hükümet uygun olmayan tepkiler veriyor. Faciadan kurtulanlar ve madende yaşamlarını yitirenlerin yakınları öfkeli. Erdoğan taraftarları eleştirilere öfke ile yanıt veriyorlar – ve SPİEGEL ONLİNE’da bundan payını alıyor.

“Scher dich zum Teufel, Erdogan!” Unter dieser Überschrift erschien ein Artikel von SPIEGEL-ONLINE-Korrespondent Hasnain Kazim, es ging um das Grubenunglück von Soma und um die Wut vieler Türken auf ihren Ministerpräsidenten. Doch auf die Kritik an Reccep Tayyip Erdogan antworteten dessen Anhänger mit Hass, auch gegen SPIEGEL ONLINE. Verbreitet wird er unter dem Hastag #ScherDichZumTeufelDerSpiegel. Kazim schrieb über die Reaktionen. Hier können Sie seinen Originalartikel auf Deutsch nachlesen, im Folgenden haben wir ihn auf Türkisch übersetzt:

Soma artık bütün dünyada tanınıyor. Çünkü oldukça fazla basın mensubu bu hafta Türkiye’nin batısında kalan bu ilçeden dünyaya haber geçtiler. Bunu, yapacak daha iyi bir işleri olmadığından değil, bilakis Soma’da haber değeri olan trajik olaylar yaşandığından yaptılar. Gazeteci araştırır, bilgi verir, sınıflandırır, analiz yapar ve yorumda bulunur.

Soma’da hafızalara kazınan sahneler yaşandı. Salı günü yaşanan patlamanın ardından peşpeşe cesetler kömür ocağından dışarı çıkarıldı. Resmi rakamlara göre 302 maden işçisi hayatını kaybetti. (17 Mayıs tarihi itibarıyla Enerji Bakan Yıldız’ın yaptığı açklamaya göre 301 kii bu faciada hayatn kaybetti). 284 naaş şu ana kadar madenden çıkarıldı, 18 işçinin hala yer altında olduğu tahmin ediliyor. Hiçkimse onların hala hayatta olabileceğine ihtimal vermiyor.

Düzinelerce naaş aynı anda toprağa verildi, mezarlıklarda katlanılması zor sahneler ortaya çıktı. Aynı durum ebeveyn, çocuk ve kardeşlerin yakınlarını tespit ettikleri morglarda da söz konusuydu. Bu tür olaylarda her zaman olduğu gibi, bir yandan ölenlerin yakınlarıyla konuşmak, diğer yandan onların yasını daha da ağırlaştırmamak, acılarını daha da artırmamak isteyen biz gazeteciler kendimizi hassas bir durumun içerisinde bulduk.

HÜKÜMETE TEPKİ

Birçok gazeteci ağlayan bir adamın ya da kendini kaybetmiş bir kadının üzerine üşüştüklerinde insanların şunu söylemesini bekledim: Yeter, artık yeter! Ancak bunun yerine anlatmaya ve yanıtlarını bugüne kadar hala almayı bekledikleri sorular yöneltmeye başladlar.

İnsanlar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetine öfkeliler. Böyle bir facianın nasıl olabildiğini, uzun zamandır talep edilen güvenlik önlemlerinin neden alınmadığını, güvenlik standartlarına neden uyulmadığını bilmek istiyorlar. Ancak iktidar sahipleri bu soruların yanıtlarını hala veremediler. Örneğin böyle bir facianın gerçekleşmemesi için şu ana kadar neler yaptıklarını ya da yeniden yaşanmaması için ne yapmayı düşündüklerini hala söylemediler.

“ERDOĞAN ACIMASIZ KONUŞMA YAPIYOR

Bunun yerine Erdoğan birçok insanın acımasız olarak gördüğü bir konuşma yapıyor. Bunun yerine Erdoğan’ın bir danışmanı bir göstericiye tekme atıyor ve samimi olmayan bir özürle yetiniyor. Bunun yerine Erdoğan’ın bir gençle iteleştiği videolar ortaya çıkıyor. Bunun yerine ölü sayılarının gerçeği yansıtmadığını söylemelerinin ardından maden işletmecisi Soma Holding maden işçileri ve kurtarma ekiplerine gazetecilerle konuşma yasağı getiriyor. Ne mutlu ki hepsi bu yasağa uymuyor.” *2*

Odatv.com

*1* http://odatv.com/n.php?n=cehenneme-git-erdogan-1505141200
*2* http://www.odatv.com/n.php?n=neden-cehenneme-git-erdogan-dedik-1805141200

Posted in Calisma Dunyasi - Is ve Emekciler, DÜNYA ÜLKELERİ, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari | Leave a comment

PEH PEH PEHH..SOMA KAZA İMİŞ !!! ** KADERE RAZI OLUN,SES ÇIKARTMAYIN – Soma’da dini bildiriler

18.05.2014
Odatv.com

Soma’da öyle bir bildiri dağıtılıyor ki:
Madem kader Başbakan Erdoğan neden bin 500 korumayla geziyor

Soma’da mezarlıklarda ailelere dağıtılan bir bildiride “Kardeşlerimizin vefatı bizi müteessir etti. Fakat; kazaya rıza, kadere teslim İslamiyet’in şiarıdır” ifadelerinin yer alması dikkat çekti ve sosyal medyada bildiriye tepkiler dile getirildi.

İşte Soma’da dağıtılan o bildiri

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, o bildiriyi yayınlayarak “Soma’da mezarlıklarda dağıtılan bildiri: “Bu kaza kaderdir, razı gelin” yazıyor. madem ‘kadere teslim olmak İslamiyetin şartı’, Tayyip Erdoğan neden 1500 korumayla geziyor? İkiyüzlüler…” diyerek tepki gösterdi.

Başbakan Erdoğan da Soma’daki iş cinayetinin ardından yaptığı basın açıklamasında “Bunlar sürekli olan şeyler, bu işin fıtratında bu var” demişti

Hüseyin Aygün’ün tweetleri:

http://www.odatv.com/n.php?n=madem-kader-basbakan-erdogan-neden-bin-500-korumayla-geziyor-1805141200

Posted in DİN-İNANÇ, Ekonomi, Gundem, İrtica, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari | Leave a comment

Bu fotoğrafı çektirirken utanmadınız mı ?

19.05.2014
Odatv.com

Soma’da resmi rakamlara göre 301 işçimizin ölümüne neden olan iş cinayeti sonrası AKP ile Soma Holding’in bağlantıları gündeme gelmişti.Bu bağlantılara bir yenisi daha eklendi.Soma Kömür İşletmelerinin 2-5 Milyon tonluk rezervi bulunan Atabacası kömür sahasının açılışı, 7 Nisan 2014′te gerçekleşmişti.

Açılışa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Murat Mercan ve AKP İlçe Başkanı Mehmet Ali Özkan’ın yanısıra, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü Mustafa Aktaş, Maden İşçileri Sendikası Genel Merkez yöneticileri Hasan Hüseyin Yıldız, Vedat Ünal da katılmıştı.

AKP’SİZ KUŞ UÇMUYOR
Açılışa katılan isimlerden olan AKP Başkan Mehmet Ali Özkan’ın ismi daha önce de gündeme geldi.Soma Holding’in AKP’li başbaknla bağlantılarını bir maden işçisi şöyle anlatmıştı:

“AKP Soma İlçe Başkanı Av. Mehmet Ali Özkan. Sadece madenler için değil, ilçede herhangi bir kamu kurumunda istihdam edilmek için de Mehmet Ali Özkan’ın onayı gerekiyor. Soma’da tam bir hegemonya kurdular. Onlardan habersiz neredeyse kuş uçmuyor.”

BU MÜESSESE GÜVENLİĞİNİZ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALACAK

Kesilen kurbanlarla yapılan açılışta Bakan Yardımcısı Doç.Dr. Hasan Murat Mercan, maden işçilerine seslenerek aynen şunları söylemişti: “Burada çalışan Müessese sizin güvenliğiniz konusunda her türlü tedbiri alacak. Çünkü bizim için önce güvenlik ön planda. Sizlerin sağ salim bu hizmeti görmenizi ve buradan da bir gün emekli olmanız nasip olacak…”

Ama olmadı…

http://www.odatv.com/n.php?n=akpli-baskan-soma-holdingin-acilisinda-1905141200

Posted in Ekonomi, Gundem, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari | Leave a comment

PERDE ARKASI * Rapor *** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bu yüzden Soma’ya gelemedi

19.05.2014
Oda.tv.com

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı bu yüzden Soma’ya gelemedi

Soma’daki facianın ardından, Eynez bölgesindeki madenin çok konuşulan son denetim raporu ortaya çıktı. Resmi rakamlara göre 301 maden işçisinin hayatını kaybettiği madene ait 13-18 Mart 2014 tarihli raporda, “noksan husus tespit edilmemiştiryazısı dikkat çekti. Noksan husus tespit edilemeyen bu madende sadece 2 ay sonra, büyük bir facia yaşandı.

Hatırlanacağı üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, olayın yaşandığı gün Soma’ya gelmemiş, gelmemesinin nedenini de ‘sağlıkla ilgili bir durum’ olarak açıklamıştı.

İşte o teftiş raporu

http://www.odatv.com/n.php?n=calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakani-bu-yuzden-somaya-gelemedi-1905141200

Posted in Ekonomi, Gundem, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari | Leave a comment

Cinayeti gördüm, katilsiniz

Mehmet Altan
19 Mayıs 2014
gazete360.com

Cinayeti gördüm, katilsiniz

‘Ankara, insanlarımızı adeta bir ‘seri katil’ gibi yok ediyor; eğer cinayetlere karşı sesini yükselten olur ise bu kez de tekmeliyor, tokatlıyor, küfrediyor’ Tam iki hafta önce bu sütunlarda yayınlanan ‘Hayat ve Plan’ başlıklı yazımın bir bölümü şöyleydi:

“Türkiye’de insan ölümleri ‘siyasi’ değilse kimse dönüp bakmaz, hâlbuki dönüp bakmayanların tümü de yarın bir gün aynı akıbete uğramaya adaydır.

Trafikteki muayene yetersizliğinden salkım saçak insanlar yollarda ölürken, iş kazaları da fazla mesai yapan Azrail’e dönmüş vaziyette.

Hatırlayın, 2014’ün ilk üç ayında 276 işçimizi iş kazalarında ve meslek hastalıklarında kaybettik.

İlk üç ayda hayatını kaybeden 276 işçiden 3’ü 18 yaş altındaki çocuklar.

2012’de 878, 2013’te ise bin 235 işçi iş kazasında hayatını kaybetmişti.

Taşeron işçi kullanımı azalmadığı, kayıt dışılık ortadan kalkmadığı, ağır ve tehlikeli işlerde kadınların ve çocukların çalıştırılmasına fütursuzca devam edildiği, kısacası kötü çalışma şartları sürdüğü sürece iş kazaları, çocuk yetişkin ayırt etmeden hayatları karartmaya devam edecek.

Taşeronlarla çalışan işçilerin, iş kazalarına daha fazla muhatap olduğu biliniyor, taşeron şirketlere yönelik yeni bir düzenleme fazlasıyla gerekli.

Özellikle inşaat sektöründe yeni bir düzenlemenin hayata geçirilmesi şart.Ancak siyasal iktidarı ‘müteahhit lobisi’ finanse ettiği için önlem alınmıyor, işçiler ölmeye devam ediyor.”

Sonra şöyle devam ediyordu:

“Başıboş ölüm makineleri gibi dolaşan muayenesiz araçların, taş kesilmiş bir toplumsal vicdan karşısında düzenli ve sürekli yitip giden işçilerin yanı sıra sistematik bir toplumsal baskı da yüksek bir ivmeyle seyrediyor.”

Türkiye’de hemen hemen kimsenin dönüp bakmadığı bu sıradanlaştırılmış cinayetleri yıllardır tekrarlayıp duruyordum.

O zamanlar, bu tür cinayetlerde bizim toplumsal eşiğimizin ‘300 günahsız insanımızı kaybetme’ düzeyinde olduğunu bilmiyordum, tek bir insanın iş kazasında ölmesinin vicdanları ayaklandırmaya, demokratik bir isyan yaratmaya yeterli olduğunu sanıyordum.

Meğerse gerçeği görmek için tarihimizin maden ocaklarındaki en ağır dramı olan Soma trajedisini bekliyormuşuz.

Ankara, insanlarımızı adeta bir ‘seri katil’ gibi yok ediyor.

Belli ki bu Ankara’nın ‘fıtratında’ var.

Eğer cinayetlere karşı sesini yükselten olur ise bu kez de tekmeliyor, tokatlıyor, küfrediyor.

Ama…

Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 176 numaralı ‘Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi’ni 19 yıldır imzalamıyor…

Bu yüzden insanlar ölüyor.

Türkiye, amacı işçilerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve hak ihlallerini engellemek olan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün anlaşmalarını uygulamadığı için kara listesinde.

Sadece bu mu?

İşçilerin iş kazalarında ölmesini engelleyecek yasaları ve uygulamaları gerçekleştirmeyen Türkiye, Avrupa Birliği müzakere sürecinde, güvenceli bir çalışma ortamını oluşturacak olan Sosyal Politikalar Faslı’nı önünde hiçbir engel bulunmamasına rağmen de açmıyor.

Bu tavrın ve anlayışın temelinde, çok ucuza ve güvencesiz çalıştırılan taşeron işçiler ve onların ölümleri üzerinden ucuz maliyete ihracat yapmak yatıyor.

Örneğin, Soma’daki büyük facianın meydana geldiği kömür ocağını işleten Soma Holding’in sahibi Alp Gürkan, devlete ait Türkiye Kömür İşletmeleri’nin 130-140 dolara mal ettiği kömürün tonunu 23,8 dolara çıkardıklarını anlatırken maliyeti ‘özel sektörün çalışma tarzı’yla düşürdüklerini söylemişti.

Bunun adı ‘cinayet ekonomisi’dir.

Ölenlerin ailelerine ödenen para, ölümleri önleyecek önlemlere yapılacak harcamalardan çok daha az.Katma değeri çok yüksek ürün üretemeyince, ekonomi insan kanı üzerinden faaliyet göstermeye başlıyor.Dünyanın en büyük kömür üreticisi Almanya bu tespiti fazlasıyla doğrulayan çarpıcı bir örnek.

Almanya’da ‘maden’ işletmeleri tamamen devlet kontrolünde…
Türkiye ise madenlerini özelleştiriyor ve taşeronlaşmaya açıyor. Bu nedenle 2004 yılından beri ölümler 3 kat daha artmış durumda…

Almanya madenlerinde ise 2013 Ekim ayına kadar 40 yıllık süre zarfında hiç ölüm meydana gelmemiş…

Kısacası Türkiye’deki işçi ölümleri siyasal iktidarın bilinçli bir tercihi, toplum da yeterli duyarlılığı göstermeyince, ortaya sürekli can alıp duran ‘cinayet ekonomisi’ çıkıyor.Bu doymak bilmeyen açgözlülüğün son cinayeti de Soma’da işlendi.

Olup bitenin özeti budur.Cinayeti gördük, katili bir kez daha tanıdık.

Gene susacak mısınız?
Unutmayın, bu ülkede susan her insan da potansiyel bir maktuldür.

Posted in Ekonomi, EMPERYALİZM, Gundem, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari | Leave a comment

Soma Holding hakkında bilinmesi gereken 10 gerçek

Soma Holding hakkında bilinmesi gereken 10 gerçek

İşte Soma’da 301 işçinin ölümüne neden olan madenin sahibi Soma Holding hakkında bilmeniz gerekenler…

Soma’da 301 işçinin ölümüne neden olan maden faciasına ilişkin hukuki süreç Pazar ( 18 Mayıs 2014) günü başladı. Faciadan 6 gün sonra hareket geçen savcılık Soma Holding CEO’sunun da aralarında bulunduğu 24 kişiyi gözaltına aldı, 5 kişi tutuklandı.

Wall Street Journal Türkiye’den Ayşegül Akyarlı Güven, facianın yaşandığı maden ocağının sahibi Soma Holding AŞ hakkında bilmeniz gereken 10 gerçeği derledi. İşte 2011 yılında zarar, 2012 yılında kâr eden Soma Holding hakkında bilmeniz gereken 10 gerçek:

1) Şirkette en büyük pay Alp Gürkan’ın

Facianın yaşandığı madeni işleten Soma Kömür AŞ adlı şirketin ortaklık yapısına bakıldığında Alp Gürkan’ın oğlu Can Gürkan’ın %25, Alp Gürkan’ın yüzde 17 bireysel hissesi var. Müzeyyen Nazlı Asafrana’nın yüzde 5 hissedar olduğu Soma Kömür AŞ’de İsmet Kasapoğlu ve İsmail Hakkı Kalkavan’da hissedar. Ama payları on binde 1′in bile altında. Şirketin en büyük ortağı ise %53 pay ile Tilaga Madencilik AŞ’nin. Ancak Alp Gürkan’ın Tilaga Madencilik’deki yüzde 53 payı da hesaba katılınca, kendisinin Soma Kömür AŞ’deki toplam payı yüzde 44′e çıkıyor. Can Gürkan’ın Tilaga’daki payı ise yüzde 1′in bile altında olduğu için aslında Soma Kömür AŞ’nin en büyük ortağının Alp Gürkan olduğu ortaya çıkıyor. Şirketin yüzde 20′si ise yurtdışında kayıtlı Saff Investments ve Tilaga Investments’a ait.

2) 2011′de zarar, 2012′de kar etmiş

Soma Kömür 2011′de zarar 2012′de kar etmiş görünüyor. Şirketin Genel Kurul kararındaki kar dağıtım maddesinde bilanço ile ilgili bu bilgi yer alıyor

3) 3 yönetim kurulu üyesi var

Şirketin 3 yönetim kurulu üyesi var. Bu isimler Alp Gürkan’ın oğlu Can Gürkan, Ramazan Doğru ve Mustafa Yiğit. Şirketin Yönetm Kurulu Üyeleri bu yıl Ocak ayında değişmiş. Daha önce Yönetim Kurulu Üyeleri Alp Gürkan, Can Gürkan ve İsmet Kasapoğlu’ndan oluşuyordu. Bu 3 üye yönetim kurulu üyesi olarak aylık 3 bin TL huzur hakkı alıyordu. Yeni Genel Kurul’da ise Yönetim Kurulu Üyeleri’nin maaşları belirtilmiyor.

4) Maaş net değil ama sorumluluk çok net

Soma Kömür AŞ’deki bu yıl göreve getirilen yeni yönetim kurulu üyelerinin maaşları genel kurul kararında belirtilmiyor ancak yetki ve sorumluluklar bir önceki Genel Kurul’a göre çok daha net. Kayıtlara göre şirketin iş ve işçi sağlığı, bu konuda tedbirlerin alınması, iş kazalarından doğacak hukuki ve cezai sorumluluklar şirket Yönetim Kurulu üyesi Ramazan Doğru’da. Şirketin maden hukuku kapsamında çevre hukuku kapsamındaki tek hukuki ve cezai sorumlusu da Ramazan Doğru.

Mali mevzuat ve vergi hukuku kapsamında doğabilecek hukuki ve cezai sorumluluk ise Mustafa Yiğit’de. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’a kalan herhangi bir sorumluluk yok.

5) Minsan adlı madeninde de sorumluluk gürkan’da değil

Şirket Mersin’de Krom üretimi yapan Minsan Madencilik adlı şirketinde de benzer bir yönetim stratejisini hayata geçirmiş. Orada da yukarıda geçen tüm yetki ve sorumluluğu şirkette yönetim kurulu üyesi yaptığı Ercan Altınova’ya vermiş.

6) Basın toplantısında da söylemişti

Alp Gürkan olayın dördüncü gününde yaptığı basın toplantısında da bilgiyi yöneticilerinden aldığını, yaşından dolayı madene hiç inmediğini, onların verdiği bilgilere göre şirketin bir ihmalinin olmadığını ifade etmişti. Gürkan’ın bu sözleri sorumluluk ve yetkiyi devretme kararı ile örtüşüyor. Bu arada dün gözaltına alınan 25 kişi arasında Ramazan Doğru da var.

7) Sadece Soma Kömür’de yönetimi bırakmış

Alp Gürkan 2014′te Soma Kömür AŞ’nin yeni yönetim kurulunda yer almamış. Buna karşın Soma’nın en büyük ortağı konumundaki Tilaga Madencilik AŞ’deki Yönetim Kurulu Üyeliğinden ve Başkanlığı’ndan vazgeçmemiş. 76 yaşındaki Alp Gürkan, diğer yönetim kurulu üyeleri Can Gürkan ve Mustafa Yiğit ile birlikte bu şirkette yönetim kurulu üyesi.

8) 33 bin TL huzur hakkı

Can ve Alp Gürkan Tilaga Madencilik’ten yönetim kurulu üyeliği karşılığı ayda 18 bin TL huzur hakkı alıyor. Bu ücrette hissedarlığından dopan kar payı yok. 2011′deki son genel kurula göre Soma Kömür’de de yönetim kurulu üyesi maaşı 3 bin TL. Alp Gürkan ise Soma Kömür Yönetim Kurulu’nda artık yok. Alp ve Can Gürkan eski ticari adı Gaia Yapı İnşaat olan Soma Holding’de de Başkan ve Başkan Yardımcısı olarak görev alıyor. Buradan da 15 bin TL maaş alıyorlar. Son Genel Kurul’da bir maaş miktarı belirtilmemiş ama maaşı sabit kalsa dahi aldığı Can Gürkan’ın 3 şirketten aldığı huzur hakkı 36 bin TL’yi, Alp Gürkan’ın yönetim Kurulu üyeliği huzur hakları toplamı ise 33 bin TL’yi buluyor. Bu arada Soma Holding’de Alp Gürkan yüzde 51, Can Gürkan yüzde 37.5 pay sahibi.

9) Soma Kömür’ün %20′si yurtdışı kayıtlı şirketlerin

Alp Gürkan’ın yüzde 51 pay sahibi olduğu şirkette Saff Investments adlı yurtdışı kayıtlı bir şirket yüzde 25 paya sahip. Yine yurtdışında kayıtlı bir başka şirket olan Tilaga Holdings ise yüzde 14 pay sahibi. Yani Soma AŞ’nin büyük ortağı Tilaga Madencilik’te yurtdışı kayıtlı şirketlerin payı yüzde 39. Bu da facianın yalandığı Soma Kömür’de yüzde 20 oranında ortaklıklarının olduğu anlamına geliyor.

10) Can Gürkan’ın payını artırmış

Soma AŞ’nin Şirketin 28 Aralık 2012′de gerçekleşen bir önceki Genel Kurul’una göre ortaklık yapısı değişmiş. O toplantı sırasında Alp Gürkan’ın şirketteki payı %45′miş. Tilaga Madencilik’in payı yüzde 43′te kalıyormuş. Can Gürkan’ın 2012 yılındaki payı binde 3′ü biraz aşıyormuş. Son Genel Kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin maaşı yer almıyor. Ancak 2012 yılı Genel Kurul kararına göre Yönetim Kurulu üyelerinden Can Gürkan, Alp Gürkan ve İsmet Kasapoğlu bu görevlerine karşılık şirketten ayda 3 bin TL huzur hakkı alıyordu.

http://t24.com.tr/haber/soma-holding-hakkinda-bilinmesi-gereken-10-gercek,258755

Posted in Ekonomi, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari | Leave a comment

Öfkeli,hınçlı,kızgın …… * Aydın Doğan’a seslendi: Sen de aynı zihniyetin mensubusun!

Naci Kaptan
19.05.2014

Öfkeli,hınçlı,kızgın,bölücü
Küfürbaz,baskıcı,korumaların ,polisin
gücüyle halkını döven adam.
Yine esmiş gürlemiş…

Ona biat edeceksin.
En iyisinin siz bilirsiniz diyeceksin.
Zinhar ona aykırı tek laf etmeyeceksin.
Derin acı yaşayan Soma’da bile
iki kişiyi tokatlayarak yumruklayarak döven,
Madende gazla zehirlenerek ölenerin üzerine
Soma halkına biber gazı sıktıran
Recep Tayyip Erdoğan
demokrasi,insan hakları ve
laik cumhuriyete karşı
en büyük tehdittir.

Ne demişti ;
“TARAF OLMAYAN BERTARAF OLUR”

TARİH
19 Mayıs 2014
T24

Başbakan, Soma açıklamalarıyla tepki toplayan Yılmaz Özdil ve Yazgülü Aldoğan için Aydın Doğan’a seslendi: Sen de aynı zihniyetin mensubusun!

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara’da TİKA projelerinin açılış töreninde, Soma faciasına ilişkin Halk TV’de yayınlanan programda, “Ölen işçiler AKP’nin parayla mitinge taşıdığı işçilerdi. Olan biten müstahaktır denilebilir” diyen Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil’i ağır bir dille eleştirerek, “Biz vicdan sahibiyiz. Fakat insanlıktan nasibini almamış, zerre kadar vicdanı olmayan, ahlak değerleriyle yakından alakası olmayan bazı tipler de onlar buna buna müstehaktır diyecek kadar seviyesizdirler” dedi.

“Bu yazıyı yazanların patronları kendi gazetelerinde nasıl barındırıyor” ifadesini kullanan Erdoğan, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan’a seslenerek, “Bir diğeri de kalkıyor çok çok ahlaksızca ifade kullanıyor. Bu yazıyı yazanların patronları kendi gazetelerinde nasıl barındırıyor” diye konuştu.

Erdoğan, bir başka Hürriyet yazarı Yazgülü Aldoğan’ı da hedef alarak, “Sen bir patron olarak sen de aynı zihniyetin mensubusun. Kimse müstehaktır diyemez. ‘Bunlar ne gazidir ne şehittir’ diyenleri yanında barındıranlar bu zihniyettedir. bunları yanında barındıramazsın” ifadesini kullandı

Özdil ne demişti?

“Çok destek görüyoruz, çok eleştiriler de alıyoruz. Ancak bugün bir eleştiri var ki bu kısmına dayanamayacağım arkadaşlar, Bir adam diyor ki, “Bunlar Ak Parti mitingine gittikleri için, bunlar müstehaktır” diyor. Ben 76 milyonun yaralı olduğunu söylemiştim ama, 1 kişiyi bu sayıdan çıkarın. Ben buna artık hiçbir şey söyleyemiyorum. Böyle bir insanla yan yana nasıl çalışılabilir, böyle bir adamla nasıl bir fikir beyan edilebilir? Biz basının özgür olmasını istiyoruz ama, buna ne diyebiliriz. Ben herkesi 301 insanın cenazesine saygı göstermeye çağırıyoruz. Böyle bir cümle kabullenemez. Bu kadar da haksızlık olmaz.”

http://t24.com.tr/haber/aydin-dogan-vicdansiz-ahlaksiz-seviyesiz-yazarlari-nasil-barindiriyor,258753

Posted in FAŞİZM, MEDYA, Politika ve Gundem | Leave a comment

Tekmeci hapse girmeliydi!

Necati Doğru
necatidogru@sozcum.com
18 Mayıs 2014
Sözcü

Tekmeci hapse girmeliydi!

Fotoğrafın tümünü görelim: Müşavir, müşavir olmadan önce yandaş Sabah Gazetesi’nin yan yayını USA Sabah’ta köşe yazıyordu. Bütün yazıları ile iktidarı övüyor, Başbakan’ı kusursuz ilan ediyor, muhalefeti karalıyordu.
Yalama yazılarla müşavir oldu.
Devletten maaşa bağlandı.
Vatandaş vergi ödüyor.
Müşavir çok dolgun maaşını alıyor; toplantılarda, gezilerde, cuma namazı sonrası cami çıkışlarında Başbakan’ın yanında, arkasında duruyordu. Soma’da madenci ölümleri sonrası birlikte gidilen geziye de Başbakan’ın arkasında durmak için gelmişti.
Özel korumaları zaten vardı.
Normal polisler de oradaydı.
Yetmez diye düşünüldü.
Yeşil bereliyle takviye edildi.
Bereliler jandarma değildi.
Özel tim polisiydiler.
Müşavir üç koldan korunuyordu.

* * * *

Otomatik tüfekli 2 yeşil bereli polisin yere yatırdığı vatandaşa müşavir tekmeyle vurmaya başladı.
Basında haber oldu.
Fotoğrafı yayınlandı.
TV’de görüntüsü döndü.
Bir savcı çıkmadı.
İki polis bir adamı tutuyor.
Müşavir hışımla tekmeliyor.
“Bu suçtur” demedi.
Gazetelerde yayınlanan ve TV’lerde 2 gün boyu dönen bu resmi gören bir savcı, “Türkiye’de adalet var, bu yapılan suçtur…” deme ihtiyacı duymadı.
Hukuk işlemedi.
Tekmeci suç işledi.
Adalet onu hapse koymalıydı.

* * * *

Adalet istiyorum
2 bereli polis arasında.
Eli kolu tutulmuş vatandaş.
Yerde köpek gibi tekmeleniyor.
Bir savcı bizim ülkemizde de çıkmalıydı. Başbakan arkasında durma müşavirini o tekmeyi attığının ertesi gününde yine Başbakan’ın arkasında durarak basına fotoğraf verirken yakalatıp; “gel buraya… Ver attığın tekmenin hesabını…” diye sorguya çağırmalıydı.
Bu AKP Tosun’u!
Hapse atılmalı.
Adalet yerini bulmalıydı.
Adalet işitmez, görmez oldu.

* * * *

Tekmeci müşavir korunuyor.
Başbakanlık kollamaya aldı.
Başbakan yardımcısı bir yandan, Başbakan’ın köşe yazarı danışmanı öbür yandan kirli bilgi yayıyorlar ve “Asıl saldırıya uğrayan, linç edilmek istenen ve 7 günlük darp raporu alan müşavirimizdir” diye adaleti sindirmeye çalışıyorlar.
Tekmeci görevinden alınmadı.
Müşavirliğine son verilmedi.
Müşavire üç maaş “tekme atma ikramiyesi verilmesi için torba kanun hazırlanacağı” Ankara kulislerinde kulaktan kulağa yayıldı.

* * * *

Bu habere şaşmam.
Siz de şaşmayın.
Çünkü Soma’da süper markette Başbakan’dan tokat yiyen Taner Kuruca adlı vatandaş olayı şöyle anlattı: “Manisa doğumluyum. Kömür ocaklarında çalışıyorum. İkindi vakti bir şeyler almak için markete gitmiştim.
Alışveriş esnasında Başbakan’ın markete getirilmekte olduğunu görünce ben de dışarı çıktım. Dışarıda arbede yaşanıyordu. Uzaklaşmaya çalıştım. Tam o esnada korumalar başbakanı markete soktular. Aynı ortamda olduğumuz için Başbakan beni eylemci zannetti, “Niye yuhalıyorsun lan” dedi. Benim alakam yok Başbakanım dedim. Tam o sırada Başbakan’dan tokadı yedim ve korumalar da darp etmeye başladı. Hatta kasiyer bayan korumalara “dövmeyin… o bizim müşterimiz” diye bağırdı.”

* * * *

Tekmeciyi koruyan Tokatçı.
Kömürcü patron ise Yalancı.
Yalancıyı kollayan da Tokatçı.
Tekmecinin şahidi de Tokatçı.
Tokatçıdan korkan da Savcı.
Adalet felç geçiriyor
Hem yalancı kömürcü dışarıda.
Hem tekmeci Müşavir serbest.
Ölen madenci 300’ü geçti.
Soma’da protesto yasaklandı
.

Posted in DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, FAŞİZM, Madencilik ve Yeralti Kaynaklari, NECATİ DOĞRU YAZILARI | Leave a comment

Ve Kraliçe Victoria’yı markete sakladılar…

Bekir Coşkun
bcoskun@sozcu.com.tr
16 Mayıs 2014
Sözcü

Ve Kraliçe Victoria’yı markete sakladılar…

“Olağan” dedi…
Yani normal…

Niye normalmiş derseniz, örnek verdi bize;
“1862 İngiltere…”
Orada da kömür ocağında kaza olduğuna, 204 madenci öldüğüne göre…

* * * * * *

1862’de başta; Kraliçe Victoria…
Kömür madeninde patlamayı duyunca “Gidiyoruz” dedi…
Herkes merak etti, ne yüzle?..
Bu oraya gitmekle kalmadı, çıktı bir de konuşma yaptı “Normal” dedi…
Hatta şerefli müşaviri o sırada dışarıda, yakını toprağın altında kalmış bir vatandaşı tekmeliyordu…
Yelpazesini sallarken “Yapma Henriiii…” diye seslendi Kraliçe Victoria…

* * * * * *

İçlerinde derin acılar hisseden İngilizler madende kalan yakınları için ağlaşıyorlardı…
O madenden çıkan kömürle saltanatını sürdürüp, madencilerin sömürülmesine göz yuman Kraliçe Victoria’yı görünce “yuh” diye bağırmaya başladılar…
Polis bağıranları tekmeleyip sürükleyerek götürdüyse de olmadı, şövalyeleri Kraliçe Victoria’yı kaçırıp bir süpermarkete soktular…
Oturdu…

* * * * *

Marketçi belli etmeden kasasını sakladı…
Kraliçe yelpazesinin ucu ile göstererek “Bunlar ne?” diye sosisleri sordu…
Marketçi “Patates” dedi…

* * * * *

Ortalık yatışınca Kraliçe Victoria kapının önünde toplananlara İncil’den bölümler okudu “İncil buyuruyor ki onlar Cennet’i hak etmişlerdir” dedi…
Bütün kiliselerde tören düzenleneceğini ekledi…
Ve “Papaza da söyledik, o da size bir sürü dua okuyacak” açıklamasını yaptı…
İngilizler sevindiler…
Sevinmeyen bir kişi vardı, zaten yakalayıp yumrukladı…

* * * * * *

Yıl 1862…
“Böyle şey olmamıştır” derseniz, “1862’de İngiltere’de de oldu”
dedi ya…

* * * * *

152 sene sonra…
İktidarını sürdürmesi için hanedana kömür sağlayan kuyulardan canım madencilerin siyah bedenlerini çıkarttılar…
Küçük bir not vardı, bir madencinin artık soğumuş avucunda…
Açıp okudular:
“Hakkını helal et oğlum…”
Yer; Soma…

Posted in Bekir Coşkun yazıları, Ekonomi, FAŞİZM | Leave a comment