KİMYASAL SİLAH YALANI * ALÇAKLAR!..

ALÇAKLAR!..

Amerikan CNN televizyonuna konuşan Obama, uluslararası kamuoyunun Suriye’de “kimyasal silah” kullanımıyla ilgili daha fazla delile ihtiyaç duyduğunu söylemiş. Tıpkı “Ergenekon Davası” açılmadan önce Abdullah Gül’ün, “Delillendirin ve bir savcı bulun” talimatında olduğu gibi…

Mesajı alan ÖSO, Şam yakınlarında “kimyasal silah” kullanarak istenen delili yaratmaya çalıştı… Fakat kimyasal silahlar konusunda yeterli bilgileri olmadığı için foyaları erken ortaya çıktı!.. Ne var ki, herkesten önce, Dışişleri Bakanımız Ahmhet Davutoğlu, Alman meslektaşı Westerwelle ile yaptığı basın toplantısında, Suriye’de kırmızı çizginin aşıldığını söyleyerek, diplomatik bir skandala imza attı… Nitekim Rusya, uydu görüntüleri ile söz konusu saldırının muhalifler tarafından yapıldığını kanıtladı!..

Zaten ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki de “Şu an için kimyasal silah kullanıldı diyemiyoruz” diyerek, Davutoğlu ile aynı görüşte olmadığını açıklayıp, Türkiye’ yi daha da zor durumda bırakmıştı!..

Unutmamak gerekir ki, geçen aylarda Emniyet birimleri Türkiye’deki Suriyeli muhaliflerin elinde 2 kg sarin gazi bulmuştu!.. Gel gör ki, ülkemizi bu kadar gülünç duruma düşüren AKP iktidarı, pişkinliğe vererek ve “iki kişiden biri”ne güvenerek yoluna devam edebiliyor…

Irak’ın işgal edilmesinden önce de ABD, Irak’ın elinde kimyasal silahlar var ve bu nedenle Saddam komşu ülkelerin sivil halkları için tehlikeli olabilir diyerek, uluslar arası kamuoyu aldatılmış ve bu yalanı bahane ederek Irak’ın işgaline zemin hazırlamıştı. CIA’nın uydurduğu bu gerçek dışı bilgiye göre, Irak’ı işgal eden ABD’ye, uluslar arası kamuoyu neredeyse tepkisiz kalmıştı. İşgalden sonra Irak ordusunun elinde kimyasal silah olmadığı anlaşılmış ve ABD “CIA bizi yanılttı” diyerek bu olayı geçiştirmişti…

Irak’ın işgalindeki tek delil CIA’nın o raporuydu. Şimdi ise Obama
“kimyasal silah” kullanıldığına dair “daha fazla kanıt” hazırlanmasını istiyor… Aynı yalan ile Suriye’ye saldırmak pek kolay görünmüyor. Kimsenin kuşkusu olmasın istenen delilleri CIA yine yaratabilir. Bunun için “görev”e hazır terör örgütleri zaten ÖSO’nun içerisinde. İşin ilginç yanı, Obama aynı konuşma içerisinde “Uzun vadede ulusal çıkarlarımızın ne olacağını stratejik olarak düşünmemiz gerekir” diyerek, Suriye olayına ABD çıkarları açısından baktığını da itiraf etmiştir… Zaten Büyük Ortadoğu Projesi de ABD’nin ulusal çıkarlarına göre düzenlenmiştir… Bizim Dışişleri Bakanı sanki ABD’nin bakanı!..

***

Bu arada Irak makamları, Türkiye’nin teröristlere destek verdiğine ilişkin ellerinde belge olduğu iddiasını CHP heyetine iletmişler. Irak Ulusal Güvenlik Müsteşarı Faleh Feyyaz, “Biz Türkiye’ye koca bir işbirliği kapısı açıyoruz. Ama onlar kapı yerine pencereden, bacadan girmeye çalışıyorlar” demiş. “Türk hükümetin’in izlediği politika terör örgütlerini ortaya çıkarıyor. Bizim için de rahatsızlık verici. Beşşar Esad’ı ne pahasına olursa olsun devirmeye çalışmak için terör örgütlerini desteklemek akıllıca değil” diyen Feyyaz, AKP hükümetinin El Kaide’yi kullanarak Esad’ı yok etmeye çalıştığını söylemiş… AKP hükümetinin, devletleri bırakıp terör örgütleri ile iş kotarmasına “iki kişiden biri” ne diyor?.. Çok merak ederim…

***

Rabia selamı verenleri rabia işareti ile selamlayan ve “Mısır’daki darbenin arkasında İsrail var” diyen Recep Tayyip Erdoğan’a, Mısır Cumhurbaşkanı Sözcüsü Ahmet El Müslümani El Masri, “Batılı bir ajandan vatanseverlik dersi almaya ihtiyacımız yok” diyerek çok sert ve diplomatik dil dışında bir yanıt vermiş… Aynı şekilde İsrail’in eski Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, “Erdoğan’ın nefret dolu ve kışkırtıcı sözlerini duyan, bu sözlerin Goebbels’in halefinden geldiğini düşünür” diyerek, Erdoğan’ı Hitler’in propaganda şefine benzetmiş!.. “İki kişiden biri” yaşanan bu gelişmelere rağmen, hala Erdoğan’ın kendilerini temsil ettiğini savunuyor mu?

Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşan Erdoğan, “Türkiye’yi, kendi ülkesini tüm dünyada karalamaya çalışanlara, kendi ülkesini şikayet edecek kadar alçalanlara, bu ülkenin ne kadar demokratik olduğunu bir kez daha göstermek zorundayız” diyerek, hükümeti şikayet edenlere “alçak” yakıştırmasını yapmış!.. Muhalefette iken, özellikle de “türban” konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikayet başvuruları yapan, aynı yolun yolcularını hedef aldığını sanmam. Zira onların arasında Bayan Gül de var!. O halde bu hakaretin muhatabı CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’dur!.. Yanıt vermekte neden gecikti, anlayamıyoruz!..

***

Şanlıurfa’da Suriyelilerin barındığı çadırkentlerdeki Kuran kurslarında başarılı olan hafızlara ödül verme törenine, kamuflaj elbiseleri ile Özgür Suriye Ordusu militanları da katılmış. Başbakanının valisi Veysel Dalmaz, ÖSO’nun Suriye’de “cihad” yaptığını söyleyerek, onlar için dua yapılmasını istemiş!.. Ne vali ama değil mi?..

***

İki yıla yakın Silivri’de tutsak kalan eski Genelkurmay İstihbarat Dairesi Başkanı İsmail Hakkı Pekin, Aydınlık gazetesinin “Ergenekon davasını nasıl değerlendirirsiniz?” sorusuna, “Bir devletin ordusuna, böyle bir şey yapabileceği hiç kimsenin aklına gelmezdi. Türkiye’de birinci sorun PKK sorunuydu, bunun için Silahlı Kuvvetleri kontrol altına almak gerekiyordu. Dolayısıyla askeri vesayeti önlemek, silahlı kuvvetlerin siyasi nüfuzunu azaltmak için bir şeylere ihtiyaç vardı. Ergenekon bunun için yapılmış bir “tertip” şeklinde en doğru cevabı verdi!.. Dava tertip olunca, Savcıların Osman’ı da daha önce itiraf edip mahkum olduğu, Cumhuriyet Gazetesi’ne bomba atmak suçundan, yeniden yargılanıp beraat da ettirilir tabi!..

Pekin, “Sizin vücudunuzda başkasının kafası var, o kafayla düşünüyorsunuz” dedikten sonra, Türkiye’de CIA ve MOSSAD’ın çok geniş bir teşkilatı olduğuna inandığını ve içimizden bir sürü devşirilmiş insanın bu örgütlere “ajanlık” yaptığını söylemiş!..

“İki kişiden biri” gelişmeleri izleyip değerlendirebiliyor musun?.. Zira, Türkiye’nin tek umudu kalmış, o da senin uyanman!..

Av. Cemil Can

Posted in DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, EMPERYALİZM, FAŞİZM, ORTADOĞU ÜLKELERİ | Leave a comment

GAZİ PAŞANIN KOMUTANLARI NEREYE GİTTİLER ? İKİ FOTOĞRAFLA ASKERLERİN ZAFER BAYRAMI

İKİ FOTOĞRAFLA ASKERLERİN ZAFER BAYRAMI

Naci BEŞTEPE

Zafer Bayramı kutlamaları ile ile ilgili iki fotoğraf aldım.
Çok kişi sosyal medyadan ulaşmış, görmüş olabilir.
Fotoğrafları paylaşanlar, kısa ve anlamlı ibareler eklemişler.
Can alıcı ifadeler.
Ben de eklemeler yapmak istedim.

BİAT SELAMI

İlkinde, bir tuğgeneral eşi ile tebrigatta.
Hanımefendi UZUN ETEK kuralına uymuş. Modern görünümlü.
Generalimiz(tanıyamadım), askerin BAŞLA SELAMLAMA yöntemini aşmış.
İki büklüm vaziyette.
Basen teslime hazır.
Kafasının ortası hatta ensesi Cumhurbaşkanı’nın gözü hizasında.
Özel bir selam şekli.
BİAT SELAMI olmalı.
“Sen beni terfi ettir, ne istersen iste” duruşu sanki.
Gelecek rütbeleri hayırlı olsun
.

GÜLÜNCE GÜLLER AÇIYOR

İkincisinde; Cumhurbaşkanı Gül’ün karşısında üç orgeneral,bir oramiral.
Genelkurmay Başkanı, iki kuvvet komutanı ve J.Genel Komutanı.
Görüntüye göre; Cumhurbaşkanı çok neşeli, nükteli/neşeli bir şeyler söylüyor. Askerlerin hepsi keyifle gülüyor.
Ağızlar fiyonk.
Yurtta ve cihanda barış var.
TSK ve ülke güllük gülistanlık.
Gül’den nüktelerle bayram gülücüklerle dolu geçiyor.

Bir gün sonra, YAŞ’da bu karedekilerin kararı ve onayı ile emekli edilen 14 general-amiral ve albaylar askeri ezaevlerinden sivil cezaevlerine nakledilecek.

İki gün sonra 106 askerin 28 Şubat yargılanması başlayacak.BALYOZ ,ERGENEKON ,CASUSLUK, POYRAZKÖY zaten cepte.

Gazetelerde sitem dolu demeçleri yer almış, emekli edilenlerin.
Fotoğraftakiler okumamış olmalı.

Koramiral Can ERENOĞLU’nun, “Benim için üzücü olan, bu davanın TSK’nın Atatürkçü, aydın, yurtsever personelinin tasfiyesini hedeflediği ve delillerin düzmece iftira olduğu bilinmesine rağmen, sahip çıkması gerekenlerin,olmayan hukuka güvendiklerini söyleyerek bizleri yalnız bırakmasıdır.

Daha vahim olan bizleri tasfiye edenlerin içinde silah arkadaşı maskesi takan ve komplocularla işbirliği yapan hainlerin bulunmasıdır.Başka bir üzüntü kaynağım da suçsuz olduğumuzu bilenlerin de üniformamızı çıkarmamıza onay vermesidir.” sözlerinin kendileri ileuzaktan yakından ilgisinin olmadığını değerlendirmiş olmalılar.Yoksa, bu ayıp hepsine yeter de artardı bile.

Değil ağız kulakta gülmek, tebessüm etmek bile zul gelirdi.
İçlerinde çok sevdiğim ve beraber çalıştığım arkadaşlarımın olması içimi yakıyor.
Hem de çok.
Çaresizler mi, basiretsizler mi, vurdumduymazlar mı, korkaklar mı,
makam sevdasından gözleri buğulanmış mı?
Anlayamıyorum.

Üzülüyorum.

Türk Vatandaşı Naci BEŞTEPE

Posted in DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, TSK | Leave a comment

12 EYLÜL’E DOĞRU KARARGAH BÖLÜM * 3 / 4

Cumhuriyet 19.08.2013

12 Eylül darbesi için ilk taslak çalışma Mart 1980’de komuta kademesine sunuldu. Darbeciler, en çok halktan ve TSK içinden gelecek ‘karşı müdahaleden’ endişelenmiş.

‘Karşı darbe’ korkusu

12 Eylül 1980 askeri darbesine giderken Genelkurmay Karargâhı’nda, ülke yönetimine “müdahale için gerekli hazırlık” çalışmalarının ilki Mart 1980’de tamamlandı. 25 dosyalık “taslak darbe planı”, 4 Mart günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren yurtdışında olduğu için Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin ile Genelkurmay II. Başkanı Orgeneral Haydar Saltık’a sunuldu. Anayasal düzen içinde artık ülke sorunlarının çözümlenmeyeceği savunulan darbe etüt çalışmasında “parlamento feshedilmek ve yeni bir anayasa yapılmak suretiyle; bir konsey ve kurucu meclis teşkil edilerek geleceğin güçlü Türkiye’sinin oluşturulabileceği” sonucuna varıldı. Cuntacılar, yönetime el koyduktan sonra en çok “TSK içinden”, “halktan” veya “dış güçlerden” “karşı darbe” yapmasından korktu. Planda, özellikle halkın bir kesiminden kaynaklanabilecek bu tür karşı hareketleri önlemek için; “anarşi ve bölücü mihrakların ‘her çareye başvurularak’ süratle ve şiddetle ortadan kaldırılması” önerildi. 10 Mart’ta toplanan kuvvet komutanları, darbenin zamanlamasını tartışırken Süleyman Demirel hükümetinin düşmesinin iyi olacağını ifade ederken, “Okulların kapanacağı, vergi gelirlerinin hazineye akacağı haziran-temmuz ayları müdahale için düşünülmelidir” görüşünü kaydetti.

Müdahale ‘G gününde’

Genelkurmay Başkanlığı’nın 12 Eylül davasına gönderdiği belgelere göre 13 Eylül 1979’da üç subaydan oluşturulan grup, çalışmalarını Mart 1980 başında tamamladı. Darbeye ilişkin yapılan çalışmalar, 25 dosya halinde 4 Mart 1980 günü Genelkurmay Başkanlığı’na vekâlet eden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin ile II. Başkan Hasan Saltık’a takdim edildi. Karargâh’ta saat 14.30’da başlayan toplantıda yapılan sunumun ardından, bu hazırlıkların etüt edilerek 10 Mart günü toplantıya katılmayan kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanlığı’na arz edilmesi emredildi. Taslak darbe çalışmasında, müdahale tarihi “G günü” olarak nitelendirildi ve burada “G gününden önceki hazırlıklar, G günü ve G gününden sonra yapılacak faaliyetler” anlatıldı.

‘Milli Birlik Komitesi’

Sunumu yapan subay, sözlerine “Müdahale için gerekli hazırlıklar ile bugün içinde bulunduğumuz durumun değerlendirmesini sunacağım” şeklinde başlarken, “Sayın komutanım. Eylül 1979’dan bugüne kadar ülkenin içinde bulunduğu son derece önemli ekonomik, sosyal ve anarşik ortamda demokratik hür parlamenter düzen içinde sorunların çözümlenmesi hakkındaki umutların maalesef gün geçtikçe kaygı verecek bir şekilde azaldığı ve ülkenin bekası açısından hayati kararların verilmesi arifesinde bulunulduğu yüksek malumlarıdır” ifadesini kullandı. Hazırlanan taslak darbe planına göre, kurucu meclis kurulana kadar yasama görevi ile yürütme organlarının denetim görevleri Milli Birlik Komitesi’ne (MBK) verildi. Başkanlığını Genelkurmay Başkanı’nın üstleneceği MBK’nin 32 üyeden oluşması planlandı. Bunların 11’ini kuvvet komutanlarının arasında bulunduğu askerlerin oluşturacağı, MBK’nin 16 üyesinin ise sivil kişilerden oluşması düşünüldü. Siviller; yargı, parlamento, basın, meslek kuruluşları ve üniversitelerden seçilecekti. 5 üye ise İcra Komitesi’ni oluşturacaktı. Ancak 12 Eylül darbesi yapıldığında Milli Birlik Konseyi değil, Milli Güvenlik Konseyi kuruldu ve bu konseyde siviller yer almadı.

‘Dış ülkeler baskı yapabilir’

Planın “harekât emri” bölümünde ise müdahalenin gizlilik içinde ne şekilde yapılacağı anlatıldı. Darbeyle birlikte sıkıyönetim emrine verilecek Emniyet teşkilatındaki “suçlu ve yanlı polislerin” tutuklanması, derneklerinin kapatılması ve teşkilatın Silahlı Kuvvetler gibi disipline edilmesi tasarlandı. Planda, yargı için ise “Yargı organlarının devlet içinde devlet olma durumlarına son verilmesi esas alınmış, yüksek mahkemelerin sadece yargıçlardan değil karma meslek gruplarından oluşması öngörülmüştür” denildi. Müdahale sonrası dış tepkiden korkan darbeciler, planda bunu “Ülkemizde Silahlı Kuvvetler’in yönetime el koyması ile komşularımızdan Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İran, Irak ve Suriye’nin ülkemize karşı bekle gör politikası; Yunanistan ve Kıbrıs Rumlarının da genelde aynı politikayı uygulayacakları fakat dünya kamuoyunda aleyhimizde bir hava yaratmak için geniş ve yoğun bir propaganda faaliyetlerinde bulunacakları değerlendirilmektedir. Demokratik düzene geçiş uzun süre askıya alındığı takdirde NATO, AET, IMF, Avrupa Parlamentoları Birliği gibi Batı ülkelerince oluşturulan siyasi ve ekonomik kuruluşlar normal demokratik düzene geçişi sağlamak amacıyla siyasi ve ekonomik baskılar yapabilirler” sözleriyle yansıttı.

Sonuç: Darbe şart

Raporun sonuç kısmında, ülkedeki siyasi bunalımın çözülmesi konusunda TSK’nin ümitli olmadığı ifade edildi. Yönetime el konulması istenilen planda, şu ifadeler kullanıldı: “Bugünkü meclislerden bir erken seçim kararı çıkmayacağı, AP-CHP işbirliği veya koalisyonun gerçekleştirilemeyeceği, cumhurbaşkanının AP-CHP işbirliği gerçekleştirilmeden seçilemeyeceği, TSK’nin uyarı mektubuna rağmen tutum ve davranışlarını değiştirmeyen siyasi partilerimizin ve diğer anayasal kuruluşların ülkenin acil sorunlarına çözüm getirmeyecekleri açıkça belirlenmiş bulunmaktadır. Sonuç olarak anayasal düzen içinde ülke sorunlarının çözümlenmeyeceği, parlamento feshedilmek ve yeni bir anayasa yapılmak suretiyle; bir konsey ve kurucu meclis teşkil edilerek veya sadece kurucu meclis teşkil edilerek geleceğin güçlü Türkiye’sinin oluşturulabileceğini yüksek tensiplerine arz ederim

EL YAZISIYLA 74 SAYFA -

Darbeye ilişkin hazırlanan 74 sayfalık taslak plan, el yazısı ile kaleme alındı. Ancak planın kim tarafından yazıldığı belgeler üzerinde yer almadı. Taslak planda, askeri müdahale sonrası sıkıyönetim ilan edilmesi, yeni bir anayasa hazırlanması, Milli Birlik Konseyi kurulması, kurucu meclis oluşturulması, siyasi partilerin kapatılması, TRT yönetimine el konulması dahil 27 konu anlatıldı

‘Yüz bin kişi organize olur’

Onlarca sayfalık taslak planda, en geniş anlatılan bölümü “karşı darbeler” ve bunlara karşı alınacak önlemlerin oluşturması dikkat çekti. Taslak planı hazırlayan subaylara göre, Silahlı Kuvvetler’in ülke yönetimine el koymasıyla birlikte ordu içinden, halktan ve dış güçlerden karşı darbelerin olabileceği belirtildi. Taslak planda, geçmişte Talat Aydemir’in 1960 ihtilalcilerine karşı yaptığı başarısız darbe girişimleri ima edilerek “Hele emir ve komuta zinciri dışında yapılacak müdahalelerin yeni darbeleri davet ettiği yakın tarihimizde acıyla yaşanmıştır” denildi. Darbecilerin ikinci endişesini ise halktan bir karşı darbe gelmesi olasılığı oluşturdu: “Yıllardır anarşik ve bölücü güçler silahlanmakta ve eğitilmektedirler. Anarşik ve bölücü güçlerin organize edilmeleri halinde birkaç yüz bin kişinin karşı darbede kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca bu güçlerin Silahlı Kuvvetler içinden ve dış güçlerden destek görmeleri halinde, olayların büyük boyutlara ulaşabileceği kıymetlendirilmektedir. Halkın bir kesiminde kaynaklanabilecek bu tür karşı hareketleri önlemek için; anarşi ve bölücü mihrakların her çareye başvurularak süratle ve şiddetle ortadan kaldırılması, anarşi ve bölücü güçlerin TSK’ye sızmalarının önlenmesi, sızmaların tespit edilerek derhal etkisiz hale getirilmesi, muhtemel karşı darbeleri süratle yok ederek dış fırsat verilmemesi, hassas bölge ve mahallelerin devamlı ve etkin bir şekilde izlenmesi gerekli görülmektedir.”

‘Ne zaman yapsak?’

Genelkurmay’ın Günlük Karargâh Ceridesi’ne göre Haydar Saltık, “Haziran-Temmuz 1980 tarihi hazırlık için hedef olarak düşünülmelidir” diyerek darbe tarihine işaret etti.Darbenin “etüt çalışması” olarak nitelendirilebilecek sunumun ardından Karargâh’ta 10 Mart günü bir toplantı daha gerçekleştirildi. Bu toplantıya Orgeneraller Ersin ve Saltık’ın yanı sıra Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun da katıldı. O sırada yine yurtdışında olduğu için toplantıya katılmayan Genelkurmay Başkanı Evren’e sunum daha sonra yapıldı. 10 Mart’taki toplantıda, darbenin ne zaman yapılması gerektiği konusunda komutanlar şu görüşleri kaydetti.

Nurettin Ersin (KKK): Müdahale için hükümet (Demirel hükümeti) düşene kadar bekleyelim. Aldığı ekonomik tedbirlere yardımcı olalım. Eğer bu hükümetle sorunları çözmek mümkünse biz de yardım edelim ve bundan memnun oluruz. Hükümetin icraatını nereye kadar izleyelim. Bu zaman da tayin edilmelidir. Hükümet giderse müdahaleyi o zaman düşünelim, şimdi zamansız ve acele olduğunu düşünüyorum.

Deniz, Hava ve Jandarma komutanları: Yeni bir Meclis oluşturulması uygun olur. Zaman kazanmakta yarar vardır.

Haydar Saltık: Hükümetin düşürülünceye kadar devam etmesi uygun olur. Müdahale zamanının tayininde faktör olarak hazineye döviz ve vergi gelirlerinin akması ile birlikte okullarda öğrencilerin en az bulunduğu bir zaman da dikkate alınmalıdır. Haziran ayı, vergilerin toplandığı, yatırımların başladığı aydır. Haziran-temmuz ayları uygun olabilir.

Nurettin Ersin: İç kamuoyu olarak halkın genelde bizi destekleyeceğini kabul ediyorum. Aşırı uçlar halkı istismar edeceklerse de büyük problemler çıkarmayacaklarını düşünüyorum. İç kamuoyundan Sovyetler ve Batı kadar endişeli değilim. Hükümet bir anda düşerse ne yapalım?

Sedat Celasun (Jandarma): Hükümet düşünce, yenisinin kurulamaması kamuoyu oluşturur. Beklemek de yararlı olacaktır.

Nurettin Ersin: Hükümet düşünce iç politika izlenmelidir

Devam edecek

Posted in DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, Dizi Yazilari, FAŞİZM, Politika ve Gundem | Leave a comment

KİM TERÖRİST ?

Posted in Bölücü KÜRTÇÜLÜK, ERGENEKON - BALYOZ, FAŞİZM, PKK TERÖRÜ | Leave a comment

MERAKLI ARAŞTIRMACILARA * ScienceDaily Health Headlines for Wednesday, September 22, 2010

ScienceDaily Health Headlines

for Wednesday, September 22, 2010


Vitamin D protects against obesity-induced endometrial cancer, study suggests (September 22, 2010) — Findings from an animal study suggest that obese women can reduce their increased risk of endometrial disease if they take vitamin D supplements. … > full story

New therapy found for lung and skin cancer, based on suicide gene E (September 22, 2010) — Scientists have developed a new therapy for the treatment of skin and lung cancer. This therapy involves the use of a suicide coliphage-gene (gene E) that can induce death to cells transfected with it. Their studies have demonstrated that this technique is not only effective in vitro (using tumour cell cultures), but also in vivo through the use of experimental animals in which tumours were induced. … > full story

Doctor’s health habits affect patient counseling (September 22, 2010) — How well are doctors doing in advising patients to eat better and exercise? It can depend on the physician’s own personal habits, according to a new study. Factors that predicted confidence in counseling included the doctor’s own exercise time, being overweight, and if the doctor had adequate training in counseling. … > full story

The Achilles’ heel of tendons (September 22, 2010) — Scientists have found the weak link in tendons — potential targets for drugs, imaging and therapy. They built a micro-scale civil engineering lab to get the results. … > full story

Lifelong exercising yields sensational results (September 22, 2010) — Senior active skiers have twice the oxygen-uptake capacity of seniors who do not exercise. “The findings show that humans have a great potential to maintain a high level of physical work capacity and thereby better quality of life even at advanced ages,” says a professor of sports science. … > full story

First in-human study of robotically assisted percutaneous coronary intervention system demonstrates safety, feasibility (September 22, 2010) — The first in-human study of a robotically assisted percutaneous coronary intervention system demonstrated that the technique was safe and feasible. … > full story

Spare the rod, spoil the child? Excessive punishment can have lasting psychological impact on children, researchers say (September 22, 2010) — Grabbing a child firmly by the arm, yelling and repeatedly punishing him or her may not be without long-terms risks, according to researchers. They are studying how this harsh parenting can impair the emotional development of a child, possibly leading to anxiety disorders such as social phobia, separation anxiety and panic attacks. … > full story

More accurate method of determining premature infants’ risk of illness (September 21, 2010) — Researchers have developed a revolutionary, noninvasive way of quickly predicting the future health of premature infants, an innovation that could better target specialized medical intervention and reduce health-care costs. … > full story

Art of dividing: Researchers decode function and protein content of the centrosome (September 21, 2010) — A basic requirement for growth and life of a multicellular organism is the ability of its cells to divide. Chromosomes in the cells duplicate and are then distributed among the daughter cells. This distribution is organized by a protein complex made up of several hundred different proteins, called the centrosome. In cancer cells, the centrosome often assumes an unnatural shape or is present in uncontrolled numbers. The reasons for this were previously largely unknown. Scientists in Germany have now investigated the functions of the different centrosomal components and report their findings. … > full story

New sickle cell screening program for college athletes comes with serious pitfalls, experts say (September 21, 2010) — A leading pediatrician is urging a “rethink” of a new sickle cell screening program, calling it an enlightened but somewhat rushed step toward improving the health of young people who carry the sickle cell mutation. … > full story

Mixed-use neighborhoods reduce some violent crimes, study says (September 21, 2010) — Mixed-use neighborhoods that combine residential and business development may help lead to lower levels of some types of violent crime, a new study suggests. The results were just as true in impoverished neighborhoods as they were in more affluent areas, offering one possible way of improving blighted areas, according to the researchers. … > full story

Higher than predicted human exposure to the toxic chemical bisphenol A or BPA, new study indicates (September 21, 2010) — Researchers have discovered that women, female monkeys and female mice have major similarities when it comes to how bisphenol A is metabolized, and they have renewed their call for governmental regulation when it comes to the estrogen-like chemical found in many everyday products. … > full story

Targeted therapy triggers complex mechanism of resistance (September 21, 2010) — In order for targeted therapies against cancer to be effective, scientists need to understand upfront what related proteins in a signaling “network” makes a cancer cell resistant to a drug and selectively target them as well, say researchers. … > full story

Hormone oxytocin improves social cognition but only in less socially proficient individuals (September 21, 2010) — Researchers have found that the naturally-occurring hormone oxytocin selectively improves social cognitive abilities for less socially proficient individuals, but has little effect on those who are more socially proficient. … > full story

Muscle gene may provide new treatments for obesity and diabetes (September 21, 2010) — Skeletal muscle enables us to walk, run or play a musical instrument, but it also plays a crucial role in controlling disease. Scientists have now shown how a specific molecule in skeletal muscle regulates energy expenditure, a finding that may lead to new treatments for certain muscle diseases as well as diabetes, obesity and heart disease. … > full story

New pathway regulates immune balance and offers promising drug development target (September 21, 2010) — Scientists have identified a new pathway that helps control the immune balance through reciprocal regulation of specialized T lymphocytes, which play very different inflammatory roles. … > full story

Swallowing disc batteries can cause severe injury in children (September 21, 2010) — Severe injury to the esophagus can occur after a child swallows a disc battery, according to a new study. … > full story

Too much TV, video and computer can make teens fatter (September 21, 2010) — Too much television, video games and Internet can increase body fat in teens. A five-year study has found teenagers have four different patterns of screen use: increasers, decreasers, consistently high and consistently low users. … > full story

Seasonal flu vaccine lowers risk of first heart attack, study finds (September 21, 2010) — The seasonal flu vaccine is associated with a 19 percent reduction in the rate of first heart attack and early vaccination in the fall further increases the benefits, found a study published in CMAJ. … > full story

Study models H1N1 flu spread (September 21, 2010) — As the United States prepares for the upcoming flu season, a group of researchers continues to model how H1N1 may spread. … > full story

Overheard cell-phone conversations are not only annoying but reduce our attention (September 21, 2010) — “Yeah, I’m on my way home.” “That’s funny.” “Uh-huh.” “What? No! I thought you were — ” “Oh, OK.” Listening to someone talk on a cell phone is very annoying. A new study finds out why: hearing just one side of a conversation is much more distracting than hearing both sides and reduces our attention in other tasks. … > full story

Pollution takes its toll on the heart (September 21, 2010) — The fine particles of pollution that hang in the air can increase the risk for sudden cardiac arrest, according to a new study. … > full story

Yeast holds clues to Parkinson’s disease (September 21, 2010) — Yeast could be a powerful ally in the discovery of new therapeutic drugs to treat Parkinson’s disease. Researchers in Portugal are slowly uncovering the molecular basis of Parkinson’s disease by studying the associated human protein in yeast cells. … > full story

Hard-wired for chocolate and hybrid cars? How genetics affect consumer choice (September 21, 2010) — Clues to consumer behavior may be lurking our genes, according to a new study. The authors discovered that people seem to inherit the following tendencies: to choose a compromise option and avoid extremes; select sure gains over gambles; prefer an easy but non-rewarding task over an enjoyable challenging one; look for the best option available; and prefer utilitarian, clearly needed options (like batteries) over more indulgent ones (gourmet chocolate). … > full story

Stress accelerates breast cancer progression in mice, researchers find (September 21, 2010) — Chronic stress acts as a sort of fertilizer that feeds breast cancer progression, significantly accelerating the spread of disease in animal models, researchers have found. … > full story

US teen hearing loss is much lower than has been widely reported, study shows (September 21, 2010) — New research from hearing scientists shows that fewer than 20 percent of teenagers in the United States have a hearing loss as a result of exposure to loud sounds, thus offering a different analysis of previously reported data. … > full story

Abnormal body weight related to increased mortality in colon cancer patients (September 21, 2010) — Postmenopausal women diagnosed with colon cancer may be at increased risk of death if they fail to maintain a healthy body weight before cancer diagnosis, according to a new study. … > full story

Low-calorie cheesecake? Why we have trouble estimating calories (September 21, 2010) — When it comes to estimating calorie counts, Americans aren’t really on the ball. According to a new study, this may be because of the order in which we encounter the food. … > full story

Why thinking of nothing can be so tiring: Brain wolfs energy to stop thinking (September 21, 2010) — Mathematicians have found that the brain uses a substantial amount of energy to halt the flow of information between neurons. Maybe that’s part of the reason thinking of nothing can be so tiring. … > full story

Compound boosts marijuana-like chemical in the body to relieve pain at injury site (September 21, 2010) — American and Italian researchers have found that a novel drug allows anandamide — a marijuana-like chemical in the body — to effectively control pain at the site of an injury. … > full story

Breakthrough in drug trial offers hope for heart attack patients (September 21, 2010) — New findings from a major drug trial have brought experts a step closer to developing a drug which could prevent thousands of deaths from heart attacks. … > full story

Could learning self-control be enjoyable? (September 21, 2010) — When it comes to self-control, consumers in the United States are in trouble. But a new study says there’s hope; we just need a little help to see self-regulation as fun. … > full story

Giving aspirin via IV is safe and effective for severe headache, study finds (September 21, 2010) — A new study shows that aspirin, given intravenously (IV), may be a safe and effective option for people hospitalized for severe headache or migraine, undergoing medication withdrawal. … > full story

Early prostate cancer detection, screening: No benefit for men with low baseline PSA value, study finds (September 21, 2010) — Men aged 55-74 years who have low baseline blood levels of prostate specific antigen (PSA) are not likely to benefit from further screening and treatment, according to a new study. … > full story

Future of football: GPS and miniature accelerometers to better assess player’s training load and fitness levels (September 21, 2010) — A new research project in the UK may have important implications for the world of football (soccer) through the use of new technology such as GPS and miniature accelerometers to better assess a player’s training load and fitness levels. … > full story

Self-management counseling for patients with heart failure does not improve outcomes (September 21, 2010) — Patients with mild to moderate heart failure who received educational materials and self-management counseling in an attempt to improve adherence to medical advice did not have a reduced rate of death or hospitalization compared to patients who received educational materials alone, according to a new study. … > full story

Cholesterol drug may have role in treating prostate cancer (September 20, 2010) — A drug commonly prescribed for people with high cholesterol may also be effective in treating prostate cancer, according to new research. … > full story

Possible ‘persistence’ switch for tuberculosis found: Computer model finds probable genetic mechanism for TB dormancy (September 20, 2010) — A model for the genetic “persistence” switch that toggles tuberculosis bacteria into a dormant state that resists antibiotics and immune system responses is described in a new study. An analysis of stress-response genes in the organism Mycobacterium tuberculosis has allowed bioengineers to zero in on a gene network that appears to help the bacteria ward off attacks. … > full story

Return troops face both physical and mental challenges: Women suffer from more conditions than men, study finds (September 20, 2010) — Is the US health system comprehensively meeting the needs of returning veterans? With the recent attention to mental illness in returning soldiers, and post-traumatic stress disorder (PTSD) in particular, little research has focused on the medical care needs of those returning from Operation Enduring Freedom/Operation Iraqi Freedom, according to experts. … > full story

New drug a potential treatment for Type 2 diabetes (September 20, 2010) — Australian scientists have shown that a drug candidate, Lisofylline, could be useful in treating Type 2 diabetes. Researchers tested the anti-inflammatory drug which is undergoing clinical trials for other diseases, on mice being fed high-fat diets. … > full story

Violent video games increase aggression long after the game is turned off, study finds (September 20, 2010) — Playing a violent video game can increase aggression, and when a player keeps thinking about the game, the potential for aggression can last for as long as 24 hours, according to a new study. … > full story

How best to prevent blood clots? Thigh-length surgical stockings, study suggests (September 20, 2010) — Treating hospital patients with thigh-length surgical stockings, rather than knee-high socks, can reduce life threatening blood clots, a new study suggests. … > full story

Hyperkinetic disorders in children are on the rise, German study suggests (September 20, 2010) — Hyperkinetic disorders among children and adolescents are becoming increasingly common, new research suggests. In a new study, scientists in Germany address the question how this has affected the frequency of prescriptions for methylphenidate, a stimulant drug that is used to treat such disorders. … > full story

Childhood viral infection may be a cause of obesity (September 20, 2010) — The emerging idea that obesity may have an infectious origin gets new support in a cross-sectional study researchers who found that children exposed to a particular strain of adenovirus were significantly more likely to be obese. … > full story

Higher incidence of seizures seen in children with H1N1 virus compared to seasonal flu (September 20, 2010) — A recent study determined that the 2009 pandemic influenza A caused a higher rate of neurological complications in children than the seasonal flu. The most common complications observed were seizures and encephalopathy. This is among the most extensive evaluations of neurological complications following H1N1 flu in children. … > full story

Serious hockey injuries among young children skyrocketing, study finds (September 20, 2010) — The incidence of hockey-related injuries among children aged 9 to 14 leading to emergency department visits more than doubled between 1990 and 2006, according to a new nationwide U.S. study. There were 2,935 hockey injuries treated in emergency departments in that age group in 1990, increasing to 7,713 in 2006 — an increase of 163 percent. … > full story

Plague researchers race to beat bioterrorists (September 20, 2010) — Given the many pressing concerns of the day, fear of plague probably isn’t what causes most Americans to lose sleep. But for those whose responsibility it is to combat bioterrorism, plague is among the highest priorities. … > full story

End of microplates? Novel electronic biosensing technology could facilitate new era of personalized medicine (September 20, 2010) — The multi-welled microplate, long a standard tool in biomedical research and diagnostic laboratories, could become a thing of the past thanks to new electronic biosensing technology developed by a team of microelectronics engineers and biomedical scientists. … > full story


Copyright 1995-2010 © ScienceDaily LLC. All rights reserved. Terms of use.

Posted in Bilim ve Teknoloji, Genel Kultur, Saglik | Leave a comment

GÜNEYDOĞU’dan NEDEN ŞEHİT GELMİYOR ???

Ümit Özdağ

Posted in EMPERYALİZM, PKK TERÖRÜ | Leave a comment

MİNARELER SÜNGÜ * MÜMİNLER ASKER

MİNARELER SÜNGÜ * MÜMİNLER ASKER

31 Ağustos 2013
Rifat Serdaroğlu

İstanbul Belediye Başkanı Erdoğan bu şiiri Siirt’te okuyup mahkûm olduğunda, bu ekibi hiç tanımayanlar, dünyadan ve tarihten haberi olmayan zavallılar, numaralı Cumhuriyetçiler ve Kürtçü Bölücüler ve devlet düşmanı kalemler hep bir ağızdan feryat etmişlerdi;

“Aaa bu kadar da olmaz. Adamcağız bir şiir okudu diye hapse atılır mı? Demokrasi bu mu?.”

Kendilerine “Siyasal İslamcı”, “Milli Görüşçü”, “Muhafazakâr Demokrat” dedirten bu ekibi 1973 yılından beri dikkatle izlerim.Siyaset ve ticaret için utanmadan Allah’ı ve İslam’ı kullandıklarını, bir öğle namazını şov olsun diye üç-dört defa kıldıklarını, saf Müslümanları camilerde kandırıp dolandırdıklarını, bu paralarla metresli- pavyonlu lüks hayatlar yaşadıklarını hep gördüm, okudum.

Tefecilik yapıp, zavallı insanların elinden fabrikalarını aldıklarını, daha sonra mal paylaşma derdine düşen çocuklarının basına yansıyan kavgalarından öğrendim.

Yıllarca TC Devletini ve Cumhuriyetini, sırtını İslam Dünyasına dönmekle suçlayan badem ekibi, İslam dünyasını birbirine düşüren fitnenin kaynağı ve Müslümanları öldüren haçlı celladın elindeki balta oldu!

Libya’da, Tunus’ta, Mısır’da, Suriye’de milyonlarca Müslüman katledildi.
Tarihin en vahşi,en insanlık dışı tecavüzleri bu Muaviye bozuntularının desteği ve bekçiliğinde yapıldı. Tüm bu korkunç cinayetler yaşanırken badem takımı ağzını açıp tek kelime etmedi.

Mısır’da seçimler yapıldı, halkın %50’si seçime katılmadı. 80 Milyon Mısırlı seçmenden ilk turda 8 Milyon oy alan Mursi kazandı! Bunlar Mursi’yi “Onur Konuğu” olarak kongrelerine davet ettiler.

Mursi; Mısırlıların ölmüş karılarıyla 8 saat süreyle cinsel ilişkiye geçmeleri için fetva verdi.Kızların 9 yaşından itibaren evlenmelerini serbest bıraktı.Kadınların pazarlardan muz ve salatalık almalarını yasakladı.

Badem takımı, Mursi’ye, İhvan-ı Müslimin’e, El-Kaideye, El- Nusra’ya ve tekbir getirerek zavallı insanların kafalarını kesen ÖSO’nun eşkıyalarına sahip çıktılar. Onları eğittiler, silah-para-araç verdiler.

Niçin; Tüm Ortadoğu’nun yeraltı-yerüstü zenginliklerini ve bölgenin kadim manevi değerlerini, Küresel efendilerine peşkeş çekmek için!…

Değerli Okurlar;
Hangi siyasi düşüncede olursanız olun, bu düşüncenizi savunup iktidar yapmak için öncelikle demokratik bir rejime ve özgür bir vatana sahip olmanız gerekir.

Bugün ülkemizde “Evrensel Demokrasinin” tüm şartlarının var olduğunu ve Türk Vatanının bölünme tehlikesiyle karşı karşıya olmadığını söyleyecek akıllı bir kişi bulamazsınız.

Cahil Badem Takımı, ekonomimizi de berbat etti.

*Borsa son üç ayda %30 geriledi.

*Dolar %15-16 oranında artarak 2 lirayı geçti.

*Faizler 19 ay sonra çift haneli rakamlara yükseldi.

*Benzine son 8 ayda %25 zam yapıldı.

*Ocak-Temmuz arası Dış Ticaret açığı 60,4 Milyar Dolar oldu.

*Önümüzdeki 7-8 ayda özel sektörün mutlaka ödemesi gereken borcu 160 Milyar Dolara çıktı.

*Sanayimizi ithalata dayalı hale getiren bademler, yılsonuna kadar ihracatımızı gerçekleştirmek için gerekli ara mal için yaklaşık 100 Milyar Dolar bulmak zorundalar. Yani yılsonuna kadar bademlerin yaklaşık 320 Milyar dolar bulmaları gerek! Bu parayı normal şartlarda bulmaları mümkün değil.Eylül ayından itibaren içimiz ve dışımız yangın yerine dönecek.

Bademler, bu yükü Türk Milletinin sırtına yüklemek için, Suriye ile savaşa girip suçu üzerlerinden atmayı planlıyorlar.

Ne demişti Erdoğan;
Minareler Süngü / Kubbeler Miğfer
Camiler Kışlamız / Müminler Asker.

Ne oldu;
Minareler Amerikan Askerlerinin süngüsü / Kubbeler Müminlerin çığlıklarının inlediği yerler,Camiler El-Kaidenin kışlası / Müminler ve Kuran-ı Kerim Amerikan Askerlerinin hedef tahtası.

Bunlar Müslüman olamazlar,
olsa-olsa bunlar patates dinindendirler!

Sağlık ve başarı dileklerimle

Rifat Serdaroğlu

Posted in İrtica, Politika ve Gundem, Rifat SERDAROĞLU yazıları | Leave a comment

Durmak yok Şam’a devam

Yılmaz Özdil
31.08.2013 Hüriyet

Durmak yok Şam’a devam

İngiltere çark etti.
Fransa kıvırıyor.
ABD galiba vazgeçiyor.

*

E hadi bakalım…
Dindar gençlik cepheye.
Rabiacı arkadaşlar dooğru Suriye’ye!

*

Cami avlusunda kameralara şov yapmakla olmuyor çünkü bu iş.
Emre Belözoğlu Lazkiye’ye.
Palalı Halep’e.

*

Gazdan, kimyasal’dan iyi anlarlar.
Topçu kışlasının destan yazanları(!) gitsin, Esad’a haddini bildirmeye.

*

Obama gönülsüzse…
Savaş çığırtkanlığı yapan tetikçi medyamız “gönüllü” olsun.
Hem zaten, üç defa seçim kazandığı için “siyasetin mareşali” ilan edilmedi mi yüce başbakanımız? Daha ne Pentagon komutanı arıyorsun?

*

Mareşalimiz önde…
Rabia tugayı peşinde.
Marş marş, doooğru Suriye’ye
.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24621760.asp

Posted in ORTADOĞU ÜLKELERİ, Yılmaz Özdil | Leave a comment

Amerika’yı dost gösteren aydın,ajandır

31 Ağustos 2013
Bülent Esinoğlu
bulentesinoglu@gmail.com

Amerika’yı dost gösteren aydın,ajandır

Yıl 1961
Yer Yozgat Lisesi

27 Mayıs Devrimi daha yeni gerçekleşmiş, devrimin Bakanları henüz iş görmeye başlamıştı.Amerika ise, o günlerde daha etnik ve mezhepsel verilerini yeni yeni toplamaktaydı.Amerikan Fidel Servis adı altında görev yapan, Amerikan Gönüllüleri örgütlenmesinin elemanları, Yozgat Lisesi’nden Amerika’ya götürüp, orada eğitim yaptıracağı gladyo altyapısını toplamaya çalışıyordu.

Tabi bu gerçeği ben, ancak yıllar sonra kavrayabiliyordum.Epeyce öğrencinin arasından eleyerek, ben ve bir başka öğrencinin imtihanları kazandığını açıkladılar.Daha sonra, ben en yüksek puanı almış olmama rağmen, beni ABD’ye götürmekten vaz geçtiler.Arkada ki gerçeği bilmediğim için üzülmüştüm.

Diğer arkadaş ABD’ye gitti. Geldiğinde artık bir Amerikalı gibi düşünmeye başlamıştı.O hayatını Amerikancı olarak yaşadı. Ben ise, Amerika’nın dünyada neler yaptığını anlamaya çalışarak yaşadım.

Biz bunları yaşarken, Yozgat Lisesinin öğrencilerinden olan Taha Akyol da, Komünizm ile Mücadele derneklerinin faaliyetlerini çoğaltmakla meşguldü.1960.

Bunları şunun için anlattım.

Amerika’nın sol, etnik ve mezhepsel ayrılıkları kullanabilmek için, gerekli alt yapıları, 1960’lı yıllarda kurmaya başlamıştı. Belki de daha önceleri.

Tarikatlar içindeki çalışmaları daha öncelere dayanabilir. Çünkü tarikatlar içindeki çalışmalar daha kolay ilerler. Tarikat liderini ele geçirdiniz mi yeter.

Yani bu gün, çokça Amerikancı aydın görüyorsak, bu ABD’nin 50-60 yıllık yatırımının bir ürünüdür.Tabi bu ürününün meyvelerini, istihbarat örgütleri, ordu, medya ve siyasi partiler içinde, şimdilerde çıplak gözle görüyoruz.

Artık aydın görünümünde, yetkinleşmiş ajanlardır.

Amerika’nın Suriye’ye yapacağı ölüm saldırısına bu kadar canhıraş destek vermelerini nasıl izah edebilirsiniz.

Kimyasal silah ile şu kadar insan öldü diye, Nükleer terörist Amerika’nın sabıkalarını örtmeye çalışıyorlar.Irak’ta Amerika 1,5 milyon insan öldürülürken Amerika’ya destek verdiler.

Japonya, Vietnam, Libya, Yugoslavya, Suriye say sayabileceğin kadar. Sanki bu zatlar için, Amerika’nın öldürme dokunulmazlığı var.

Asıl bu beylerin önemi, Amerika’nın eğer ömrü yeterse, ülkemizin bölünmesi sırasında ortaya çıkacaktır.Onun için hep söylüyoruz ki, emperyalizmle savaş onun işbirlikçileri ile savaştır.

Uzun lafın kısası; aydın kime denir derseniz, ülkesini emperyalizme karşı savunandır.Amerikancı aydının ağzından emperyalizm sözcüğünü duyamazsınız.

Emperyalizme emperyalizm diyemez.

Aydın, ama emperyalizmi savunuyorsa ajandır.

31.8.2013

Posted in BÜLENT ESİNOĞLU YAZILARI, DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, EMPERYALİZM | Leave a comment

Selefi Şeyhi Nasır el Ömer diyor ki ; KIZ KARDEŞLE EVLİLİK CAİZDİR !!!

Bu nasıl bir din anlayışıdır ki ;

Erkeklere karınızı ve kızınızı Suriye’de savaşan işgal lejyonerlerine göndererek onları Geçici olarak nikahlayınız fetvası vermişlerdi.Şimdi de Kızkardeşlerinle “Cihat” nikahı kıyabilecekleri hakkında görüş bildiren selefi şeyhi Nasır El Ömer ortaya çıktı.

Başbakan Erdoğan ve AKP iktidarının desteklediği bu kişilerin ve bu sapık anlayışın ne dinle ne de insanlıkla hiçi bir ilgisi yoktur.

Naci Kaptan

Şeyh Nasır el Ömer, Şia karşıtı yayınlar yapan “Visal” kanalında yaptığı açıklamada şunları söyledi;

KIZ KARDEŞLE EVLİLİK CAİZ

Selefi Şeyhi Nasır el Ömer, Suriye’de “cihat nikahının kıyılması” ve yaygınlaştırılması için her yerde konuşmalar yapıyor.Şimdi de Suriye’de savaşan muhaliflerin “kendi kız kardeşleri ve mahremleri ile nikâhlanabileceklerine dair bir fetva” yayinladi.

ŞAM- Selefi şeyh Nasır el Ömer, Şia karşıtı yayınlar yapan “Visal” kanalında yaptığı açıklamada şunları söyledi: ” Silahlı mücahitler, namahrem kadınlar bulamıyorlarsa, o zaman kendi mahremleri (ailesinden kadınlar) ile evlilik akdi kıysınlar…”

Tekfirci Selefi Şeyh Nasır el Ömer, konuşmasını şöyle sürdürdü: Yorgunluk bilmeyen mücahitlerin küfür karşıtı ve Suriye – İran zulüm rejimlerine karşı savaştıkları için kendilerine teşekkür ediyorum.

Bazıları, Suriye’deki kardeş mücahitlerin hizmetine yönelik yayınlanan fetvaları eleştirmekte ve tepki göstermektedirler. Ancak kadınların ve çocuklara yönelik cinayetlerden bahsetmiyorlar”

Selefi Şeyhi Nasır el Ömer daha önce de yayınladığı fetvasında “Şia ve Alevi kızlarının esir alınarak cihatçı gruplar arasında adil bir şekilde paylaşılması fetvasını” vermişti.

(Ahlulbeyt Haber Ajansı)

Posted in DİN-İNANÇ, İrtica, ORTADOĞU ÜLKELERİ | Leave a comment