AKP FETULLAHİ İŞBİRLİĞİ * ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER * İŞBİRLİKÇİLER

Naci KAPTAN
08.Mart.2014

PARALEL DEVLET YALANI*
AKP FETULLAHİ İŞBİRLİĞİ *
ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELER *
İŞBİRLİKÇİLER*

ÖZGÜRLÜĞE HOŞGELDİN İLKER PAŞA

KUMPASLA Silivri zindanhanesinde tutsak edilen emekli Gen.Kur.Başkanı İlker Başbuğ 26 ay sonra AYM kararı ile tahliye edildi.Artık adil yargılama ile hapishanenin yolu kumpası kuranlara açılacaktır.

Onlar İktidara gelirken cemaatle protokol yaptılar, iş birliği yaptılar. Cemaat ile AKP el ele verip Türkiye’yi birlikte yönetme kararı aldılar.Devlet ve çıkarlar paylaşılırken bunu engelleyecek olan direnç noktaları kırılmalı idi.İşte bu nedenle TSK’ya ,ülke aydınlarına , yargı kurumlarına tezgah kuruldu.Tezgahın el aletlerinden birisi de Özel Yetkili Mahkemeler idi.

06 Mart 2014 Özel Yetkili Mahkemeler Türk Hukuk tarihinin kara sayfalarına gömüldü.Bu mahkemelerin özel atanmış , özel görevlendirilmiş savcı ve yargıçları,Türkiye Cumhuriyeti’nin temeliyle , TSK’nın yapısıyla oynadılar.Ülkenin en değerli kuşağının aydınlarını zindanlara koydular.Türkiye’nin geleceğini , gününü kararttılar.

Özel Yetkili Mahkemeler AKP’nin mezalim devrinin tetikçisi olarak görev yaptılar.Bu mahkemelere AKP tarafından da Özel yetili savcılar ve yargıçlar atandı.Aslında bu savcı ve yargıçların bir kısmının adaletli yargıyla olan tek bağları,Üstlerine giymiş oldukları cübbelerdi. İçi boş olan cübbeler…

Bu cübbeleri giyenlerin büyük kısmı,Hukukun adaletli üstünlüğüne gözleri ve vicdanları kapalı olan ,Laik Cumhuriyet’e , Atatürk’e , aydınlanma devrimlerine, ülkemizin aydınlarına düşmanca yetiştirilmiş olanlardı.
Onur timsali cübbeleri gimeye hakları olmayanlardı.

Üstlerinde yargıç ve savcı cübbesi olan,Ama içinde hak,hukuk,vicdan ,adalet duygusu olmayanlar ,AKP iktidarının sözde adalet bakanları tarafından köşe başlarına getirildi.Tezgahın adımları atıldı.Cübbeleri karaya bulanmış yargıç ve savcılara ,Aynı evlerden yetiştikleri dava arkadaşları da, Polis olarak katkı verdi. Yandaş medya kalemini sattı , toplumun gerçekleri öğrenmesini önledi.Penguen oldu …Tezgah işbirliğini el birliğiyle kurdular.

Bakmayın şimdi AKP’nin paralel Devlet ! yalanlarına.Cemaati , Devlet içinde besleyerek büyüten AKP’dir .Kara kilit taşlarını köşe başlarına yerleştiren,Saha temizliği yapan , kumpasın alt yapısını hazırlayan da AKP’dir.TSK’ya , ülkemizin gerçek aydınlarına tuzak kurdular.Fetullahi cemaat için Başbakanın kendisi demedi mi ;

“Ne istediler de vermedik !!! ”
Bakmayın Başbakanın şimdi ki ağlak hallerine…

Sorudur ;
Başbakan Erdoğan Cemaate neler vermiştir ?

Baş­ba­kan Er­do­ğan baş­ta ol­mak üze­re ga­ze­te­ci­le­r, ce­ma­atin son 11 yıl­da, AKP dö­ne­min­de na­sıl bü­yü­dü­ğü­nü hep iti­raf et­­ti. Bu­na açık ör­nek, iktidara yakın Ye­ni ­Şa­fak Ga­ze­te­si­’nin An­ka­ra Tem­sil­ci­si Ab­dül­ka­dir Sel­vi ol­du.

Selvi Cemaat için şöyle yazdı ;

‘En az 15 kat büyüdü’

Sel­vi, 7 Ara­lık gü­nü kö­şe­sin­de, “Er­do­ğan dö­ne­min­de Gü­len Ha­re­ke­ti en az bu­nu al­tı­nı çi­ze­rek söy­lü­yo­rum en az 15 kat bü­yü­dü. Bun­lar, bu hiz­me­tin kar­şı­lı­ğı ola­rak mı re­va gö­rül­dü? Her ope­ras­yon kar­şı­sın­da hü­kü­met ted­bir al­mak­la ye­tin­di. Da­ha bü­yük dal­gay­la yüz yü­ze kal­dı. En so­nun­da dal­ga­lar ge­lip Baş­ba­ka­na da­yan­dı. Öte­si yo­k” de­di.

Selvi’nin yazısına göre 15 kat büyüdülerse ;
Fetullahi 50 savcı ve 50 yargıç 1300 kişi oldu.
Kamu yönetiminde köşe noktalara geldiler.
Fetullahi kaymakam , vali sayısı arttı.
Kamu gücünü ellerine geçirdiklerinden tüm kamu sınavı sorularını da çaldılar.
Yandaşlarına verdiler.Kamu kurumlarına , TSK’ya sızdılar.

Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan ise, 24 Ka­sım 2013’te, Rusya dönüşünde, uçak­ta ga­ze­te­ci­le­re yap­tı­ğı de­ğer­len­dir­me­de, “Ce­ma­atin men­sup­la­rı, en ile­ri ge­len­le­ri bu­gü­ne ka­dar Tay­yip Er­do­ğa­n’­a ne ge­tir­di­ler de Tay­yip Er­do­ğan ge­ri gön­der­di?

Ben­den ge­ri dö­nen hiç­bir şey yok­tur. Bu­na rab­bim şa­hit­tir?” di­ye ko­nuş­tu. Yi­ne Er­do­ğan, 13 Ma­yıs 2013’te, AB­D’­de Gü­len ile gö­rü­şüp gö­rüş­me­ye­ce­ği ile il­gi­li ola­rak, “Res­mi prog­ra­mı­mız­da böy­le bir şey yok. Gök­ten ne ya­ğar ki yer ka­bul et­mez, bu ay­rı ko­nu­” de­miş­ti.

‘Em­ri var mı?’

Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Bü­lent Arınç da 23 Ma­yıs 2013 ta­ri­hin­de Erdo­ğa­n’­ın ABD te­mas­la­rı es­na­sın­da ken­di­si­nin Gü­le­n’­e yap­tı­ğı zi­ya­ret­le il­gi­li açık­la­ma­lar­da bu­lun­du. Arınç özet­le şun­la­rı söy­le­di: “Ko­nu Ame­ri­ka olun­ca, müm­kün olur­sa Ho­ca­efen­di­’ye zi­ya­ret ya­par mı­yız di­ye gön­lüm­den ge­çir­dim. Baş­ba­ka­n’­a da git­me­den ön­ce ko­nu­yu aç­tım. Uy­gun gö­rür mü­sü­nüz de­dim. Çok mem­nun ol­du. ‘Keş­ke biz de gö­rü­şe­bil­se­k’ de­di. Biz­den ‘sev­gi­le­ri­mi ile­tin, bir em­ri olur mu, tav­si­ye­le­ri olur mu öğ­re­n’ de­di.”

‘Emniyet bağlandı’

28 Ka­sım 2013’te de AKP Ga­zi­an­tep Mil­let­ve­ki­li Şa­mil Tay­yar twit­te­r’­da,“Doğ­ru Ce­ma­ati bi­tir­me ka­ra­rı 2004’de alın­dı;

son­ra em­ni­yet ce­ma­ate bağ­lan­dı, der­sa­ne ve okul sa­yı­sı pat­la­dı, AKP’ye ka­pat­ma da­va­sı açıl­dı­” di­ye­rek net bir iti­raf­ta bu­lun­du.Tüm bunlar bugün söylenmekte olan Paralel devlet’in Başbakan Erdoğan tarafından Nasıl kurulduğunun belgeleridir.

İktidara gelirken cemaatle protokol yaptılar, iş birliği yaptılar.
Cemaat ile AKP el ele verip Türkiye’yi birlikte yönetme kararı aldılar.
Hoca efendi 12 yıl boyunca Pensilvanya’dan bunlara dualar etti.
‘Ayağına taş değmesin, Allah sana zeval vermesin’ dedi.
O günlerde Tayyip Erdoğan, hoca efendiyi yere göğe sığdıramıyordu.
Menfaatler çatışınca şimdi yolları ayrıldı.

Kendisi de buradan ona dualar yolluyordu. Methiyeler düzüyordu.
‘Artık ülkene dön, özledik’ diyordu. O ordan ağlıyordu, bu buradan ağlıyordu.
Göz yaşları sular seller gibi akıyordu. Hoca efendi orada dua ederken ağlıyordu.
Ne oldu. İşler şimdi değişti. Rant büyüdü. Devleti ele geçirdiler.

Artık savcılar, valiler, kaymakamlıklar, şehirler paylaşılmaya başlandı.
Ticaret büyüdü. Büyüyünce ortaklıkta sıkıntılar paylaşmada sorunlar çıkmaya başladı.
İşler kötüye gidince hoca efendinin de tarzı değişti. Dualar bedduaya dönüştü.
Daha dün ortak olan bunlar ortak kardeşler birbirine düşman oldular.
Cemaat paralel devlet ve örgüt oluverdi. Bunlar daha yeni miydi.
Aslında AKP – Fetullahi paralel Devleti seneler önce kurulmuştu.

Kumpas ABD ve AB’nin katkılarıla AKP tarafından kuruldu.
Cemaatin adamları ise Yargıç,savcı, polis , kamu yöneticisi kıyafetleriyle tetikçi oldular.

Ordunun kafeslenme planı

CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey’in, 2003’te 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra 26 Mart’ta Utah Üniversitesi’nde verdiği “Felaket ile Flört: Türkiye, Irak ve ABD” adlı konferansta, AKP lideriyle anlaşarak “Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını” söylediği ortaya çıktı.

CIA ajanı Barkey, 1 Mart tezkeresinin reddinden sonra ABD’de verdiği konferansta,
“AKP liderleriyle anlaşarak Türk Ordusu’nu kafeslediklerini” söylediği açıklandı.

Konferanstan 3 ay sonra, 4 Temmuz 2003’te Irak’ın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri Türk askerinin başına çuval geçirdi. Sonraki yıllarda ise Ergenekon ve Balyoz gibi soruşturmalarla çok sayıda subay tutuklanarak adeta “kafeslendi.”

Bu nasıl bir ülkedir ki ;
“Cumhuriyet’in sonu geldi” diyeni Cumhurbaşkanı,
Milliyetçiliği ayaklar altına alan laik Cumhuriyet düşmanını Başbakan yapar !!!

Umarım ki dilerim ki yaklaşan seçimlerde aklımız başımıza gelsin.

Naci KAPTAN
08.Mart.2014

Posted in DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, FAŞİZM, Fetullah Gülen, Gundem, HUKUK-YARGI-ADALET, SİYASİ TARİH | Leave a comment

Bomba ses kaydı! Cemaat’ten 300 milyon $ karşılığında cennet vaadi

06 Mart 2014
Aydınlık

Bomba ses kaydı! Cemaat’ten 300 milyon $ karşılığında cennet vaadi

Gülen’in doktoru Kudret Ünal’ın telefon görüşmeleri internete düştü. Ünal, Bank Asya’dan çekilen 300 milyon doların takviyesi için işadamlarına vaatlerde bulundu.

Cemaatin, Türk Hava Yolları tarafından Bank Asya’dan çekilen 300 milyon doları yerine koymak için işadamlarını harekete geçirdiği iddia edildi. Ocak ayında yapıldığı öne sürülen telefon görüşmelerinde Fethullah Gülen’in doktoru Kudret Ünal’ın, Cemaat’e yakın işadamlarını arayarak paranın toplanması için teşvik ettiği görüldü. Ünal’ın işadamı Murat Sungurlu’ya “Bank Asya için 300 milyon dolar bulmak 10-20 umreye bedel” demesi dikkat çekti. 8 Ocak 2014 tarihinde gerçekleşen bir görüşmede Kudret Ünal, işadamı Fatih Aktaş’ı 300 milyon dolar bulmak için ikna etti. Ünal’ın Aktaş’ı parayı tamamlaması halinde Pensilvanya’ya gelip Gülen’le görüşme vaadiyle ikna ettiği öne sürüldü. Telefon görüşmeleri şöyle:

‘120 milyon dolar yetmez, 300 olsun’

Fatih Aktaş: Nasılsınız iyi misiniz abi?

Kudret Ünal: Allah razı olsun çok iyiyiz abi. Hergün daha iyiye gidiyor.

F.A.: İyi abi. İnşallah iyi olur. Sağlığı sıhhati iyi mi?

K.Ü.: O işte, sağlığı paralel gidiyor.

F.A.: Yaklaşık bir 120 falan toparlattım ben şeye.

K.Ü.: Allah razı olsun. Sen onu 300’e çıkar birileriyle.

F.A.: İnşallah. 120 milyon falan. Öyle bir şey.

K.Ü.: Yok yok şöyle Bir şey. Zaten hemen koyup geri çekeceksiniz ilk fırsatta. Öyle kalacak Bir şey değil.

F.A.: 1 ay. 30-32 gün falan ben onu şey yaptırırım. Dün toplandık Ahmet Beyaz’la falan.

K.Ü.: Ben şey için söyledim. Senin orayla münasebetini bildiğim için, şöyle aklıma geldi. 30 kadar biryer birden çekmiş. Sen onu 120 yapmışsın. Sen onu 300 yap ne yap yap. ‘Efendim, böyle bir sıkıntı olmuştu duydum. Biz hemen toplandık arkadaşlarla. 300 tamamladık. Müjde vereyim. Telefonda söyleyemedim’ diyip hemen gelip gitmek güzel olur senin için. (…) O da desin ki ‘Fatih böyle şeylerde can kurtaran’

F.A.: Tamam ben onu zorlayayım o zaman.

K.Ü.: Zorla abi. Tamamla gel.

tayyipbekiratama1

Gülen’den başörtü fetvası

Cemaatin “bürokrasi imamı” olduğu iddia edilen Murat Karabulut ile yardımcısı Hazım Sesli arasında bir valinin eşiyle ilgili geçtiği öne sürülen iki görüşme daha paylaşıldı. Ekim 2013’te gerçekleşen görüşmelerde vali eşinin resmi bir törene başörtüsüyle katılıp katılamayacağını Gülen’e danıştığı öne sürüldü.

Hazım Sesli: Hanımı aradı. Yarın bir program varmış. Beyefendinin eşiyle falan. Ona göre dedi, gelen cevaba göre şekille gelecek.

Murat Karabulut: Tamam abi, hemen şeydeyim zaten Biraz sonra arayacağım abi.

(…)

M.K.: Acele etmesin abi. Dolayısıyla aynı kıyafetle devam etsin abi.

H.S.: Okey tamam. Aynı eskisi gibi yani.

M.K.: Eski yaşantısını aynen devam ettirsin.

H.S.: Okey. Hemen arıyorum.

M.K.: Ama mevcut yaşantısından kastım, kıyafetiyle devam edecek. Eskiden neyse o yanı.

H.S.: Fiziki olarak eski haliyle…

M.K.: Ve dua da buyurdular abi.

10-20 umreye bedel

Kudret Ünal: Aklıma birşey geldi. Yarın yengeyle mi gideceksin, yalnız mı?

Murat Sungurlu: İnşallah beraber gideceğiz.

K.Ü.: Ne zaman geleceksiniz?

M.S.: 4 gün gidiyoruz. Pazar günü döneceğiz inşallah.

K.Ü.: O güne kadar orada dua edip plan yapsanız. Şimdi 300 milyon dolar kadar Türk Hava Yolları, Asya Finans’tan para çekmiş. Şimdi bunun yerine konması lazım. Yani geçici olarak da olsa, yani eksilmemesi için. Bir d öyle bir ekibiniz vardır. Arkadaş, eş, dost… Yani öyle bir organizasyon yapıp ‘Efendim, böyle Bir şey duyduk. Yerine koyduk’ der gibi ‘Sonra da ne zaman emriniz olursa çekeriz’ der gibi böyle bir geçiş döneminde büyük bir hayır yapıp 10 umre, 20 umre, ben bilemem Allah katında durumunu da böyle bir müjdeyle gelseniz diye aklımdan geçti.

M.S.: Abi inşallah biz 1 haftadır uğraşıyoruz o meselelerle alakalı

K.Ü.: Onda şüphem yok da şöyle açıkçası; senin bir kardeş, ağabey gibi düşünerek şöyle düşündüm. Senin o bir haftada yaptığın şeyi bizzat ‘Şu şunu verdi, şu şunu verdi. Efendim o 300’ü hiç olmazsa tamamladık’ diyebilip, kendi başına gelip açıkçası ‘bizim Murat’ dedirtmek.

M.S.: Allah razı olsun

K.Ü.: Yaptığın çok güzel sevap. Bizzat başı çekerek ‘300’ü biz tamamladık’ diyebilirsen bana göre, 15-20 umre var gibi geliyor. Aklıma geldi birden. (…) Senin gelmen bundan sonra buradaki kapının da ardına kadar açılmasını kazandırır. Umrede de bunun planını kurarsan… Kendisinin şu an en büyük dert ve sıkıntısı günde 5-6 defa o mesele ile ilgili

http://aydinlikgazete.com/mansetler/35114-bomba-ses-kaydi-cemaatten-300-milyon–karsiliginda-cennet-vaadi.html

Posted in Fetullah Gülen, Gundem | Leave a comment

İşte Ordu’ya ve komutanlara kurulan kumpasın açık belgesi

06 Mart 2014
Aydınlık

İşte Ordu’ya ve komutanlara kurulan kumpasın açık belgesi

Aydınlık, Kayseri’de 2009 yılında tespit edilen F Tipi hücrenin ürettiği sahte belgelere ulaştı. Kumpası soruşturan komutanlar, tertiplerle tutuklanırken, tertipçi astsubaylar hâlâ görevde

Aydınlık, Kayseri’de 2009 yılında yürütülen F tipi örgüt soruşturmasında, örgüt mensuplarının, Askeri Bilişim Sistemleri’ne girilen sahte belgelere ulaştı. Örgüt, tertip için bir emrin yerine sahtesini koyarken, hiç ortada olmayan başka bir emir yazısı da hazırlamış.

Türkiye Başbakan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “Milli Ordu’ya kumpas” itirafının ardından başlayan süreçte F tipi örgütün, faaliyetlerini tartışırken, Aydınlık, bu kumpasın somut iki belgesine ulaştı. F tipi örgüt hücresinin tespitiyle başlatılan soruşturma, hücre elemanlarından astsubay Ali Balta’nın ifadeleriyle derinleştirilmişti.

Gerçek talimatı değiştirdiler

Balta ifadesinde, cemaat abilerinden birinin getirdiği flaş bellekteki iki sahte emirin, Askeri Bilişim Sistemleri’ne girilmesini istediğini, kendisinin de bu işlemi gerçekleştirdiğini itiraf etmişti. Sisteme girilen iki sahte talimatın birinde, askerin esnafı fişlediği intibası yaratılırken, öteki sahte talimatta da Ergenekon tertibinde tutuklanan Albay Cengiz Köylü’ye yardım edilmesi talimatı yer alıyor.

Aydınlık’ın ulaştığı somut iki üretim belgesinin biri, gerçeğinin değiştirilmesiyle üretildi. Buna göre; bütün askeri birliklerde örneği görülen, Erbaş ve Erlerin çarşı izinlerinde gitmelerinin yasaklandığı yerlerle ilgili talimat yer alıyor. F tipi örgüt dönemin Hava İkmal Bakım ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Rıdvan Ulugüler’in imzasıyla yayımlanan 31 Aralık 2008 tarihli 5 maddelik talimattan, bazı unsurları çıkararak, sahte belgeyi üretti. Örgütün gerçek talimattan 4’ün maddede yer alan “Bu kapsamda, İl Emniyet Müdürlüğü ile yapılan koordine neticesinde; garnizon bölgesinde askeri personelin girmesinin sakıncalı olduğu yerler ilgi (c) emirle yayımlanmış olup son değişiklik ve güncellemeler yapılarak EK’te sunulmuştur” maddesini tamamen çıkardı. Ayrıca talimatın eklerinde yer alan “C. İNTERNET KAFELER” başlıklı bölüm, “Temiz internet” logosuyla beraber tamamen çıkarıldı.

Çetenin, İl Emniyet Müdürlüğü ile ilgili bölümü çıkararak, bu kararı askerin tek başına aldığı ve askerin esnafı fişlediği görüntüsü taşıdığı daha sonra cemaat yayın organlarındaki haberlerle ortaya çıktı. F tipi örgüte yakınlığıyla bilinen yayın organlarından Bugün gazetesi, 16 Mart 2009 tarihinde “İşte mahalle baskısı” manşetiyle, Tümgeneral Ulugüler’in Kayseri esnafını fişlediğini ileri sürdü. Yine Zaman gazetesi de, aynı gün internet sitesinden “Havacı Paşa Kayseri’yi fişlemiş” başlığıyla tertip haberine devam etti. Haberde, “Tümgeneral Ulugüler, yayınladığı talimatnameyle, er ve erbaşların kentteki 9 mahalle ile onlarca lokanta, kafe ve otele girişini yasakladı” ifadeleri kullanıldı. Yazıda “Kayseri esnafının bölücü uygulamadan rahatsızlık duyduğu” kışkırtma ifadesinin yer alması da dikkat çekti.

İkinci sahte emir

F tipi çete, gerçek emri değiştirmenin yanısıra, hiç verilmeyen bir talimatın belgesini de üretti. Yine Rıdvan Ulugüler imzasıyla hazırlanan üretim belgede, Ergenekon tertibinde tutuklanan Hava Kurmay Albay Cengiz Köylü’ye yardım edilmesi talimatı yer aldı.

Bu sahte talimatta, “Emrin tüm personele sözlü olarak tebliğ edilmesini (yazılı olarak tebliğ edilmeyecek) ilan/yayın veya bilgi panolarına asılmamasını, evrağın gizlilik derecesine uygun olarak muhafazasını ve yardım kampanyası bitiminde emrin imhasını rica ederim” ifadelerinin yazılması dikkat çekti.

TSK’ya kumpasta kırılma noktası

Kendisi de bir tertiple Ergenekon davasında tutuklanan Türkiye Cumhuriyeti’nin 26’ncı Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un, Dağlıca saldırısı ile birlikte iki kırılma noktasından biri dediği Kayseri’deki F tipi hücrenin ürettiği bu iki sahte talimatla ilgili soruşturma bir süre sonra kapatılmış, çete içindeki astsubaylar Ali Balta, İsmail Dağ ve Orhan Güleç bir süre sonra serbest bırakılmıştı. Ahmet Zeki Üçok ve Cemal Temizöz gibi komutanların çeşitli tertiplerle tutuklanmalarına neden olan Kayseri’deki F Tipi hücre elemanı olan bu üç astsubayın TSK’ya döndükleri de ortaya çıktı. Askeri kaynaklar da bu çete elemanlarının mahkeme kararıyla TSK’ye göreve iade edildiğini doğrularken, “Doğrudan soruşturma açılmaz. Ancak bu kumpasta rol aldıkları somut belgelerle ortaya konur ve yeniden suç duyurusu yapılırsa, bu astsubaylar hakkında yeni bir soruşturma başlatılabilir” ifadelerini kullandı.

Komutanlar tertip kurbanı oldu

Kayseri’de o dönem görev yapan komutanlar, daha sonra tertiplerle tutuklandı. Özellikle soruşturmayı yürüten Ahmet Zeki Üçok ve Cemal Temizöz, tertipçiler tarafından lince tabi tutulurken, o dönem Kayseri’de görev yapan komutanların Balyoz davasında aldıkları cezalar şöyle:

- Rıdvan Ulugüler: 16 yıl

- Ali Aydın: 18 yıl

- Ahmet Zeki Üçok: 16 yıl

- Cemal Temizöz: 18 yıl

- Ahmet Erdem: 16 yıl

- Bülent Günçal: 16 yıl

http://aydinlikgazete.com/mansetler/35145-iste-orduya-ve-komutanlara-kurulan-kumpasin-acik-belgesi.html

Posted in ERGENEKON - BALYOZ, Fetullah Gülen, HUKUK-YARGI-ADALET, İrtica, TSK | Leave a comment

YARGIDA BÜYÜK SKANDAL * Ergenekon’un gizli tanığını estetikle savcı yaptılar

Cumhuriyet.com.tr
06 Mart 2014 Perşembe

Ergenekon’un gizli tanığını estetikle savcı yaptılar

Ergenekon Davası’nın gizli tanığı Efe’nin izine ulaşıldı. Savcıyken gizli tanık olan Bayram Bozkurt, yüzü ve kimliği değiştirilerek tekrar savcı yapıldı.Ergenekon Davası’nın gizli tanığı Efe’nin savcılıktan kendi isteğiyle emekliye ayrıldıktan sonra gizli tanık koruma programına alınarak adı ve yüzü değiştirilip tekrar savcı olarak görevlendirildiği ortaya çıktı.

Karşı gazetesinden Caner Taşpınar’ın haberine göre, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya koydukları iddiasıyla yargılanan Erzincan eski Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ve emekli Orgeneral Saldıray Berk’in yargılandığı davada, ilginç bir iddia gündeme geldi. Cihaner’in avukatı Turgut Kazan, davanın gizli tanığı Efe’nin farklı bir isimle ve hakim olarak atandığını açıkladı.

ANKARA’YA YAKIN

Avukat Turgut Kazan, Ergenekon’un gizli tanığı Efe’nin, İliş eski Savcısı Bayram Bozkurt olduğunu iki ayrı dosyadaki bire bir aynı imzaları delil göstererek açıklamıştı. Bu skandalın ardından emekliliğini isteyen Savcı Bozkurt, yıllarca kamuoyu önüne çıkmadı.

Yargı kaynakları, Bayram Bozkurt’un Ankara’ya yakın bir ilin küçük bir ilçesinde savcı olarak tekrar göreve geldiğini belirtti.

Karşı gazetesinin edindiği bilgilere göre, Bozkurt’un saçında ve yüzünde estetik operasyonlar yapıldı. Tanık koruma programına alınan Bozkurt’un kimliği değiştirildi ve yeni ismiyle göreve döndü. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun bir süre önce açıkladığı listede Bozkurt, yeni kimliği ve yeni sicil numarasıyla adli tatilden faydalanacaklar arasında yer aldı.

EŞİNİN DE KİMLİĞİ DEĞİŞTİ

Bayram Bozkurt’un Sağlık Bakanlığı’nda görevli eczacı eşinin de kimliği değiştirildi. Bozkurt’un eşi, Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirmesiyle 4 Eylül 2013′te ABD’ye gitti. Bakanlığın ‘Yetiştirmek amacıyla yurtdışına görevlendirilecek devlet memurları yönetmeliği gereği 2013 yılında yurtdışına gönderilecekler’ adlı listesinde Bozkurt’un eşi yeni kimliğiyle yer aldı. Bozkurt’un eşine 12 ay süreyle görev verilirken eş durumundan yararlanan Bayram Bozkurt da soluğu ABD’de aldı. Görevine yeni başlayan bir savcının yurt dışında olması adliye çalışanlarının da dikkatinden kaçmadı.

‘ABD GÖREVİ’ DOĞRULANDI

Bayram Bozkurt’un yeni kimliğiyle çalıştığı adliyedeki personellerden, ABD görevlendirilmesi ise doğrulandı. Adliye personeli, “Savcı Bey ABD’de görevli. Yaklaşık bir yıl yurtdışında kalacak. Hangi program dahilinde görevli olduğunu bilmiyoruz” dedi.

HSYK’DAN BİLE HABERSİZ ATAMA

HSYK kaynakları, gizli tanık koruma programına alınan bir kişinin savcı olarak atanmasından HSYK 1. Dairesi’nin bilgisinin olmayacağını ifade etti. HSYK kaynakları şu bilgiyi verdi: Sicil numarası da yeni verildiyse emekli olup veya emekliliği hak etmeden ayrılıp yeniden dönen veya avukatlıktan mesleğe geçen gibi görünmüş olabilir. Bunun dılında gerçek kimliğiyle ilgili hakim-savcı gizli sicil dosyasında dahi söz konusu bilgiler yer almaz.

GÖREVE DÖNECEĞİNİ BİLİYORDU

Bayram Bozkurt, göreve döneceği mesajını yıllar önce verdi. Gizli tanık olduğu ortaya çıktıktan yaklaşık bir ay sonra Bozkurt, 25 Haziran 2010 günü Adalet Bakanlığı’na dilekçe sunarak 7 Temmuz 2010′da emekli oldu. 12 Eylül 2010 Referandumu’ndan bir hafta sonra Savcı Bozkurt, tekrar kamuoyu önüne çıktı. Zaman gazetesine röportaj veren Bozkurt, “Referandumdan sonra yeniden doğmuş gibi, yeniden nefes almaya başlamış gibi oldum. Görevime döneceğim” açıklamasını yapmıştı.

BU SUÇLAMALARA RAĞMEN YENİDEN SAVCI YAPILDI

Bayram Bozkurt Erzincan İliç’te savcılık yaparken Bekir Buran isimli kişinin şikayeti üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmayı dönemin Başsavcısı İlhan Cihaner yürüttü. Cihaner, fezleke hazırlayarak Adalet Bakanlığı’na gönderdi. Gazeteci-yazar İlhan Taşçı’nın “Gizli Tanıdık” adli kitabından, Bozkurt hakkında fezlekede yer alan iddialar şunlar:

- Yürüyen davada hakimi kastedip, “Hakim Bey’le görüştüm, zor ikna ettim. Hakim Bey’i balayına gönderme sözü verdim” diyerek 1750 TL istedi.

- Divriği Kalesi’nde 7 kişiyle kaçak kazı yapmaya gitti. Savcı Bozkurt gözcülük yaparken polis baskın düzenledi. İkisi yakalandı, Bozkurt ve diğerleri kaçtı.

- AKP İlçe Başkanı ve iki kişiden borç alıp ödemedi.

- İliç’teki altın madeniyle ilgili çevreyi kirletmek suçundan yürüttüğü soruşturmada rüşvet istedi.

- Malvarlığı geliriyle orantısız lüks araçlarla görülüyor.

- MHP İlçe Başkanı İshak Kaçmaz ile bir türbede izinsiz kazı için jandarma komutanına teklif götürdü. Bu işte emniyet amiri ve hakimin de ortak olduğunu söyledi.

- Uyuşturucu sanığını 5 bin TL karşılığında serbest bıraktı.

- Yeşilyurt Köyü’ne ormandan izinsiz kesilen ağaç yüklü traktörün bırakılması karşılığında 2500 TL rüşvet alıp takipsizlik kararı verdi.

- Bir yaralama olayında 9 bin TL rüşvet istedi.

“ERGENEKON ÖRGÜTÜ ARAMA KENE KOYDU” DEMİŞTİ

Türkiye, Bayram Bozkurt’u ilk olarak “Ergenekon arabama kene koydu” çıkışıyla tanıdı. Hakkındaki 11 ayrı yolsuzlukla ilgili Adalet Bakanlığı müfettişlerine savunma yapan Bozkurt, oldukça ilginç ve tartışmalı iddialarda bulundu. Bozkurt, 86 bin lira boç yaptığı çaycının çayının Ergenekoncu, borcunu geciktirdiğ kuyumcunun ise JİTEM’ci olduğunu öne sürmüştü. “Ergenekon arabama iki kene koyarak bana suikast yapmak istedi. Komutanlar çok içip darbe planını anlattı” diyen Bozkurt’un ifadesinde adı geçen isimlerden Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu, eski Erzincan Jandarma İstihbarat Kısım Komutanı Astsubay Şenol Bozkurt tutuklanmıştı. 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk’in şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılırken, dönemin Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında 26 yıl hapis istemiyle dava açılmıştı.

DENİZCİ ALBAYA YEŞİL GİYDİRDİ!

Ergenekon davasının duruşmasında gizli tanık Efe olarak dinlenen Bayram Bozkurt, tutuklu sanık Albay Dursun Çiçek hakkında iddialar gündeme getirmişti. Bozkurt ile Dursun Çiçek arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Dursun Çiçek, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner ile kendisinin 29 Mart 2009 yerel seçimlerinden önce birlikte görüldüğünü öne süren gizli tanık Efe’ye yani Bayram Bozkurt’a o sırada üzerinde hangi renk kıyafet olduğunu sordu. İlk olarak “Yeşil” yanıtını veren Efe, “Çiçek’in “Ben denizciyim” demesi üzerine, “Pardon, özür dilerim, diğerleri yeşildi, sizde beyaz vardı” cevabını verdi. Bunun üzerine Dursun Çiçek şöyle karşılık vermişti: “Denizciler ocak ayında siyah giyer.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/47761/Ergenekon_un_gizli_tanigini_estetikle_savci_yaptilar.html

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

Bir ses kaydı daha: Yine enerji ihaleleri

Cumhuriyet.com.tr
06 Mart 2014 Perşembe

Bir ses kaydı daha: Yine enerji ihaleleri

Türkiye’yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet tapelerinin ardı arkası kesilmiyor. Haramzadeler isimli Twitter hesabından bugün de bir ses kaydı yayınlandı.

Başbakanlık Resmi Konutu’nda, enerji ihaleleri ile ilgili bir toplantının yapıldığı iddia edilen gizli görüşmeye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Yasin el Kadı, Bilal Erdoğan ve ortaklarının katıldığı öne sürülüyor. Başbakan’ın da yer aldığı toplantıda, Kalkınma Ajansı Müdürü’ne bir ev ‘hediye’ edildiği öne sürülüyor.

Yayınlanan ses kayıtları arasındaki ilk telefon görüşmesi, Başbakan’ın Özel Kalemi Hasan Doğan ile Usame Kutub arasında geçiyor. Ses kaydında Doğan’a ait olduğu öne sürülen ses, Başbakanlık’taki gizli toplantıya ‘amca’ diye hitap ettiği Yasin el Kadı’nın gelip gelmeyeceğini soruyor. Doğan’ın bu sorusuna Usame Kutub, “Evet; amca, ben, Abdulkerim, Muaz ve Bilal de gelebilir…” yanıtını veriyor. Usame Kutub, “Bir proje ile ilgili bir sunum yapacaklar. Ondan sonra onlar çıkacaklar biz devam edeceğiz. Ondan sonra biz de çıkacağız abi, beyefendiyle beraber kalırlar en sonunda” diye konuşuyor. Toplantının detaylarının konuşulduğu ses kaydında, gün için anlaşılıyor. İkinci görüşme yine bu ikili arasında geçiyor. Görüşmede, Başbakan Erdoğan’ın Özel Kalemi Hasan Doğan, “Resmi konuta sabah erken geleceksiniz. Kimse yokken konuta gireceksiniz” diyor.

BİLAL’DEN ‘RÜŞVET’ ŞAKASI

Bu ses kaydının ardından yayınlanan diğer telefon görüşmesinde yine Usame Kutub ile Abdulkerim Çay görüşüyor. Ses kaydında, yapılan toplantı sırasında Bilal Erdoğan’ın Kalkınma Ajansı Başkanı İlker Aycı’ya aldığı iddia edilen rüşvet ile ilgili olarak şaka yaptığı da öne sürülüyor.

“ABİ GÖMDÜLER PROJEYİ…”

Enerji Bakanlığı’nda yapılan ve üst düzey bürokratların da katıldığı iddia edilen sunumun ardından Bilal Erdoğan’ın ortağı olduğu Bosphorus 360′ın ortaklarından Hasan Pehlivan ile Abdulkerim Çay arasında geçtiği öne sürülen ses kaydında ise, Pehlivan, “Hayatımın en kötü toplantısından çıktım… Abi gömdüler projeyi bugün. EPDK’dan Vedat diye bir başkan yardımcısı mıdır nedir. Bir başladı bir küfür etmediği kaldı” diye konuşuyor.

“BUNLAR NOT ALDIĞIMIZ ŞEYLER…”

Abdulkerim Çay’ın “Bilmiyor mu? Kimse ona bilgi vermemiş mi?” diye sorduğu Pehlivan, “Fiyat alım garantisinden tut aklına ne gelirse…” diye konuşuyor. Kalkınma Bakanlığı’ndan Kubilay isimli bir kişinin de projeye “Türkiye’yi zarara uğratacak” dediğini anlatan Pehlivan, Çay’dan “Hayırlısı olsun. Bunlar not aldığımız şeyler” yanıtını alıyor. İkilinin projeden Başbakan Erdoğan’ın haberi olmasına rağmen Enerji Bakanı hariç, bakanlık çalışanlarının bundan neden haberdar olmadığına tepki gösterdiği öne sürülüyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/47921/Bir_ses_kaydi_daha__Yine_enerji_ihaleleri.html

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

TÜM İHALELER BİLAL OĞLANIN * Bakan’a Bilal’in şirketinden sınav!

05 Mart2014
Sözcü

Bakan’a Bilal’in şirketinden sınav!

Haramzadeler tarafından yayımlanan son ses kaydında Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın ortağı olduğu Boshphorus 360′ın usülsüz şekilde iptal edilen ihaleleri yine usulsüz şekilde aldığı iddia ediliyor.

Haramzadeler’in internete sızdırdığı son ses kaydında ilk iki telefon görüşmesi Bilal Erdoğan’ın ortağı olduğu Boshphorus 360′ın Genel Müdürü Abdülkerim Çay ile Enerji Bakanlığı’nda çalışan ve soyadı bilinmeyen Murat adlı bir bürokrat arasında geçiyor.

Devletin bazı enerji santrallerinin özelleştirmelerini usulsüz bir şekilde iptal ederek ihaleleri Bilal Erdoğan’ın ortak olduğu Bosphorus 360 şirketine ‘renovasyon’ adı altında verdiği ses kayıtlarında yer alan iddialar arasında.

Çek Cumhuriyeti’nde bir otelde yapılan toplantıya Bilal Erdoğan’ın gizli ortak olduğu Bosphorus 360 şirketinin katıldığı ve rüşvetlerin danışmanlık ücreti adı altında bu şirkete verildiği Haramzadelerin iddiaları arasında.

Otelde yapılan toplantıda 8 termik santralin ihalesinin masaya yatırıldığı ve 5 santralin özelleştirme ihalesi yapılmış olmasına rağmen ihaleler askıya alındığı iddia ediliyor.

‘BAKAN BEY’E SINAV YAPMAK HADDİMİZ DEĞİL AMA…’
Otelde yapılan bu toplantıdan 1 hafta sonra Bilal Erdoğan’ın gizli ortağı olduğu Bosphorus 360 şirketi Genel Müdürü Abdülkerim Çay, Enerji Bakanlığı’ndan Murat isimli bir şahısla yaptığı konuşmada Tunçbileği Termik Santrali’yle ilgili ihalenin Bakan’ın ilk virajı olacağını söylüyor. Baraj ihalesi konusunda kendilerini desteklememesi durumunda ise Bakan’ın bu tavrının ‘bir kenara yazılacağı’ belirtiliyor.

“Bakan Bey’e sınav yapmak haddimiz değil ama öyle oluyor.” ve “Beyefendi bu işi direkt olarak alın oradan diye emir verdi” sözleri dikkat çeken Abdülkerim Çay ve Murat isimli şahsın başka bir görüşmesinde ise özelleştirme ihalelerinin usulüne aykırı şekilde durdurulduğuna ve devletin zarara uğratıldığına dair bir konuşma geçiyor.

Murat isimli kişi bazı firmalarla anlaşmaya gidilmesi gerektiğini söylüyor, ihaleyi kazanan firmalara dur diyeceklerini, masaya otururarak ihaleye konu işi yapmayacaklarını, bunun karşılığında ise başka işler teklif edileceğinden bahsediyor.

Abdülkerim Çay ile Cengiz Aktürk arasında geçen bir diğer görüşmede ise Abdülkerim Çay, özelleştirmeleri durdurduklarını, bakanlığın haber beklediğini söylüyor.

http://sozcu.com.tr/2014/gundem/bakana-bilalin-sirketinden-sinav-466376/

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

MİT Müsteşarı Hakan Fidan da tapelerde!

06 Mart 2014
Sözcü

MİT Müsteşarı Hakan Fidan da tapelerde!

Yeni sızdırılan ses kayıtlarında MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Başbakan Erdoğan ve Yasin El Kadı’nın bir ‘enerji işini’ istedikleri firmaya verilebilmesi için fikir alış-verişinde bulundukları iddia ediliyor.

Haramzadeler twitter hesabından ‘Enerji Rantı’ başlıklı bir ses kaydı daha paylaşıldı. 5 farklı telefon görüşmesinin yer aldığı kayıtlardan ikisi Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Usame Kutub’a ait.

DOĞAN VE KUTUB TOPLANTIYI ORGANİZE EDİYOR!

Kayıtlarda Bilal Erdoğan’ın şirketi Bosphorus360′un bir enerji projesinin peşinde olduğu ve bu uğurda istediklerinin yapılması için Başbakanlık Yatırım Ajansı müdürüne rüşvet olarak bir ev verdikleri iddia ediliyor. Tüm bunları ise Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Usame Kutub’un organize ettiği iddia ediliyor.

KUTUB VE DOĞAN’IN ORGANİZE ETTİĞİ TOPLANTIDA FLAŞ İSİMLER!

ikilinin organizasyonu sonucunda yapılan toplantıya; El Kaide ile ismi anılan Yasin El Kadı, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın başbaşa gizli görüşmesi dikkat çekiyor.

Başbakanlık resmi konutunda yapılan gizli toplantıya katılanlar olarak ise Bilal Erdoğan ve ortakları olduğu iddia edilen Bosphorus 360 çalışanları, Yasin El Kadı, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Başbakan Erdoğan gösteriliyor. Toplantıda ne konuşulduğu bilinmiyor ancak söz konusu ‘Enerji ihale’ işinin gerçekleştirilebilmesi için bazı kamu görevlilerine de ‘rüşvet’ verildiği iddia ediliyor.

MİT KONTROLÜNDE ENERJİ YATIRIMI!

Söz konusu ‘gizli enerji yatırımı’nın yürütülmesinde ise Milli İstihbarat Teşkilatı’nın görevlendirildiği öne sürülüyor.

“SENİN ADINI DUYUNCA ÖYLE MUTLU OLUYORUM Kİ…”

Kayıtlarda; Yasin El Kadı’nın özel adamı olarak lanse edilen Usame Kutub’un, Başbakan’ın Özel Kalem müdürü Hasan Doğan ile tüm bu yaşananları planladıkları görülüyor.

Başbakan Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın Kutup’a “Ne var ne yok” diye sorduğunda ise Kutup’un “İyi Elhamdülillah senin adın benim telefonda çıktığı zaman ben öyle içimden acayip mutluluklar geçiyor.” demesi de dikkat çekiyor.

http://sozcu.com.tr/2014/gundem/mit-mustesari-hakan-fidan-da-tapelerde-466640/

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN * ’17 Aralık, günah işleme özgürlüğüne müdahaledir’ !!!

YAZIYAyorum

Adı Metin Külünk
AKP İstanbul milletvekili !!!
AKP’ye yaraşan tiplerden…

TBMM’de siyaseti kabadayılık ve külhanbeylik sanıyor.
AKP ve Tayyip Erdoğan’ın bar fedailiğine soyunmuş.
TBMM’de görüşmeler esnasında muhalefet partisi milletvekilinin burnunu kırıyor.
Vandallığı siyasete taşıyanlardan bir tanesi …

Yaptığı yetmemiş gibi şimdi de partisinin ve başbakanının yaptıklarından,
büyük yolsuzluk ve rüşvetlerden, görevin kötüye kullanılmasından utanç duyması gerekirken,
Erdemi,ahlakı ,fazileti,doğru olmayı ,namusu tersten okuyarak,
17 Aralıkta ortaya çıkartılan dünyada asrın yolsuzluğunu akıl almaz bir ahlak anlayışıyla yorumluyor.
Namus ve ahlakı din üzerinden pazara çıkartarak ,
yaklaşan seçimlerde kendisine yer ayarlamaya çalışıyor.

Diyor ki ;
’17 Aralık, günah işleme özgürlüğüne müdahaledir’

Ve bizler namus ve ahlakı değerleri böyle olanları milletvekili yapıyoruz.
Haber aşağıdadır…

Naci Kaptan
06.03.2014

***

’17 Aralık, günah işleme özgürlüğüne müdahaledir’

17 Aralık’ta ortaya saçılan yolsuzluklara dair en ilginç yorum AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ten geldi. Külünk, 17 Aralık operasyonuyla “insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale edildiğini” savundu.

17 Aralık operasyonu ile ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet olaylarına en ilginç yorum AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ten geldi.

Külünk, 17 Aralık operasyonuyla “insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale edildiğini” savundu.

Metin Külünk, Habertürk’te Balçiçek İlter’in yayınladığı programda yolsuzluk iddialarıyla ilgili sorulara cevap verdi. Külünk, soulara cevap verirken 17 Aralık operasyonunun bir darbe girişimi olduğunu iddia ettikten sonra özetle şu ilginç ifadeleri kullandı:

“Bu noktada kaçırdığımız çok önemli bir ayrıntı var. Allah, insana günah işleme özgürlüğü vermiştir. Günahsızlık talep etme hakkı vermemiştir. Af dileme hakkıyla günah işleme özgürlüğü vermiştir. Hz. Peygamber günayları açan değil örtücü olan bir rahmet geleneğinin mimarıdır.

17 Aralık’ın felsefi boyutu konuşulmadı. 17 Aralık’la insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale edildi. Günahları ortaya saçarak Allah’ın hududuna müdahale ediliyor.”

http://sozcu.com.tr/2014/gundem/17-aralik-gunah-isleme-ozgurlugune-mudahaledir-466326/

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

YENİ SES KAYDI *** BAŞBAKAN KOÇ’A ÇELME TAKIYOR ‘ * Koç’un kazandığı ihaleyi Başbakan mı bozdurdu?

Başbakan Erdoğan kişisel hırs,öfke ve kini nedeniyle
ulusal savunma projelerinin de gelişmesini önlüyor.

***

04 Mart 2014
Sözcü

Koç’un kazandığı ihaleyi Başbakan mı bozdurdu?

Başbakan Erdoğan’ın tershane sahibi Metin Kalkavan ile yaptığı telefon görüşmesinin ses kaydı iş dünyasını sarsacak türden…

Erdoğan ve ailesine ait ses kayıtları ardı arkası kesilmiyor. İnternete düşen son kayıt, Başbakan Erdoğan ve Metin Kalkavan’a ait. Başbakan Erdoğan, Kalkavan’a ait olduğu iddia edilen kayıtta, Erdoğan MİLGEM projesi için itiraz etmesi konusunda akıl veriyor.

KOÇ’un kazandığı ihalede Erdoğan, Kalkavan’a itiraz edin derken, Kalkavan, yazılı başvuruları olmadığı için ihaleye katılamadıklarını anlatmaya çalışıyor. Erdoğan, ‘Olsun, sen başvur’ diyor. Erdoğan ve Kalkavan olduğu iddia edilen isimler, Başbakan Erdoğan Başkanlığı’nda toplanan Savunma Sanayi İcra Komitesi tarafından Koç Grubu kazandığı halde iptal edilen MİLGEM ihalesinin üzerine konuşuyor.

Daha sonra Başbakanlık Tekftiş Kurulu’na gelen şikayetler üzerini ihalede inceleme başlatıldığı haberleri yayınlandı. Ardından da 26 Eylül 2013 günü Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısında Başbakan Erdoğan’ın ihalenin iptali yönünde karar verdiği belirtilmişti.

İHBARDA BULUNUN DİYE AKIL VERİYOR

Kalkavan’la konuşan Erdoğan, Kalkavan’dan ihaleye başvurduğu halde çağrılmadığı için Başbakanlık Teftiş Kurulu’na ihbarda bulunmasını istiyor.Kalkavan, kendilerinin başvuruda bir hata yaptıklarını, başvurularını yazılı değil Bakan’a sözlü yaparak yanlış yapmış olduklarını Erdoğan’a anlatıyor.

Erdoğan yine de Kalkavan’ın ihalenin tam rekabetle yapılmadığına dair Başbakanlık Teftiş Kurulu’na, BİMER’e ve kendi özel kalemine başvuruda bulunmasını istiyor.

İHALE KALKAVAN’A

İkinci görüşme ise Kalkavan’ın şikayeti üzerine ihalenin iptal edilmesinin hemen ardından gerçekleşiyor.
Erdoğan, Kalkavan’a ihaleyi kendilerine vermek için mutabakata vardıklarını anlatıyor. Kalkavan’ın vereceği fiyatı ona göre ayarlamasını istiyor. Alternatif teklif daha cazip olmasına rağmen kabul etmeyerek Kalkavan’a ikinci bir şans verdiklerini söylüyor.

http://sozcu.com.tr/2014/gundem/kocun-kazandigi-ihaleyi-basbakan-mi-bozdurdu-465771/

Posted in FAŞİZM, Gundem, SİYASİ PARTİLER | Leave a comment

AKP’nin YOLSUZLUK HARİTASINDAN * DÜNÜRÜN VİLLALARINA SERAMİK KİPTAŞ’tan – TUĞLA TOKİ’den – İŞÇİLER AKP BELEDİYESİNDEN

Posted in Gundem, MEDYA, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment