BERKİN ELVAN’A AĞIT

Posted in DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, FAŞİZM, SİYASİ TARİH | Leave a comment

DEVLET NASIL SOYULUR ? * 5 BİN TONLUK GEMİYLE BUĞDAY ÜRETMEYEN ÜLKEDEN NASIL 150 BİN TON BUĞDAY ALINIR ? * ‘Uluslararası suç’lar saçıldı

Çiğdem Toker
15 Mart 2014 Cumartesi
Cumhuriyet

‘Uluslararası suç’lar saçıldı

Üç bakan için hazırlanan fezlekelerde küresel finans sistemini yakından ilgilendiren ve bu nedenle uluslararası hukukun da kayıtsız kalamayacağı ihlaller çıktı.Rüşvet v e yolsuzluk operasyonu kapsamında, istifa eden üç bakanla hakkındaki gelecek salı TBMM gündeminde görüşülmesi beklenen “fezleke”den sadece iç hukuku değil, küresel finans sistemini yakından ilgilendiren ve bu nedenle uluslararası hukukun da kayıtsız kalamayacağı “ihlal”ler çıktı.

İnternete düşen 299 sayfalık “ayıklanmamış” orijinal fezlekede aktarılan rüşvet ve para trafiği, Türkiye’yi uluslararası arenada çok güç duruma düşürebilecek ve bir dizi yaptırım kıskacına alabilecek unsurlar içeriyor.

73 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Rıza Sarraf’ın “suç örgütü lideri” olarak anıldığı fezleke, polisin yargı kararıyla yaptığı teknik takip aracılığıyla sağlanan verileri içeriyor.

İran’a yönelik ambargonun delinmesi amacıyla kurulan “çark”ı, ayrıntılı biçimde sergileyen fezlekede kara para aklamadan hayali ihracata, evrakta sahtecilikten, uluslararası finans aktörlerinin dolandırılmasına kadar geniş; zamana yayılan ve kapsamlı “ihlaller dizisi” yer alıyor.

Ambargo delme yöntemi
Fezlekede İran’a yönelik ambargoyu delmek için kurgulanan sistem şöyle anlatılıyor:

- Önce bir İran bankasından nakit tümen alımı karşılığında İran Merkez Bankası’nın Halkbank’ta bulunan hesabındaki TL/Avro cinsindeki para, İran bankasının yine Halk- Bank’taki hesabına aktarılır.

- Daha sonra, para bu hesaptan SARRAF’a ait firmaların yine Halkbank’taki hesabına, İran’daki bir firma veya bankanın yan kuruluşu olan döviz işletmecilerinin İran bankasına nakit tümen yatırıp imtiyazlı kurdan Avro/TL alması (hesaba alması) karşılığında aktarılır.

- Bu durumda İran’ın Türkiye’deki parası SARRAF’ın Halkbank hesabına gelmiş, İran’daki firmanın da ilgili İran bankasında Avro/ TL’si bulunmaktadır. Bunun karşılığında da Türkiye’den altın satın alınarak İran’a/Dubai’ye ilgili firmaya gönderilir. Böylece, İran iç piyasasında tümenini dolaştırarak Halkbank’taki parasını altın olarak ülkesine getirmiş almış olur.

‘Dubai’de buğday yok’
Fezlekede ayrıntılarıyla verilen takiplerde, Sarraf’ın eski Genel Müdür Süleyman Aslan ve eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan aracılığıyla, kamu bankası Halkbank’ı, hayali ihracat işlemlerinde kullandığı görülüyor. Bu amaçla akreditif açılırken kapasitesi 5 bin ton olan yük gemileriyle Dubai menşeli 150 bin ton buğday ticareti yapılmış gibi gösterildiği telefon kayıtlarına yansıyor.

HalkBank’ın bir yöneticisi bankaya bildirilen belgelerdeki incelemesinden sonra, Dubai’de buğday üretilmediği uyarısında bulunuyor. Bunun üzerine hazırlanan sahte evraklar değiştiriliyor. Hayali ihracat işlemleri sırasında, ilaç ve gıda gibi KDV’si düşük ürünlerin de seçildiği dikkat çekiyor. Hayali ihracat işlemlerinde Peyman ve Atlantis isimli firmaların adı geçiyor.

Sahte transit gıda ticareti
İşler kötüye gidince yöntem değişiyor. Sarraf’ın İran parasını altın ihracatıyla döndürürken HalkBank’ın kullanılması nedeniyle Süleyman Aslan’ın uluslararası finans topluluklarından baskı gördüğünü belirttiği ve bu nedenle formül arayışına gidildiği de fezlekede yer alıyor. Sarraf, aynı işlemleri sahte evraklarla transit gıda ticareti şeklinde yapması için ikna ediliyor. Bu süreçte, altın alımında yaptığı binde 2-3’lük kaybı da yaşamayacağı da söyleniyor.

Çin’de paravan şirketler
Sarraf’ın, bankacılık işlemlerindeki kara para ve swift sorgulamalarını delmek amacıyla Çin’de kurduğu paravan firmalar adına hesap açtığı da fezlekede yer aldı. Çin’deki hesaplara İran’daki bankalardan ihracat ödemesiymiş gibi havale yapıldığı, sahte evrak düzenlendiği Çin’e gelen paraları bekletmeden Türkiye’de kurdukları paravan veya gerçek firmaların hesabına ihracat ödemesi olarak gönderdikleri, son aşamada da paranın döviz veya altın olarak (zaman zaman da Dubai üzerinden) İran’a gönderildiği aktarılıyor.

Bu “çark”ta dikkat çeken unsur ise Sarraf’ın, Çin bankalarıyla yaşadığı sıkıntıyı aşmak için Muammer Güler’den yardım istemesi. Fezlekeye göre dönemin İçişleri Bakanı Güler, rüşvet karşılığında Sarraf’ın Çin’deki üç paravan şirketi için Bank of Kunlun ve People’s Bank’a hitaben iki ayrı referans mektubu yazıyor.

Çağlayan’ın ‘ahlaksızlar’ çıkışı
Fezlekede rüşvet trafiğine geniş yer verilen Zafer Çağlayan’ın altın ihracatıyla ilgili tartışmaların yoğunlaşması üzerine yaptığı basın açıklamasına da yer veriliyor. Çağlayan’ın “Altın ihracatıyla ilgili farklı sözler söyleyenler ahlaksız arıyorlarsa aynaya baksınlar” sözünün aktarıldığı fezlekede, bu açıklamadan sonra Çağlayan’ın hesabına Sarraf’ın yeniden para aktardığına da dikkat çekiliyor.

Photoshoplu belge
Fezlekeye yansıyan kayıtlara göre, Sarraf ile yardımcısı Happani kara para trafiklerini yönetmek ve “legalize etmek” için, Süleyman Aslan, Zafer Çağlayan, Muammer Güler üzerinden işlem ve rüşvet zinciri kurduğu anlaşılıyor. Bu zincirde Aslan’ın Çağlayan’dan yetki alarak son derece rahat davrandığı görünüyor. Sarraf’ın, Süleyman Aslan’ın yönlendirmesiyle HalkBank aracılığıyla yaptığı hayali ihracat faaliyetinde, rakiplerinin veremeyeceği bir belgeyi de “photoshopla” düzenleyerek verdiği, teknik takibe takılıyor.

Posted in Ekonomi, SİYASİ TARİH, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

BERKIN HAS NOT DIED IN VAIN * WE WILL SEE THAT THE JUSTICE IS DONE

NYTimes tam sayfa Berkin Elvan ilanı:

“Hiçbir siyasi güç,
kişisel servet yahut ego
bu çocuğun hayatına değmezdi”

BERKIN HAS NOT DIED IN VAIN
WE WILL SEE THAT THE JUSTICE IS DONE

Berkin Elvan, a 15 year old boy died 3 days ago after 269 days in a coma as a result of an injury to his head. This was inflicted by the AKP police, using tear gas canisters as bullets and was aimed at directly to Berkin’s head. He was only a boy on his way to buy a loaf of bread and happened to be near the protestors.

Police actions, turned into police brutality, were ordered by the Prime Minister Erdogan in order to suppress the Gezi Park protestors in June 2013 in Istanbul. These protests spread to all corners of Turkey, especially to the large cities of Ankara and Izmir because Turkish people had had enough of the Government’s backward and autocratic policies over the years.

Six young people had died, including 1 policeman as illegal use of water cannons, tear gas and sheer beatings employed by the police force. Following these tragic events, to everyone’s dismay, Prime Minister announced the achievements of his police force and called them his ‘ heroes’!

Berkin’s recent death and the accumulating injustices for loss of lives and for their families, including the illegal detentions and continuous harassment of thousands of innocent people have sparked of a more determined effort and protests by Turkish people all over the country. This has now culminated in two further deaths in the last 3 days.

We are determined to demand justice for the loss of innocent lives, thousands of injured individuals, some with loss of sight and long term disability and for the illegal detainment of lawyers, doctors and journalists besides many others.

We demand that the government resigns and the responsible officials are brought to justice. THERE IS NO PLACE FOR AN ISLAMOFACIST GOVERNMENT IN TURKISH SOCIETY.

Turkish Community groups in London (ASUK, AKM, TGB and KTC) have organised this vigil and protest in order to show our solidarity and support with our sisters and brothers in Istanbul, Ankara, izmir and in all corners of Turkey. We are with them in this honourable and necessary struggle.

The ones who are responsible for Berkin’s and others deaths show no mercy or compassion and should not get away with their crimes. We want to bring to your attention that these politicians are still in power and continue to rule over Turkish people.

LET US ALL SHOW SOLIDARITY AND SPEAK UP FOR JUSTICE AND HUMANITY

Posted in DEMOKRASİ-ÖZGÜRLÜK, FAŞİZM, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ TARİH | Leave a comment

Oyum AKP’ye…

Soner Yalçın
Soner Yalçınsyalcin@sozcu.com.tr
14 Mart 2014
Sözcü

Oyum AKP’ye…

“Bi­zim Ma­hal­le­”de her­kes şaş­kın­lık­la so­ru­yor:
“Bu ka­dar yol­suz­luk-hır­sız­lık or­ta­ya çık­tı, AKP san­dık­tan na­sıl hâlâ bi­rin­ci par­ti çı­ka­cak?”
De­dim ki dün na­sıl çık­tı ise yi­ne öy­le ola­cak.

Ben de AK­P’­ye oy ve­re­ce­ğim de­dim. Na­sıl mı?

Şöy­le…
Tür­ki­ye nü­fu­su­nun yüz­de 10’luk en zen­gin ta­ba­ka­sı ül­ke ge­lir­le­ri­nin 31.1’i­ni alır­ken, en yok­sul ta­ba­ka­sı yüz­de 10’un pa­yı sa­de­ce yüz­de 2.2’de ka­lı­yor.
Oyum AK­P’­ye…

Tür­ki­ye­’de 12 mil­yon 225 bin ki­şi, ay­lık 376 li­ra ge­lir­le yok­sul­luk sı­nı­rı al­tın­da ya­şı­yor. Bu Sah­ra Af­ri­ka­sı­’na eşit.
Oyum AK­P’­ye…

2002’de 129.6 mil­yar do­lar olan Tür­ki­ye­’nin top­lam dış bor­cu, 2013 so­nun­da 367.3 mil­yar do­la­ra fır­la­dı.
Oyum AK­P’­ye…

2002’de ek­me­ğin ki­lo­su 1.03 TL, 1 lit­re ben­zin fi­ya­tı 1.66 TL,1 lit­re mo­to­rin fi­ya­tı 1.30 TL ve 1 kw/sa­at elek­trik fi­ya­tı 15.8 ku­ruş idi. Bu­gün; ek­mek 4 li­ra, ben­zin 5.12 li­ra, mo­to­rin 4.65 li­ra, elek­trik 37 ku­ruş!
Oyum AK­P’­ye…

2002’de mut­fak tü­pü 15 TL idi, şim­di 75.5 TL. 2002’de An­ka­ra­’da do­ğal­gaz 37 ku­ruş­tu şim­di 1.076 li­raol­du.
Oyum AK­P’­ye…

Gü­ya kim­se has­ta­ne­le­re pa­ra öde­me­ye­cek­ti. Tür­ki­ye­’de ki­şi ba­şı sağ­lık har­ca­ma­sı 1996’da 186 do­lariken bu fi­yat ge­çen yıl 1.100 do­la­rı aş­tı.
Oyum AK­P’­ye…

Nü­fu­sun yüz­de 85.9’u “ev­den uzak­ta bir haf­ta­lık ta­ti­l” ya­pa­mı­yor.
Oyum AK­P’­ye…

Nü­fu­sun yüz­de 78.8’i “yıp­ran­mış ve es­ki­miş mo­bil­ya­la­rı­nı ye­ni­le­me ih­ti­ya­cı­nı­” eko­no­mik ne­den­ler­le kar­şı­la­ya­mı­yor.
Oyum AK­P’­ye…

Tür­ki­ye­’nin ca­ri açı­ğı son 10 yıl­da 76 kat art­tı. 2001’de ca­ri faz­la­lık ve­ren Tür­ki­ye­’nin açı­ğı, 2013 Ma­yı­s’­ın­da 7.5 mil­yar do­la­ra ula­şır­ken, yıl­lık baz­da da 53.6 mil­yar do­la­ra ulaş­tı. Ca­ri açık mik­ta­rı ola­rak 193 ül­ke için­de 189. sı­ra­da­yız.
Oyum AK­P’­ye…

* * * *

Tür­ki­ye­’de kö­le bi­le var

Tür­ki­ye her 100 ki­şi­den 40’ı si­gor­ta­sız ça­lı­şı­yor.
Oyum AK­P’­ye…

Tür­ki­ye İş Bul­ma Ku­ru­mu’­na baş­vu­ran ki­şi sa­yı­sı 2013’te 2 mil­yon 747 bin ki­şi.
Oyum AK­P’­ye…

İş­çi ölüm­le­rin­de Av­ru­pa bi­rin­ci­si­yiz. 2013 yı­lın­da bin 235 iş­çi ha­ya­tı­nı kay­be­der­ken, bu ra­kam 2014’ün ilk iki ayın­da 152 ol­du.
Oyum AK­P’­ye…

Her 5 köy­lü­den 3’ü ha­ciz kıs­ka­cın­da. İc­ra dos­ya sa­yı­sı 2002’de 6 mil­yon idi, şim­di 15 mil­yon.
Oyum AK­P’­ye…

Va­tan­daş­la­rın ban­ka­la­ra bor­cu 2002 yı­lın­da 47 mil­yar li­ra iken, 2013 yı­lı ma­yıs iti­ba­riy­le 890 mil­yar li­ra­ya ulaş­tı. Fer­di ve kre­di kar­tı bor­cu­nu öde­ye­me­yen ki­şi sa­yı­sı 1 mil­yon 82 bin 684 ki­şi.
Oyum AK­P’­ye…

Nü­fu­sun yüz­de 61.3‘ü­nün bor­cu var.
Oyum AK­P’­ye…

Tür­ki­ye­’de 110 bin ile 130 bin ara­sın­da kö­le ol­du­ğu­nu bi­li­yor muy­du­nuz? 162 ül­ke ara­sın­da kö­le­lik­te sı­ra­la­ma­mız 90’ın­cı.
Oyum AK­P’­ye…

İn­sa­ni ge­liş­miş­lik sı­ra­la­ma­sın­da Tan­zan­ya, Ka­tar, Bir­le­şik Arap Emir­lik­le­ri, An­do­ra, Er­me­nis­tan, Ek­va­tor, Bar­ba­dos vs ar­ka­sın­dan ge­li­yo­ruz. (Oran; 12 Ey­lül as­ke­ri dar­be­si dö­ne­min­de 1980-1990 yüz­de 1.85 iken, 2010-2012 ara­sın­da yüz­de 0.95 ol­du!)
Oyum AK­P’­ye…

136 ül­ke­yi kap­sa­yan ka­dın er­kek eşit­siz­li­ğin­de Tür­ki­ye 124’ün­cü ül­ke. (Suu­di Ara­bis­ta­n’­ı geç­tik; on­lar 127’n­ci sı­ra­da!)
Oyum AK­P’­ye…

Tür­ki­ye­’de 15 yaş üs­tü ka­dın­la­rın yüz­de 12’si oku­ma yaz­ma bil­mi­yor. Üni­ver­si­te me­zu­nu yüz­de 9.
Oyum AK­P’­ye…

Tür­ki­ye or­ta­la­ma eği­tim sü­re­siy­le 187 ül­ke ara­sın­da 127’n­ci. Tür­ki­ye mil­li ge­li­ri­nin yüz­de 2.9’u eği­ti­me gi­di­yor. Arap coğ­raf­ya­sın­da bu ra­kam 3.9, Kü­ba­’da 12.9, Mol­do­va­’da 9.1.
Oyum AK­P’­ye…

Ken­din­den en az 31 yaş bü­yük er­kek­ler­le ev­le­nen yaş­la­rı 16-19 ara­sın­da­ki kız­la­rın sa­yı­sı 7 mil­yon 163 bin 931. Tür­ki­ye­’de 15 yaş al­tı ge­lin­le­rin res­mi sa­yı­sı 181 bin 36 ki­şi.
Oyum AK­P’­ye…

AKP dö­ne­min­de ka­dı­na şid­det yüz­de 1400 art­tı. 2002-2010 yıl­la­rı ara­sın­da fu­huş suç­la­rı yüz­de 220,ır­za geç­me ve ço­cuk­la­ra cin­sel ta­ciz suç­la­rı yüz­de 125 ora­nın­da art­tı.
Oyum AK­P’­ye…

* * * *

He­def, yol­suz­luk­ta dün­ya bi­rin­ci­li­ği

Kü­re­sel ba­rış en­dek­si sı­ra­la­ma­sın­da 162 ül­ke ara­sın­da 134’ün­cü­yüz. İki yıl ön­ce 127’n­ci idik. (İs­ra­il, Irak ve Su­ri­ye­’den bi­raz iyi­yiz!)
Oyum AK­P’­ye…

Yol­suz­luk ve rüş­vet sı­ra­la­ma­sın­da 176 ül­ke ara­sın­da 56’n­cı sı­ra­day­dık. Ta­bi­i bu 2012 en­dek­si. Ayak­ka­bı ku­tu­la­rı, pa­ra say­ma ma­ki­ne­le­ri ve or­ta­ya sa­çı­lan ta­pe­ler­le sı­ra­nın en üs­tü­ne çı­ka­ca­ğı­mız­dan emi­nim!
Oyum AK­P’­ye…

Sa­yı­sal Lo­to, 10 Nu­ma­ra, İd­di­a, Sü­per Lo­to, Ka­zı Ka­zan, Gan­yan, Şans To­pu gi­bi ba­his oyun­la­rı AKP dö­ne­min­de baş­la­tıl­dı ve dev­let eliy­le ve­ya iz­niy­le oy­na­tı­lan ku­mar­da Tür­ki­ye dün­ya üçün­cü­sü ol­du. Ba­yi­i sa­yı­sı 7 kat art­tı.
Oyum AK­P’­ye…

Ba­sın öz­gür­lü­ğün­de 195 ül­ke ara­sın­da 120’n­ci sı­ra­da­yız. Dün­ya­da ha­pis­ha­ne­le­rin­de en çok ga­ze­te­ci bu­lu­nan ül­ke­yiz.
Oyum AK­P’­ye…

İn­ter­net kul­la­nı­mı öz­gür­lü­ğün­de An­go­la, Kır­gı­zis­tan, Tu­nus, Ru­an­da, Kam­poç­ya, Lib­ya, Ni­jer­ya, Ma­lez­ya vs. biz­den da­ha öz­gür.
Oyum AK­P’­ye…

Av­ru­pa İn­san Hak­la­rı Mah­ke­me­si­’nin hü­küm ver­di­ği 64 mil­yon Eu­ro­’luk taz­mi­na­tın yüz­de 40’ı­nı Tür­ki­ye öde­di. En çok da­va açı­la­rak ka­ra lis­te­ye gi­ren ül­ke Tür­ki­ye ol­du. (16 bin 900 baş­vu­ru)
Oyum AK­P’­ye…

Da­ha Su­ri­ye­’ye gi­re­ce­ğiz, İra­n’­la sa­va­şa­ca­ğız. Dün­ya­yı fet­he­de­ce­ğiz.
Oyum AK­P’­ye…

Po­lis sa­yı­sı 130 bin­den 270 bi­ne çı­ka­rıl­dı. Dün­ya ikin­ci­si ol­duk.
Oyum AK­P’­ye…

Ne­cip Hab­le­mi­toğ­lu­‘nun ka­ti­li hâ­lâ bu­lu­na­ma­dı; Ber­ki­n’­in, Ali İs­ma­il’­in ve di­ğer ço­cuk­la­rı­mı­zın da!.. Hrant Din­k’­i öl­dü­ren­le­rin ar­ka­sın­da­ki de­rin ya­pı or­ta­ya çı­ka­rı­la­ma­dı.
Oyum AK­P’­ye…

Çün­kü:
Yol yap­tı­lar!..

Posted in SEÇİM - SEÇSİS, SİYASİ PARTİLER | Leave a comment

Başbakan’a ve iktidara duyulan ‘kin’in nedeni

Mustafa Mutlu:
14 Mart 2014
Aydınlık

Başbakan’a ve iktidara duyulan ‘kin’in nedeni

Berkin’in cenazesindeydim önceki gün… Şişli’de bir köşeye çekildim ve önümden geçip giden insanları izledim saatlerce…

Evet; üzüntü vardı yüzlerde, kararlılık vardı. Ama bugüne kadar pek görmediğim bir şey daha vardı:
Kin!

***

Aslında bu duyguyu hissetmek için ille gözlere de bakmak gerekmiyordu; dillerden dökülen sözlere, atılan sloganlara kulak vermek yeterliydi:

“Hırsız” diye haykırırken öyle keskin bir vurguyla söylüyorlardı ki bunu, bulsalar hırsızı parçalayacak gibiydiler…

“Katil” derken daha da sertleşiyordu yüzler, yumruklar sinirle sıkılıyordu.

Bu iki sözcüğün sonunda heceleyerek söyledikleri soyadını ise… Bir kırbaç gibi şaklatıyorlardı yüksek binaların duvarlarında:

“Er-do-ğan!”

***

Peki; gittikçe koyulaşan bu “kin”in nedeni ne?

Milyonlarca insan, neden kişisel bir sorunları varmış gibi öfkeli, ülkeyi yönetenlere karşı?

Nasıl oldu da rahatsızlığın yerini nefret, beğenmemenin yerini tahammülsüzlük aldı?

Ve en önemlisi:

Nasıl durulur bu öfke seli, ne zaman sakinleşir milyonlarca insan?

***

Önce ilk sorunun yanıtından başlayayım:

Bu “kin”in nedeni, gerçekten de “sorun”un kişiselleşmesi…Başta Başbakan ve düne kadar kol kola girdiği Cemaat olmak üzere iktidar, herkesin canını bir şekilde yaktı:

Polise talimat verdiler ve sırf anayasal hakkımızı kullanıp gösteri yaptığımız için yakınlarımızı öldürdüler, yaraladılar.

Özgürlüğümüzü elimizden aldılar!

En duyarsız polislerini, en zalim savcılarını ve en sağır hâkimlerini devreye sokarak yaptılar bunu…

Telefonumuzu dinlediler, özel hayatımıza müdahale ettiler.

İşimizden attırdılar.

Tüccarsak, bütün yeni işleri yandaşlarına verdiler.

Çalıştığımız fabrikaları sattılar; bizi ekmeksiz, aşsız bıraktılar.

Oturduğumuz evlerin arazilerine bile göz diktiler.

Tüm kutsallarımıza hakaret ettiler, sövdüler.

Karımızın kaç çocuk doğuracağına… Kürtaj yaptırıp yaptırmayacağına… Doğumun nasıl olması gerektiğine burunlarını soktular!

Ata’mıza saldırdılar, TC’yi tabeladan indirdiler, “Andımız”ı tarihe gömdüler.

Ülkeyi kana bulayan; oğlumuzu, kardeşimizi, babamızı, amcamızı şehit eden bölücü katillerle masaya oturup sözde “barış” adı altında, ülkemizin yarısını pazarladılar.

***

Yani gerçekten “siyasetçi-vatandaş ilişkisi” olmaktan çıktı aramızdaki ilişki, tamamen kişiselleşti…

Tek tek hepimizin canını yaktı bu iktidar!

İşte; bu yüzden rahatsızlığın yerini nefret, beğenmemenin yerini tahammülsüzlük aldı!

Peki; “Nasıl durulacak bu öfke seli?”

***

Önceki gün gördüğüm binlerce gözde buldum bu sorunun yanıtını:

Sadece ve sadece, bu iktidar gittiği zaman!

Yoksa bu iktidarla, bu Başbakan’la geçen her günümüz, barut fıçısının yanında sigara içmek gibi!

Posted in DEVRİM VE KARŞI DEVRİMLER, FAŞİZM, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ TARİH | Leave a comment

AKP’NİN YOL(SUZLUK) HARİTASINDAN * Erdoğan’dan, Ergin’e Danıştay seçimine müdahale talimatı

Cumhuriyet.com.tr
05 Mart 2014 Çarşamba

Erdoğan’dan, Ergin’e Danıştay seçimine müdahale talimatı

Türkiye’yi sarsan ses kayıtları birbiri ardına internete sızdırılmaya devam ediyor. Haramzadeler ile Başçalan isimli Twitter ve YouTube hesapları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen üç yeni ses kaydı yayınladı.

Cumhuriyet.com.tr
05 Mart 2014 Çarşamba

“Başçalan” isimli Twitter hesabından yayınlanan ve Başbakan Erdoğan ile dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin arasında geçtiği öne sürülen ses kaydında Erdoğan’ın talimat vererek Danıştay’da başkanlık seçimlerine müdahale etmeye çalıştığı iddia ediliyor.

Ses kaydında; Başbakan Erdoğan’ın Ergin’e Danıştay Başkanlığı seçimlerinde Nevzat Özgür’ün Zerrin Güngör lehine adaylıktan çekilmesini iletmesini istiyor. Ergin’in ise Erdoğan’ın bu isteğine olumlu yanıt verdiği iddia ediliyor

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/47653/Erdogan_dan__Ergin_e_Danistay_secimine_mudahale_talimati.html

Cumhuriyet.com.tr
05 Mart 2014 Çarşamba

Operasyonun yeni savcılarını Erdoğan belirledi iddiası

Başbakan Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen yeni ses kayıtlarında 17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk operasyonu sonrasında soruşturmaya atanan yeni savcıların bizzat Başbakan Erdoğan tarafından belirlendiği öne sürüldü.

Başbakan Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarında Erdoğan’ın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı arayarak yeni 4 savcı için talimat verdiği ve savcılardan birisinin soruşturmadan çekilmek istediği, operasyon sırasında İstanbul Başsavcısı olan ancak sonrasında görevden alınan Turan Çolakkadı’nın aranarak bu savcının dilekçesinin kabul edilmemesinin istediği iddia ediliyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/47707/Operasyonun_yeni_savcilarini_Erdogan_belirledi_iddiasi.html

Posted in Gundem, SEÇİM - SEÇSİS, SİYASİ PARTİLER, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

Pariteye göre bir Berkin kaç avrodur?

Yılmaz Özdil
14 Mart 2014
Hürriyet

Pariteye göre bir Berkin kaç avrodur?

AKP gaztecisi soruyor…

“Berkin Elvan’ın ölümü üzerine kur hareketi oldu,
borsa dalgalanması oldu?”

Başbakan cevap veriyor…

“Piyasa kendi kendini topladı, borsa akşama doğru yükseldi,
faiz rayına oturdu.”

*

Parayı icat eden Lidyalılardan beri, herhangi bir hükümetin, dünya malı karşısında bu kadar zavallı duruma düştüğü görülmemiştir… Gutenberg’den beri, hiçbir ülkenin gazetecileri bu kadar pespayeleşmemiştir.

*

Ethem’i suratından vurdular.
Dolar yükselir mi?

Ali İsmail’i döve döve öldürdüler.
Repo tırmanır mı?

Abdullah kim vurduya gitti.
Cari açığı etkiler mi?

Ahmet’i katlettiler.
Parite ne olur?

*

Çocuk öldürdüler, çocuk…
Endeksi merak ediyor herif.

*

İnsan bu kadar ucuzlamışken…

İnsan hayatını enflasyon sepetine koyarlarsa şaşma!

*

Berkin’i toprağa verirken bir vatandaşın vurulması, bir polisin kalpten gitmesi, iki kadının toma tarafından ezilmesi, enflasyonu biraz daha düşürdü sayın seyirciler… 31 Mart valörlü ölümlerdeki faiz oranı tek haneye geriledi filan…

*

Dow Jones düşmüş, Nikkei çıkmış, Brent petrolün varil fiyatı, hikâyedir.

Menkulün kıymeti yok artık.

Menfur kıymetler borsasıdır burası!

Posted in Yılmaz Özdil | Leave a comment

AKP’DEN KOPMALAR HIZLANIYOR * AKP’den 40 istifa

Cumhuriyet.com.tr
15 Mart 2014 Cumartesi

AKP’den 40 istifa

AKP Akhisar İlçe Teşkilatı’nda, aralarında kurucu üyelerinde bulunduğu 40 kişi partiden istifa ettiğini açıkladı.

Gar Gazinosu’nda düzenlenen basın açıklamasında AKP’den 2009 yılında Mecidiye Belde Belediye Başkan adayı olan ancak seçilemeyen Eser Zafer, istifalarının gerekçesini açıkladı. Zafer, “Severek üye olduğumuz, kurduğumuz ve beraber yürüdüğümüz partimizin bayrağını daha yukarı taşımanın mücadelesi hep beraber verdik. Türkiye’de her kesimi kucakladığını düşündüğümüz Adalet ve Kalkınma Partisinin gezi olaylarıyla başlanan ve 17 aralık soruşturmasıyla devam eden süreç ile başbakanımızın kullanmış olduğu sert uslubu, takınmış olduğu tavır ve davranış bizleri derinden yaralamıştır.

Basında çıkan yolsuzluk iddialarının aydınlatılması gerekirken adelet ve emniyet mensupları üzerindeki baskı oluşturulması yolsuzlukların üzerine gidilmemesi toplumun kutuplaştırılması ve kamplara bölünmesi bizleri endişeye sevk etmektedir. Ayrıca 11 yıldır elde edilen demokratik kazanımlardan hızla uzaklaşılması ve son olarak da milli iradeye kumpas kurup darbe yapma girişimlerinde bulunan güruhun yapılan özel düzenlemelerle serbest bırakılmasına vesile olunması sonucunun da tahliye olanların bazılarını yapmış oldukları haddi aşan açıklamalar partimize olan sevgi ve inancı bitirmiş durumdadır.

Bugüne kadar bu üslup ve davranışların sonlandırılması sabırla beklediklerini belirten Zafer, “Ancak olayların dahada içinden çıkılmaz hale gelmesi ve vicdanları yaralayan durumların ortaya çıkması nedeniyle büyük ümitlerle üyesi olduğumuz Adalet ve Kalkınma Partisi’nden istifa ettiğimizi duyurmak isteriz” dedi.

Soruları da cevaplandıran Zafer, şu an 40 kişini istifa dilekçesini yazdığını da belirtip, “Bu rakamın en az 100 bulacağına inanıyoruz. Çünkü arkadaşlarımızdan çok rahatsız olan kişiler var. Toplu olarak hiçbir partiye oy vermek gibi bir düşüncemiz olduğu iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Özgür iradeleriyle istfia eden arkadaşlarımız istedikleri partilere oy verebilirler. Bizim sıkıntımız ülkemizin her geçen kamplaşmasıdır. İstediğimiz verilen sözlerin yerine getirilmesi. Yalan söylenmemesi halkımızın kardeşliğinin bozulmamasıdır. Fakat ne yazık ki diller çok sivridir” diye konuştu.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/50973/AKP_den_40_istifa.html

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ TARİH, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

AKP’NİN YOL(SUZLUK) HARİTASINDAN *‘BAKAN BEY’E SINAV YAPMAK HADDİMİZ DEĞİL AMA…’* Usulsüz iptal edilen ihaleleri Bilal’in şirketi aldı iddiası * ‘Şehzade Bilal’ örgüt yöneticisi * ‘Allah katında’ sözleşme

Cumhuriyet.com.tr
05 Mart 2014 Çarşamba

Usulsüz iptal edilen ihaleleri Bilal’in şirketi aldı iddiası

İnternete sızdırılan son ses kaydında Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın ortağı olduğu Bosphorus 360′ın usülsüz şekilde iptal edilen ihaleleri yine usulsüz şekilde aldığı iddia ediliyor.

Haramzadeler’in internete sızdırdığı son ses kaydında ilk iki telefon görüşmesi Bilal Erdoğan’ın ortağı olduğu Boshphorus 360′ın Genel Müdürü Abdülkerim Çay ile Enerji Bakanlığı’nda çalışan ve soyadı bilinmeyen Murat adlı bir bürokrat arasında geçiyor.

Devletin bazı enerji santrallerinin özelleştirmelerini usulsüz bir şekilde iptal ederek ihaleleri Bilal Erdoğan’ın ortak olduğu Bosphorus 360 şirketine ‘renovasyon’ adı altında verdiği ses kayıtlarında yer alan iddialar arasında.

Çek Cumhuriyeti’nde bir otelde yapılan toplantıya Bilal Erdoğan’ın gizli ortak olduğu Bosphorus 360 şirketinin katıldığı ve rüşvetlerin danışmanlık ücreti adı altında bu şirkete verildiği Haramzadelerin iddiaları arasında.

Otelde yapılan toplantıda 8 termik santralin ihalesinin masaya yatırıldığı ve 5 santralin özelleştirme ihalesi yapılmış olmasına rağmen ihaleler askıya alındığı iddia ediliyor.

‘BAKAN BEY’E SINAV YAPMAK HADDİMİZ DEĞİL AMA…’

Otelde yapılan bu toplantıdan 1 hafta sonra Bilal Erdoğan’ın gizli ortağı olduğu Bosphorus 360 şirketi Genel Müdürü Abdülkerim Çay, Enerji Bakanlığı’ndan Murat isimli bir şahısla yaptığı konuşmada Tunçbileği Termik Santrali’yle ilgili ihalenin Bakan’ın ilk virajı olacağını söylüyor. Baraj ihalesi konusunda kendilerini desteklememesi durumunda ise Bakan’ın bu tavrının ‘bir kenara yazılacağı’ belirtiliyor.

“Bakan Bey’e sınav yapmak haddimiz değil ama öyle oluyor.” ve “Beyefendi bu işi direkt olarak alın oradan diye emir verdi” sözleri dikkat çeken Abdülkerim Çay ve Murat isimli şahsın başka bir görüşmesinde ise özelleştirme ihalelerinin usulüne aykırı şekilde durdurulduğuna ve devletin zarara uğratıldığına dair bir konuşma geçiyor.

Murat isimli kişi bazı firmalarla anlaşmaya gidilmesi gerektiğini söylüyor, ihaleyi kazanan firmalara dur diyeceklerini, masaya otururarak ihaleye konu işi yapmayacaklarını, bunun karşılığında ise başka işler teklif edileceğinden bahsediyor.

Abdülkerim Çay ile Cengiz Aktürk arasında geçen bir diğer görüşmede ise Abdülkerim Çay, özelleştirmeleri durdurduklarını, bakanlığın haber beklediğini söylüyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/47701/Usulsuz_iptal_edilen_ihaleleri_Bilal_in_sirketi_aldi_iddiasi.html

Cumhuriyet.com.tr
27 Şubat 2014 Perşembe

Beyefendi ‘evet’ desin, arazi bizde

Bilal Erdoğan’ın da yer aldığı Bosphorus 360 fezlekesinde “örgüt”ün TRT’nin Göztepe’deki arazisi almayı hedeflediği iddia ediliyor. İddia, fezlekeye “TRT orada ne arıyor, yer çok güzel. TRT’ye bir arazi bulur hemen taşırız. Yeter ki Beyefendi hemen evet desin” sözleriyle yansıyor.

İkinci dalga yolsuzluk operasyonu kapsamında polis tarafından hazırlanan ve Başbakan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da yer aldığı Bosphorus 360 fezlekesindeki yeni bir ayrıntı daha ortaya çıktı. Haramzadeler isimli Twitter adresinden yayınlanan, Bilal Erdoğan ile Suudi iş adamı Yasin El Kadı’nın “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”le suçlandığı fezlekede örgüt üyelerinin Etiler’deki Polis arazisinin ardından TRT’nin Göztepe’deki arazisine de göz koyduğu iddia ediliyor.

Birgün’den İbrahim Varlı’nın haberine göre, Bosphorus 360 şirketinin gerçek ortaklarının ‘boş senet’ formülüyle gizlendiğinin öne sürüldüğü fezlekede şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu belirtilen Cengiz Aktürk ile Usame Kutup arasında geçen telefon kayıtlarında TRT’nin Göztepe’deki arazisinin alınması için yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Buna göre birbirlerine güvenmeyen ve ‘Allah katında’ bir sözleşme hazırlayan şirket yöneticilerinin Göztepe’deki 100 dönümlük TRT arazisini almak için girişimlerde bulunduğu, KİPTAŞ Genel Müdür İsmet Yıldırım’ın bu konuya olumlu baktığı, devletin üst kademelerinin onaylaması durumunda TRT’yi taşımak suretiyle arazisinin alınabileceği belirtiliyor.

YETER Kİ BEYEFENDİ EVET DESİN!

Görüşmenin ilerleyen kısımlarında Cengiz Aktürk prosedürün İsmet Yıldırım tarafından hızlı bir şekilde kendi tarzıyla yürütüldüğünü belirtirken dinlemeye takılan görüşmelerde ikilinin arasında şu diyalog geçiyor: “…Ben dedim ki İsmet abi bir şey söyleyeceğim bu TRT nedir? TRT’nin müdürü kıl, ama bir şey olmaz yok olur. Orada TRT ne arıyor. Oranın yeri çok güzel bulunmaz bir yer. Ben TRT’ye bir arazi bulurum hemen taşırım. İhale yaparız aynı şekilde dedi. Yeter ki Beyefendi bana hemen evet desin. Tamam o iş sende dedim…”

Örgüt yöneticilerinden Usame Kutup ile görüşen Cengiz Aktürk’ün Göztepe’deki arazi için “Bir yemek yedikten sonra bir kurgu yaparız. Orada ben ufaktan konuya girerim. Bu adamları getirelim para kazandıralım. İstişare edelim, sen stratejiyi çizersin” dediği yer alıyor.

‘Şehzade Bilal’ örgüt yöneticisi

Yasin El Kadı’nın örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen fezlekede örgüt üyelerinin “şehzade” olarak bahsettiği Bilal Erdoğan’ın örgüt yöneticisi olarak grubun işlerini yürüttüğü şirkete gizli ortak olarak ihtiyaç duyulan her türlü kamu nüfuzunu sağlamak suretiyle grup faaliyetlerinin hemen hepsinde yer aldığı iddia ediliyor. Örgütün diğer üyeleri arasında ise Başbakanlık Yatırım ve Destek Ajansı Başkanı M. İlker Aycı, ajansın eski çalışanı Abdulkerim Çay, Körfez sermayesini yurda sokmaya çalışan Yasin El Kadı’nın sağ kolu Usame Kutup, Muaz Kadıoğlu, iş adamı Cengiz Aktürk, Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım ve Genel Müdür Yardımcısı Semih Demirci’nin isimleri yer alıyor.

‘Allah katında’ sözleşme

Bosp­ho­rus 360 şir­ke­ti­nin ger­çek or­tak­la­rı­nın “boş se­ne­t” for­mü­lüy­le giz­len­di­ği id­di­a edil­di. Şir­ke­tin yö­ne­tim ku­ru­lu baş­ka­nı ol­du­ğu id­di­a edi­len Cen­giz Ak­türk ile Sez­gin Ak­ba­ba ara­sın­da geç­ti­ği öne sü­rü­len te­le­fon ka­yıt­la­rın­da, şir­ket yö­ne­ti­ci­le­ri­nin bir­bir­le­ri­ne gü­ven­me­dik­le­ri, “Al­lah ka­tın­da­” bir söz­leş­me ha­zır­la­dık­la­rı da ifa­de edi­li­yor. Fez­le­ke­de­ki o ay­rın­tı ve id­di­a şöy­le: Bosp­ho­rus 360’ın res­mi ola­rak yüz­de 25’i Cen­giz Ak­türk, yüz­de 75’i Ra­bi­ya Ak­türk üze­rin­de gö­rü­nü­yor. Ak­türk, Ak­ba­ba­’dan, bir söz­leş­me ha­zır­la­ma­sı­nı is­ti­yor ve yüz­de 75’lik kı­sım­da, Usa­me Ku­tub, Mu­az Ka­dı­oğ­lu ile Ab­dul­ke­rim Ça­y’­ın eşit pa­ya sa­hip, Ra­bi­ya Ak­tür­k’­ün, his­se­si ka­dar şir­ke­tin tüm mal var­lı­ğı­nın bu or­tak­la­ra ait ol­du­ğu­nu yaz­ma­sı­nı is­ti­yor. Kayıtlara göre, an­laş­ma­nın im­za­ya açı­la­ca­ğı, ki­şi­ler ara­sı­na ge­re­kir­se Bi­lal Er­do­ğa­n’­ı da ya­za­cak­la­rı­nı söy­le­dik­le­ri tes­pit edi­li­yor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/45471/Beyefendi__evet__desin__arazi_bizde.html

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ TARİH, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment

AKP’NİN YOL(SUZLUK) HARİTASINDAN *‘ Bosphorus 360′ı ‘Allah için’ paylaşmışlar! * Gizli ortak Bilal!

Cumhuriyet.com.tr
21 Şubat 2014 Cuma

Bosphorus 360′ı ‘Allah için’ paylaşmışlar!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın gizli ortağı olduğu iddia edilen Bosphorus 360′ın başkanı, ortağına güvenmeyip ‘Allah katında’ sözleşme istemiş.

17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından, 25 Aralık’ta patlak veren ikinci dalga operasyonunda Başbakan’ın oğlu Bilal Erdoğan için hazırlandığı iddia edilen fezlekede yeni bir ayrıntı ortaya çıktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Yasin el Kadı’nın “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmekle” suçlandığı fezlekede, Bosphorus 360 şirketinin gerçek ortaklarının ‘boş senet’ formülüyle gizlendiği öne sürüldü. Şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu belirtilen Cengiz Aktürk ile Sezgin Akbaba arasında geçtiği öne sürülen telefon kayıtlarında, şirket yöneticilerinin birbirlerine güvenmedikleri ve ‘Allah katında’ bir sözleşme hazırladıkları da belirtiliyor.

SÜMEYYE ERDOĞAN’DAN TWITTER İTİRAFI: İŞTE O SÖZLER…

Fezlekede yer alan ayrıntı ve iddia şöyle aktarılıyor: Bosp­ho­rus 360’ın res­mi ola­rak yüz­de 25’i Cen­giz Ak­türk, yüz­de 75’i Ra­bi­ya Ak­türk üze­rin­de gö­rü­nü­yor. Ak­türk, Ak­ba­ba­’dan, bir söz­leş­me ha­zır­la­ma­sı­nı is­ti­yor ve yüz­de 75’lik kı­sım­da, Usa­me Ku­tub, Mu­az Ka­dı­oğ­lu ile Ab­dul­ke­rim Ça­y’­ın eşit pa­ya sa­hip, Ra­bi­ya Ak­tür­k’­ün, his­se­si ka­dar şir­ke­tin tüm mal var­lı­ğı­nın bu or­tak­la­ra ait ol­du­ğu­nu yaz­ma­sı­nı is­ti­yor. Kayıtlara göre, an­laş­ma­nın im­za­ya açı­la­ca­ğı, ki­şi­ler ara­sı­na ge­re­kir­se Bi­lal Er­do­ğa­n’­ı da ya­za­cak­la­rı­nı söy­le­dik­le­ri tes­pit edi­li­yor.

Ve bu söz­leş­me­nin hu­ku­ki ge­çer­li­li­ği ol­ma­dı­ğı da ko­nuş­ma­la­r­dan an­la­şı­lı­yor. Ak­türk, Ak­ba­ba­’ya, “Bunun bel­ge ola­rak hu­ku­k­ta ge­çer­li­li­ği yok ama Al­lah ka­tın­da­” di­yor. Ak­ba­ba da, “Buna rağ­men biz ver­mi­yo­ruz derlerse, o za­man biz Al­lah ka­tın­da he­sa­bı­mı­zı so­ra­rı­z” di­ye ko­nu­şu­yor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/43455/Bosphorus_360_i__Allah_icin__paylasmislar_.html

Cumhuriyet Haber Merkezi
13 Şubat 2014 Perşembe

Yeni ses kaydı çıktı: Gizli ortak Bilal!

Etiler Polis Okulu arazisi ve Bosphorus 360 şirketine ilişkin iddiaları içeren yeni ses kaydı yayımlandı.

Türkiye’yi sarsan 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun ardından ses kayıtları internete düşmeye devam ediyor. İnternete düşen yeni kayıtlarda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Etiler Polis Okulu arazisinin Bosphorus şirketine devri konusunda bizzat dönemin Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala’yı görevlendirdiği iddia ediliyor. Konuşmalarda Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da iş takibi yapılan şirketin ‘gizli ortağı’ olduğu öne sürülüyor.

Bosphorus 360 şirketi 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun ikinci dalgasında soruşturma dosyasına fiziki takipte fotoğraflarla girmiş; savcılık şirketin malvarlığına el konulmasını istemişti.

Sızdırılan ses kayıtlarında Etiler Polis Okulu arazisiyle ilgili Yasin el-Kadı ve Bilal Erdoğan’ın ortak olduğu yatırımı bizzat Başbakan Erdoğan’ın takip ettiği iddia ediliyor. Bilal Erdoğan’ın ‘gizli ortağı’ olduğu Bosphorus’tan yüzde 10 komisyon istediği, ortakların ise bu duruma isyan ettiği öne sürülüyor.

“ONU EFKAN’A HAVALE ETTİM…”

Başbakan Erdoğan’ın 12 Mart 2013 tarihinde önce Usame Kutub ile ardından Ş.K isimli şahısla 29 Kasım 2013 tarihinde Etiler Polis Okulu arazisi ile ilgili telefon görüşmelerine yer veriliyor. İddiaya göre 2013′ün kasım ayında Etiler Polis Okulu arazisiyini ihalesiz almak için önce Bilal Erdoğan sonra da Ş.K. ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 8. maddesinin ‘b’ bendinde yapılması planlanan yasal düzenleme hakkında görüştüğü, Ş.K.’nin konuyu Başbakan Erdoğan’a ilettiği, Erdoğan’ın da dönemin Başbakanlık Müsteşarı şimdiki İçişleri Bakanı Efkan Ala’yı görevlendirdiği iddia ediliyor.

Emniyet arazisinin önce Hazine’ye sonra KİPTAŞ’a devredilmesi ardından da söz konusu şirketlere verilmesinin planlandığı öne sürülüyor. Başbakan Erdoğan’a ait olduğu iddia edilen kayıtlarda Erdoğan’ın konuyla ilgili taleplere “Onu Efkan’a havale ettim” dediği öne sürülüyor. İşadamı Cengiz Aktürk’e ait olduğu öne sürülen kayıtlarda ise Aktürk’ün farklı kişilerle yaptığı telefon konuşmalarında Bilal Erdoğan’ın şirketlerine gizli ortak olduğu ancak bunun kimseyle paylaşılmaması gerektiği iddia ediliyor.

CHP’Lİ KOÇ: BAŞBAKAN YOLSUZLUĞUN ORTASINDA

Dün çıkan kayıtları değerlendiren CHP Sözcüsü Haluk Koç, “Konuşmalar ortada. Sonra Başbakan yolsuzluk, hırsızlık için tanım yapmaya çalışıyor. Oysa yolsuzluğun da hırsızlığın da tam ortasında oturuyor. Gün geçtikçe bu ilişkiler Başbakan’ı malesef bu sıfatlarla siyaseten karşı karşıya bırakıyor” dedi.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/40761/Yeni_ses_kaydi_cikti__Gizli_ortak_Bilal_.html

Posted in Gundem, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ TARİH, YOLSUZLUKLAR | Leave a comment