Yurdumdaki Tehlikeli Yabancı Trafiği..* Türkiye’ye yönlendirilen Suriye’li ve Afgan’lı düzensiz GÖÇMEN hareketleri, ülkenin demografik, sosyal yapısını değiştiren, ekonomi ve asayişi tehdit eden EMPERYALİZMİN planlı bir silahıdır

Yurdumdaki Tehlikeli Yabancı Trafiği..

CAN PULAK – 26 Temmuz 2021


Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, Müslüman Türk Milleti, dinini AKP’nin zorlamaları ve siyasi baskılarıyla öğrenmedi. Milletimiz AKP’den önce de bilinçli Müslümandı, AKP’den sonra da öyle kalacak. Ancak AKP’nin dinimizi siyasete iyice bulaştırması, tarikat ve cemaatleri başımıza bela etmekle kalmayıp, yönetime de bilinçli sokuşturması, hem devletimize hem de Müslümanlığa çok büyük zararlar verdi. 20 yıldır bunu yaşıyor, feci sonuçlarından hepimiz etkileniyoruz.

Alnı secdeye değen insanlara milletçe saygılı bir toplumduk. Ama 20 yılın sonunda geldiğimiz nokta, ateist ve deist üretimindeki çok hızlı artış oldu. Artık aklı başında insanlar, tanınmaz hale gelen dinlerini savunmakta ve gençlere anlatmakta zorluk çekiyorlar. Camilere siyaset sokulur mu, soktuk işte. İmamlar, müezzinler siyasete bulaşır mı, bulaştırdık işte. Hani biz Laik bir ülkeydik, laik Anayasa’ya sadık kalacağımıza dair şerefimiz üzerine and içmiştik? Ne oldu o yeminler, Anayasa ihlallerine nasıl göz yumduk?

Bunları artık açık açık konuşmanın ve hesap sormanın zamanı çoktan gelmiş ve geçmiştir bile. Bu hesaplar mutlaka sorulacak ve yasalar çerçevesinde görülecektir. Ben sadece iktidardan değil, muhalefetten de ümidini kesmiş bir yurttaş olarak, şahsi hesabımı sorarak işe koyulacağım. Cumhurbaşkanına sorma şansım yok. Çünkü o müthiş bir dokunulmazlık zırhına sahip olup, beni rahatça içeri attırabilir. Hoş korktuğum filan yok ama, salak da değilim işte. Onun için ben direk AKP Genel Başkanına soracağım. Vatandaş olarak siyasi parti genel başkanlarını eleştirme hakkına sahibim ve bu hak yasalara göre suç değil çünkü.


Bu topraklar benim vatanım, burası benim evim.

Ülkemin demografik yapısını bozdunuz. Kendi halinde yaşayan milletimizi huzursuz ettiniz. Onca danışmanınız, onca güvenlik sorumlularınız, onca istihbarat görevlileriniz size Kilis’te, Hatay’da, Antep’te, Adana’da, Mersin’de, hele hele Istanbul’da olup bitenleri anlatmıyorlar mı?

Artık birbirimize hikâye anlatmayı bırakalım. Ülkemize mülteci adı altında aldığınız milyonlarca Suriye’li savaş kaçkını, bayramda ülkelerine dönüp yakınlarıyla birkaç gün geçirdiler. Şimdi hepsi tekrar dönüyorlar. Elimde imkân olsa dönenleri kapıdan içeri sokmazdım.

Hoş bizim hala Suriye’de ne işimiz var? Afganistan’da, Libya’da, Katar’da ne işimiz var? Onca askeri orada niye tutuyoruz, kimin için gencecik fidanları şehit veriyoruz? Biz kendi sınırlarımızı güçlü bir şekilde korumalıyız. İslam aleminin askerliğine, tüm belalarına neden ve kimin adına sahip çıkıyoruz ki? Biz Arap dünyasının dertleriyle uğraşacağımıza, burnumuzun dibine muazzam bir üs kuran ve burayı çok ağır silahlarla donatan Amerika ile uğraşsak ya. Yunanistan’a ve Kürtlere korkunç destek veren güya müttefikimiz Amerika, altımızı oymak için ne mümkünse yapıyor.

Kabil Başkonsolosluğuna müracaat eden tüm genç Afgan’lı grupları, İran Sınırına kadar güya dostumuz Amerika’lılar taşıyorlar. Tüm organizasyonu ABD yapıyor. Buradan İran’lılar geçiriyor ülkemize Afgan’ları. İçlerinde kadın, çocuk, yaşlı kimse yok. Biz de bunların sınırdan girişine göz yumuyoruz. Kim bunlar, hangi amaçla sokuluyorlar ülkemize, kimlikleri nedir bunların? Hastalar mı, aşıları var mı? Brüksel’deki ABD Başkanı Biden’le yapılan görüşme sonucu mu gerçekleşiyor bu operasyon? Biz bunları bilmek, siz de AKP Genel Başkanı olarak millete anlatmak mecburiyetindesiniz. Bu operasyonları merhamet tüccarlığıyla, din kardeşliğiyle filan örtemez, gizleyemezsiniz. Amerika’nın terk ettiği, Rusya’nın başaramadığı işlerin taşeronluğuna Türkiye’yi 6 milyar dolar alacağız diye sokamazsınız. Bu millet size, aklınıza eseni yapın diye oy vermedi. Açın bakın seçim beyannamelerinize, yaptıklarınızın hiçbiri bu beyannamelerde yer almıyor. Öyleyse siz halka söz verdiklerinizi değil, vermediklerinizi yaparak suç işliyorsunuz.

Lütfen iktidarınızda ülkemize soktuğunuz tüm Arapları, geriye yollayınız. Bu konuda çok tepkili hale gelen milletimizi yatıştırınız. Merhametinizi ve dindaşlığınızı yabancılar için değil, sorumlusu olduğunuz Türk milleti için kulanınız. Hele hele şu 250 bin dolara ev alıp vatandaşlığımızı kazananların vatandaşlık haklarını hemen iptal ettiriniz. Bu yolla dünyanın tüm karanlık insanları, mafya liderleri Türkiye’de toplandı. Türklük bu kadar ucuzlatılamaz ve parayla satılamaz. Bu politika Türk milletine yapılan en büyük hakarettir.

80’ine merdiven dayamış bir Türkiye sevdalısı olarak, ülkemiz aleyhine iyice gelişen bu tehlikeleri süratle bertaraf etmenizi rica ediyor, bunu yapmadığınız takdirde size hakkımı helal etmiyorum.

Türkiye Türk’lerindir!.. Ne mutlu Türk’üm diyene!..


https://www.bursaarena.com.tr/yurdumdaki-tehlikeli-yabanci-trafigi-makale,6121.html

This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, BOP, DIŞ POLİTİKA, Politika ve Gundem. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *