ORGANİZE İŞLER * BİR ÜLKE NASIL SOYULUR? “BEŞLİ ÇETE” VE YÖNETİCİ * HALKTAN ALIP BU ŞİRKETLERE VERİYORLAR

HALKTAN ALIP BU ŞİRKETLERE VERİYORLAR


Siyaset ve ekonomi çevrelerinde ‘Beşli Çete’ olarak nitelenen Cengiz, Limak, Kalyon, Kolin ve Makyol Holding Türkiye’de en çok kamu ihalesi alan 5 büyük şirket olduğu gibi, dünya çapında en çok kamu ihalesi alan 10 şirket arasında da bulunuyor.
AKP iktidarında önce adı sanı duyulmayan bu şirketlerin kısa süre içinde dünya çapında şirketler haline gelmeleri Kamu İhaleler Yasası’nda çeşitli şekilde yapılan 100 yakın değişikliğe bağlanıyor. Bu şirketler aldıkları kamu ihalelerini yine kamu bankalarında aldıkları kredileri ile karşılıyorlar. Ayrıca bu şirketler Dünya Bankası’ndan büyük miktarlarda kredi almaktadırlar ve bu kredilere de devlet kefil olmaktadır. Yani yarın bu holdingler kredileri ödeyemez duruma düştüklerinde veya öyle gösterdiklerinde sağlık ve eğitime ayrılması gereken vergiler bu holdinglerin batık kredilerini ödemek için kullanılacaktır. Gazeteduvar’ın yazarı Bahadır Özgür bunun “Yoksulluğu gelecek kuşaklara yayan bir uygulama” olduğunu söylüyor.
Borçları kim ödeyecek?
Bu holdinglerle ilgili diğer önemli bir nokta ise yap-işlet-devret modeli ile yapılan projeler için garanti verilmesidir. Mesela Osmangazi Köprüsü’nü yapan Nurol, Makyol, Astaldi, Yüksel ve Özaltın firmalarının ortaklığı ile kurulan Otoyol Yatırım A.Ş. ile yapılan sözleşme gereği günlük 40 bin araç geçiş garantisi tanındı. Köprüden geçemeyen araçların parası ise Hazine’den çıkıyor. Devlet tarafından bu holdinge ödenmektedir. Bu model bu holdinglerin yaptığı bütün projeler için uygulanmaktadır. Sözcü gazetesinin haberine göre Osmangazi Köprüsü’nün açıldığı günden 2019 yılı sonuna kadar 4.5 yılda garantili araç geçişleri için toplam 5 milyar 834 milyon TL ödeme yapıldı. (Sözcü 08 Eylül 2020)
110 milyar dolar
Bu şirketlerle ilgili sorularımızı yanıtlayan Gazeteduvar yazarı, ekonomist Bahadır Özgür, 10 şirketin AKP döneminde enerji de dahil Kamu Özel İşbirliği modeli çerçevesinde dağıtılan ihalelerin neredeyse üçte ikisine yakınını aldığını, 110 milyar dolara yakın bir sözleşme tutarına imza atıldığını belirtiyor. Bahadır Özgür, bu şirketlerle şu bilgileri veriyor: “Diğer yandan kamuoyunda ‘5’li çete’ olarak anılan, AKP döneminde en fazla inşaat ihalesi alan Cengiz, Limak, Kolin, Kalyon, Makyol üzerinden baktığımızda da inşaat ihalelerinin de yüzde 30’u bu 5 şirkete gidiyor. Örneğin 2016-2020 arası değeri 100 milyon TL üzeri olan inşaat ihalelerinin toplam tutarı 360 milyar lira. Beş şirketin buradan aldığı pay ise aynı dönemde 96 milyar lira. İlk 10 şirket olarak baktığımızda alınan pay yüzde 50’yi buluyor. Dolayısıyla devlet eliyle dağıtılan kamu kaynağının çok büyük kısmı hep aynı şirketlerde toplanıyor.”
Uzatılan yoksulluk
Bunun kamu kaynaklarının bu şirketlere aktarılması demek olduğunu belirten Özgür, şunları ekliyor: “Kamu kaynağının temeli vergilerdir. Türkiye’de verginin ana kalemi de ücretlilerden alınan gelir vergisi ve esas itibariyle de dolaylı yani zamlar. Siz bu denli büyük kaynağı şirketlere transfer ettikçe, yükünü toplumun emekçi kesimlerine yıkmış oluyorsunuz. Bunun en doğrudan sonucu yoksullaşmadır. Tabi bir de alım ve gelir garantili projeleri düşünürsek, maliyet sadece bugünü değil, gelecek yıllara da yayılmış oluyor. Yoksullaşma böylece gelecek kuşaklara da rücu ediyor.”
‘Halk finans ediyor’
Bu şirketlerin aldığı kredilere devletin kefil olmasının anlamının şirketlerin halk tarafından finanse edilmesi anlamına geldiğini belirterek, bu süreci şöyle özetliyor: “İşin diğer tarafında ise şirketlerin bankalardan aldıkları kredilere Hazine’nin kefil olması duruyor. Şu anda bu miktar da 17.2 milyar dolar. Krediler ödenmezse, o da devlet aracılığıyla topluma maledilecek. Bir de özel bankaların dışında kamu bankalarından alınan krediler bulunuyor. Onun görebildiğimiz tutarı 10 milyar dolar civarında. Kamu bankalarının kaynağı da doğal olarak vergiler. Kısaca her şekilde inşaat şirketlerini biz finanse ediyoruz.”
Kartelci bir işleyiş
“Cumhuriyet tarihi boyunca toplumsal birikimin devlet vasıtasıyla özel sermayeye çevrildiğini biliyoruz” diyen Özgür, AKP döneminin farkını şöyle özetliyor: “Ama bugün aktarılan kaynağın boyutları ve aktarıldığı sektörler açısından ciddi farklılık da var. Üstelik sadece inşaatta değil, enerji, savaş sanayii gibi alanlarda da aynı model hakim kılındı. İktidarla iç içe sermaye grupları yaratıldı ve bu sermaye gruplarının yegane birikim kaynağı kamu ihaleleri oldu. Rejimle iç içe, etle-tırnak gibi bir yapı oluştu böylece. Dolayısıyla mevcut siyasi mimari sürdüğü müddetçe kazanmaya da devam edecekler. Rekabete girmeden, zahmetsizce, ciddi yatırım yapmadan yüksek karlar elde ediyorlar. Kartelci bir işleyiş söz konusu.”
AKP’nin dayanağı
Kamu ihalelerinin tabana doğru yayılan yönüne dikkat çeken Bahadır Özgür, bu durumun AKP’nin dayağı olduğunu vurguluyor. Özgür, sözlerini şöyle bitiriyor: “Mesela 2019’da 69 bin 528 ihale yapılmış; 9524 farklı kurum gerçekleştirmiş bu ihaleleri. Sözleşme sayısı 114 bin 366. Tam 37 bin 382 kişi ve şirket almış. Tabana doğru binlerce şirkete yayılan bir kamu dağıtım mekanizmasından bahsediyoruz. Özetle kamu ihaleleri sistematik, kurumsal bir şekilde sermaye gruplarını, şirketleri besleme aracıdır. Erdoğan rejiminin de en temel dayanaklarındandır.”
İhaleler ne söylüyor?
Bu şirketlerin ekonomideki ağırlığı ve AKP iktidarı ile ilişkilerine dair birçok araştırma yapıldı, basında birçok haber yer aldı. CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ise bu şirketlerle ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Başarır’ın 1 Ekim 2020 tarihinde açıkladığı “Devletten En Çok İhale Alan Firmalar ve Usulsüzlükler” başlıklı raporunda bu beş holdingin aldığı kamu ihalelerini tutarını ortaya koydu. Bu rapora göre, 2013’ten 2019 yılına kadar bu beş şirketin aldığı kamu ihalelerin tutarı şöyle:
Cengiz Holding
Başarır’ın açıkladığı rapora göre, Cengiz Holding’in aldığı kamu ihaleleri arasında 2004 yılında ETİ Bakır A.Ş., 2005’te ETİ Alüminyum ve sonrasında Boğaziçi Elektrik, Akdeniz Elektrik, Uludağ Elektrik ve Çamlıbel Elektrik dağıtım ortaklıkları bulunuyor.
İstanbul’un üçüncü havalimanı olan İstanbul Havalimanı, Cengiz Holding, Kalyon Holding, Kolin Holding ve Limak Holding ortaklığında yapıldı. 2010-2017 yılları arasında 26 kamu ihalesi alan Cengiz Holding’in aldığı bu ihalelerin toplam bedeli 12 milyar 597 bin TL. Cengiz Holding 2014-2020 Eylül tarihleri arasında ise toplam 22 milyar 138 milyon TL’lik kamu ihalesi aldı. Bu süre içerisinde kamudan aldıkları 18 ihalenin 12’sini 21/b pazarlık usulü ile alan Cengiz Holding’in sadece 21/b usulü ile son iki yılda aldığı dört ihalenin toplam sözleşme bedeli 3 milyar 552 milyon TL.
Cengiz Holding’in aldığı kamu ihaleleri arasında havalimanları, elektrik dağıtım, metro, hızlı tren, baraj, otoyol yapımları, demiryolu hattı, hidroelektrik santral (HES), tünel, liman yapımı bulunuyor. Öne çıkan projeler ve toplam ihale bedelleri şu şekilde:
-İstanbul Havalimanı: 58 milyar 890 milyon TL, İstanbul Avrupa Yakası Boğaziçi Elektrik Dağıtım: 3 milyar 626 milyon TL, İstanbul Taksim – 4. Levent metrosu: 2 milyar TL, Ankara – İstanbul Hızlı Tren 2. Etap: 1 milyar TL, Kuzey Marmara Otoyolu: 13 milyar 600 milyon TL, Ankara – İstanbul hızlı tren t26 tüneli: 456 milyon 506 bin TL, Gayrettepe – İstanbul metrosu: 4 milyar 845 milyon TL, Gebze – Halkalı banliyo hattı: 8,3 milyon TL
Limak Holding
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir’in sahibi olduğu Limak Holding, büyük oranda altyapı inşaatları alanında faaliyet gösteriyor. Şirket, AKP iktidarında yapılan özelleştirmelerden büyük gelir elde etti. Limak Holding, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesindeki çimento fabrikaları, enerji üretim santralleri, elektrik dağıtım bölgeleri projelerinde yer aldı. Holding ayrıca Sabiha Gökçen Havalimanı’nın işletim hakkına da sahip. Limak Holding, Tekel’in özelleştirilmesi sürecinde, Tekel alkollü içkiler bölümünü satın alan Mey İçki’nin de ortakları arasında.
Limak Holding’in Kamu İhale Kanunu madde 21/b (pazarlık usulü ihale yöntemi) ile aldığı son üç kamu ihalesinin toplam bedeli 2 milyar 108 milyon 356 bin TL. Limak’ın öne çıkan projeleri ve toplam ihale bedelleri şöyle: Çanakkale Köprüsü ve Çanakkale otoyolu: 10 milyar 354 milyon 576 bin 202 TL, İstanbul Havalimanı: 58 milyar 890 milyon TL, Çetin Barajı ve Hidroelektrik Santrali: 2 milyar 100 milyon TL, Sabiha Gökçen Havalimanı: 2 milyar 962 milyon TL, Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı: 37.5 milyon dolar
Kalyon Holding
Antep merkezli Kalyon Holding, Taksim Meydanı’nın düzenlenmesi, Marmaray, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi gibi projelerle tanınıyor. Kalyon İnşaat’ın toplu konut, yol, köprü, altyapı, kamu binaları, arıtma tesisleri, alışveriş merkezleri ve ticaret merkezi alanlarında yatırımları bulunuyor. Bunun yanı sıra holding, elektrik üretimi, elektrik ve doğalgaz dağıtımı alanlarında da çeşitli ortaklıklarla faaliyet yürütüyor. Kalyon Holding, Devlet Su İşleri (DSİ), İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ve belediyelerden de çeşitli altyapı projeleri aldı.
Kalyon Holding’in 2015-2020 yılları arasında aldığı kamu ihalelerinin toplam bedeli 23 milyar 509 milyon TL. Kalyon Holding 2013-2020 döneminde Kamu İhale Kanunu 21/b kapsamında toplam bedeli 448 milyon 292 bin TL karşılığında olan sekiz kamu ihalesi aldı.
Kalyon Holding’in aldığı ihaleler arasında havalimanı yapımı, yüksek standartlı demiryolu inşaatı, deniz geçişi isale hattı, otoyollar, doğalgaz depolama projesi, tünel, içme suyu isale, metro hattı, raylı sistem, hastane, stadyum, HES projeleri bulunuyor.
Kalyon Holding’in aldığı belli başlı ihaleler ve toplam ihale bedelleri şu şekilde: İstanbul Havalimanı: 58 milyar 890 milyon TL, KKTC Deniz Geçişi İsale Hattı: 483 milyon TL, Kuzey Marmara Otoyolu: 13 milyar 600 milyon TL, Dudullu-Bostancı metrosu: 1 milyar 687 bin TL, Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattı: 849 milyon 440 bin TL, Gayrettepe 3. Havalimanı metro: 4 milyar 845 milyon TL, Kirazlı-Halkalı metrosu: 2 milyar 414 milyon TL, Başakşehir Stadyumu: 134 milyon 949 bin TL, Taksim Meydanı düzenleme inşaatı: 51 milyon 555 bin TL
Kolin Holding
Koloğlu kardeşlerin sahip olduğu Kolin Holding de altyapı inşaatları, elektrik santralleri, elektrik dağıtımı alanlarında faaliyet gösteriyor. Kolin Holding’in son beş yılda aldığı kamu ihale bedellerinin toplamı 20 milyar 632 milyon TL.
Kolin Holding’in aldığı kamu ihaleleri arasında baraj yapımı, metro, otoyol, termik santral, yat limanı, demiryolu, tren garı, HES ve liman inşaatları bulunuyor. Kolin Holding’in aldığı ve öne çıkan kamu ihaleleri ile toplam ihale bedelleri şu şekilde: Yeni Havalimanı – Halkalı metro hattı: 4.3 milyar TL, Soma Kolin Termik Santrali: 1 milyar 780 milyon TL, Kuzey Marmara Otoyolu: 13 milyar 600 milyon TL, Ankara Hızlı Tren Garı: 280 milyon 875 bin TL
Makyol Holding
Adnan Çebi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu Makyol Holding’in yalnızca 2017 yılında 10 milyar 665 milyon TL değerinde kamu ihalesi aldığı iddia ediliyor. Bunların içinde Kara Yolları Genel Müdürlüğü’nden alınan ihaleler ve Sabiha Gökçen Havalimanı Gelişim Projesi ihalesi bulunuyor.
Makyol Holding’in yürüttüğü bazı projeler ve ihale bedelleri şöyle: Sabiha Gökçen Havaalanı İkinci Pist: 1 milyar 397 milyon TL, Osmangazi Köprüsü: 1,2 milyar dolar (Nurol, Özaltın, Makyol, Astaldi, Yüksel ve Göçay konsorsiyumu), Gebze – Orhangazi – İzmir Otoyolu: 10 milyar 51 milyon TL, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin büyük onarımı ve yapısal takviyesi yapım işi: 246 milyon 520 bin TL, Ovit Tüneli: 1,5 milyar TL, Çorlu – (Kınalı – Tekirdağ) Ayr. Yolu: 9 milyar 843 milyon TL

Halktan alıp bu şirketlere veriyorlar

This entry was posted in ORGANİZE İŞLER, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *