FETÖ MESELESİ * BYLOCK’TA FETÖ’NÜN ‘KARŞI CEPHEYİ NASIL KARIŞTIRIRIZ’ MESAJI

Hürriyet Gazetesi yazarı Nedim Şener, FETÖ’nün Türkiye’de milli cepheyi dağıtmak için hangi yalanlara başvurabileceğini konuştuğu ByLock yazışmalarını köşesine taşıdı. Nedim Şener’in yazısı şöyle:


Fetullahçı Terör Örgütü’nün birçok özelliğini biliyoruz: Yalan söyleme, soru çalma, kamu malına çökme, kumpas kurma, tehdit, cinayet, darbe, ihanet… Her bir üyesi bunlardan birini veya birkaçını örgütün çıkarları için gözünü kırpmadan yapar. Meziyetli olduğu diğer bir konu ikilik yaratma, yani fitne. Amacına ulaşmada en çok kullandığı yol budur.
Bunun için rahatlıkla herkes hakkında yalan söyler, iftira atarlar. Tüm bunları yaparken daha önce söylediklerinin yalan çıkmış olmasından gocunmazlar.
FETÖ’cülerin insanla tek benzerliği biyolojiktir, manevi hiçbir değeri içlerinde barındırmazlar; yalan söylediklerini, hata yaptıklarını asla kabul etmez, yalan ortaya çıksa dahi mahcup olmazlar. Utanma duygusundan eser yoktur. Her kötülüğü yapıp yine de kendilerini mağdur ilan edecek kadar da yüzsüzdürler.
Ancak bir özellikleri var: Gündemi hiç bırakmazlar. Kendilerine karşı olanları ve güncel tartışmaları yakından takip ederler. Tartışan grupları iyi analiz eder, kimlik değiştirip oralara sızmayı iyi bilirler. Çatışan grupların yeni argümana ihtiyacı olduğunu, ama bu konuda malzemesi olmadığını bilirler. Son günlerde olduğu gibi “Denize düşen yılana sarılır” misali “Kavgaya giren yalana sarılır” mantığıyla hemen, “kullanışlı yalan” üretip ortalığa saçarlar. Nasıl olsa bedava yalanın “müşterisi” vardır. Yarattıkları fitneyi körükleyecek her şeyi yaparlar. Yeni yalanlar üretirler, sonra kenara geçip büyüyen kavgayı seyrederler. Siz kavga ederken o iktidar hesabını yapmıştır çoktan.
‘GAZETECİ’ SIFATLI FETÖ ÜYELERİ
Tüm bunlar hep plan ve program çerçevesinde olur. Örgütün bu konuda eğittiği “gazeteci” sıfatını kullanan üyeleri vardır. Diğer örgüt üyeleri de onların yalanlarını gerçekmiş gibi yayarlar. Sosyal medya kullanmanın incelikleri konusunda eğitilirler. Empoze etmek, dikte etmek yerine, yalanı sıradan meraklı bir sosyal medya kullanıcısı sorusu haline getirip, hafifçe kulağınıza üflerler. Hiçbir bilginiz olmayan konuda ortaya atılan soru artık sizindir. Soru sorma teknikleri de özeldir. Cevap ne olursa olsun, sizin önyargınızı beslemesine özen gösterirler. O yüzden onların sorusunu defalarca tekrarlayabilirsiniz. Sonunda siz yalanın esiri, FETÖ’nün kullandığı bir oyuncak haline gelirsiniz. İşte buna “FETÖ tipi algı yönetimi” denir.
Şimdi size, 2016 yılında yargı konusunda köşeye sıkışınca nasıl bir algı yönetimi taktiği güttüğüne dair ByLock yazışmalarından örnek vereceğim. ByLock yazışmasının başlığı:
“‘Karşı cepheyi nasıl karıştırırız’a bir abimizden cevap”.
410751 numaralı (USERID) ByLock hesabından Mustafa Yiğit adlı örgüt üyesi 3 Ocak 2016 günü kendi grubuna bağlı FETÖ üyesi hâkim ve savcılara yargı konusunda nasıl fitne çıkarılacağını anlatıyor.
FETÖ’cü Mustafa Yiğit’in mesajı paylaştığı, hepsi 15 Temmuz sonrası KHK ile ihraç edilen ve haklarında soruşturma açılan hâkim ve savcılar şunlar: Savcı Hasan D., savcı Yusuf B., hâkim Hüseyin Ş., savcı Vahdettin T., savcı Hasan Ş., savcı Muhammet T.B., Danıştay tetkik hâkimi Remzi Ş. ve Burhan Sarı isimli bir örgüt üyesi.
ŞAHISLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEK İÇİN

Mesaj ilginç bir cümle ile başlıyor: “Şahısları birbirine düşürecek fikir olarak yargı bürokrasisi için…” Mesajın içeriği de şöyle:

“Şahısları birbirine düşürecek fikir olarak yargı bürokrasisi için söylüyorum:
Yargıda birlikteki muhafazakâr ve milliyetçi kanada, Doğu Perinçek gibi din düşmanı adamlara PKK lehine işbirliği yaptıkları yönünde karşılıklı birbirlerini suçlar ithamlar alevlendirilebilir. Bu hususta sosyal medyadan isimsiz paylaşımlar yapılabilir. Örnek: Doğu Perinçek’in APO ile resimleri, altında ‘AKP’nin ve cemaatlerin kökünü kazıyacağız’ dediği video, altında YBP kurucularından hâkim Abbas Özden’in Aydınlık dergisine verdiği seçim zaferi demeci, ‘AKP’yi kapatacağız’ şeklinde. Bu argümanlar kullanılarak bir devlet projesi diye muhafazakâr milliyetçi kesimlerin oy topladıkları tabana sosyal medya üzerinden etkileyici videolar gönderilebilir, kanatların ileri gelenlerinin birbirleri hakkında söyledikleri menfi sözler, tavırlar ideolojik temellerle irtibatlandırılarak var olan ayrışma, münakaşa ve atışmalara tahvil edilmeye çalışılabilir.
SEÇİM GEZİLERİNDEN FOTOĞRAFLAR
Erdoğan ve çevresinin medyaya yansıyan bu hususları itiraf mahiyetindeki açık ikrarları, hâkimlerin tutuklu olması, HSYK genel sekreter yardımcısının bu hâkimler gibi başka tahliye kararı verecekler hakkındaki açık medyadaki tehditleri, yine HSYK üyesi hâkimlerin tutuklanmasında geç kaldıkları yönünde medyaya yansıyan Erdoğan’dan açıkça özür dilemesi, Adalet Bakanlığı’nın seçimde taşraya seferber olduğuna dair resmi yazışmalar, Adalet Bakanı’nın başsavcıları el pençe divan diktiği fotoğraflar, sabit seçim gezileri, Erdoğan’ın baro başkanını fırçalaması, arkasından Danıştay Başkanı’nın cübbesiyle Erdoğan’ın peşinden koşması, Erdoğan’ın hâkim ve savcı adayları ile diz çöktürerek çektirdiği ironik fotoğraf gibi pek çok argüman uzman hukukçular ve iletişim uzmanları tarafından hazırlanarak etkili bir sunumla hem AİHM hem de Avrupa Parlamentosu’nda gündem oluşturarak, Türkiye’de etkili bir iç hukuk yolunun kalmadığı işlenmeli.
IŞİD VE SURİYE ÜZERİNDEN ALGI
Bu hususta ayrıca Avrupa’nın hassasiyetini artırmak için AKP’nin IŞİD ile bağı nazara da verilmeli, Avrupa’ya şu mesaj hem hukuk hem de siyaset düzeyinde net verilmeli: Erdoğan başta olduğu sürece Türkiye IŞİD’e yardım etmeye devam edecek, Yunanistan Edirne’yle değil Suriye ile sınır olacak ve nihayetinde Fransa’daki gibi terör saldırıları çoğalabilecek, göçmen akını önlenemez bir biçimde artmaya devam edecek, hukukun işlemediği bir Türkiye, Avrupa’ya Suriye’yi komşu edecek.”
Bu örneği özellikle güncel konularda benzer taktikleri uyguladıklarını, kendi yazdıkları gibi, “şahısları birbirine düşürmek için”, “karşı cephe” dediği Türkiye’yi karıştırmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını göstermek için aktardım. Unutmayın, siz birbirinizi yerken, FETÖ hepinizi yer. Bu örgüte karşı bir olmazsanız yok olursunuz

Sayın İlhan Azkan’a teşekkür ederim.
This entry was posted in Fetullah Gülen. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *