AKIL FİKİR YAZILARI * S 400 TAHRİBATI ve F-35 UÇAKLARI

Değerli okur,

Sayın Aytar’ın S 400 ve F-35 uçakları hakkındaki bilgilendirici yazısını ve yazıya katkı sunan bir yorumu aşağıda sunuyorum .  Asıl üzerinde durulması gereken ana konu ABD’nin artık Türkiye’nin müttefiki olmadığının kabulü konusudur . Bunu ABD’nin PYD/YPG/PKK oluşumlarını sınırsızca destekleyerek silahlandırması ve bu oluşumları düzenli güç haline getirme çalışmalarından kolayca görmek mümkündür. BOP kurgusu güçlendirilerek uygulanmaktadır. zaman zaman dışişleri bakanının hangi argümanla söylediğini bilemediğim STRATEJİK MÜTTEFİKLİK sözü sadece bir hayal ve öngörüsüzlüktür. ABD AÇIKÇA BİZİM DÜŞMANIMIZDIR .

Trump’ın deyişiyle ; Güneydoğumuzda yapılandırılmış olan bölücü – terörist kürt oluşumlara dokunursak ABD BİZİ MAHVEDECEKTİR !!!

2002’de tezkerenin reddi ile TSK’ya karşı başlatılan güç kırma , zayıflatma , siyasallaştırma operasyonları ABD / AKP / FETÖ üçgeniyle gerçekleştirilmiş ve Türkiye askeri alanlarda zayıflatılmıştır . Henri barkey’in bir konferansta söylemiş olduğu ; “AKP ile anlaşarak Türk Ordusunu kafesledik” deyişini hatırlatmak isterim. 

ABD’nin 2000’den buyana planladığı büyük tatbikatlarda DÜŞMAN olarak neden Türkiye’yi hedef aldığı konusu kesinlikle gözden kaçırılmamalıdır.Bir de bunlara Muavenet muhribinin vurulmasını ve Süleymaniye ÇUVAL olayını ekleyiniz.

* Millenium Challenge 2000 tatbikatında senaryosunda düşman ülke Türkiye idi.

* Şimdilerde ise ; EGE DENİZİNDE Yunanistan ile Türkiye’nin savaştırıldığı ve ABD’nin Yunanistan lehine bize karşı savaştığı Ege Muharebesi (The Battle of Aegean) isimli yeni bir tatbikat planında ABD, Türkiye ile deniz savaşı yapıyor. Tatbikat planlarındaa şimdiye kadar düşman ülkelerin adı verilmez iken bu safer Türkiye açıkça ve “DOST GÖRÜNÜMLÜ DÜŞMAN” nitelemesiyle saldırıya uğruyor.

(Aydınlık gazetesinde Cem Gürdeniz 7.4.2019) şöyle yazıyor ;

“Bu tatbikatı planlayan USNI-United States Naval Institute (ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü) isimli bağımsız, kâr amacı gütmeyen bir düşünce kuruluşu. Temel amacı, Amerikan deniz gücünün geliştirilmesine strateji, taktik ve fikirler üreterek katkı sağlamaktır. Aktif ve emekli, yerli ve yabancı binlerce üyesi vardır. Her sene onlarca yeni kitap USNI markasıyla çıkarılır. 1986 yılından bu yana çıkarılan “Naval Operations and Fleet Tactics (Deniz Harekatı ve Donanma Taktikleri)’’ isimli referans kitabın Temmuz 2018’de tamamlanan üçüncü baskısının 15. Bölümü, Ege Muharebesi (The Battle of Aegean) adıyla yayınlandı.”

***

Şimdilerde ise askerlik kanunda yapılan değişikliklerle zorunlu askerlik süresi farklı uygulamalara yöneltilmiş , Milli birlik , beraberlik , kader birliği , askeri disiplin yok edilmiştir. Şimdilerde ise askerlik süresi bütünüyle 6 aya  indirilmiştir. ordumuz peygamber ocağı olmak vasfını kaybetmiştir. Bu kadar zorlu ve her zaman TEHDİT – TEHLİKE – SAVAŞLARIN olduğu bir bölgede çok güçlü bir orduya sahip olmamız gerekirken Hem siyaseten hem de askeri olarak köşeye sıkıştırıldık.

ABD Türkiye üzerinde SİYASAL – EKONOMİK – ASKERİ – DEMOGRAFİK DEĞİŞİM alanlarında derin İSTİKRARSIZLAŞTIRMA operasyonları sürdürmektedir. BOP rüzgarları İran’dan sonra Türkiye’ye yönelme eğilimindedir. Geçtiğimiz Nisan ayı sonunda çıkan habere göre ;

” ABD, PKK’ya bu kez Stinger uçak savar füzesi verecek. Terör örgütüne Rimeylan, Şeddadi, Çelebiye ve El Omar’da rampa noktaları belirleme talimatı verildi. 30 terörist de füze eğitiminden geçirildi. Füzelerin Türkiye, İran ve Suriye hava gücü için tehdit olduğu belirtiliyor. (30 Nisan 2019, 04:00 Yeni Şafak)”

Bundan böyle artık Türkiye ABD’nin hasmıdır , düşmanıdır . Bu gerçeği ülkeyi yönetenlerin görerek dış politikamızı buna göre belirlemeleri ve özellikle HAVA SAVUNMA SİSTEMİNİ gecikmeden alarak ülkemizi yaklaşmakta olan ABD tehditinden bağışık kılmaları gereklidir. 

Türkiye 1956 yılında oltaya takılmıştı ;

Rockefeller Başkan Eisenhowera 1956da yazdığı mektubunda Türkiye için Oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur diye yazıyor ve ABD’nin Marshall yardımını arttırarak Türkiye’ye daha kolay gireceğini ve siyasetini kontrol edebileceğini belirtiyordu . 

S 400 ve F-35 uçakları konusunu yukarıdaki konularla bir bütün olarak ele almak yararlı olacaktır .

Değerli okur , ülkemiz Marshall yardımı ile takılmış olduğu oltadan bir türlü kurtulamadı ve oltanın ucunda çırpınıyor . F-35 ‘leri ve benzerlerini üretmek yerine  ,  dışa bağımlılığımız devam ettikçe güçlenemeyiz , özgürleşemeyiz. 

Naci kaptan / 25.05.2019


Ahmet Kılıçaslan Aytar / 23 May 2019

S 400 TAHRİBATI


ABD Türkiye’yi, Rusya ile S-400 kısa-orta-uzun menzilli hava savunma füze sisteminin devralınması ve konuşlandırılması için yaptığı anlaşmadan geri çekmeye çalışıyor.Bu sırada Türkiye’nin Amerikan yapımı F-35 savaş uçaklarını Kasım ayında alması planlanıyor.

Ancak Ankara-Washington hattında en üst düzeyde yapılan görüşmelerde,ABD’nin S-400’ün F-35 savaş uçağından elektronik istihbarat toplayacak olmasından duyduğu endişe dinmiyor.

Bu yüzden ABD, S-400′ ün Türkiye’ye teslim edilmesiyle birlikte bir sonraki günün planlamasını yapıyor. ABD’nin giderek daha karşıt bir Türkiye ile ilgili planlaması;

Rusya’nın NATO ittifakının hava operasyonları hakkında yararlı veriler toplamasına yardımcı olabilecek, İleri bir Rus sistemi işleten, NATO ülkesi Türkiye’nin geleceğini hazırlamak esasına dayanıyor.

Bu esasa göre Türkiye, Rusya ile savunma işbirliğini derinleştirmeye devam ederse,Mevcut ABD-Türk savunma ortak yapım ve geliştirme programları tehlikeye girecek,Türk Savunma Sanayii ve silahlı kuvvetler herşeye sıfırdan başlayacaktır. ABD ise Türk askeri varlıklarına karşı NATO’ ya ekonomik ve siyasi olarak daha yüksek bir maliyetle,Doğu Avrupa ve Orta Doğu’da alternatif arayacaktır.

Nitekim ABD Kongresi’nde, S-400’den kaygılar dile getirilmiş,Savunma Bakanlığı’ndan 2019 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası çerçevesinde, F-35 programına Türkiye’nin katılımını açıklayan bir rapor sunana ve F-35 tedarik zincirindeki Türk firmalarının yerini alacak firmaların belirlenmesine kadar,Transfer fonu bloke edilmiş, uçakların transferi engellenmiştir.

Dün, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu, 10 Mayıs’ta sunulan ve Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi alması halinde,F-35 programından çıkarılması çağrısı yapan karar tasarısını kabul etmiş,Türkiye’ye S-400 alımını iptal etmesi çağrısı yapılmıştır.

Türkiye’nin Kongre’den gelen bu baskılara karşı teknik bir çalışma grubunun oluşturulması,NATO müttefiklerinin, S-400 sisteminin F-35′ e vereceği tehdidin nasıl azaltılabileceği konusundaki teknik tartışmalara dahil edilmesi,Böylece iki sistemin Türkiye’de güvenli bir şekilde yer alması talebi hâlâ aktiftir.

Ancak ABD, Türkiye’nin bu talebinin işe yaraması için,F-35’e yönelik tehditler ele alınıncaya kadar Türkiye’nin S-400 alımını geciktirmesini istiyor.Türkiye ise Rusya’da eğitiminin başladığını ve S-400 alımının ” bitmiş bir anlaşma” olduğunu ve sistemin Ekim’de devreye alınacağını ilan etmiş bulunuyor.

Bu durumda ABD’nin iki seçeneği bulunuyor.Birincisi, F-35’lerin Türkiye’de uçmasına izin vermemesi,İkincisi, S-400′ ün durumu netleştiğinde, Türkiye’nin zayıf ekonomisini yaptırımlarla vurmak! Üstelik Türkiye, Moskova ile savunma işbirliğini daha da derinleştirirse yaptırımlar dahada genişletilecektir…

Türk hükümetleri 1970’lerin sonlarından bu yana, Batı havacılık şirketleri ile yapılan satın alma müzakerelerinde,Türkiye’de savunma ekipmanı üretme ve geliştirmeye öncelik veriyor.Şimdi Ankara S-400 durumunda bu tarihsel normdan ayrılıyor.Rusya ile ortak yapım şartlarını ABD ve Avrupa’daki firmalardan talep ettiğinden daha fazla zayıflatmıştır. Bu yetmiyor ve Ankara’nın ima ettiği gibi Rus Su-57 gibi savaş uçaklarının ortak yapımı için anlaşmaya varılması,Endişe yaratıyor, çünkü bu tarz ABD-Türkiye savunma işbirliğinin Rusya ile yapılan anlaşmadan olumsuz etkilenmesine neden oluyor.İşlerin daha da kötüye gidebileceği anlaşılıyor…

Rus Rostec Corporation firması, Türkiye’den Su-57 savaş uçağı için üretim lokalizasyonu ya da teknoloji transferi hakkında bir talep düşünmesini öneriyor. Moskova S-500’ün henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve bu projede Türkiye ile çalışmaya hazır olduklarını söylüyor. Ancak Ankara, bu sistemlerden herhangi birinin bileşenlerini birlikte üretmek için Rusya ile anlaşmaya varacaksa, Washington Rusya’nın ABD menşeli savunma teçhizatına erişebileceğini düşünecek ve kontrol ettiği teknolojilerin lisanslarını iptal edebilecektir.

Bu ABD patentli Türk F-16 avcı filosunun ve helikopter ortak yapım programlarının tamamını olumsuz etkileyecek,Türk savunma sanayii ve silahlı kuvvetleri ağır şekilde sarsılacaktır. Ayrıca Ankara, F-35’in kaybına da alternatifler bulmak zorunda kalacaktır.

Sonuçta ABD’ye rağmen Rusya lehinde şöyle bir silahlanma görüntüsü oluşuyor.S-400 sistemi ilk olarak 2007’de başkent Moskova’nın savunulmasında kullanılmak üzere devreye alındı.Daha sonra, özellikle Rusya’nın uyguladığı dış politikaya paralel olarak bazı kritik noktalarda da konuşlandırıldı.

2015’te hem kendi hem de Suriye hükümetine ait donanma ve hava unsurlarını korumak amacıyla Tartus kentine S-400 füze savunma sistemi yerleştirildi.

2016’da Baltık Denizi kıyısında Kaliningrad’a füze savunma sistemi ve İskander füzeleri konuşlandırıldı.Ukrayna’dan ilhak edilen Kırım’da da S-400 füze savunma sistemi bulunuyor.  ABD bu sistemlerin çevrelediği alanları “Avrupa’yı istikrarsızlaştırmaya dönük bir adım” olarak değerlendiriyor.Şimdi bu kervana Türkiye’de katılıyor…

Bu gerilimlerden bağımsız olarak Washington,ABD ile yakın çalışabilen güçlü bir ordusu olan her NATO üyesine olduğu gibi Türkiye’ye de büyük bir ilgi duyuyor. Ama ABD’nin Türkiye’nin F-35’i koruyacağına dair güveni olmaması durumunda,İlk somut sonuç F-35 motor bakım tesisinin Eskişehir’den Avrupa’ya taşınması olacaktır.

ABD öncelikle NATO eğitim tatbikatlarının nasıl planlayacağına kafa yorarken, S-400’ün Türk hava sahasına giren ve çıkan müttefik ülkelerin F-35’leri konusundaki endişeleri göz önüne alınacak ve Türkiye’nin bu hizmetine son verecektir. Ayrıca müttefikler gelecekte herhangi bir NATO hava tatbikatında ortak eğitim için F-35’i göndermemeyi seçebileceklerdir.

Elbette Ankara’nın da misilleme tedbirleri olacaktır. Ancak Ankara’nın misilleme yapması, Türkiye’nin NATO üyeliği ve Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (DECA) şartları nedeniyle karmaşıktır .Anlaşma, ABD askeri faaliyetlerini Türk askeri üslerinden NATO ile ilgili misyonlarla sınırlıyor. Yani Türk hükümetinin sözde alan dışı misyonları onaylaması gerekiyor!

Teorik olarak Türkiye, Orta Doğu’daki savaş operasyonları için ABD’nin Türkiye’deki üslerini kullanmasını engelleyerek karşı misilleme yapabilir. Bu tepki belki Türkiye’nin NATO’daki rolünün bozulmadan kalmasını sağlayacaktır ama ABD’nin yaptırımlarıyla acı çekmesini sağlayacaktır…

Bu durumda ABD, seçeneklerini Türkiye’ ye sunabilecektir. Romanya Deveselu Hava Kuvvetleri Üssü ve Polonya’da Redzikowa Hava Kuvvetleri Üssü, ABD fonları iştihasıyla Romanya ve Polonya’nın ABD ve NATO hava operasyonlarını desteklemesine yol açabilecektir.

Bir diğer seçenek ise Yunanistan ve ABD Hava Kuvvetleri ile birlikte Kıbrıs, İtalya, İsrail ve Birleşik Arap Emirliği uçaklarının katıldığı, INIOHOS çok uluslu tatbikatına ev sahipliği yapan Andravida Hava Kuvvetleri Üssüdür…

Aslında ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerde ciddi bir kopuş üzerinde düşünmek gerekiyor.Görüldüğü üzere ABD, Türkiye’nin karar vermesini kontrol edemiyor. Ankara, S-400 teslim edildikten sonra Rusya ile işbirliğini derinleştirmeyi seçerse ve bir silah sisteminin birlikte üretilmesi için anlaşmalara girerse,ABD-Türkiye savunma işbirliği daha da kısıtlanacak,Moskova’ya daha da bağımlı hale gelebilecek bir döngü ya da Washington’la ilişkilerin nasıl onarılacağı konusunda; Türkiye’nin durumu yeniden değerlendirilmesini istenebilecektir.

ABD-Türkiye ilişkilerinde başgösteren kopuşun altında yatan asıl sorun,Kollektif savunmanın en temel yönü olan yük paylaşımının aşınmasıdır.NATO üyeleri, birbirlerine yakıt ikmali yapmak kadar basit şeyler de dahi “birlikte çalışabilirlik”istemektedir.
Müttefiklerin birlikte çalışabilirlik ideali zarar gördüğünde, NATO’nun krizleri yönetmesi ve savaşları kazanmasına yardımcı olacak birlikte stratejik ve politik çalışabilirlik, Teknolojik birlikte çalışabilirliğin aksayabileceği düşünülüyor. Sonuç tartışmasız Rusya için büyük bir diplomatik kazançtır çünkü Türkiye S-400 satın alımıyla yük paylaşımının temel ilkelerine meydan okuyor!

Yoksa Erdoğan Türkiye’si, Suudi Arabistan ve Mısır’da yasaklı olan çok zengin ekonomisiyle Müslüman Kardeşlerle birlikte, ABD’nin çıkarlarına karşı Orta Doğu’da Şiiler ve Sünnileri bir araya getirerek yeni bir ittifak oluşturma eğilimine mi yöneliyor? Bu kadar müsamaha yeter, Türk halkının ayılması gerekiyor…


MAKALEYE YORUM

robbe <robbe@ttmail.com>

Sn Aytar

Haklısınız, Türk halkı ayıldığı için böyle davranmak zorunda. Bir müttefik düşünün ki karısı ile ilişkisi iyi gitmediğinde size saracak,şirketlerinin menfaatlerini karşılayamazsanız en büyük düşman addedecek. Gördüğüm kadarıyla yaşınız Johnson mektuplarından,ilk ambargoya geçen zamanı bilecek durumdadır. O günler bize zaafiyet getirdiği kadar kazanımlarda getirdi. Neler yapabileceğimizi düşünmemize neden oldu.

Siz üzülmeyin biz ayıkız ayrıca burası şahıs ülkesi değil. Türkiye. Teknik olarak anlatılırsa. F-35 ler Türkiyenin bu günkü amerikan ilişkilerine bakıldığında artık kullanabileceği uçaklar değil. Bize tehdit batıdan gelecektir.Büyük bir olasılıkla amerikadan. Bu uçakları Türkiye bir hangardan alıp diğer hangara taşımaktan başka bir iş yapamaz. Veya türk yıldızlarına verir fuarlarda show yaptırır. Hiçbir ulusa karşı kullanamazsınız. Çünkü aktivasyon verilmez.

Uçak uçacağı zaman kullanacak pilotu, ne yapacağını, hangi silahları kullanacağını,kaç saat uçacağını ve ilgili bir sürü konuyu amerikadaki merkeze rapor edecek ve onay geldiği zaman uçacak ve silahları kullanabilecektir. Ayrıca bu uçaklar 2030 lardan önce yerleşik kullanılabilir durumda olmayacaktır. Life cycle ı çok pahalı bakım süresi (her 1 saatlik uçuş arkası yapılan bakım süresi örneğin F-16 larda 10 saat gibi) uzun %95 amerikaya bağımlı uçaklardır. Hemen vazgeçilmesi ilerde ülkenin çöplüğe dönüşmesini engelleyebilir.

Yazınızda SU-57 den bahsediyorsunuz. SU-57 piyasada millet atıp tutsada F-35 muadili değildir. Daha çok raptor -22 karşılığıdır. Ki bizim ülke olarak başlattığımız bir projemiz var bunun için. SU-57 de henüz oturmuş bir platform değildir ,bir çok motor ve rüzgar algı sorunu var. Türkiyenin yapacağı F-35 leri iptal ederek yerine(ki bunları F-4 lerin yerine koyarak phantomları envanterden çıkaracaktı bombardıman uçağı olarak) daha mütevazi ,ucuz ve işe yarar bir bombardıman uçağı yapması gerekir.

Saab, euro fighter veya ingiliz markaları daha uygulanabilir,üzerinde bağımsızca düşünülebilir. Değindiğiniz gibi Bir SU veya MIG platformu almak ile kendi uçağını yapmak arasında masraf açısından fark olmadığı gibi kendi uçağını yapmak daha akılcı ve karlıdır. Bizim TFX projesi çok sade bir avcı uçağıdır ve 5. Nesilden 6 ya geçiş için kullanılabilir. Henüz teknik çizimleri tamamlanmadı 2020 lerde tamamlanacak ve ilk uçuş 2024 diyorlarsa da 25-26 da demek daha gerçekci olur.Bununla ilgili her türlü angajman tamamlandı ve değiştirilecek bir şey kalmadı.Motor diyeceksiniz. Oda Rolls Royce ile anlaşıldı.(onların temples 6. Nesil uçak projelerine katılım ve parça yapım çalışmaları sürdürülüyor.)

S-400 e gelince bunlar uçaklardan farklıdır serbest olarak kullanılabilir. Aktivasyon gerekmez amerikanın bahane ettiği şeylerle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Adamların bütün sıkıntısı kaçmakta olan kuşun kanadını yakalamak. Marabası ömür boyu olsun istiyor. Teknolojik olarak S-400 şu anda dünya piyasasında en üstün hava savunma silahı fiyat olarak da çok iyi. Mühimmat standardizasyonu gerektirmiyor. Bunun silahlarını bir süre sonra biz zaten yapacağız.

Türkiye şu anda roketsan ve hisar ile 120 km menzil 25 km irtifada hava savunma füzeleri yapmaya başladı. Amaç bunların menzil ve algılama radarlarını (aselsan şu anda 250 km ) arttırmak. Türkiye ayağına gelmiş bu şansı teper sizin dediğiniz gibi -yapamaz ama- vazgeçerse bir daha belini doğrultamayarak koloni olmaya devam eder. Bize kumda oynamak için içi boşaltılmış patriotları bile vermediler hollandalı askerler gelip kurdular luna parklarda sergilediler o günleri unutmadık. Siz hiç merak etmeyin sayın Altar o duruma uyandık,uyandık.

Saygılar…p.Sungur

This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, AKIL FİKİR YAZILARI, BOP, TSK, YENİ NESİL SİLAHLAR. Bookmark the permalink.

1 Response to AKIL FİKİR YAZILARI * S 400 TAHRİBATI ve F-35 UÇAKLARI

  1. Oguztürk ilhan says:

    Allah Razi olsun bilgi verdiginizden dolayi calismalarinizda basarilar dilegi ile

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *