KÜRESEL EMPERYALİZM – BOP – ORTADOĞU / İSRAİL *** “Büyük İsrail”“Oded Yinon Planı”: Orta Doğu için Siyonist Plan

SUN SAVUNMA NET – Ercan Caner

“Büyük İsrail”: Orta Doğu için Siyonist Plan

Kanlı “Oded Yinon Planı” Tam Metni
Yazar: Oded Yinon, Kudüs, Şubat 1982
Önsöz: Michael Chossudovsky, 6 Eylül 2015

Yayıncı: Khalil Nakhleh, Belmont, Massachusetts, 23 Temmuz 1982
İbranice-İngilizce Çeviri: Israel Shahak, 13 Haziran 1982
İngilizce-Türkçe Çeviri: Ercan Caner, Ankara-Türkiye, 28 Ocak 2017

Önsöz

Aşağıda sunulan ‘‘Büyük İsrail’’ devletinin oluşturulmasıyla ilgili doküman, Netanyahu hükümeti içindeki güçlü Siyonist hizipler ile Likud partisinin olduğu kadar, İsrail ordusu ve istihbarat teşkilatının da temel politikasıdır.

 Son zamanlarda meydana gelen gelişmelerde Donald Trump, İsrail tarafından inşa edilen illegal yerleşim yerlerine olan desteğini ve işgal altındaki Batı Şeria’da, İsrail yerleşim birimlerinin yasa dışı olduğunu teyit eden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2324 nolu kararına karşı çıktığını doğrulamıştır.

 Siyonizm’in kurucu babası olan Theodore Herzl’e göre Yahudi Devletinin toprakları; Mısır Nehrinden Fırat Nehrine kadar uzanmaktadır. Rabbi Fischmann’a göre ise ‘‘Vadedilmiş Topraklar’’ Mısır Nehrinden Fırat Nehrine kadar uzanmakta ve bir kısım Suriye ve Lübnan topraklarını da içermektedir.

 Mevcut bağlamda bakıldığında Irak savaşı, 2006 yılı Lübnan savaşı, 2011 yılı Libya savaşı, Suriye ve Irak’ta halen süren savaşlar, Yemen savaşı ve Mısır’daki rejim değişikliğinin nedenleri, Orta Doğu Siyonist Planıyla ilişkilendirilerek okunmalı ve anlaşılmalıdır.

 Bu plan, İsrail’in yayılmacı projesi kapsamında, komşu Arap ülkelerinin zayıflatılması ve sonunda parçalanmasını öngörmektedir. Stephen Lendman’a göre ‘‘Büyük İsrail’’ Nil vadisinden Fırat Nehrine kadar olan topraklardan ibarettir. Yaklaşık bir asır kadar önce, Dünya Siyonist Organizasyonunun Yahudi Devleti için planladığı topraklar aşağıda sunulmuştur: 

  • Eski Filistin toprakları,
  • Sayda ve Litani Nehrine kadar olan Güney Lübnan,
  • Suriye’nin Golan Tepeleri, Hauran Platosu ve Dera Kenti ile
  • Dera-Amman arasındaki Hicaz demiryolunun kontrolü, Ürdün ve Akabe Körfezidir.

 Bazı Siyonistler ise daha fazlasını talep etmektedirler; Batıda Nil Nehri ile Doğuda Fırat Nehri arasında kalan ve Filistin, Lübnan, Batı Suriye ve Güney Türkiye’yi de kapsayan toprakları istemektedirler.

 Siyonist proje, Yahudi yerleşim birimlerinin genişletilmesini desteklemektedir. Daha geniş anlamda, Filistinlileri, Filistin topraklarından sürerek sonunda, Batı Şeria ve Gazze’yi İsrail devletine katmayı öngörmektedir.

Büyük İsrail birçok ‘‘Uydu Devlet’’ ortaya çıkaracaktır. Lübnan, Ürdün, Suriye ve Sina Yarımadasının yanı sıra Irak ile Suudi Arabistan’ın topraklarının bir kısmını içine alacaktır.

 Mahdi Darius Nazemroaya’nın 2011 yılında Global Research’de yayımlanan makalesine göre Yinon Planı İngiltere’nin Orta Doğu’yu sömürgeleştiren planının bir devamıdır:

 Yinon Planı, İsrail’in bölgesel üstünlüğünü garanti altına almayı hedefleyen stratejik bir İsrail planıdır. Bu plan, İsrail’in, çevresindeki Arap devletlerini daha küçük ve daha zayıf devletlere bölerek, kendi jeopolitik ortamını yeniden şekillendirmesini dayatmakta ve şart koşmaktadır.

 İsrailli strateji uzmanları, bir Arap devletinden gelebilecek en büyük stratejik tehdit olarak Irak devletini görmüşlerdir. Irak’ın Orta Doğu ve Arap Dünyasının Balkanlaştırılmasında merkez olarak seçilmesinin nedeni budur. İsrailli strateji uzmanları Irak’ta, Yinon Planının konseptleri esas alınarak ülkenin, bir Kürt devleti ile biri Şii Müslüman, diğeri Sünni Müslüman olan iki Arap devletine bölünmesini talep etmişlerdir. Bu amaca ulaşmak için atılan ilk adım, Yinon Planının bahsettiği Irak ile İran arasındaki savaş olmuştur.

 2008 yılında ‘‘The Atlantic’’ dergisi, ABD ordusuna ait ‘‘Armed Forces Journal’’ dergisi de 2006 yılında Yinon Planındakilere çok benzeyen ve ortalıkta dolaşan haritalar yayınlamışlardır. Biden Planının da talep ettiği bölünmüş bir Irak’ın dışında Yinon Planı; Lübnan, Mısır ve Suriye’nin de bölünerek parçalanmalarını içermektedir. İran, Türkiye, Somali ve Pakistan’ın bölünmeleri de bu görüşler ile örtüşmektedir. Yinon Planı aynı zamanda, Kuzey Afrika’nın da dağılmasını talep etmekte ve bu çözülmenin Mısır’dan başlayarak Sudan, Libya ve bölgenin geri kalan kısımlarına yayılmasını öngörmektedir.

 Büyük İsrail, mevcut Arap devletlerinin parçalanarak daha küçük devletlere dönüşmesini gerektirmektedir. Plan, iki ana temel üzerine oturtulmuştur.

İsrail hayatta kalabilmek için 1)bölgesel bir imparatorluk olmak ve 2) bütün mevcut Arap devletlerinin dağılarak küçük devletlere dönüşmesi için bütün bölgenin bölünmesini etkilemelidir.

Buradaki ‘‘Küçük’’ kelimesi her bir devletin etnik ve mezhepsel kompozisyonuna bağlı olacaktır. Sonuç olarak, Siyonist beklenti; mezhepsel ayrılıkları olan devletlerin, İsrail’in uydusu ve ironik bir şekilde ahlaki meşruiyetinin kaynağı olmalarıdır. Bu, ne yeni bir fikirdir, ne de Siyonist stratejik düşünce sisteminde ilk kez ortaya çıkmaktadır. Aslında, bütün Arap devletlerini daha küçük parçalara bölmek yıllardır sürekli yinelenen bir temadır.

 Bu açıdan bakıldığında Suriye ve Irak savaşları, İsrail’in bölgesel yayılmacılığının bir parçasıdır.

Michel Chossudovsky, Global Research, 06 Eylül 2015, 28 Aralık 2016 tarihinde güncellenmiştir.

Çevirenin Notları

 İnternette yaptığım incelemede, 1982 yılında yayımlanan Büyük İsrail – Orta Doğu için Siyonist Plan isimli dokümanın tam Türkçe çevirisine ulaşamadım. Yıllardır, Türkiye dâhil, bölgede meydana gelen olaylara bu plan penceresinden de bakılmamasını büyük bir eksiklik olarak gördüğümden, yabancı dil bilmeyen okurlar için planı Türkçeye çevirmeye karar verdim.

 Planın ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile olan ilgisinin anlaşılabilmesi için özet olarak bu plandan bahsetmenin uygun olacağı kanaatindeyim.

 Türkiye dâhil 22 ülkede sınırların değişmesini öngören Büyük Ortadoğu Projesinin sözde hedefleri; bölgeye demokrasinin getirilmesi, terörün ortadan kaldırılması, ekonomik ilişkilerin artırılması ve bölgede istikrarın sağlanması olarak ilan edilmiştir. Dünyadaki doğal gaz rezervinin % 34’ü, petrol rezervinin ise % 65’i Orta Doğudadır. Mısır, Cezayir, Libya ve Tunus petrol rezervleri de eklendiğinde bu oran neredeyse % 70’e ulaşmaktadır.

 Bu kaynaklara ulaşmak ABD’nin stratejik hedefleri arasındadır. ABD’nin diğer hedefleri ise kendine rakip olabilecek güçlerin oluşmasını engellemek, doğal kaynakların denetimini ele geçirmek, İsrail’i emniyete almak ve rakip olarak gördüğü ülkeleri bölgeden uzak tutmaktır.

 İsrail 1948 yılında David Ben-Gurion tarafından bağımsızlığı ilan edilen bir devlettir. 1866-1973 yılları arasında yaşayan Gurion, İsrail’in kurucu babası olarak tanınmaktadır. Gençliğinde sosyalizm ve Siyonizme tutku duyan Gurion 1906 yılında Filistin’e göç etmiştir. 1935 yılında Yahudi Ajansı başkanlığına seçilmiş ve 1948 yılına kadar bu görevi sürdürmüştür. 1948 yılından, 1950 yılının başlarında kısa bir dönem hariç olmak üzere, emekli olduğu 1963 yılına kadar İsrail başbakanlığı ve savunma bakanlığı görevlerini yürütmüştür. Lisan öğrenmede büyük becerisi olan Gurion anadili olan İbranicenin yanı sıra, Türkçe, İngilizce, Rusça, Fransızca, Almanca ve hayatının son dönemlerinde İspanyolca ve antik Yunanca öğrenmiş fakat ironik bir şekilde neredeyse bütün hayatını aralarında geçirdiği Arapların dilini öğrenmemiştir. Filistinliler Gurion’u zalim, duygusuz ve ırkçı bir sima olarak görürlerken birçok Yahudi, Siyonist ve Batı halkı onu Yahudi halkının ‘‘kurtarıcısı’’ olarak görmektedirler.

 Siyonizm, Kudüs’te bulunan ‘‘Zion’’ isimli bir dağdan gelmektedir. Zion kelimesi ‘‘işaret’’ veya ‘‘anma’’ anlamına gelmektedir. ‘‘Shivat Zion’’ İbranicede, Yahudi sürgünlerin Zion’a Dönüşü anlamına gelmektedir. Siyonist düşünce akımları zaman içerisinde evrimleşmiş, Avrupa’da meydana gelen olayların yanı sıra, sosyalizm, milliyetçilik ve sömürgecilik gibi sosyal ve kültürel hareketlerden de etkilenmiştir. Arapların Siyonizme karşı çıkması sadece ekonomik, sosyal ve politik nedenlerden ötürü değildir. Geleneksel Müslüman inancına göre Yahudiler ikinci sınıf insandırlar.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulanma safhasına geçilen Siyonizme büyük katkıları olan Gurion, her zaman Yahudilerin karşı koymadan ve savaşmadan gaz odalarına gitmesinin acısını yaşamış ve kendisini de bir anlamda sorumlu hissetmiştir. Bu gerçek onu kökten değiştirmiş ve zalim, duygusuz, katı, diplomatik olmayan ve özellikle komşu Arap devletlerine bir mesaj vermek istediğinde süratle güç kullanan birisi haline getirmiştir.

 Günümüz İsrail Devletinin 1099 yılından günümüze kadar olan kronolojisini, İsrail devletinin geçmişinin hatırlanması ve ‘‘Orta Doğu için Siyonist Plan’’ başlıklı stratejik planın daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıda sunuyorum:

YILLAR VE OLAYLAR ÇİZELGESİNİ GÖRMEK İÇİN SUN SAVUNMA NET SAYFASINA GİDİNİZhttps://sunsavunma.net/orta-dogu-icin-siyonist-plan/

***

 Arapları sürmeli ve topraklarını ellerinden almalıyız. David Ben-Gurion, 1937.

 İsrail’e ait olan topraklara yerleşmek Siyonizmin ruhudur. Bu topraklara yerleşmeden Siyonizmi gerçekleştiremeyiz. Bu kadar basit. Yitzhak Shamir, Ma’ariv, 21 Şubat 1997.

 Bu ülkede iki halkın birlikte olması için kesinlikle yer yoktur. Araplar bu küçük ülkede kalmaya devam ederlerse hedeflerimizi başaramayacağız. Arapları komşu ülkelere göndermekten başka çaremiz yok – hepsini. Tek bir köy, tek bir kabile kalmamalı. Joseph Weitz, Yahudi Ajansı Kolonileştirme Bölüm Başkanı, 1940.

 Filistin halkı diye bir şey yoktur. Buraya gelip onları sürgün ederek topraklarını ellerinden almış değiliz. Onlar hiç olmadılar. Golda Meir, The Sunday Times, 15 Haziran 1969.

 İsrail Yahudi toprağıdır. Bütün sakinleri Arap olduğunda dahi asla Arap toprağı olmamıştır. İsrail, burada doğmamış oldukları gerçeğine rağmen dört milyon Rusya Yahudi’sine aittir. İsrail, gelecekte buraya taşınma planları olmasa da dünyanın her yerinde yaşayan dokuz milyon Yahudinin toprağıdır. Dr. Israel Eldad, Times of Israel, 19 Ağustos 1969.

 Filistinliler iki ayakları üzerinde yürüyen hayvanlardır. Menachem Begin, 25 Haziran 1982.

 Arapların olduğu bir ülkeye geldik ve burada bir Yahudi devleti kuruyoruz. Arap köylerinin yerlerinde Yahudi köyleri inşa edilmiştir. Bu Arap köylerinin adlarını dahi bilmiyorsunuz ve ben sizi bu nedenle suçlamıyorum, çünkü coğrafya kitapları artık yok. Eski Arap köyleri dışında kurulan tek bir Yahudi yerleşim yeri yoktur. Moshe Dayan, 4 Nisan 1969.

 Bir milyon Arap bir Yahudi’nin tırnağına değmez. Rabbi Yaacov Perrin, Kudüs, 27 Şubat 1994.

 Asla teröristlerle uğraşmayın. Onları bulun ve öldürün ve daha da önemlisi, teröristlere para, silah, destek sağlayan veya onlara dokunmayarak topraklarını kullanmalarına izin veren devlet ve grupları acımasız bir şekilde cezalandırın. Rabbi Meir Kahane

 Filistinliler çekirgeler gibi ezilmelidir, kafaları duvarlara ve kayalara vurularak parçalanmalıdır. Yitzhak Shamir, New York Times, 1 Nisan 1988.

 Filistinliler timsah gibidirler, onlara istediğiniz kadar et verin, hep daha fazlasını isterler. İsrail Başbakanı Ehud Barak, Jerusalem Post 30 Ağustos 2000.

 İsrail ulusu saftır ve Araplar eşeklerden oluşmuş bir ulustur. Onlar kötü bir felaket, kötü bir şeytan ve iğrenç bir beladırlar. Araplar eşektirler ve hayvandırlar. Kızlarımızı almak istiyorlar. Onlar doğuştan gerçek bir pisliktirler. Haham David Batzri, Ha’aretz, 21 Mart 2006.

 1948 yılı Dueima katliamı Siyonist İsrail ordusu tarafından gerçekleştirilmiştir. Katliama katılan bir askerin hatıraları resmi İbrani günlük gazetesi Davar’da yayımlanmıştır:

… 80-100 kadar Arap erkek, kadın ve çocuğu öldürdüler. Askerler çocukları öldürmek için sopalarla kafalarını kırdılar. Ceset olmayan tek bir ev yoktu. Köyün erkek ve kadınları yiyecek ve su olmaksızın evlerine sokuldular. Sonra sabotajcılar onları dinamitlemek için geldiler.

Bir komutan askerlerden birine havaya uçurmak üzere olduğu bir eve iki kadını getirmesini emretti. Başka bir asker, Arap kadını vurarak öldürmeden önce nasıl tecavüz ettiğini gururla anlatıyordu. Başka bir Arap kadın yeni doğmuş bebeğiyle birkaç gün ortalığı temizlemekle görevlendirildi ve sonra onu ve bebeğini öldürdüler. ‘‘İyi adamlar’’ olarak nitelendirilen eğitimli ve kibar komutanlar adi katillere dönüşmüşlerdi ve yaptıkları, savaşın fırtınaları arasında gerçekleşen olaylardan ziyade bir sınır dışı etme ve yok etme yöntemiydi. Ne kadar az Arap kalırsa o kadar iyiydi.

Makalenin tamamı 46 sayfadan oluşmaktadır. Makalenin tamamını PDF formatında görüntülemek ve/veya Bilgisayarınıza indirmek için aşağıdaki “DEVAMINI OKU” bağlantısını kullanabilirsiniz.

Videoyu izlemeyi unutmayın.

Yazar: Oded Yinon. 1973 yılında Orta Doğu Çalışmaları Hebrew Üniversitesinden mezun olmuştur. 1978 yılında aynı üniversiteden Orta Doğu Çalışmaları alanında yüksek lisans derecesini almıştır. Aynı yıl Tel Aviv üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. 1974-1978 yılları arasında İsrail’de çeşitli bakanlıklarda görev yapmıştır. Çeşitli üniversitelerde Orta Doğu tarihi dersleri vermiştir. Çeşitli üniversitelerde eğitmenlik ve akademik direktörlük görevlerini yürütmüştür. 1974 yılından itibaren yurt içinde ve dışında çeşitli dergi, haber ajansları ve gazetelerde makaleler ve deneme türünde yazılar kaleme almıştır.

İbranice-İngilizce Çeviren: Israel Shahak, Kudüs’te bulunan Hebrew Üniversitesinde organik kimya profesörüdür ve Israeli League for Human and Civil Rights başkanlığı görevini yürütmektedir. ‘‘The Shahak Papers’’ adıyla İbrani basınında yer alan belli başlı yazılarının koleksiyonunu yayınlamıştır, sayısız kitap ve makalenesin yazarıdır. Bunlar arasında ‘The Non-Jew in the Jewish State’’ İsrail basınında yer alan çeşitli yazılarının bir derlemesidir.  Son kitabı ‘İsrael’s Global Role: Weapons for Repression’’ AAUG tarafından 1982 yılında yayımlanmıştır.

İngilizce-Türkçe Çeviren: Ercan Caner Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahiptir. Yüksek lisans derecesini 2012 yılında Gazi Üniversitesi’nden Avrupa Birliği – Türkiye İlişkileri alanında alan Caner, halen Türkiye Hava Sahası Yönetimi alanında Haliç Üniversitesi’nde doktora tez çalışmalarını sürdürmektedir. Bir yazılım firmasında proje yöneticisi ve havacılık projeleri alan uzmanı olarak çalışan Caner, Asliye Ceza Mahkemelerinde ‘‘Havacılık Bilirkişiliği’’ alanında pilot ve bakım uzmanlığı görevini de yürütmektedir. İleri Mühendislik ve Tasarım alanında ‘‘Smart Mentor’’ unvanı da olan Caner, yazı ve çevirilerini academia.edu ve sunsavunma.net sitelerinde paylaşmaktadır. Caner evli ve iki çocuk babasıdır. İngilizce bilen ve Fransızca okuyabilen Caner’in İnsansız Hava Araçları (2014) ve Taarruz Helikopterleri (2015) konulu makaleleri yayımlanmıştır. 40 yılı kapsayan TSK, Birleşmiş Milletler, NATO ve savunma sektör deneyimlerine sahiptir. ercancaner@gmail.com

Önsöz: 1946 yılında doğan Michel Chossudovsky Kanadalı ekonomist ve yazardır. Ottawa Üniversitesinde ekonomi profesörüdür ve 2001 yılından beri Centre for Research on Globalization direktörü olarak görev yapmaktadır. Gelişmekte olan ülke hükümetlerine ekonomik danışmanlık yapan Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu gibi uluslararası organizasyonlara da danışmanlık görevlerini yürütmektedir. Chossudovsky’nin özellikle Centre for Research on Globalization’da yaptığı çalışmalar Kanada ana akım akademik çevreleri tarafından aşırı komplo teorileri olarak değerlendirilmektedir.

  Yayıncı: Khalil Nakhleh, ABD İndiana University’den Ph. D. Derecesi olan Galilee, İsrail/Filistin’de çalışmalarını sürdüren bir insanbilim uzmanıdır. Ana akademik çalışmaları ve faaliyetleri işgal edilmiş topraklarda yaşayan, kolonileştirilmiş ve parçalanmış Filistin toplumu ve insanlarının, dış yardım ve desteklere bağlı kalmadan, nasıl özgür, üretken, bağımsız ve kendi kendine üretebilen bir topluma dönüşebileceği üzerine yoğunlaşmıştır. Dr. Nakhleh Filistin toplumu, gelişme, Hükümet Dışı Organizasyonlar ve eğitim alanlarında İngilizce ve Arapça dillerinde birçok kitap ve makaleye imza atmıştır. Red Sea Press yayın kuruluşu tarafından 2012 yılında ‘‘Küreselleşen Filistin: Bir Ülkenin Satışı’’isimli son kitabı yayımlanmıştır. abusama@palnet.com

Orta Doğu için Siyonist Plan

This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, Bölücü KÜRTÇÜLÜK, BOP, DIŞ POLİTİKA, ORTADOĞU ÜLKELERİ, SUN SAVUNMA NET. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *