HRANT DİNK OLAYI * Hrant ne söyledi, niçin ve kimler tarafından öldürüldü

Yazıya Yorumlar

Naci Kaptan 

Aşağıdaki yazıların ve yorumun içeriklerine katılarak paylaşıyorum. Fakat bir parantez açmam gerek ;  Hırant Dink TÜRK’lüğü aşağılayan yazısı ile büyük bir yanlışa düşmüş ve kendi kendisini hedef haline getirmiştir. Bu söylem Türk dostu olduğunu söyleyen Dink’in dostluğunun da samimi olmadığının açık işaretidir. Örnekleme yapmak gerekirse Maraş Katliamından kurtulanlar şöyle demişlerdir ;

“Evimize saldıranların bir kısmı çevrede bulunan görüştüğümüz komşularımızdı”  bu da gösteriyor ki canınıza kast edenler aslında çok yakınınızda olan komşuluk , arkadaşlık yaptığınız kişilerdir.

Dink’in TÜRKLERİ aşağılayan bu yazısı küresel oyun kurucuların işine gelmiş ve Dink bu oyun kurucular tarafından cahil bir tetikçi kullanılarak infaz edilmiştir. Bir hukuk Devletinde suçu ne olursa olsun üstelik de halen karanlıklarda kalan yönleriyle ve işin içinde örtülü Devlet gücünün de bulunduğu sanısı oluşan bir cinayet işlenmiştir. Emniyet istihbarat tarafından Dink’in ne zaman ve KİM‘ler tarafından öldürüleceği bilgilerine ulaşılmasına rağmen kamu görevlilerinin bu konuda  cinayeti önleyici tedbirleri almadığı mahkeme sürecinde ortaya çıkmıştır. İşte ben buna karşıyım .  Keşke Dink’in cezası infaz edilse ve can güvenliği de sağlansa idi.

Suçu ne olursa olsun hiç bir kimse öldürülmemeli , infaz edilmemelidir. 

Melih Pekşen’in bu konudaki  “Türkiye’de KOLEKTİF BİLİNÇ NİÇİN VE NASIL YENİDEN YAPILANDIRILIYOR?” başlıklı yazısı Dink cinayetinin gerekçelerini çok güzel anlatmaktadır. 

Cinayetin ardından başlayan HEPİMİZ ERMENİYİZ söylemiyle propaganda yapanlara baktığınızda Ermeni’lerin başlatmış olduğu ayaklanmalar, katliamlar  ve kırışmayı görmezden gelenlerdir. Ermeni savlarını sahiplenenlerdir. Yani bizden yana olmayanlardır. 

Ne yazık ki ülkemiz emperyalizmin oyun alanı haline getirilmiş , Sadece Dink değil İSTİKRASIZLAŞTIRMA operasyonlarıyla değerli aydınlarımız da katledilmişlerdir. Küresel emperyalizmin Türkiye üzerindeki oyunları Etnik ve inanç olgularını kullanılarak  sahnelenmektedir. Çok uyanık olmamız gerek .

 

“T.C. BURHAN SAVAŞ”
20.01.2019

Adam Türk’e Türk’ün Ülkesi’nde yayınladığı Gazete’de hakaret ediyor hadsizliğin limitini yırtarak.Mahkûm Oluyor Türk Adaleti’nde. Ve Büyük Kürdistan , Büyük Ermenistan peşindeki Gafil Emperyalizm , “durumu ” dikizliyor.

Kuruyor Türk’e sırttan bıçak tezgâhlarından birini.Öldürtüyor Çılgın Hadsiz’i , bir ” Maşalaşmış yapıya” Tabii , herzamanki gibi , Sütre önünde , özellikle yakalanması ayarlanmış ” öldüren şahıs” .

Türk’ü ; Suçlu muyuz Lan Acaba Algısına sokabileceğini sanan Dünya’nın ” Tüm Türklük  Atatürkçülük Düşmanı” Puştları’na gitsin Bu Yazı..Hepimiz Ermeni’yiz Alçakları’na ” özelden” gitsin Bu Yazı.

Aşağıdaki , ” maske indirici” , “Bilgi- Yorum- Teşhis ” ile yuğrulmuş Zekâ Beyni’nin Sentez ve Analizleri ” gediğine oturtmuş taşlar ” Dikkatle okunmalı ..Emperyalizm’e ve İçimizdeki Kahpeleri’ne en kısa yanıt ;

” Yemezler Laaan “i
” Yemiyooruz ; Ulan Liboş , Ermenici , Kürtçü Emperyalizm Üretimi Fırıldaklar , İnsanlık Çirkini Şerefsizler..Biz Buradayız .Dağlar’da , Geniş Ovalarda Anadolu Türkleriyiz. Karışında , Adımındayız 1 Milyon Kilometre Kare’nin Başı Karlı Dağlar’da , Ayakları , Güçlü Kolları ile Anadolu Ovaları’nın her metre karesindeyiz.

Türk’ten “toz” bile silkemezsiniz , çabalayın ” biiinlerce yıl” , Çakallar , Sırtlanlar , Kuduzlar,Vampirler , Namussuzlar.Eliniz ; hep hep , sıfıra sıfır , elde var sıfır olacak , Beyin Cücesi Zavallı Sürüngenler.

Benim en güldüğüm şey şu ;
Emperyalizm ve Çakal İçerdekiler’in , Büyük Ermenistan (!) , Büyük Kürdistan (!) bir ve aynı Anadolu İlleri.” Laaan Şerefsizler , önce bi aranızda anlaşın bee.
Türk’ün işini bitirince o illerde ” üstüste mi yatacaksınız Allâhsızlar .

T.C. Burhan

Tuncay Erciyes tuncayerciyes@gmail.com
Tarih: 20 Ocak 2019 00:44:31 GMT+2

Hrant ne söyledi, niçin ve kimler tarafından öldürüldü

Aytun Çıray’ın 12 yıl önce bugün öldürülen Hrant Dink’in Türkiye’yi bölmek ve BİRLEŞİK BÜYÜK KÜRDİSTAN kurmak isteyen emperyalizmin uzantıları tarafından öldürüldüğünü deşifre eden yazısını sunmadan önce Hrant’ın Hapis cezası almasına sebep olan sözünü ve kimliğini hatırlamayı faydalı buluyorum.

Hrant Dink: “TÜRK”TEN boşalacak o ZEHİRLİ KANIN yerini dolduracak Temiz Kan, ERMENİ’NİN Ermenistan’la kuracağı ASİL DAMARINDA MEVCUTTUR.” Bu sözün anlamı açıktır. Hrant Diaspora Ermenilerine, “TÜRK’ÜN ZEHİRLİ KANINI kafanıza takmayın” demektedir.

Ben bir yazı yazsam ve yazımda Diaspora Türklerine (Türkiye dışında yaşayan Türklere),“ERMENİ”DEN boşalacak o ZEHİRLİ KANIN yerini dolduracak TEMİZ KAN, TÜRK’ÜN Türkiye’yle kuracağı ASİL DAMARINDA MEVCUTTUR.” desem, beni ERMENİ DOSTU veya İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU kabul eder misiniz?

Değil Ataları I.Dünya Savaşı esnasında Türk’e isyan etmiş, Türk Ordusunu arkadan vurmuş bir ERMENİ’NİN, hiç kimsenin Türk’ün kanını ZEHİRLİ, PİS diyerek aşağılamaya, hakaret etmeye hakkı yoktur.

Nitekim Dink, Agos gazetesinde 13 Şubat 2004’de yayınlanan makalesindeki bu cümlesi sebebiyle, TCK’nın 301. Maddesinde yer alan “TÜRKLÜĞÜ neşren TAHKİR ve tezyif ettiği” gerekçesiyle yargılanmış, Mahkeme Hrant’a 6 ay hapis cezası vermiş ama Hapis yatmasın diye de CEZAYI ERTELEMİŞTİR. Sonrasında Hrant kararı temyiz etmiş ama cezası önce Yargıtay’ın ilgili dairesince sonra da YARGITAY CEZA DAİRELERİ GENEL KURULUNCA ONAYLANMIŞTIR.

Buraya kadar Hrant Dink’e yapılmış bir haksızlık yoktur.

Ama bu, öldürenlerin SUÇ İŞLEDİĞİ gerçeğini değiştirmez. Ne kadar tahrik edici ve aşağılayıcı konuşursa konuşsun hiçbir insan sözleri sebebiyle öldürülemez. Fakat bu kural Hrant’ın sözlerini masum hale getirmez. Üstelik Hrant, “Ben Türklüğü aşağılayacak adam değilim. Sadece o cümleme dayanarak beni suçlayamazsınız” diyerek meydan okuyan bir savunma yapmış,

“SÜRÇÜ LİSAN etmişim, cümlem amacımı doğru ifade etmeyen yanlış bir cümledir. İstemeyerek sebep olduğum incinmeden dolayı Türk milletinden özür dilerim. Sözümü GERİ ALIYOR, şöyle düzeltiyorum; Ey DİASPORA ERMENİLERİ, Türk’e düşmanlık ederek kanınızı zehirlemeyin. İhtiyacınız olan temiz kan Ermenistan’la kuracağınız ASİL DAMARDA mevcuttur”

DEMEMİŞ, herhangi bir PİŞMANLIK ve ÖZÜR dile getirmemiştir.

Çünkü CEZA ALMAK, Türkiye’yi AİHM’e (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine) şikayet etmek, Dünya Kamu oyunun vicdanında Türkleri mahkum ettirmek yani, Ceza alışını PROPAGANDA amaçlı kullanmak istemiştir. Nitekim cezanın Yargıtayca onanmasından sonra AİHM’ne başvurarak itiraz etmiştir.

AİHM Davayı yıllarca sürüncemede bırakmış, bu arada emperyalizmin uşağı FETO örgütü durumdan yararlanmış 19 Ocak 2007’de TÜRKÇÜ kimliği baskın olan birilerini kullanarak Hrant’ı öldürtmüş, hunharca işlenen cinayeti halkımızın insani duygularını sömürerek TÜRKLÜK bilincini, MİLLİ REFLEKSİNİ KIRMAK için kullanmıştır.

Ayrıca Hrant DİNK, yapılmak istendiği gibi, İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU bir SOSYALİST kabul edilemez. Çünkü Berlin Duvarının yıkılması sonrası Sosyalizmi terk edip ırkçılığa, KÜRTÇÜLÜĞE savrulan, “KÜRDÜZ ölene kadar, vallahi APOYU ÖZLEDİK” diye türkü söylemeye başlayan AHMET KAYA’dan bir farkı yoktur. Videosu: https://youtu.be/f8fy8n3zFaE

Hrant’ın Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı Agos SOSYALİSTLİĞİ ile değil ERMENİCİLİK yapmasıyla ünlü bir gazetedir. Dink’ten sonraki Genel Yayın Yönetmeni, bir zamanlar ERDOĞAN’nın DANIŞMANI olan Etyen MAHÇUPYAN’DIR.

Emperyalizmin güdümündeki FETOCULAR ve LİBOŞLAR, Diaspora Ermenilerine, “TÜRK’ÜN ZEHİRLİ KANINI kafanıza takmayın, sizin Damarlarınızda ASİL KAN var” diyen Hrant Dink’i, bir TÜRK DOSTU ve İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU gibi yutturmaya kalkmış olup hala da bu faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Maalesef CHP yöneticileri bu gerçekleri gizledi ve LİBOŞLARI destekledi.Sol Partiler arasından Hrant’ın bir ERMENİCİ olduğunu açıklayan tek parti, geçenlerde ERDOĞAN ve AKAR hakkında TANK-PALET Fabrikasını KATAR’A devrettikleri için Vatana ihanet suçlamasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusunda bulunan HALKIN KURTULUŞ PARTİSİ (HKP) oldu.

Ayrıca Hrant Dink’in öldürülmesi, Sayın Aytun Çıray’ın aşağıdaki yazısında açıklandığı üzere, LİBOŞLARIN ve FETOCULARIN iddia ettiği gibi Milliyetçi birkaç kişinin işi değil içeride uzantıları olan ULUSLARARASI bir PROJENİN yürütücülerinin işidir. Katiller sadece tabanca işlevi gördü.

Cinayetinin amacı; bir ŞOK yaratmak ve “Türkiye’nin bir büyüme görüntüsü altında BİRLEŞİK bir KÜRT DEVLETİ İÇİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI PROJESİ’ne karşı milli tepki verilmesini ENGELLEMEKTİ.

Sayın Aytun ÇIRAY’IN aşağıdaki yazısında ayrıntılı bilgi mevcut olup okunmasını öneririm.

Sevgilerimle.
Tuncay Erciyes

Hrant Dink Ne Söyledi, Niçin ve Kimler Tarafından Öldürüldü

**

HRANT DİNK’İ KİM NEDEN ÖLDÜRDÜ

Aytun Çıray

Fikirlerine çok değer verdiğim, değerli dostum Melih Yürüşen bir makale yazmış, göndermiş.  Konusu, benim de makalelerimde sıkça altını çizdiğim kolektif bilincin yeniden yapılandırılması:

“Türkiye’de KOLEKTİF BİLİNÇ NİÇİN VE NASIL YENİDEN YAPILANDIRILIYOR?”

Olan bitenin kodlarını çözen bu müthiş makaleyi özetleyerek sizinle paylaşmak istiyorum.O zaman yaşadıklarımızı anlamlandırmak kolay olacaktır. Uyanışa katkısı olur niyetiyle. Kolektif şuurun yeniden yapılandırılmasının amacını çarpıcı bir biçimde, en başta söylüyor Yürüşen:

“Türkiye’nin Bir Büyüme Görüntüsü Altında BİRLEŞİK Bir KÜRT DEVLETİ İÇİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI PROJESİ.” Bu durumda projenin uygulayıcılar işe önce dekonstrüksiyonla… Yani “HAFIZAMIZIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI” ile başlıyorlar.Bunun için, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini var eden geçmişi pozitif çağrışımlar üretecek duygularla değil, negatif çağrışımlar üretecek duygularla algılanmasına yönelik bir yapılandırma” ya girişiyorlar.

LİBOŞLARA göre; söz konusu iktidar mücadelesini Atatürk ve arkadaşları değil de muhalif unsurlar kazanmış olsaydı eğer, “her şey bugün olduğundan çok daha iyi olacaktı: mesela Türkiye çok daha liberal demokrat, çok daha özgür, çok daha sivil bir ülke olacaktı.” Yani Atatürk “Resmi Tarihte” anlatıldığı gibi kahraman ve akıllı değildir demeye getiriyorlar.

Yürüşen’e göre hafızanın yeniden yapılandırılmasına yönelik bu aşamayı açıklayan kavramlar “kırılacak tabular, bozulacak ezberler”dir. Böyle olunca “tabu kırıcılar” artmış; projenin iş birliği ağı içinde yer alan çevrelerin kendi aralarındaki işbirliklerinin tohumları bu dönemde atılmıştır.

“Bütün bunları hem çok kolaylaştıran hem de katalize eden temel faktör 12 Eylül Darbesinin Türk siyaset sahnesini yerle bir eden ve merkez siyasi aktörleri dahil istisnasız herkesi baskı kurbanı haline getiren şiddeti olmuştur.”

“12 EYLÜL DARBESİ, beyin yıkama projesinin uygulanma şartlarını hazırlamakla kalmamış,” KENAN EVREN ATATÜRK VE FİKİRLERİNİN DEVAMIDIR algılaması yaratmıştır. Proje yürütücülerinin “kolektif hafızanın yeniden yapılandırılması” çalışmalarına inandırıcılık katmıştır. Kolektif hafızanın yeniden yapılandırılmasında, “rolü teslim edilmesi gereken TURGUT ÖZAL’IN gerek başbakanlık gerekse cumhurbaşkanlığı dönemi bu konuda özel bir yeri” vardır.

Hrant Dink’in neden ve kimler tarafından öldürüldüğüne gelince…

Kolektif şuurun yeniden yapılandırılmasının baş aktörleri, “kendilerine LİBERAL-DEMOKRAT sıfatını veren eski Marksist yeni ANGLO-SOL ÇEVRELER”dir. (Yakın tarihte bunların bir kısmının FETÖ ile ilişkileri de ortaya çıktı. Aytun Çıray)

Bunlar argümanları ile önce ‘sosyal piramidin tepesinde’kileri ikna etmişler.. Sonra da “orta sınıfların beynini yıkamaya” başlamışlardır. ‘Eski Marksistlerle, Türk iş dünyasının zirvesindeki belli çevrelerin yakınlaşması’nın anlamı budur!

HIRANT DİNK SUİKASTI İLE YAPILMAK İSTENENLERE GELİNCE…

Bunun neden yapıldığını Yürüşen’den okuduktan sonra, cinayetin kimler tarafından işlendiğini açıkça göreceksiniz.Detaya girmeden önce Dink’i öldürenlerin amacını yazalım: Türk Milleti’nde EZİKLİK ve SUÇLULUK duygusu yaratarak özgüvenini kaybettirmek.

O dönemde, “ –gerek medyadaki hakim eğilimlerin haber, yorum ve tartışma şeklindeki yansımaları, gerekse cenaze törenindeki sloganlar ve pankartlar- kolektif hafızanın yapılandırılmasında yeni motiflerin devreye girdiğini göstermektedir.”

“Çünkü artık yapılandırılmak istenen: Türk insanının kendine bakışını toptan değiştirmeye, ona suçluluk, pişmanlık ve küçüklük duygusunun bileşiminden müteşekkil bir ÖZ NEFRET DUYGUSU aşılamaya yönelik bir HAFIZA YAPILANDIRMASIDIR.”

Bu dönemde TÜRK MİLLETİ, hem de kendi medyası tarafından, “ırkçı, vahşi saldırganlığını uygarlık ve mağdurluk görüntüsü altında gizlemeye çalışan bir entelektüel şarlatanlık ve sırtlanlık” ile “insanlığa ait yüksek değerlerin paspas edildiği, vicdanın görüp görebileceği en ahlaksız tasallut ve tecavüz”e maruz bırakılmıştır.

Bu oyunu farkedenlerin, “Hepimiz MUSTAFA KEMALİZ, Hepimiz TÜRK’ÜZ” diye attıkları çığlık ne milliyetçi bir duygu patlamasıdır ne aşırı milliyetçiliğin gözdağıdır ne de ırkçılığın tezahürüdür. “Yapılmak istenenin uğursuzluğunu sezmiş olmaktan kaynaklanan, sonuna kadar HAKLI ve meşru bir reaksiyondur.”

“Hırant Dink, suikastının haber merkezlerine ulaşmasıyla başlayan ve nerdeyse beş tam günü dolduran yayınlarda, adeta insani bütün erdemlerin kendisinde toplandığı bir AZİZ mertebesine yükseltilmiştir.”Adeta tek merkezden yönetilen bu yayınlarda Türk Milleti’nin bilinçaltına çalışılmış… “Kendilerini nedense vicdan ve ahlak adına konuşmaya yetkili görenler, sürekli olarak TARİHLE CESARETLE YÜZLEŞME zamanının artık gelip çattığından bahsetmişlerdir.”

Son seçimlerde Trabzonluların herkesi şaşırtan siyasi tavırları, bu propagandanın ne kadar etkili olduğunu göstermiştir. Hrant Dink’in katledilmesi, aslında Türkler üzerinde yürütülen BEYİN YIKAMA projesinin başarısı için neler yapılacağının kanıtıydı. Türklerin TÜRK OLMALARINDAN bile UTANMALARININ.. Tüm değer yargılarının saçma olduğunu göstermenin zamanı gelmişti de geçiyordu bile!

“Öyle ki, Türk insanına, (tarihiyle) yüzleşme adı altında dayatılan, TARİHİN EN TİKSİNDİRİCİ YALANINI kabul etme koşuluyla ödeyebileceği bir borç çıkarılmıştı.”

“Bunun en açık, en utanç verici kanıtını, Dink’in cenaze törenini ‘Bir Millet Hoyratça Susturduğu Evladına Ağlıyor’ manşetiyle haber yapan REFERANS gazetesi vermiştir.”

Gazetenin manşeti o kadar aşağılayıcıydı ki… “Medya grubunun patronu, yayın yönetmenine bu işteki vebalini ve sorumluluğunu hafifletmek isteyen bir mektup yazmak zorunluluğunu hissetmişti.” REFERANS gazetesinin manşeti -BOP’çuların- asıl niyetlerini ele vermişti ama, okumasını bilenlere:

“DİNK SUİKASTI TÜRKLERİN ORTAK İŞLEDİĞİ BİR SUÇTUR!” demeye getiriliyordu.

İnsanımızdan açıkça, “Bir ‘ERMİŞ’in ruh yüceliğine ve bilgeliğine sahip bir insanı, hep birlikte öldürdüysek, kim bilir 1915’te Ermenilere neler yapmışızdır. Öyleyse kendimizi bağışlatmak için tarihimizle yüzleşelim. Canını hep birlikte almamızdan kaynaklanan borcumuzu ödeyelim’” denmesi istenmiştir.

“Türkiye’de Hitler öncesi Almanyasının siyasi iklimi”nin oluştuğu ima edilmiştir utanmadan. (Cinayetten bir süre önce başlayan, ‘Yükselen Milliyetçilik’ ve Hitler’in Kavgam isimli kitabının ne kadar çok satıldığına dair yayınları hatırlayın)

Yani milliyetçilik iyi bir şey değildir!

Bilinç altına gönderilen mesajlar bunlardı ve bir taşla kaç kuş vuruyorlardı kim bilir.

SONUÇ:

Hrant Dink’in katili, aslında içeride uzantıları olan ULUSLARARASI bir PROJENİN YÜRÜTÜCÜLERİDİR. Katiller sadece işlerini yaptılar ve onların tetik olmaktan başka önemleri yoktur.

CİNAYETİNİN AMACI; bir şok yaratmak ve “Türkiye’nin Bir Büyüme Görüntüsü Altında BİRLEŞİK Bir KÜRT DEVLETİ için Yeniden Yapılandırılması Projesi’ne KARŞI kolektif bir siyasi TAVRIN ORTAYA ÇIKMASINI ENGELLEMEKTİ.

Aytun Çıray
20.08.2007

This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, ERMENİ SORUNU. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *