SAĞLIK VE HAYVANCILIK * Şarbon Türkiye’nin Brezilya’dan ithal ettiği sığırlar Santos limanından gelecekti. Nada isimli gemiye 25 bin hayvan yüklenmişti * İthal Ettiğimiz Hastalık: Şarbon

YILMAZ ÖZDİL
4 Eylül 2018

 Şarbon

Türkiye’nin Brezilya’dan ithal ettiği sığırlar Santos limanından gelecekti. Nada isimli gemiye 25 bin hayvan yüklenmişti.

Brezilyalı hayvan hakları savunucuları mahkemeye başvurdu.Hayvanların işkence şartlarında taşındığını, insanlık dışı ticaret yapıldığını belgeleyerek, geminin durdurulmasını istediler.

(Brezilya sabıkalıydı. Daha bu sene “bozuk et skandalı” yaşanmıştı. Brezilyalı kırmızı et ihracatçılarının, son kullanma tarihi geçmiş etlerdeki kötü koku ve kötü görüntüyü maskelemek için kanserojen madde kullandıkları ortaya çıkmıştı. Bu korkunç durumun tespit edilmesi üzerine, ABD, Avrupa Birliği, Çin,Güney Kore, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkeler, Brezilya’dan et ithalatını derhal durdurmuştu.)

Sao Paolo eyalet mahkemesi, et ihracatındaki skandalın canlı hayvan ihracatında da yaşanıyor olabileceğini düşünerek, geminin limandan çıkışına yasak getirdi, yüklemeyi durdurdu, soruşturma açtı.

Veteriner hekim ve biyologlarından 12 kişilik ekip oluşturuldu.
Bu bilirkişi heyeti gemide inceleme yaptı, rapor hazırladı…

Türkiye’ye seyahat 17 gün sürecekti, evrensel kurallara uyulmamıştı, hayvanlar
dar ortamlarda ve hijyenik olmayan şartlarda tutuluyordu, kendi dışkılarının
içinde yaşıyorlardı, zeminde çamurlu atık, idrar ve dışkı tabakası oluşmuştu,
atıklardan kaynaklanan amonyak kokusu nefes almayı bile güçleştirecek kadar
yoğundu, hayvanların yeminde bile dışkı vardı.Seyahat sırasında hayvanlar hastalanıyor, bazıları ölüyordu, bu ölümlerin izini silebilmek için gemide öğütme makinesi vardı, ölen hayvanlar öğütülerek denize
atılıyordu.

Bu feci rapor, gemiyi durduran mahkemenin kararını güçlendirmişti.
Boşaltma için karar bekleniyordu.

Şak…
Türkiye’nin Brezilya büyükelçiliği devreye girdi.

Brezilyalı hayvan hakları savunucuları göndermek istemiyor, eyalet mahkemesi
göndermek istemiyor, Türkiye illa alacağız diyordu!

Şak…
Durdurma kararının iptal edilmesi için üst mahkemeye başvuruldu.

Allem edildi kallem edildi, üst mahkemeden “durmak yok, yola devam” kararı
alındı. Geminin limandan ayrılmasına izin verildi.

Gemi yola çıkarken Brezilya Ulusal Hayvanları Koruma ve Savunma Forumu
üyeleri protesto gösterileri yaptı. Reuters, BBC gibi medya kuruluşları
aracılığıyla tüm dünyada duyulmasını sağladı.

17 gün geçti…
Nada isimli gemi Mersin limanına geldi.
Ağır koku tüm Mersin’i kapladı.

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu ve Hayvan Hakları İzleme Komitesi, Chp
milletvekilleriyle birlikte Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Hastalık tehlikesine dikkat çektiler. Geminin acilen karantinaya alınmasını istediler.
Maalesef… Uzman bir heyetin gemide inceleme yapmasına bile izin verilmedi.

Basın mensuplarının gemide görüntü almasına bile izin verilmedi.

Mersin Barosu suç duyurusunda bulundu. Nafile… Adli makamlarımız kılını
kıpırdatmadı. Sihirli bir el gemiyi koruyordu.

Chp, Tbmm’de soru önergesi verdi.
Cevap bile verilmedi.

Süreci başından beri takip eden hayvan hakları savunucusu, gazeteci-yazar Zülal Kalkandelen sosyal medyada çırpındı. Hazindir ki… Muhalif medyamız bile
kulağını tıkadı, umursamadı.

Yandaş medyamız tarafından “ucuz et müjdesi” manşetleri atıldı.
TRT bile “ucuz et müjdesi” diye haber yaptı.
Sayın ahalimiz alkışladı.
Ucuz et yediren hükümetimizden Allah razı olsun denildi.

Netice?

Şimdi sanki sürprizmiş gibi deniyor ki…
Türkiye’de şarbon paniği yaşanıyor filan.

Ucuz etin yahnisi afiyet olsun kardeşim…
Üste para ödeyip veba veya kolera ithal edene kadar şarbona şükredin.

https://www.sozcu.com.tr/2018/yazarlar/yilmaz-ozdil/sarbon-2606592/

Kocaoğlu – 5 Eylül 2018

İthal Ettiğimiz Hastalık: Şarbon

Son zamanlarda birçok ürünü, eşyayı ithal ediyoruz. Üretmek ise planlarımız arasında görülmüyor sanırsam. Öyle ki hızımızı alamayıp hiç gündemimizde olmayan bir hastalık dahi ithal ettik. Şarbon.

Şarbon Nedir?
Bacillus anthracis adlı kapsüllü bakteri nedeniyle oluşan zoonotik karakterde bulaşıcı bir hastalık. Etken Gram pozitif bir basildir(çomak). Enfekte olmuş inek, koyun, keçi, deve, at, geyik gibi hayvanlardan insanlara bulaşabilir. Direkt olarak etlerinin tüketilmesiyle ya da sütlerinin içilmesi ile enfekte olabilirsiniz. Şarbonun deri şarbonu, akciğer şarbonu ve bağırsak şarbonu olmak üzere üç tane formu vardır.

Bacillus anthracis hasta hayvanların ölümünden sonra toprakta 50 seneye kadar yaşayabilen bir bakteri olmakla beraber hayvanlarda son derece öldürücüdür. Eğer hastalık tedavi edilmezse hemen hemen hayvanların %100’ünü öldürür. Hayvanların etlerine temas edenler bu hastalığa yakalanabiliyor. Ete temas eden el vücudun herhangi bir yerine değdiğinde o zaman deri şarbonu ortaya çıkabiliyor.Deri şarbonu kara çıban denilen karakteristik bölgesel bir çıbanla ödem oluşturuyor.

Akciğer şarbonu ve bağırsak şarbonu daha az görülmesine rağmen daha tehlikelilerdir. Sebeplerden bir tanesi, enfekte etlerin iyi pişirilmeden tüketilmesidir. Çiğköfte alışkanlığı nedeniyle bu bizim için önemli bir konu. Mümkün olduğu kadar etli çiğ köfte yemekten kaçınmakta fayda vardır.

Gastrointestinal şarbonu deri şarbonuna göre daha tehlikelidir. Genellikle mikrop bağırsağa yerleşiyor orada lezyon oluşturuyor ve oradan vücudun diğer bölgelerine yayılıyor. En tehlikelisi ise solunum yolu ile edinilen şeklidir. Bakteri sporlarının solunması şekliyle vücuda alınır. Bu daha da tehlikelidir ve ölüm oranı son derece yüksektir. Toz şarbon genellikle akciğerlerde, gözde şişme ve beyin yayılımına neden oluyor.

Belirtileri Nelerdir?
Hastalık ilk belirtilerini göstermeye başladıktan yaklaşık bir hafta sonra semptomlar ortaya çıkar.

-Ateş

-Mide bulantısı

-Kusma(hastalığın ileri evrelerinde sıklıkla kanın eşlik ettiği)

-İştah kaybı

-ishal(ileri evrelerde kanlı)

-Nefes almakta zorlanma

-Boğaz ağrısı ve boğazda şişme

-Kas ağrıları

-Yorgunluk hissi

Eğer yakın zamanda şüpheli et veya süt ürünleri almışsanız ve bu semptomlar görülmeye başlamış ise acil şekilde hekime başvurmalısınız. Tedavi geciktirilmemeli mümkün olduğunca hızlı başlanmalıdır. Kutanöz (deri yollu) enfeksiyonlar, penisilin, tetrasiklin veya eritromisin enjeksiyonları ile tedavi edilir. Akciğer enfeksiyonları intravenöz olarak penisilin ile tedavi edilir. Kortikosteroidler akciğerlerin inflamasyonu azaltmak için kullanılır.

Ayrıca Bacillus anthracis çok dirençli ve bulaşıcı olması sebebiye biyolojik silah olarak da kullanılabilen bir bakteri türüdür.

İthal Ettiğimiz Hastalık: Şarbon

This entry was posted in Saglik, Yılmaz Özdil. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *