PERDE ARKASI * HENRİ BARKEY ; Felaket ile Flört * AKP ile anlaşarak Türk Ordusunu kafesledik *** 04 Temmuz 2018 Süleymaniye olayının 15. yılı – Bölüm I – II

9 Tem 2016 tarihinde yayınlandı

4 Temmuz 2003 günü E. Dz. İk. Kur. Alb. Ali Göznek, makam odasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’e bir konuyu anlatmaktadır. Komutana bir konu anlatılırken makama bir başkasının girmesi normal değilken zamanın Genelkurmay Harekât Başkanı Korgeneral Köksal Karabay durumun ivediliği nedeniyle içeri girer ve Irak’ta gelişen acil durumu anlatır ve emir beklediklerini rapor eder. Hilmi Özkök’ün suratı simsiyah olur ve ‘Mukavemet etmesinler’ diye emir verir. Amacı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgede ve Türk halkı gözündeki itibarını beş paralık etmektir. Empati yapın ve kendinizi Ankara’da, Genelkurmay Başkanı olarak düşünün. Size böyle bir operasyon yapıyorlar. Askere, tetiğe basmak düşer. Eğer birisi sizin itibarınızı beş paralık etmeye kalkıyorsa, sizin kafanıza çuval geçirmeye kalkıyorsa, mukavemet etmek zorundasınız.  Gerekirse, ölmek zorundasınız.

Bölüm II http://nacikaptan.com/?p=5465

SÜLEYMANİYE ÇUVAL OLAYININ 15. SENESİ
“AKP ile anlaşarak TSK’yı kafesledik”

Naci KAPTAN      / 04 Temmuz 2013
GÜNCELLENDİ / 04 Temmuz 2018

Değerli okur,

Yazımın başlığı aşağıdaki olayların olası gerçekliği üzerine kurgulanmıştır. Olay bir Ulusun ordusunun , O Ulusu yönetmekle görevlendirilmiş olan siyasi bir partinin üst yöneticilerinin başka bir ülkeyle işbirliği yaparak Ulus Ordusuna tuzak kurmak , aşağılamak, Ordu içinde bölünmeler yaratmak ve Ulus orduyu zayıflatmak suçunu işlemiş olmalarıdır.Kadersiz ülkeleri yöneten böyle siyasetçiler olursa,en tehlikeli düşmanın sesi Devletin yönetildiği binalarda yankılanırken,O ülkenin düşmana da ihtiyacı yoktur.

Düşman ,O Ulusun bir ferdi gibi gözüküp örümcek ağlarını gizlice örmektedir.
Hatta cephede olan düşman, İçerideki hainden daha merttir.

Konumuz bugün 4 Temmuzda 15. yılgünü gelmiş olan Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçirme olayıdır.15 yıl önce bugün Irak Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçirildi.

Şimdi sizlere bu olayın perde arkasını İslamcı Türk yazar Ahmet AKGÜL’ün 2007 yılında basılmış olan “AKP İntihara Gidiyor” isimli kitabının 278 -279. sayfalarından ve ,Ahmet Akgül’ü bire bir destekleyen CIA türkiye uzmanı Henri Barkey’in ağzından aktaracağım.

ÇUVAL OLAYINA IŞIK TUTANLAR

* Yazar Ahmet Akgül – Çuval olayını Tayyip planladı! (2007)
Kuzey Irak’ta, askerlerimizin başına çuval geçirmelerini ve Genel Kurmayı zor duruma düşürmelerini, Amerikalılara biz söyledik.” Wolfowitz Türk ordusunu bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi.” Tayyip Erdoğan ve ve Gül’le paylaşıldı, onlar da “olur” dediler !!!

* Henri Barkey – AKP ile anlaşarak Türk Ordusu’nu kafesledik (2012 )
Utah Üniversitesi’nde konferans veren CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey, AB üzerinden yapılan derin operasyonu bu ifadeyle tanımladı.

Ey değerli okur,
yukarıda ana başlıkları verilmiş olan “Çuval Olayı” 5 sene arayla bir Türk yazar ile bir CIA ajanının açıklamalarında görüldüğü gibi BİRE BİR örtüşmektedir.İhanet oyunu iki ayrı cepheden söylenmiş ve yazılmış olup bir biriyle tıpkı aynı uyumlu olmuştur.Bundan ötesi Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığına aittir.

BUGÜN 4 Temmuz SÜLEYMANİYE ÇUVAL OLAYININ 10.SENESİ

2003 yılında Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirme olayının AKP – ABD işbirliğiyle planlarak gerçekleştirildiği AKP görüşüne yakın İslamcı yazar Ahmet AKGÜL’ün 2007 yılında basılmış olan “AKP İntihara Gidiyor” isimli kitabın 278 -279. sayfalarından alınmıştır.Kitaptaki bu bilgi bugüne kadar yalanlanmamıştır.

AKP İntihara Gidiyor * Sayfalar: 278, 279
AKP’Lİ DANIŞMANIN İTİRAFLARI

Çuval olayını Tayyip planladı!

“Kuzey Irak’ta, askerlerimizin başına çuval geçirmelerini ve Genel Kurmayı zor duruma düşürmelerini, Amerikalılara biz söyledik.” AKP’yi kuranların ve kurduranların, özellikle Tayyip Erdoğan’ın özel bir önem verdiği danışmanlarından ve operatörlerinden biri ile yemekte karşılaştık. Tam bir panik havasındaydı. “Hayrola işleriniz iyi gitmiyor galiba!” dedim.

AKP’li Danışman: “Tezkere krizinde oldu ne olduysa, büyü o zaman bozuldu, beklediğimiz sonuç çıkmadı, sonrasını zaten biliyorsunuz.”

AA: “Katılmıyorum, Edelman’ın YSK’ya ziyareti, Londra, Washington, New York, Dubai ve bazı şehirlerde daha AKP kurulmadan önce verilen sözler sonunuzu hazırladı. Devleti tanımadan, Anayasal organlardan ve milletten gerçek anlamda bir ‘olur’ almadan küreyi yerinden oynatacak kararları alabileceğinizi sanmak çocukçaydı. Bu durum AKP’yi bitirdi.”

AKP’li Danışman: “Hayır, bizi Özkök Paşa ve Paşalar bitirdi. Tezkere krizinde ne yapacağımızı bilemedik. Sorduk ne yapılmalı diye; “İktidar sizsiniz, karar almak sizin işiniz, biz kararı uygularız” dediler.”

AA: “Ama zaten siz orduya sormadan informel olarak her türlü garantiyi vermiştiniz. Asıl hata o değil mi?”

AKP’li Danışman: “Tamam her türlü garantiyi ve tavizi verdik ama ABD’nin Doğu ve Güneydoğu’ya tam yerleşeceğini bilmiyorduk. Yani, ABD ve İngiltere Türkiye’yi işgal edeceklerdi, paniğe kapıldık.”

AA: “Ama ABD’lilere bu garantinin AKP’nin kurulması aşamasında verdiniz.”

AKP’li Danışman: “Evet, çok yanlış yaptık.”

AA: “Peki o halde Özkök Paşa’nın ve Paşaların suçu ne?”

AKP’li Danışman: “Onlar diyebilirlerdi ki; “Tezkerenin çıkmasına karşıyız.” Ancak asker kararı bize bıraktı!”

AA: “Normal, demokrasilerde zaten böyle olmaz mı?”

AKP’li Danışman: “Tamam da, tezkerenin faturasını sonunda AKP’ye kesti ABD’liler. Asker, “tezkereye karşıyız” deseydi, parti ile ABD değil, ABD ile TSK karşı karşıya gelecekti, biz yırtacaktık!?.”

AA: “Özkök Paşa ve Paşalar size tezkere çıkarmayın demedi mi?”

AKP’li Danışman: “Hayır demedi ama cesaret edemedik!”

AA: “ABD, Türk askerlerinin başına çuval geçirdi ama ceza olarak?!”

AKP’li Danışman: “Yahu o olayı hiç sorma. O Wolfowitz’in halt yemesi. Bizimkiler (AKP’liler), “tezkerenin öcünü TSK’dan alalım” diye ona akıl vermiş!…”

AA: “Yoksa sizin danışman arkadaşlarınızdan biri ve İstanbul’da iki işadamı Wolfowitz’e asıl suçlu AKP değil, TSK demiş olmasın?! Çünkü Amerika’ya söz verdiği gibi AKP tezkereyi çıkaracaktı! TSK’yı cezalandırma teklifi, iki işadamı ve bir danışmandan gitmedi mi?”

AKP’li Danışman: “Çok büyük, çok fahiş bir hata yaptık zaten Wolfowitz Türk ordusunu bizimkilerin teklifi üzerine cezalandırmaya karar verdi.”

AA: “Tek başına mı?”

AKP’li Danışman: “Yok canım, Tayyip Erdoğan ve ve Gül’le paylaşıldı, onlar da “olur” dediler.”

AA: “Yani Wolfowitz’in, ABD’nin bu çokbilmiş danışmanının ve İstanbul’daki iki işadamının: “Türk ordusunu cezalandırma önerisine” Tayyip Erdoğan ve Gül ya da Eş Genel Başkanlar “Evet” mi dedi?”

AKP’li Danışman: “Maalesef öyle!… Tayyip ile Gül’ün gezileri bu plana göre ayarlandı. O gün Tayyip Erdoğan Rize’de, Gül de Kayseri’de olacaktı. Çok ters bir şey olursa ikisi ABD’liler tarafından alınacaktı. Bu planı Wolfowitz hazırlamıştı.”

AA: “Ne tür bir terslik bekliyordunuz?”

AKP’li Danışman: “Tayyip Erdoğan ve Gül’e yönelik askeri bir hareket olabilir diye düşündük.”

AA: “Yani AKP üst yönetimi, AKP’nin yıldız danışmanı ve İstanbul’daki iki işadamı Türk askerlerinin başına çuval geçirileceğini biliyor muydu?”

AKP’li Danışman: “Evet tabi… Yanılmıyorsam bir de emekli bir Paşa biliyordu.”

AA: “Hiçbir kimse çıkıp ta Tayyip ve Gül’e bunun sonuçlarının çok ağır olabileceğine ilişkin görüş bildirmedi mi?”

AKP’li Danışman: “Tezkerenin mecliste reddedilmesine çok kızmıştık. ABD Savunma Bakanı arkamızdaydı. Kendimizi çok güçlü hissediyorduk!”

AA: “Ordunun sessiz kalacağını mı düşündünüz?”

AKP’li Danışman: “Biz değil, Wolfowitz öyle düşündü. Türk askerlerinin başına çuval geçirilince, Genel Kurmay Başkanı Özkök ve diğer Kuvvet Komutanı Paşalar’ın, o günkü Harekat’ın nöbetçisi Büyükanıt’ın isifa edip emekli olacaklarını öngörmüştük. Eğer o gün paşalar istifa etseydi, bizim Genel Kurmay Başkanımız hazırdı…

14/06/2012 Yeniçağ
Haber : Salim Yavaşoğlu

Türk Ordusu’nu kafesledik
Utah Üniversitesi’nde konferans veren CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey, AB üzerinden yapılan derin operasyonu bu ifadeyle tanımladı
.

İlk kez İslami parti iktidarda
Bu şoke edici sözler, TBMM’de 2003 yılında 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra Utah Üniversitesi’ndeki “Felaket ile Flört: Türkiye- Irak-ABD” adlı konferansta söylendi. Kürsüye çıkan Barkey, 3 Kasım’da ilk kez bir İslami partinin iktidara geldiğini hatırlatarak şöyle dedi:

Ordu ABD’ye güvenmiyor
Yaptığımız görüşmelerde bize, ’AB’ye girmek ve demokrasi istediklerini, bunu kendileri için bir rönesans olduğunu’ söylediler. Türk Ordusu ise ABD’ye güvenmiyordu. Irak’a ABD’den bağımsız girmek istediler. Avrupa Birliği adaylık sürecinde müzakereler yoluyla orduyu çok sıkı bir kafese kapattık.

“AKP ile anlaşarak TSK’yı kafesledik”

CIA ajanı Barkey, 1 Mart tezkeresinin reddinden sonra ABD’de verdiği konferansta, “AKP liderleriyle anlaşarak Türk Ordusu’nu kafeslediklerini” anlatmış.

CIA’nın Türkiye uzmanı Henri Barkey’in, 2003’te 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden 25 gün sonra 26 Mart’ta Utah Üniversitesi’nde verdiği “Felaket ile Flört: Türkiye, Irak ve ABD” adlı konferansta, AKP lideriyle anlaşarak “Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını” söylediği ortaya çıktı. Barkey, AKP’nin, AB reformlarında ısrarlı tutumu ve ABD’nin Türkiye’ye gün vermesi için AB’ye baskı yapmasının “Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kafesleme” planı olduğunu ifade ediyor.

“Felaket ile flört”
Barkey’in bu sözleri kullandığı dönemde Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda Orgeneral Hilmi Özkök oturuyordu. Konferanstan 3 ay sonra, 4 Temmuz 2003’te de K. Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçirildi. İlerleyen yıllarda ise Ümraniye ve Balyoz gibi soruşturmalarla çok sayıda subay tutuklanarak adeta “kafes”leniyor. Konuşmasında, 1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesinden Türk Ordusu’nu sorumlu tutan Barkey, ABD’nin en büyük felaketinin Türk Ordusu’nun, “PKK terörü ve çıkacak karışıklıkta Türkmenleri korumak için” Kuzey Irak’a girmekte ısrar etmesi olduğunu, bu nedenle konuşmasının adını “Felaket ile Flört” koyduğunu anlatıyor. Barkey, tezkerenin reddiyle gerçekleşmeyen kuzey cephesinin sırf TSK’nın K. Irak’a girmesinin engellenmesi için düşünüldüğünü ifade ediyor.

Kızarlar ama unuturlar
Tezkerenin reddinden sonra TSK’nın “Ne olursa olsun ABD’den bağımsız olarak K. Irak’a girmek” tavrında ısrarlı tutumunu sürdürdüğünü kaydeden Barkey, bunun engellenmesi için “AB’nin Türkiye’ye müzakere tarihi vermesi gerektiğini, müzakere tarihinin en büyük yararının Türkiye’nin dikkatini Irak’tan uzaklaştırmak” olacağına parmak basıyor. Barkey bu sürecin AKP hükümeti eliyle yürütüleceğini, AB reformları ile TSK’nın kafese kapatılacağını anlatıyor. TSK’nın Irak’a girmesi engellenirse bunun ABD için en iyi senaryo olacağını belirten Barkey, Türklerin başta çok kızacağını sonradan unutup ilişkilerin derinleşerek devam edeceğini söylüyor. Barkey, AKP ile yürütülen bu planın gerçekleşmesinin 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinden daha önemli olduğunu da vurguluyor. Barkey, “Türk Ordusu’nu çok sıkı bir kafese kapattıklarını” açıkça söylediği konferansta 1 Mart tezkeresi öncesinde yaşananlar hakkında da çarpıcı açıklamalar da yapıyor.

Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesini hiç istemedik!
Henri Barkey, Kuzey cephesinin açılmasına neden olacak 1 Mart tezkeresinin aslında Kuzey Irak’a girmekte ısrarlı olan Türk Ordusu’na karşı düşünülen bir önlem olduğunu da şöyle itiraf ediyor. “1 Mart tezkeresinin geçmemesinin tüm suçu Türk Ordusu’nda. Çünkü, İslamcı hükümet ile Türk Ordusu arasında çekişme vardı. Problemin önemli bir parçası Türk Ordusu’nun Amerika Birleşik Devletleri’ne güvenmemesiydi. Halbuki biz ’Bağımsız Kürdistanı’ desteklemiyorduk. İnanmadığımızı söylüyorduk. O yüzden bu konuşmanın adını ’Felaketle Flört’ koydum. Türk Ordusu, ABD’den bağımsız olarak Kuzey Irak’a girmek istiyordu. Ne olursa olsun! ABD’nin ise en son istediği şey buydu. Çünkü, Iraklı Kürtlerle Türk Ordusu arasında gerilim olacaktı. Zaten Kuzey cephesi bu tür sorunların ortaya çıkmaması için düşünülmüştü.”

Askerleri, “güç” olarak görmek istemiyorlardı
AKP’nin değişim söylemine inandığını belirten Barkey, iktidar partisini, “Askeri, güç olarak görmek istemeyen, sivilleşmeden yana ve merkez sağ olmak isteyen bir parti” olarak tanımlıyor. Barkey, 2002’de iktidara gelen AKP hükümeti ve lideriyle “Türk Ordusu’nu sıkı bir kafese kapatma” temaslarını ise şöyle anlatmış: “İlk kez bir İslami parti tek başına iktidara geldi. O güne kadar Türkler, AB’ye temkinli yaklaşıyordu. İlk kez ‘AB’ye girmek ve demokrasi istediklerini’ söylediler. İlk kez bir Türk hükümeti, ‘AB’ye girmek istiyoruz, onların kriterleri bizim için ölçü olur’ diyor. Bir İslamcı liderin rönesans terimini 14/06/2012

Bölüm 1

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=68868

Naci KAPTAN      / 04 Temmuz 2013
GÜNCELLENDİ / 04 Temmuz 2018

This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, Bölücü KÜRTÇÜLÜK, BOP, DIŞ POLİTİKA, İHANET VE YABANCI YANDAŞLAR, ORTADOĞU ÜLKELERİ, SİYASİ TARİH, TSK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *