SEÇSİS VE SEÇİM GÜVENLİĞİ * 5

Naci KAPTAN / 23 Mayıs 2018

BÖLÜMLER

BÖLÜM 1 http://nacikaptan.com/?p=8242
BÖLÜM 2 http://nacikaptan.com/?p=57121
BÖLÜM 3 http://nacikaptan.com/?p=57605
BÖLÜM 4 http://nacikaptan.com/?p=440
BÖLÜM 5 http://nacikaptan.com/?p=57976

Değerli okur ,

Paylaşmış olduğum ilk bölümlerde SEÇSİS’in (SES -Sun Election System) YETKİSİZ , ARD NİYETLİ ÜÇÜNCÜ KİŞİLER tarafından yapılacak olan sonuç değiştirme girişimlerine karşı korumasız ve güvensiz olduğunu gösteren yazıları ve SES’nin bir ABD mahkemesinde nasıl sorgulandığını ve güvensiz olduğunu gösteren bir video paylaştım. Bu konuda yetkin kurum ve kişilerin düşünce ve uyarılarını da paylaşacağım. Dileğim odur ki muhalefet partileri bu konuya gereken ilgiyi göstersinler.

Bunlardan önce sizlerle 2 kasım 2010 tarihinde paylaştığım ve bugün 15 Mayıs 2018 tarihinde güncellediğim , ABD’li 3 danışmanın Rusya’daki seçim sonuçlarını nasıl etkileyerek değiştirdiğini anlatan bir yazıyı paylaşacağım.

Araştırmacı yazar Yılmaz Dikbaş’ın Gönüllü Devşirmeler isimli kitabından alınan “SEÇİMİ ABD VE MEDYA KAZANDIRDI” başlıklı aşağıdaki yazısı ve Kasım 2000 yılında yapılan ABD seçimlerine SES (SEÇSİS’İN ETKİSİ) ile 2007 seçimlerine ilişkin analizleri aşağıda paylaşıyorum .


SAHTE DEMOKRASİ “SPINNING BORIS”
ÖKÜZ BOKUNU ALTIN DİYE SATANLAR

Aşağıda Yılmaz Dikbaş’ın GÖNÜLLÜ DEVŞİRMELER kitabından alıntılanan yazı ile Rusya üzerinden, günümüz Türkiye’sinde yaşanan SEÇİMLERİN ,siyasi olayların ve siyasi içerikli büyük hilelerin nasıl yapıldığını , Toplum bilincinin nasıl denetim altına alınarak yönlendirildiğini anlatır. Bu nedenle özellikle kitabı ve aşağıdaki yazıyı okumanızı öneririm. Küresel tuzakların , oyunların , kurguların ardında var olan güç hep aynıdır . Küresel baronlar , oligarklar ve hilebaz siyasetçiler , emperyalizm…

SPINNING BORIS’in HİKAYESİ

Olay 1996 yılında Rusya’da seçimlerin ABD’li ajanlar tarafından nasıl kontrol edilerek yönlendirildiğini anlatır.Demokrasi havarisi !!! olduğunu söyleyen ABD, NED ve CIA’nın kurmuş olduğu içinde demokrasi kelimesi taşıyan STÖ’leri kullanarak tüm dünya ülkelerinin içinde gizli amaçlı truva atları oluşturmuş ve beslediği yandaşlarla içine girdiği tüm ülkelerin varlığını bir sinsi kurt gibi kemirmektedir.Bu ülkelerdeki siyasi yapıyı ve yöneticileri de kendi amaçlarına uygun olanlardan belirleyerek iktidara gelmesini sağlarlar.

***

“IMF’ye teslim olmuş Rusya’nın 1995’de dış borçları çok artmıştı. Hem bu borçları ödemek hem de Rusya’da yeni türemiş işadamlarının 1996 başkanlık seçimlerinde desteğini alabilmek için, Yeltsin yeni bir özelleştirme yağması başlattı. Rusya’nın en büyük fabrika ve işletmelerinin hisselerini, yeni türemiş Rus bankalarına nakit para karşılığı yok pahasına sattı. Bu hissleri ele geçiren, kendilerine oligark denilen, hemen hemen tamamı Yahudi kökenli olan Rus işadamları ulusal medyanın ve bankaların sahibi oldular” (1)

“Rusya çok tehlikeli bir siyasi bunalımın içine yuvarlanmıştı. On binlerce Moskovalı sokaklara dökülmüş,meydanlar Yeltsin karşıtı sloganlarla inliyordu. Rus halkı, parlamentosunu savunuyordu Parlamento tarafından görevden alınan Boris Yeltsin Yeltsin görevden alındı, yerine yardımcısı atandı. Artık her şey çığırından çıkmıştı. Yeltsin, 4 Ekim 1993 günü, Beyaz Saray adı verilen Rus Parlamentosunu topa tutturdu. Tüm dünya televizyonları, Rus parlamentosunun topçu ateşi altında kalışını anında yayınladı. ABD Başkanı Bill Clinton,Yeltsin’in bu eylemini, demokrasinin savunulması olarak gördüğünü duyuruyor, demokrat Yeltsin’i destekliyordu. ” (1)

Yazının tamamını okumak için ; http://nacikaptan.com/?p=440

Naci Kaptan
23 Mayıs 2018

Konumuza devam edelim ;

SEÇSİS oy sayma sistemi kullanılıp da seçmen parmağının boyanmasından vazgeçilmesinden,devreye Mernis’in de girmesinden ve YSK’nın kapalı devre çalışıp seçim sonuçları konusunda gereken şeffalığı göstermemesinden sonra AKP oyları büyük bir sıçrama yaptı ve AKP son 3 seçimde de iktidara geldi.

SEÇSİS Amerika’da Bush seçiminde kullanıldı ve seçim sonuçları tartışmaya açıldı. Kullanımından vazgeçildi.Almanya ve Yunanistan’a önerildi fakat her iki ülke de sisteme dışarıdan girilerek sonuçlar üzerinde oynama yapılabilirliği yönünden bu sistemi kullanmadılar.

Kasım 2000 yılında yapılan ABD seçimlerine bakalım ;
Seçimlerde Algore ve Bush yarıştılar.Elektronik olarak yapılan seçim sonuçları başbaşa gitti ve Florida anahtar duruma geldi.Oy sayımlarında bush ve Gore’nin aralıklarla seçimi kazandıkları açıklandı.Sonuçlar karmaşık duruma geldi.

7 Kasım seçimlerini izleyen Amerikan medyasının önde gelen kuruluşları, aynı gün pot üstüne pot kırdılar. CBS, CNN, NBC, MSNBC ve ABC gibi dev kanallar, önce Florida’da Gore’un kazandığını ilan ettiler. Halbuki Florida’da daha sandıklar kapatılmamıştı bile. Bu yanlış haberler, birçok kişiyi sandık başına gitmekten vazgeçirdi.

Gore ‘Başkan oldum’ diye tam sevinirken, bu haberler geri çekildi. Gece yarısından sonra, medya bu kez Eyalet’te Bush’un kazandığını ilan etti ve Teksas Valisi’nin ‘ABD Başkanı’ olduğunu duyurdu. Bush sevindi ve Al Gore da rakibini arayarak kutladı. Bush’un sevinci iki saat sürmedi. Medya bu haberi de geri çekti. Gore, yine rakibini aradı ve kutlamasını geri aldı. Florida’da oylar makineler tarafından en az üç kez, bazı yerlerde de dört kez sayıldı. Makine teknolojisi 327 farkla ‘Bush Başkan oldu’ dedi. Ardından postayla gelen oylar da sayıldı ve Bush farkı 930’a çıkardı. Her iki taraf da mahkemeye gitti. Neticede Gore Seçimleri kaybettiğini açıklayarak çekildi ve Bush başkan oldu.Ki Gore’nin çekilmesi arkasında ne gibi baskılar olduğu bilinmiyor !!!

Amerikan seçimlerinde bizde kullanılan sistem kullanıldığı bu seçim sonrası seçim sonuçlarının şaibeli olduğu yazıldı.Bu konuda araştırmalar yapan bir gazeteci şüpheli bir şekilde araba kazasında öldü.

Sonunda AKP’yi işbaşına getirmek isteyen ABD’nin yönlendirmesiyle SEÇSİS (Sun Electio System)Türkiye’de kullanılarak Türkiye’nin geleceğini derinden etkileyen sonuçlar yarattı.Mernis sistemiyle de entegre edilen bu seçim sistemi kullanıldığı sürece Türkiye’de yapılacak olan seçim ve referandumlar hiç bir zaman gerçek sonuçları göstermeyecek ve bu sistemi yöneten güçlerin istedikleri sonuçları verecektir.

İşte biz buna İLERİ DEMOKRASİ ve adaletli seçim diyoruz !!! Demokrasi söylemiyle halka tiyatro oynayarak kandırıyor ve sonra da camiye giderek ibadet ediyoruz !!! (2)


SEÇSİS sistemindeki kafaları karıştıran büyük şüphe
30 Mart seçimlerinde sonucu değiştirecek nitelikte
hilelerinin bilgisayar ortamında yapıldığı ileri sürüldü.

SEÇSİS sistemi bu açıdan büyük suçlamalara neden oldu. UYAP’ın
bu sisteme entegre olması da bu yöndeki kuşkuları daha da arttırdı.

DİJİTAL ŞÜPHE: SEÇSİS

Millet Gazetesi’nin haberin göre, sandıklarda yapılan hilelerin yanında 30 Mart seçimlerine ilişkin en yoğun hile iddiaları 2007 yılı seçimlerinden bu yana uygulanan ve dünyada çok tartışmalı olan SEÇSİS (Sun Election System) sistemi ABD’nin hediyesidir. ABD’de belirli eyaletlerde 2000 seçimlerinde uygulanan sistem büyük tepki çekmesi nedeniyle iptal edildi. Ancak bu iptal olayı ABD’nin 43. Başkanı oğul George W. Bush’un seçildiği Florida seçimlerinin üzerindeki “hile” yi hiç bir zaman silemedi.

Hileli Florida seçimleri, Türkiye’de uygulanan SEÇSİS konusu Türkiye’nin özellikle son 3 yıldır gündeminde bulunuyor. 2000 yılında ABD başkanlık seçimlerinde George W.Bush lehine seçimlere hile karıştırıldığı iddialarından sonra bizzat hileyi yazılımı üreten bilgisayar programcısı Clint Eugene Curtis’in 13 Aralık 2004 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu Demokrat Parti üyeleri önünde verdiği yeminli ifadesinde hile yapıldığını açık bir şekilde ifade etti.

TEKNİK HIRSIZLIK!

Gelelim SEÇSİS’in ne olduğuna. Türkiye’nin kademeli olarak üzerinde 1980’li hatta 1990 yıllarda çalıştığı bir bilgisayar yazılım projesi. SEÇSİS, kısa anlatımla bir bilgisayar paket programı. Adem Taşkaya’nın “SEÇSİS ve Seçimlerin Güvenirliği” başlıklı makalesinde yer alan bilgilere göre Bilgisayar Destekli Merkezi Seçmen Kütüğü Sistemi ( SEÇSİS) Ülkemizde Telekom alt yapısı kullanılarak Yüksek Seçim Kurulu Merkezi’nde bulunan Sun Fre E6800 ana bilgisayardan yönetilmektedir. Aynı zamanda SEÇSİS Sistemi’ne Adalet Bakanlığı koordinasyonunda bulunan UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) dahil edilerek birbirine entegrasyonu sağlanmıştır.

UYAP’IN ROLÜ

Ömer Lütfi Taşçıoğlu tarafından “Seçim Sistemimiz, Seçim Şaibeleri ve Öneriler” başlıklı makalesine göre ; Yargı faaliyetlerinin tek bir merkez­de toplanarak kontrol edilmesi amacıyla hazırlanan UYAP sisteminin seçim sonuçlarının işlenmesinde kullanılmaya başlanmasıyla YSK’ya ait olan bu görev ve yetki de Anayasa’ya aykırı olarak idareye devre­dilmiş olmakta, başka bir deyişle seçim sonuçları ile ilgili tüm bilgilere Adalet Bakanlığı’nca dolayısıyla hükümet tarafından erişilebilmekte ve müdahale edilebilmektedir.

Bunu tespit edebilecek en etkin yol, tüm seçim kurumlarından alınan sandık bilgilerinin teker teker sayıp toplanmasıdır. Aksi takdirde sisteme müdahale edildiği, sadece teknik araştırma ile ortaya çıkabilir.

Oy tasnifinin bilgisayarlara girilmesi sırasında YSK temsilciliklerinde, hakimler ve siyasi parti temsilcileri hazır bulunur. Bilgisayar ve yazılım konusunda etkin ve uzman olmayan bu kişiler, seçim sistemine yapılan müdahaleyi anlamaz ve kavrayamazlar. Toplu girilen oy sayımlarında, herhangi bir tuşa basılması durumunda, önüne geçilemeyecek hileli seçim sonuçları ortaya çıkabilir. Tüm yaşanan da aslında budur.

SİSTEMİN İŞLEYİŞİ

Peki SEÇSİS’in Türkiye serüveni nasıl oldu? Türkiye’de ilk kez AKP’nin oyunun yüzde 34’ten yüzde 47’ye fırladığı 22 Temmuz 2007 seçimleri, tamamen bilgisayar destekli ya­pılmıştır. SEÇSİS sisteminde Yüksek Seçim Kurulu (YSK) yabancı bir şirketin (Ofer’lerin) sa­hibi olduğu Telekom alt yapısını kullanmaktadır.

YSK seçim sistemi merkezinde mevcut kurulu ana bilgisayar, Sun Fire E 6800’dür. Adalet Bakanlığı’nın UYAP sistemi ile YSK’ nın SEÇSİS sistemi arasında 10 Mbs. hızında “Metro Ethernet” hattı bulunmaktadır. Her terminalde yapılan işlem ve kayıt, SEÇSİS Java tabanlı yazılım tarafından işlenerek sonuçlar ana bilgisayarda toplanmakta ve istenen bilgiler toplu olarak elde edilmektedir.

Sandık kurullarında oyların sayılıp sonuçların elle yazıldığı tutanaklar, ilçe seçim kurulundaki bilgisayarda yüklü olan SEÇSİS yazılımı üzerindeki tutanağa geçirilmekte, daha sonra ilçe se­çim kurulları tutanak toplamlarını il seçim kurullarına, bu kurullar da SEÇSİS üzerinden YSK’ ya bildirmektedir.

Telekom alt yapısı kullanı­larak oluşturulmuş olan bu dışa kapalı ağ ortamı (intranet) dış müda­halelere karşı sadece firewall (güvenlik duvarı) ve VPN’nin sağladığı MD5 güvenlik seviyesi ile korunmaya çalışılmaktadır ve merkezi sis­tem ile terminaller arasında her hangi bir özel şifreleme mevcut değil­dir. Bu da kuşkuları arttırmaktadır.

BİLGİSAYAR OYUNLARI

”SEÇSİS sisteminde hile yap­mak mümkün müdür?” sorusuna verilebilecek cevap ‘evin anahtarını emanet et­tiğimiz bekçi, isterse evi soyabilir mi?’ sorusunun cevabı ile aynıdır.

Bu tespite karşı Türkiye’de yapılan referandum ve seçimlerde SEÇSİS sisteminin kul­lanılmasına devam edilmektedir. Bu sistemle uygulanabilecek iki aşamalı bir hile senaryosu şöyle olabilir: Sandık tutanakları Windows XP işletim sistemi yüklü bilgi­ sayarların bulunduğu ilçe seçim kurulundaki bilgisayara işlenir. Bu sırada minik bir programcık sisteme girerek, (A) sütunundaki (X) par­tisinin oyunu yüzde 20 arttırıp, (B) ve (C) sütunlarındaki (Y) ve (Z) partilerinin oy toplamını yüzde 10’ar düşürür.

Tuşa basıp genel toplam alındığında, yapılan müdahaleyi ancak o ilçedeki tüm sandık sonuç­larını elle tek tek sayıp toplayabilirsek tespit edebilir. Aksi halde, iti­raz süresi sonunda, bilgisayar tuşuna basılarak alınan hileli rakamlar, resmî seçim sonucu haline gelecektir! Bunu önlemenin tek yolu ise YSK’nın siyasi partilere oy sayım ve sonuçlarını kayde­debilme imkânını tanımasıdır. Bu tak­dirde SEÇSİS sonuçlarıyla sandık sonuçlarını karşılaştırılabilinir.

2007 SEÇİMİ İZMİR ÖRNEĞİ

Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) İzmir’de 2007 seçimine ilişkin yaptığı tespitler partinin Karşıyaka İlçe Başkanı Cengiz Ön­baş tarafından yargıya taşınmıştır. Önbaş’ın tespitlerine göre 27 san­dıkta MHP’nin 820 olan oy sayısı 578’e, CHP’nin 3390 olan oy sayısı 2436’ya düşürülürken, AKP’nin oyu 1507’den 2433’e çıkarılmıştır (Öz­türk, 2007). Bu sonuçlara göre Karşıyaka ilçesindeki gerçek dağılım aşağıdaki şekilde ortaya çıkmaktadır:

– CHP 3 bin 390 (yüzde 59,29)
– AKP Bin 507 (yüzde 26,35)
– MHP 820 ( yüzde 14,34)
– Toplam oy: 5 bin 717

YSK ise bu ilçedeki 27 sandığa ait seçim sonuçlarını aşağıdaki şe­kilde ilan etmişti:

– CHP 2 bin 436 (yüzde 42,60) (954 oy eksik ve CHP oylarının yüzde 28’i kayıp)

– AKP 2 bin 433 (yüzde 42,55) (926 oy ilave edilerek AKP’ye aldığı oyların yüzde 61,44 fazlası eklenmiştir).

– MHP 578 (yüzde 10,11) (242 adet oy eksik ve MHP oylarının yüzde 29,5’i kayıp)

– Toplam oy: 5 bin 447

YSK toplam oy sayısını 5447 olarak bildirdiğine göre toplam oy­ların yüzde 4,47’sinin sayılmadan çöpe gittiği anlaşılmaktadır. Nitekim bir sandıktan 161 oy çıkarken sonuçta 16 oya düşürülmüştür. Bu sayının Türkiye’nin bir ilçesindeki 27 sandığa ait olduğu dikkate alındığında Türkiye genelinde yapılan oy sahtekârlığının boyutlarının nerelere va­rabileceği daha iyi anlaşılmaktadır. (3)

KAYNAKLAR

(1) http://nacikaptan.com/?p=440

(2) http://nacikaptan.com/?p=4128

MUTLU ÇÖLGEÇEN / MİLLET GAZETESİ / 27 Mayıs 2015
http://www.shaber3.com/secsis-sistemindeki-kafalari-karistiran-buyuk-suphe/1120145/

Naci Kaptan / 23 mayıs 2018
Devam edecek

This entry was posted in Dizi Yazilari, SEÇİM - SEÇSİS, SİYASİ PARTİLER, SİYASİ TARİH, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *