SÜLEYMANİYE ÇUVAL OLAYININ 10.SENESİ bölüm 2 * “AKP ile anlaşarak TSK’yı kafesledik

Değerli okur,

Süleymaniye’de askerimizin başına çuval geçirme olayının bugünün cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile başbakan Erdoğan’ın ,CIA uzmanı Wolfowitz ile anlaşarak gerçekleştirildiği CIA Türkiye masası Henri Barkey tarafından açıklanmıştır.

Daha önce de 1 Ekim 1992 tarihinde TCG Muavenet Ege denizinde tatbikatın dinlenme anında Amerikan uçak gemisi Saratoga tarafından üst üste atılan 2 ayrı güdümlü füze ile vurulmuş ve gemi komutanı dahil 5 denizcimiz şehit oldu.

Amerika’lılar her iki olay için de şöyle dediler ;
“Türk’ler kendilerine yapılanları 3 ay sonra unuturlar.”
Bu deyişe mim koyun,unutmayın !!!

Devam edelim ;

Necdet Özel Gen.Kur.Başkanlığına atandıktan sonra,TSK kendi iç düzenini,Ulusal Bayram kutlamalarını laiklik karşıtı odak olmaktan ceza almış olan iktidar partisine teslim etti. İmam hatip mezunlarının askeri okullara girmesini sağladı. Askeri gazinolarda uygulanan kıyafet yönergesini değiştirerek sarıklı mollaların ,siyah çarşaflıların askeri alanlara giriş izinini verdi. TSK mensuplarını ulusal bayramları kutlama alanlarından geri çekti.Ergenekon ve Balyoz adı verilen sahte davalarla silah arkadaşları tutuklanırken sessiz kaldı. Hatta bu tutuklamaları ABD ile anlaşarak yapanları evinde iftarda ağırladı.Sahte, klonlama suçlamalarla yargılanan general ve amiralleri ise emekli etti.

Böylece Gen.Kur.başkanı Necdet Özel’in iktidara yakın kulvarda olduğu ,Demokratik açılım adıyla başlatılmış olan , iktidarın federasyon amaçlı Türkiye’yi bölmek ve Laik Cumhuriyet karşıtı ,İslam Devleti kurmak politikalarının da pasif destekçisi olduğu görüldü.

2012 Aralık ayında Şırnak JÖT’nin Şırnak Ilıca’da önceki gün arazi taramasına çıkan Meteler Jandarma Özel Harekat timleri çıkan çatışmada iki teröristi ölü ele geçirdi.Teröristlerin üzerinden ise ABD ordusunun kullandığı FGM-148 roketatarı ve mermisi çıktı.Bunu haber alan Amerika’lılar içinde ajanlarında bulunduğu bir sorgulama grubunu hemen Şırnak Jandarma birliğine göndererek,operasyonu yapmış olan askerlerimizi sabah 05.00 dan saat 11’e kadar sorguladılar.Bu sorgulama izini de Gen.Kur.Başkanlığınca verilmiştir.

Gen.Kur.Başkanlığı bu sorgulamayı kendi egemenlik alanında yaptırmakla bir manda yönetimini kabul etmiştir.Ben bir Türk vatandaşı olarak bu nedenle ulusal onurumun ayaklar altına alındığını düşünüyorum.

Değerli okur,

Yukarıda bir söze MİM KOYMUŞTUN !!!

Biz de hatırlatalım ;

Eyy Amerika’lılar,
Eyy Amerika’lılarla birlik olanlar,
Eyy CIA ile birlik olup askerine tuzak kuranlar,
Eyy askerini,silah arkadaşlarını yolda bırakan,teslim edenler.
Kışlasına PKK’ya silah veren Amerika’lılara sorgu mahkemesi kurduranlar.
Ulusal bayram kutlamalarını ,Atatürk’ün emanetlerini teslim edenler.
Bu yaptıklarınız asırlar geçse de unutulmayacaktır
.

Ardında saygı duyulası izler bırakanlar.
Ne güzeldir onurla şerefle anılmak.

Ama ONLAR,
Ülkemiz kötülük yapanlar,
Laik Cumhuriyete,
Atatürk ve aydınlanma devrimlerine,
Ulusal bayrağımıza,
ULusal bayramlarımıza,
TSK’nın Kemalist askerlerine,
Ülkemizin gerçek aydınlarına,
ihanet edenler,
SİZLER,
nasıl anılacaksınız ???
……..

Naci Kaptan
09 Temmuz 2013

SÜLEYMANİYE ÇUVAL OLAYININ 10.SENESİ bölüm 2
“AKP ile anlaşarak TSK’yı kafesledik

TSK son dönemde adı stratejik müttefik olan Amerikan askerleri tarafından iki kez saldırıya uğramıştır.Bu saidırılar sonucu TSK ile birlikte ulusal onurumuz da yaralanmıştır .Bu saldırılara karşı ne yazık ki Devleti yöneten siyasetçiler ve O dönemde görevde olan Gen.Kur.Başkanları tarafında gereken yanıt verilememiş ve Türk halkının boynu bükük kalmıştır.

Yenilerde Gen.Kur.Başkanı Necdet Özel döneminde ise daha farklı bir olay gerçekleşti.Konu başlıkları ve 4 temmuz 2003 tarihinde meydana gelen Süleymaniye çuval olayına ait bilgiler aşağıdadır.

Olaylar ;

* Tarih 1 Ekim 1992 – TCG Muavenet muhribi Olayı ;

Display Determination isimli Nato tatbikatının dinlenme anında USS Saratoga uçak gemisi tarafından ard arda atılan 2 güdümlü roket ile vuruldu.Yaralılarımız dışında 5 denizcimiz de şehit oldu.Amerikan hükümeti bu olay nedeniyle tazminat ödemeyeceğini açıkladı !

* Tarih 4 Temmuz 2003 Süleymaniye Çuval olayı ;

Çuval olayı 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde karargâh kurmuş bulunan bir binbaşı komutasındaki 11 Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun ve Türkmen mihmandarlarının Irak’taki işgal kuvvetlerinin bir parçası olan Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı’na bağlı askerlerce ve yanlarında peşmergelerin de bulunduğu bir ortamda, sürpriz bir baskın sonucu derdest edilmeleri ve başlarına çuval (kukuleta) geçirilmek suretiyle götürülüp ,askerlerimize şiddet uygulanması ve 60 saat süresince alıkonularak sorguya çekilmeleri hadisesi .

* Tarih Aralık 2012 Şırnak JÖT’nin Amerikan askerlerince sorgulanmasına izin vermek ;

Şırnak’ta görevini başarıyla yapan Jandarma Özel timinin ,Amerikan askerleri tarafından ” GÖREVLERİ NEDENİYLE” sorgulanmalarına ve aşağılanmalarına izin vermek !!!

Sayın komutanlar,
çok üzücüdür ki sizlerin görevde ve sorumlu olduğunuz bu dönemde şekil itibarıyla Muavenet ve Süleymaniye olaylarında olduğu gibi ağır sonuçlar doğuracak fakat Ulusal onur ve bağımsızlık yönünden de çok daha üzücü bir olayın gerçekleştiği bir internet gazetesine ve Ulusal basının gerçek temsilcilerinden birisi olan,siyasi baskılara boyun eğmeyen Aydınlık Gazetesinde bir haber yayımlanmıştır.

Asker Haber internet Gazetesinde 22 Aralık 2012 tarihli önemli bir haber yayımlandı.Aynı haber daha sonra 24.12.2012 tarihli Aydınlık Gazetesi, Önder Öztürk haberi olarak yayımlandı.Haber şöyledir ;

AMERİKALI SUBAYLAR VE İSTİHBARATÇILAR
TÜRK ASKERLERİNİ TÜRK BİRLİĞİ İÇİNDE SORGULADILAR

Cumartesi, 22 Aralık 2012

Mehmetçik Şırnak’ta FGM-148 roketatarı bulunca ABD’li subaylar Mehmetçiği Sorguladı!Şırnak Ilıca’da önceki gün arazi taramasına çıkan Meteler Jandarma Özel Harekat timleri çıkan çatışmada iki teröristi ölü ele geçirdi.Teröristlerin üzerinden ise ABD ordusunun kullandığı FGM-148 roketatarı ve mermisi çıktı.

ABD MEHMETÇİĞİ SORGULADI!

Görevin ardından kışlaya gelen askerler istirahata çekildikten bir kaç saat sonra, sabaha karşı 5′te uyandırıldı. Gelenler ise 5 ABD’li subaydı. ABD’li subaylar Mehmetçiği saat 11′e kadar operasyon ve buldukları silah hakkında sorguladı. ABD’li subayların Mehmetçiğe özellikle “operasyon sırasında başka birinin yakalanıp yakalanmadığını” sorduğu öğrenildi.

ÜSTEĞMEN HAKKINDA SORUŞTURMA!

ABD’li subaylar JÖH timini sorguya çekerken bir Türk üsteğmeni ile bir Amerikalı görevli arasında sert tartışma yaşandı. ABD’liden roketatarın açıklamasına isteyen üsteğmen , “Deneme uçuşu yapan ABD helikopterinden düşüp pkk tarafından bulunmuş” cevabını aldı. Bunun üzerine üsteğmen ABD’linin üzerine yürüyünce hakkında alay komutanı tarafından soruşturma başlatıldı. Sadece ABD ordusunun kullandığı FGM-148 roketatarı 2.5 KM’den tank ve helikopter katili olarak biliniyor ve hedefe kilitlenme özelliğine sahip.

4 TEMMUZ 2003 ÇUVAL OLAYI

Türk askerlerinin başına çuval geçirildiği sırada Kuzey Irak’taki ABD birliklerinin başında Tümgeneral Raymond Odierno bulunuyordu. 2003 yılının Mart ayından itibaren Irak’ta bulunan Odierno, 4 Temmuz 2003′te yaşanan Süleymaniye baskını sırasında da Irak’taki ABD ordusunun komutanı olarak görev yapıyordu. Çuval geçirme olayının asıl sorumlusunun da Odierno olduğu belirtiliyor. Odiernu, Şubat 2010’da Türkiye’ye gelmiş ve bu ziyareti protestolara da neden olmuştu.

İşgalci güçlerle Kürt işbirlikçilerinin hazırladığı hain bir plan Süleymaniye’ de uygulamaya konuluyordu.2003 yılının 4 Temmuz Cuma günü ABD’nin 173.Hava indirme tümenine bağlı askerlerle onlara destek veren Kürtlerin, Süleymaniye’ deki Türk Özel Kuvvetleri Bürosuna yaptıkları baskın sırasında 11 Türk askeri (3’ü subay 8’i astsubay olmak üzere) esir alıyordu.

Türk askerlerine silah doğrulttular.

Yüzü koyun yatırılarak, bilekleri kelepçelenen Türk grubu bahçeye indirildiğinde, baskıncıların bir bölümü bina çevresinde de emniyeti almış ve içerdekilerin büyük bir kısmı da evin her noktasında arama yapıyordu. Amerikalıların yaptıkları her işlem için yardımcıları, daha doğrusu öncü kuvvetleri peşmergelerdi.Türk Askerlerine reva görülen muamele en iyimser ifade ile “fena” kavramını aşıyordu.Fakat artık yapılacak hiç bir şey yoktu, çünkü eller kelepçelenmişti.Amerikalılar esir aldıkları Subay, Astsubay ve görevliler ile baskın sırasında büroda bulunanların başına “Çuval” geçirdiler!

Başa çuval geçirilmesi, esir alınanların,Iraklıların etrafı görmemeleri için yapılan bir uygulama idi.Fakat bu kez özellikle amaç sindirme, güç gösterisive psikolojik baskı oluşturmaktı.8 araçlık (3 kamyon, 5 Hummer) baskın konvoyunun yanlarında peşmerge lerde olduğu halde ABD’nin karargahı olarak kullanılan, Kerkük Hava alanına götürdüler.2 kamyonun içinde 24 esir bulunuyordu.

Esirler;

11 Türk özel Timi mensubu, 2 Sivil Türk, 4 Kürt muhafız, 2 Türkmen erkek, 2 Türkmen kadın, 1 Kürt, 1 Türkmen çocuk ve İngiliz vatandaşı Michael Todd’du.Kamyonların birinde 6, diğerinde 5 Türk askeri vardı.5 Temmuz günü Kerkük Havaalanında sorgulama yapıldıktan sonra, Amerikalılar helikopterlerle Türk askerlerini Bağdat’a götürdüler.Irak’ın kuzeyinde Türk Özel Kuvvetleri mensubu 11 Türk askerinin ABD’liler tarafından esir alınmasıyla başlayan kriz yoğun diplomatik çabalar sonucu ancak 60 saat sonra çözülebildi.Serbest bırakılan Türk askerleri “Amerikalılar bize El-Kaide muamelesi yaptı.En yakın müttefikine nasıl terörist gibi davranırlar?

Türk Özel Kuvvetleri Komutanı Binbaşı Aydın Eser. “4 Temmuz Cuma günkü baskını önce Amerikalıların Iraklılarla bir çatışması sandığını söyledi.“Amerikalılar havaya ateş açıyorlardı.Önce sokakta çatışma çıktı sandım.Kapıyı açıp onlara yardım etmek istedim.Bir baktım bize doğru ateş ediyorlar.

Amerikalılar bize doğru gaz bombası attılar.
Olayın değişik boyutlara girmemesi için teslim olduk”.

Binbaşı Aydın, dayaktan incinmiş kaburga kemiğini gösterirken: “Biz burada yasal olarak bulunuyoruz.Benim rütbemi hiçe sayıp Kerkük ve Bağdat’ta kötü muamele ettiler.Kafalarımıza çuval geçirildiği gibi ellerimizi de kelepçelediler.” Türk Özel Kuvvetleri Timinin Komutanı Binbaşı Aydın Eser’nin son sözü ise “Bizi Kürtler gammazladı.” oldu.Saat 14:30’da Türk Özel Kuvvetleri Bürosu terk edilirken 100 metre ilerde beyaz jip içindekiler, Amerikalı yarbay tarafından birkez daha tebessümle selamlandılar.Jip’in içinde bekleyen rehber, görevini ifa etmenin huzuru ile(!) KYB Dışilişkiler Bürosunun yolunu tutarken, konvoy Süleymaniye sokaklarında yeniden bir geziye çıktı.

İçerde çuvallanmış Türk Askeri vardı.
Başlarında ise Coni’ler ve peşmergeler

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin ısrarla “haberimiz yok” dediği Türk Özel Kuvvetleri Timine karşı yapılan baskında, Celal Talabani’nin oğlu zaten başından sonuna kadar bu çuval baskınının içinde yer alıyordu.Bölgede babadan oğula geçen siyaset geleneği içinde küçük Talabani önemli bir figür olma özelliğini doğuştan taşıyordu.
İşte bu Bafel Talabani, operasyon boyunca elindeki telefonla hem babasını bilgilendirmiş hemde Amerikalı konvoya yol gösterirken, aynı anda da baskını saniye saniye görüntülemişti.Hatta Bafel işi iyice abartmış, Amerikalıların Türk Özel Kuvvetleri Timi’ni götürmelerinin ardından “baskın sonrasını da” görüntülemişti.

ALİ KERKÜKLÜ
Habertürk Televizyonunda Basın Kulübü programına katılarak konuşan dönemin Genelkurmay başkanlığı eski harekat başkanı emekli korgeneral Köksal Karabay, 4 Temmuz 2003 günü Irak’ın Kuzeyinde Süleymaniye şehrinde (Kürtlerin yoğun yaşadığı şehir) yaşanan çuval olayını şöyle anlattı:

“Kerkük Valisi’ne suikast yapılacağı ihbarı üzerine Kerkük’ten gelen ABD askerlerinin Talabani’nin Sarayı’nın çevresinde ilerlerken Türk timinin bulunduğu sokağa da girdiler.ABD askerlerinin arasında Türkiye’nin ekmeğini yiyen Talabani’nin oğlu (Bafel Talabani) da bulunuyordu.Tim komutanı(Aydın Eser) kapıya çıkıyor ’Hoşgeldiniz’ diyor.Üzerine çullanıyorlar.Bu esnada herkes ateş etmeye hazır.Tim komutanı Binbaşı Aydın Eser elini kaldırıp ateş etmeyin diyor.Hiç böyle birşey olacağını tahmin etmemişler.Çünkü daha önce birlikte çay içmişler ve oturmuşlar.”

Çuval skandalının başka bir Türk tanığı konuştu:

Öngel, askerlerimize su, yemek ve sigara götürdüğünü söyleyerek, “Binbaşı Aydın E.yapılan muameleye çok kızmıştı.Bu yüzden ABD’liler onun üzerine gidiyordu” dedi.

Kuzey Irak’ta, 11 Türk askerinin ABD askerleri tarafından gözaltına alınıp başlarına çuval geçirilerek alıkonulması olayının bilinmeyen bir tanığı ortaya çıktı.O dönemde Amerika Birleşik Devletleri adına tercümanlık yapan 32 yaşındaki Metin Öngel, 4 Temmuz 2003 günü yaşananları tüm ayrıntılarıyla ilk kez Hürriyet’e anlattı.Öngel, gözaltına alınan askeri personelden bildiği isimleri de sıraladı.Türkiye’de vatan hainliğiyle suçlanma korkusu nedeniyle ABD’ye iltica eden kendisi gibi tercüman Tuncay Çelik ve Savaş Dalkılıç’ı eleştiren Öngel, “Koca Türkiye, bu iki tercümanla mı uğraşacak?” dedi.Halen Kocaeli Derince’de ticaret yapan Öngel, 4 Temmuz günüyle ilgili şu bilgileri verdi:

KAAN YÜZBAŞI’NIN BARBEKÜ PARTİSİ

4 Temmuz günü, biz ABD ordusu hesabına tercümanlık yapıyorduk.O gün ABD’nin resmi bayramı olduğu için, Kerkük’teki ABD üssü içinde bulunan Türk Özel Kuvvetleri’ne ait ofiste Kaan Yüzbaşı da bir barbekü partisi veriyordu.Kaan Yüzbaşı, partiye bizi de davet etti.Yemekleri yedik, sonra bir Amerikalı asker geldi.’3-4 Türkçe tercüman lazım’ dedi.Süleymaniye’den bazı insanları gözaltına almışlar.Biz hemen o askerle Kerkük’teki gözaltı merkezine gittik.Yanımda, Amerika’ya sığınan Tuncay Çelik ve Savaş Dalkılıç ile Gülay Kıramer adlı kızıl saçlı bir Türk kızı daha vardı.Gülay Kıramer, bir emekli astsubayın kızıydı ve Amerika’dan gelmişti.Emin değilim, sanıyorum daha önce bir Amerikalı ile evlilik geçirmişti.

ELLERİ ARKADAN PLASTİK KELEPÇELİ

Gözaltı merkezinde, buraya getirilen 33 kişi vardı.Bunların sorgusunu yaptılar.Ben gözaltına alınanları Kuzey Iraklı Türkmen sanıyordum, sonra 11 Türk askerinin de gözaltına alındığını gördüm.Türk askerleri, Süleymaniye’de Dışişleri İrtibat Bürosu’nda görevliydiler.Sivildiler ve hepsinin ellerini arkadan plastik kelepçeyle kelepçelemişlerdi.Kafalarına çuval geçirilmişti.Gözaltı merkezinde değişik odalar vardı.Bunları, 3-4 ayrı odaya dağıttılar.Gözaltına alınanlar arasında, bir temizlikçi kadın ile 14 yaşındaki oğlu bile vardı.Kimi buldularsa getirmişlerdi.2 Kürt koruma ve oradaki dönerci dükkánında oturanlar bile vardı.

ASKERLERİMİZE YİYECEK VE SİGARA GÖTÜRDÜM

İlk sorgu sırasında ben, bizimkilere su, yemek ve sigara götürdüm.Amerikalılar, getirilenler arasında Türk askeri olduğunu biliyorlardı; ama bilmezlikten geliyorlardı.

TÜRK BİNBAŞI ÇOK KIZMIŞTI

Binbaşı Aydın E., çok sinirliydi, agresif davranıyordu.Yapılan muameleye kızmıştı.Bu yüzden Amerikalılar da onun üzerine gidiyordu.Kerkük’te 1 ya da 2 gün kaldılar.Sonra uçakla tüm ekibi Bağdat’a uçurdular.Havaalanına götürürken, turuncu kıyafet giydirmişlerdi.Kamyonun arkasında taşındılar.2’nci sorguya, tercümanlardan sadece Tuncay Çelik ve Savaş Dalkılıç gitti.Biz gitmedik, daha doğrusu gitmek istemedik.

’ÇUVAL’DAN SONRA İSTİFA ETTİK, DÖNÜYORDUK

Çuval olayı üzerine Türk tercümanlar olarak hepimiz istifa ettik, geri dönüyorduk.Ancak Türk Özel Kuvvetleri Komutanlığı, ’Colin Powell özür diledi, olay diplomatik olarak çözüldü’ deyince istifadan vazgeçtik.Bir ay sonra Türkiye’ye döndük.

TÜRKİYE’NİN İTİBARI İLE OYNAMASINLAR

Tuncay Çelik ve Savaş Dalkılıç, ABD’de kalabilmek için Türkiye’de vatan hainliğiyle suçlanma iddiasını gündeme getirdiler.ABD’ye kapağı atmak için bunu bahane ettiler.Ülkenin itibarıyla oynamasınlar.Kimse onları tehdit etmedi.Koca Türkiye Cumhuriyeti zaten böyle iki tercümana mı kaldı.Tercümanların lideri konumunda, Helinka Pepison adlı bir ABD’li kadın vardı.Helinka, Tuncay ve Savaş’ı ABD için ikna etti.Onlara akıl verdi.Zaten Tuncay, Helinka’nın asistanıydı.Bizi kimse tehdit filan da edilmedi.Ortalığı bulandırmasınlar.

GÖZALTINA ALINAN TÜRK ASKERLERİ

Tim Komutanı Binbaşı Aydın E.2 üsteğmen.Birinin adı veya soyadı Bozkurt.
5 astsubay başçavuş,3 kıdemli üstçavuş.

AMERİKA’DA 10 YIL KALDIM

Metin Öngel, ABD’de 10 yıl kaldığı için İngilizce’yi çok iyi bildiğini söyledi.Kuzey Irak’ta ABD için çalışan 4 ayrı kategoride tercüman olduğunu anlatan Öngel, “Her kategorideki tercüman, belli gizlilik seviyesine göre yetkiliydi.Biz en düşük yetkide tercümanlardık” diye ekledi.Öngel, nasıl tercüman olduğunu ise şöyle anlattı: “Askerden dönmüştüm.Bir arkadaşım, bu işten haberdar olmuş, CV gönderdik.Gaziantep ve İskenderun’da çalıştırmak için tercüman arıyorlardı.Ankara Hilton’da toplantı yaptılar, evrak verdik, kabul ettiler.Mardin’de 15-20 gün kaldık.Sonra geri döndük.Bir daha arayıp Irak teklifi yaptılar.Ticari bağlantı kurarım diye kabul ettim.Tuncay Çelik benden bir hafta önce gitmişti, Savaş Dalkılıç’la aynı dönemde gittik.”

KEBAP PARTİSİ

Türk tercüman Metin Öngel, kendilerine iş veren ABD’li şirketin yöneticisi Helinka Pepison ile bir Irak dönüşü Mardin’de kebap partisinde.

BİRLİKTE GÖREV

Tercüman Metin Öngel, ABD’ye iltica eden diğer tercüman Savaş Dalkılıç ile Kuzey Irak’ta birlikte görev yaptığını anlattı.Öngel ve Dalkılıç’ın birlikte pek çok fotoğrafı var.Öngel, ABD’ye iltica eden Savaş Dalkılıç ile Tuncay Çelik’in davranışlarını doğru bulmadığını söylüyor.
KAYNAK: HÜRRİYET USA

Çuval baskını Wikileaks kriptolarında
30.03.2011

2003 yılında Kuzey Irak’ta türk askerlerinin başına çuval geçirilmesi olayı Wikileaks belgelerinde..

4 Temmuz 2003’teki baskından iki ay önce Genelkurmay Başkanı Özkök ABD’ye üç mektup yazmış. Washington ültimatom vermiş.

BASKINDAN İKİ AY ÖNCE KRİPTO GİTTİ

Türk-ABD ilişkileri tarihinin en derin krizlerinden olan ve Süleymaniye’de 11 Türk askerinin başına çuval geçirilmesiyle sonuçlanan baskının nasıl bir ortamda gerçekleştiği, 5 Mayıs 2003 tarihli kriptoda anlatılıyor..

ÖZKÖK: ATMOSFER ENDİŞELENDİRİYOR

Kriptoya göre, 22 Nisan 2003 tarihinde Kerkük’te bir Türk timi ABD askerlerince gözaltına alınıp sınır dışı edildi. Olayın ardından ABD özel kuvvetleri Türk ordusuna talimat yağdırdı.. Genelkurmay Başkanı Özkök, ABD’li muadili Myers’a mektup yazıp endişelerini bildirdi.

MUHTIRA GİBİ ANLAŞMA

Taraf Gazetesi’nde yayınlanan Wikileaks belgelerine göre, Özel Kuvvetler Komutanı’na zabıt imzalatan ABD açıkça uyarmış: İhlalciyi yakalarız.

TÜRK ASKERİ PERSONELİ HER ADIMINI BİLDİRECEK

Albay Cleveland ile Silopi’deki Türk Özel Kuvvetler Komutan Yardımcısı Albay Hasan Özdemir2in 28 Nisan 2003’te saat 07.15’te imzaladığı zaptın tutanağı şöyle: Türk askeri, Kuzey Irak’ta Koalisyon’ca teyit edilmemiş tüm faaliyetlerine son verecek. Askerler her zaman üniformalarla gezecek. Sayıları, yerleri, faaliyetleri bildirilecek. K.Irak’tan atılan personelin dönmesine izin verilmeyecek. Tüm ihlalciler gözaltına alınacak. Bu başlangıç, gelecekte yeni talimatlar verilecek..

This entry was posted in DÜNYA ÜLKELERİ, EMPERYALİZM, Politika ve Gundem, TSK. Bookmark the permalink.

One Response to SÜLEYMANİYE ÇUVAL OLAYININ 10.SENESİ bölüm 2 * “AKP ile anlaşarak TSK’yı kafesledik

  1. Pingback: PERDE ARKASI * HENRİ BARKEY ; AKP ile anlaşarak Türk Ordusunu kafesledik *** 04 Temmuz 2018 Süleymaniye olayının 15. yılı – Bölüm I – II | Cumhuriyetimiz İçin

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *