PARADISE PAPERS VI * ‘Esas’lı off-shore *Dünyada bir ilk… Paradise Papers haberimize 500 bin TL’lik dava *Ülkeyi yönetenler neden malvarlıklarını Türkiye’den kaçırıyor? Yıldırım ailesi nasıl zenginleşti * gemileri nasıl aldılar? – Neden Türk Bayrağı çekmiyorlar? * Hollanda’da da şirketleri ve gemileri var

Dizi yazı

PARADISE PAPERS – Bölüm I
http://nacikaptan.com/?p=51342

PARADISE PAPERS – Bölüm II
http://nacikaptan.com/?p=51371

PARADISE PAPERS – Bölüm III
http://nacikaptan.com/?p=51427

PARADISE PAPERS – Bölüm IV
http://nacikaptan.com/?p=51501

PARADISE PAPERS – Bölüm V
http://nacikaptan.com/?p=51545

****

Cumhuriyet
Pelin Ünker
10 Kasım 2017 Cuma

‘Esas’lı off-shore

Paradise Papers’a göre Esas Holding, Büyük Britanya’daki alışveriş merkezlerini Jersey’de zengin ailelerin tercih ettiği tröstler üzerinden alırken, bu şekilde gelirlerini gizleyebiliyor.

Appleby kayıtları Türkiye’nin en zengin ailelerinden Sabancı’ya da uzandı. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda politikacı ve iş insanının, off-shore hizmet sağlayıcıları Appleby ve Asiaciti ile, gizlilik politikası uygulayan 19 farklı yargı alanındaki hesaplarını ifşa eden Paradise Papers’ta, Esas Holding’in sahipleri olan Şevket Sabancı, Ali İsmail Sabancı, Zerin Sabancı Hayırlı, Emine Sabancı Kamışlı, Kazım Köseoğlu ve Can Köseoğlu isimleri de geçiyor. Belgelere göre Sabancılar’ın Büyük Britanya’da satın aldığı alışveriş merkezlerinin izlerine Jersey’de rastlamak mümkün. Aile, Manş adalarından biri olan Jersey’de kurulu Tartan Nominee Limited, Tartan Property (No: 2) Limited, Tartan Property Limited, Tartan Holding Company (No.2) Limited, Scottish Retail Property GP Limited, Aberdeen Shopping Centre No: 2 Limited ve Aberdeen Shopping Centre Limited ve City Wall Holdings Limited şirketleriyle bağlantılı görünüyor.

Varlıklı aileler

Süddeutsche Zeitung tarafından elde edilip Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) ile paylaşılan belgelere göre Sabancılar, Jersey’de tröstler üzerinden çok sayıda yatırım yapıyor. Tröstler dünya çapında pek çok varlıklı aile tarafından kullanılıyor. Bir tröst, varlıkların yasal mülkiyetini, bu varlıkları başkaları (hak sahipleri) için faydalı tutmak adına elinde bulunduruyor. Sabancı ailesi de Appleby Trust Limited tarafından yönetilen ve hâlâ aktif görünen şirketlerde ‘son hak sahibi’ olarak kaydedilirken, söz konusu şirketlerin perakende ve gayrimenkul sektörüne yoğunlaşması dikkat çekiyor. Sabancı ailesi, Appleby’ın Eylül 2014 kayıtlarında, Scottish Retail Property GP Limited adlı şirkette hak sahibi olarak görünüyor. Bu şirketin Aberdeen Shopping Centre No: 2 Limited, Aberdeen Shopping Centre ve City Wall Holdings olmak üzere üç hissedarı var. Belgelere göre Şevket Sabancı, Emine Kamışlı, Ali İsmail Sabancı, Zerin Sabancı, Can Köseoğlu ve Kazım Köseoğlu; Aberdeen Shopping Centre No: 2 Limited ve Aberdeen Shopping Centre Limited şirketleri vasıtasıyla Scottish Retail Property Limited GP Limited şirketinin esas sahibi.

İskoçya’da iki AVM

Yine aile Tartan Nominee adlı şirkette hak sahibi görünürken Tartan Holding Company (No: 2) Limited, Tartan Nominee’nin hissedarı olarak kaydedilmiş. Özetle Tartan Nominee’nin hissedarı Tartan Holding Company (No: 2) Limited olarak görünse de arka planda yine Sabancılar bulunuyor. Appleby Trust Limited’in kayıtlarında benzer çok sayıda örnek var. Yine Tartan Holding Company (No:2) Limited ve Tartan Property (No:2) Limited üzerinden Tartan Property Limited’in sahibi Sabancılar. Diğer yandan aileye ait oldukları belgelerde gözüken Aberdeen Shopping Centre No: 2 Limited ve Aberdeen Shopping Centre Limited şirketlerinin İskoçya’nın liman şehri Aberdeen’deki iki alışveriş merkezinin satışıyla ilgili olduğu anlaşılıyor. Ekim 2013’te fon yöneticisi F&C Reit, kamuya açık kaynaklara göre, Aberdeen’deki The Bon Accord ve St Nicholas alışveriş merkezlerini The Scottish Retail Property Limited Partnership’ten (SRPLP) satın aldı. Satış anlaşması 189 milyon pound olarak kayda geçti. Appleby belgelerine göre SRPLP, Scottish Retail Property GP Limited’in partneri.

Arka planda

Söz konusu alışveriş merkezlerinin satışıyla ilgili direkt olarak Sabancı ailesinin ismi telafuz edilmezken, iki alışveriş merkezi ile ilgili bilgiler Esas Gayrimenkul’ün web sitesinde yurtdışı projeler arasında yer alıyor. Appleby belgeleri ise bu satın alımın ayrıntılarını ortaya koydu. Meğer Sabancı ailesi F&C Reit ortaklığıyla vergi avantajından faydalanarak alışveriş merkezlerini off-shore şirketler üzerinden almış. Belgelere göre, Şevket Sabancı, Emine Kamışlı, Ali İsmail Sabancı, Zerin Sabancı, Can Köseoğlu ve Kazım Köseoğlu’nun çok sayıda emeklilik fonuna yatırım yaptığı da görülüyor. Kamuya açık kaynaklarda Jersey’deki şirketlerle Sabancılar’ın bağlantısı bulunmuyor. Esas Holding’in bağlı şirketleri arasında bu şirketler yine yok. Esas Holding ve Sabancı ailesi konuyla ilgili sorularımıza yanıt vermedi.

Portre: Şevket Sabancı

Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şevket Sabancı, İngiltere’nin en zenginleri arasında yer alıyor. Sabancı, İngiliz Sunday Times’ın 2011’de yayımladığı zenginler listesinde 650 milyon sterlin’lik servetiyle 114’üncü sırada yer almıştı. Yüksek tahsilini İngiltere’de Manchester Üniversitesi’nde tekstil mühendisi olarak tamamlayan Şevket Sabancı, 1980 yılından itibaren Sabancı Topluluğu’nu yurtdışında temsil etti. Sabancı ailesinin ikinci nesil temsilcilerinden olan Şevket Sabancı, Vaksa’nın kurucuları arasında yer aldı. Şevket Sabancı, 2000 yılında Sabancı Holding’deki hisselerini satarak oğlu Ali Sabancı ve kızı Emine Sabancı Kamışlı ile birlikte Esas Holding’i kurdu.

Vergiden kaçınmanın yolu

Esas Holding’e bağlı Esas Gayrimenkul’ün web sitesinde yazan bilgilere göre, holdingin Büyük Britanya’daki projeleri “Freshney Place, Alhambra Mall, Summit House, 12 Stanhope Gate, Kensington Portfolio, Theobalds Road, Lea Shopping Center, Stevenage Retail Center, Parkgate Retail Park, Fitzroy House, Manchester, Clifton Moor Retail Park, Westgate Retail Park, Bon Accord & St Nicholas, Westwood Gateway Retail Parks şeklinde sıralanıyor. Esas’ın Büyük Britanya’daki satın alımlarında kamuya açık kaynaklarda kendi isminin geçmemesi dikkat çekiyor. Örneğin web sitesinde tanıtılan 15 proje arasında bulunan Lea Shopping Center 2009’da 29.1 milyon poun’da yine F&C Reit üzerinden satın alınmış. Esas Holding’in kendi tanıtımına göre Büyük Britanya’daki 7 alışveriş merkezi ve 8 ofis binasının satın alımı F&C Reit aracılığıyla gerçekleşmiş. F&C Reit, Appleby kayıtlarında Sabancılar’a ait şirketlerin ise yetkilisi olarak görünüyor. Bu da Jersey’deki şirketlerin Büyük Britanya’daki gayrimenkul yatırımları için alındığı izlenimi veriyor. Böylece kira gelirleri üzerinden Büyük Britanya’ya ödenecek vergiler kısıtlanabiliyor ya da satıldıklarında sermaye kazançları vergisinden kaçınılmış oluyor.

Tartışmalı isimler

Rıza Sarraf: Rıza Sarraf’ın ABD’de New York Güney Bölge Savcısı Preet Bharara’nın başlattığı soruşturma dosyasında da geçen RZA Yachting Limited isimli denizcilik şirketi de belgelerde yer alıyor. Malta merkezli RZA Yachting 20 Ağustos 2012’de kurulmuş. Soruşturma dosyasına göre bu şirkete ve Delaware merkezli Royal Türk LLC.’ye kayıtlı yedi adet deniz taşıtı bulunuyor. International Maritime Organization verilerine göre 60 Years isimli Malta bayraklı yat RZA Yachting şirketi üzerine kayıtlı görünüyor. Şirket ise halen aktif.

Yavuz Çizmeci : Adı çok sayıda uçak kazasıyla anılan Sultan Havayolları ve Focus Havayolları’nın kurucusu Yavuz Çizmeci, Appleby belgelerine göre, ACT Havayolları üzerinden off-shore şirket almış. Bu şirketin ortaklarından biri de adı Babek Zencani ile anılan, Onur Air’in eski sahibi Hamit Cankut Bagana. Çizmeci’ye ait uçaklardan biri 2007’de Isparta’da düşmüş, Çizmeci yaşanan bu kaza nedeniyle 11 yıl 8 ay hapis cezası almıştı. Bir diğer uçak kazası bu yıl Bişkek’te yaşandı. Düşen uçak ACT Havayolları’na aitti. ACT’nin önce Çizmeci’ye ait olduğu iddia edilse de şirket daha sonra açıklama yaparak bunu yalanladı. Ancak kime ait olduğu açıklamada yer almadı.

Belgelerin ardından

Kasım Pazar akşamı tüm dünyayla eşzamanlı olarak yayımlanmaya başlayan Paradise Papers sızıntıları, off-shore vergi cennetlerinin meşruluğu konusunu yeniden tartışmaya açtı. ABD Başkanı Donald Trump’tan Kanada Başbakanı Justin Trudeau’ya, İngiltere Kraliçesi’nden Prens Charles’a 120’den fazla politikacı ve liderin sırlarını ortaya döken Paradise Papers, Başbakan Binali Yıldırım’ın oğullarına ait Malta şirketleriyle birlikte Türkiye’nin de gündemine oturdu. Cumhuriyet, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) aracılığıyla Türkiye’de belgeleri yayımlayan tek kurum oldu. Belgeler, Süddeutsche Zeitung, The Guardian, New York Times, Le Monde, El Confidencial, Columbia Journalism School ve BBC’nin de aralarında olduğu 67 ülkeden 96 medya kuruluşuyla eşzamanlı olarak yayımlandı. Kamu yararını gözeten sorumlu gazetecilik anlayışıyla haberlerimizde yer alan isimlere, dizi yayımlanmadan önce yönelttiğimiz ayrıntılı sorularla cevap hakkı tanıdığımızı bir kez daha belirtmek isteriz.

Dizimizin başında da yer verdiğimiz gibi off-shore şirketlere sahip olmak suç değil ancak önemli bir kamusal tartışma konusu. Mevcut yasalar off-shore’u yasal kılarken bu durum, vergi cennetlerini kullanmanın meşru olduğu anlamına gelmiyor. Yolsuzluğun, kara para aklamanın önüne geçmek, vergi adaletini sağlamak, küresel eşitsizliği azaltmak için vergi yasalarının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Vergi cennetleri ve gizlilik politikası uygulayan yargı alanlarının faaliyetleri kontrol altına alınırsa herkesin kazancı adil şekilde vergilendirilebilir. Bu da küresel bir sorun olan yoksulluk, eşitsizlik, yolsuzluk ve hatta terör sorununun önüne geçecek adımlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de Ocak 2006’dan itibaren, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesi değiştirilerek, vergi cenneti ülkelerinde yapılan ticari işlemlerden yüzde 30 stopaj alınması kararlaştırıldı. Ancak Bakanlar Kurulu hangi ülkelerin ‘vergi cenneti’ olduğunu belirlemediği için 11 yıldır bu uygulanamıyor. Hazine gelir kaybına uğruyor.

Cumhuriyet, hükümeti vergi cennetlerini bir an önce açıklamaya çağırıyor. Paradise Papers, 13.4 milyon belgeden oluşan bir define. ICIJ belgelerin yeni bölümlerini gelecek hafta duyuracak. Ancak bu belgelerde adı ‘henüz’ geçmeyen kişilerin off-shore hizmetlerinden yararlanmadığı anlamına gelmiyor. Bir müddet ara vereceğimiz Paradise Papers dosyası yakında sayfalarımızda tekrar yer alacak. *1*

Dünyada bir ilk… Paradise Papers haberimize 500 bin TL’lik dava
Dünyanın dört bir yanından 126 politikacı ve dünya liderine ait off-shore şirketlerini duyuran Paradise Papers’a karşı tek tazminat talebi Binali Yıldırım’dan geldi. Yıldırım önce kabul edip sonra ‘kişilik haklarına saldırı’ diye nitelediği haberler için 500 bin TL istiyor.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu 96 medya kuruluşuyla birlikte yayımladığı Paradise Papers sızıntılarında Malta’da oğulları Erkam ve Bülent Yıldırım’a ait 5 şirket olduğu ortaya çıkan Başbakan Binali Yıldırım, “kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu” gerekçesiyle, oğullarıyla birlikte, gazetemiz aleyhine 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı.

Binali Yıldırım için 250 bin, Erkam Yıldırım için 125 bin ve Bülent Yıldırım için 125 bin lira manevi tazminat talep edildi. Haberlerin “özel vurgular kullanılmak suretiyle açık tahkir ve tezyif kastıyla hazırlandığı” savunuldu.

Önce ‘soruşturulsun’ dedi

Binali Yıldırım salı günü ABD gezisi öncesi gazetecilerin sorularına verdiği yanıtta, söz konusu şirketlerin varlığını kabul ederken “Benim dokunulmazlığım var ama çocuklarımın yok. Soruşturma açılmasını özellikle istiyorum” ifadelerini kullanmıştı. Yıldırım, ayrıca oğullarının denizcilik sektörü ile uğraştığını belirterek “Denizcilik küresel bir iştir. Dünyanın her tarafında da şirketleri var, irtibat noktaları da var. Burada gizli saklı bir iş yok” demişti.

Ancak Başbakan, aradan bir hafta geçmeden, “küresel bir iş olduğu için varlıklarının normal olduğunu” savunduğu şirketler hakkında yaptığımız haberin “kişilik haklarını zedelediği” gerekçesiyle manevi tazminat davası talebinde bulundu.

Süddeutsche Zeitung’un, Cumhuriyet’in de medya ortağı olduğu ICIJ ile paylaştığı belgeler, Yıldırım kardeşlerin Black Eagle Marine Co Ltd, Hawke Bay Marine Co Ltd, South Seas Shipping NV, Nova Warrior Limited ve Dertel Shipping Limited’in hissedarları olduğunu ortaya koydu. Nova Warrior, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nden ihale alan Oras Denizcilik ile bağlantılı çıktı.

Haberler yayımlanmadan önce avukatları aracılığıyla ulaştığımız Yıldırım ailesi, Nova Warrior’un Oras Denizcilik ile bağlantısı dahil tek tek bütün şirketlerle ilgili ayrıntılı şekilde yönelttiğimiz sorulara yanıt vermedi. *2*

*1* http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/yazi_dizileri/863844/_Esas_li_off-shore.html

*2* http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/863905/

This entry was posted in Dizi Yazilari, Ekonomi, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *