TSK’NIN TRUVA ATI GENERAL ŞİMDİ AKP MİLLETVEKİLİ * Şirin Ünal: İmam Hatip mezunu Genelkurmay Başkanı olur

Aşağıda gazeteci Ahmet Takan tarafından yazılan iddialar gerçek ise,TRUVA ATI tanımı emekli general Şirin Ünal’a yaraşacak bir tanımdır.Gazeteci Takan bu haber yazısıyla TSK’nın ve Türk Devletinin içerden de
nasıl vurulduğunu anlatıyor.

Naci Kaptan
28.02.2013

AKP’nin (emekli asker) Milletvekili hakkında şok iddialar..

AKP Milletvekili emekli Tümgeneral Şirin Ünal hakkında şok iddialar…
Ümit Yalım 28 Şubat tiyatrosunun bilinmeyen perdesini araladı

Ahmet TAKAN
ahmethtakan@gmail.com

Bugün 28 Şubat’ın 16’ncı yılındayız. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kırılma noktalarından birinin gerçekleri hâlâ gün yüzüne çıkabilmiş değil. At izinin it izine karıştığı uzun süreçte dalga dalga operasyonlar devam ediyor ama sonuçta ne var?..

Karartma.. Karartma.. Karartma..

Bu satırlardan sonra, noktasına ve de virgülüne dokunmadan yer vereceğim açıklama karşısında şok olacaksınız. Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, 28 Şubat tiyatrosunun sır perdesini aralayacak çok önemli bir açıklama yaptı.

Darbe ve muhtıraların arkasındaki (güya) gerçekleri ortaya çıkarmak üzere kurulan Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun AKP’li üyesi emekli Tümgeneral Şirin Ünal hakkında Ümit Yalım’ın anlattıklarını ve daha fazlasını hayretler içinde okuyacaksınız. 28 Şubat 1997 tarihli tiyatronun belki de küçük bir sahnesinin aydınlatılması için aynen yer veriyorum;

“Tayyip Erdoğan’a 28 Şubat ile ilgili olarak bazı sorular yönelttik ve Erdoğan’ın 28 Şubat’ın neresinde olduğu sorusunu kamuoyunun gündemine getirdik. Erdoğan’a, İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde; Çevik Bir, İstanbul MİT Bölge Başkanlığı ve Ali Kalkancı ile olan ilişkilerini sorduk. Erdoğan’a, Başbakanlık döneminde Sincan’da yürütülen tank birliğinin bağlı olduğu generali neden ödüllendirdiğini de sorduk. Ancak, Erdoğan sorularımızın hiçbirisine cevap vermedi, veremedi. Sükut ikrardan gelir. Böylece sorularımızın cevabının ‘evet’ olduğu ortaya çıktı.

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu, birçok konuda araştırma yaptı. Komisyon Başkanı AKP’li Nimet Baş, Alt Komisyon Başkan Vekili ise AKP İstanbul Milletvekili Şirin Ünal’dı. Baş-Ünal ikilisi, 28 Şubat sürecinde psikolojik harekat maksadıyla görevlendirildiği söylenen Ali Kalkancı’yı komisyona davet etmedi. Tayyip Erdoğan’ın, Ali Kalkancı’nın arkadaşı olduğunu söyleyen Emire Kalkancı da komisyona davet edilmedi. Deniz Baykal komisyona, Çevik Bir ile hiçbir yerde ve hiçbir zaman görüşmediğini beyan etti. Ancak, Tayyip Erdoğan, Çevik Bir ile ilgili soruların hiçbirisine cevap veremedi. Tayyip Erdoğan’ın 28 Şubat’ın neresinde olduğunu çok iyi bilen Baş-Ünal ikilisi, komisyonda hiç ilgisi olmayan kişilerin dinlenmesini sağlayarak hedef saptırdılar ve gerçeklerin ortaya çıkmasını engellediler. Peki, alt komisyon başkanı AKP’li Şirin Ünal kimdir?

Şirin Ünal, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’nda, 2008-2010 yılları arasında, Komuta Kontrol Daire Başkanı olarak, Hava Pilot Tümgeneral rütbesi ile görev yaptı. Ünal, Silahlı Kuvvetlerde koyu bir AKP karşıtı olarak tanınan ve Tayyip Erdoğan’ı çok ağır ve sert dille eleştiren bir generaldi.

*** Ünal’ın ilk icraatı, Yunan askeri helikopterinin, 31 Aralık 2008 tarihinde yaptığı hava sahası ihlalini, Genelkurmay internet sitesinden kaldırmakla başladı. Yunanistan Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı, Didim açıklarındaki Bulamaç Adası’na helikopterle giderek adadaki Yunan askerlerini ziyaret etmişti. Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olan Bulamaç Adası’nın Yunan işgali altında olduğu ortaya çıkıyordu.

Ünal, AKP’nin foyası meydana çıkmasın diye, Dışişleri Bakanlığı’nda görevli Büyükelçi Haydar Berk ile görüşerek haberi siteden kaldırdı. Ancak haber, Yorgo Kırbaki’nin imzasıyla 03 Ocak 2009 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlandı.

*** Devletin Anadolu Ajansı tarafından da 05 Ocak 2009 tarihinde Yunanistan Cumhurbaşkanı’nın Didim açıklarındaki Eşek Adası’na giderek denize haç atma töreni yaptığı haberi veriliyordu. Türk Adası olan Eşek Adası’nın da Yunan işgali altında olduğu ortaya çıkıyor ancak kamuoyu tarafından algılanamıyordu.

*** Şirin Ünal’ın ikinci icraatı; Aktütün karakoluna PKK’lı teröristler tarafından yapılan saldırı sonrasında yaşandı. Ünal, saldırı sonrasında Ankara’ya dönen Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları hakkında çetele tutmuş ve komutanların uçağa biniş saatleri ile Ankara’ya iniş saatlerini ceride haline getirmişti. Ünal’ın hazırladığı ceride, Taraf Gazetesi’nde, Baransu’nun imzasıyla, noktasına ve virgülüne kadar aynı şekilde manşetten yayımlandı.

Bilgisayar’dan iki suret renkli çıktı alan Ünal, ceridenin bir suretini gösterebildi, ancak ikinci suretinin nerede olduğunu açıklayamadı. Ünal’ın elinde bulunan ikinci suret nasıl olmuşsa Baransu’ya ulaşmış ve Taraf’a manşet olmuştu.

*** Ünal’ın üçüncü ve en ilginç icraatı; anlaşmalara aykırı bir şekilde Amerikan Silahlı Kuvvetleri’ne destek vermesi idi. Ünal, emrindeki subaylar üzerinde baskı kurarak, Amerikan Büyükelçiliği’nin, ikili anlaşmalara aykırı taleplerinin süratle karşılanmasını sağlıyordu.

Ankara üzerinde uçarken, teknik arıza gerekçesiyle iniş izni isteyen Amerikan uçakları, Ankara yerine Adana/İncirlik Üssüne iniyordu. Amerika, Şirin Ünal sayesinde, Adana İncirlik Üssü’nü Sam Amca’nın çiftliğine çevirmişti. Şirin Ünal, Amerika’ya ve AKP’ye olan hizmetlerinin karşılığını almış ve AKP milletvekili yapılarak ödüllendirilmişti. Büyükelçi Haydar Berk de NATO Daimi Temsilcisi sıfatıyla Brüksel’e atanarak ödüllendirildi.

Şirin Ünal’ın, Silahlı Kuvvetlerde görev yaptığı dönemde, terfi etmesine engel olarak gördüğü havacı general arkadaşları ve komutanları, ne hikmetse Balyoz Davası’nda tutuklanıp, yargılanarak ağır cezalar aldılar.

Ünal, Silahlı Kuvvetlerin içinde Truva Atı gibiydi. Şimdi de AKP’nin içinde Truva Atı gibi görev yaparsa hiç şaşmamak lazım.”

(Yalım’ın nefes kesen açıklamasına yarın devam edeceğim…) *1*

YENİÇAĞ 28 Şubat 2013

AKP Millet vekili Şirin Ünal’ı daha iyi tanımanız için 28 Ağustos 2012 tarihli Star Gazetesinde yapmış olduğu söyleşiyi paylaşıyorum ;

Naci Kaptan

Şirin Ünal: İmam Hatip mezunu Genelkurmay Başkanı olur

Ünal son yaş krizini nasıl değerlendiriyor?

Türkiye’de imam hatip mezunu bir genelkurmay başkanı olabilir mi?

Askeri okullar milli eğitim bakanlığına bağlanacak mı?

Artık Türkiye’de bir daha darbe yapılamaz denilebilinir mi?

Emekli Tümgeneral AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal bu sorulara ve diğer sorulara şu şekilde cevaplar vererek açıklamalar yaptı;

Elif Çakır: Nasıl bir eğitim alıyorsunuz peki askerken nasıl telkinlerle bir anlayış alıyorsunuz?

Şirin Ünal: Bizim eğitim aldığımız dönemle şimdiki dönem arasında yaklaşık 30-40 sene var fakat aynı. Şimdi askerin eğitimini iyi düzenlerseniz, askeri milletle barışık, milletin eğitimi ve kültürü, inancıyla barışık şekilde eğitirseniz asker darbe yapmaz. Bir kanal farklı olursa burada çatışma çıkıyor, ideolojik olarak subay ve astsubayları eğitirken alnı secdeye gidecek insanları hor görecek şekilde eğitirseniz sonuç buraya geliyor.

Elif Çakır: Orada eğitimlerde nasıl telkinler veriliyor?

Şirin Ünal: Mesela Laikliği iyi bir şekilde tarif etmek lazım, ABD´ye ben kursa gittiğimde orasıda mesela laik bir ülke oraya gittim baktım ABD´li subayların terhis günü var öyle bir coşkulu kutluyorlar ki kimse utanmıyor, çekinmiyorlar. Orada bir kilise vardı herkes kendi saatinde gidiyor ibadetini yapıp gidiyordu. Orada toplumu bir şekilde birbirini anlayacak hale getirmişler.

Elif Çakır: Ne tür düzenlemeler yapmak lazım ki bu dediğimiz seviyeye sivil, asker ilişkileri gelsin?

Şirin Ünal: Bu devrim tarihi dersi konusunu laiklik algılaması konusunu yeni baştan düzenlemek lazım. Kaldırmak değilde toplumu anlayacak şekilde düzenlenmesi gerek. Bizim zamanımızda biz gizli gizli oruç tutardık mesela, bu tür yaşayan insanlarla askerlerin barışık hale getirilmesi lazım. Bu belli bir süreç içerisinde zamanla yapılacak işler.

Elif Çakır: Müfredatın değişmesiyle beraber bu mümkün olabilir mi?

Şirin Ünal: Sadece şunu değiştirirsek olur demeyelim eğitim bilimcilere bırakalım konuyu bunlar zamanla olacak şeyler. Bir tane komutanımız beni aradı geçenlerde, ´Ben orduevine gidiyorum orada bana namaz kılacak yer yok´ diyor. Böyle ufak tefek eksikler var işte, bunlar giderildiği zaman bizim insanımız sıkıntı çekmeyecektir.

Elif Çakır: Tevhid-i Tedrisat Kanunu´ndan mahrum askeri okullar, diğer okullarda bu kanun var. Askeri okulların Milli Eğitim´e bağlı olmamasından dolayı kaynaklanıyor olabilir mi sorunlar?

Şirin Ünal: Bu konuya hiç bu yönüyle bakmadım fakat askeri okullar Savunma Bakanlığı´na da, Milli Eğitim Bakanlığı´na da bağlı olsa tek bir çatı altında Başbakanımıza bağlı.

Elif Çakır: Siz siyasete girdiniz belli ki rahatsızlık duydunuz, TSK her 10 yılda bir darbe yapma yeteneğine sahip bir kurum sizde şimdi Darbeleri Araştırma Komisyonu´ndasınız bunu siz mi istediniz?

Şirin Ünal: Emekli olduktan sonra herkesin bir demokratik hakkı var, emekli olan astsubayların ve generallerin de bu hakkı var onlar da bu hakkını kullanarak siyaset yapabilirler. Üstün yetenekli çocukların keşfi, eğitilmesi için bir komisyon kuruldu ben orada da gönüllü olarak görev aldım.

Elif Çakır: Türkiye´de darbe tehditi bitmiş diyebilirmiyiz?

Şirin Ünal: Darbe tehditi bitmiş diyemeyiz, darbelerin ve askeri muhtıraların altında yatan şey siyasi ve ideloji görüş ayrılıkları. Halkın seçtiği iktidar askerin görüşünden ayrı bir şekilde ülkeyi yönetir. Siz subay ve astsubayları millet ile barıştırmadığınız taktirde darbe tehditi herzaman var ona göre adım atabiliriz, ona göre adım atmalıyız. Toplumun milli değer ve manevi değerleriyle barışık subay, astsubaylar yetiştirmemiz gerekiyor.

Bazı işler hemen olmuyor, demokrasi, demokratik süreç, toplumun benimsemesi bunlar zaman alıcak süreçler. Şuanda bir Almanya´da, Fransa´da, İngiltere´de ki subayın siyasete bakış açısıyla bizimkisi bir değil. Bizim demokrasi anlayışımız bu ülkelerin 100 yıl gerisinde. Bence demokrasimiz 2. dünya savaşından sonra NATO´ya girişimizden sonra bunların neticesinde ancak bu kadar gelebildi. Bu iş belli bir süreç içerisinde, eğitimle, kültürün olgunlaşmasıyla düzelecek diye düşünüyorum. Siz belli bir kültürden gelen subayları bir gecede emekli edemezsiniz, yok edemezsiniz.

Elif Çakır: Şunu diyebilirmiyiz, Askeri Kanunlar ve İç Tüzük´ün değiştirilmesi bunların bir aşaması olabilir mi?

Şirin Ünal: Bir kere en üst düzeyde Anayasa yapma faaliyeti var şuanda, Anayasa çıkınca devletin bir şekli, şemali çizilmesi lazım. Daha sonra hangi kanunların değiştirilmesi gerek bunların yapılması lazım. TSK, komutanlar, kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanlığı´na bağlansında Anayasa´yı bence Batı ülkelerine göre bir Anayasa yapacaksınız sonra kanunlarınızı değiştireceksiniz ve insan eğitimine buradan devam edeceksiniz.

İspanya´nın demokratikleşme sürecinde bize benziyorlar, General Franco döneminden sonra her kuvvet komutanlığının bakanlığı oluşturulmuş düşünebiliyormusunuz? 1977 ille 1989 arasında sosyalist partinin bir bakanını kitabını okudum. İspanya´nın nasıl demokratikleştiğini anlatan güzel bir kitap. Tepe noktasında olan İspanyol Silahlı Kuvvetleri´nin demokratik şekilde Milli Savunma Bakanlığı´nın otoritesine nasıl bağlandığını anlatıyor, Genelkurmay Başkanlığı sadece Milli Savunma Bakanlığı´na bağlı, dolayısıyla tüm silahlı kuvvetlerinin uyum sağlaması İspanya´da çözülmüş.

Elif Çakır: Askeri okula girerken tüm ailenin araştırılması konusu değiştirilebilir mi?

Şirin Ünal: Araştırılabilir şimdi er farklı subay farklı ve subay farklı astsubay farklı. Burada senin annen kapalı, senin babanın sakalı var diye çocuğu geri çevirmeyeceksin sorun işte burada zaten. Eskiden kurmay subay adayları hem kendi hakları hem eşleri hakkında nitelik belgeleri dolduruyordu, her iki belgeye eşi ve kendi hatta yeri geldiğinde çocuklarının bile belgeleri alınıyordu şimdi çıkardığımız kanunla artık sadece kişi kendisi dolduruyor bu formu.

Elif Çakır: Bunu bir adım daha ileri götürmeyi düşündünüz mü yani İmam Hatip okuyan birisi askeri okula girebilir mi?

Şirin Ünal: Şimdi birtane cami hocamız bana yeşil pasaportunu çıkarıp gösteriyor, ´Benim oğlumu Harp Okulu´na almıyorlar´ diyor. Bunu artık çözmemiz lazım, Hacca giden, namaz kılan bu ülkenin düşmanı değil bu ülkenin sahibidir. İmam Hatip liselerimiz de diğer kurumlarımız gibi Türkiye Cumhuriyetimizin resmi kurumudur. Düz liseden mezun olan kardeşimizle İmam Hatip lisesinden mezun olan kardeşimiz arasında hiç bir fark kimse gütmemeli.

Elif Çakır: Günün birinde İmam Hatip mezunlarına askeri akademiler açılabilir mi ve İmam Hatip mezunu bir Genelkurmay Başkanı olabilir mi bu ülkede?

Şirin Ünal: Evet bunlar olabilir neden olmasın, benim arkadaşım var hem İmam Hatip mezunu hemde askeri okul okumuş ve rütbeli. Kim yetenekliyse, kim hak ediyorsa o olsun ayrımcılık yapılmaması gerekiyor´ diyerek açıklamalarını sonlandırdılar. *2*

*1* http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=25920

This entry was posted in Politika ve Gundem, TSK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *