ENKAZ DEVRALMAK CIA Tarihi * Bölüm 8 (Legacy of Ashes – The History of CIA)

ENKAZ DEVRALMAK CIA Tarihi * Bölüm 8
(Legacy of Ashes – The History of CIA)
Tim Weiner


Naci KAPTAN Güncellendi 30 Mayıs 2021

İlk Bölümler
BÖLÜM 1   http://nacikaptan.com/?p=1242
BÖLÜM 2   http://nacikaptan.com/?p=1261
BÖLÜM 3   http://nacikaptan.com/?p=1284
BÖLÜM 4   http://nacikaptan.com/?p=1307
BÖLÜM 5   http://nacikaptan.com/?p=1413
BÖLÜM 6   http://nacikaptan.com/?p=1837
BÖLÜM 7   http://nacikaptan.com/?p=2169

CIA Rocky Stone
“CIA Suriye’nin en güçlü adamlarından biri olan istihbarat örgütü Başkanı Abdülhamit Seraj ile Genel Kurmay Başkanı ve Komünist Partisinin liderini kurban olarak seçti. Bunların bertaraf edilmeleri görevi, ABD’nin Şam Büyükelçiliğinde memur kimliğiyle bulunan ajan Rocky Stone’a verildi. Stone, sınırsız para ve siyasi ikbal vaadiyle Suriye ordusu içinden kendine bir yandaş takımı kurmaya başladı. Seraj kısa süre içinde komployu sezdi ve Amerikalılara bir tuzak hazırladı. Subaylar paraları aldıktan sonra devlet televizyonuna çıkarak “Ahlâksız Amerikalı iblisler, yasal düzenimizi bozmak için işte bize bu paraları verdiler” diye karşı atağa geçtiler.”
Aynı günlerde, Dulles’in getirdiği yeni bir haber de Eisenhower’ı fena halde sarsmıştı; alınan bilgilere göre Ruslar Süveyş’i, İngiliz ve Fransızlardan korumak için 25 bin kişiden oluşan bir gücü Mısır’a gönderme hazırlıkları içindeydi! Bu haber de yalan çıktı.
Başkan CIA’nın içinde neler olup bittiğini daha yukardan görmek için güvendiği bir diplomata görev verdi. Aldığı rapor, içerdiği bir çok olumsuzluğun yanında CIA’nın başına buyruk bir yapıya dönüştüğünü, gizli operasyonlar (psikolojik savaş, paramiliter eylemler) adı altında dost olan yabancı ülkelerin dahi iç işlerine müdahale edildiğini, bu ülkelerdeki Amerikan diplomatik misyonunu zor durumlarda bıraktığını, başarısızlıkların gizlendiğini belirtiyordu.
Eisenhower, görevdeki son dört yılı boyunca CIA’nın işleyiş tarzını değiştirmeye uğraştı ama sonunda Dulles’in yerine bir başkasını görevlendiremeyeceğini kendi de kabul etti. Teşkilâtı yönetebilecek yetenekte bir başka isim düşünemiyordu. “Hükümetlerin sahip olabilecekleri en garip teşkilâtlardan biri” diye niteliyordu gizli servisini, “Bunu idare edebilecek kişi de sıra dışı, tuhaf bir dahi olmak durumunda haliyle”.
Allen Dulles kimsenin kontrolü altına girmeyi hazmedemiyordu. Ağabeyi, Dışişleri Bakanı Foster Dulles’in,mutabakat iması taşıyan hafif bir baş hareketi onun için yeterli bir onay ifadesi idi. Ne var ki, ağabey Dulles kanser hastalığı nedeniyle gün saymaya başlamış enerjisini büyük ölçüde yitirmişti. Onun bu zayıf dönemlerinde Allen Dulles kendine Asya ve Orta Doğu’da yeni savaş alanları oluşturmaya başladı. “Avrupa’daki soğuk savaş çözümsüzlük içinde durağanlaşmış olabilir” dedi önde gelen yardımcılarına ama mücadele Pasifik’ten Akdeniz’e kadar uzanan yeni bir coğrafyada daha yoğun bir şekilde sürmeliydi.
“Sakar Operasyonların Envaî Çeşidi”
“Eğer Araplarla bir süre yaşarsanız görürsünüz ki bizim özgürlük ve insanlık onuru hakkındaki düşüncelerimizi anlamalarına imkân ve ihtimal yoktur. O kadar uzun süre dikta yönetiminde yaşamışlardır ki, kendilerinden özgür bir devlet yönetimini başarmalarını beklemek abesle iştigal olur”. Eisenhower, Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısında Araplar hakkındaki düşüncelerini böyle dile getirmişti.CIA’da bu düşünceler oğrultusunda,jeolojik bir kaza sonucu milyarlarca ton petrolün üzerinde oturan Asya ve Orta Doğu’daki rejimleri baskı yoluyla değiştirip kontrol altında tutma görevine soyundu.
Yeni savaşın cephesi, Endonezya’dan başlayıp Hint Okyanusu üzerinden İran ve Irak çöllerine, oradan Orta Doğu’nun antik başkentlerini sarmalayan devasa bir hilâldi. Bu ülkelerin ABD’ye uyum göstermeyen Müslüman liderleri de CIA’nın siyasal eylemlerinin yasal hedefi olarak kabul edildi.
Moskova’nın bu coğrafyadaki etkisini zayıflatmak amacı ile CIA, yönetimdeki liderleri parayla ve danışmanlık hizmetleriyle ayartıyordu. Eisenhower, “Kutsal Savaş” sloganı ile, Allahsız komünistlere karşı “İslâmi Cihat” fikrinin benimsetilmesi için ne mümkünse yapılması gerektiğini düşünüyordu. CIA nezdinde “gizli bir görev gücü” oluşturulacak ve bu güç vasıtasıyla Suudi Arabistan Kralı Suud, Ürdün Kralı Hüseyin, Lübnan Başkanı Kâmil Şamun ve Irak Başkanı Nuri Sait silâhla, parayla ve istihbarat yardımı ile desteklenecekti. ( Ürdün istihbarat teşkilâtına mâli kaynak aktarması maksadıyla yirmi yıl boyunca CIA’nın gizli maaş bordrosundan para aldı) ‘Tarafsızları (emperyalizm ve sömürgecilik karşıtları, aşırı ulusalcılar) bertaraf etmek için her yol mubahtır’ mantığı ABD’nin resmi dış politikası haline geldi.
King Hussein of Jordan
CIA mensubu Harrison Symmes (sonradan Ürdün Büyükelçisi oldu) “Allen Dulles’e böyle bir yeşil ışık yakılmıştı” demiş ve eklemişti “O da doğal olarak bütün adamlarını savaş alanına saldı, sonuçta da, darbe hazırlıkları dahil sakarca tertiplenmiş envai çeşit dalavereler sırasında suç üstü yakalandık. Bazen bu hazırlıkların asla istediğimiz sonuca ulaşmayacağını fark ediyor ve kendi ajanlarımızı, işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirmesinler diye öldürtüyorduk ama öldüremediklerimiz de oluyordu”.

Bu pis numaralardan biri Suriye hükümetini devirmek için tezgâhlandı ve tam on yıl sürdü; CIA, 1949 yılında Suriye’nin başına Amerikan yanlısı bir albay olan Adib Sishaklı’yı oturtmuştu ama albayın iktidarı dört yıl sonra komünist politikacılar ve subayların oluşturduğu Baas Partisince devrildi. 1955 yılının Mart ayında Allen Dulles,ülkede CIA destekli bir askerî darbe ortamının olgunlaştığı kanaatine vardı. Sağ eğilimli subaylar yemlendi ama o sıralarda yaşanan Süveyş fiyaskosu ülkeyi Sovyetlere daha da yakınlaştırdı.
ABD ve İngiltere plânlarını bir süreliğine ertelediler ancak alttan alta bir takım gizli faaliyetlerde bulunmaktan geri durmuyorlardı. Örneğin, CIA ajanları vasıtasıyla Irak, Lübnan ve Ürdün’de bazı komplolar, sabotajlar tertipleyip suçu Suriye’ye atarak Şam’daki Müslüman Kardeşler örgütünü rejim aleyhine ayaklanmaya tahrik etmek bu faaliyetlerden biriydi. İstikrarsızlıklar ve İngiliz/Amerikan istihbaratınca yaratılan sınır çatışmaları ülkeyi sarsacak, Batı yanlısı Irak ve Ürdün ordularının Suriye’yi işgaline zemin hazırlanacaktı.
CIA Suriye’nin en güçlü adamlarından biri olan istihbarat örgütü Başkanı Abdülhamit Seraj ile Genel Kurmay Başkanı ve Komünist Partisinin liderini kurban olarak seçti. Bunların bertaraf edilmeleri görevi, ABD’nin Şam Büyükelçiliğinde memur kimliğiyle bulunan ajan Rocky Stone’a verildi. Stone, sınırsız para ve siyasi ikbal vaadiyle Suriye ordusu içinden kendine bir yandaş takımı kurmaya başladı. Seraj kısa süre içinde komployu sezdi ve Amerikalılara bir tuzak hazırladı. Subaylar paraları aldıktan sonra devlet televizyonuna çıkarak “Ahlâksız Amerikalı iblisler, yasal düzenimizi bozmak için işte bize bu paraları verdiler” diye karşı atağa geçtiler.
Sonrasında Seraj’ın güçleri ABD elçiliğini kuşattı, Stone göz altına alındı ve şiddet kullanılarak sorgulandı. Ajan bildiği her şeyi anlattı. Resmen casus ve istenmeyen adam ilân edilen Stone sınır dışı edildi. Böylesi bir aşağılanma ABD diplomatik tarihinde ilk defa meydana geliyordu. ABD de Suriye büyükelçisini sınır dışı etti ve tüm suçlamaları yalanladı. Bu gerilimin yansımaları halen dahi sürmektedir.
Yaşanan bu siyasi kargaşada gelişen Suriye – Mısır yakınlaşmasından Birleşik Arap Cumhuriyeti doğdu. Olaylar, Orta Doğu’daki Amerikan karşıtlığının temelini oluşturmakla kalmadı, bölgedeki Sovyet askerî ve siyasi etkinliğinin artmasına yol açtı.

Naci KAPTAN / 05 Ocak 2013 / Güncellendi 30 Mayıs 2021
This entry was posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, Dizi Yazilari, İSTİHBARAT KURUMLARI. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *