STRATFOR’UN BELGELERİ İŞBİRLİKÇİLERİ AÇIKLIYOR…

STRATFOR’UN BELGELERİ
İŞBİRLİKÇİLERİ AÇIKLIYOR…

Naci KAPTAN

Değerli okur,

Şimdi de sıra STRATFOR’un belgelerinin yayımlanmasına geldi.
CIA’nın STRATEJİK önyüzlerinden biri olan bu düşünce
kuruluşunun iç yazışmaları Wikileaks belgelerine yansıdı..

Taraf gazetesi Wikileaks tarafından sızdırılmış Stratfor belgelerini yayımlıyor…Bu belgeler arasında Türkiye’yi de içeren yazışmalar var.Bu yazışmalar ve belgeler daha önceki Wiki-Leaks belgeleri gibi deprem yaratacak boyuttadır.Ama yandaş medya bu belgeleri saklar durumdadır.Eğer Türkiye’de etkin ve gerçek medya olsa idi birçok siyasetçi ve yöneticinin politik yaşamları biterdi ! Bu tür belgeler şimdilik sadece güç çatışmalarında kullanılıyor

Çok üzücüdür ki Türkiye’nin yabancılara uşaklık eden işbirlikçileri bu dönemde çoğaldı !!! Türkiye’nin işbirlikçi siyasetçileriyle medya kırıkları ve her meslekten işbirlikçilerin emperyalist baronlarla ele ele verdiklerini ve Ülkemizi nasıl pazarlamaya çalıştıklarını gösteren bir tablo ile karşı karşıyayız .İhanetler ve Oyunlar gizli kalmıyor ve ortaya çıkıyor.

Ülkemizde artık rahatça çalışır hale gelen yabancı istihbarat gruplarının ve ajanların Demokrasi adına cici isimli STÖ’lerin ardına saklanarak çok mesafe aldıkları görülüyor.Ulus Devlet’in,TSK’nın ve Ulusal kimliğin neden yok edilmeye çalışıldığı,tutuklamaların ,toplumda yaratılan korkunun nedenleri de böylece daha belirgin hale geliyor.

Bunların arasında gazeteciler,akademisyenler,siyasetçiler,
yazarlar ve daha niceleri her meslekten kişiler var.
Gündem o kadar yoğun ve karışık ki …

Stratfor nedir?
Parçalanmış Türkiye haritasını ilk yayımlayan düşünce kuruluşudur.
Amerikan özel istihbarat kuruluşu Stratfor, Amerikan Savunma Bakanlığı birimleriyle birlikte özel kuruluşlara da kritik istihbarat satan, bir kuruluş… Aynı zamanda gayriresmi CIA olarak da adlandırılıyor…

Stratfor’a ait yazışmalardan yaklaşık 5 milyon mektubun Wikileaks’ın eline geçtiği belirtiliyor. Şu ana kadar açıklanan ise yaklaşık bin civarında. Bu kadarında bile ortaya saçılanlara bakarak önümüzdeki günlerde iktidarın daha çok kirli çamaşırının ortaya çıkacağı anlaşılıyor.

Stratfor, merkezi Teksas’ta bulunan bir “küresel istihbarat” şirketi. Hindistan Bhopal’daki Dow Chemical ile savaş uçağı üreticileri Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Raytheon gibi büyük şirketlerin yanı sıra, İç Güvenlik Bakanlığı, Deniz Piyadeleri Komutanlığı ve Askeri İstihbarat Örgütü gibi Amerikan devletinin kurumlarına da gizli istihbarat sağlıyor.

Belgelerin yayınlanmasının ardından Türkiye’de medya üzerinden yeni bir hesaplaşma ve siyasete ayar verme zemininin meydana çıktığı gözlemleniyor. Uçuşan iddialar ve dökülen çamaşırlar iktidarı oluşturan çevrelerin kirli ilişkilerinin boyutuna işaret ediyor. Ergenekonculuk, ajanlık suçlamalarının, hakaretlerin, küfürlerin bini bir para.

Stratfor’un iç yazışmalarında Türkiye ile ilgili bölümler de var.
Bilindiği gibi Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA)’na özel istihbarat ve analizler üreten Stratfor’un iç yazışmaları Wikileaks’te yayımlanmaya başladı.

Belgelerde adı çok anılanlardan birisi Emre Doğru’dur.Stratfor iç yazışmalarında Emre Doğru’ya senelik 20 bin USD ödeme yapılması konusunda bir yazışma mevcuttur.

Emre Doğru kimdir ;
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) ABD temsilcisi.
Stratfor’un (Strategic Forecasting, Inc.) Ortadoğu ve Güney Asya Bölümü’nde Eylül 2009 ile Aralık 2011 arasında 2 yıl 4 ay analizci olarak çalıştı. Stajını Türkiye’nin NATO Delegasyonu’nda ve Birleşmiş Milletler Gelişme Programı’nda yaptı.

Stratfor’daki işi sırasında açık kaynaklardan bilgi topladı ve Ortadoğu ülkelerinin siyasi, güvenlik ve ekonomik durumlarına ilişkin raporlar yazdı. Stratfor’un Türkiye’de gerek kişilerle gerek kurumlarla ortaklıklarını yürüttü ve şirketi çeşitli etkinliklerde temsil etti.Türkiye’nin NATO delegasyonunda staj yaptığı dönemde komite toplantılarına katıldı ve Türk Dışişleri Bakanlığı için raporlar hazırladı. NATO zirvesi bildirileri hazırlık toplantılarına katıldı.

Bu belgelerde deşifre olan Türk’lere, TR ile başlayan numaralar verildiği görüldü.Belgelerde adı geçtiği yazılanlar ;

TR – 325 Emre Doğru ( Stratfor analisti )
TR – 705 CHP Genel başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu
Başbakan’ın danışmanı İbrahim Kalın
Gazeteci Emre AKÖZ (Sabah gazetesi)
Barçın .İnanç ( Hürriyet Gazetesi)
Taylan Bilgiç ( Hürriyet Gazetesi)

Sayın Okur,
Tam burada bir nokta koyarak düşünmek gerek ;

Acaba TR-1 / TR-2 / TR-3 kimdir ???
ve TR – 705 Sezgin Tanrıkulu’na kadar arada kimler vardır ???
Örneğin Emre AKÖZ’e numara verilmiş midir ?

Güncel son TR – KAÇ NUMARAYA KADAR GİTMEKTEDİR ???

Bu yazışmaların deşifre olmasından sonra raporun kaleme alındığı dönemde CHP yönetimine giren Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu Stratfor Türkiye Analisti Emre Doğru’yla olan irtibatını kabul etti. Tanrıkulu, insan hakları, hukuk, politika gibi alanlarda, Türkiye içinden ve dışından birçok kuruluşun görüşlerini söyledi.

Sezgin TANRIKULU kimdir ?

Clinton’un adamı Sezgin Tanrıkulu!

Sezgin Tanrıkulu ABD’nin önceki başkanlarından Clinton’la Türkiye’de görüşen 6 kişiden birisidir.1999′da Clinton Türkiye’ye geldiğinde, Sezgin Tanrıkulu ile bir görüşme yapmıştı. Görüşmenin nedeni Tanrıkulu’nun Robert F. Kennedy Vakfı tarafından verilen İnsan Hakları Ödülü’nü almış olması.Bill Clinton’un eşi Hillary Clinton şu anda ABD Dışişleri Bakanı olduğuna göre, Tanrıkulu’nun CHP içinde kimlere hizmet edeceğini de anlamış oluyoruz! Zaten adamın bürosunda Hillary Clinton’un resmi de asılıymış.

Jurnalci, Amerikancı, Kürtçü…

Gelelim Tanrıkulu’nun neden bu ödüle layık görüldüğüne…

Amerikan-Türk ilişkileri konusunda uzman gazeteci Yılmaz Polat’ın yazmış olduğu “CIA Pençesinde Kürt Açılımı” kitabında Sezgin TANRIKULU’nu şöyle anlatır ;

“…. Robert Kennedy anısına düzenlenen insan hakları ödülüne Türkiye’den iki kişi uygun bulunmuştu: Diyarbakır Barosuna kayıtlı Av. Sezgin Tanrıkulu ve insan hakları savunucusu Av. Şenal Saruhan. Tören ABD Kongre binasının büyük salonundaydı.Ödülleri verecek olan Senatör Edward Kennedy’nin Türklerden hoşlanmadığı bir sır değildi. Seçim eyaleti Massachussets’teki Rumlara uyarak Türkiye karşıtı politikalar izliyordu.

21 Kasım 1997′de ödül törenine 300′ü aşkın konuk katıldı. PKK temsilcileri de oradaydı. Edward Kennedy ödül alacak kişileri tanıtırken Sezgin Tanrıkulu’nun insan hakları savunucusu, masum bir avukat olduğunu belirtti: Bu masum insan DEP’lileri ve halkı savunduğu için hapis yattı’ dedi.

Sezgin Tanrıkulu, elindeki yazılı metni okudu. Türk askerinin sistemli bir şekilde Doğu’daki köyleri yok ettiğini, sivil halkı öldürdüğünü, işkence uyguladığını ileri sürdü ve Türkiye’nin, Kürdistan diye bilinen, Güneydoğu’sunda savaş var. Son 10 yılda, 26 bin kişi öldürüldü. Bunların 3 bini siyasi suikast sonucu öldürüldü. Savaş bölgesinde avukatlık yapan birisi olarak ne çektiğimi bilemezsiniz.’ dedi ve yüzüne iliştirdiği ağlamaklı ifadeyle yerine oturdu.”

Bu arada kalemi kırıklardan gazeteci Emre Aköz’ün de Stratfor adına çalıştığı da ortaya çıktı … “Stratfor’u öven bir yazı yazdığı” için ona da teşekkür ettikleri belgelere geçiyor.

Gölge CIA olarak bilinen ABD’li özel istihbarat kurumu Stratfor yazışmalarının Taraf’ta yayınlanmaya başlamasının AKP iktidarı ve çevresinde ciddi tepkimelere yol açıyor. Taraf’ın pazartesi günü Stratfor belgelerine dayandırarak yaptığı haberde;

” Başbakan’ın iki yıl ömrü kaldığını iddia ediliyor !!! ”

Stratfor Türkiye’de birçok kişiyi kontrol ederek kullanır güce erişmiş.Artık medyada haber yaptırmak için güçlü kişilere ve politikacıların aracılığının ihtiyacı yok.Zira istihbarat kuruluşunun “resmî” ilişki kurduğu konfedere ortağı Sabah gazetesiyle işbirliği de karşılıklı istihbarat ve enformasyon aktarımına dayanıyor. Wiki-Leaks’ın belgelerinde bu işin “haber yaptırma” boyutu defaatle örneklenmiş.

30 Eylül 2011’de Emre Doğru,
Reva Bhalla’ya yazıyor:

“Reva- Suriye konulu yazımızı konfedere ortağımız Sabah’a gönderdim, yarın aynen basacaklar.” Murat Yetkin’i atlayıp, Turkish Daily News’la işi götürelim.

1 Aralık 2011’de Emre Doğru, Meredith Friedman’la tanıştırmasına rağmen kendi e-postalarına cevap alamadığı Yetkin’le ilgili “onu boşverin” demeye getiren şu mesajı yazıyor:

“HDN’deki Barçın Yinanç ve Taylan Bilgiç gibi akıllı çocuklarla zaten ilişkideyim (David onları tanıyor). Kurumsal ortaklığımızı korumak istiyorsanız, bu başka bir şey ama benim fikrimi sorarsanız, HDN’den enformasyon almak için yeni genel yayın yönetmeninin peşinde koşturmamıza gerek yok.”

Bu mesajdan da anlaşıldığı üzere, Stratfor’un konfedere ortaklarıyla ilişkisi tek taraflı değil, haber yaptırıyorlar, aynı zamanda çeşitli konularda enformasyon talep edip alıyorlar. WikiLeaks’in elde ettiği ve hepsi dünyaya açıklanacak olan belgelerde bu alışverişin yüzlerce örneği var.

Mesela 26 Temmuz 2010’da Emre Doğru, Jennifer Richmond’a şöyle yazmış:

“Konfedere ortağımız Sabah’a Kuzey Irak’tan aldığımız ve Zervani güçlerinin Türkiye’de eğitim gördüğünü yansıtan raporu gönderdim. Bunun üzerinde konuştuk ve konfedere ortağımız Sabah askerî yetkililerle temasa geçti. Bana geri döndü ve Zervani güçlerinin raporda belirtildiği gibi özel kuvvetler olmadığını söyledi. Ayrıca Kahire’deki Gül-Mübarek görüşmesi üzerine de konuştuk ama kapalı kapılar ardında neler olduğu konusunda makbul bir enformasyona sahip değildi.”

Wiki-Leaks’da Yayımlanan belgelere göre Türkiye’nin Suriye’ye karşı illegal silahlı güç kullandığı,iç çatışmaları körüklediği ve Suriye’deki çatışmalarda muhalif gruplara silah, eğitim ve lojistik destek sağladığı belirtiliyor.

Çarpıcı yazışmalardan biri de CHP ile ilgili. 22 Aralık 2010 tarihinde Stratfor analisti Emre Doğru’nun Meredith Friedman’a gönderdiği e-postada kendisine bilgi veren kaynağının CHP’nin üst düzey yöneticiliğine seçildiğini ilettiği açıklandı.

Stratfor belgelerinde ,Başbakan’ın sağlığıyla birlikte Suriye’ye yönelik faaliyetlerimiz konusunda çok ilginç bilgiler yayımlandı. Suriye konusunda deniyor ki:

“TR325 (kaynağın kod adı), Türk planının Suriye’de iç savaş üzerine odaklandığını açıkladı. Resmi olarak, FSA’ya (Hür Suriye Ordusu) eğitim, silah ve destek sağlayan Türkiye’dir. Gayrıresmi düzeyde ise, ABD ve Türkiye bu görev için SOF’u (Özel Operasyon Güçlerini) sahaya sürüyorlar…”

Bir başka rapora göre… Fethullah Gülen hareketi iktidarı zor durumda bırakmak için Nedim Şener ile Ahmet Şık’ın tutuklanmasını sağlıyor. İktidar da misilleme olarak İstihbarat Müdürü Ali Fuat Yılmazer’i görevden alıyor. Raporlarda Gülen hareketinin AKP’den önümüzdeki seçimde 150 milletvekilliği istediği öne sürülüyor. Sonuç; AKP, iktidar koltuğunu yalnız CHP’ye değil, Gülen hareketine karşı da savunuyor.

Stratfor Direktörü G. Friedman’ın Başbakan’ın danışmanı
İbrahim Kalın’la ilgili mesajından:

Bu adam büyük bir kaynak, ilişki gizli kalmalı.

09 Mart 2012 Cuma

Taraf gazetesi Wikileaks’te yayımlanan Stratfor belgelerine sayfalarında yer vermeye devam ediyor.

Stratfor’un beş milyondan fazla e-posta mesajını okuyunca, kuruluşun Türkiye’ye, birçok ülkeden daha fazla önem verdiği, ülkedeki gelişmeleri daha yakından izlemeye çalıştığı ortaya çıkıyor. Bunun bir göstergesi de şirketin idari işlerden sorumlu yöneticisi Meredith Friedman’ın, Türkiye konusunda çalışan uzmanların daha planlı ve sistemli bir koordinasyon sağlaması için belirlediği görev paylaşımı. Meredith Friedman, 17 Haziran 2010’da Stratfor Direktörü olan eşi George Friedman, Türkiye konusunda uzman analizciler Kamran Bokhari, Reva Bhalla, Scott Stewart ile Emre Doğru’ya “Türkiye’de koordine olmak için sistem” başlıklı bir mesaj göndermiş:

“Türkiye’deki çalışmalarımızı koordine edebilmek için çok çaba göstermeliyiz, zira herbirimiz bir noktada bakanlıklarda, düşünce kuruluşlarında, bankalarda, vs. aşağı yukarı aynı insanlarla ilişki kurduk. Kimi zaman bağlantılarımızın mevkii farklıydı (George ile ben Türk Dışişleri Bakanı ve İş Bankası’nın CEO’su ile görüştük, Reva ile Kamran Dışişleri Bakanı/ Cumhurbaşkanı’nın danışmanları ve İş Bankası’nın yöneticileri ya da direktörleriyle biraraya geldi), kimi zaman ise hepimiz aynı kişilerle görüştük (örneğin İbrahim Kalın). Kimi zaman ise aynı dili konuştuğu ve saat diliminde olduğu için kaynaklara Emre’nin bir telefonla ulaşması daha iyi olabiliyor.

Birbirimizle çakışmamızı, çift dikiş yapmamızı, kafamızın karışmasını veya çelişmemizi önlemekten emin olabilmek için işte yapacaklarımız:

1. Türkiye’deki kaynaklarımızla (ya da ABD’deki Türk kaynaklarımızla) irtibat kurmadan önce herbiriniz bu listeye sormak istediğiniz soruyla ilgili bir e-posta gönderecekseniz ve gerçekten acil bir durum olmadığı sürece bu gruptan ek sorular veya yorumlar almayı bekleyeceksiniz. Eğer kaynakla irtibat kurmadan soruyu ya da meseleyi aydınlatabilmek için bu grubun üyeleriyle bir tartışma yapmanız gerekiyorsa, hızlıca bir telefon açın.

2. Kaynaktan cevap aldığınızda ise cevabını hemen bu gruba e-postayla göndereceksiniz ki sorulan soruya verilen cevabı hepiniz görebilsin. Eğer hemen bir analiz [INSIGHT] olarak paylaşılabilecek bir bilgi ise bunu her zamanki yöntemle bilgi akışı takibinden sorumlu görevlilere yönlendirin. INSIGHT’tan sonraki ilk kelime daima ülke ismi olmalı ki Türkiye’den söz edildiğini hepimiz görebilelim.

Kaynaklarımızla olan irtibatı daha senkronize hale getirebilmek ve de George ülkedeyken yaptığı toplantılarda neler söylediğini öğrenebilmeniz için bu yöntemi zamanla daha da geliştirebiliriz. Konfederasyon ortaklarımıza -Hürriyet ve Sabah- soru sormak ve onlardan sorularını almak için farklı bir sistem oluşturuyorum, bunu da size ayrıca ileteceğim.

GÜLEN’LE ARANIZI İYİ TUTUN

Bu e-postadan anlaşıldığı üzere, örneğin Başbakanlık Danışmanı İbrahim Kalın gibi isimlerle, Stratfor’daki bütün Türkiye uzmanlarının ilişkisi var. Bu ilişki zaman zaman Reva Bhalla’nın 10 Mart 2010’da Kızılay’daki Başbakanlık ofisinde Kalın’la buluşması gibi profesyonel yüzyüze temaslar halinde, bazen de Stratfor Direktörü George Friedman’ın Kalın’a “Gülen Hareketi ile aramızı düzeltmemize yardım et” çağrısı yaptığı ve 48 saat sonra olumlu cevap aldığı 1 Eylül 2010 tarihli e-postasında olduğu gibi özel yazışmalarla ilerliyor.

İlişkinin bilgi alışverişini aşan bir yardımlaşma/ misafirperverlik boyutu da var, zira George Friedman ve eşi Meredith Friedman bir istihbarat toplama gezisi için 31 Mayıs 2010’da İstanbul’a geldiklerinde, bir yerden bir yere gitmelerinin kolaylaştırılmasında Başbakanlık devreye girmiş. Meredith Friedman kendilerini havaalanında karşılayacak olan şoföre, çok eşyaları olacağı ve geniş bir araba gerektiği konusunda e-posta gönderirken bir kopyasını da İbrahim Kalın’a iletiyor. E-posta şöyle başlıyor:

“Sevgili Ozan, Bay İbrahim Kalın İstanbul’da olduğumuz süre zarfında ihtiyaçlarımız için bir araba ve şoför ayarlayacağını belirtmişti…” Aynı mesajda, Friedman 2 Haziran 2010’da İş Bankası Yönetim Kurulu Ersin Özince ile, ardından konfedere ortakları olan Sabah Gazetesi ile yapacakları toplantıların yerini ve zamanını İbrahim Kalın’a ve ulaştırma işlerinden sorumlu diğer kişilere iletiyor.

Ayrıca yine “Derin Posta” gösteriyor ki, Stratfor Türkiye’deki bazı gazetelere haber yaptırmak istediğinde, George Friedman’ın 14 Eylül 2010 tarihli e-postasında “Bu adam büyük bir kaynak… Bu adamla kurduğum ilişki ve yaptığım görüşme kesinlikle gizli kalmalıdır” diye söz ettiği İbrahim Kalın’dan yardım alıyor. 7 Eylül 2010 tarihinde Kalın, Friedman ve Karman Bokhari’ye gönderdiği epostada gereğinin yapıldığını şu ifadeyle iletiyor:

“Sevgili George ve Kamran, Bazı medya kuruluşlarına Stratfor’un Türkiye ve Balkanlar hakkındaki raporunu haber yapmalarını söyledim ve ürettikleri haberlerin linklerini aşağıda gönderiyorum. İbrahim.” Postadaki linkler arasında cnnturk.com ve aktifhaber.com gibi sitelerdeki haberler dikkat çekiyor.

TURKISH DAILY NEWS’LA GÖRÜŞELİM

Ancak Stratfor’un haber yaptırmak için her zaman Başbakanlık danışmanlarının aracılığına ihtiyacı yok. Zira istihbarat kuruluşunun “resmî” ilişki kurduğu konfedere ortağı Sabah gazetesiyle işbirliği de karşılıklı istihbarat ve enformasyon aktarımına dayanıyor. Derin Posta’da işin “haber yaptırma” boyutu defaatle örneklenmiş. 30 Eylül 2011’de Emre Doğru, Reva Bhalla’ya yazıyor: “Reva- Suriye konulu yazımızı konfedere ortağımız Sabah’a gönderdim, yarın aynen basacaklar.”

Benzer bir ilişkiyi geçmişte Hürriyet Daily News’la kuran, ancak Murat Yetkin’in genel yayın yönetmenliğini devralması sonrasında ilişkiyi istediği gibi devam ettiremeyen Stratfor, çareyi önceki Genel Yayın Yönetmeni David Judson döneminde kurulan resmî ilişkiyi bitirip, Yetkin’i atlayarak HDN’deki diğer gazetecilerden bilgi almakta bulmuş. [Murat Yetkin Taraf’a daha önce yaptığı açıklamada, 31 Ocak 2012’de Stratfor yetkilileriyle iş yemeği yediğini belirterek şunu demişti:

“Bu yemek sırasında aslında Türkiye’deki resmî ortaklarının Sabah gazetesi olduğunu öğrendik. Önerileri bize hem içerik, hem de iş yönüyle uygun gelmedi ve önermek istedikleri başka projeleri olursa dinleyebileceğimizi söyleyerek görüşmeyi sonlandırdık. Dolayısıyla Hürriyet Daily News ile Stratfor arasında ne geçerli bir işbirliği anlaşması, ne de formel bir ilişki bulunmaktadır.”

1 Aralık 2011’de Emre Doğru, Meredith Friedman’la tanıştırmasına rağmen kendi epostalarına cevap alamadığı Yetkin’le ilgili “onu boşverin” demeye getiren şu mesajı yazıyor:

“HDN’deki Barçın Yinanç ve Taylan Bilgiç gibi akıllı çocuklarla zaten ilişkideyim (David onları tanıyor). Kurumsal ortaklığımızı korumak istiyorsanız, bu başka bir şey ama benim fikrimi sorarsanız, HDN’den enformasyon almak için yeni genel yayın yönetmeninin peşinde koşturmamıza gerek yok.”

SABAH’TAKİLER ASKERE SORDU

Bu mesajdan da anlaşıldığı üzere, Stratfor’un konfedere ortaklarıyla ilişkisi tek taraflı değil, haber yaptırıyorlar, aynı zamanda çeşitli konularda enformasyon talep edip alıyorlar. WikiLeaks’in elde ettiği ve hepsi dünyaya açıklanacak olan belgelerde bu alışverişin yüzlerce örneği var. Mesela 26 Temmuz 2010’da Emre Doğru, Jennifer Richmond’a şöyle yazmış: “Konfedere ortağımız Sabah’a Kuzey Irak’tan aldığımız ve Zervani güçlerinin Türkiye’de eğitim gördüğünü yansıtan raporu gönderdim. Bunun üzerinde konuştuk ve konfedere ortağımız Sabah askerî yetkililerle temasa geçti. Bana geri döndü ve Zervani güçlerinin raporda belirtildiği gibi özel kuvvetler olmadığını söyledi. Ayrıca Kahire’deki Gül-Mübarek görüşmesi üzerine de konuştuk ama kapalı kapılar ardında neler olduğu konusunda makbul bir enformasyona sahip değildi.”

Emre Aköz Stratfor’u öven bir yazı yazdı, ona teşekkür ettik !!!

Bilgi alışverişinin yanı sıra, Türk medyasındaki haber ve yazılarla reklamının yapılmasının da Amerikan kuruluşu için önemli olduğu anlaşılıyor. 26 Kasım 2010’da yine Emre Doğru, Stratfor yöneticilerine, “Sabah’ta Stratfor’la ilgili bir haber daha” başlıklı bir elektronik posta göndermiş:

“Konfedere ortağımız Sabah’taki meşhur bir köşe yazarı olan Emre Aköz bugünkü makalesinde Stratfor’dan ve George’dan söz etti. Aköz, Türk dış politikası ve AKP konusunda paranoyak olanların Amerikan istihbarat ve stratejik düşünce merkezi Stratfor’un kurucusu, siyasetbilimci George Friedman’ı dinleyebilmelerini ve Friedman’ın onlara Türkiye’nin gelecekte nasıl başlıca küresel güçlerden biri haline geleceğini anlatmasını dilediğini söylüyor. Makalesinde G’nin Türkiye konusundaki haftalık raporuna doğrudan bir atıf yok. Ona nazik sözleri için teşekkür ettim ve G’nin Türkiye konusundaki haftalık raporunu gönderdim.”

***

Sayın okur,
Görüldüğü gibi gerçekler er-geç ortaya çıkmaktadır…

Yüce ! padişah ne demişti ?
Men Dakka,Men Dukka ….

Kalın sağlıcakla

Naci KAPTAN
09 Mart 2012

Kaynaklar :

http://www.theworld11-11-11.com/news/cia/2012-02-28-251 http://gundem.milliyet.com.tr/stratfor-belgeleri/gundem/gundemyazardetay/08.03.2012/1512510/default.htm http://www.internethaber.com/wikileaks-stratfor-meredith-firedman-murat-yetkin-emre-akoz-sabah-gazetesi-turki-406453h.htm#ixzz1odoKPgNu http://www.birgun.net/actuels_index.php?news_code=1331289702&year=2012&month=03&day=09 http://www.ulusalkanal.com http://www.ymmd.org/?p=3634

 

 

This entry was posted in EMPERYALİZM, Gundem, Politika ve Gundem, Wiki-Leaks - Bilgi sızmaları. Bookmark the permalink.

1 Response to STRATFOR’UN BELGELERİ İŞBİRLİKÇİLERİ AÇIKLIYOR…

  1. Nusret Eroğlu says:

    2016’nın Ekim ayında “Millî Savunma Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı” görevine atanan Büyükelçi Basat ÖZTÜRK, kendisi gibi Dışişleri Bakanlığı Personeli olan Ali Emre ÖZEN’i Millî Savunma Bakanlığı’na (MSB) transfer etmiştir. MSB Uluslararası Güvenlik İşleri Daire Başkanı Ali Emre ÖZEN, Wikileaks belgelerine göre, kamuoyunda “Gölge CIA” olarak da bilinen, ABD merkezli özel istihbarat kuruluşu “STRATFOR”un Türkiye’deki haber kaynaklarından birisidir. Kodu ise “TR 737″dir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *