Arşivden gündeme güncelleme * İŞTE AK SARAY’DAKİ SADE HAYAT * Zamlar bu hesapsız mirasyedi harcamalar nedeniyle sağanak gibi geliyor * Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyişi ile “TULUMBANIN SUYU BİTTİ”* EKONOMİ TÜKENDİ * Bir soru ; Tulumbanın suyu neden bitti ? . Yanıtın küçük bir kısmı aşağıdadır.

AKP iktidarının  hesapsız kitapsız ve siyasi ve kişisel çıkarlar sağlamak için yaptığı mirasyedi harcamalar nedeniyle sağanak gibi gelen ZAMLAR hepimizin belini büküyor . Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyişi ile “TULUMBANIN SUYU BİTTİ”

Tulumbanın suyu neden bitti ?

HAZİNE NASIL BOŞALIYOR

Ak Saray, internet ansiklopedisi Wikipedia’da dünyanın en büyük sarayı olarak gösteriliyor. Listede, Topkapı 13’üncü sırada, Beyaz Saray ise yok.

ÜST DÜZEY İMAM HATİPLİ VİCDANLI BİR BÜROKRAT DER Kİ ;

İmam hatip lisesi mezunu olan, AKP iktidara gelince 2003 yılında Hazine Müşavirliği’ne atanan, 2007 yılına kadar bu kadroda Bakan Ali Babacan’ın danışmanlığını Sayıştay’da baş denetçilik yapmış olan Şeref Efe SARAY için şöyle diyor ;

Müslümanlığa sığmadığını aslında anlatmaya hiç gerek yok’

“Cumhurbaşkanlığı Sarayımızın Müslümanlığa sığmadığını aslında anlatmaya hiç gerek yok. Kur’an’dan kendimize bir ölçü arayacak olursak bu saray inşası ile ilgili Allah’ın hoş karşılamadığı kibir, gurur ve israf gibi pek çok husus ile karşılaşırız. Kendilerinin, iktidarlarının ve milletlerinin itibarı için büyük binalar yapan kavimlerin akıbetleri hep kötü olmuştur. Devlet, Müslümanlardan topladığı zekatı (günümüzde vergi) ancak muhtaç insanlara ve halkın savunmasına harcayabilir. Bırakın sarayı, Müslümanlardan zorunlu olarak toplanan para ile cami bile yapılamaz. Sünnete yani Hz. Muhammed’in hayatına ve ondan sonra gelen dört doğru halifenin uygulamalarına baktığımızda ise fazlasıyla mahcup oluruz. Bizim halimiz, örnek alınması gereken Müslüman önderlerin değil, onların mücadele ettiği kibirli krallara benziyor.”

“Sarayın inşası nereden finanse edilmiştir? Borçlu olan bir devletin her ilave faaliyeti borçlanarak yaptığı kabul edilir. Çünkü, o ilave masrafı yapmasaydı bu parayla borçlarından bir kısmını ödeyecekti. Saray bir yatırım olarak milletimizin başına gelen bir felakettir. Bu tür yatırımları eskiden ‘karadelik’ diye tabir ediyorduk. 2002’den bu yana unuttuğumuz karadelik felaketi ne yazık ki yeniden ortaya çıktı.”

“Saray bir defalık inşaat maliyeti ile kurtulabileceğimiz bir bina değil. Borçlu bir devlet olğumuz için mütevazı bir hesapla saraydan kaynaklanan finans maliyetimiz yıllık 100 milyon doları bulur ve bu rakam her yıl katlanarak artar. Binanın bakım ve işletme masrafları da yıllık 100 milyon doları bulacaktır. Saray faydasız yatırımdır. Bin 150 oda için en az 2 bin kamu görevlisi istihdam etmek gerekecektir. Cumhurbaşkanlığında çalışan kişiler yüksek ücret alır. Bu kişilerin ortalama 5 bin lira aylık masrafı olur. Personel masrafı yıllık 100 milyon doları bulur.”

Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ın açıklamalarından :

Saray’da makama göre klozet bulunduğunu, fiyatlarının 5 ile 10 bin TL arasında değiştiğini söyledi. Bazısının 17 cumhuriyet altını değerinde olduğunu vurguladı.

Saray 200 civarında özel üretim ithal avizeyle aydınlatılıyor. Eni 80 santim, uzunluğu 2,5 metre olan avizelerin tanesi en az 50 bin Euro.

Yerden ısıtma sitemi 10 milyon Avro yani 30 milyon Türk lirasına mal olmuş durumda.

sarayın peyzaj maliyetlerinin 2,5 milyar lirayı bulduğunu ve peyzaj bitkilerinin yüzde 80′inin yurtdışından ithal edildi.

Öğretmen maaşlarından örnek veren Candan, “Üç oda bir salon bir evde dış kapı çelik iç kapılar panel kapı olduğunda bir konutun ortalama kapı maliyeti yaklaşık 3 bin lira civarında. Kaçak sarayın kapı maliyetleri 33.500 hanenin kapısına bedel. Sarayın kapılarının toplam maliyeti yaklaşık 100 milyon civarında. 108 bin asgari ücretlinin maaşına bedel.

BİR SEZONLUK DOĞALGAZ TÜKETİMİ 8 BİN 333 HANEYE BEDEL” – Doğalgaz ısınma gideri 10 milyon TL. Bu da Bayburt ilini ısıtabilecek , sıcak su ihtiyacını karşılayabilecek kadar. TAŞLARI GUATELEMA VE HİNDİSTAN’DAN 63 ASANSÖR VAR – ASAN­SÖR­LE­Rİ­ 17 MİL­YO­N ­Lİ­RA

SARAYIN CAMLARI AMERİKAN – M2 bedeli 9 bin Euro (yazıyla DOKUZbin Euro) toplamda 22 bin m2 cam var. Sadece camların bedeli 701 milyon TL .

Saray’da BİR AYDA 15 bin 200 konutun elektriği kullanılmış . Bir aylık faturasının 1 milyon TL’yi aştığı belirlenen ‘Ak Saray elektriği’yle ilgili şok detaylar ortaya çıktı. Saray’ın tek başına tükettiği elektrik 15 bin 200 konutun elektrik tüketimine denk geliyor. (19.02.2015 Sözcü)

Yurt içi ve yurt dışında maliyeti ve büyüklüğüyle tartışma yaratan Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bahçe peyzajı için de Almanya’dan 280 TIR ıhlamur, gürgen ve çınar ağacının getirtildiği ortaya çıktı. İtalya’dan da ithalat yapıldığı belirtilirken, bazı ağaçların tanesinin 5 bin Euro’ya mal olduğu bildirildi. Ağaçların bir bölümü tutmadığı için paralar boşa gitti.

Saray’ın bir sezonluk doğalgaz tüketimi 8 bin 333 haneye bedel bir tüketim oluyor. Bir hanenin dört kişilik bir ailenin yaşadığını düşünürsek 34 bin kişiyi ısıtır. Bayburt’un yarısını ısıtır. (genel not : rakamlar 2015 yılı verileridir)

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ;
Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bahçe süslemelerinde kullanılmak üzere Hollanda’dan 60 TIR dolusu ağaç ve çiçek getirildi. Bir TIR’ın maliyeti 23 bin Euro” dedi.Toplamda sadece çiçekler 140 bin euro

Ankara Mimarlar Odasının açıklamasına göre Sadece ikametgah olan Saray Mutfağının yaklaşık maliyetinin 6,5 milyon TL civarında olduğu yazılıyor Tuvaletlerinde metrekaresi 300 avro olan ipekli duvar kağıdı kullanılan kaçak sarayda hangi sade hangi doğallıktan bahsediliyor.

Mutfak bölümü için toplam 650 metrekare planlanmış durumda.Izgara kebap mutfağı, sıcak mutfak, soğuk mutfak, oda büyüklüğünde derin dondurucusu, soğuk depolar ve servis hizmetleri için hazırlanan alanları içerisinde barındıran bu 650 metrekarelik mutfak ile hangi sade hayattan bahsediliyor. Mutfağının maliyeti, 34 bin 210 asgari ücretle çalışan işçinin ve 136 bin 840 kişinin mutfak giderine denk …”

Tüm bunlar yetmemiş gibi Halen yeni ve pahalı uçaklar alınıyor , tüm siyasetçilerin altına dünyanın en pahalı ve lüks arabaları alınıyor. Taraftarları zengin etmek için büyük lüks binalar yaptırıp DEVLET KURUMLAR buralarda akıl almaz kiralarla görev yapıyor.

1500 odalı sarayın maliyeti ve aylık harcamaları ise akıl almaz kadar büyük. Vee üstüne üstlük Marmaris Okluk koyunda cumhurbaşkanlığı yazlık köşkü yıktırılarak SİT alanına 300 odalı saray yapılıyor. Saray yetmiyor denizin büyük bir bölümü doldurularak buralara deniz üstünde evcikler yapılıyor .

Bakan Mehmet Şimşek’in 2015’de yaptığı açıklama vatandaşın gözünden kaçtı ; T.C.Devletinin hazinesinde bulunan 490 ton altın rezervimizin 450 tonu İngiltere’ye gönderilerek rehin edilmiş . Altın rezervinin nerede ise tamamını rehin eden bir ülke ekonomik anlamda tükenmiştir. Ve bu altınların geri dönmesi de olası değildir.

ÇAYKUR’un Katar’lılara alınan borç karşılığı rehin edildiği söylentisi ortada dolanıyor.

İktidarın yaptığı AKIL ALMAZ VERGİ ZAMLARI %30-40 seviyelerinde sağnak gibi gelirken memura işçiye , emeklilere verilen zam ise %3-4 civarında . Çiftçi ise ağlıyor. Yakın zamanda maaş ödemeleri bile tehlikede .

Naci Kaptan

30 Mart 2015 tarihinde Sözcü gazetesinde Necati Doğru şöyle yazdı;

First Lady’nin Saray’da sirkeli hayatı!

Hep rüzgarın güçlü estiği yönde kaldı. Saf değiştirmedi. Yeni Şafak Gazetesi, 12 yıldır, hatta ondan da önce, Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan’ın gazetesi gibi yayın yaptı.

Dün bir haber yazmışlar.
Otur hüngür hüngür ağla!

“Saray Mutfağında Sade Hayat” diye başlık koymuşlar.  Saray’ın 9 sütuna büyütülmüş o görkemli, gösterişli, göz alıcı fotoğrafının tam altına gelecek şekilde büyük puntolarla şu cümleyi oturtmuşlar:

“Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın mutfağı oldukça mütevazı. Anadolu’nun geleneksel mutfağından farkı neredeyse yok”

Gözlerime inanamadım.
“Değer miydi?” dedim.
Halk gibi yaşıyordunuz.
Sarayı niçin yaptınız?

Bu kadar alçak gönüllü, sade, gösterişsiz, aybaşını nasıl getireceğim diye kıt kanaat yaşayan milyonlarca ev kadının mutfağından, sofrasından  farkınız olmayacaktı ise bu “gösteriş yatırımı sarayı yapmak için 5 milyar lira (hesaplar bu miktarı söylüyor)  harcamaya” neden kalktınız?
* * *
Yeni Şafak Saray’a girmiş.
Bilgi almışlar.
Konuşmuşlar.
Tam sayfa yazmışlar:
First Lady diye yazıyorlar.
Yazıya “First Lady Emine
Erdoğan sayesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda
sade ve doğal yaşam öne çıkıyor” diye girmişler.
Bilinenin tam tersi!
Gerçeğin yüzde yüz zıddı!
Saray hayatı çok sade!
Okuyalım, algı verelim.
Görelim ne yazmışlar:

“First Lady Emine Erdoğan, doğal ve sade yaşamı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na da taşımış. Tamamen şaşaadan (gösterişten-süsten demek) uzak sade sofralar kuruluyor. Haftanın belli günleri oruçla geçiriliyor.

Bir kâse çorba.
Veya bir çeşit yemek.
Salatayla yeniliyor.

Sofralar ancak bir misafir varsa şenleniyor… Emine Erdoğan, mutfakta soyulan limon ve elma kabuklarını ziyan etmiyor. Onlardan sirke kurduruyor,  bu sirke temizlikte kullanılıyor…”
* * *
Bu çocuksu ve her tarafından yalan akan haber gösteriyor ki, “Süslü, pahalı, gösteriş yatırımı Saray Erdoğanları ve onların destekçilerini belli ki çok derinden panikletmeye” başladı. Aralarında çatlak büyüyor. Yamanamıyor.  Fitneci ve Parsellemeci diye ikiye kırılmalar onarılamıyor. Oylar eriyor.

Ne yapmalı?
Halkı algısından avlamalı.
Ey vatandaş!
Sen gördüğüne inanma.
Aldanma, kanma!
Saray yaptık amma!
Kopmadık fakirden.
Garipten!
Ve gurebadan.
Senin gibiyiz biz sarayda.
Bir kâse çorba!
Yanında salata!
Elma kabuğundan sirke!
Sarayda First Lady sofra!
* * *
Ne oldum delisi oldular.
“Hanımefendi” demeyi!
Aşağıya çekilmek saydılar.
Adının önüne First Lady koydular.
Sarayın P.R’cısını dürttüler.
Saray karizmayı çizdi dediler.
First Lady üzerinden işle.
Sadece içiyor bir kâse çorba.
Elma kabuğundan yapar sirke.

PEKİ GERÇEKLER ACABA YAZILDIĞI GİBİ Mİ ?

Mart 30, 2015
Sözcü

İşte Ak Saray’daki sade hayat

Sarayın 650 metrekarelik mutfağının maliyeti, 34 bin 210 asgari ücretle çalışan işçinin ve 136 bin 840 kişinin mutfak giderine denk  Sarayda sade ve doğal hayat haberine mimarlardan tepki geldi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “Doğa katledilerek, 3 bin ağaç kesilerek yapılan, tuvaletlerinde bir metrekaresi 300 avro olan ipekli duvar kağıdı kullanılan kaçak sarayda hangi sade hangi doğallıktan bahsediliyor.Haber bile doğal değil, Kaçak Sarayda bizim vergilerimizle Lüküs hayat yaşanıyor.

Kral Çıplak Saray Kaçak” dedi.

“Kaçak Sarayın,kaçak konutunun mutfağı 650 metrekare”
Atatürk Orman Çiftliğinde, mahkeme kararlarına rağmen ,Atatürk’ün vasiyeti ihlal edilerek yapılan sarayda sade hayat diyerek,emeğiyle geçinen yoksulluk içerisinde çocuğuna bir tas çorba yetiştirmeye çalışan herkesle dalga geçiyorlar diyen Candan “Kaçak Saray yerleşkesindeki kaçak konuttaki mutfak bölümü için toplam 650 metrekare planlanmış durumda.Izgara kebap mutfağı, sıcak mutfak, soğuk mutfak, oda büyüklüğünde derin dondurucusu, soğuk depolar ve servis hizmetleri için hazırlanan alanları içerisinde barındıran bu 650 metrekarelik mutfak ile hangi sade hayattan bahsediliyor. İki gözlü odada hayatını sürdürmeye çalışan insanlar, kaçak saraydaki mutfağın servis asansörü kadar yerde mutfak ihtiyaçlarını karşılarlarken,Kaçak sarayda sade ve doğal hayattan bahsetmek aymazlıktır.”

“Kaçak saray hayattan ve halktan kopuk”
Candan mutfağın metrekaresine dikkat çekerek “10-12 metrekare olduğuna dikkat çekerek “Binalarda 4 kişilik bir aile için ortalama 10-12 metrekarelik mutfak tasarlandığını düşündüğünüzde, 65 konutun mutfağına denk büyüklükte olan kaçak mutfakta kimse bize sade ve doğal hayattan bahsetmesin.

Kaçak sarayın,kaçak konutunun 650 metrekarelik özel üretim mutfağının yaklaşık maliyeti 6,5 milyon TL civarında. Bu maliyet doğal ve sade midir mesela?

Hane halkı istatistiklerine göre yoksul bir aile hane gelirinin %20 sini mutfağa harcıyor. Yani Asgari ücretle çalışan bir işçi mutfak gideri olarak 4 kişilik ailesi için aylık yaklaşık 190 TL harcıyor. Kaçak sarayın kaçak konutunun 650 metrekarelik mutfağının maliyeti, 34 bin 210 asgari ücretle çalışan işçinin ve 136 bin 840 kişinin mutfak giderine denk.

Bu haberin yansıdığı fotoğrafta Emine Erdoğan’ın oturduğu,altın varaklı oymalı koltuğun maliyetini açıklasınlar da, ne kadar sade hayatmış anlayalım.Bize olmayan bir hikayeyi anlatmasınlar. 1.derece doğal sit alanını katledip sonrada doğal hayattan bahsedilmesi, Kaçak sarayda ikamet edenlerin ne kadar hayattan ve halktan koptuğunun göstergesidir ” şeklinde konuştu.

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/ak-sarayin-mutfagi-6-5-milyon-tl-787639

http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/necati-dogru/first-ladynin-sarayda-sirkeli-hayati-787316/ 

KONU  HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN http://nacikaptan.com/?p=16936

This entry was posted in Ekonomi, Gundem, Haber, HAYATIN İÇİNDEN, NECATİ DOĞRU YAZILARI, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *