GÜNDEMDEN TARİHİN İÇİNE YOLCULUK *** HUBER – SEMER *** Padişahın aşk hediyesi

Mustafa MUTLU
Cumartesi, 18 Ekim 2014
Aydınlık

HUBER – SEMER !

Fransa İmparatoru III. Napolyon’un eşi İmparatoriçe Eugenie, 1869’un Ekim ayında İstanbul’a gelir… Amacı, Sultan Abdülaziz’in Fransa ziyaretin…i iade etmektir.Sultan Abdülaziz, İmparatoriçe’nin nedimesi için Tarabya’da bir köşk yaptırıp hediye eder. Nedime Hanım bu köşkü o kadar beğenir ki Eugenie ile birlikte Fransa’ya dönmez… Görevden azlini isteyip burada kalır ve uzun süre bu köşkte yaşar.Köşk, daha sonra Fransız Sefarethanesi’nin mülkiyetine geçer.

Sultan II. Abdülhamid ‘in iktidarında Alman silah üreticileri ülkemizi mesken tutar…Çünkü Osmanlı, ballı müşteridir!

Silah üreticisi Krupp firmasının temsilcisi Joshep ve Aguste Huber kardeşler de bu baldan nasiplenir. Sattıkları silahlardan aldıkları komisyonlar sayesinde kısa sürede bir hayli zengin olurlar ve 1898’de o köşkü satın alırlar.Köşkün adı artık Huber Köşkü’dür…Burada 20 yıl kadar yaşayan Huber ailesi, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İstanbul’un işgali gündeme gelince şehri terk etmek zorunda kalır.

1922’de köşkün tapusu önce Mahmut Nedim Bey’e, hemen sonra da Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın soyundan gelen Mısır Hidivi Hüseyin Kamil Paşa’nın kızı Prenses Kadriye’ye geçer…

Ancak Prenses Kadriye, çok beğendiği köşkte uzun süre oturamaz. Bir rivayete göre boğazın nemli havası prensese dokunur.Köşk bu yüzden 1928’de Fransız Katolik Lisesi Notre Dame de Sion’a kiralanır ve 1970’lere kadar Levantenleri ve renkli misafirleri ağırlar.

Köşkün tapusu, rahibe Therese Clement ve Marie Aimee Odent’e geçer.
1973’te bir kez daha el değiştiren köşkün yeni sahibi Boğaziçi İnşaat Turizm Anonim Şirketi olur.Restorasyon izni verilmediği için yaklaşık 15 yıl boş kalan köşk, 1988’de kamulaştırılır. Çünkü 12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren, İstanbul’da kendisi için bir yazlık istemiştir ve bu köşk tam da onun istediği gibidir.

Kamulaştırıldıktan sonra köşkün bahçesine önce bir havuz yapılır, sonra 20 daireli personel lojmanı ile 150 kişilik güvenlik binası inşa edilir…Yabancı devlet başkanlarının ağırlanacağı ve büyük resepsiyonların verileceği tamamlayıcı mekanlar da 2000 yılında devreye girer…

Yerleşke bugün Cumhurbaşkanlığı Konutu, Yabancı Devlet Başkanlıkları Konukevi, Resepsiyon Alanları, Misafirhane ve Sosyal Merkez bölümlerinden oluşmaktadır.Neden mi bu kadar uzun, uzun anlattım Huber Köşkü’nü ?

Söyleyeyim :
Bu köşkü bugüne kadar beş cumhurbaşkanı kullandı :
Evren, Özal, Demirel, Sezer ve Gül…Önceki dört cumhurbaşkanının dördü de görev süreleri bittiğinde nasıl Çankaya’yı boşalttılarsa, Huber’i de boşaltıp kendi özel mülklerine gittiler.

Bir tek Gül gitmedi !
O gideceğine tersi oldu; “cumhurbaşkanlığı forsu” gitti.Peki; yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan yaz aylarında nerede çalışacak ? Onun yeri çoktan hazır; Kandilli’deki yeni sarayda yazlayacak !

Bu yüzden Gül ailesi, yüzlerce görevlinin çalıştığı Huber’i babalarının çiftliği gibi tepe tepe kullanabilecek…

Ne diyeyim sevgili halkım ?
Birilerinin payına Huber duser
Birilerininkine de semer…

10 Şubat 2013
MEHMET ÇELİK
mehmet.celik@posta.com.tr

Padişahın aşk hediyesi

Huber Köşkü, Boğaziçi’ndeki esrarengiz yapılardan biri. Söylentilere göre Sultan Abdülaziz, III. Napolyon’un eşi Eugenie ile yasak bir aşk yaşamış, imparatoriçenin nedimesine de gördüklerini unutması için bu yalıyı hediye etmişti

Yalının sonraki sahibi silah taciri Huber Ailesi dönemin İstanbul sosyetesinin gözünü kamaştırmıştı. Ama her güneşli günün sonunda bir karanlık vardır…

Sultan Abdülaziz Paris tren istasyonundan alay ve tören arabaları ile İstasyondan alınarak
İmparatorluk Sarayı’na götürülmüş, orada İmparatoriçe Eugénie ile tanıştırılmıştı.

1867’de Fransa İmparatoru III. Napolyon, Sultan Abdülaziz’i, Paris’e davet etmişti. Rivayetlere göre Sultan Abdülaziz Avrupa’da gördüğü hiçbir şey karşısında şaşırmamıştı. Güzelliğiyle ve zekasıyla ilgi çeken İmparatoriçe Eugenie (Öjeni) hariç. Sultan Abdülaziz, Eugenie’yi görebilmek için 2 yıl bekledi. Ekim 1869’da ziyarete gelen İmparatoriçe Eugenie’yi, Sultan Abdülaziz, bizzat karşıladı ve binlerce altın değerinde hediyeler verdi. İmparatoriçe Eugenie, misafir olacağı Beylerbeyi Sarayı’na, Sultan Abdülaziz ile birlikte gitti. İmparatoriçenin maiyeti ise onlar için yaptırılan Huber Köşk’ünde kaldı.

BÜYÜK BULUŞMA

Söylentilere göre 17 Ekim 1869 gecesi, Dolmabahçe Sarayı’ndan yola çıkan saltanat kayığı Beylerbeyi Sarayı’nın iskelesine yanaştı. Sadık adamları dışarıda beklerken Sultan Abdülaziz gizli bir geçitten Eugenie’nin odasına gitti ve gündoğumuna kadar orada kaldı. Söylentilerden rahatsız olan Pertevniyal Valide Sultan, haremi ziyarete Sultan Abdülaziz’in koluna girerek gelen Eugenie’ye “Kadın, senin kocan yok mu, memleketine gitsene!” diye bağırıp yüzüne tükürdü. Bu olay dışında gezinin tadı bozulmadı. Rivayete göre Sultan Abdülaziz görüp bildiklerini unutması için bu köşkü imparatoriçenin nedimesine hediye etti.

BÜYÜK FELAKETLER

Eugenie’nin gidişinden sadece bir yıl sonra III. Napolyon, 1870’te Almanlara yenilip esir düştü. Eugenie de İngiltere’ye sığındı. Fransa’ya bir daha dönemedi. Ama Haziran 1911’de İstanbul’a uğradı. Sultan Reşad’la görüştü ve garip bir ricada bulundu. İstanbul’a 42 sene önceki ilk gelişinde henüz küçük bir çocuk iken tanıdığı Sultan Abdülaziz’in oğlu Yusuf İzzettin Efendi’yi görmek istiyordu. İzni verildikten sonra Şehzade ile özel olarak konuştu, sonra ayrıldı.

Huber saltanatı

Joseph ve Auguste Huber, Krupp ve Mauser isimli Alman firmasının temsilcisiydiler. Aile kısa sürede çok zengin olmuştu. Auguste Huber, Alman Sefareti’ne yakın olduğu için bu araziyi satın almak istiyordu. Verdiği para çok ciddi olmalı ki nedimenin ayrılığı kolay oldu. Ünlü mimar Raimondo d’Aranco yalının çevresine av köşkü, faytonhane gibi eklentiler yaptı.

EĞLENCE ZAMANI

Huber Ailesi, ‘Boğaziçi yüksek sosyetesi’ olarak anılan, çoğunluğu İstanbul’da yaşayan yabancıların oluşturduğu gözde ailelerden biriydi. Aile üyelerinin Avrupa’ya gidiş dönüşleri ve Carlsbad tatilleri gazetelerde haber oluyordu. Yalının etrafı İngiliz bahçesi stilinde düzenlenmişti. Atlar ve ağaçlar ailenin özel merakıydı. Nadide ağaçların dikildiği 64 bin metrekarelik arazi kısa zamanda Boğaziçi’nin en önemli yeşil alanlarından biri oldu. Auguste Huber’in eşi Anne Huber eski bir sirk binicisiydi bu nedenle araziye büyük bir ahır yaptırıldı. Auguste Huber köpeklerine de çok düşkündü, onlar için bahçede bir mezarlık yaptırdı, heykellerini diktirdi.

SALTANATIN SONU

Huber Ailesi’nin kaderi Osmanlı Devleti’ne bağlıydı. Köşkte 20 yıl kadar zevk ve sefa içinde yaşayan Huberler, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İstanbul’un işgali gündeme gelince şehri terk etmek zorunda kaldı. 1922’de köşkün tapusu Huber Ailesi’nden, Mahmut Nedim Bey’e geçti. Aynı yıl Mısır Hidivi Hüseyin Kamil Paşa’nın kızı Prenses Kadriye Huber Köşkü’nün sahibi oldu. Ama Prenses hayran olduğu köşkte uzun süre kalamadı. Mısır Kralı Fuat’ın hanedan üyelerini Mısır’a çağırmış olması nedeniyle gitmek zorundaydı. Köşk, 1928’de Notre Dame de Sion Kız Lisesi’ne kiralandı, 4 yıl sonra da sembolik bir fiyata satıldı. 1973’te köşk bir kez daha el değiştirdi, vergisi yükseldiği için Boğaziçi İnşaat Turizm Anonim Şirketi’ne satılmıştı.

KÖŞKÜN YENİ DÖNEMİ

Florya Deniz Köşkü’nün Milli Saraylar’a devredilmesinden sonra Cumhurbaşkanları için İstanbul’da yeni bir yer gerekiyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren, 1985’te böylesine gösterişli bir yapının makamına yakışacağını düşündüğünden Huber Köşkü, Cumhurbaşkanlığı Yazlık Köşkü olmak üzere kamulaştırıldı.

03.02.2013 tarihli Posta Karnaval’dan alınmıştır

This entry was posted in Gundem, Haber, HAYATIN İÇİNDEN, Kose Yazarlari, SİYASİ TARİH, YOLSUZLUKLAR. Bookmark the permalink.

1 Response to GÜNDEMDEN TARİHİN İÇİNE YOLCULUK *** HUBER – SEMER *** Padişahın aşk hediyesi

  1. Pingback: HUBER KÖŞKÜ OLAYI.. | YERELCE

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *