BİLİM TEKNOLOJİ *** DRONLARIN FAYDALARI

By Ercan Caner
on 16 Ocak 2018

DRONLARIN FAYDALARI

Hayat Kurtarma

Doğal ve insan kaynaklı felaketlerde dronlar hasar tespiti, dağılmış ve yaralı kurbanların yerlerinin belirlenmesi ve mevcut tehlikelerin değerlendirilmesi maksatları ile kurtarma tim personeli ve olaylara müdahale edenlerin hayatlarını riske atmadan emniyetli bir şekilde kullanılabilir.

Kasırga Avcılığı

Dronlar, insan hayatını ve uzuvlarını riske atmadan, araştırmacılara oluşmakta olan fırtına üzerinde inceleme yapmak ve doğal felaketleri önceden tahmin etmek maksatları ile bilgi toplamak üzere bir bulutun tam merkezine gönderilebilirler.

Altyapı Bakımları

Bir köprünün alt kısmını, gökdelenlerin çatılarını ve yüksek gerilim hatlarını kontrol etmek gerçekten zor, maliyetli ve riskli işlerdir. Bu kontrol ve muayeneler dronlar ile yapıldıklarında; iskele, vinç ve başka ekipmanların kullanımına kesinlikle gerek yoktur. Dronlar kullanılarak altyapı sistemleri uzaktan emniyetli bir şekilde kontrol edilebilir.

Tarım Uygulamalarını Kolaylaştırma

Bir ürün yönetim sistemi kullanarak çiftçiler her bir ürünü takip edebilir ve gereken ölçümleri yaparak gereken müdahalelerde bulunabilirler. Bakım gereken alanların belirlenmesi sadece buralara müdahale edilerek maliyet etkin bir bakım, ürün kalitesinin artırılması, kaynakların korunması ve tasarruf sağlamaktadır.

Güvenlik Güçlerini Destekleme

Dronlar kayıp çocukların aranması, taktik seviyede gözlem yeteneği ve şüphelilerin izlenmesi gibi görevlerde etkin olarak kullanılabilirler. Yüz tanıma sistemleri ile donatılan dronlar, kalabalıkların izlenmesi ve suçluların yakalanmasında kullanılabilir. Kaza incelemeleri ve büyük kalabalıkların kontrolünde de etkin bir şekilde kullanılabilirler.

Hava Fotoğrafçılığı ve Film Çekimi

Dronlar medya çalışanlarının ulaşılması zor yerlere kolayca nüfuz etmelerini sağlamaktadır. Haber için havadan fotoğraf çekimleri etkin ve ekonomik bir şekilde yapılabilir. Dünyanın birçok yerinde film çekimlerinde dronlar yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Kargo Dağıtımı

Dronlar, özellikle doğal ve insanın neden olduğu felaketlerden etkilenen uzak mesafelerdeki insanlara çeşitli paket, ilaç ve gıdaların gönderilmesi maksadıyla kullanılabilirler. Evlere servis ve acil tıbbi yardım gereken hastalara müdahale edilmesinde çok süratli ve avantajlıdırlar.

Doğal Yaşamı Koruma

Dronlar, orman alanlarının yok olması, kaçak avcılar, suç çeteleri gibi hayvanlara tehdit oluşturan olayların kontrol ve takip edilmesinde kullanılabilirler. Bunun yanı sıra yok olma tehdidi altında olan hayvan ırklarının yerlerinin belirlenmesi ve izlenmesi maksadıyla da kullanılabilirler.

Üç Boyutlu (3B) Haritalama

Dronlar geniş arazi kesimlerinin araştırılması ve yüksek kalite ve ayrıntıda, sonradan bir araya getirilerek üç boyutlu haritalara dönüştürülen binlerce fotoğraf çekme faaliyetinde etkin bir şekilde kullanılabilirler.

Rehber Hizmeti

Dronlar rehberlik hizmetlerinde de maliyet etkin çözümler sunarak işin geliştirilmesine katkı sağlamaktadırlar. Turizm, emlakçılık gibi iş sektörlerinde dronlar geniş alanlarda etkin bir şekilde kullanılmaktadır.

Reklam

Dronlar iş geliştirme ve gelire katkı sağlamak maksadıyla kullanılabilirler. Örneğin bir spor müsabakasını izlemekte olan Halkın üzerine kuponların havadan atılması veya üzerinde firmanın adı olan reklam afişi taşınması tanıtımda oldukça maliyet etkin bir çözümdür.

Envanter Yönetimi

Dronlar kullanıcılara, masalarından ayrılmadan çok geniş depolama alanlarını görmelerini sağlarlar. Birçok araba satıcısı için bu imkan ve kabiliyet depolarında bulunan bütün parçaların envanterinin tutulması için çok faydalıdır.

3B Haritalama, Altyapı Bakımları, Doğal Yaşamı Koruma, Dronlar, Envanter Yönetimi, Film Çekimi, Güvenlik, Hava Fotoğrafçılığı, Hayat Kurtarma, Kargo Dağıtımı, Kasırga Avcılığı, Rehber Hizmeti, Reklam, Tarım

added by Ercan Caner on 16 Ocak 2018

DRONLARIN FAYDALARI

Posted in Bilim ve Teknoloji, SUN SAVUNMA NET | Leave a comment

POLİTİKA GÜNDEM * İmdatçı muhalefet..

Murat İDE
muratide@gmail.com
17 Ocak 2018

İmdatçı muhalefet..

Bir iktidar düşünün, yıllarca “Millî” olan ne varsa uzak durmuş.. Milliyetçiliği ayaklar altına almış..Millet değil ümmet üzerinden hareket etmiş..

Bölgemizdeki olaylara da hep ‘Millî’ pencereden değil, dini ve mezhebî pencereden bakmış..Terör mevzuundan tutun da, Suriye politikalarına kadar hemen her adımda söylemi, uygulamaları, pozisyonları hep millî gerek ve bakıştan uzak olmuş..

Gün gelmiş, devran değişmiş, geçmişte ne yaptıysa filmi tam tersine çevirip, sanki dün hiç yaşanmamış gibi, maşallah hepimizden milliyetçi bir edaya bürünmüş..

Bununla da kalmamış, ikna etmiş olacak ki, icapçı milliyetçiliği, milliyetçi kesimin bir bölümünde de kabul görmüş..Ama toplumun hafızasında hâlâ dün var.. Hâlâ açılım var, hâlâ ayaklar altındaki milliyetçilik var, hâlâ medeniyetler buluşması var, hâlâ gayrimillî BOP var, var oğlu var..

Yine bir muhalefet düşünün.. İktidar, geçmişi unutturup, bugünkü duruşunu kabullendirmek için çırpınıp dururken, altın tepside fırsat sunsun..Nereye geleceğim.. Her döneminde başka bir siyasi role bürünen iktidar, tam da “Ben aslında bi milliyetçiyim, bi milliyetçiyim anlatamam” modundayken, ana muhalefetin İstanbul Kongresi’nin sonucundan, altın tepside fırsat geçti ele..

Yeni il başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun sosyal medya sayfaları, sanki, yarın bir gün ihtiyaç olursa, AKP iktidarı dibine kadar kullansın diye ilmek ilmek dokunmuş..

Hanımefendi’nin 2015’te “Ermeni soykırımı yapıldı” diye başlayan paylaşımı, al işte, dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da diline düştü.. E nasıl düşmesin, hem milliyetçi nutuk atma fırsatı veriyor hem de bu kabulün üzerinden ana muhalefeti vurma imkanı var.. Bir taşla iki kuş.. Kim olsa kaçırmaz..

Canan Kaftancıoğlu, kendi meşrebindekileri 24 Nisan 2015’te saat tam da 19:15’te o tarihi yalanı anmaya çağırıyor.. Cumhurbaşkanı da bugün haklı olarak tepki gösteriyor, o çağrılara.. Haklı diyorum, çünkü bildiğin haklı..

“Hepimiz Hrantız” diyerek soykırım yalanının şovunun İstanbul’un göbeğinde yapıldığı günlerde, iktidar ve medyası cici çocuklar diye bakıyordu, Canan Kaftancıoğlu kafasındakilere..Ermenistan ile ballı börekliydi AKP iktidarı.. Cumhurbaşkanı Erivan’da maç izleyerek tebessüm ediyordu kameralara..

Bursa’daki maçta AzerbayCAN bayrakları toplanıyordu, Azerbaycan bayrakları..Bu konuda, bu rezaletlere imza atmış bir anlayış, tam da “Ben artık bi milliyetçiyim, bi milliyetçiyim” derken, hooop, CHP’nin çiçeği burnunda il başkanı yetişti imdada, verdi malzemeyi..

“E şimdi buradan çıkara çıkara bunu mu çıkardın” diyeniniz olabilir.. Ne çıkaraydım, midye mi?

El insaf.. Türk siyaseti ve millet, birbirlerini besleyen adımlarla, bildiğin tiyatro çeviren yapıların elinde oyuncak olmuş, ben neyi çıkarayım buradan?

Herkesin attığı her adıma dikkat etmesi gerekiyor.. Bu, tüm muhalif partiler için geçerli.. (Makul ve mantıklı partiler için.)

En dar zamanında iktidarın imdadına yetişen 3 partiden gına geldi artık..
İhtiyaç hasıl olur, açılımıyla bilmem neyiyle, pkk’sı HDP’si yetişir imdada..
İhtiyaç hasıl olur, ne kadar milliyetçi olduğunu ispat için MHP yetişir imdada..
İhtiyaç hasıl olur, onca haksızlığın içinde bir haklılık payı çıkarmasını sağlayan CHP yetişir imdada..

Film de böyle uzayıp gider..
İstanbul gibi bir yere İl Başkanı belirliyorsunuz..
Elbette demokratik bir yarıştır..

Ama sevgili büyüklerim, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve Cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin il başkanı, O Mustafa Kemal’in de askeri olan orduyu soykırım yapmakla, kurulan o Cumhuriyeti, cinayete ortak olmakla itham edebilir mi?

Bunu yapabiliyorsa, o partiye il başkanı olabilir mi?

Mustafa Kemal’in askeriyiz demek kolay da, aynı Mustafa Kemal’in de komutanlık ettiği orduyu katillikle suçlamak neyin nesi..

Bu bir tutarsızlık mı, bir dikkatsizlik mi bilmem..

Bildiğim, Adalet ve Kalkınma Partisi ne zaman bir ispat mecburiyetine düşse CHP, ne zaman bir rakam mecburiyetine düşse MHP yetişiyor imdada.. BOP’un gereklerinde HDP zaten hemen alıyor yerini..

İşte bu yüzden Türkiye’de siyasetin yeni soluğundan rahatsız hepsi..
“Yazıhanem kalsın” derdine düşmüş siyasetçileri bir de böyle okuyun, bir de böyle düşünün..
Dedim ve sustum..

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/imdatci-muhalefet-45894yy.htm

Posted in Politika ve Gundem | Leave a comment

HAYATIN İÇİNDEN – Gülümseme molası * Seni gidi seni kıskanç şey !!!

Posted in GÜLMECE, HAYATIN İÇİNDEN | Leave a comment

SINIR GÜVENLİĞİ – AFRİN – PYD / ABD *** Son dakika: Afrin’e yapılan ilk saldırı! 30 PYD-YPG’li öldürüldü…


Milliyet
07.01.2018

Son dakika: Afrin’e yapılan ilk saldırı!
30 PYD-YPG’li öldürüldü…

TSK, Afrin operasyonu öncesi bölgedeki hedeflere ‘tepki ölçme atışları’ yaptı. 30 terörist etkisiz hale getirildi. Fırtına obüslerinin yoğun ateşi altında kalan teröristlerin nasıl bozguna uğratıldığı telsiz konuşmalarına yansıdı.

TSK, Afrin’e yapılacak operasyonun ilk adımında bölgedeki terör hedeflerine ‘Tepki Ölçme Atışları’ yapmaya başladı. Sınır karakollarından Afrin ve çevresindeki terör hedefleri ateş altına alındı. Obüs ateşinde birçok PYD/ YPG hedefi yerle bir edildi. 30 terörist etkisiz hale getirildi. Afrin operasyonun kara gücünü oluşturacak Özgür Suriye Ordusu’nda ise hazırlıklar tamamlandı. 20 binin üzerinde savaşçı Afrin’e girmek için emir bekliyor.

SIĞINAK VE İKMAL DEPOLARI HEDEFTE

Öte yandan PYD/YPG önceki gece geç saatlerde, Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesindeki Azez ilçesine havan topuyla saldırdı. Sivil yerleşimleri hedef alan saldırılarda ölen ya da yaralanan olmadı.

Sabah’ın haberine göre; saldırının hemen ardından, Hatay’ın Hassa ve Kırıkhan ilçelerinde konuşlu topçu birlikleri, daha önce İHA ve radarlarla yerleri belirlenen Afrin’deki terör örgütü mevzilerine atış yaptı. Sığınak ve ikmal depolarının bulunduğu Basufan, Cindere, Memelan, Meskenli ve Raco bölgeleri ateş altına alındı. Aynı saatlerde TSK jetleri de Afrin’in el-Basuta köyündeki terör yuvalarına bomba yağdırdı.

Ateş altına alınan kırsal bölgedeki mevzilerden 25’i tam isabet aldı. Mevzilerden ikisinde, teröristlerin yoğun cephaneliğinin olduğu kaydedildi. Fırtına obüslerinin ateşiyle bozguna uğrayan PYD/YPG’li teröristlerin konuşmaları da telsizlere yansıdı. Teröristlerin kendi aralarında yaptığı telsiz konuşmalarında; vurulan mevzilerden iki tanesinde büyük patlamaların olduğu ve aynı mevzinin yakınlarında toplu halde duran terörist gruptan çok sayıda arkadaşlarının vurulduğunu, ölenlerin miktarının fazla olduğu, ilk anda yaralıların tahliyesine öncelik verilmesini, kimsenin toplu olarak durmaması, gereksiz muhabere yapılmaması ve dağınık durulmaması talimatları verildi.

ORTALIK KIYAMET YERİ GİBİ

Türk İstihbarat birimlerinin Suriye’deki yerel kaynaklarınca telsiz konuşması kaydedilen “Hemze Ağiri” kod adlı YPG’li teröristin telsizden çağrı yaptığı “Mihemed” adlı teröriste, “Ortalık kıyamet yeri gibi. Arkadaşların çoğu öldü. Yaralıları taşıyacak kimse yok. Acil yardıma ihtiyacımız var” sözleri dikkat çekti. Mihemed adlı teröristin ise, “Şu an oraya kimse gelemez. Ani baskın yedik. Her mevzide kayıplar var. Konuşmayı bırak yaralılara yardım et” yanıtını verdi. Öte yandan Afrin operasyonu öncesinde bölgedeki huzur ortamını bozmak isteyen terör örgüteri harekete geçti. Cerablus’ta düzenlenen iki farklı intihar saldırısında 2 kişi hayatını kaybetti.

SİVİLLER KAÇIYOR

Gerginliğin arttığı Afrin’de siviller küçük gruplar halinde göçe başladı. Yanlarına az sayıda eşya alabilen aileler dün akşam saatlerine doğru araçlarıyla ilçeyi terk etmeye başladı. Onlarca aracın Halep’in kuzeyine yöneldiği görüldü.

ABD, YPG’YE HAVA SAVUNMA FÜZESİ VERDİ!

ABD’nin gizli bir anlaşma çerçevesinde Suriye’deki YPG mensuplarına ‘taşınabilir hava savunma füzeleri’ (MANPAD) tedarik ettiği ortaya çıktı. Al Masdar News’un Suriyeli muhalif kaynaklara dayandırdığı haberinde, Washington YPG ile yapılan gizli bir anlaşma çerçevesinde geçen hafta teröristlere karadan havaya fırlatılabilen MANPAD füzeleri gönderdi. MANPAD’lar Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin yakınındaki PYD’lilere ulaştırıldı. Gizli anlaşmanın DEAŞ karşıtı koalisyona danışmadan gizli şekilde yapıldığı vurgulanan haberde, PYD’nin bu silahları Afrin operasyonuna karşı hava savunması sağlamak amacıyla kullanacağının şüphe götürmediği yorumu yapıldı. Demokratik Suriye Güçleri’nin eski sözcüsü Telal Silo’nun “Şu anda bizi hedef alan hava saldırıları yok ancak ileride olabilir. Ve bu nedenle ABD’den bunu istiyoruz” dediği ortaya çıkmıştı.

SINIRA SEVKIYAT SÜRÜYOR

Suriye sınırındaki birliklere takviye amaçlı gönderilen askeri araç ve ekipmanlar Hatay’a ulaştırıldı. Farklı birliklerden gönderilen zırhlı askeri personel taşıyıcı araçlar, sınır hattı yönüne doğru Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep üzerinden gittiği belirtildi. Hatay’da 30 vagon askeri araç, sınırındaki birliklere sevk edilmek üzere Ahmet Tor Kışlası’na nakledildi. Askeri araçların, Suriye sınırındaki birliklere takviye amaçlı gönderildiği ve sınırda konuşlandırılacakları öğrenildi. Öte yandan Afrin’deki teröristleri korku sardı. Kamışlı ve Kobani’de bulunan çok sayıda terörist zırhlı araçları ve silahlarıyla birlikte rejim kontrolündeki bölgelerden geçerek Afrin’e yerleştirildi.

http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-afrin-e-yapilan-ilk-gundem-2592374/

Posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, Bölücü KÜRTÇÜLÜK, BOP, ORTADOĞU ÜLKELERİ, PKK TERÖRÜ | Leave a comment

ABD’nin gizli bir anlaşma çerçevesinde Suriye’deki YPG mensuplarına ‘taşınabilir hava savunma füzeleri’ (MANPAD) tedarik ettiği öne sürüldü.

Sputnik
16.01.2018
https://sptnkne.ws/g3MH

ABD’nin gizli bir anlaşma çerçevesinde Suriye’deki YPG mensuplarına
‘taşınabilir hava savunma füzeleri’ (MANPAD) tedarik ettiği öne sürüldü.

Al Masdar News’un Suriyeli muhalif kaynaklara dayandırdığı haberinde, Washington ile YPG arasında yapılan bir gizli anlaşma çerçevesinde geçen hafta Kürt milislere karadan havaya fırlatılabilen MANPAD füzeleri gönderdi.

MANPAD’lar Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin yakınında faaliyet yürüten Kürtlere ulaştırıldı.

Gizli anlaşmanın IŞİD karşıtı koalisyoa danışmadan gizli şekilde yapıldığı vurgulanan haberde, Kürtlerin bu silahları Türkiye destekli grupların Afrin’de düzenleyeceği olası operasyonlara karşı hava savunması sağlamak amacıyla kullanacağının şüphe götürmediği yorumu yapıldı.Daha önce Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) eski sözcüsü Telal Silo, ABD’nin Suriyeli muhaliflere uyguladığı silah kısıtlamalarını azaltmasını ve kendilerine MANPAD verilmesini istemişti.

Silo “Şu anda bizi hedef alan hava saldırıları yok ancak ileride olabilir. Ve bu nedenle onlardan bunu istiyoruz ” demişti.

Sputnik
17.01.2018
https://sptnkne.ws/g4hP

Rus askeri uzman Sivkov, ABD’nin YPG’ye ‘taşınabilir hava savunma füzeleri’
(MANPAD) tedarik etmesinin Suriye, Rusya ve Türkiye orduları için tehdit olduğunu belirtti.

Rusya Füze ve Topçu Akademisi’nden Konstantin Sivkov, Sputnik’e açıklamasında, “ABD, her ne pahasına olursa olsun Suriye’de kalmak istiyor. Siyasi ve coğrafi olarak tek dayanak noktaları, işbirliği yaptıkları ve özerklik iddiası olan Kürt birlikler. ABD, yavaş yavaş onları, Iraklı Kürtler ile birleşerek bağımsız devlet kurmaları yönünde itiyor. Senaryo, görünüşe bakılırsa bu” ifadelerini kullandı.

ABD’nin YPG’ye sağladığı hava savunma füzeleri
Türkiye için nasıl bir tehlike taşıyor?

MANPAD SEVKİYATININ NEDENİ

Bu bağlamda ABD’nin, Suriye ve Türk ordularıyla çatışmanın çıkması durumunda Kürt güçlerinin en azından helikopter ve alçaktan uçan uçaklara karşı hava savunmaya sahip olmasını sağlamak istediğini dile getiren uzman, “Bu nedenle YPG’ye bu sistemler tedarik ediliyor. MANPAD sevkiyatı, sadece Suriye ordusuna değil, Ruslara ve ABD’nin müttefikleri olan Türklere indirilen darbe” dedi.

Stinger MANPADS ÖZELLİKLERİ
https://tr.wikipedia.org/wiki/Stinger

FIM-92 Stinger alçak irtifadaki düşman uçak ve helikopterlerine karşı kullanılan, bir kişi tarafından taşınabilen, omuzdan ateşlenen, hedeften yayılan kızılötesi ve morötesi ışınlarla yönelen, pasif güdümlü ateşle-unut tipi hava savunma füze sistemidir. Tek personel tarafından MANPADS (Omuzdan atılarak) kullanılması, yüksek isabet ve tahrip özelliği gibi sebeplerle kara birliklerinin hava savunmasında önemli bir yere sahiptir. Atılgan, Avenger ve Zıpkın örneklerinde olduğu gibi kaideye monte batarya sistemleri oluşturulabilir. Ayrıca helikopter ve her çeşit kara aracına monte edilebilir.

Şu an itibarıyla ABD dışında 29 ülkenin hizmetindedir. 1981 yılında üretimine başlanmıştır. Üreticileri, General Dynamics/Raytheon Corporation. ve lisanslı olarak da Alman EADS’tır.

Füze 1,52 metre boyunda 70 mm çapında 10,1 kg ağırlığındadır, (kanister başlık dahil) 15,2 kg ağırlığındadır. Menzili 1-4,8 kilometredir.

Posted in ABD - AB - EMPERYALIZM, Bölücü KÜRTÇÜLÜK, ORTADOĞU ÜLKELERİ, PKK TERÖRÜ | Leave a comment

VERGİ KAÇIRMA * PARA AKLAMA *** MAN ADASI BUMERZ LİMİTED tasfiye edildi!

MAN ADASI BUMERZ LİMİTED tasfiye edildi!

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, Man Adası Belgeleriyle gündeme gelen BUMERZ Limited’in kapatıldığını açıkladı. Man Adası kanunlarına göre kayıtlı şirketlerin yerel bir temsilci atamasının zorunluluk olduğunu belirten Aksünger, Ekim ayında şirketin temsilcisinin istifa ettiğini ve bu tarihten sonra bürokratik sürecin işlemeye başladığını açıkladı.

Aksünger, 9 Ocak’ta Man Adası Ticaret Sicil sistemine yüklenen dokümanların, tasfiye sürecindeki işlemleri içerdiğini belirterek “Yeni yüklenen dokümanlara göre, 9 Ekim 2017’de şirkete tebligat yapılmış, temsilci atanmadığı takdirde şirketin 2 Ocak’ta tasfiye edileceği bildirilmiş” dedi. 2 Ocak’a kadar yeni temsilci atanmaması üzerine yeni bir tebligat hazırlandığını açıklayan Aksünger, şirketin bu tarihte Ticaret Sicilinden silindiğini paylaştı. Aksünger, her iki tebligatın da sisteme 9 Ocak’ta, tasfiyenin kesinleşmesiyle birlikte yüklendiğini, bu belgeleri satın alarak incelediklerini, tasfiyenin bu belgelerle birlikte kesinleştiğini açıkladı.

Şirketin tasfiye edileceğine dair söylentinin bir süredir kendilerine de geldiğini söyleyen Aksünger, “Şirket yetkilileri mevcut temsilcinin görevden ayrılması ve yeni temsilci atanmaması yoluyla kanunen tasfiyeye sebep olduklarını görüyoruz. Bu işlemler sonrasında şirketle ilgili kamuoyunu ilgilendiren banka, hesap ve para transferlerine ait kayıtların yok edilmesini hedefliyorlar.” dedi.

Şirketin her yıl verilen beyannamelerde görünen 18,4 milyon dolarlık varlığının bu işlem sonrasında ne olduğunu merak ettiklerini söyleyen Aksünger, konuyu takip etmeye devam edeceklerini belirtti.

MAN ADASI BELGELERİ SAHTE Mİ?

Hafta başında hazırladıkları videoyu medya mensupları ile paylaşan CHP Genel Başkan Yardımcısı, “Man Adası Belgeleri’nin sahte olduğunu iddia ederek algı operasyonu yapanlar bu videoyu mutlaka izlesin” dedi. Aksünger, birçok devlet gibi Türkiye’nin de Ticaret Sicil Gazetesi’ni internete açarak temel şirket bilgilerini herkesle paylaştığını ekleyerek, Man Adası Ticaret Sicil Ofisinin bu belgeleri açıklaması suçtur diyenlerin Türkiye’de ücretsiz olan Ticaret Sicil Gazetesi’ne bakmalarını söyledi.

Aksünger, Man Adası’nın Türkiye’deki Ticaret Sicil Gazetesi benzeri bir resmi sisteme sahip olduğunu, bu sistemden şirketlerle ilgili temel bilgilerle belge listesinin ücretsiz olarak sorgulanabildiğini örnekleriyle paylaştı. Bu sistemden isteyen herkesin her biri 2 Pound karşılığında belge de alabildiğini belirten Aksünger, belge almak için bir e-posta adresi ve kredi kartı sahibi olmanın yeterli olduğunu açıkladı.

Aksünger, hazırladıkları bir dakikalık videoda Man Adası Ticaret Sicil sistemine üyelik, belge arama ve satın alma işlemlerinin bulunduğunu, oldukça kolay olan bu işlemleri yapan herkesin belgeleri bizzat alarak inceleyebileceğini açıkladı.

Video adresi: https://iys.chp.org.tr/Public/haricidosyalar/ManAdasi.zip

Ticaret sicil ana sayfa: https://www.gov.im/categories/business-and-industries/companies-registry/

http://www.gercekmuhabir.com/siyaset/aksunger-bumerz-limited-tasfiye-edildi-h64619.html

Posted in YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK | Leave a comment

POLİTİKA GÜNDEM * CHP KİMİN ASKERİ ?

 

Naci Kaptan / 17.01.2018

CHP KİMİN ASKERİ ?

Sen kalk Ankara’dan İstanbul’a yaklaşık 500 km yürü ondan sonra da
Partinin en ışıltılı koltuğuna daha seçildiği gün tartışmalara neden olan kişiyi
İstanbul’a il başkanı olarak vitrine koy !!!

Yaptığın kilometreyi sıfırla ...

İl Başkanı seçilen Canan Kaftancıoğlu’nun devir teslim törenini ve açıklamalarını izledim.
Hem sözlerini hem de Tweet’lerini yeniden anlamlandırmaya çalıştı ve yeni anlamlar yükledi. Hem de yazdıklarının ve söylediklerinin ardında olduğunu söyledi. Konuşması ikna edici değildi.

” İktidar partisi, KHK’yla CHP İstanbul İl Başkanlığı’na birini atasaydı, herhalde böyle bir tercihte bulunurdu!.. HDP’sever… Atatürk’le mesafeli… Kobeneci… Dilinde ‘Ermeni soykırımı’ ve ‘katil devlet’… Aklında ‘Dersim’… İktidar partisi açısından önümüzdeki dönemi için ne kadar da uygun bir profil değil mi?” *1*

Kılıçdaroğlu başta olmak üzere parti kurmayları düşünmelidir ;
Kaftancıoğlu daha göreve başlarken yıpranmış ve güven verici bulunmamıştır.
CHP seçmeni dahil her kesimden eleştiri almaktadır.

CHP’nin daha fazla yıpranmaması ve oy kayıpları olmadan Kaftancıoğlu’nun istifa ederek görevinden ayrılması en doğru yol olacaktır.

***

KAFTANCIOĞLU’na ÖĞRETİ ;
MUSTAFA KEMAL’in ASKERİ OLMAK NEDİR ?

ASKER kelimesi benzetmedir , deyiştir , deyimdir . Salt asker olmayı içermez .

NEDİR ;

Mustafa Kemal’in akıl, bilim, aydınlanma , eğitim yolunda olmaktır .
Çağdaş olmaktır.
Laik Cumhuriyetçi olmaktır.
Demokrasiyi ve insan haklarını özümsemiş olmaktır
Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik .Laiklik ,Devletçilik ve İnkılapçılıktır.
Cahiliyeye , şeriata , gericiliğe karşı olmaktır.
Vatansever olmaktır .

Ve gerektiğinde ;
Vatan tehlikeye düştüğünde ,
elde silah , yaba , tırmık gerçek asker olmaktır.

Daha dünlerde AKP ve özellikle Abdullah Gül de kaftancıoğlu’nun benzerini söylüyordu ;
“Dağ taş her yer NE MUTLU TÜRK’üm DİYENE ” yazıyor …!!!

***

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasete yaklaşım biçimi, toplumun tamamını kucaklayıcı politika geliştirme arzusu ve eski alışkanlıklarla iktidara ulaşılamayacağına dair duruşuyla, İstanbul özelinde ortaya çıkan gelişmeler çelişkiyi ve CHP’deki sıkıntıyı gösteriyor…” *1*

***

Beka tehlikesinin var olduğu ve her geçen gün bu tehlikenin büyüdüğü bu zamanlarda CHP’nin atacağı her bir adımda çok dikkatli ve özenli olması gereği vardır . Yapılan tüm hatalara rağmen bu karanlık süreçten Demokrasi kuralları içinde ancak CHP’nin önderliğinle çıkılabilir.

Ama gel gör ki CHP bu konuda gereken duruşu gösteremiyor.Ve CHP’yi bekleyen bir başka gelişme de var. İYİ PARTİ ; CHP’de yönetim hatalarının seçemenini partiden uzaklaştırma olasılıklarıdır.

Atatürk’ün resmini TBMM’de odasından duvardan indiren , “MUSTAFA KEMAL’in ASKERİ ” deyişine karşı olan , Ermeni’lerin SOYKIRIM İDDİALARINA destek veren duruş gösteren , HDP sempatizanı olan bir kişiyi İstanbul gibi bir metropole il başkanı yaparsanız , ben kendi adıma İYİ PARTİ’yi tercih edebilirim ve kararsız olan CHP eğilimli seçmenler de bu sorgulamayı yapacaktır. Bu nedenle Kılıçdaroğlu ve parti kurmayları politikalarını çok dikkatle yönetmek zorundadır.

BASIN NE YAZDI ?

Yeniçağ – Arslan BULUT

Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin İstanbul il kongresinde “İstanbul’u İstanbul’a ihanet edenlere bırakmayacağız” dedi.Peki CHP, İstanbul’u kime emanet etti?

24 Nisan 2012 günü, “Tarihte Bugün: Ermeni soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz” diyen hatta bununla da yetinmeyip, “Türk olmak şereftir” diyenlere itiraz eden, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sözlerini “militarist” bulan, “Dersim’de yüzleşme” isteyen ve Gezi olaylarına karışan PKK’yı eleştirenlere de “Sen Kobani’de ne yapıyorsun?” diyen bir kişiye!

Bu tür yaklaşımları son genel seçimler öncesinde HDP seslendirdi. Bu durumda CHP İstanbul İl Başkanlığı, HDP zihniyetinin eline geçmiştir denilebilir!Yeniçağ: Vatana böyle mi sahip çıkacaksınız? *2*

***

Yeniçağ – Servet AVCI

İktidar partisi, KHK’yla CHP İstanbul İl Başkanlığı’na
birini atasaydı, herhalde böyle bir tercihte bulunurdu!..

HDP’sever… Atatürk’le mesafeli… Kobeneci… Dilinde ‘Ermeni soykırımı’ ve ‘katil devlet’… Aklında ‘Dersim’… İktidar partisi açısından önümüzdeki dönemi için ne kadar da uygun bir profil değil mi?

Zaten tıpkı referandumda olduğu gibi propagandayı ‘iki cepheli’ yapacaklardı… Cephenin birisi ‘millî’, diğeri de ‘terör’ cephesi!.. İktidarı destekleyenler ‘millî, yerli, istiklâl savaşı veren’ olacaktı… Karşı çıkanlar ise topyekûn birlikte hareket ediyorlarmış gibi ‘PKK’lı, FETÖ’cü, DHKPC’li, gâvurla iş birlikçi’ veya ‘onların oyununa gelenler’den sayılacaktı!..

Bu propagandaya kolaylık kazandırmak için CHP İstanbul teşkilatı ve delegeleri üzerlerine düşeni yapmış gibi görünüyorlar!.. ‘Yumuşak karnı’ yakalamış olan iktidar ve paydaşları buradan nasıl vuracaklar, hep birlikte göreceğiz…

Tartışmalı referandumda ancak yüzde 51 oy alabilen iktidar, önümüzdeki seçimler için her türlü stratejik tedbiri alırken, ana muhalefet neler yapıyor?İktidar, daha önceleri pek alışık olmadığımız şekilde ‘Atatürk’ten bahsediyor meselâ… CHP ise İstanbul’a baktığımızda Atatürk’le ilgili sloganları ‘militarist’ bulan birini koltuğa oturtuyor…

İktidar, ‘Dersim’i kaşıyan ve Seyit Rıza’dan özür dileyen sanki başkalarıymış gibi davranmaya başlamışken, ‘Dersim’den bir şeyler çıkarabileceğini düşünerek, iktidarın boşalttığı alana talip olan kişi CHP’de il başkanı oluyor…İktidar, dün ‘baldıran zehri’ içmemiş, PKK’yla ‘çözüm süreci’ konusunda birlikte inşaya kalkmamış gibi, kendisinden olmayanları ‘teröre hizmet’le suçlarken, buna karşılık ana muhalefet Türkiye’nin en büyük şehrini BDP/HDP çizgisine muhabbet duyan isme teslim ediyor…

Kendisinden olmayanları, aralarındaki farklar ne kadar çok olursa olsun, ‘bir çuvala koyma’ konusunda son derece mahir olan iktidar, bu fırsatı asla kaçırmayacaktır ve şimdiden eller ovuşturuluyordur…’Karşı’yı göstererek, kendi cephesinde, varsa dağınıklığı, moral bozukluğunu, tereddütlü hâli giderme ve cepheyi tahkim etme konusunda uzman bir yapı söz konusu çünkü… *1*

***

Yeniçağ – Mehmet FARAÇ

Hedeftekiler ve yıpranan parti!..

……..yeni seçilen Canan Kaftancıoğlu’nun devlete “katil”, 1915 olaylarına “Ermeni soykırımı” dediği “Twit”lerin ortaya saçılması, “BDP’liler CHP’de örgütleniyor mu” tartışmalarını alevlendirdi…

Parti tabanı; “CHP, BDP ile aynı yola girdi” diye kaygılananlara “gerzekler” diyen Kaftancıoğlu’nun “aslan CHP, aslan BDP” şeklindeki eski twitlerini yeniden paylaşarak İstanbul yönetiminin yeni rotasına da dikkat çekmeye çalışıyor!..

Bu arada gazeteci Adnan Bulut’un Cem TV’de, “TBMM’deki odasında Atatürk posterini indiren vekil Zeynep Altıok’tur” diye şoke edici bir açıklama yapması ise CHP’de küllenmeye bırakılan “Atatürk düşmanlığı” tartışmalarını yeniden başlattı…

Türkiye karanlığa giderken ana muhalefetin iç tartışmalarla yıpranıyor olması tabanı kahrediyor ama CHP’nin huzura kavuşması için şu soruların da acilen yanıt bulması gerekiyor;

“- Madem Kaftancıoğlu’nun gelişi yeni bir “ikinci cumhuriyet” kaosu yaratacaktı, delegeler, vekiller ve belediye başkanları Canpolat’ı neden gönderdi, üçüncü bir aday neden çıkmadı?..

– Ve madem “Atatürk posterini indiren Altıok”tu, o halde kendisi genel başkan yardımcılığıyla ödüllendirilirken, rezaleti ortaya çıkartan Aylin Nazlıaka niçin ihraç edildi?..” *3*

***

Odatv – Bedri Baykam

CHP İstanbul kongresi kimlere yaradı

CHP İstanbul İl Başkanlığı’nı Canan Kaftancıoğlu’nun kazanmasının bana göre neden beklenen ivmeyi yaratamama riskleri taşıdığını, size gerçekçilik ve üzüntüyle aktaracağım.

…Ancak siyasette her hamlenin bir karşılığı vardır: Parti köklerine ve ideolojisine en azından ters düştüğü imajını bu kadar farklı açılardan veren bir insan, “İstanbul İl Başkanı” olursa, bunun da kaçınılmaz sonuçları olur.

….Herhalde son üç günde fazlasıyla duyduğunuz verileri uzun uzadıya hatırlatmama gerek yok. Kaftancıoğlu’nun “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganına karşı duyduğu tepkiyi dile getirmiş olması, 24 Nisan 1915’ten anısına yürüyüş yapılması gereken bir gün olarak söz edip, soykırım iddiacılarıyla aynı paralele düşmesi, 10 Aralık grubu gibi 2. Cumhuriyetçi kanadın sol kesimini temsil eden bir grubun parçası olması gibi konular kaçınılmaz şekilde hangi profille karşı karşıya olduğumuzu bize gösteriyor.

….Örnek istiyorsanız, başka birçoğunu sayabilirim ama CHP’nin Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı yapması, Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçilir seçilmez, “27 Mayıs’ı yapanlar bugün utanıyorlar” gibi gerçekle hiç ilgisi olmayan bir demeç verebilmiş olması, geri dönülmez hatalardır.

… üyeler bazında CHP örgütü ne de CHP seçmeni, bu ideoloji kaymasını kabul etmeyecektir. Yani uzun lafın kısası, Kaftancıoğlu şu ya da bu nedenle il kongresinde sağladığı başarının karşılığını kurultayda, sokakta, internette ve seçimlerde bulmayabilir. Çünkü bu halk “Mustafa Kemal’in askeri” olmak istemektedir ve Türkiye’nin haksız yere Ermeni soykırımı iddialarından hüküm giymesine karşı her yerde bayrak açmıştır.

…..Kimsenin bu saatten sonra kafası karışık bir Kaftancıoğlu’ndan laikliği, Kemalizm’i ve Cumhuriyet tarihini yeniden öğrenecek değildir! Şöyle özetleyebilirim: Kaftancıoğlu, basından örnek verecek olursak, Türkiye’de tutunamayan Yeni Yüzyıl ve Radikal gazetelerinin çizgisini temsil ediyor. Halbuki Türkiye’de muhalif halkın nabzı ve dili, Sözcü Gazetesi ve Halk TV, Halk Arenası frekansında… Şimdi Kaftancıoğlu şu ya da bu tweeti atmadığını, şu cümleydi söyleneni kast etmek istemediğini, şu fotoğrafın şaka olduğunu ve daha bir çok şeyi ispatlamaya çalışıyor.

…. Ermeni iddiaları karşısında aynen soykırım kelimesinden kaçan Amerikan Başkanlarıyla aynı dili konuşup, “büyük acı” cümlesini kullanması, politik bir özel “A la Americana” bir tavır mıdır? Sonuçta vardığımız nokta şu: aynen suçlamalar karşısında durmadan “ırkçı” olmadığını kanıtlamaya çalışan Trump gibi, Kaftancıoğlu da artık durmadan karşısına çıkacak bu suçlamalara yanıt vermekle zaman kaybedecek. CHP’nin buna hali vakti var mi? *4*

NOT ; Köşe yazarlarının makalelerinden paragraf alıntıları yapılmıştır. yazıların tamamına aşağıdaki linklerden erişilebilir .

DİPNOTLAR

*1* http://www.yenicaggazetesi.com.tr/chp-acisindan-aci-iktidar-acisindan-ise-tatli-o-45869yy.htm
*2* http://www.yenicaggazetesi.com.tr/vatana-boyle-mi-sahip-cikacaksiniz-45870yy.htm
*3* http://www.yenicaggazetesi.com.tr/chpde-yeni-kaosun-iki-ucu-45865yy.htm
*4* https://odatv.com/chp-istanbul-kongresi-kimlere-yaradi-1601181200.html

Posted in Politika ve Gundem | Leave a comment

Türkiye’nin tüm tesislerini , fabrikalarını, rafinerilerini, tersanelerini , bağını bahçesini , merasını , tarımını , hayvancılığını , aydınlanmaya giden eğitim sistemini , yerin altını madenlerini , üstünü , çağıldayarak akan derelerini sattılar * Özetle geçmişini ve geleceğini SATTILAR … DOYMUYORLAR , DOYMUYORLAR !!! Şimdi de Dünyada sayılı olan Dedegöl dağını Kuzukulağı kayalarını satıyorlar * Mermer ocağı arama ruhsatı verilen Kuzukulağı Yaylası, sedir ve karaçam ormanları ile ünlü Kızıldağ Milli Parkı’nın sınırında bulunuyor. Bir buzul vadisi olan Kuzukulağı Yaylası, barındırdığı jeolojik ve doğal miras nedeniyle koruma altına alınması gerekiyor * BU DAĞ TONU 100 DOLARDAN ÇİN’e SATILACAK

Yusuf Yavuz
Odatv.com

Bu dağ tonu 100 dolardan Çin’e satılacak!

Dağlarını tonu 100 dolardan Çin’e
satan Türkiye’nin akıl almaz kararı

Isparta’nın Aksu ilçesinde bulunan dünyaca ünlü kaya tırmanışı parkurları, onlarca mağara ve doğal su kaynaklarının bulunduğu Kuzukulağı Yaylasına mermer ocağı ruhsatı verildi. Batı Asya Madencilik ve Su Ürünleri Ldt. adındaki özel bir firmaya yaklaşık 100 hektarlık alanda verilen mermer ocağı faaliyete geçmesi durumunda büyük bir doğa yıkımı yaşanacak.

Dağcılar, yöre köylüleri ve doğa tutkunları Türkiye’nin gözü gibi koruması gereken bölgede mermer ocağı izni verilmesine tepkili. Dünyanın en ünlü kaya tırmanıcılarından biri olan ve bu konuda 15 kitabın da yazarı olan İsviçreli sporcu Michel Piola, Dedegöl Dağı’ndaki Kuzukulağı kayalıklarının uluslararası önemde olduğuna işaret ederek, “Dünyada bu tarz tırmanışlar için 5 önemli bölge vardır. Fransa’da Verdon, Fas’da Taghia ve Todra, Meksika’da El Potrero Chico, bir diğeri de Dedegöl’dür” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE DAĞLARINI TONU 100 DOLARDAN ÇİN’E SATIYOR

Blok olarak çıkartılan mermerin tonunu 100 ila 150 dolar arasında değişen fiyatlarla başta Çin olmak üzere birçok ülkeye ihraç eden Türkiye, Maden Yasası’ndaki korumacı maddelerin budanarak yağmanın önünün açıldığı 2004 yılından bu yana büyük kayıplar verdi. Binlerce yıldır yaşam kaynağı olan dağlarını peynir kalıbı gibi keserek ham madde olarak satan mermer firmalarına ruhsat verilen alanlar ise bu kadar da olmaz dedirtiyor. Isparta’nın Aksu ilçesine bağlı Eldere köyünde bulunan Kuzukulağı Yaylası da Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) tarafından mermer ocağı ruhsatı verilen alanlardan biri oldu.

DÜNYACA ÜNLÜ DAĞCI PİOLA: “DEDEGÖL ULUSLARARASI ÖNEMDE”

Kaya tırmanışı konusunda uluslararası üne sahip isimlerden biri olan İsviçreli sporcu Michel Piola, mermer ocağı izni verilen Dedegöl Dağındaki Eldere kayalıklarıyla ilgili şöyle konuştu: “Bir tırmanıcı, uzun duvar rota açma uzmanı ve bu konuda 15 kitabın yazarıyım. Dedegöl kayalıkları, Kuzukulağı Yaylası Eldere Köyü uluslararası öneme sahip bir bölgedir. Dünyada bu tarz tırmanışlar için 5 önemli bölge vardır. Fransa’da Verdon, Fas’da Taghia ve Todra, Meksika’da El Potrero Chico, bir diğeri de Dedegöl’dür.”

DAĞCILAR VE KÖYLÜLER MERMER OCAĞI İZNİNİN İPTALİNİ İSTİYOR

Türk dağcıların da gözdesi olan tırmanma parkurlarının bulunduğu bölge, her yıl yerli ve yabancı yüzlerce dağcıyı ağırlıyor. Dağcılar ve doğa sporcuları Kuzukulağı Yaylası’nda mermer ocağı açılmasının bölgenin sonu olacağını belirtiyor. Bunun önüne geçmek için Isparta Valiliği başta olmak üzere ilgili kurumlara başvuran sporcular, mermer ocağı ruhsatının iptal edilmesini talep ettiler. Dağcılar ayrıca mermer ocağı izninin iptali için imza kampanyası başlattı. Eldere köylüleri de su kaynaklarının ve hayvancılığın olumsuz etkileneceğinden dolayı mermer ocağı açılmasını istemiyor.

BEYŞEHİR GÖLÜNÜ DE BESLEYEN DEDEGÖL DAĞI, BÖLGENİN SU DEPOSU

Dedegöl Dağı’nın bu bölgesi aynı zamanda Türkiye’nin en önemli mağaralarını da barındırıyor. İrili ufaklı onlarca mağaranın yanı sıra Türkiye’nin en derin dördüncü mağarası olarak literatüre geçen Kuyukule Mağarası da bu bölgede bulunuyor. Türkiye’nin en önemli akarsularından biri olan Köprüçay’ın ana kaynağı da bu bölgeden doğuyor. 12 kilometrelik uzunluğu ile dünyanın pek çok ülkesinden mağarabilimcilerin ilgi odağı olan Pınargözü Mağarası’na da ev sahipliği yapan Dedegöl Dağı, bölgenin en önemli su havzalarına sahip. Batısında Isparta ve Antalya, doğusunda ise Beyşehir Gölü başta olmak üzere Konya coğrafyasını sularıyla besleyen Dedegöl Dağı, mermer ve taş ocakları yüzünden büyük tahribatlar yaşıyor.

Isparta’da bir maden ocağı

KUZUKULAĞI YAYLASININ KORUNMASI İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDI

Mermer ocağı arama ruhsatı verilen Kuzukulağı Yaylası, sedir ve karaçam ormanları ile ünlü Kızıldağ Milli Parkı’nın sınırında bulunuyor. Bir buzul vadisi olan Kuzukulağı Yaylası, barındırdığı jeolojik ve doğal miras nedeniyle koruma altına alınması gerekiyor. Ancak bu bölgenin henüz koruma şemsiyesi bulunmuyor. Orman ve Su İşlerine Bağlı Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü, hazırladığı raporla Kuzukulağı Yaylası’nın korunan alan olarak ilan edilmesi için girişim başlattı. Ancak henüz bununla ilgili somut bir karar alınmadı. Mermer ocağı açılmak istenen alan, Milli Parklar Bölge Müdürlüğü’nün koruma altına alınmasını teklif ettiği sahanın içerisinde bulunduğu öğrenildi.

https://odatv.com/yazar/yusufyavuz/bu-dag-tonu-100-dolardan-cine-satilacak-1301181200.html

Posted in DOĞA - ÇEVRE, Ekonomi, YOLSUZLUKLAR, YOZLAŞMA - AHLAKSIZLIK | Leave a comment

POLİTİKA GÜNDEM * ‘KADIN BAŞKAN” DURUMU KURTARMAYA YETMEZ!..

Cemil Can
cumhuriyet.halkin.partisi@gmail.com
6.01.2018

‘KADIN BAŞKAN” DURUMU KURTARMAYA YETMEZ!..

“CHP, sosyal demokrasinin önündeki en büyük engeldir” tespiti yaptıktan sonra, bu partinin il başkanlığına, oradan da milletvekili seçilen Oğuz Kağan Salıcı’nın; CHP İstanbul İl Yönetimine aldığı Zeynep Altıok; Meclis’teki odasından Atatürk’ün posterini indirmiş, Canan Kaftancıoğlu da “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını yanlış bularak, elini HDP’ye uzatıp, CHP’yi HDP ile aynı yola girdiği için eleştirenleri geri zekalılıkla itham etmişti.

24 Nisan’ı “Ermeni Soykırım”ının başladığı gün olarak anmak için halkı Taksim meydanına çağıran Canan Hanım’ı tanıma zamanı geldi:

Birleşik Haziran Hareketi‘nin (BHH) (1) yürütmesinde görev almış, “BDP Diyarbakır Siyaset Akademisi”ne yönelik operasyonda gözaltına alınan davanın sanıklarından, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) davası kapsamında yargılanan antropolog Müge Tuzcuoğlu’nun (2) “Roboski İstenmeyen Çocuklar” isimli kitabına katkıda bulunan Canan Kaftancıoğlu, 13 Ocak 2018 Pazar günü yapılan seçimlerde, Y-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açık desteği ile CHP İstanbul İl Başkanlığı’na seçilmiştir…

CHP’nin işgaline onay verenlere hayırlı olsun!

Birleşik Haziran Hareketi, 30 Ağustos 2014 tarihinde ODTÜ Vişnelik tesislerinde “solda birlikte mücadele” olanaklarını değerlendirmek amacı ile bazı akademisyenler, partiler ve STK temsilcileri tarafından kurulmuş; kendi ifadeleri ile 2013 “Gezi Direnişi”nde mayalanmış ve 2013 Haziran Hareketi’nin devamı iddiası ile ortaya çıkmış bir “sol” harekettir.

“Ülkemizin Ortadoğu’da savaşa sürüklenmesine karşı barışı savunma” tezini öne çıkararak, “vatan savaşı”nı küçümsemekte ve Kürt sorununa PKK gibi “eşit yurttaşlık” temelinde çözümü savunmaktadırlar.

Her yerelde bir “Meclis” oluşturulmasını ve bu yerel meclislerin halkın mücadele aracı ve karar organları olarak görev yapmasını esas almışlardır.CHP dışındaki “Sol”un kullandığı terminolojiyi benimsemiş olup, özünde ayrılıkçı Kürt hareketine paralel bir yapılanması gibidirler.

Türk Solu’nu ayrılıkçı Kürt hareketinin kuyruğuna takmak amacıyla kurdurulduğuna ve köklerinin dışarıda, dizginlerinin emperyalistlerin elinde olduğuna en ufak bir kuşku duyulmamaktadır.Haziran 2015 seçimlerinde; CHP ve HDP ile birlikte hareket etme çağrısı ile ortaya çıkmakla, asıl amaçlarının HDP’ye “barajı atlatmak” olduğunu ortaya koymuşlardır…

CHP Genel Merkezi’nin desteği ile CHP İstanbul İl Başkanlığı’na seçilen Canan Kaftancıoğlu’nun siyasi kimliğini yukarıda özetlenen cümleler arasında aramak gerekir.CHP’nin İstanbul İl Başkanlığı’na CHP’li olmayan, Birleşik Haziran Hareketi hayranı, Ermenilere karşı soykırım yapıldığını savunan, HDP’yi aslan gibi nitelendiren bir hanım militan seçilmiştir…

CHP İstanbul İl Başkanlığını böyle birine teslim etmekle Dersimli Kemal ne kadar iyi etmiştir sorusunun yanıtını pek yakında alacağız!..

“Meclisin fonksiyonu büyük ölçüde bitti”ği (3) açıklaması ile bir çam daha deviren Kılıçdaroğlu’nu, CHP’nin sabırlı tabanı daha ne kadar sırtında taşıyacak belli değildir!

Dersimli Kemal kongredeki konuşmasında; tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu’nu kastederek:

“Bu kongrede bir eksiğimiz var” dedi… (4)

Halbu ki, kongrede bir fazlalık vardı:

O da kendisiydi…

Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP’nin CHP’nin İstanbul İl Başkanlığını “kazandığını”, lakin İstanbullu CHP’lilerin partilerini PKK’ya kaptırdığını söylemekte bir yanlışlık yoktur…

Gelişmeleri izleyeceğiz…

Cemil Can

DİPNOTLAR:

1.) Birleşik Haziran Hareketi hakkında:
a.) https://www.facebook.com/pg/BirlesikHaziran/about/?ref=page_internal
b.) http://www.birlesikhaziranhareketi.org/
c.) http://www.devrimcihareket.org/birlesik-haziran-hareketine-yonelik-elestirilere-dair/
internet sitelerinden bilgi alabilirsiniz.
2.) https://bianet.org/bianet/insan-haklari/141068-muge-tuzcuoglu-dahil-9-tahliye
(3) https://www.chp.org.tr/Haberler/38/chp-genel-baskani-kemal-kilicdaroglu-istanbul-il-kongresinde-konustu-13-ocak-2018-66814.aspx
(4) http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/904214/CHP_istanbul_kongresi…_Kilicdaroglu_ndan_AYM_kararini_tanimayan_hakimler_hakkinda_sert_aciklama.html
Posted in Politika ve Gundem, SİYASİ PARTİLER | Leave a comment

Türklerde İstihbarat ve Gizli Servis Tarihi – Osmanlı İmparatorluğu Teşkilat-ı Mahsusa

Türklerde İstihbarat ve Gizli Servis Tarihi – Osmanlı İmparatorluğu Teşkilat-ı Mahsusa

Posted in İSTİHBARAT KURUMLARI, SİYASİ TARİH | Leave a comment